<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SAĞLIK &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jul 2026 16:32:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Havuz kaynaklı enfeksiyonlara dikkat!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yasam/havuz-kaynakli-enfeksiyonlara-dikkat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235692</guid>

					<description><![CDATA[Yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte uzmanlar, düzenli klorlanan ve denetlenen havuzlarda enfeksiyon riskinin düşük olduğunu, ancak hijyen kurallarına uyulmamasının bağırsak, kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, havuzlarda yetersiz dezenfeksiyon ve kişisel hijyen kurallarına uyulmaması durumunda bağırsak, kulak, göz, cilt ve mantar enfeksiyonlarının görülebileceğini belirtti. Çocuklar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte uzmanlar, düzenli klorlanan ve denetlenen havuzlarda enfeksiyon riskinin düşük olduğunu, ancak hijyen kurallarına uyulmamasının bağırsak, kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz.webp"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-235693" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/havuz-1067x600.webp 1067w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Uzmanlar, havuzlarda yetersiz dezenfeksiyon ve kişisel hijyen kurallarına uyulmaması durumunda bağırsak, kulak, göz, cilt ve mantar enfeksiyonlarının görülebileceğini belirtti. Çocuklar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin risk grubunda bulunduğunu ifade eden uzmanlar, bu kişilerin denetlenen havuzları tercih etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;DÜZENLİ OLARAK KLORLANAN HAVUZLARDA ENFEKSİYON RİSKİ OLDUKÇA DÜŞÜKTÜR&#8221;<br />
Yaz aylarında havuz kullanımının hem serinlemek hem de fiziksel aktivite açısından oldukça faydalı olduğunu söyleyen Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, &#8220;Ancak hijyen kurallarına uyulmayan havuzlarda bazı enfeksiyonların görülme riski artabilmektedir. Özellikle şunu belirtmek gerekir ki düzenli olarak klorlanan, su analizleri yapılan, bakımı düzenli gerçekleştirilen havuzlarda enfeksiyon riski oldukça düşüktür. Sorun dezenfeksiyonun yetersiz olduğu ya da kişisel hijyen kurallarına uyulmadığı durumlarda ortaya çıkar. Havuzlarda en sık gördüğümüz enfeksiyonlar arasında ishal yapan bağırsak enfeksiyonları, dış kulak yolu enfeksiyonları, göz enfeksiyonları ve cilt enfeksiyonları yer almaktadır. Bunların yanında özellikle ayaklarda olmak üzere mantar enfeksiyonları da daha çok havuz kenarı, duş ve soyunma odaları gibi ortak kullanım alanlarında bulaşabilmektedir. Havuz suyu doğrudan idrar yolu enfeksiyonuna neden olmaz. Ancak özellikle kadın ve çocuklarda uzun süreli ıslak mayo ile kalmak genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak idrar yolu veya vajinal enfeksiyon gelişme riskini artırabilmektedir. Havuza girdikten sonra birkaç gün içinde şiddetli ishal, kusma, ateş, kulakta ağrı, akıntı, gözde kızarıklık, çapaklanma, ciltte kızarıklık, kaşıntı, döküntü ya da idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma gibi şikayetler gelişirse bunların ihmal edilmemesi ve bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor. Özellikle belirtiler uzun sürüyorsa veya şiddetleniyorsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekli olmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;ÇOCUKLAR HAVUZ SUYUNU YUTABİLDİKLERİ İÇİN BAĞIRSAK ENFEKSİYONLARINA OLDUKÇA YATKINDIR&#8221;<br />
Çocukların, hamilelerin ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin havuz kaynaklı enfeksiyonlardan daha fazla etkilenen gruplardan olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, &#8220;Çocuklar havuz suyunu yutabildikleri için bağırsak enfeksiyonlarına oldukça yatkındır. Aynı şekilde bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de basit enfeksiyonlar normalde hafif seyredebilirken onlarda daha ağır tablolar oluşturabilir. Hamilelerde de hem anne hem de bebek sağlığı açısından dikkatle değerlendirmek gerekir. Bu nedenle bu grupların özellikle hijyeninden emin olunan, düzenli denetlenen havuzları tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın alabileceği basit önlemler ise oldukça etkilidir. Havuza girmeden önce mutlaka duş almalı, havuz suyu yutulmamalı, açık yara veya enfeksiyonu olan kişilerin havuzu kullanmaması gerekiyor. Havuz sonrasında temiz suyla duş alınması, mümkün olan en kısa sürede ıslak mayonun çıkarılarak kuru kıyafetle değiştirilmesi, ortak kullanım alanlarında ise mutlaka terlik kullanılması ve kişisel havlu tercih edilmesi oldukça önemlidir. Sık dış kulak yolu enfeksiyonu geçirenler, kulak zarı delik olanlar veya kulak tüpü bulunan çocuklarsa hekim önerisiyle kulak tıkacı kullanabilirler&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yaz aylarında havuzların doğru kullanıldığında güvenli ve sağlıklı sosyal alanlar olarak değerlendirildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, &#8220;Burada sorumluluk hem işletmelerde hem de havuzu kullanan bireylere düşmektedir. Kişisel hijyen kurallarına uymak, hastayken havuza girmemek, çocukların hijyenine dikkat etmek, düzenli denetlenen havuzları tercih etmek enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltacaktır. Sağlıklı bir yaz geçirmek için küçük önlemler büyük fark oluşturur&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatride tarihi devrim: Tek dozluk LSD ilacı ağır depresyonu tedavi etmeyi başardı!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yasam/psikiyatride-tarihi-devrim-tek-dozluk-lsd-ilaci-agir-depresyonu-tedavi-etmeyi-basardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 08:44:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235403</guid>

					<description><![CDATA[Tıp dünyasının uzun süredir üzerinde çalıştığı psikedelik tedavi yöntemlerinde tarihi bir eşik geçildi. Klinik Faz 3 sonuçları açıklanan sinsi liserjit (LSD) türevi yeni bir ilaç, tek bir dozla ağır depresyon hastalarında kalıcı ve hızlı iyileşme sağladı. Modern dünya düzeninin, sosyo-ekonomik krizlerin ve küresel izolasyon süreçlerinin insan psikolojisi üzerinde yarattığı en büyük yıkımlardan biri olan majör [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dünyasının uzun süredir üzerinde çalıştığı psikedelik tedavi yöntemlerinde tarihi bir eşik geçildi. Klinik Faz 3 sonuçları açıklanan sinsi liserjit (LSD) türevi yeni bir ilaç, tek bir dozla ağır depresyon hastalarında kalıcı ve hızlı iyileşme sağladı.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd.webp"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-235404" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/lsd-1067x600.webp 1067w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Modern dünya düzeninin, sosyo-ekonomik krizlerin ve küresel izolasyon süreçlerinin insan psikolojisi üzerinde yarattığı en büyük yıkımlardan biri olan majör depresif bozukluk (MDB) için tıp tarihinde yeni bir dönem başlıyor. Mevcut antidemokratik ilaç endüstrisinin sunduğu geleneksel antidepresanların sinsi yan etkilerinden, uzun süren tedavi süreçlerinden ve kimyasal bağımlılık mekanizmalarından muzdarip olan milyonlarca hasta için ezber bozan klinik veriler yayımlandı. New York merkezli biyofarmasötik şirketi Definium Therapeutics, tıp literatüründe türünün ilk örneği olan ve LSD (liserjit) molekülünün farmasötik olarak optimize edilmesiyle geliştirilen &#8220;DT120 ODT&#8221; isimli ilacın Faz 3 insan deneylerinde tarihi bir başarıya ulaştığını duyurdu.</p>
<p>KLİNİK DENEYLERDE GÖRÜLMEMİŞ EŞİTLİK: SEROTONİN RESEPTÖRLERİ HIZLA AKTİVE OLUYOR<br />
Uluslararası hakemli tıp dergisi Genome Medicine ve prestijli klinik veri tabanlarında geniş yankı uyandıran Emerge isimli klinik araştırma, 20 ayrı tıp merkezinde yaşları 18 ile 74 arasında değişen 149 ağır depresyon hastası üzerinde gerçekleştirildi. Tamamen randomize, çift kör ve plasebo kontrollü olarak yürütülen çalışmada, hastaların zihinsel durumları uluslararası kabul görmüş Montgomery-Åsberg Depresyon Derecelendirme Ölçeği (MADRS) ile mikroskobik düzeyde takip edildi.</p>
<p>Klasik serotonerjik psikedelik sınıfının en gelişmiş örneği olan bu yeni akıllı ilaç, ağızda hızlıca çözünen yapısıyla doğrudan beyindeki serotonin reseptörlerini sinsi bir hızla aktive ediyor. Altı haftalık izleme süreci neticesinde, tek bir 100 µg&#8217;lık doz uygulanan hastaların depresyon klinik skorlarında plasebo grubuna kıyasla 8.1 puanlık radikal bir düşüş ve iyileşme saptandı. Definium Therapeutics İcra Kurulu Başkanı Rob Barrow, elde edilen verilerin tıp literatüründe benzeri görülmemiş hızlı, güçlü ve kalıcı bir klinik rahatlamayı tescillediğini belirterek, bu sonuçların majör depresyon yönetiminde tamamen yeni bir paradigmanın kapısını araladığını vurguladı.</p>
<p>İNTİHAR DÜŞÜNCESİNİ TETİKLEMİYOR: YAN ETKİ PROFİLİ SON DERECE GÜVENLİ<br />
Geleneksel antidepresanların en büyük sinsi handikaplarından biri olan ve tedavinin ilk haftalarında hastalarda görülebilen intihar eğilimi veya kronik uykusuzluk gibi ağır komplikasyonlar, DT120 molekülünde tamamen bertaraf edildi. Yayınlanan resmi güvenlik raporlarına göre, ilaç uygulanan hastaların klinik takibinde intihar düşüncesinde (suicidal ideation) zerre artış saptanmadı ve yeni bir sistemik güvenlik riski rapor edilmedi.</p>
<p>Klinik psikologlar ve nörologlar, kaydedilen yan etkilerin yüzde 99&#8217;unun hafif veya orta şiddette olduğunu, bu sinsi reaksiyonların ise sadece ilacın alındığı ilk günle sınırlı kalarak tamamen geçici bir seyir izlediğini belgeledi. Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. John Sonnenberg, &#8220;Majör depresyon hastalarının çok büyük bir kısmı mevcut kimyasal tedavilerden kısmi yanıt alıyor, sürekli ilaç değiştirmek zorunda kalıyor ve uzun vadeli toksik yan etkilere maruz kalıyordu. Bu tarihi başarı, mevcut tüm sınırlılıkları yıkarak hastanın yaşam kalitesini tek bir seansla koruma altına alıyor&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>FDA ONAYINA DOĞRU: PSİKEDELİK TIP ANA AKIM VİTRİNİNE TAŞINIYOR<br />
Daha önce Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) tedavisindeki başarısı nedeniyle &#8220;Çığır Açan Tedavi&#8221; (Breakthrough Therapy) statüsüne alınan liserjit tartrat bileşiği, bu son depresyon zaferiyle birlikte resmi ruhsatlandırma sürecine bir adım daha yaklaştı. İlacın başarısını perçinlemek adına, dozaj hassasiyetini siber titizlikle ölçecek ikinci büyük Faz 3 çalışması olan Ascend deneyi için de düğmeye basıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kansere karşı dünyada bir ilk: Oxford ve Moderna’dan devrimsel mRNA aşısı!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yasam/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk-oxford-ve-modernadan-devrimsel-mrna-asisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234925</guid>

					<description><![CDATA[Oxford Üniversitesi ve Moderna iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil mRNA aşısı, kanser tedavisinde çığır açmaya hazırlanıyor. Genetik olarak yüksek risk taşıyan bireylerde bağırsak ve yumurtalık kanserini daha başlamadan durdurmayı hedefleyen tarihi aşının ilk hasta uygulamaları bu yaz başlıyor. Dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyen kansere karşı tıp dünyasından tarihi bir hamle geldi. İngiliz bilim insanları, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oxford Üniversitesi ve Moderna iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil mRNA aşısı, kanser tedavisinde çığır açmaya hazırlanıyor. Genetik olarak yüksek risk taşıyan bireylerde bağırsak ve yumurtalık kanserini daha başlamadan durdurmayı hedefleyen tarihi aşının ilk hasta uygulamaları bu yaz başlıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi.webp"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234926" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/asi-1067x600.webp 1067w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyen kansere karşı tıp dünyasından tarihi bir hamle geldi. İngiliz bilim insanları, kanser tedavisinde ve önlenmesinde çığır açacak devrim niteliğinde bir aşı geliştirdi. Oxford Üniversitesi ile ilaç firması Moderna ortaklığında yürütülen çalışmada, özellikle kalıtsal olarak yüksek kanser riski taşıyan bireylerde bağırsak ve yumurtalık kanserinin tamamen önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>mRNA teknolojisi, bu kez ilk defa kanseri henüz oluşmadan, önleme amacıyla kullanılacak. Bu tarihi deneme kapsamında ilk hasta uygulamalarının bu yaz aylarında başlaması planlanıyor.</p>
<p>HEDEFTE GİZLİ TEHLİKE VAR: &#8220;LYNCH SENDROMU&#8221;<br />
Geliştirilen yeni nesil aşı, öncelikli olarak &#8220;Lynch sendromu&#8221; adı verilen kalıtsal bir rahatsızlığa sahip kişileri koruma altına alacak. DNA’yı onarmakla görevli genlerin hasarlı olmasından kaynaklanan bu genetik durum, adeta gizli bir tehlike olarak nitelendiriliyor. Öyle ki, sadece İngiltere&#8217;de bu geni taşıdığı tahmin edilen 175 bin kişiden yalnızca yüzde 5&#8217;i durumun farkında.</p>
<p>Lynch sendromuna sahip bireylerin:</p>
<p>Hayat boyu bağırsak kanserine yakalanma riski yüzde 80 oranında artıyor.</p>
<p>Yumurtalık, rahim, mide ve pankreas gibi diğer ölümcül kanser türlerine yakalanma ihtimalleri çok yüksek seyrediyor.</p>
<p>Geliştirilen aşı, tam da bu noktada devreye girerek vücutta kanser hücreleri henüz oluşmadan, &#8220;kanser öncesi&#8221; evredeki anormallikleri tespit edip imha etmek üzere tasarlandı.</p>
<p>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE &#8220;KANSERLE MÜCADELE KILAVUZU&#8221;<br />
mRNA teknolojisiyle üretilen aşı, geleneksel aşılardan tamamen farklı bir çalışma prensibine sahip. Vücuda doğrudan zayıflatılmış bir virüs ya da antijen vermek yerine, hücrelere bağışıklık yanıtı oluşturması için genetik talimatlar iletiyor.</p>
<p>Uzmanlar, aşının adeta bir &#8220;kullanım kılavuzu&#8221; gibi hareket ederek bağışıklık sistemini eğittiğini belirtiyor. Bu sayede vücudun savunma mekanizması, Lynch sendromunun tetiklediği hücre mutasyonlarını henüz kansere dönüşme fırsatı bulamadan fark edip yok edecek. Aşının koruyuculuğunu sürdürmesi için ilerleyen süreçte belirli aralıklarla hatırlatma dozlarının yapılması gerekebilecek.</p>
<p>GELECEKTE TÜM KANSER TÜRLERİ İÇİN UMUT IŞIĞI<br />
Bu yaz başlatılacak ilk aşamada, hastalar üzerinde en doğru dozaj belirlenecek ve aşının güvenliği test edilecek. Çalışmanın çok merkezli ikinci aşamasının ise 2027 yılında genişletilmesi öngörülüyor.</p>
<p>Bilim insanları, bu aşının sadece Lynch sendromlu hastaları korumakla kalmayacağını, aynı zamanda daha önce kanser atlatmış kişilerin ikinci bir kansere yakalanmasını da önleyebileceğini vurguluyor. Araştırma ekibi, bu denemeden elde edilecek başarı ve bağışıklık verilerinin, gelecekte genetik bağlamı olmayan diğer tüm yaygın kanser türlerine karşı da koruyucu aşılar geliştirilmesinin önünü açacağını ifade ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ&#8217;den gıda güvensizliği uyarısı: Her 9 kişiden 1&#8217;ini etkiliyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/saglik/dsoden-gida-guvensizligi-uyarisi-her-9-kisiden-1ini-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:01:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234865</guid>

					<description><![CDATA[DSÖ Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı İzleme ve Gözetim Birimi Başkanı Elaine Borghi, küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;ini etkileyen gıda güvensizliği krizinin yaşandığını bildirdi. DSÖ, küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;inin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı İzleme ve Gözetim Birimi Başkanı Elaine Borghi, küresel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı İzleme ve Gözetim Birimi Başkanı Elaine Borghi, küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;ini etkileyen gıda güvensizliği krizinin yaşandığını bildirdi.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234866" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/dso-1067x600.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>DSÖ, küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;inin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı İzleme ve Gözetim Birimi Başkanı Elaine Borghi, küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;ini etkileyen gıda güvensizliği krizinin yaşandığını bildirdi.</p>
<p>Borghi, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi&#8217;nin haftalık basın toplantısında 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü&#8217;ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>&#8220;HER YERDE GÜVENLİ GIDA&#8221;<br />
Her aileyi ve küresel olarak her 9 kişiden 1&#8217;ini etkileyen gıda güvensizliği krizine dikkati çeken Borghi, DSÖ&#8217;nün dün gıda kaynaklı hastalıkların küresel yüküne ilişkin tahminlerin temel bulgularını yayınladığını hatırlattı.</p>
<p>Borghi, bu yıl Dünya Gıda Güvenliği Günü&#8217;nün temasının &#8220;Yükten Çözümlere: Her Yerde Güvenli Gıda&#8221; temasıyla kutlandığına değindi, bu temanın kanıtları eyleme dönüştürmenin önemini yansıttığının altını çizdi.</p>
<p>Gıda kirliliğini kaynağında önleme çağrısında bulunan Borghi, &#8220;Bu, her yerde daha güvenli tarım uygulamaları, daha güçlü endüstriyel kontroller ve daha sıkı çevre düzenlemelerinin uygulanması gerektiği anlamına geliyor. 2026 Dünya Gıda Güvenliği Günü&#8217;nü kutlarken, hem bir uyarı hem de bir yol haritamız var. İnsan, hayvan, bitki ve çevre sağlığını birbirine bağlayan &#8216;tek sağlık&#8217; yaklaşımı şarttır. Ülkeler, müdahaleleri hedeflemek, gözetimi güçlendirmek ve sektörler arası engelleri ortadan kaldırmak için bu yeni tahminleri kullanmalı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;SİYASİ TAAHHÜT VE KOORDİNELİ EYLEM&#8221; VURGUSU<br />
Borghi, gıda güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğuna işaret ederek, siyasi taahhüt ve koordineli eylemle bazı hastalık ve ölümleri önleyebileceklerini söyledi.</p>
<p>DSÖ, dün yayımladığı raporda güvenli olmayan gıdaların her yıl yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon ölüme yol açtığının tahmin edildiğini belirterek, çocukların bu riskten en fazla etkilenen grup olduğunu bildirmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harvard onayladı, bu besin kötü kolesterolü vücuttan kazıyor!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yasam/harvard-onayladi-bu-besin-kotu-kolesterolu-vucuttan-kaziyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:48:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234826</guid>

					<description><![CDATA[Tıp dünyasının &#8220;sessiz katil&#8221; olarak nitelendirdiği yüksek kolesterole karşı yürütülen araştırmalar ezber bozan bir sonuç ortaya koydu. Bilim insanları, lif zengini yapısıyla sindirim esnasında kolesterole bağlanarak vücuttan atılmasını sağlayan doğal tedavi kaynağını tescilledi. Kalp ve damar hastalıkları ile felç riskini doğrudan tetikleyen yüksek kolesterol, modern toplumların en büyük sağlık tehditleri arasında yer alıyor. Genetik faktörlerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dünyasının &#8220;sessiz katil&#8221; olarak nitelendirdiği yüksek kolesterole karşı yürütülen araştırmalar ezber bozan bir sonuç ortaya koydu. Bilim insanları, lif zengini yapısıyla sindirim esnasında kolesterole bağlanarak vücuttan atılmasını sağlayan doğal tedavi kaynağını tescilledi.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234827" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/bamya-1067x600.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Kalp ve damar hastalıkları ile felç riskini doğrudan tetikleyen yüksek kolesterol, modern toplumların en büyük sağlık tehditleri arasında yer alıyor. Genetik faktörlerin yanı sıra doymuş yağ ağırlıklı beslenme, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı gibi faktörlerle tırmanışa geçen bu sinsi rahatsızlığa karşı farmakolojik tedavilerin yanında beslenme tıbbı da yeni çözümler sunuyor. Son olarak İngiliz sağlık otoriteleri ve eczacılık bilimi uzmanları, mutfaklarda genellikle sebze olarak tüketilen ancak botanik olarak meyve sınıfında yer alan bamyanın, damar tıkanıklığına karşı eşsiz bir koruyucu kalkan oluşturduğunu kanıtladı.</p>
<p>JEL YAPISINDAKİ MÜSİLAJ MADDESİ KOLESTEROLÜ BAĞLAYIP DIŞARI ATIYOR<br />
Halk arasında &#8220;bamya&#8221; olarak bilinen çiçekli bitkinin kardiyovasküler sistem üzerindeki koruyucu etkisi, yapısındaki özel bir bileşenden kaynaklanıyor. Eczacılık uzmanı Abbas Kanani’nin aktardığı bilimsel verilere göre, bamyaya pişirilme esnasında o bilinen kıvamı veren jel benzeri kalın madde, yani müsilaj, sindirim sisteminde hayati bir görev üstleniyor.</p>
<p>Kanani, &#8220;Klinik çalışmalar bamyadaki bu özel müsilaj maddesinin, sindirim süreci boyunca kandaki kötü kolesterole doğrudan bağlanarak onun damarlara sızmasını engellediğini ve emilmeden vücuttan doğal yollarla atılmasını sağladığını gösteriyor&#8221; açıklamasında bulundu. Laboratuvar ortamında yüksek yağlı diyetlerle beslenen denekler üzerinde yapılan testler de bamya tozu takviyesinin ardından kan kolesterol seviyelerinde çok keskin düşüşler yaşandığını tescilledi.</p>
<p>HARVARD TIP OKULU LİSTEYE ALDI: HÜCRESEL YAĞLANMAYA KARŞI DOĞAL TEDAVİ<br />
Dünyanın en saygın tıp otoritelerinden biri olan Harvard Tıp Okulu (Harvard Medical School), bamyayı düşük kalori profili ve çok yüksek çözünür lif içeriği nedeniyle, halk arasında &#8220;kötü kolesterol&#8221; olarak bilinen düşük yoğunluklu lipoproteini (LDL) düşürme yeteneğine sahip en etkili 11 gıdadan biri olarak ilan etti.</p>
<p>Saygın bilimsel yayınlardan Journal of Nutritional Biochemistry dergisinde yayımlanan moleküler araştırmalar da bamyadaki antioksidan bileşenlerin metabolik sendromlarla savaştığını ortaya koydu. Obez denekler üzerinde yürütülen çalışmalarda, düzenli bamya özü tüketiminin hem kolesterolü hem de hiperglisemi olarak tanımlanan yüksek kan şekerini aynı anda aşağı çektiği belirlendi. İçeriğindeki yoğun A ve C vitaminleri sayesinde hücresel hasarı engelleyen bu besin, şeker hastalığı ve inme riskine karşı da koruma sağlıyor.</p>
<p>METFORMİN KULLANAN DİYABET HASTALARI İÇİN KRİTİK UYARI<br />
Bamyanın sağlık üzerindeki bu mucizevi etkilerine karşılık, uzmanlar belirli hasta grupları için hayati bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor. Eczacı Abbas Kanani, özellikle Tip 2 diyabet teşhisi olan ve tedavi sürecinde metformin etkin maddeli ilaçları kullanan hastaların diyetlerine aşırı miktarda bamya eklemekten kaçınmaları gerektiğinin altını çizdi. Bamyadaki bazı bileşenlerin bu ilacın emilimini ve klinik başarısını engelleyebileceği, bu nedenle kronik hastaların beslenme düzenlerini değiştirmeden önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerektiği belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar geldi, alerji sezonu başladı..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/bahar-geldi-alerji-sezonu-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 11:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234564</guid>

					<description><![CDATA[Baharla birlikte polen alerjisi şikâyetleri de arttı. Uzmanlara göre polenden korunmanın ilk adımı maruziyeti azaltmak; pencereleri kapalı tutmak, eve gelince kıyafet değiştirmek, duş almak ve polen seviyelerini takip etmek belirtileri hafifletebilir. Bahar aylarıyla birlikte ağaç, çimen ve yabani ot polenleri birçok kişide burun akıntısı, göz kaşıntısı, öksürük ve hapşırık gibi şikâyetlere yol açıyor. Associated Press’in [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baharla birlikte polen alerjisi şikâyetleri de arttı. Uzmanlara göre polenden korunmanın ilk adımı maruziyeti azaltmak; pencereleri kapalı tutmak, eve gelince kıyafet değiştirmek, duş almak ve polen seviyelerini takip etmek belirtileri hafifletebilir.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234565" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/allerji-1067x600.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Bahar aylarıyla birlikte ağaç, çimen ve yabani ot polenleri birçok kişide burun akıntısı, göz kaşıntısı, öksürük ve hapşırık gibi şikâyetlere yol açıyor. Associated Press’in aktardığına göre, alerjilerin şiddeti kişinin yaşadığı yere, hangi polen türüne duyarlı olduğuna ve günlük alışkanlıklarına göre değişebiliyor.</p>
<p>Uzmanlar, iklim değişikliğinin alerji mevsimlerini daha uzun ve daha yoğun hale getirdiğine dikkat çekerken, mevsimsel alerjilere yönelik tedavilerin de son yıllarda daha etkili hale geldiğini belirtiyor.</p>
<p>POLEN NEDEN ALERJİ YAPIYOR?<br />
Polen, tohumlu bitkiler ve ağaçların üreme sürecinde ortaya çıkan toz benzeri bir madde. İlkbaharın başlarında ağaç polenleri öne çıkarken, ilerleyen dönemde çimenler, yaz sonu ve sonbahar başında ise yabani otlar polen üretmeye başlıyor.</p>
<p>Amerika Astım ve Alerji Vakfı’na göre alerjiye sık neden olan ağaç polenleri arasında huş, sedir, kavak, akçaağaç, karaağaç, meşe ve ceviz bulunuyor. Çim türleri arasında ise Bermuda çimi, Johnson çimi, çavdar çimi ve Kentucky çimi belirtileri tetikleyebiliyor.</p>
<p>İLK ADIM: POLENDEN KAÇINMAK<br />
Uzmanlara göre alerjiyi kontrol altına almanın ilk yolu polene maruz kalmayı azaltmak. Hava güzel olsa bile ev ve araba pencerelerini kapalı tutmak, dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih etmek ve polen yoğunluğunun yüksek olduğu günlerde dışarıda geçirilen süreyi sınırlamak öneriliyor.</p>
<p>Michigan Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. James Baker, dışarıda uzun kollu kıyafet giymenin polenin ciltle temasını azaltabileceğini belirtiyor. Eve dönünce kıyafet değiştirmek, duş almak ve saçta biriken poleni temizlemek de öneriler arasında. Saçını her gün yıkayamayanlar için dışarıda şapka ya da eşarp kullanmak, polenin eve taşınmasını azaltabilir.</p>
<p>GÖZ VE BURUN TEMİZLİĞİ İŞE YARAYABİLİR<br />
Uzmanlar, gözleri ve burnu tuzlu suyla yıkamanın polenleri temizlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Pandemi döneminde yaygınlaşan maskeler de polene maruziyeti azaltabiliyor; ancak gözlerdeki kaşıntı ve sulanma gibi şikâyetleri engellemiyor.</p>
<p>Dışarıda giyilen kıyafetlerle yatağa girmemek de önemli. Çünkü polenler kıyafet ve saç yoluyla yatağa taşınabiliyor, bu da gece boyunca belirtilerin artmasına neden olabiliyor.</p>
<p>İLAÇLAR NASIL KULLANILMALI?<br />
AP’ye konuşan uzmanlara göre reçetesiz satılan burun spreyleri mevsimsel alerjilerde en etkili seçenekler arasında. Ancak spreylerin doğru kullanılması gerekiyor.</p>
<p>Georgia’daki Augusta Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. Kathleen May, burun spreylerinin doğrudan burnun içine doğru değil, kulak yönüne doğru hafif dış açıyla uygulanmasını öneriyor. Böylece burun içinde tahriş riski azalabiliyor.</p>
<p>Claritin, Allegra ve Zyrtec gibi reçetesiz satılan alerji hapları da belirtileri azaltabiliyor. Ancak uzmanlara göre ağızdan alınan ilaçların etkisi burun spreyleri kadar hızlı olmayabilir.</p>
<p>NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?<br />
Alerji belirtileri uykuyu bozuyor, okulda ya da işte odaklanmayı zorlaştırıyor ve yaşam kalitesini düşürüyorsa bir alerji uzmanına başvurmak gerekiyor. Uzmanlar, bağışıklık sisteminin alerjenlere aşırı tepki vermesini azaltmaya yönelik tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirtiyor.</p>
<p>SOSYAL MEDYADAKİ HER ÖNERİYE İNANMAYIN<br />
Sosyal medyada sıkça önerilen bazı yöntemlerin bilimsel karşılığı olmayabiliyor. Örneğin “yerel bal tüketmek polen alerjisini azaltır” iddiası uzmanlara göre doğru değil.</p>
<p>Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. Shyam Joshi, arıların tozlaştırdığı çiçeklerin genellikle alerji semptomlarına neden olan havada taşınan polenleri içermediğini belirtiyor. Bu nedenle bal tüketimi, mevsimsel polen alerjisine karşı güvenilir bir yöntem olarak görülmüyor.</p>
<p>İKLİM KRİZİ ALERJİ MEVSİMİNİ UZATIYOR<br />
İklim değişikliğiyle birlikte kışların daha ılıman geçmesi ve bitkilerin büyüme dönemlerinin uzaması, polenlerin havada daha uzun süre kalmasına yol açıyor. Bu da alerji sezonunun daha uzun ve bazı bölgelerde daha ağır geçmesine neden oluyor.</p>
<p>Uzmanlara göre polen alerjisi artık yalnızca “bahar aylarında yaşanan geçici bir sorun” değil; iklim değişikliğiyle birlikte daha uzun süren ve daha çok kişiyi etkileyen bir sağlık meselesi haline geliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kruvaziyer Gemisinde Norovirüs Alarmı: 1700 Kişi Karantinada</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/kruvaziyer-gemisinde-norovirus-alarmi-1700-kisi-karantinada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 08:39:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234387</guid>

					<description><![CDATA[Dünya kamuoyu son günlerde kemirgen kaynaklı Hantavirüs haberlerini takip ederken, bu kez Fransa&#8217;nın Bordeaux Limanı&#8217;nda bir &#8220;mide virüsü&#8221; kabusu yaşanıyor. İskoçya&#8217;dan yola çıkan lüks kruvaziyer gemisi Ambition, salgın şüphesiyle karantinaya alındı. Gemi Rotası ve Olayın Başlangıcı 6 Mayıs tarihinde İskoçya’nın Shetland Adaları’ndan demir alan &#8220;Ambition&#8221; adlı gemi; Belfast, Liverpool ve Brest limanlarına uğradıktan sonra Fransa’nın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya kamuoyu son günlerde kemirgen kaynaklı Hantavirüs haberlerini takip ederken, bu kez Fransa&#8217;nın Bordeaux Limanı&#8217;nda bir &#8220;mide virüsü&#8221; kabusu yaşanıyor. İskoçya&#8217;dan yola çıkan lüks kruvaziyer gemisi Ambition, salgın şüphesiyle karantinaya alındı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus.jpg" alt="" width="932" height="582" class="aligncenter size-full wp-image-234388" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus.jpg 932w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-300x187.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-768x480.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-570x356.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-701x438.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Bordeaux-Ambition-Gemisi-Norovirus-378x237.jpg 378w" sizes="auto, (max-width: 932px) 100vw, 932px" /></a></p>
<p>Gemi Rotası ve Olayın Başlangıcı<br />
6 Mayıs tarihinde İskoçya’nın Shetland Adaları’ndan demir alan &#8220;Ambition&#8221; adlı gemi; Belfast, Liverpool ve Brest limanlarına uğradıktan sonra Fransa’nın Bordeaux kentine ulaştı. Büyük çoğunluğu İngiliz ve İrlandalı turistlerden oluşan 1.700’den fazla yolcu ve mürettebat, geminin son durağında tıbbi gözetim altına alındı.</p>
<p>Olayın bilançosu:</p>
<p>Can Kaybı: 90 yaşındaki bir yolcu gemide hayatını kaybetti.</p>
<p>Vaka Sayısı: Yaklaşık 50 kişide şiddetli kusma ve ishal belirtileri saptandı.</p>
<p>Karantina: Geminin İspanya’ya devam etmesi planlanan seferi durduruldu ve tüm yolcular gemide izole edildi.</p>
<p>Norovirüs Nedir ve Neden Tehlikelidir?<br />
Halk arasında &#8220;mide gribi&#8221; olarak da bilinen Norovirüs, özellikle gemi, okul ve hastane gibi toplu yaşam alanlarında hızla yayılan bir gastroenterit türüdür.</p>
<p>Bulaşma Yolu: Enfekte olmuş kişilerle temas, kirli su veya gıdaların tüketilmesi ve virüsle kirlenmiş yüzeylere dokunulmasıyla bulaşır.</p>
<p>Belirtiler: Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal. Belirtiler genellikle 12-48 saat içinde başlar.</p>
<p>Risk Grubu: Çoğu kişi 1-3 günde iyileşse de, yaşlılar ve bağışıklığı düşük bireylerde sıvı kaybı (dehidrasyon) nedeniyle ciddi komplikasyonlara yol açabilir.</p>
<p>Hantavirüs ile Farkı Nedir?<br />
Haberlerde Norovirüs ile birlikte anılan Hantavirüs, aslında çok farklı bir bulaşma mekanizmasına ve klinik tabloya sahiptir.</p>
<p>Özellik	Norovirüs	Hantavirüs</p>
<p>Bulaşma Kaynağı	İnsandan insana, gıda ve su	Kemirgenler (idrar, dışkı, salya)</p>
<p>Temel Belirti	Kusma, ishal, mide krampları	Ateş, kas ağrısı, solunum yetmezliği</p>
<p>Yayılım Hızı	Çok yüksek (Salgın riski fazla)	Düşük (İnsandan insana nadir geçer)</p>
<p>Ciddiyet	Genelde hafif geçer	Böbrek yetmezliği ve iç kanama riski</p>
<p>Mevcut Durum ve Önlemler<br />
Fransız sağlık ekipleri gemide dezenfeksiyon ve inceleme çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, gemideki vaka sayısının artmaması için katı hijyen protokollerinin uygulandığını bildirdi. Uzmanlar, bu tür salgınlardan korunmak için el hijyeninin (özellikle sabun ve su ile yıkama) alkol bazlı dezenfektanlardan daha etkili olduğunu vurguluyor; çünkü Norovirüs alkole karşı dirençli bir yapıya sahip.</p>
<p>Editörün Notu: Seyahatlerinizde veya toplu alanlarda şiddetli mide-bağırsak şikayetleri yaşamanız durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız ve bol sıvı tüketmeniz hayati önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kohzuki’den &#8220;Böbrek Katili&#8221; 6 Besin Uyarısı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/prof-dr-kohzukiden-bobrek-katili-6-besin-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 08:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234416</guid>

					<description><![CDATA[Vücudumuzun hayati filtreleme sistemi olan böbrekler, genellikle fonksiyonlarının %90&#8217;ını kaybedene kadar sessizce çalışmaya devam eder. Ancak modern beslenme alışkanlıkları bu &#8220;sessiz fabrikaları&#8221; adım adım iflasa sürüklüyor. Japonya’nın dünyaca ünlü nefrologu Prof. Dr. Masahiro Kohzuki, Tohoku Üniversitesi bünyesinde yayımlanan raporunda, sağlıklı görünen pek çok gıdanın aslında birer &#8220;diyaliz davetiyesi&#8221; olduğunu vurguladı. İşte Prof. Dr. Kohzuki’nin listesinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vücudumuzun hayati filtreleme sistemi olan böbrekler, genellikle fonksiyonlarının %90&#8217;ını kaybedene kadar sessizce çalışmaya devam eder.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-234417" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1.jpg" alt="" width="910" height="603" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1.jpg 910w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1-300x199.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1-768x509.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1-570x378.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Hamburger-1-701x465.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 910px) 100vw, 910px" /></a></p>
<p>Ancak modern beslenme alışkanlıkları bu &#8220;sessiz fabrikaları&#8221; adım adım iflasa sürüklüyor. Japonya’nın dünyaca ünlü nefrologu Prof. Dr. Masahiro Kohzuki, Tohoku Üniversitesi bünyesinde yayımlanan raporunda, sağlıklı görünen pek çok gıdanın aslında birer &#8220;diyaliz davetiyesi&#8221; olduğunu vurguladı.</p>
<p>İşte Prof. Dr. Kohzuki’nin listesinde yer alan ve mutfaklardan derhal uzaklaştırılması gereken o besinler<strong>:</strong></p>
<p>1. İşlenmiş Et Ürünleri (Sosis, Jambon, Pastırma)<br />
Bu gıdalar sadece yüksek sodyum değil, aynı zamanda yoğun miktarda fosfor bazlı katkı maddeleri içerir. Doğal gıdalardaki fosforun vücut tarafından emilimi sınırlıyken, bu tür ürünlerdeki katkı maddesi olan fosfor neredeyse tamamen kana karışır. Kohzuki’ye göre bu durum, böbreklerin filtreleme sistemine saniyeler içinde aşırı yük bindirerek fonksiyonel kayıpları başlatır.</p>
<p>2. Bazı Peynir Türleri ve Emülgatörler<br />
Kahvaltılık peynirlerin birçoğunda, tekstür ve dayanıklılık için kullanılan emülgatörler bulunur. Yüksek tuz ve yapay fosfor kombinasyonu, böbreğin hassas süzgecini tıkayarak taş oluşumunu ve doku hasarını tetikler.</p>
<p>3. Şişelenmiş &#8220;Sağlıklı&#8221; Sebze ve Meyve Suları<br />
Birçok kişi bu içecekleri şifa niyetine tüketse de, Prof. Dr. Kohzuki bunları birer &#8220;şeker tuzağı&#8221; olarak tanımlıyor. Tek bir şişede yaklaşık 6 küp şekere denk gelen karbonhidrat yükü, kan şekerini aniden zıplatarak böbreklerdeki mikro damarların yapısını bozuyor. Lifinden ayrılmış bu içecekler, böbrek damarlarında kronik hasar riskini artırıyor.</p>
<p>4. Enerji İçecekleri<br />
Listenin en tehlikeli sıralarında yer alan enerji içecekleri; yoğun kafein, taurin ve yapay tatlandırıcı kokteyli ile böbreklerin çalışma dengesini temelinden sarsıyor. Ani tansiyon yükselmelerine neden olan bu içecekler, böbrek dokularında geri dönüşü olmayan yaralanmalara yol açabiliyor.</p>
<p>5. Aşırı Tuzlu Turşular<br />
Geleneksel bir lezzet olsa da yüksek sodyum içeriği, turşuları &#8220;1. seviye tehlikeli gıdalar&#8221; arasına sokuyor. Aşırı sodyum, vücudun su tutmasına ve böbrek içi tansiyonun yükselmesine neden olur. Bu yüksek basınç, zamanla böbreklerin süzme yeteneğini tamamen yitirmesine sebep olabilir.</p>
<p>6. Rafine Nişastalı Beyaz Un ve Tatlı Ekmekler<br />
Rafine nişasta içeren beyaz unlu mamuller, glisemik indeksi yüksek gıdalardır. Bu besinler kan şekerini kontrolsüzce yükselterek, böbreklerdeki hayati öneme sahip kılcal damar ağını (glomerüller) adeta &#8220;çürüterek&#8221; organ yetmezliği riskini katlıyor.</p>
<p>Uzman Notu ve Uyarı<br />
&#8220;Böbrekler birer temizleme fabrikasıdır ve yedikleriniz bu fabrikadaki makinelerin ya yakıtı ya da kumudur,&#8221; diyen Prof. Dr. Kohzuki, bu 6 besinden uzak durmanın diyalizden uzak bir ömür için en temel kural olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Editörün Notu: Böbrek sağlığınızla ilgili herhangi bir endişeniz varsa veya kronik bir rahatsızlığınız bulunuyorsa, beslenme düzeninizde radikal değişiklikler yapmadan önce mutlaka bir tıp doktoruna veya uzman diyetisyene danışınız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Teşhisinde Devrim</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/alzheimer-teshisinde-devrim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 16:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234333</guid>

					<description><![CDATA[İsviçreli ilaç devi Roche, Alzheimer hastalığının teşhisinde çığır açacak olan yeni kan testi için Avrupa Birliği onayı (CE İşareti) aldığını duyurdu. &#8220;Elecsys pTau217&#8221; adı verilen test, mevcut zorlu teşhis süreçlerini daha hızlı, erişilebilir ve ağrısız bir boyuta taşıyor. Geleneksel Yöntemlere &#8220;Daha Az İnvaziv&#8221; Alternatif Günümüzde Alzheimer teşhisi; maliyetli beyin taramaları (PET) veya hastalar için oldukça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsviçreli ilaç devi Roche, Alzheimer hastalığının teşhisinde çığır açacak olan yeni kan testi için Avrupa Birliği onayı (CE İşareti) aldığını duyurdu. &#8220;Elecsys pTau217&#8221; adı verilen test, mevcut zorlu teşhis süreçlerini daha hızlı, erişilebilir ve ağrısız bir boyuta taşıyor.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-234334" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi.jpg" alt="" width="800" height="390" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi.jpg 800w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi-300x146.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi-768x374.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi-570x278.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Elecsys-pTau217-test-AB-onayladi-701x342.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>Geleneksel Yöntemlere &#8220;Daha Az İnvaziv&#8221; Alternatif<br />
Günümüzde Alzheimer teşhisi; maliyetli beyin taramaları (PET) veya hastalar için oldukça ağrılı olabilen belden sıvı alma (lomber ponksiyon) gibi invaziv yöntemlerle konulabiliyor. Roche ve Eli Lilly and Company iş birliğiyle geliştirilen bu kan testi, sadece bir tüp kan örneğiyle benzer doğrulukta sonuçlar sunmayı hedefliyor.</p>
<p>Elecsys pTau217 Testi Nasıl Çalışıyor?<br />
Test, Alzheimer hastalığının biyolojik göstergesi (biyobelirteç) olan belirli protein seviyelerini analiz ederek çalışıyor:</p>
<p>Pozitif Sonuç: Kandaki pTau217 protein seviyesinin yüksek olması, beyinde Alzheimer ile ilişkili amiloid plaklarının birikmiş olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Negatif Sonuç: Alzheimer olasılığının düşük olduğuna işaret ederek, hastayı gereksiz ve pahalı ileri tetkiklerden kurtarıyor.</p>
<p>Kullanım Alanı: Hem aile hekimliklerinde hem de uzman kliniklerinde kullanılabilecek şekilde tasarlanan test, şüpheli vakaların uzmanlara çok daha donanımlı verilerle sevk edilmesini sağlıyor.</p>
<p>&#8220;Zamanında Teşhis, Bakımın İlk Adımıdır&#8221;<br />
Roche Diagnostics CEO&#8217;su Matt Sause, bu gelişmenin sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafifleteceğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;pTau217’nin kullanıma sunulması, Alzheimer’a çok daha erken aşamalarda tanı koymak için kritik bir araçtır. Bu testi rutin bakıma dahil ederek, hekimlerin zamanında müdahale etmesine olanak tanıyor; hastaların ve ailelerin üzerindeki belirsizliği azaltıyoruz.&#8221;</p>
<p>Lilly Neuroscience Başkanı Carole Ho ise zamanında konan tanının, hastalar için &#8220;anlamlı bir bakım&#8221; sürecinin kapısını açan en kritik adım olduğunu vurguladı.</p>
<p>Avrupa&#8217;da Demans Krizi Kapıda<br />
OECD verileri, Alzheimer teşhisindeki bu inovasyonun ne kadar acil olduğunu gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği’nde 60 yaş üstü demans vakalarının seyri korkutucu bir ivme çiziyor:</p>
<p>2000 Yılı: 5,9 milyon vaka</p>
<p>2018 Yılı: 9,1 milyon vaka</p>
<p>2050 Projeksiyonu: Yaklaşık 18,7 milyon vaka</p>
<p>Stratejik Önem<br />
Dünya genelindeki demans vakalarının %60 ila %80’ini oluşturan Alzheimer için geliştirilen bu test, sadece teşhis süresini kısaltmakla kalmayacak, aynı zamanda yeni nesil Alzheimer ilaçlarına uygun hastaların belirlenmesinde de kilit rol oynayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanatın Gençlik İksiri Olduğu Kanıtlandı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/kultur-sanat/sanatin-genclik-iksiri-oldugu-kanitlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 06:54:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234340</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sadece spor salonlarından geçtiğine inandık. Ancak University College London (UCL) tarafından yapılan ezber bozan yeni bir araştırma, bir sanat galerisini gezmenin veya bir koroda şarkı söylemenin, biyolojik yaşlanma hızını yavaşlatmada en az düzenli egzersiz kadar etkili olabileceğini ortaya koydu. Egzersiz Kadar Etkili Bir Reçete: Sanat Innovation in Aging dergisinde yayımlanan çalışma, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıllardır sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sadece spor salonlarından geçtiğine inandık. Ancak University College London (UCL) tarafından yapılan ezber bozan yeni bir araştırma, bir sanat galerisini gezmenin veya bir koroda şarkı söylemenin, biyolojik yaşlanma hızını yavaşlatmada en az düzenli egzersiz kadar etkili olabileceğini ortaya koydu.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi.jpg" alt="" width="870" height="490" class="aligncenter size-full wp-image-234341" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi.jpg 870w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi-768x433.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Sanatin-Genclik-Iksiri-Oldugu-Kanitlandi-701x395.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 870px) 100vw, 870px" /></a></p>
<p>Egzersiz Kadar Etkili Bir Reçete: Sanat<br />
Innovation in Aging dergisinde yayımlanan çalışma, Birleşik Krallık’ta yaşayan 3.556 yetişkinin verilerini titizlikle inceledi. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, sanat etkinliklerine katılımın vücut üzerindeki etkisinin fiziksel aktiviteyle yarışır düzeyde olmasıydı.</p>
<p>Yaşlanma Hızında %4 Yavaşlama: Haftada en az bir kez sanatsal bir aktiviteye (konser, sergi, tiyatro, atölye çalışması vb.) katılanların, bu tür etkinliklerden uzak duranlara kıyasla biyolojik olarak %4 daha yavaş yaşlandığı saptandı.</p>
<p>Biyolojik Gençleşme: &#8220;PhenoAge&#8221; testine göre, haftalık sanat rutinleri olan bireylerin biyolojik yaşları, akranlarına göre ortalama bir yıl daha genç çıktı. İlginç bir kıyaslama olarak; haftada bir egzersiz yapanlarda bu farkın yaklaşık yarım yıl olduğu görüldü.</p>
<p>Bilimin Gözüyle: Epigenetik Saatler ve DNA<br />
Araştırmacılar, vücudun yaşlanma hızını ölçmek için DNA üzerindeki kimyasal desenleri okuyan &#8220;epigenetik saatler&#8221; (özellikle DunedinPACE ve DunedinPoAm) kullandı.</p>
<p>Kıdemli araştırmacı Feifei Bu, bu bağlantıyı şu sözlerle açıklıyor:</p>
<p>&#8220;Çalışmamız, sanatsal katılımın biyolojik yaşlanmayı yavaşlattığına dair ilk somut kanıtı sunuyor. Sanat; tıpkı egzersiz gibi stresi azaltıyor, vücuttaki kronik iltihabı (enflamasyon) düşürüyor ve kalp-damar sağlığını destekliyor.&#8221;</p>
<p>Neden Sanat?<br />
Araştırmanın başyazarı Daisy Fancourt, sanatın neden bu kadar güçlü bir biyolojik tepki yarattığını, etkinliklerin içindeki zengin bileşenlere bağlıyor. Sanatsal bir aktivite genellikle şu dörtlü uyarımı aynı anda sunuyor:</p>
<p>Bilişsel Uyarım: Yeni bir şeyler öğrenmek veya sanatı yorumlamak.</p>
<p>Duygusal Tepki: Estetik haz ve duygusal boşalım (katarsis).</p>
<p>Sosyal Etkileşim: Toplulukla bağ kurmak ve yalnızlık hissinin azalması.</p>
<p>Hafif Fiziksel Aktivite: Bir sergiyi gezmek veya bir heykel üzerinde çalışmak.</p>
<p>Verilerle Yaşlanma Karşıtı Sanat Rehberi<br />
Araştırma sonuçlarına göre, katılım sıklığı ile &#8220;DunedinPACE&#8221; saati üzerindeki yavaşlama arasındaki ilişki şu şekilde:</p>
<p>Katılım Sıklığı	Yaşlanma Hızındaki Yavaşlama	Benzer Etki</p>
<p>Yılda en az 3 kez	%2	Sigarayı yeni bırakmış olma etkisi</p>
<p>Ayda bir kez	%3	Orta düzey aktif yaşam</p>
<p>Haftada bir kez	%4	Düzenli egzersiz rutini</p>
<p>Sonuç: Ayakkabılarınızı Bağlayın, Fırçanızı Alın</p>
<p>Bu bulgular, koşu ayakkabılarınızı rafa kaldırmanız gerektiği anlamına gelmiyor; fiziksel aktivite hâlâ sağlıklı yaşamın sarsılmaz bir sütunu. Ancak UCL’in araştırması, &#8220;kültürel sağlığın&#8221; da en az fiziksel sağlık kadar biyolojik bir gerçeklik olduğunu kanıtlıyor.</p>
<p>Editörün Notu: Bir sonraki tatil planınıza bir müze ziyareti eklemek veya yarım bıraktığınız o seramik kursuna geri dönmek, sadece ruhunuzu doyurmakla kalmayacak; hücrelerinize de &#8220;daha yavaş yaşlanma&#8221; talimatı verecektir. DNA&#8217;nız size minnettar kalabilir.</p>
<p>Bu içerik bilimsel bir araştırmanın bulgularını özetlemektedir. Kişisel sağlık yönetimi için her zaman bütüncül bir yaklaşım (beslenme, uyku, egzersiz ve mental sağlık) önerilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
