Hamside tehlike çanları çalıyor

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Özdemir, hamsi avcılığında her geçen yıl azalma olduğunu söyledi. Özdemir, “Karadeniz’e kıyısı olan bazı ülkelerde hamsi 7 hatta 5 santimetre boyutlarında avlanmakta. Maalesef, bu hamsinin geleceği için bir faciadır” dedi.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Özdemir, Türkiye’de su ürünleri üretiminin son yıllarda düşüş eğiliminde olduğunu söyledi.

Toplam üretimin yüzde 41’inin avcılık, yüzde 59’unun ise yetiştiricilikten oluştuğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, “Ülke genelindeki bu rakamlarda en büyük paya, Karadeniz sahiptir. Karadeniz’de en fazla avlanan 3 türü sıraladığımızda; karşımıza hamsi, çaça ve istavrit çıkıyor” dedi.

HAMSİ AVINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ

Doğal kaynakların sonsuz olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Özdemir, “Hamsi, 2019 yılında 262 bin ton avlandı. 2020 yılında avcılık, büyük bir düşüş ile 171 bin tona geriledi. 2021 yılında ise bu değer, 151 bin tona kadar düştü. 2020’de bir önceki yıla oranla yüzde 35 azalma yaşayan hamsinin, 2021 yılında da düşmeye devam etmesi endişe verici. 2022 yılı istatistikleri ise henüz açıklanmadı. Haziran ayında bu rakamlar açıklandığında, tablonun ne durumda olduğunu göreceğiz” diye konuştu.

EN FAZLA AVLANAN TÜR; HAMSİ

Su ürünleri üretiminde hamsinin yerinin farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, şunları söyledi:

“Türkiye su ürünleri üretimindeki artış ve düşüşler, yaşanan dalgalanmalar, hamsinin avcılığına bağlı olarak her yıl değişkenlik gösterebilir. Hamsi avcılığındaki ani düşüşe rağmen, bugün hamsi 2021 yılındaki 151 bin tonluk avcılık üretimi ile en fazla avlanan balık türü konumunda.

Ancak stoklar üzerindeki aşırı avcılık ve av baskısı devam ettiği sürece, önümüzdeki sezonlarda hamsi için daha kötü tablolarla karşılaşma olasılığı bulunuyor. Bu nedenle hamsi avcılığının sürdürülebilir, devamlı ve maksimum ürün ile işletilebilmesi ve yönetilmesi için bilinçli bir avcılık stratejisi yanında etkin tedbir ve kararlar alınmalıdır.”

ÜREMEDE ‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ’ FAKTÖRÜ

İklim değişikliğinin denizler ile bölgedeki doğal yaşamı olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Özdemir, “Bunun yanında gün geçtikçe artan kirlilik, aşırı ve bilinçsiz avcılık; denizlerdeki yaşam zinciri üzerinde olumsuz etkilere sahip oluyor. Yaşanan iklim değişiklikleri canlıların üreme, beslenme, türler arası ve tür içi rekabet gibi birçok faaliyetleri üzerinde etkiler yapıyor. Özellikle denizlerimizdeki su sıcaklıklarındaki değişimler sürü oluşturan balıkların üreme dönemlerinin değişmesine, beslenme alanlarının farklılaşmasına neden oluyor. Dolayısıyla hamsinin göç zamanı ve göç yollarında bazı değişimler ortaya çıkıyor” dedi.

‘ORTAK BİR POLİTİKA BELİRLENMELİ’

Hamsinin üreme boyuna gelmeden avlanmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, “Karadeniz’e kıyısı olan bazı ülkelerde hamsi 7 hatta 5 santimere boyutlarında avlanmakta. Maalesef, bu hamsinin geleceği için bir faciadır. Bu konuda Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ortak bir politika belirlemeli ve hamsi gibi bazı türler için standart tedbirler uygulanmalıdır. Ayrıca denizlerimizdeki kirlilik seviyesi de mutlaka düşürülmelidir. Sürdürülebilir ve maksimum su ürünlerinin devamlılığı için geniş alanlar gerekli. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa, gelecek yıllarda sorun yaşanabilir. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda su ürünleri avcılık üretimimizde daha düşük değerler görebiliriz” diye konuştu.