Mustafa Mutlu: Susun Kemal Bey!

Mustafa Mutlu-1CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa’da bir açıklama yaptı ve Savcı Öz’ün “Tehdit edildim” sözleriyle ilgili şunları söyledi:
“Zekeriya Öz’ün yalan söylemesine gerek yok. Eğer ‘Beni Başbakan tehdit etti, iki kişiyi gönderdi’ diyorsa büyük bir olasılıkla doğrudur.”
Kılıçdaroğlu’nun cemaate şirin görünmek için çırpındığını biliyorum da… Yine de cemaat-iktidar işbirliğiyle hazırlanan “özel davalar”ın savcısı Zekeriya Öz’e bu kadar “açık” bir kredi vermesini anlayamıyorum.
Odatv’deki arkadaşlar da bu durumu benim gibi anlayamamış olacaklar ki dün açık açık sormuşlar:
***
“Sayın Kılıçdaroğlu
Madem Zekeriya Öz yalan söylemez o halde siz bu savcının, partinizin iki milletvekili Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal için ‘terör örgütü üyesi’ diyerek iddianame yazmasını da doğru kabul ediyorsunuz.
Demek ki:
Cezaevinde nikah şahidi olduğunuz Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna polis tarafından 139 adet numaranın yüklenmediğini, Çelebi’ye komplo yapılmadığını, Öz’ün Çelebi’yi suçladığı delillerin gerçek olduğunu…
Danıştay cinayetini tıpkı Zekeriya Öz’ün dediği gibi İlker Başbuğ’un, Yalçın Küçük’ün ve Doğu Perinçek’in ‘yöneticisi’ olduğu ‘Ergenekon Terör Örgütü’nün işlediğini…
İlhan Selçuk’un, kendi gazetesi Cumhuriyet’e bomba ve molotof attırdığını…
Türkan Saylan’ın, kurucusu olduğu ÇYDD’den burs alan genç kızların ‘teğmenlere pazarlandığını…’
Gazetecilerin aslında ‘gazetecilik faaliyetlerinden tutuklanmadığını’ düşünüyorsunuz…”
***
Sayın Kılıçdaroğlu:
Görün artık!
Düne kadar kol kola girip bu ülkeyi “dönüştürenler ve bölenler”, bugün kavga ediyorlar!
Atatürk’ün kurduğu bir partinin Genel Başkanı olarak size düşen görev, pisliklerin ortaya dökülmeye başladığı böyle bir dönemde, tarafların birinin yanında yer almak değildir.
Aksine iki tarafın da tüm pisliklerinin yargıya eksiksiz intikal etmesini sağlamaya odaklanmalısınız!
***
Daha açık söyleyeyim:
Bu dönemde kefil olduğunuz ya da olacağınız kişilerin ve kurumların kirliliği size de bulaşır…
Aman, dikkat edin!
Ve şimdi yazacaklarımı tamamen bir “dost” tavsiyesi olarak kabul edin:
Susun Kemal Bey!
Çünkü sizin ideolojiniz yok, kafanız net değil; her konuştuğunuzda partinizin ya da kendinizin geçmişini inkâr ediyorsunuz.
Bu yüzden susun ve hiçbir şey söylemeyin.
Söylemeyin ki; en azından şu dönemde bir de sizin saçmalıklarınızla uğraşmak zorunda kalmayalım!
HADİ CANIM!
Başbakan Erdoğan, Uzakdoğu seyahatine eşlik eden yandaş gazetecilere açıklamalarda bulunmuş…
Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun aslanlar gibi mücadele ettiği yeniden yargılama tartışmaları konusunda, “İçeride günahsız yatan çok kişi var” demiş…
Hadi canım, gerçekten mi?
Hani altı sene önce bu davaların savcılığına soyunuyordunuz?
Hani; gözaltına alınan herkesi mahkeme kararını bile beklemeden “darbeci” ilan ediyordunuz?
Ne oldu; cemaatle ortaklık bozulunca aklınız başınıza mı geldi?
GÜNÜN SORUSU
“Ergenekon’un kasası” olduğu iddia edilen, ancak beş parasız olduğu öldükten sonra anlaşılanKuddusi Okkır’ın, kanser teşhisine karşı salıverilmemesinin nedeninin, Savcı Zekeriya Öz’ün bu konudaki itirazı olduğu ortaya çıktı. Sorum Savcı Öz’e:
Kuddusi Okkır geceleri rüyana girmiyor mu?
Terbiyesiz adam!
Üzerindeki takım elbisesine, kravatına bakınca “beyefendi” sanırsınız…
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sadık Yakut’tan söz ediyorum!
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş… Başkent Ankara’da Cumhuriyet Savcısı olma onuruna erişmiş.
Ayrıca dört dönem üst üste milletvekili seçilmiş!
9 Ağustos 2009 tarihinden itibaren aralıksız olarak TBMM Başkanvekili olarak görev yapıyor.
Bu donanımdaki birine gazeteci birazcık da yalakalık olsun diye Başbakan’ın oğlunu ifadeye çağıran savcının tavrını soruyor ve “Siz olsanız ne yapardınız?” diyor…
Sadık Yakut’un yanıtı ise, “Ben olsaydım, senin ebeni öperdim” oluyor!
Daha da acı olan, o gazeteci bu seviyesiz sözü söyleyen terbiyesiz adama haddini bildirmiyor.
“Ben senin ebeni öpeyim” demiyor, diyemiyor.
Duymazdan gelerek, yağ çekmeye devam ediyor!
***
Ne kadar yozlaştık ve kalitesizleştik; görüyor musunuz?
Bu kadar seviyesiz bir konuşmayı yapan kişi, bu ülkenin Meclis’inin ikinci adamı!
Yazıklar olsun…
Bizden utanmıyorsa… Üç evladından utansın!
GÜNÜN İSYANI!
Eski Ulaştırma Bakan ve AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın, adı İzmir’deki rüşvet skandalına karışan bacanağı dün nihayet teslim oldu… İsyanım Binal Bey’e:
Bacanağınız o rüşvetleri kimin gücünü “pazarlayarak” cebine indirdi? Nasıl bu kadar tepkisiz kalabiliyorsunuz?

AYDINLIK

Leave a Reply

Your email address will not be published.