<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BT|TATİL &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/category/bttatil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 Sep 2026 19:39:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Şəki 2026  Qardaş Azərbaycan</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yazarlar/s%c9%99ki-2026-qardas-az%c9%99rbaycan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 01:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236490</guid>

					<description><![CDATA[Bugün Ocak ayının son günü ve benim doğum günüm. &#160; Bu özel günü, Kafkas Sıradağları’nın eteklerinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Şəki’de kutlayacağız. Azerbaycan’a gelmeden önce Musa Travel’dan satın aldığımız turla yola çıkıyoruz. Şəki, Bakü’ye yaklaşık 370 kilometre uzaklıkta; geceyi de burada geçireceğiz. Bakü’de şehirlerarası minibüslerin kalktığı alan, Gənclik Mall’ın hemen karşısında. Otelden kısa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugün Ocak ayının son günü ve benim doğum günüm.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-8.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-8.jpg" alt="" width="400" height="533" class="aligncenter size-full wp-image-236498" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-8.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-8-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p data-path-to-node="4"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-8.jpg"></p>
<p></a></p>
<p data-path-to-node="4"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-236491" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-1.jpg 400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p data-path-to-node="4">Bu özel günü, Kafkas Sıradağları’nın eteklerinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Şəki’de kutlayacağız. Azerbaycan’a gelmeden önce Musa Travel’dan satın aldığımız turla yola çıkıyoruz. Şəki, Bakü’ye yaklaşık 370 kilometre uzaklıkta; geceyi de burada geçireceğiz.</p>
<p data-path-to-node="5">Bakü’de şehirlerarası minibüslerin kalktığı alan, Gənclik Mall’ın hemen karşısında. Otelden kısa bir taksi yolculuğuyla buraya ulaşıyoruz. Aracımız sabah 07.30’da hareket ediyor. Gün henüz yeni ağarıyor. Güneşin kızıl tonları, sabahın serin maviliğiyle birbirine karışıyor; gökyüzü adeta pastel renklerle boyanmış bir tabloyu andırıyor.</p>
<p data-path-to-node="6">Yol son derece düzgün. Şehirden uzaklaştıkça modern binaların yerini geniş ovalar, yapraklarını çoktan dökmüş ağaçlar ve uzakta siluet gibi yükselen dağlar alıyor. İçimde tatlı bir heyecan var. Yeni bir yaşa, yeni bir coğrafyada, kardeş bir ülkede girmek… Bundan daha anlamlı bir doğum günü hediyesi olabilir mi?</p>
<p data-path-to-node="7">Zaman zaman sis bulutları yol kenarındaki tarlaların üzerine ince bir örtü gibi seriliyor. Köy evlerinin bacalarından yükselen dumanlar, sabahın sessizliğine karışıyor. Yol boyunca uzanan bu dingin manzara, Şəki’yə yaklaştığımızı hissettiriyor.</p>
<p data-path-to-node="8">Genç rehberimiz Reşad Bey, yolculuk boyunca neşemizi hiç eksiltmiyor. Zaman zaman çeşitli oyunlar düzenliyor, küçük yarışmalar yapıyor; sorularıyla hepimizi eğlencenin içine katıyor. Otobüste Azeri müzikleri çalıyor, kahkahalar ve alkışlar yolculuğa ayrı bir renk katıyor. Tatlı bir rekabet içinde oyunlara katılıyor, zaman zaman müziğe eşlik edip yerimizde dans ediyoruz.</p>
<p data-path-to-node="9">Hatta bir ara Reşad Bey aracı durduruyor, hep birlikte dışarı çıkıyoruz. Azeri müzikleri bu kez yol kenarında yankılanıyor; oyunlar oynuyor, dans ediyor, gülüşüyoruz. Kısacık bir mola, bir anda yolculuğun en neşeli ve unutulmaz anlarından birine dönüşüyor. Rehberimizin enerjisi sayesinde uzun yolculuğun nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile. Bir yandan Şəki’nin tarihini ve İpek Yolu üzerindeki önemini dinliyor, bir yandan da yeni bir coğrafyaya doğru ilerlemenin heyecanını yaşıyoruz.</p>
<p data-path-to-node="10">Kafkas Dağları’nın eteklerinde kurulmuş olan Şəki, Azerbaycan’ın tarihini ve geleneksel yaşamını en güzel şekilde koruyan şehirlerinden biri. Yüzyıllar boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir durak olmuş; tüccarların, zanaatkârların ve farklı kültürlerin buluştuğu bir merkez hâline gelmiş.</p>
<p data-path-to-node="11">Doğum günümde varacağım bu yerde beni nelerin beklediğini henüz bilmiyorum. Ama içimde güçlü bir his var: Şəki, yalnızca bir gezi durağı olarak kalmayacak, hafızamda özel bir yer edinecek. Çünkü bazı şehirler insana yalnızca manzara sunmaz; insanda iz bırakır, bir anlam taşır. Bugün ben de Şəki’yə doğru ilerlerken, bilmediğim bu anlamın peşindeyim.</p>
<h3 data-path-to-node="13">Kahvaltı ve Yol Arkadaşlığı</h3>
<p data-path-to-node="14">Saat 09.00’da Şamaxı yakınlarındaki Savalan Restaurant tesislerinde kahvaltı molası veriyoruz. Turumuz için ayrılmış özel bölümde masalar çoktan hazırlanmış. Sıcak tandır ekmeği, peynir, domates ve salatalık, bal, kaymak ve mis gibi demlenmiş çay… Uzun yolun sabah serinliğini dağıtan, içimizi ısıtan güzel bir kahvaltı oluyor.</p>
<p data-path-to-node="15">Masaya oturur oturmaz yol arkadaşlarımızla tanışmaya başlıyoruz. Samimi sohbetler kısa sürede kahkahalara dönüşüyor. Benim doğum günümün yanı sıra, o akşam evlilik yıl dönümlerini kutlayacak bir çiftin daha olduğunu öğreniyoruz. Böylece Şəki yolculuğumuz, daha ilk saatlerden küçük bir kutlama grubuna dönüşüyor.</p>
<p data-path-to-node="16">Turumuzun tamamı Azerbaycanlılardan oluşuyor. Türk olduğumuzu öğrenince yüzlerinde içten bir sevinç beliriyor. “Qardaş ölkə” diyerek bize gösterdikleri sıcaklığı hemen hissediyoruz. Azerbaycanlıların Türkiye’ye ve Türk halkına duyduğu sevgi yalnızca sözlerde değil, bakışlarında ve davranışlarında da kendini gösteriyor.</p>
<p data-path-to-node="17">Kısa sürede yabancılık hissi ortadan kalkıyor. Dilimizin, kültürümüzün ve ortak değerlerimizin yarattığı yakınlıkla, sanki uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi sohbet ediyoruz. Yolculuğun daha ilk durağında kendimizi misafir değil, aynı sofrayı paylaşan dostlar arasında hissediyoruz.</p>
<p data-path-to-node="18">O sabah kahvaltı masasındaki en güzel lezzet, belki de bu kardeşlik duygusuydu. Yolculuğun daha ilk saatlerinde kalbimizi ısıtan bir bağ kurulmuştu. Şəki’ye doğru ilerlerken artık yalnızca bir tur grubunun parçası değil, ortak bir kültürün ve ortak bir sevincin yol arkadaşlarıydık.</p>
<h3 data-path-to-node="20">Nohur Gölü ve Müzikli Sürpriz</h3>
<p data-path-to-node="21">Vandam ile Qəbələ arasında uzanan yol, bizi Kafkas Sıradağları’nın eteklerinde saklı, dingin bir güzelliğe taşıyor: Nohur Gölü.</p>
<p data-path-to-node="22">Qəbələ şehir merkezinin yaklaşık 5 kilometre doğusunda, deniz seviyesinden 700 metre yüksekte yer alan göl, yemyeşil ormanlarla çevrili. Arka planda yükselen Kafkas Dağları’nın görüntüsü, gölün sakin sularına yansıyınca ortaya büyüleyici bir manzara çıkıyor. Nohur Gölü, doğal güzelliği ve huzurlu atmosferiyle bölgenin önemli turistik duraklarından biri. Göl kıyısında kısa bir mola verip bu eşsiz manzarayı seyrediyoruz. Şəki yolculuğumuzun daha başında doğanın bu sessiz güzelliğiyle karşılaşmak, içimizdeki heyecanı daha da artırıyor.</p>
<p data-path-to-node="23">Göl kıyısına vardığımızda hava aydınlık ve berraktı. Sabahın yumuşak ışığı suyun üzerine ipek gibi seriliyordu. Bir zamanlar sazlıklarla çevrili olan bu dingin su aynasında, karşı kıyıdaki dağların silueti ve gökyüzünde ağır ağır süzülen bulutlar kusursuz bir yansıma oluşturuyordu. Sanki göl, gökyüzünü ödünç almış; maviyi ve beyazı kendi derinliğinde saklıyordu.</p>
<p data-path-to-node="24">Doğa burada abartısız ama etkileyiciydi. Her yerde gösterişten uzak, dingin bir zarafet vardı. Gölün sessizliği, dağların heybeti ve suya düşen gökyüzü bir araya geldiğinde, Nohur Gölü’nün güzelliği insanın içine işliyordu.</p>
<p data-path-to-node="25">Kıyıda yürürken içimde tarifsiz bir huzur hissediyorum. Yolculuğun heyecanı, yeni yaşın telaşı, sohbetler, kahkahalar… Hepsi bir anlığına geride kalıyor. Geriye yalnızca gölün sakinliği ve dağların ağırbaşlı duruşu kalıyor.</p>
<p data-path-to-node="25"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-6.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236496" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-6.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-6.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-6-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p data-path-to-node="26">Nohur Gölü’nde zaman ağır akıyor sanki. İnsan böyle anlarda yalnızca manzarayı değil, kendi içini de seyrediyor. Gölün kıyısında biraz soluklanırken saz çalan birine rastlıyoruz. Yanına yaklaşıp adımızı söylüyoruz. O da hiç beklemediğimiz bir anda, sazının tellerine dokunarak adımızı ezgisine katıyor: <i data-path-to-node="26" data-index-in-node="303">&#8220;Beste Hanım hoş gelmiş!&#8221;</i></p>
<p data-path-to-node="27">Bir anda gölün sessizliğine sazın sıcak sesi karışıyor. Gülümsüyor, bu güzel sürprizin tadını çıkarıyoruz. Şəki’ye doğru ilerlerken verdiğimiz bu kısa mola, yolculuğumuzun en renkli anlarından birine dönüşüyor. Bazı anılar yalnızca fotoğraflarla değil, bir ezginin içinden geçerek hafızamızda yer ediyor. Nohur Gölü de bize böyle, hem huzurlu hem de neşeli bir hatıra bırakıyor.</p>
<h3 data-path-to-node="29">Tufandağ Kayak Merkezi ve Akşam Kutlaması</h3>
<p data-path-to-node="30">Yoldan geçerken evlerin yüksek beton duvarları dikkatimi çekiyor. Duvarlar estetik biçimde yapılmış olsa da ardındaki hayatı tam olarak göremiyorum. Yalnızca renkli çatılar ve çoğunlukla kare formda, düzenli sıralanmış evler görünüyor. Sanki her biri kendi içinde saklı, mahrem bir dünyanın parçası.</p>
<p data-path-to-node="31">Kış mevsiminde olmama rağmen hava bir süre yüzümü okşayan yumuşaklığını koruyor. Ancak ülkenin en yüksek dağlarından biri olan Tufan Dağı’na doğru yaklaştıkça o ılık hava yerini keskin bir soğuğa bırakıyor. Nefes aldıkça ciğerlerimi dolduran buz gibi, kristal berraklığında tertemiz bir hava… Doğanın en saf hâlini hissettiriyor insana.</p>
<p data-path-to-node="32">Tufandağ Kayak Merkezi, Azerbaycan’ın kış turizmi açısından önemli merkezlerinden biri. Teleferikle yukarı doğru yükselirken aşağıda kalan dünya yavaş yavaş küçülüyor. Zirveye yaklaştıkça beyazın hâkimiyeti artıyor; bembeyaz kar örtüsü dağları ve vadileri bütünüyle sarıp sarmalıyor.</p>
<p data-path-to-node="33">Oldukça kalabalık bir atmosfer var. Kayak yapanlar, fotoğraf çekenler, karın tadını çıkaran aileler… Yukarıdan aşağıya baktığımda uzanan manzara adeta başka bir gezegene aitmiş gibi görünüyor. Sessiz, temiz ve kusursuz bir beyazlık… Sanki kirlenmemiş, yeni yaratılmış bir dünyayı seyrediyoruz. O an, insanın içini hem serinleten hem de huzurla dolduran derin bir dinginlik çöküyor.</p>
<p data-path-to-node="34">Yavaş yavaş dağdan aşağı inerken yüzümüzde hâlâ soğuğun tazeliği var. Yol üzerinde Köşem Türk Restoranında mola veriyoruz. Sıcacık bir ortam, tanıdık lezzetler ve gün boyu içimize işleyen soğuğun ardından gelen keyifli bir rahatlama… Masada paylaşılan sohbetler, dağ manzarasının üzerimizde bıraktığı etkiyi tamamlıyor.</p>
<p data-path-to-node="35">Artık otele gitme vakti. Güneş yavaş yavaş ufukta kaybolurken gökyüzü turuncudan mora çalan renklere bürünüyor. Günün hareketliliği yerini akşamın huzuruna bırakıyor.</p>
<p data-path-to-node="36">Saat 19.00’u gösterdiğinde Qafqaz El Resort Hotel’e varıyoruz. Işıl ışıl lobiden geçerken içimde tatlı bir heyecan var. Akşam, otelin restoranında hazırlanan sürpriz pastayla Azeri arkadaşlarımızla birlikte yeni yaşımı kutluyorum. Restoranda sıcak ve neşeli bir atmosfer hâkim. Masalar sohbetlerle şenleniyor; bir yandan Azeri müzikleri yükseliyor, bir yandan kahkahalar birbirine karışıyor. Müzik hızlandıkça yerimizde duramıyor, hep birlikte dans etmeye başlıyoruz. Azeri ezgilerinin coşkusu salona yayılırken, gecenin neşesi giderek büyüyor.</p>
<p data-path-to-node="37">Alkışlar, gülüşmeler, iyi dilekler… Başka bir ülkede, ama kendimi hiç yabancı hissetmediğim sıcacık bir dostluk ortamındayız. Müzik, dans ve sohbet içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.</p>
<p data-path-to-node="38">Benim için unutulmaz bir gece bu. Bir doğum gününden çok daha fazlası; dostluğun, paylaşmanın ve kardeşliğin sınır tanımadığını hissettiğim özel bir an. Şəki yolculuğumuzun en güzel armağanı da belki tam olarak bu oluyor.<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-236494 aligncenter" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-4.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-4.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-4-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-236495 aligncenter" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-236495 aligncenter" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-5-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p data-path-to-node="38"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-236492 aligncenter" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-2.jpg" alt="" width="400" height="482" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-2.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-2-249x300.jpg 249w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236497" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-7.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-7.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-7-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Azerbeycan-7-119x89.jpg 119w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Bakü 2026 I Qardaş Azərbaycan</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-baku-2026-i-qardas-az%c9%99rbaycan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2026 01:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236503</guid>

					<description><![CDATA[29 Ocak 2026 sabahı, eşimle birlikte yönümüzü kardeş ülke Azerbaycan’a çeviriyoruz. Türkçenin konuşulduğu, sözcüklerin kulağımıza yabancı gelmediği bu topraklara doğru yol alırken içimizde hem yeni bir coğrafyayı keşfetmenin heyecanı hem de tuhaf bir aşinalık duygusu var. Uçağımız Hazar Denizi’nin kıyısındaki Bakü’ye doğru alçalırken aşağıda uzanan topraklara bakıyor, kadim bir coğrafyanın üzerinde süzüldüğümüzü düşünüyoruz. Daha ilk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>29 Ocak 2026 sabahı, eşimle birlikte yönümüzü kardeş ülke Azerbaycan’a çeviriyoruz. </strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236508" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-6.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-6.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-6-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-236504" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10-150x150.jpg 150w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10-30x30.jpg 30w" sizes="auto, (max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>Türkçenin konuşulduğu, sözcüklerin kulağımıza yabancı gelmediği bu topraklara doğru yol alırken içimizde hem yeni bir coğrafyayı keşfetmenin heyecanı hem de tuhaf bir aşinalık duygusu var.</p>
<p>Uçağımız Hazar Denizi’nin kıyısındaki Bakü’ye doğru alçalırken aşağıda uzanan topraklara bakıyor, kadim bir coğrafyanın üzerinde süzüldüğümüzü düşünüyoruz.</p>
<p>Daha ilk andan itibaren bu yolculuğun bizim için sıradan bir gezi olmayacağını hissediyoruz.</p>
<p>Tarihi, kültürü ve diliyle bize bu kadar yakın bir ülkeye doğru ilerlemek, yolculuğumuza ayrı bir anlam katıyor.</p>
<p>Azerbaycan’ın yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri, 1918’de kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti.</p>
<p>Müslüman Doğu’nun ilk demokratik ve parlamenter cumhuriyeti olarak kabul edilen bu genç devlet, yalnızca iki yıl yaşayabilmesine rağmen bağımsızlık ve modernleşme yolunda önemli bir iz bırakmış.</p>
<p>Cumhuriyetin önde gelen isimlerinden Mehmed Emin Resulzâde, “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” sözüyle Azerbaycan’ın bağımsızlık idealinin simgelerinden biri olmuş.</p>
<p>Ancak 1920’de Kızıl Ordu’nun Bakü’ye girmesiyle cumhuriyet sona eriyor ve Azerbaycan uzun Sovyet dönemine giriyor.</p>
<p>1936’dan itibaren Sovyetler Birliği’nin 11 birlik cumhuriyetinden biri olan ülke, 1991’de yeniden bağımsızlığını kazanıyor.</p>
<p>Hazar kıyısındaki Bakü’nün tarihinde petrolün de özel bir yeri var.</p>
<p>19. yüzyılın sonlarında dünyanın önemli petrol merkezlerinden birine dönüşen şehir, bugün modern mimarisinin yanı sıra bu enerji zenginliğinin izlerini de taşıyor.</p>
<p>Günümüzde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2003 yılından bu yana ülkeyi yönetiyor. Haydar Aliyev’in oğlu olan İlham Aliyev, babasının 2003’teki ölümünün ardından cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş.</p>
<p>Bakü’yü gezerken yalnızca taş binaları, geniş bulvarları ve Hazar’ın serin rüzgârını değil; bağımsızlık mücadelesinin, Sovyet yıllarının ve yeniden kurulan devletin izlerini de hissediyorsunuz.</p>
<p>Eski taş yapılarla modern gökdelenlerin yan yana yükseldiği şehir, geçmiş ile geleceği aynı manzarada buluşturan canlı bir hafıza gibi karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Arkeolojik bulgular, Azerbaycan coğrafyasındaki insan yerleşiminin çok eski dönemlere uzandığını gösteriyor. Tarih boyunca farklı toplulukların, devletlerin ve kültürlerin buluşma noktası olan bu topraklar; çeşitli hanlıklara, imparatorluklara ve medeniyetlere ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Her dönem kendi izini bırakırken kültüre yeni renkler, mimariye farklı üsluplar, gündelik yaşama ise yeni alışkanlıklar katıyor.</p>
<p>Bu zengin tarihsel birikim, Azerbaycan’ın bugünkü kültürel dokusunun temelini oluşturuyor.</p>
<p>Azerbaycan, Avrupa ile Asya arasında, Kafkasya’nın önemli bir geçiş noktasında yer alıyor.</p>
<p>Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, dillerin ve inançların buluştuğu bu topraklar, Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü oluşturuyor.</p>
<p>Belki de bu yüzden Bakü’ye vardığımızda kendimizi ne bütünüyle yabancı ne de tamamen evimizde hissediyoruz. Tanıdık bir dilin sıcaklığı, farklı bir coğrafyayı keşfetmenin merakıyla iç içe geçiyor.</p>
<p>Türk topluluklarının Azerbaycan coğrafyasıyla ilişkisi oldukça eski dönemlere uzanır. Sakalar ve İskitler gibi bozkır topluluklarının ardından Hunlar ve diğer Türk toplulukları da bölgenin tarihî ve kültürel gelişiminde rol oynar.</p>
<p>Büyük Selçuklu Devleti döneminde Oğuz boylarının bölgeye yerleşmesiyle Türk nüfusu belirgin biçimde artıyor.</p>
<p>Selçuklularla başlayan bu süreç, sonraki yüzyıllarda Türk devletlerinin ve topluluklarının bölgedeki varlığının güçlenmesiyle devam ediyor. Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri dönemlerinde ise Türk siyasi ve kültürel hâkimiyeti Azerbaycan coğrafyasında daha da belirginleşir.</p>
<p>Yüzyıllar boyunca süren göçler, yerleşimler ve siyasi hâkimiyetler, Azerbaycan’ın bugünkü kültürel dokusunun şekillenmesinde önemli rol oynayan güçlü bir Türk-İslam mirası bırakmış.</p>
<p>Bu yolculuk bizim için yalnızca yeni bir ülke görmek değil; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve gönül bağımızın izlerini sürmek anlamına geliyor. Bakü’de geçireceğimiz günlerin, geçmişin derinliğiyle modern bir şehrin dinamizmini bir arada yaşatacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye adımımızı Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı’nda atıyoruz. Geniş cam yüzeyleri ve çağdaş mimarisiyle daha ilk anda şehrin modern yüzüyle karşılaşıyoruz.</p>
<p>Pasaport kontrolünden neredeyse hiç beklemeden geçmemiz ise yolculuğumuzun ilk hoş sürprizi oluyor.</p>
<p>Bir taksiye binip konaklayacağımız otele doğru yola çıkıyoruz.</p>
<p>Yaklaşık yarım saat süren yolculuk boyunca Bakü’yü ilk kez dışarıdan gözlemliyoruz.</p>
<p>Geniş bulvarlar, Sovyet döneminin şehircilik anlayışından kalan izler ve son yıllarda yükselen modern yapılar aynı manzarada buluşuyor.</p>
<p>Gece ışıkları altında Bakü, köklü geçmişiyle modern yüzünü yan yana sergiliyor.</p>
<p>Otele vardığımızda sıcak bir karşılamayla karşılaşıyoruz.</p>
<p>Kısa bir dinlenmenin ardından merak ağır basıyor; valizleri odaya bırakıp kendimizi yeniden sokağa atıyoruz.</p>
<p>Bir şehri tanımanın en güzel yollarından biri de gecenin sessizliğinde sokaklarına karışmak.</p>
<p>Gündüzün telaşı çekildiğinde, şehir başka bir yüzünü gösteriyor; ışıklar altında Bakü’yü keşfetmeye başlıyoruz.</p>
<p>Yolda karşılaştığımız bir delikanlıya Nizami Caddesi’ne nasıl ulaşabileceğimizi soruyoruz.</p>
<p>Üniversitede okuduğunu söylüyor.</p>
<p>Üstelik yalnızca tarif etmekle kalmıyor; bizimle birlikte yürümeyi de teklif ediyor.</p>
<p>Bu küçük nezaket, Kafkas şehirlerinde hâlâ yaşayan o eski misafirperverlik geleneğinin güzel bir örneği.</p>
<p>Alt geçitlerden geçerek nihayet Nizami Caddesi’ne ulaşıyoruz.</p>
<p>Burası Bakü’nün en hareketli yürüyüş akslarından biri.</p>
<p>Cadde boyunca sıralanan binaların cephelerinde Avrupa mimarisinin izleri belirgin biçimde görülüyor;</p>
<p>19. yüzyılın petrol zenginliğiyle şekillenen şehir dokusunun içinde yürüyoruz.</p>
<p>Işıklar, vitrinler ve kalabalık, Bakü’nün genç ve canlı yüzünü ortaya çıkarıyor.</p>
<p>İnsan burada yürürken kendini bir Kafkas şehrinde mi, yoksa Avrupa’nın bir kentinde mi hissettiğini kısa bir an için sorguluyor.</p>
<p>Gece ilerledikçe kalabalık daha da artıyor.</p>
<p>Nizami Caddesi ışıkları, mağazaları, kafeleri ve hareketli insanlarıyla gecenin canlılığını taşıyor. Bakü’nün ritmini burada daha yakından hissediyoruz.</p>
<p>Akşam yemeği için yer altındaki otantik atmosferiyle dikkat çeken Firuze Restorana giriyoruz.</p>
<p>Geleneksel motiflerle süslü mekânda Azerbaycan mutfağının lezzetleriyle ilk buluşmamızı yaparken, seyahatimizin başladığını artık tüm hücrelerimizde hissediyoruz.</p>
<p>Bakü, daha ilk geceden hem tanıdık hem de keşfedilmeyi bekleyen bir şehir olduğunu fısıldıyor.</p>
<p>Seyahatimizi gerçekleştirmeden evvel, Türkiye’de yaşayan Bakülü arkadaşım Vefa bize hem gezeceğimiz yerler hem de ülkesi hakkında kıymetli bilgiler verdi.</p>
<p>Üstelik çok istediğimiz için bizim adımıza Azerbaycan Devlet Akademik Müzik Tiyatrosu’ndan yer de ayırttı. Biz Bakü’deyken o da birkaç günlüğüne şehre gelmişti.</p>
<p>Ertesi gün onunla buluşup birlikte Arşın Mal Alan operetine gidecek olmanın heyecanını yaşıyoruz.</p>
<p>Tiyatroya girmeden önce arka sokakta, Neftçiler Bulvarı ile Aziz Aliyev Caddesi’nin kesiştiği noktadaki küçük parka uğruyoruz.</p>
<p>Beyaz zambakları andıran metal süslemelerle çevrili havuzun etrafı yemyeşil. Sabahın ilk ışıkları banklarda oturan insanları yumuşak bir sessizliğe sarıyor; Bakü güne ağır ağır uyanıyor.</p>
<p>Parkın karşısındaki Novikov Cafe’ye oturup kahvelerimizi yudumlarken çevredeki binaları inceliyoruz.</p>
<p>Klasik Yunan ve Roma etkileri taşıyan cepheler, Art Nouveau ayrıntılarıyla zarifleşiyor; Sovyet döneminin görkemli mimarisiyle yan yana duruyor.</p>
<p>Apartmanların duvarlarında Azerbaycan’ın kültür ve sanat dünyasından önemli isimlere ait anma plaketleri ve kabartma büstler dikkat çekiyor.</p>
<p>Besteci Fikret Emirov ve Halk Şairi Samed Vurgun’un yanı sıra, dönemin önemli sanatçı ve mimarlarına ait izlerle de karşılaşıyoruz.</p>
<p>Sanatın ve tarihin gündelik hayatın içine bu kadar doğal ve zarif biçimde yerleşmiş olması, Bakü’yü yalnızca bir başkent değil, yaşayan bir kültür sahnesi hâline getiriyor.</p>
<p>Tiyatronun geçmişi de en az sahnelenecek eser kadar etkileyici.</p>
<p>1882’de hayırsever iş insanı Hacı Zeynelabidin Tağıyev’in girişimiyle kendi arazisi üzerinde bir tiyatro binasının yapımına başlanıyor; yapı 1883’te hizmete açılıyor.</p>
<p>Uzun yıllar Bakü’nün kültür hayatının önemli merkezlerinden biri olan tiyatro, şehrin hızla gelişen sanat yaşamında özel bir yer ediniyor.</p>
<p>Yangınlar ve zamanın yıpratıcı etkileriyle çeşitli değişimler geçiren yapı ve çevresindeki tiyatro geleneği, bugün de Bakü’nün kültürel kimliğinin önemli parçalarından biri olarak yaşamaya devam ediyor.</p>
<p>Neftçiler Bulvarı üzerindeki bu görkemli yapı, yalnızca bir sanat mekânı değil, Bakü’nün kültürel hafızasının da güçlü bir simgesi.</p>
<p>Azerbaycan müzik tarihinin en sevilen eserlerinden biri olan Arşın Mal Alan, ünlü besteci Üzeyir Hacıbeyli’nin kaleme aldığı iki perdelik bir operet.</p>
<p>Aşkı, gelenekleri ve mizahı bir araya getiren eser, 1913’teki ilk sahnelenişinden bu yana hem Azerbaycan’da hem de dünyanın farklı ülkelerinde ilgi görmeye devam ediyor.</p>
<p>Sahne tasarımı, kostümler, müzik ve oyuncuların enerjisi tek kelimeyle büyüleyici.</p>
<p>Azerbaycan Devlet Akademik Müzik Tiyatrosu’nda geleneksel bir hikâyenin çağdaş bir yorumla sahneye taşınışını izlemek, Bakü gezimize unutulmaz bir anı katıyor.</p>
<p>Salondaki alkışlar yalnızca sanatçılara değil, Azerbaycan’ın köklü sanat birikimine de yükseliyor.</p>
<p>Oyun sonrasında yetkili Vəfa Mühacirova Hanım’a Türkiye’den geldiğimizi ve sanatçılarla tanışmak istediğimizi söyleyince bizi hemen kulise götürüyor.</p>
<p>Naidə Orucova, Nərgiz Kərimova, Əkbər Əlizadə, Səidə Şərifəliyeva, Nadir Xasıyev, Ülviyyə Əliyeva, Rauf Babayev ve Ruslan Mürsəlov ile tanışıp sohbet ediyor, birlikte fotoğraf çektiriyoruz.</p>
<p>Sahnedeki disiplinlerinin ardında içten, mütevazı ve sıcak insanlar buluyoruz.</p>
<p>O gün Bakü’de yalnızca bir operet izlemiyoruz. Dostluğun, kültürün ve ortak tarihimizin sahneye yansıyan zarafetini yaşıyoruz.</p>
<p>Şehrin rüzgârı, o akşamı hafızamızın en özel köşelerinden birine usulca bırakıyor.</p>
<p>Vəfa ve oğluyla vedalaşıp ayrılıyoruz. Onlar Türkiye’ye dönecek, biz ise Bakü sokaklarını keşfetmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Aziz Aliyev Caddesi’nde, Karabağ Hanlığının son hükümdarı Mehdigulu Han Cavanşir’in kızı, ünlü şair Hurşidbanu Natavan’ın heykelinin önünde duruyoruz.</p>
<p>Azerbaycan edebiyatının önemli kadın şairlerinden biri olan Natavan’ın heykeli, Karabağ’ın kültürel mirasını simgeleyen değerli eserlerden biri.</p>
<p>Bir süre sonra yer altında, samimi bir mekân olan Dolma Restaurant’a oturuyoruz.</p>
<p>Yaprak sarması bizim mutfağımıza o kadar benziyor ki sofrada yabancılık hissimiz bir anda kayboluyor. Tanıdık tatlar, uzaklarda olmanın duygusunu yumuşatıyor.</p>
<p>Şehrin kalbi sayılan Nizami Street (Nizami küçəsi) ve meydanına vardığımızda ise adeta başka bir atmosfere geçiyoruz.</p>
<p>Diğer adıyla Torgovaya… 1864’ten bu yana Bakü’nün ticaretine, kültürüne ve gündelik yaşamına tanıklık eden bu cadde; ışıkları, mağazaları ve sokak müzisyenleriyle yaşayan bir açık hava sahnesi gibi.</p>
<p>Kalabalığın içinde yürürken yalnızca bir şehri değil, kardeş bir kültürün ritmini hissediyoruz.</p>
<p>Her adımda tanıdık bir kelime, her köşede ortak bir geçmiş… Bakü, rüzgârıyla olduğu kadar kalbiyle de sarıyor insanı.</p>
<p>Yerdeki parke taşları öylesine düzgün döşenmiş ki, üzerinde yürürken balıksırtında kayıyor hissine kapılıyorsunuz. Sokak boyunca ilerlerken bronz bir şemsiyeli kadın heykeli dikkat çekiyor; zarif duruşuyla gelip geçenlere sessizce eşlik ediyor.</p>
<p>Cadde adını ünlü Azerbaycanlı şair Nizâmî-i Gencevî’den alıyor. Onun şiirlerindeki zarafet sanki bu caddenin ruhuna sinmiş.</p>
<p>Günü, Üzeyir Hacıbəyli Caddesi üzerindeki Bakü Kitap Merkezi’ne uğrayarak kapatıyoruz.</p>
<p>Kitapseverler için adeta bir sığınak olan merkez, zarif mimarisi ve ferah atmosferiyle daha kapısından girer girmez insanı etkiliyor.</p>
<p>Raflarda Azerbaycan edebiyatından dünya klasiklerine uzanan geniş bir seçki bulunuyor.</p>
<p>Sessiz salonları, kitapların arasında dolaşan ziyaretçileriyle günün telaşından uzak, huzurlu bir ortam sunuyor.</p>
<p>İçerideki kafe ise mekâna ayrı bir sıcaklık katıyor. Kahvelerimizi yudumlarken akşam ışıkları altında Bakü’yü izliyor, günün yorgunluğunu geride bırakıyoruz.</p>
<p>Bakü’deki ilk günümüzü sanat, edebiyat ve şehir hayatının iç içe geçtiği bu güzel mekânda tamamlıyoruz.</p>
<p><strong>Beste Serim Erbak</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236515" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-1.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-1.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-1-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236514" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9-1.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9-1.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9-1-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236513" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-3.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-3.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-3-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236512" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-4.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-4.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-4-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-4-119x89.jpg 119w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-5-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236511" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-5-1.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-5-1.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-5-1-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236507" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-7.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-7.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-7-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236506" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-8.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-8.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-8-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236505" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-9-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-236504" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10.jpg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10.jpg 400w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/09/Beste-Erbak-Baku-10-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trip.com Avrupa&#8217;nın 2026 için en iyi 10 kayak merkezini açıkladı..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/bttatil/trip-com-avrupanin-2026-icin-en-iyi-10-kayak-merkezini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236292</guid>

					<description><![CDATA[Trip.com’un 2026 Avrupa’nın en iyi kayak merkezleri listesinde İsviçre, Fransa ve Avusturya’dan merkezler var; pist içi dışı deneyimler ve etkileyici Alp manzaraları sunuyor. İster kayağa tamamen yeni başlayan ve daha düz, kolay parkurlar arayan olun, ister zorlu inişlerin peşine düşen deneyimli bir dağ tutkunu, Avrupa her seviyeye uygun etkileyici araziler sunuyor; hem de kaçırılmayacak manzaralar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trip.com’un 2026 Avrupa’nın en iyi kayak merkezleri listesinde İsviçre, Fransa ve Avusturya’dan merkezler var; pist içi dışı deneyimler ve etkileyici Alp manzaraları sunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak.jpg" alt="" width="1200" height="680" class="alignnone size-full wp-image-236293" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak.jpg 1200w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-300x170.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-1024x580.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-768x435.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-570x323.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-701x397.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/kayak-1067x605.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></a></p>
<p>İster kayağa tamamen yeni başlayan ve daha düz, kolay parkurlar arayan olun, ister zorlu inişlerin peşine düşen deneyimli bir dağ tutkunu, Avrupa her seviyeye uygun etkileyici araziler sunuyor; hem de kaçırılmayacak manzaralar eşliğinde.</p>
<p>İsviçre’de buzullarla taçlanan zirvelerden Fransa Alpleri’nin geniş yamaçlarına uzanan bölgede, Trip.com kıtanın İsviçre’deki zirvelerden Fransa Alpleri’ne uzanan en iyi 50 kayak merkezi içeren yıllık sıralamasını hazırladı.</p>
<p>Liste; müşteri yorumları, yıl boyu satış verileri, istikrarlı kalite ve özgün konseptlerin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.</p>
<p>Zermatt Kayak Merkezi, İsviçre<br />
Trip.com’un sıralamasında zirvede yer alan Zermatt Kayak Merkezi, İsviçre’nin Valais Kantonu’nun Almanca konuşulan bölümünde bulunuyor.</p>
<p>İtalya sınırına kadar uzanan 360 kilometrelik pistleriyle merkez, hem usta kayakçılara hitap eden parkurları hem de aile dostu yapısıyla “kayakçı cenneti” olarak anılıyor.</p>
<p>Burada, etkileyici manzaralar eşliğinde telesiyejler 3.883 metre yüksekliğindeki Klein Matterhorn zirvesine kadar çıkıyor ve yılın 12 ayı, hatta yaz aylarında bile kayak yapmak mümkün.</p>
<p>Val Thorens, Fransa<br />
Deniz seviyesinden 2.000 metrenin üzerinde bir rakımda yer alan Val Thorens, kayakçılara Alplerin manzarasını kuşbakışı görme imkânı sunuyor.</p>
<p>Fransa’daki en uzun kızak pistine ev sahipliği yapan Cosmojet Luge, 5 kilometre uzunluğunda ve 700 metrelik bir dikey düşüşe sahip. Péclet Buzulu’ndan başlayan pist, işaretli parkuru izleyerek karlı manzara boyunca 45 dakikalık bir yolculuk sunuyor.</p>
<p>Kayak dışında da yapılacak pek çok etkinlik var: Kar motosikletiyle veya kar üzerinde sürüşe uygun dağ kartlarıyla karla kaplı doğayı keşfedebilirsiniz. Ziyaretçiler ayrıca paramotor ya da yamaç paraşütüyle havalanarak Alpleri gökyüzünden deneyimleyebiliyor.</p>
<p>Macera tutkunları, Val Thorens’in kartpostallık buz şelalelerine buz tırmanışıyla meydan okuyabiliyor. Eğitimler sırasında ziyaretçilere buz duvarını tırmanmak ve merkeze panoramik açıdan hâkim olmak için buz baltası ve kramponların nasıl kullanılacağı öğretiliyor.</p>
<p>Courchevel, Fransa<br />
Fransız Alpleri’ne gizlenmiş bu seçkin yüksek rakımlı destinasyon; panoramik dağ manzaraları, pistlere doğrudan erişim, çeşitli spor olanakları, seçkin butik alışveriş imkânları ve Michelin yıldızlı gastronomi deneyimleriyle tanınıyor.</p>
<p>Courchevel’in kayak alanı, her seviyeye uygun işaretli 150 kilometrelik pistten oluşuyor ve dünyanın en büyük kayak bölgesi olan 3 Vallées’e doğrudan erişim sağlıyor; böylece kayak için fazladan 600 kilometrelik pist daha sunuluyor.</p>
<p>Lükse ekstra bir dokunuş katmak için, teleferik kabinlerinin tasarımı ünlü moda evi Chanel’e emanet edilmiş.</p>
<p>Kayak yapmak istemeyenler için Courchevel Kayak Merkezi’nden hareket eden Savoie turları, Alp manzarasını kişiye özel programlarla keşfetme olanağı sunuyor. Courchevel’i çevreleyen köyler, kasabalar ve kayak merkezlerinden dağ geçitlerine, göllere ve alp buzullarına uzanan gezi güzergâhlarında rehberler bölgenin yerel kültürü ve mirasına dair bilgiler paylaşıyor.</p>
<p>St. Moritz Corviglia Kayak Merkezi, İsviçre<br />
Bu İsviçre merkezinin pistleri Marguns, Corviglia, Salastrains, Signal, Munt da San Murezzan gibi geniş alanlara yayılıyor ve 3.057 metreyle en yüksek nokta olan Piz Nair’e kadar ulaşıyor.</p>
<p>Tesis, 88 pist, 56 lift ve çok sayıda kayak rotası sunuyor. Bunların arasında, Alplerin doğu kesiminde 3.303 metre rakımdan başlayan 9 kilometrelik bir iniş parkuru da var. Adrenalin aramayanlar içinse 3 kilometre uzunluğunda orta seviye pistler bulunuyor.</p>
<p>Pistlerden uzaklaşmak isteyenler için çeşitli restoranlar, göz alıcı dağ manzaraları eşliğinde yemek yemek için ideal adresler.</p>
<p>Les Menuires, Fransa<br />
3 Vallées kayak bölgesinin tam kalbinde yer alan Les Menuires’de ziyaretçileri, mükemmel kar örtüsü ve unutulmaz bir kayak deneyiminden aşağısı beklemiyor.</p>
<p>Oldukça yüksek rakımlı bu merkezde kayak alanının yüzde 85’i 1.800 metrenin üzerinde. Pistlerin yüzde 52’si ise kar makineleriyle destekleniyor. Kayak yapacak yer konusunda seçenek sıkıntısı yaşanmıyor: Les Menuires, komşu merkez Saint-Martin-de-Belleville ile birlikte 30 liftin hizmet verdiği 81 piste sahip.</p>
<p>Burada heyecan arayanlar, dik eğimli ve dar geçişli siyah pistlerin yanı sıra en ince teknik hâkimiyetini gerektiren off-pist rotalarda kaymanın keyfini çıkarabiliyor.</p>
<p>2026 için Avrupa’nın en iyi 10 kayak merkezi<br />
Bu yıl listeye girmeyi başaran önde gelen merkezlere daha yakından bakıyoruz:</p>
<p>Zermatt Kayak Merkezi, Zermatt, İsviçre<br />
Val Thorens, Saint-Martin-de-Belleville, Fransa<br />
Courchevel, Fransa<br />
St. Moritz Corviglia Kayak Merkezi, Saint Moritz, İsviçre<br />
Les Menuires, Fransa<br />
KitzSki, Kitzbuhel, Avusturya<br />
Verbier, İsviçre<br />
Les Deux Alpes, Mont de Lans, Fransa<br />
Méribel, Les Allues, Fransa<br />
Les Arcs, Bourg-Saint-Maurice, Fransa</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wynn Al Marjan Island’da BAE’nin ilk kumarhane tesisi 2027 Eylülde planlandı..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/dunya/wynn-al-marjan-islandda-baenin-ilk-kumarhane-tesisi-2027-eylulde-planlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236247</guid>

					<description><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin kuzeydeki emirliği Ras el Hayme&#8217;de yer alan Wynn Al Marjan Island oyun merkezinin inşaat çalışmaları hızla ilerliyor ve planlandığı gibi sürüyor şu sıralar. Ortadoğu’daki devam eden çatışmayla bağlantılı gecikmelerin ardından, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ilk ruhsatlı kumarhane Eylül 2027’de Ras Al Khaimah’taki Wynn Al Marjan Island’da açılmaya hazırlanıyor. Wynn Resorts CEO’su Craig Billings, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin kuzeydeki emirliği Ras el Hayme&#8217;de yer alan Wynn Al Marjan Island oyun merkezinin inşaat çalışmaları hızla ilerliyor ve planlandığı gibi sürüyor şu sıralar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE.webp" alt="" width="1280" height="800" class="alignnone size-full wp-image-236248" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-300x188.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-1024x640.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-768x480.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-86x54.webp 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-570x356.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-120x74.webp 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-701x438.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-1067x667.webp 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/08/BAE-378x237.webp 378w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Ortadoğu’daki devam eden çatışmayla bağlantılı gecikmelerin ardından, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ilk ruhsatlı kumarhane Eylül 2027’de Ras Al Khaimah’taki Wynn Al Marjan Island’da açılmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Wynn Resorts CEO’su Craig Billings, 4 Ağustos’ta yatırımcılarla yaptığı üç aylık bilgilendirme toplantısında, yeni tatil köyünün inşaatının “hızla ilerlediğini” ve şirketin tesisin gelecek yıl sonbaharda kapılarını halka açmasını beklediğini söyledi.</p>
<p>Billings, mayıs ayında projenin “hafif bir gecikme” yaşayacağını açıklamış, Şubat sonlarında Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıların ardından patlak veren savaş sonrası bölgede yaşanan “lojistik ve nakliye zorluklarını” gerekçe göstermişti.</p>
<p>Las Vegas ve Boston’un yanı sıra Makao’da kumarhane işleten ABD’li Wynn grubu, Ekim 2024’te, kumarın şu anda yasak olduğu BAE tarafından verilen ilk ticari oyun işletmeciliği lisansını aldı.</p>
<p>Şirket şu anda, BAE’yi oluşturan yedi emirlikten biri olan Ras Al Khaimah’taki Wynn Al Marjan Island’da 1.542 odalı bir lüks tatil köyü geliştiriyor.</p>
<p>Billings, “Şu anda otel odalarının iç donanımında aktif olarak ilerliyoruz; mekanik, elektrik ve ince işler planlandığı sırayla devam ediyor” dedi.</p>
<p>Orta Doğu’daki çatışmanın, küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar ve personel hareketliliği nedeniyle kumarhanenin inşasını hâlâ etkilediğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>“Bu kesintiler projenin hem zamanlamasını hem maliyetini etkiledi” diyen Billings, ilave maliyeti “yaklaşık 600 milyon dolar” olarak tahmin etti; bunun yaklaşık yarısını çatışmaya, ayrıca artan malzeme maliyetlerine ve nakliye fiyatlarındaki yükselişe bağladı.</p>
<p>Wynn Resorts hisseleri, mesai sonrası işlemlerde yüzde 5 yükseldi.</p>
<p>Dubai Uluslararası Havalimanı’nın (DXB) 80 kilometre kuzeyinde yer alan Wynn Al Marjan Island, Basra Körfezi’ne bakan 60 hektarlık bir ada üzerinde geliştiriliyor.</p>
<p>Tatil köyünde kumarhanenin yanı sıra 70 katlı bir kule, 22 restoran, bar ve lounge, ayrıca özel plajlı bir plaj kulübü yer alacak.</p>
<p>Ayrıca kuaför ve fitness merkezi bulunan lüks bir spa, tasarımcı butikleri, etkinlik alanları, eğlence ve gece hayatı mekânları, çocuk kulübü, birden fazla havuz ve tam donanımlı bir marina olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizler son dakika tatile koştu..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/bttatil/ingilizler-son-dakika-tatile-kostu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236146</guid>

					<description><![CDATA[Yeni veriler, bu yaz Britanyalıların ani kaçamaklara yöneldiğini, ama rotalarını yine İspanya ve Türkiye gibi denenmiş tatil adreslerine çevirdiğini gösteriyor. Sıcak hava dalgaları, uçak bileti fiyatları ve jeopolitik gerilimler yaz tatili planlarına belirsizlik katmaya devam ederken, bazı İngilizler son dakika tatil rezervasyonlarına yöneliyor; çoğu zaman yolculuklarından yalnızca bir ya da iki gün önce. Çevrimiçi seyahat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni veriler, bu yaz Britanyalıların ani kaçamaklara yöneldiğini, ama rotalarını yine İspanya ve Türkiye gibi denenmiş tatil adreslerine çevirdiğini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.jpg" alt="" width="976" height="549" class="alignnone size-full wp-image-236147" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.jpg 976w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 976px) 100vw, 976px" /></a></p>
<p>Sıcak hava dalgaları, uçak bileti fiyatları ve jeopolitik gerilimler yaz tatili planlarına belirsizlik katmaya devam ederken, bazı İngilizler son dakika tatil rezervasyonlarına yöneliyor; çoğu zaman yolculuklarından yalnızca bir ya da iki gün önce.</p>
<p>Çevrimiçi seyahat acentesi loveholidays&#8217;in yeni verilerine göre İngiliz gezginler bu yaz “ani kaçamaklara” göz dikmiş durumda; ertesi güne yönelik tatil rezervasyonları geçen yıla kıyasla yüzde 26 artmış.</p>
<p>Kalkıştan iki gün içinde yapılan rezervasyonlar da yüzde 19 artmış durumda; seyahatten üç gün önce alınan tatiller ise geçen yıla göre yüzde 15 yükselmiş.</p>
<p>Loveholidays, bu kadar kısa sürede rezervasyon yapılması trendine rağmen tatil destinasyonu seçimlerinin hâlâ “denenmiş ve onaylanmış” yerlerde yoğunlaştığını belirtiyor.</p>
<p>Mayorka, Tenerife, Antalya, Costa Blanca ve Ibiza ertesi gün kalkışları için en popüler beş seçenek; her biri “güneş garantisi, kısa uçuş süreleri ve Birleşik Krallık havalimanlarından sık uçuşlar” sunuyor.</p>
<p>Bir diğer öncelik ise pratiklik; ertesi gün başlayan seyahatler için yapılan rezervasyonların yüzde 41&#8217;ini her şey dahil tatiller oluşturuyor, zira İngilizler “varıştan sonra neredeyse hiç planlama gerektirmeyen, sorunsuz molalar” arıyor.</p>
<p>“Geleneksel rezervasyon süresi değişiyor ve yaz tatilinizi aylar öncesinden ayarlamanız gerektiği fikri eskisi kadar katı bir kural olmaktan çıkıyor” dedi loveholidays&#8217;in Pazarlama ve Tedarikten Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi Al Murray.</p>
<p>“Daha fazla tatilci, aylar süren planlar yapmak yerine spontan kaçamakları tercih ediyor; bu da fiyat, müsaitlik ve izin süresinin doğru bileşimi bir araya geldiğinde hızlı karar vermeye istekli olduklarını gösteriyor.</p>
<p>“İlginçtir ki rezervasyondaki bu spontane tavır, daha riskli seçimlere dönüşmüyor. Tatilciler hâlâ kendilerine tanıdık favori rotalara yöneliyor; bu da İngilizlerin tatillerini ne zaman ayırdıkları konusunda daha fevri davrandıklarını, ama nereye gidecekleri konusunda aynı ölçüde değişmediklerini gösteriyor.”</p>
<p>Son dakika kalkışlar için en gözde destinasyonlar<br />
loveholidays (kaynak İngilizce) verilerine göre son dakika kalkışlar için en popüler beş destinasyon:</p>
<p>1. Mayorka, Balear Adaları<br />
2. Antalya, Türkiye<br />
3. Costa Blanca, İspanya<br />
4. Tenerife, Kanarya Adaları<br />
5. Ibiza, Balear Adaları</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Zelanda 850 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez tam güneş tutulmasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/teknobilim/yeni-zelanda-850-yili-askin-surenin-ardindan-ilk-kez-tam-gunes-tutulmasina-ev-sahipligi-yapmaya-hazirlaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:31:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236054</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Zelanda&#8217;nın Dunedin kenti, 850 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez tam güneş tutulmasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2028&#8217;de gerçekleşecek doğa olayı için otellerde rezervasyon patlaması yaşanırken, kente on binlerce ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Yeni Zelanda&#8217;nın güneyindeki Dunedin kentinde, 22 Temmuz 2028&#8217;de yaşanacak güneş tutulması için hazırlıklar hız kazandı. Yaşanacak tarihi anlara daha iki yıl olmasına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Zelanda&#8217;nın Dunedin kenti, 850 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez tam güneş tutulmasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2028&#8217;de gerçekleşecek doğa olayı için otellerde rezervasyon patlaması yaşanırken, kente on binlerce ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend.jpg" alt="" width="596" height="335" class="alignnone size-full wp-image-236055" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend.jpg 596w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/yenizelend-570x320.jpg 570w" sizes="auto, (max-width: 596px) 100vw, 596px" /></a></p>
<p>Yeni Zelanda&#8217;nın güneyindeki Dunedin kentinde, 22 Temmuz 2028&#8217;de yaşanacak güneş tutulması için hazırlıklar hız kazandı. Yaşanacak tarihi anlara daha iki yıl olmasına rağmen, oteller erken rezervasyonlarla dolmaya başladı. Yetkililer, tutulmanın kente büyük bir turizm hareketliliği kazandıracağını öngörüyor.</p>
<p>KARANLIK YAŞANACAK<br />
22 Temmuz 2028 tarihinde saat 16.17&#8217;de Ay’ın, Güneş&#8217;in önünden geçerek Yeni Zelanda&#8217;nın güneyinde yaklaşık 100 kilometre genişliğinde bir gölge şeridi oluşturması bekleniyor. Queenstown&#8217;dan Dunedin&#8217;e kadar uzanan bu hat üzerindeki bölgeler, 2 dakika 51 saniye boyunca gündüz vakti karanlığa bürünecek.</p>
<p>Yoğun ilgi nedeniyle kentteki konaklama tesisleri de iki yıl sonrası için rezervasyon almaya başladı. Ücretsiz güneş tutulması gözlüğünün de yer aldığı özel konaklama paketleri sunan Dunedin Leisure Lodge&#8217;un tutulma dönemine yönelik rezervasyonları şimdiden tamamen doldu.</p>
<p>İNSANLAR İLK KEZ İZLEYECEK<br />
Tūhura Otago Müzesi Direktörü ve astronom Dr. Ian Griffin, Dunedin&#8217;den görülebilen son güneş tutulmasının 1163 yılında gerçekleştiğini belirterek, &#8220;Bu olay, insanların Yeni Zelanda&#8217;ya yerleşmesinden önce yaşandı. Dolayısıyla tutulmayı bu bölgeden izleyecek ilk insanlar biz olacağız. Bu gerçekten çok heyecan verici.&#8221; dedi.</p>
<p>Griffin, bunun aynı zamanda 1965 yılından bu yana Yeni Zelanda&#8217;nın herhangi bir noktasından izlenebilecek ilk tam güneş tutulması olacağını vurgulayarak, &#8220;Hava açık olursa, o yaklaşık üç dakikalık karanlık herkes için unutulmaz bir deneyim olacak.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>130 bin nüfuslu Dunedin&#8217;e tutulma için yaklaşık 35 bin ziyaretçinin gelmesi beklenirken, kentte iki yıllık geri sayım da resmen başladı. Güneş tutulmasına uzun yıllardır hazırlık yaptığını söyleyen Griffin ise, &#8220;Evimi yıllar önce, tutulmayı en iyi izleyebileceğim noktada olduğu için satın aldım.&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en güvenli yalnız seyahat adresleri açıklandı: Yedisi Avrupa&#8217;da&#8230;</title>
		<link>https://belgoturk.tv/bttatil/dunyanin-en-guvenli-yalniz-seyahat-adresleri-aciklandi-yedisi-avrupada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:05:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=236026</guid>

					<description><![CDATA[Listenin zirvesinde, risk endeksi 10 üzerinden yalnızca 0,78 olan mikrodevlet San Marino yer aldı; Andorra, Avusturya ve Çekya da üst sıralarda kendine yer buldu. İlk yalnız seyahatinize çıkmak göz korkutucu olabilir, ama bunu daha az ürkütücü hale getirmenin kesinlikle yolları var. Hiçbir destinasyonun yüzde 100 güvenli olamayacağını (yaşadığınız şehir için de aynı şey geçerli) unutmamak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Listenin zirvesinde, risk endeksi 10 üzerinden yalnızca 0,78 olan mikrodevlet San Marino yer aldı; Andorra, Avusturya ve Çekya da üst sıralarda kendine yer buldu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-236039" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01.jpg" alt="" width="835" height="510" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01.jpg 835w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-300x183.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-768x469.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-122x74.jpg 122w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-570x348.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil01-701x428.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 835px) 100vw, 835px" /></a></p>
<p>İlk yalnız seyahatinize çıkmak göz korkutucu olabilir, ama bunu daha az ürkütücü hale getirmenin kesinlikle yolları var.</p>
<p>Hiçbir destinasyonun yüzde 100 güvenli olamayacağını (yaşadığınız şehir için de aynı şey geçerli) unutmamak gerekir; yine de gece rahatça dolaşılabilen, savaş ve çatışma açısından istikrarlı olmasıyla bilinen yerleri seçerek riski önemli ölçüde azaltabilirsiniz.</p>
<p>Arayışınızı daraltmanıza yardımcı olmak için Squaremouth (kaynak İngilizce), ziyaret edilebilecek en güvenli ülkeleri belirlemek amacıyla 100&#8217;den fazla ülkeyi karşılaştırdı.</p>
<p>ABD merkezli seyahat sigortası karşılaştırma sitesi, İnsani Gelişme Endeksi&#8217;ne göre &#8220;çok yüksek&#8221; veya &#8220;yüksek&#8221; insani gelişmişlik düzeyine sahip destinasyonları değerlendirdi; bu sırada ülkelerin Küresel Barış Endeksi puanlarını, Numbeo verilerine dayanan güvenlik algısını, mobil internetin ortanca indirme hızını ve sağlık hizmetlerine erişimi inceledi.</p>
<p>Sonuçlara Avrupa damgasını vurdu; yalnız seyahat edenler için en güvenli ilk 10 destinasyondan yedisi kıtada yer alıyor.</p>
<p>Dünyanın en güvenli yalnız seyahat destinasyonları<br />
Mikro devlet San Marino, 10 üzerinden 0,78&#8217;lik risk endeksiyle listenin başına yerleşti.</p>
<p>Yerel halkın kişisel güvenlik algısı yüksek; ankete katılanların yüzde 90&#8217;ı gece tek başına yürürken kendini rahat hissettiğini söylüyor. Ülke ayrıca iyi bir sağlık sistemi ve düşük çevresel risklerin avantajını da yaşıyor.</p>
<p>Listenin ikinci sırasında ise bir başka Avrupa mikro devleti, Andorra, 10 üzerinden 1,33 risk puanıyla yer aldı.</p>
<p>Üçüncü sıra, orayı ziyaret etmiş olanları şaşırtmayacaktır: Singapur, 10 üzerinden 1,56&#8217;lık bir puana sahip.</p>
<p>İlk beşi, kıtadan iki ülke, Avusturya ve Çekya tamamladı. Estonya, Danimarka ve Slovenya da ilk 10&#8217;a girmeyi başardı.</p>
<p>Yalnız seyahat edenler için en güvenli 10 destinasyon</p>
<p>San Marino<br />
Andorra<br />
Singapur<br />
Avusturya<br />
Çekya<br />
Katar<br />
Estonya<br />
Brunei<br />
Danimarka<br />
Slovenya</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Taş Şehirden Bin Pencereli Şehre</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-tas-sehirden-bin-pencereli-sehre/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 14:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235804</guid>

					<description><![CDATA[Taş Şehirden Bin Pencereli Şehre Yavaş yavaş bu güzel ülkedeki yolculuğumuzun son duraklarına yaklaşıyoruz. Saranda Harbour Otel’in güler yüzlü, içten ve her konuda bize yardımcı olan genç çalışanıyla vedalaştıktan sonra, Arnavutluk’un iç kesimlerine doğru ilerleyerek Tiran’a yöneliyoruz. İlk durağımız, tarihi dokusu ve benzersiz mimarisiyle ünlü Gjirokastër oluyor. Türkçede Ergiri olarak bilinen bu eski Osmanlı kenti, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taş Şehirden Bin Pencereli Şehre</p>
<p>Yavaş yavaş bu güzel ülkedeki yolculuğumuzun son duraklarına yaklaşıyoruz. Saranda Harbour Otel’in güler yüzlü, içten ve her konuda bize yardımcı olan genç çalışanıyla vedalaştıktan sonra, Arnavutluk’un iç kesimlerine doğru ilerleyerek Tiran’a yöneliyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09.jpeg" alt="" width="1377" height="1051" class="alignnone size-full wp-image-235805" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09.jpeg 1377w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-300x229.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-1024x782.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-768x586.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-570x435.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-701x535.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/09-1067x814.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1377px) 100vw, 1377px" /></a></p>
<p>İlk durağımız, tarihi dokusu ve benzersiz mimarisiyle ünlü Gjirokastër oluyor. Türkçede Ergiri olarak bilinen bu eski Osmanlı kenti, 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Dağın yamacına kurulan şehir; taş çatılı geleneksel evleri, taş döşeli dar sokakları ve yüzyıllardır koruduğu mimari dokusuyla bugün “Taş Şehir” olarak anılıyor.<br />
Gjirokastër, geçmişle günümüzün iç içe geçtiği, her köşesinde tarihin izlerini taşıyan büyüleyici bir şehir. Arnavutluk’un güneyindeki bu özel kent, daha ilk bakışta bizi taş duvarların arasında saklı uzun bir geçmişin izlerini sürmeye davet ediyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1.jpeg" alt="" width="1613" height="1184" class="alignnone size-full wp-image-235807" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1.jpeg 1613w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-300x220.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-1024x752.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-768x564.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-1536x1127.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-570x418.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-701x515.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1-1067x783.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1613px) 100vw, 1613px" /></a></p>
<p>Eski şehri gezmek için tepeye doğru tırmanıyoruz. Arnavutluk’taki ikinci park cezamızı da burada alıyoruz; üstelik gözümüzün içine baka baka yazılıyor. Taksiyle gelmediğimize kısa bir süre hayıflansak da, karşılaştığımız manzara bu küçük can sıkıntısını hemen unutturuyor.<br />
Dik yokuşlara yayılan Arnavut kaldırımlı sokaklarda ilerlerken, geniş kayrak taşlarıyla örtülü çatılara sahip beyaz evler arasında kendimizi bambaşka bir dünyanın içinde buluyoruz. Bu görüntü, bana Mostar’da gördüğüm eski taş evleri hatırlatıyor. Tarihin izlerini taşıyan bu sokaklarda yürürken, sanki bir masal diyarında ilerliyormuşuz gibi hissediyoruz.<br />
1417 yılında Osmanlı hâkimiyetine giren, 1431’de kurulan Arvanid (Arnavid) Sancağının merkezi olan eski şehir; yamaçlara, yeşillikler arasına serpiştirilmiş Osmanlı mimarisinin zarif örnekleri olan ahşap kepenkli geleneksel taş evleriyle Gjirokastër’e kendine özgü, dingin ama görkemli bir siluet kazandırıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1.jpeg" alt="" width="1507" height="1112" class="alignnone size-full wp-image-235806" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1.jpeg 1507w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-300x221.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-1024x756.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-768x567.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-570x421.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-701x517.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1-1067x787.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1507px) 100vw, 1507px" /></a></p>
<p>Taş duvarların, dar sokakların ve yüzyıllardır korunan bu mimari dokunun içinde dolaşırken, zamanın ağır adımlarla ilerlediği, geçmişle günümüzün iç içe geçtiği bir dünyaya girmiş gibi oluyoruz.<br />
Şehrin kaleye doğru yükselen taş döşeli yokuşunun başında, 1757 yılında Memi Bey tarafından inşa ettirilen Osmanlı Çarşı Camii, diğer adıyla Memi Bey Camii, bizi karşılıyor. Taş duvarlarla çevrili sessiz ve dingin avlusundan tarihi kente baktığımızda, ışığın taş yapılar üzerinde dans ettiği, geçmişle bugünün iç içe geçtiği büyüleyici bir manzara uzanıyor önümüzde. Buradan Gjirokastër’i seyretmek, şehrin ruhunu hissetmek ve onu anlamaya başlamak için eşsiz bir başlangıç oluyor.<br />
Caminin hemen altındaki kemerli yapıda yer alan Te Kubé’ye girerek kısa bir mola veriyoruz. Bir şeyler içip dinlenirken, taş duvarlara sinmiş yüzyılların hikâyesi ve dar sokaklardan yükselen hafif uğultu, bu benzersiz kentin zamansız atmosferini daha da belirginleştiriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1.jpeg" alt="" width="1536" height="1167" class="alignnone size-full wp-image-235808" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-300x228.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-1024x778.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-768x584.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-570x433.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-701x533.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1-1067x811.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Çarşıyı boydan boya yürüyerek ulaştığımız Çerçiz Topulli Meydanı’nda, Gjirokastër’in tarihine ve belleğine iz bırakmış önemli kişiliklere adanmış anıt hemen dikkatimizi çekiyor. Burada, Arnavut kültürünün ve tarihinin farklı dönemlerine damga vurmuş isimlerin büstleri yer alıyor.<br />
Şehrin yetiştirdiği en önemli kişilerden biri, eserleriyle Arnavut edebiyatını dünyaya tanıtan ünlü yazar İsmail Kadare. Bunun yanında, seçkin tarihçi ve dilbilimci Eqrem Çabej ile ülkenin uzun yıllar liderliğini yapan Enver Hoxha da bu şehirle özdeşleşen isimler arasında yer alıyor. Anıt, Gjirokastër’in yalnızca taş evleri ve tarihi sokaklarıyla değil, yetiştirdiği önemli insanlarla da Arnavutluk’un hafızasında özel bir yere sahip olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1.jpeg" alt="" width="1536" height="1163" class="alignnone size-full wp-image-235809" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-300x227.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-1024x775.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-768x582.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-570x432.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-701x531.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1-1067x808.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Farklı dönemlerden ve farklı düşünce dünyalarından gelen bu isimler, Gjirokastër’in yalnızca taş evleri ve tarihi sokaklarıyla değil, yetiştirdiği önemli kişiliklerle de Arnavutluk tarihinde özel bir yere sahip olduğunu gösteriyor.<br />
Meydana adını veren Çerçiz Topulli’nin heykeli, yüksek kaidesi üzerinde kente hâkim bir duruşla yükseliyor. Meydanda dolaşıp çevreyi seyrederken, taş evlerin oluşturduğu etkileyici siluet, hareketli çarşı yaşamı ve tarihi dokunun canlı atmosferi bizi adeta içine çekiyor. Gjirokastër’in kendine özgü mimarisi, her köşede farklı bir ayrıntı sunuyor. Çerçiz Topulli Meydanı ise bu eşsiz şehrin ruhunu en iyi yansıtan duraklardan biri olarak hafızamızda yer ediyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1.jpeg" alt="" width="1536" height="1120" class="alignnone size-full wp-image-235810" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-300x219.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-1024x747.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-768x560.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-570x416.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-701x511.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1-1067x778.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Berat’a doğru yola çıkıyoruz. Yol üzerinde Tepelenë’ye uğramaya karar veriyoruz. 15. yüzyılın sonlarında Osmanlı hâkimiyetine giren ve yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli yerleşimlerinden biri olan bu küçük şehir, Arnavutluk’un en uzun nehri olan Vjosë Vadisi’ne hâkim bir plato üzerinde kurulmuş. Kıvrıla kıvrıla yükselen dağ yolunda ilerlerken, çevremizi saran yemyeşil doğa ve vadinin etkileyici manzarası yolculuğumuza ayrı bir güzellik katıyor.<br />
Şehrin adı, 1740 yılında burada doğan ve Osmanlı Devleti&#8217;nin en güçlü eyalet yöneticilerinden biri olarak tanınan Tepeleneli Ali Paşa ile özdeşleşmiş. Daha kente girer girmez, heybetiyle dikkat çeken Ali Paşa Kalesi bizi karşılıyor. Taş duvarlarıyla Vjosë Vadisi’ne hâkim bir noktada yükselen bu görkemli yapı, geçmişin izlerini günümüze taşıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1.jpeg" alt="" width="1596" height="1101" class="alignnone size-full wp-image-235811" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1.jpeg 1596w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-300x207.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-1024x706.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-768x530.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-1536x1060.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-570x393.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-80x55.jpeg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-701x484.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1-1067x736.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1596px) 100vw, 1596px" /></a></p>
<p>1809 yılında İngiliz romantik şair Lord Byron, Akdeniz yolculuğu sırasında Tepelenë’ye gelerek Ali Paşa’yı ziyaret etmiş. Gücü ve sıra dışı kişiliğiyle Avrupa&#8217;da da ün kazanan Ali Paşa’yı yakından tanımak isteyen Byron, bu ziyaretinden derin izlenimlerle ayrılmış. Henüz 36 yaşındayken yaşamını yitiren ünlü şairin anısına, bugün kale duvarında bir plaket bulunuyor.<br />
Tepelenë, şaşırtıcı derecede sakin ve huzurlu bir şehir. Kalabalık ve hareketli kentlerin ardından bu dingin atmosfer bize çok iyi geliyor. Ana meydandaki bir kafeye oturup kısa bir mola veriyor, ardından son derece lezzetli bir öğle yemeğiyle kendimizi ödüllendiriyoruz. Meydanda yer alan büstler, kentin tarihine ve kültürel belleğine iz bırakmış önemli isimleri yaşatıyor. Yakınındaki Aziz Thoma ve Aziz Yuhanna Teolog Kilisesi ise sade mimarisi ve huzurlu atmosferiyle dikkatimizi çekiyor. Bu mütevazı yapı, Ortodoks mimarisinin zarif örneklerinden biri olarak meydanın tarihî dokusunu tamamlıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11.jpeg" alt="" width="1386" height="1124" class="alignnone size-full wp-image-235812" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11.jpeg 1386w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-300x243.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-1024x830.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-768x623.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-570x462.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-701x568.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/11-1067x865.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1386px) 100vw, 1386px" /></a></p>
<p>Milli giysileri içinde halk oyunu oynayan Arnavut çocuklarını betimleyen heykel, şehrin sıcak ve samimi ruhunu en güzel yansıtan ayrıntılardan biri olarak hafızamızda yer ediyor. Çocukların neşesini ve geleneklerini simgeleyen bu eser, meydana ayrı bir canlılık katıyor. Yeşillikler içindeki bu huzurlu kasabadan ayrılırken, burada biraz daha fazla vakit geçirebilmeyi içten içe arzuluyoruz.<br />
Berat’a daha girer girmez büyüleniyoruz. Mangalem, Gorica ve Kale mahalleleriyle birlikte 2008 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan tarihî merkezi, yaklaşık 2400 yıllık geçmişiyle tüm görkemiyle karşımızda duruyor. Daha ilk anda, insanı zamanın içinde yolculuğa çıkaran büyülü bir atmosfere sahip olduğunu hissettiriyor.<br />
Osmanlı döneminden günümüze ulaşan, çok sayıda penceresi bulunan cumbalı, iki katlı beyaz evler; dağın yamacına, yemyeşil doğanın içine, sanki birbirine yaslanmış gibi sıralanıyor. Bu pencerelerin bolluğu, kente &#8220;Bin Pencereli Şehir&#8221; unvanını kazandırmış. Adının Eski Slavca &#8220;beyaz şehir&#8221; anlamına gelen Beligrad sözcüğünden geldiği kabul edilen Berat, bu beyaz evleriyle adını adeta yaşatıyor. Her köşe başı, her dar sokak ve her taş yapı, insanı açık hava müzesinde dolaşıyormuş hissine sürüklüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10.jpeg" alt="" width="1536" height="1205" class="alignnone size-full wp-image-235813" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-300x235.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-1024x803.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-768x603.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-220x173.jpeg 220w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-570x447.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-701x550.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/10-1067x837.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Osum Nehri’nin iki yakasına yayılan şehir, M.Ö. 3. yüzyılda İlliryalılar tarafından inşa edilen ve 187 metre yükseklikteki bir tepeye kurulmuş olan kalesiyle bütünlüğünü tamamlıyor. Surlar, en son Osmanlı döneminde onarılarak 24 kuleli hâle getirilmiş. Yukarıdan bakıldığında, nehirle bölünen kentin iki yakası bir tablo gibi uzanıyor.<br />
18.yüzyılın sonlarında Ahmet Kurt Paşa tarafından yaptırılan Gorica Köprüsü’nden karşı yakaya geçiyoruz. Nehrin üzerinde ağır adımlarla yürürken, Osum Nehri’nin dingin akışı ve iki yakaya yayılan tarihî doku insana tarifsiz bir huzur veriyor. Köprünün kemerlerinden geriye dönüp baktığımızda, yamaçlara sıralanmış beyaz evlerin oluşturduğu manzara adeta bir tabloyu andırıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14.jpeg" alt="" width="1562" height="1139" class="alignnone size-full wp-image-235814" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14.jpeg 1562w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-300x219.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-1024x747.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-768x560.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-1536x1120.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-570x416.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-701x511.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/14-1067x778.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1562px) 100vw, 1562px" /></a></p>
<p>Karşı kıyıya ulaştıktan sonra diğer köprüden yeniden tarihi merkeze dönüyor, Arnavut kaldırımlı daracık sokaklara dalıyoruz. Şirin kafeler, pansiyon ya da otele dönüştürülmüş tarihî evler; taş bahçe duvarları, ahşap kapıları ve kiremit çatılarıyla geçmişin zarafetini günümüze taşıyor. Her adımda, Berat&#8217;ın yüzyıllardır koruduğu özgün atmosferini biraz daha derinden hissediyoruz.<br />
Bekârlar Camii, köprüden geçer geçmez karşımıza çıkıyor. Avlonyalı İbrahim Paşa’nın oğlu Süleyman Paşa tarafından 1827–1828 yıllarında yaptırılan bu küçük cami, iç ve dış cephelerini süsleyen zarif kalem işleriyle dikkat çekiyor. Gösterişten uzak mimarisi ve ince işçiliği, yapıya kendine özgü bir zarafet kazandırıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13.jpeg" alt="" width="1434" height="1292" class="alignnone size-full wp-image-235815" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13.jpeg 1434w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-300x270.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-1024x923.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-768x692.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-570x514.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-701x632.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/13-1067x961.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1434px) 100vw, 1434px" /></a></p>
<p>Berat, insana acele etmeyi unutturuyor. Sanki zaman burada biraz daha yavaş akıyor. Her köşesi ayrı bir güzellik sunan bu şehrin sokaklarını doyasıya gezmeye vaktimiz yetmiyor. “Bir başka sefere…” diyerek ayrılırken, ardımızda bıraktığımız taş evler ve dar sokaklar kadar, içimizde taşıdığımız tatlı bir burukluk da bize eşlik ediyor.<br />
Güneş batarken, Tiran Havalimanı’na yakın Reign Otel’e ulaşıyoruz. Akşam yemeğimizi, otele yürüme mesafesindeki Feniks Restoran’da yiyoruz. İçtiğimiz nefis çorba, yalnızca içimizi değil, uzun yolculuğun yorgunluğunu da ısıtıyor. Arnavutluk’taki son akşamımız, sade ama unutulmayacak bir huzur içinde sona eriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12.jpeg" alt="" width="1536" height="1011" class="alignnone size-full wp-image-235816" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-300x197.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-1024x674.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-768x506.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-570x375.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-701x461.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/12-1067x702.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Sabah henüz gün doğmadan havalimanına doğru yola çıkıyoruz. Şehir uykudayken yollar sessiz, gökyüzü ise yeni bir günün ilk ışıklarını bekliyor. Her yolculuğun sonunda olduğu gibi, geride bıraktıklarımız bir kez daha gözlerimizin önünden geçiyor. Saranda&#8217;nın masmavi kıyıları, Gjirokastër&#8217;in taş sokakları, Berat&#8217;ın bin pencereli evleri, dağların arasından kıvrılarak uzanan yollar ve yol boyunca bize gülümseyen insanlar&#8230; Her biri, bu ülkeyi bizim için sıradan bir gezi rotasının çok ötesine taşıyan güzel anılar olarak hafızamızda yerini alıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15.jpeg" alt="" width="1536" height="1172" class="alignnone size-full wp-image-235817" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-300x229.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-1024x781.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-768x586.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-570x435.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-701x535.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/15-1067x814.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Uçağımız pistten yükselirken Arnavutluk yavaş yavaş ufkun içinde kayboluyor. Fakat biliyoruz ki bazı yolculuklar, vardığınız yerde değil, ayrıldığınız anda tamamlanır. Arnavutluk da bizim için böyle bir ülke oluyor. İçten insanları, el değmemiş doğası, köklü tarihi ve zamana direnen şehirleriyle gönlümüzde silinmeyecek izler bırakıyor. Geride yalnızca fotoğraflar değil; dostça gülümsemeler, taş sokaklarda yankılanan adımlar ve yeniden dönme isteği kalıyor. Belki bir gün, yine aynı yollar bizi bu güzel ülkeye getirir. O zamana kadar Arnavutluk, anılarımızın en sıcak köşelerinden birinde yaşamaya devam edecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Renkli Korfu – Polýchromi Kérkyra</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-renkli-korfu-polychromi-kerkyra/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 13:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[kale]]></category>
		<category><![CDATA[Korfu]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[liman]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235794</guid>

					<description><![CDATA[Renkli Korfu – Polýchromi Kérkyra Sabah saat dokuz olmadan limana vardık. Binanın içindeki kafeteryaya oturup, koy boyunca uzanan Saranda&#8217;yı seyrederek kahvelerimizi yudumladık. Bir yandan da Korfu Adası&#8217;na geçecek olmanın tatlı heyecanını yaşıyoruz. Saat ilerledikçe liman giderek hareketleniyor; kalabalık artıyor, bilet kuyrukları uzuyor. Rıhtıma yanaşmış, çok büyük olmayan üç feribot yolcularını bekliyor. Biz ise Saranda ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Renkli Korfu – Polýchromi Kérkyra</p>
<p>Sabah saat dokuz olmadan limana vardık. Binanın içindeki kafeteryaya oturup, koy boyunca uzanan Saranda&#8217;yı seyrederek kahvelerimizi yudumladık. Bir yandan da Korfu Adası&#8217;na geçecek olmanın tatlı heyecanını yaşıyoruz. Saat ilerledikçe liman giderek hareketleniyor; kalabalık artıyor, bilet kuyrukları uzuyor. Rıhtıma yanaşmış, çok büyük olmayan üç feribot yolcularını bekliyor. Biz ise Saranda ile Korfu arasında sefer yapan Corfu Express ile yolculuk yapacağız.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07.jpeg" alt="" width="1536" height="1172" class="alignnone size-full wp-image-235795" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-300x229.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1024x781.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-768x586.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-570x435.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-701x535.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/07-1067x814.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Korfu ile Arnavutluk arasında feribot seferleri düzenleyen başlıca iki şirket bulunuyor: Ionian Seaways ve Finikas Lines. Pasaport kontrolü ve gümrük işlemlerinin ardından gemiye bindik. Günübirlik bir gezi planladığımız için yanımıza bavul almadık. Buna karşılık birçok yolcunun valizleriyle yolculuğa çıktığını görmek, Korfu&#8217;nun ne kadar ilgi gören bir destinasyon olduğunu bir kez daha gösteriyordu.<br />
Saat tam 10.00&#8217;da hareket ettik. Feribot limandan ağır ağır ayrılırken geride kalan Arnavutluk kıyıları giderek küçülüyor, Saranda&#8217;nın beyaz evleri mavi denizin üzerinde silik bir tabloya dönüşüyordu. Güneşin ışıkları suyun yüzeyinde binlerce gümüş parıltı oluşturuyor, hafif esen rüzgâr ise denizin tuzlu kokusunu güverteye taşıyordu.<br />
Ufukta beliren Korfu, önce yeşil bir siluet gibi görünürken yaklaştıkça kıyı boyunca uzanan evleri, limanı ve yemyeşil tepeleri seçilmeye başladı.<br />
Korfu ile Saranda arasında bir saatlik zaman farkı var; Yunanistan, Arnavutluk&#8217;tan bir saat ileride. Yaklaşık kırk beş dakika süren keyifli deniz yolculuğunun ardından İyon Denizi&#8217;nin en renkli adalarından birine ulaştık. Limana yanaşmış dev kruvaziyer daha ilk anda dikkatimizi çekiyor.<br />
Pasaport ve gümrük işlemleri sırasında ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Korfu&#8217;ya gelen Türk ziyaretçilerin büyük bölümü adaya Atina aktarmalı uçakla ulaştığı için, Arnavutluk&#8217;un Saranda Limanı&#8217;ndan giriş yapan Türk turistlere görevliler pek alışık görünmüyor. Bu nedenle pasaportlarımızı uzun uzun inceliyorlar. Gecikmeyi fark eden amirleri ise yanımıza gelerek nazikçe özür diliyor, ardından bizi şehir merkezine giden otobüse kadar eşlik ederek uğurluyor. Bu ince davranış, daha adaya adım attığımız ilk anda Korfu hakkında olumlu bir izlenim edinmemizi sağlıyor.<br />
İyonya Denizi&#8217;nin en gösterişli adalarından biri olan Korfu, Yunanistan&#8217;ın İyon Adaları arasında, masmavi suların ortasında bir mücevher gibi parlıyor. Tarih boyunca pek çok uygarlığın izlerini taşıyan bu büyüleyici ada, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, kültürel zenginliği ve mimari mirasıyla da ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.<br />
Korfu&#8217;nun tarihi Antik Çağ&#8217;a kadar uzanıyor. Stratejik konumu sayesinde yüzyıllar boyunca önemli bir ticaret ve denizcilik merkezi olan ada; Roma, Bizans, Venedik, Fransız ve İngiliz egemenliklerinin ardından 1864 yılında Yunanistan&#8217;a katılmış. Özellikle Venedik döneminin izlerini taşıyan kaleleri, dar sokakları ve zarif mimarisi, Korfu&#8217;yu diğer Yunan adalarından ayıran en belirgin özellikler. UNESCO Dünya Mirası Listesi&#8217;nde yer alan Korfu Eski Kenti de bu zengin tarihî mirasın en değerli simgesi.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04.jpeg" alt="" width="1411" height="1253" class="alignnone size-full wp-image-235796" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04.jpeg 1411w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-300x266.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1024x909.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-768x682.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-570x506.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-701x623.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/04-1067x948.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1411px) 100vw, 1411px" /></a></p>
<p>Korfu&#8217;nun öyküsü yalnızca tarihle değil, mitolojiyle de iç içe. Yunan mitolojisine göre denizler tanrısı Poseidon, güzelliğiyle ün salan su perisi Korkyra&#8217;ya âşık olur ve onu İyon Denizi&#8217;ndeki bu yemyeşil adaya kaçırır. Sevgilisine duyduğu büyük aşkın anısına adaya Kérkyra adını verir; Yunanların bugün de kullandığı bu isim, zamanla Batı dillerinde Corfu, Türkçede ise Korfu olarak yerleşir. Efsaneye göre Poseidon ile Korkyra&#8217;nın oğlu Phaiax adanın ilk kralıdır ve Homeros&#8217;un Odysseia destanında adı geçen Phaiaklar onun soyundan geliyor. Bu yüzden Korfu, yalnızca doğal güzellikleri ve tarihî mirasıyla değil, binlerce yıldır anlatılan mitolojik öyküleriyle de ziyaretçilerini büyüleyen bir ada.<br />
Ada yüzyıllar boyunca Venediklilerin, Fransızların ve İngilizlerin egemenliğinde kalmış. Bu zengin geçmiş, adanın sokaklarında attığınız her adımda hissediliyor. Zarif kemerli yapılar, pastel tonlara boyanmış evler, renkli kepenkler, kiremit çatılar, dar taş sokaklar ve ferah meydanlar Korfu&#8217;ya kendine özgü bir kimlik kazandırıyor. Diğer Yunan adalarının alışılmış mavi-beyaz mimarisinden belirgin biçimde ayrılan bu atmosfer, insana kimi zaman İtalya&#8217;nın, kimi zaman da Fransa&#8217;nın tarih kokan kentlerinde dolaşıyormuş hissi veriyor.<br />
1981 yapımı “For Your Eyes Only” aslı filmin bazı sahneleri bu adada çekilmiş. Limandan eski kente doğru yürürken, ön cephesindeki küçük tabelasında &#8220;Konstantinoupolis Hotel&#8221; yazan tarihi bina hemen dikkatimi çekiyor. Yıllara meydan okuyan bu zarif yapı, Korfu&#8217;nun geçmişten bugüne uzanan atmosferini daha ilk adımda hissettiriyor.<br />
Biraz ilerleyince kendimizi Spianada Meydanı&#8217;nda buluyoruz. Meydanın bir köşesinde, Eleftherios Handrinos&#8217;un büstü sade bir kaide üzerinde yükseliyor. Yunan Donanması&#8217;nda koramiral rütbesiyle görev yapan ve emekli olduktan sonra yaşamını Korfu&#8217;da sürdüren Handrinos&#8217;un anısı, kentin tarihine sessizce tanıklık ediyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08.jpeg" alt="" width="1536" height="1310" class="alignnone size-full wp-image-235797" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-300x256.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-1024x873.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-768x655.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-570x486.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-701x598.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/08-1067x910.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Meydanın hemen gerisinde, hafifçe yükselen kayalık burun üzerinde bütün heybetiyle Eski Kale görülüyor. Uzaktan bakıldığında denizin içinden yükselen devasa bir kaya kütlesini andıran bu görkemli yapı, Korfu&#8217;nun en önemli simgelerinden biri. Bulunduğu noktada Bizans döneminden, yaklaşık 6. yüzyıldan beri surlar ve savunma yapıları yer alıyor. Günümüzde görülen kale ise 15. ve 16. yüzyıllarda Venedikliler tarafından genişletilip güçlendirilerek adanın en sağlam savunma noktalarından biri hâline getirilmiş.<br />
Bordo renkli tarihi simge yapılardan Spilia Kapısı, bir zamanlar kenti çevreleyen Venedik surlarının önemli girişlerinden biriymiş. Bu kapıdan geçip trafiğe kapalı Eski Şehir ‘in dar sokaklarına adım attığımız anda bambaşka bir dünyanın içine giriyoruz. İki yana sıralanmış yüksek binalar öylesine etkileyici ki gözlerimiz sürekli cephelerde dolaşıyor. Zarif balkonlar, ahşap kepenkler, taş işçiliği ve yılların izini taşıyan duvarlar her adımda yeni bir ayrıntı sunuyor. Bu yüzden zemin kattaki seçkin dükkânların vitrinlerine bile doğru dürüst bakamıyoruz. Cepheler boyunca uzanan elektrik ve iletişim kabloları ise bu tarihî dokunun içinde şaşırtıcı bir görsel karmaşa oluşturuyor. Bir an kendimi Marsilya&#8217;nın eski mahallelerinde yürüyormuş gibi hissediyorum.<br />
Theotokis Caddesi&#8217;nin başında, limon sarısına boyanmış, Venedik döneminden kalma küçük ve sade Aziz Antonios ile Aziz Andreas Kilisesi karşımıza çıkıyor. Gösterişten uzak bu mütevazı yapı, çevresindeki renkli binaların arasında zarif bir ayrıntı gibi duruyor. Birkaç adım sonra turuncuya çalan cephesiyle dikkat çeken bir binanın altındaki Per la Donna adlı elbise mağazasına giriyorum. Dükkân sahibinin sıcak karşılaması ve içten sohbeti, Korfu&#8217;dan kendime küçük bir anı almadan ayrılmama gönlümü razı etmiyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06.jpeg" alt="" width="1472" height="1274" class="alignnone size-full wp-image-235798" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06.jpeg 1472w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-300x260.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1024x886.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-768x665.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-570x493.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-701x607.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-1067x923.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/06-225x195.jpeg 225w" sizes="auto, (max-width: 1472px) 100vw, 1472px" /></a></p>
<p>Öğle vakti yaklaşırken, dar sokakların arasında karşımıza çıkan Zaza Restoran&#8217;a oturuyoruz. Pizza ve lazanya eşliğinde kısa bir mola veriyoruz. İçerisi oldukça kalabalık; masaların neredeyse tamamı dolu. Tarihi bir binanın zemin katında hizmet veren bu modern mekânda, başımızı kaldırıp taş duvarları ve yüksek tavanları görmesek kendimizi Avrupa&#8217;nın herhangi bir çağdaş kentinde sanabiliriz. Geçmiş ile bugünün uyumu, Korfu&#8217;nun en hoş sürprizlerinden biri olarak hafızamızda yer ediyor.<br />
Yolumuza devam edip kemerli bir kapıdan geçerek San Rocco Meydanı&#8217;na ulaşıyoruz. Güzergâh üzerinde, bir köşede gördüğümüz &#8220;Sinagog&#8221; yazılı küçük yön tabelası dikkatimizi çekiyor. Biz yolumuza düz devam edince, Agias Sofias Caddesi üzerindeki Panagia Hodegetria Kilisesi karşımıza çıkıyor. Halk arasında &#8220;Bombalanmış Kilise&#8221; olarak da anılan bu yapı, II. Dünya Savaşı sırasında meydana gelen bombardımanda ağır hasar görmüş. Bugün ayakta kalan duvarları ve çan kulesi, yaşanan yıkımın sessiz tanıkları gibi yükseliyor. Gri ve siyah tonlara bürünen taşlarıyla, yılların acısını hâlâ üzerinde taşıyan hüzünlü bir görünüme sahip.<br />
Az ileride, Arnavutluk turları düzenleyen bir acentenin önünde, 1948–1970 yılları arasında yaşamış Korfulu üniversite öğrencisi Kostas Georgakis&#8217;in oturur durumdaki heykeliyle karşılaşıyoruz. Yunanistan&#8217;daki askerî cuntayı protesto etmek uğruna yaşamını feda eden Georgakis&#8217;in sakin ve düşünceli duruşu, bu hareketli sokakların ortasında insanı bir an durup geçmişi hatırlamaya davet ediyor.<br />
Tarihin sessiz bekçisi Annunziata Çan Kulesi, Korfu&#8217;nun görkemli geçmişinden günümüze ulaşan en etkileyici tanıklardan biri. Evgeniou Voulgareos ile Vrachlioti caddelerinin kesiştiği noktada yükselen bu zarif kule, bir zamanlar aynı yerde bulunan tarihi Annunziata Kilisesi&#8217;nden geriye kalan tek yapı. 14. yüzyılın sonlarında Venedik döneminde inşa edilen kilise, II. Dünya Savaşı sırasında meydana gelen bombardımanda büyük ölçüde yıkılmış. Bugün gökyüzüne doğru yükselen yalnız çan kulesi, yüzyılların izini ve savaşın bıraktığı acıları sessizce taşımayısürdürüyor.<br />
Halk arasında Lotsiada Katolik Kilisesi olarak bilinen yapının çan kulesi, çevresindeki modern yaşamın içinde dimdik yükselerek şehrin hafızasını ve yaşadığı yıkımı hatırlatıyor.<br />
1571 yılında gerçekleşen İnebahtı Deniz Savaşı, Korfu&#8217;nun da içinde bulunduğu İyon Denizi coğrafyasını derinden etkileyen tarihî olaylardan biri. Bu savaşta, ileride Don Kişot&#8217;u kaleme alacak olan İspanyol yazar Miguel de Cervantes de Kutsal İttifak donanmasında savaşmış ve ağır yaralanmıştı. Sol elini büyük ölçüde kullanamaz hâle gelmesine rağmen hayatta kalan Cervantes, yıllar sonra dünya edebiyatının en önemli eserlerinden birini yazacaktı. Korfu&#8217;nun tarihî sokaklarında dolaşırken, bu coğrafyanın yalnızca savaşlara değil, edebiyat tarihine yön veren olaylara da tanıklık ettiğini düşünmeden edemiyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05.jpeg" alt="" width="1465" height="1288" class="alignnone size-full wp-image-235799" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05.jpeg 1465w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-300x264.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1024x900.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-768x675.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-570x501.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-701x616.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/05-1067x938.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1465px) 100vw, 1465px" /></a></p>
<p>Venedik mimarisinin pastel tonlara boyanmış, zarif kemerli binaları arasında dolaşırken, 1693 yılında inşa edilen Aziz James&#8217;in Asil Tiyatrosu karşımıza çıkıyor. İlk yıllarında Venedikli soyluların toplantılarına ev sahipliği yapan bu görkemli yapı, 1720&#8217;de tiyatroya dönüştürülmüş. Uzun yıllar boyunca İyon Adaları&#8217;nın kültür ve sanat yaşamına yön veren bu sahnede opera ve tiyatro eserleri sergilenmiş; müzik ve alkış sesleri taş duvarları arasında yankılanmış. Bugün ise Korfu&#8217;nun zengin kültürel mirasının en değerli simgelerinden biri olarak varlığını devam ettiriyor.<br />
Ne yazık ki II. Dünya Savaşı sırasında meydana gelen bombardımanda ağır hasar gören bina, daha sonra aslına uygun biçimde restore edilmiş. Savaşın ve çıkan yangınların ardından tiyatroya ait arşivlerin büyük bölümü yok olmuş. Günümüzde ise bu tarihî yapı, Korfu Belediye Binası olarak hizmet veriyor; geçmişin sanat ve kültür mirasını, kentin idari kimliğiyle aynı çatı altında yaşatıyor.<br />
Belediye Binası&#8217;nın duvarına yerleştirilmiş, Venedik Cumhuriyeti&#8217;nin ünlü doçu ve amirali Francesco Morosini&#8217;nin (1619–1694) büstü, yapının Venedik dönemindeki önemini ve Korfu&#8217;nun yüzyıllar boyunca üstlendiği stratejik rolü sessizce hatırlatıyor.<br />
Ardından, kökeni 16. yüzyıla uzanan Roma Katolik mabedi Aziz Yakup ve Aziz Christopher Katedrali&#8217;ni geziyoruz. Gösterişten uzak mimarisi, yalın çizgileri ve dingin atmosferiyle insanın içini ferahlatan bu yapı, Korfu&#8217;nun çok kültürlü geçmişini de yansıtıyor. Kalın taş duvarları arasında dolaşırken, yüzyılların sessizliğini ve huzurunu hissetmemek mümkün değil.<br />
Biraz soluklanma ihtiyacı hissedince, dar bir sokakta karşımıza çıkan La Bohème adlı küçük bara oturuyoruz. Sokağa taşmış minik masalardan birine yerleşiyoruz. İki yanımızı çevreleyen pastel renkli yüksek binalar, ahşap kepenkleri ve demir ferforje balkonlarıyla adeta birbirine yaslanmış gibi duruyor. Çamaşır iplerinde rüzgârla hafifçe salınan giysiler, açık pencerelerden sokağa taşan kahve kokusu ve uzaktan gelen kilise çanlarının sesi bu tarihî atmosferi tamamlıyor. Arnavut kaldırımlı dar sokaktan ağır ağır geçen insanlar, vitrinlere göz atan turistler ve koyu sohbete dalmış Korfulular, sokağı canlı ama huzurlu bir tabloya dönüştürüyor. Kahvelerimizi yudumlarken, zamanın burada biraz daha yavaş aktığını hissediyoruz. Bu kısa mola, Korfu&#8217;nun yalnızca tarihini değil, gündelik yaşamının sıcaklığını da en doğal hâliyle hissetmemizi sağlıyor.<br />
Tekrar sokaklarda kaybolup keşfetmeye devam ediyoruz. Bir süre sonra Spianada Meydanı&#8217;nın görkemli köşesinde yükselen Aziz Mikail ve Aziz George Sarayı&#8217;na ulaşıyoruz. Bugün Asya Sanatı Müzesi ile Belediye Sanat Galerisi&#8217;ne ev sahipliği yapan bu neoklasik yapı, 19. yüzyılın ilk yarısında İngiliz yönetimi döneminde inşa edilmiş. Bir zamanlar İngiliz Lord Yüksek Komiserinin ikametgâhı olan saray, daha sonra İyon Parlamentosu&#8217;na ve kraliyet ailesinin yazlık konutuna ev sahipliği yapmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02.jpeg" alt="" width="1525" height="1169" class="alignnone size-full wp-image-235800" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02.jpeg 1525w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-300x230.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1024x785.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-768x589.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-570x437.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-701x537.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/02-1067x818.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1525px) 100vw, 1525px" /></a></p>
<p>Malta&#8217;dan getirilen kireç taşlarıyla inşa edilen bina, cephe boyunca uzanan görkemli Dor sütunlarıyla Spianada Meydanı&#8217;na ayrı bir zarafet katıyor. Önündeki havuz ve heykel de bu etkileyici manzarayı tamamlıyor. Bir süre meydanda dolaşıp bu görkemli yapıyı seyrettikten sonra Korfu&#8217;nun dar sokaklarına yeniden karışıyoruz.<br />
Kemerli bir kapıdan geçer geçmez, Sanat Müzesi&#8217;nin arka tarafında açılan manzara bütün ihtişamıyla karşımıza seriliyor. Bir an durup derin bir nefes alıyor, gözlerimizi İyon Denizi&#8217;nin sonsuz maviliğine bırakıyoruz. Masmavi deniz, ufuk çizgisinde gökyüzüyle birleşirken, kıyıya vuran hafif dalgaların sesi şehrin uğultusunu bastırıyor. Aşağıda uzanan eski surlar, kıyıyı döven kayalıklar ve limanda usulca salınan tekneler kartpostalı andıran bir görüntü oluşturuyor. Hafif esen deniz meltemi yüzümüze çarparken, zaman sanki yavaşlıyor; kalabalığın telaşı geride kalıyor. Korfu&#8217;nun yüzyıllardır nice denizciyi, tüccarı ve gezgini kendine hayran bırakan manzarası, o an bizi de sessizliğin ve huzurun içine çekiyor.<br />
Sol tarafta yer alan Kapodistrias Konağı ise, Yunanistan’ın ilk devlet başkanı, diplomat ve devlet adamı Ioannis Kapodistrias&#8217;ın anısına düzenlenmiş. 1981 yılında müzeye dönüştürülen bu zarif yapı, Kapodistrias&#8217;ın yaşamını ve ülkesine yaptığı hizmetleri ziyaretçilere anlatıyor. Tarihî dokusunu koruyan konak, geçmişin izlerini günümüze taşıyan, sakin ve zarif duraklardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01.jpeg" alt="" width="1536" height="1318" class="alignnone size-full wp-image-235802" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-300x257.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1024x879.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-768x659.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-570x489.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-701x602.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/01-1067x916.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Kentin en hareketli noktalarından biri olan Liston&#8217;dayız. Adının, Venedik döneminden kalan &#8220;lista&#8221; sözcüğünden geldiği ve bir zamanlar yalnızca soyluların gezmesine izin verilen bölgeyi ifade ettiği söyleniyor. Fransız yönetimi sırasında, 1807–1814 yılları arasında inşa edilen bu zarif revaklı yapı topluluğu, mimarisiyle Paris&#8217;in ünlü Rue de Rivoli&#8217;sini andırıyor. Kemerlerin altına sıralanmış kafe ve restoranlar günün her saati cıvıl cıvıl. Burada bir masaya oturup kahvenizi yudumlarken meydandaki hareketi izlemek, Korfu&#8217;nun ritmini hissetmenin en keyifli yollarından biri oluyor. Günün her saati yaşayan bu zarif meydan, Korfu&#8217;nun tarihini ve günlük yaşamını aynı sahnede buluşturan eşsiz bir buluşma noktası gibi.<br />
Sahile doğru ilerlediğimizde, Eski Kale&#8217;nin önünde yükselen devasa bir heykel dikkatimizi çekiyor. Bu görkemli anıt, 1716 yılında Korfu&#8217;yu Osmanlı kuşatmasına karşı başarıyla savunan Venedik kuvvetlerinin başkomutanı Alman Mareşal “Johann Matthias von der Schulenburg”un anısına dikilmiş. Eski Kale&#8217;nin heybetli siluetiyle bütünleşen heykel, Korfu&#8217;nun yüzyıllar boyunca stratejik önemini ve verdiği zorlu mücadeleleri sessizce hatırlatıyor.<br />
Yeniden Liston Meydanı&#8217;na dönüyoruz. Tarihi revakların altındaki, daha önce gözümüze kestirdiğimiz Aegli Restoran&#8217;da akşam yemeğimizi yerken Korfu&#8217;nun zarif atmosferi bizi bir kez daha içine çekiyor. Beyaz masa örtüleriyle özenle hazırlanmış masalar ve sessiz bir zarafetle hizmet eden garsonlar, akşamın huzurunu tamamlıyor. Gün batımının ardından meydanın ışıkları tek tek yanarken, sokaklardaki kalabalık yavaş yavaş seyrelmeye başlıyor. Gün boyunca hareketli olan dar sokaklar sakinleşiyor; dükkânların kepenkleri birer birer kapanırken, taş kaldırımlarda artık yalnızca ağır adımlarla dolaşan birkaç gezgin ve evlerine dönen Korfulular görünüyor. Kafelerden yükselen hafif sohbet sesleriyle meydanı saran dinginlik birbirine karışıyor. Bu huzurlu akşam atmosferi içinde otururken, Korfu&#8217;dan ayrılmanın hiç de kolay olmayacağını bir kez daha hissediyoruz.<br />
Aslında Saranda&#8217;ya dönüş biletimizi daha geç bir saate almıştık. Fakat içimize ansızın bir telaş düşüyor. Belki erken hareket eden feribota yetişebiliriz düşüncesiyle adımlarımızı hızlandırıyoruz. Taş sokaklardan limana doğru neredeyse koşarak ilerlerken, kalp atışlarımız zamanla yarışıyor. Tam umudu kesmek üzereyken son çağrıyı duyuyor ve kendimizi son anda feribota atmayı başarıyoruz. Feribot ağır ağır limandan ayrılırken, akşam ışıklarıyla parıldayan Korfu usulca geride kalıyor. Bir günlüğüne konuk olduğumuz bu zarif ada, geride yalnızca güzel fotoğraflar değil; tekrar dönme isteği uyandıran unutulmaz anılar da bırakıyor.<br />
Saranda&#8217;ya vardığımızda, sahil boyunca kurulan gece pazarı kente bambaşka bir canlılık kazandırmıştı. Rengârenk ışıklarla aydınlanan tezgâhlar, denizden esen serin meltem ve kıyı boyunca gezinen insanların neşeli uğultusu yaz akşamına kendine özgü bir ritim katıyordu. Hediyelik eşyalar, el işi ürünler ve sokak lezzetleri arasında dolaşan kalabalık, sahili adeta açık hava şenliğine dönüştürmüştü. Birkaç saat önce geride bıraktığımız Korfu&#8217;nun zarif ve dingin atmosferinin ardından, Saranda&#8217;nın bu sıcak ve hareketli gece yaşamı yolculuğumuza bambaşka bir renk ekliyordu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03.jpeg" alt="" width="1498" height="1287" class="alignnone size-full wp-image-235801" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03.jpeg 1498w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-300x258.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-1024x880.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-768x660.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-570x490.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-701x602.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/03-1067x917.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1498px) 100vw, 1498px" /></a></p>
<p>Yürürken karşımıza çıkan Hasan Tahsini büstü, ismiyle bizi bir anda İzmir&#8217;e, Konak Meydanı&#8217;ndaki Hasan Tahsin Anıtı&#8217;na götürüyor. Ancak burada anılan kişi farklı biri: 1811–1881 yılları arasında yaşamış Arnavut kökenli Osmanlı bilim insanı, filozof, matematikçi ve astronom Hasan Tahsini. Saranda&#8217;nın ana caddelerinden birine de onun adı verilmiş: Bulevardi Hasan Tahsini. Bu küçük karşılaşma, yolculuğumuz sırasında Arnavutluk&#8217;un bilim ve kültür tarihine açılan beklenmedik bir pencere oluyor.<br />
Işıklar içinde, denizden esen serin meltemle Saranda gecesi yavaş yavaş canlanıyor. Vale Otel&#8217;in altındaki pastaneye oturup bir şeyler yiyip içerken, önümüzden akıp giden geceyi seyrediyoruz. Sahil boyunca uzanan ışıklar denizin karanlık yüzeyine yansıyor; yürüyüş yapan insanların sesleri, uzaktan gelen müzikler ve fincanlardan yükselen kahve kokusu yaz akşamının sıcaklığına karışıyor. Kimi el ele yürüyen çiftler, kimi ailesiyle gezintiye çıkan insanlar, kimi de deniz kenarında oturup sohbet eden gençler&#8230; Saranda, gecenin ilerleyen saatlerine rağmen enerjisini kaybetmiyor.<br />
Masaların etrafındaki sohbetler, kıyıya vuran dalgaların sesi ve hafif esen rüzgâr birbirine karışırken, zamanın biraz daha yavaş aktığını hissediyoruz. Birkaç saat önce Korfu&#8217;nun zarif sokaklarından dönmüş olmanın tatlı yorgunluğu içinde, Saranda&#8217;nın daha sıcak ve hareketli gece atmosferine yeniden karışıyoruz. Bu son akşam, yolculuğumuzun belleğinde en sıcak iz bırakan anlardan biri olarak yer ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sezonun açılmasıyla tatil fiyatları netleşti..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/bttatil/sezonun-acilmasiyla-tatil-fiyatlari-netlesti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:07:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235654</guid>

					<description><![CDATA[Okulların kapanmasıyla yaz sezonunun hareketlendiği Bodrum’da, birçok işletmenin fiyat sabitleme ve ücretsiz plaj adımlarının ardından her bütçeye uygun tatil dönemi başladı. Sektör temsilcileri iç pazarda yoğun bir hareketlilik beklerken, yüksek sezonda iki kişilik bir haftalık tatil seçeneklerinin hangi fiyat aralıklarından kapı açtığı ve sahte sitelere karşı alınması gereken önlemler de netleşti. Türkiye&#8217;nin önemli turizm destinasyonlarından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla yaz sezonunun hareketlendiği Bodrum’da, birçok işletmenin fiyat sabitleme ve ücretsiz plaj adımlarının ardından her bütçeye uygun tatil dönemi başladı. Sektör temsilcileri iç pazarda yoğun bir hareketlilik beklerken, yüksek sezonda iki kişilik bir haftalık tatil seçeneklerinin hangi fiyat aralıklarından kapı açtığı ve sahte sitelere karşı alınması gereken önlemler de netleşti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-235655" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/tatil-1067x600.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Türkiye&#8217;nin önemli turizm destinasyonlarından Bodrum&#8217;da, okulların kapanmasıyla birlikte yaz sezonu hareketlendi. Turizm temsilcileri, bazı plaj işletmelerinin giriş ücreti almadığını, birçok otel ve işletmenin ise bu yıl fiyatlarını sabit tuttuğunu ifade etti.</p>
<p>Yüksek sezonda iki kişilik oda-kahvaltı konseptinde bir haftalık tatilin 35 bin TL&#8217;den başladığı, her şey dahil konaklamalarda ise fiyatların 70 bin TL&#8217;ye kadar çıktığı belirtildi.</p>
<p>&#8216;BODRUM HER BÜTÇEYE UYGUN TATİL İMKANI SUNUYOR&#8217;<br />
Bodrum Otelciler Derneği Başkan Yardımcısı Alişir Şahin, Bodrum&#8217;da hava ve deniz koşullarının tatil için elverişli olduğunu belirterek, tatil planı yapanları bölgeye davet etti.</p>
<p>Şahin, haziran ayında otellerde doluluk oranının ortalama yüzde 70-75 seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, okulların kapanmasıyla birlikte temmuz ve ağustos aylarında iç pazarda yoğun bir hareketlilik beklediklerini söyledi.</p>
<p>Bodrum&#8217;un geniş bir coğrafyaya sahip olduğunu vurgulayan Şahin, farklı bölgelerde her bütçeye hitap eden konaklama seçeneklerinin bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Şahin, &#8220;Bodrum&#8217;da hava çok güzel, hava sıcaklığı arttıkça deniz suyu sıcaklığı da artmış oldu. Tatil planlayanlar Bodrum&#8217;u tercih edebilirler. Bodrum, her bütçeye uygun tatil imkanı sunuyor. Haziran ayında otellerin doluluk oranı ortalama yüzde 70-75 civarındaydı. Okulların kapanmasıyla birlikte temmuz-ağustos yüksek sezon olması nedeniyle yıllardan beri iç pazar Bodrum&#8217;u çok sever. Bundan dolayı da Bodrum&#8217;u çok ciddi bir hareketlilik bekliyor. Fırsat otellerimiz ve fırsat odalarımız mevcut. Bodrum çok geniş bir coğrafyaya sahip, farklı bölgeleri var. Her bütçeye uygun tatil var, gelen misafirlerin bulunmak istediği yer çok önemli. 2, 3, 4, 5 yıldızlı ve lüks konaklamaların yapıldığı oteller var. 3 ve 4 yıldızlı bir otelde yüksek sezonda aile odasında 10 ile 12 bin lira arasında değişen fiyatlarla tatil yapılabiliyor. 1 haftalık tatil planlaması yapan misafirimiz, 2 kişilik odada 35 bin liradan başlayan oda-kahvaltı ile tatil yapabilir. Yüksek sezonda 1 haftalık her şey dahil 70 bin liraya tatil yapmak mümkün&#8221; dedi.</p>
<p>&#8216;TÜM TESİSLER DOLMUŞ DURUMDA&#8217;<br />
Turizmci Zeynel Kılıç ise okulların tatile girmesiyle birlikte Bodrum&#8217;da sezonun tam anlamıyla başladığını söyledi.</p>
<p>Kılıç, kentteki tüm turizm işletmelerinin hizmet verdiğini ve tesislerde doluluk oranlarının yüksek seviyeye ulaştığını belirterek, bu yoğunluğun okullar açılana kadar sürmesini beklediklerini ifade etti.</p>
<p>Yabancı turist hareketliliğinin ise ekim ayının sonuna kadar devam edeceğini kaydeden Kılıç, Bodrum koylarında yaklaşık 100 mega yatın bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Kılıç ayrıca, farklı bütçelere hitap eden restoran ve otellerin bulunduğunu belirterek, yurttaşlara rezervasyon yaparken sahte internet sitelerine karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p>
<p>PLAJLARDA GİRİŞ ÜCRETİ ALMAYAN İŞLETMELER DE VAR<br />
Turizmci Kemal Özyurt da Kurban Bayramı&#8217;nın ardından okulların kapanmasıyla birlikte Bodrum&#8217;daki yoğunluğun daha da arttığını belirtti.</p>
<p>Erken rezervasyon taleplerinin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu ifade eden Özyurt, birçok işletmenin fiyatlarını artırmadığını söyledi.</p>
<p>Özyurt, &#8220;Bodrum&#8217;da, Kurban Bayramı&#8217;nda 4 gün çok ciddi yoğunluk olmuştu, ardından okullar kapandıktan sonra da yoğunluk başladı. Bununla birlikte hem yazlıklara gelen misafirler hem de turist olarak gelen misafirlerimizle birlikte otellerimizde doluluk artmaya başladı. İleriye dönük de çok ciddi bir talep var. Erken rezervasyon satışlarımız, geçen seneye göre daha iyi. Bodrum&#8217;da her bütçeye uygun hizmet veren işletmeler var, yelpaze çok geniş. Çoğu yer geçen seneki fiyatlarını korudu ve zam yapmadı. Çoğu mekanda plajlara giriş ücreti yok. Mekanlar çok cüzi harcama limitleri yapıyorlar. Türkbükü Sahili başta olmak üzere plajlarda ciddi anlamda yoğunluklar var. Bin ile 2 bin lira arasında değişen fiyatlarla gününüzü geçirebileceğiniz mekanlar, plajlar var. İşletmeler hizmet vermek için misafirlerini bekliyor&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
