“Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme”

‘Kurban Bayramı’nız kutlu olsun

Kurban Bayramı’nda et yemekleri pişirilerek özenle hazırlanan sofralar, birbirinden kalorili ev yapımı tatlılar ve daha pek çok ikramlar kontrolsüz ve düzensiz beslenmeye davetiye çıkarıyor.

Birkaç günlük hızlı yeme temposu, kilo alımına ve mide rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, “Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme” hakkında bilgi verdi.

PROTEİNİN FAZLASI VÜCUDA ZARAR VERİYOR

Kurban Bayramı’nda günlük beslenmede en çok tüketilen besin grubu ettir. Kırmızı et tüketimi sağlıklı beslenmede olmazsa olmazlar arasında olsa da, fazla miktarda alımının sağlığı bozucu etkilerinden dolayı miktarı kişinin sağlık durumuna ve yaşına göre sınırlandırılmalıdır. Doymuş yağ ve kolesterol içeriğinin yüksek olması nedeniyle kronik hastalığı olanların 2 öğünde de yüksek miktarda kırmızı et alması sakıncalıdır. Kırmızı etin dışında peynir çeşitleri, yumurta, sakatatlar, şarküteri ürünleri ile tahıl ve kuru baklagillerde de protein vardır. Bayram günlerinde protein alımı sadece kırmızı et ile sınırlı kalmamaktadır. Kahvaltılık olarak tüketilen besinlerde de yüksek oranda protein vardır. Sonraki öğünlerde tüketilen yoğurt, ayran, çeşitli çorbalar ve tatlıların birçoğunda protein bulunmaktadır. Dolayısı ile protein fazla tüketildiğinde sağlığı bozabilmektedir. Bu nedenle günlük tüketiminde dikkatli olunması gerekmektedir.

TATLI VE HAMUR İŞİ TÜKETİMİNİ SINIRLI TUTUN

El açması börekler, baklavalar, mantı ve şekerlemeler bayramın vazgeçilmezleri arasındadır. Ancak ölçüye dikkat edilmelidir. Kilo sorunu ve herhangi bir kronik hastalığı olmayan kişiler günde 1 porsiyon tatlı tüketebilir. Bu tatlı sütlü tatlı veya 2 baklava ölçüsünü aşmamalıdır. Bayram tatlıları yemeğin üstüne değil yemeklerden en az 3 saat sonra tüketilmelidir. Günde 8-10 su bardak su içilmelidir. Davetlerde kafeinli ve asitli içeceklere limit koymakta fayda vardır. Kahve günde 1-2 fincanı aşmamalıdır. Mümkün ise asitli içecek yerine su içilmelidir.

KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DİYETİSYENE DANIŞMALI

Gastrit, reflü gibi mide sindirim problemi olanların yağlı ve baharatlı yemeklerden uzak durması önerilmektedir. Kronik hastalığı olanlar da bayramda normal beslenme düzenlerinin dışına çıkmamalıdır. Bu gruptaki hastaların özellikle sakatatlardan uzak durması gerekir. Diyabetik diyeti olanların tatlı tercihleri, sütlü tatlılar ve tatlandırıcı ile hazırlanmış alternatifler olabilir. Kalp, diyabet, böbrek ve tansiyon hastalarının diyetleri tedavilerinin en önemli kısmını oluşturur. Bu nedenle bayram beslenmelerinde gerekirse diyetisyenlerinden öneri almaları gerekmektedir.

ET TÜKETİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

• Özel bir kronik hastalık olunmadığı durumlarda günlük önerilen kırmızı et tüketimi ortalama 70kg olan bir kadında 150g, 80 kg olan bir erkek için ise 180g olmalıdır. Bu nedenler 5-6 köfte kadar kırmızı et ölçüsü dışına çıkmamak gerekmektedir.
• Kırmızı etin tüketilen miktar ölçüsü kadar nasıl pişirildiği de çok önemlidir. Etleri mümkün olduğunca sebze ile birlikte pişirmekte veya salata ile tüketmeye dikkat etmek gerekir.
• Sakatat tüketimine dikkat edilmelidir. Özellikle çocuklar ve gebeler için sakıncalıdır.
• Et hazırlanırken et ve sebze için ayrı doğrama tahtaları kullanılmalıdır.
• Kırmızı et içerisinde C ve E vitamini yoktur. Bu açıdan biber, domates, kabak, soğan, sarımsak ve maydanoz gibi çeşitli sebzeler ile pişince vitamini ve proteini bol bir yemek haline gelir. Ayrıca ette bulunan demirin emilimi artacaktır.
• Etin kısık ateşte ve kapağı çok açılmadan çok karıştırılmadan pişirilmesi vitamin kaybını en aza indirecektir.
• Et pişerken ekstra yağ ve su ilave edilmemelidir. Kavurmaya, ekstra iç yağ ve kuyruk yağ eklenmemelidir.
• Baharatlar ve sebzeler ile et marine edilerek en az 6-8 saat dinlendirilerek pişirilirse daha iyi pişecektir.
• Kırmızı eti yoğurt ile değil salata ile tüketmek önemlidir. Bu sayede biyoyararlılığı artacaktır.
• Etler birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak, buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında (-2 derecede 3-5 gün) veya derin dondurucuda (-18 derecede 3 ay) saklanmalıdır.
• Et mangalda pişirilecekse kömür ile ızgara arası en az 15 cm olmalıdır. Eti hızlıca dış yüzeyinin pişirilmesi iç kısmın çiğ kalmasına neden olur ve bu zehirlenmeye sebep olabilir. Ayrıca mangalda çok pişen dış yüzeyde kanserojen maddelerin çıkmasına neden olacaktır.
• Et kesildikten sonra muhakkak 24 saat dinlendirilmelidir. Etin ölüm sertliği denilen aşamanın geçmesi için dinlendirilmesi şarttır.
• Et mangala çok yakın pişerse etteki B vitaminleri suyu ile akacağı unutulmamalıdır.

Etin yanında bu besinleri tüketin

Harran Üniversitesi (HRÜ) Tıp Fakültesi diyet uzmanı Meryem Yılmaz Çabalar, etteki protein, demir, vitamin ve minerallerin emiliminin daha iyi yapabilmesi yemeklerin yanında C vitamini kaynaklı yiyecekler alınması önerisinde bulundu.

Çabalar, Kurban Bayramı’nda et ve buna paralel şeker tüketiminin artış gösterdiğini belirtti. Kurban etinin uygun ortamda saklanması gerektiğini vurgulayan Çabalar, “Eti aynı gün kıyma veya parça halinde paketleyip saklamak yoluna gitmemek gerekiyor. En azından birinci gün oda ısısında bekletirken daha sonra derin dondurucuda muhafaza edebiliriz” dedi.

ETİN YANINDA C VİTAMİNİ ALIN

Kalp, damar, tansiyon ve şeker hastalarının uyguladıkları diyet programına Kurban Bayramı’nda da devam etmeleri gerektiğini ifade eden Çabalar, aksi halde çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkabileceğini söyledi.
Etin yanında C vitamini içeren besinlerin tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Çabalar, şunları kaydetti:

“Taze etin sindirimi biraz daha zor olabilir o nedenle mide, bağırsak problemi olan kişilerin bu konuda biraz daha hassasiyet göstermeleri yada kendilerine uygun bir pişirme yöntemini tercih etmeleri daha uygun olacaktır. Etteki protein, demir veya diğer vitamin ve minerallerin emiliminin vücutta daha uygun kullanabilmesi için yemeklerin yanında C vitamini kaynaklı yiyeceklerin tüketilmesi uygun olacaktır. Bunun yanında kebabın yanında biber, soğan salatası, marul, domates, biber tüketilmesini öneriyoruz. Geleneksel içeceğimiz ayran yine sindirimi kolaylaştırmak açısından ve yediğimiz besinden daha yüksek oranda bir fayda görmemiz açısından oldukça yarar sağlayacaktır.”
Çabalar, bayramda günlük öğündeki porsiyonların arttırılmamasını, olası bir rahatsızlık geçiren kişilerin ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini söyledi.

***

Kurban Bayramı’nda İstanbul Boğazı’nda her yıl yaşanan manzara bu yıl da değişmedi. Kurbanlıkların kanı İstanbul Boğazı’nı kızıla boyadı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Leave a Reply

Your email address will not be published.