Beste Serim Erbak: Polonya seyahati…

POLONYA SEYAHATİ BÖLÜM I-VARŞOVA (TEMMUZ-2014)

Polonyalı arkadaşım Maciej’in verdiği bilgiler, oğlumun Ortaçağ yaşamına olan merakı, İkinci Dünya Savaşı’nın izleri ,Polonya’yı gezip görmek isteğimizi daha da arttırdı. Böylece önce İzmir’den İstanbul’a , oradan da Sırp Hava Yolları (Air SERBIA) ile Belgrat aktarmalı Varşova uçuşumuzu gerçekleştirdik. Varşova’ya en uygun şartlarda bu yolla ulaşmak mümkün . Biraz aktarma yorgunluğu oluyor ama ödenen miktar buna değer.

Uçuşta pek fazla Türk yoktu . Genelde bu ülkeye gelen Türkler daha çok Üniversitelerin Erasmus değişim programı ile bir yıllığına burada okumaya gelen öğrenciler. Ülke Üniversiteleri ile tanınmış. Ne güzel. Kültür buradan belli oluyor. Öyle bizim gibi ailecek bu ülkeyi gezmeye gelenleri pek göremedik. Bu arada bir genç Türkçe birşeyler sorunca hemen ilgilendik. Genç Aydın’da resim öğretmeniymiş. Torun’da düzenlenen Uluslararası Resim Sempozyumuna katılmak için gelmiş. Böyle gençlerle insan gurur duyuyor. Her zaman yeni bir arayış yeni bilgiler vizyon peşinde olan gençler. 02 Temmuz akşamı saat 20.00’de Varşova Chopin Havalimanına indik.

Ünlü piyanist, besteci Frédéric Chopin Polonya doğumlu olduğu için Havaalanından başka adının verildiği birçok yerle karşılaştık. Polonya’yı gezerken her yerde onun ezgilerini duymak mümkün. İner inmez dolar bozduruyoruz. Alınan komisyona dikkat etmek gerekiyor. Polonya’da euro pek kullanılmıyor. Kendi paralarını kullanıyorlar. Zloty . Bir Lira yaklaşık bir buçuk Zloty ediyor. Para bozdurduğumuz her yerde farklı miktarda Zlot verdiler. 100 Eu – 410 zt karşılığı.Bu konuda Polonya çok değişken bir yer. Dikkat etmek gerekiyor. Döviz bürolarının adı Kantor.Genç ressam Burak ile bir taksiye atlayıp Varşova merkez tren istasyonuna geliyoruz. Onu Torun’a uğurlayıp biz kalacağımız eve doğru gidiyoruz. Hava oldukça sıcak. Tüm kalacak yerlerin rezervasyonunu booking.com adlı siteden yaptık.

Polonya ‘da otelden çok daire kiralamak daha ekonomik. Genelde bir oda bir salon banyo ve mutfak oluyor. Rahat rahat kalınılabiliniyor.Varşova’da eski şehir merkezinde Old Town Apartments (Rynek Strarego Miasta) adresini aramaya başladık. (Feniks-Apartmentsapart.com) Bu daireleri ayırtırken şunu unutmamak gerekiyor. Rezervasyonun yapıdığı yer ile kalacağınız yer farklı.Önce rezarvasyon yerine gidiyorsunuz oradan size şifreli anahtar veriyorlar sanra dairenize gidip verilen kotlarla kapıyı açıyorsunuz.

İki Polonyalı bayan bize çok yardımcı oldu.Hatta gidecekleri yerden vazgeçip bizimle gelerek ilgili kişiyi buluncaya kadar beklediler. Genelde rastladığımız pek çok kişi İngilizce konuşuyor. Almanca bilselerde konuşmuyorlar. Tabi bavullarla tekrar taksiye binip eski şehre gitmek biraz yorucu oldu. Ama buna değdi. Eski şehrin meydanına bakan restore edilmiş çok eski bir apartmanın ikinci kat. Büyük tahta kapıdan girdikten sonra geniş bir alandan kalın demirlerin süslediği tahta merdivenleri çıkarken kendimi eski filmlerin içindeymiş gibi hissettim. Yine tahta kapsı olan daireye girdiğimizde ise tamamen yenilenmiş dairemiz çok hoşumuza gitti.Pencereden cıvıl cıvıl meydan.

Eski çok eski zamanlardayız. Polonya yöresel yemeklerinden tatmak üzere meydana indik. Yemekten sonra eve dönmek de pek kolay.Gece hava serinliyor. Milli giysilerini giymiş Polonyalı çığırtkanlar sizi restoranlara davet ediyorlar. Latem Bar & Restaurant . Yemekler ve servis muhteşem. Fiyatlar ülkemizdeki gibi.İyi bir yemek yerseniz kişi başı 70-80 zt ‘tan aşağı ödemiyorsunuz. Sabah penceremizden meydanın görünüşü harika Eski Şehir Unesco Dünya Mirası Listesine girmiş. İkinci Dünya Savaşında yerlebir olan meydan muhteşem bir şekilde restore edilmiş. Evler 13.Yüzyıldan kalma. Yıkılan parçaların bazılarını binaların dış cephelerine yerleştirmişler. Bunun için bazı binalarda çift kapı girişleri var.

Bazı binalarda kurşun izleri geçmişten ders alınması için bırakılmış. İnsan bu meydanda saatlerini geçirebilir. Meydanın tam ortasında bronzdan yapılmış bir denizkızı heykeli var. Varşova’nın simgesi ve efsaneye göre koruyucusu. Elinde kılınç ve kalkan tutuyor. Savaşçı denizkızı. Her iki tarafında yine bronzdan yapılmış tulumbalar var. Bunları kullandığınızda heykelin dibine sular geliyor.Sanırım bağlantılı bir düzenek.

Meydanda gezindikten sonra kaleye doğru yürüyoruz. Tam bir tiyatro sahnesi. Bir yandan da kahvaltı yapabileceğimiz bir yer arıyoruz. Her yerde bu meydanın savaştan sonraki durumunu gösteren fotoğraflar var. İnsan onları görünce şimdiki haline inanamıyor. St John Katedrali muhteşem. Bir yandan da hediyelik eşyalara bakıyoruz. Papa II.Jean Paul’ün Polonyalı olması dolayısıyla Katolik kiliseleri onun ziyaret ettiği her yere fotoğraflarını koymuş. Kraliyet Şatosu(Zamek Krolewski) duvarları Kırmızı küçük tuğlalardan yapılmış. Buraya tekrar geleceğiz.Şimdi kahvaltı zamanı.Enfes bir kahvaltı. Tabi bizim alıştığımız gibi değil. Bu arada burada en pahalı şey “su”. Özellikle normal su içmek isterseniz bir küçük şişeye dört lira vermek zorunda kalıyorsunuz. Kraliyet Sarayı önünde Zamkowy Meydanında ,eski başkent Krakov’dan buraya getirilen Kral III. Zygmunt Anıtı. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası için yapılan Stadyumun tepeden görünümüSt Anne Kilisesi ( Yapımı 1454) Biraz da modern şehri gezeceğiz. Bir taksiyle Tren Garının bulunduğu bölgeye geliyoruz.

Gökdelen ve değişik mimarilerin bulunduğu modern şehir. Bu arada ertesi gün gideceğimiz Gdansk için tren bileti alıyoruz. Polonyalılar kendi ülkelerini adım adım dolaşmayı seviyorlar. Bu nedenle bilet bulmakta oldukça zorluk çekiyoruz. Bu ülkeye gitmeden otobüs ya da tren biletlerinizi internet üzerinden almalısınız. Ancak sabah 07.55 treninde yer bulabildik.Tren 14.00’te Gdansk’a varıyor.Merkez Gar’dan çıkar çıkmaz çok ilginç bir yapı ile karşılaştık. Bu bir Ticaret Merkezi.(Zlote Tarasy) Mağazalar,bürolar ,otel ve restoranları içeriyor. Yanında ünlü mimar Daniel Libeskind tarafından yapılmış gökdelen. Binanın yanında Hard Rock Cafe yerini almış.Aslında Polonya’nın pek çok yerinde değişik mimari yapılar var. Kültür ve Bilim Sarayı.(Palac Kultury i Nauki) Aldığımız bilgiye göre bu bina Paris’in Eiffel Kulesi gibi şehrin her yerinden görülebiliyor. En üst katından ise Varşova’yı seyredebiliyorsunuz.

Yüksekliği 200 metreden fazla. Stalin şehre devasa bir yapı yaptırmak istemiş.Bunun yapılabilmesi için halkın oyuna başvurmuş.Halk yapılmamasını istememiş ama o oyların lehte olduğunu söyleyerek binayı yaptırmış.Polonyalılar senelerce bu binanın parasını ödediklerini söylüyorlar. Yani memnun değiller. Kendi adını koymak istemiş ama bu olmamış. Otobüse binip şehri dolaşalım sora bu binayı gezeriz diye düşünüyoruz.(24 Saat 60 zt)60 zt-Hop of – Hop on Ama bu diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi değil Hiç durmuyor. Sonunda eski şehirde iniyoruz.Bizim mahalleye geldik. Sağlı sollu sıralanmış,çiçekler içinde restoranlardan birine oturuyoruz.Yanımıza milli giysiler içinde buyur edenlerden biri gelip bize yemek öneriyor. XVIII.Yüzyıl isyanının liderinin heykeli.Yemekten sonra Barbakan’ı dolaşıyoruz. Şehrin surları,kalesi. Kalenin duvarları arasında başında miğfer bulunan küçük bir çocuk heykeli.Almanlara karşı savaşan bir çocuğu temsil ediyor.Daha sonra Madame Curie’nin evini ziyaret ediyoruz.(Musée de Maria Sklodowska- Curie) Öğrenciler ,öğretmenleriyle deney araçlarını inceliyorlar inceliyorlar.Bilim insanları. Giysileri oturdukları,çalıştıkları yerler. İnsan kendini tuhaf hissediyor.Onca zaman kitaplarda okuduğumuz kişilerin evini solumak…Geze geze Eski Şehir’e doğru yürüyoruz. Stara Miesto ve Nowe Miasta’ya yakın “Büyük Avlu ” olarak adlandırılan şehri tanıtan yapılardan biri olan yapımı 1999’da tamamlanan yapı .Burası Krasinski Sarayının hemen karşısında yer alıyor.Yeşil tonların hakim olduğu binada 86 sütun var.Üzerlerinde çeşitli dillerden yazılar var. Altlarında da bu yazıların Lehçe çevirileri var. Bu yapıtın yanında ise 1944’te işkalcilere karşı direnen vatanseverlere ithaf edilen anıt. Eski Şehir’de bol bol gelin ve damat gördük. Yeni evlenen çiftler düğün resimlerini burada çektiriyorlar. Daha güzel bir mekan olabilir mi?

Tekrar otobüsümüze binip modern şehre gidiyoruz. Bilim ve Kültür sarayını gezeceğiz.Girişi bulmakta zorlanıyoruz. Yapı Madrid’te bulunan binaya benziyor. Asansöre binmek için bilet alıp sıra bekliyoruz.( 18 zt )Asansör görevlisi bayan kısıtlı sayıda yolcu alıyor.Terastan Varşova’yı seyrediyoruz.

Bu sırada yüksek binalardan birinde çıkan yangın bizi üzüyor.Binada bulunan tablo ilgimi çekti.Sanatkar insanlar. Binanın çıkışında bir de dikilitaş var. Gece olmak üzere evimize geri dönüyoruz. Yarın sabah erkenden Gdansk’a gideceğiz.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Leave a Reply

Your email address will not be published.