<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEKNO-BİLİM &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/category/teknobilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 11:49:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dijital çağın yeni hastalığı &#8216;telefon vücudu&#8217;..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/teknobilim/dijital-cagin-yeni-hastaligi-telefon-vucudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:49:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|Tekno]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235626</guid>

					<description><![CDATA[Akıllı telefon ve tabletlerin hayatın merkezine yerleşmesi, insan vücudunda daha önce görülmemiş anatomik değişimleri ve sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar; omurga deformasyonundan görme kaybına, kas zayıflığından motor becerilerin körelmesine kadar pek çok kalıcı hasara yol açan bu yeni tabloyu &#8220;telefon vücudu&#8221; olarak tanımlıyor. Teknolojinin zihinsel etkileri uzun yıllardır tartışılırken, son klinik araştırmalar dijital cihazların fiziksel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon ve tabletlerin hayatın merkezine yerleşmesi, insan vücudunda daha önce görülmemiş anatomik değişimleri ve sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar; omurga deformasyonundan görme kaybına, kas zayıflığından motor becerilerin körelmesine kadar pek çok kalıcı hasara yol açan bu yeni tabloyu &#8220;telefon vücudu&#8221; olarak tanımlıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon.webp"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon.webp" alt="" width="833" height="555" class="alignnone size-full wp-image-235627" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon.webp 833w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon-300x200.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon-768x512.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon-570x380.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/telefon-701x467.webp 701w" sizes="(max-width: 833px) 100vw, 833px" /></a></p>
<p>Teknolojinin zihinsel etkileri uzun yıllardır tartışılırken, son klinik araştırmalar dijital cihazların fiziksel anatomimiz üzerinde yarattığı yıkıcı tahribatı gözler önüne serdi. Gün boyu ekran karşısında geçirilen saatler, sadece duruş bozukluklarına yol açmakla kalmıyor; kas gücünü zayıflatıyor, görme yetisini köreltiyor ve erken yaşlanma belirtilerini tetikliyor. Tıp dünyası, insan bedeninin dijital kuşatma altında şekil değiştirmeye başladığı konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.</p>
<p>27 KİLOLUK ÖLÜMCÜL BASKI: &#8216;TEKNOLOJİ BOYNU&#8217; OMURGAYI EĞİYOR<br />
Akıllı telefon ekranlarına bakarken başın sürekli öne doğru eğilmesi, ortopedi uzmanları tarafından en büyük yapısal tehdit olarak görülüyor. İnsan başı normal duruşta boyna belirli bir ağırlık uygularken, öne doğru yapılan her eğim bu yükü katlayarak artırıyor. &#8220;İleri baş duruşu&#8221; olarak adlandırılan bu pozisyon, boyun omurlarına tam 27 kilograma yakın ek bir basınç bindiriyor.</p>
<p>&#8220;Teknoloji boynu&#8221; (tech neck) adı verilen bu kronik deformasyon, zamanla omurga disklerinde erken yıpranmaya, eklem dejenerasyonuna ve hatta akciğer kapasitesinin azalmasına yol açıyor. Uzmanlar, kalıcı kamburluk riskine karşı telefonların mutlaka göz hizasında tutulmasını ve her yarım saatte bir en az 20 dakikalık ekran molaları verilmesini öneriyor. Boyunda oluşan bu katlanmaların, cilt bariyerini bozarak erken yaşta derin boyun kırışıklıklarına neden olabileceği de dermatologlar tarafından ifade ediliyor.</p>
<p>AKILLI SAAT KULLANANLAR DİKKAT: EGZAMA VE MANTAR RİSKİ<br />
Dijital bağımlılık sadece omurgayı değil, cilt sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Özellikle gün boyunca kollarından akıllı saat ve fitness bilekliklerini çıkarmayan bireylerde ciddi dermatolojik rahatsızlıklar saptanıyor. Uzman Dermatolog Justine Hextall, saatin altında kalan karanlık ve nemli bölgenin bakteri ve mantar üremesi için kusursuz bir zemin hazırladığını belirtiyor.</p>
<p>Saatlerin uzun süre çıkarılmamasının kronik egzama vakalarını artırdığını vurgulayan Hextall, zarar gören cilt bariyerinin zamanla cihazların yapımında kullanılan nikel, kauçuk, lateks ve akrilat gibi kimyasal maddelere karşı kalıcı alerjik hassasiyetler geliştirebileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, gün içinde saatlerin mutlaka çıkarılarak cildin havalandırılmasını ve yıkanmasını tavsiye ediyor.</p>
<p>MİYOPİ ARTIŞININ GİZLİ NEDENİ: DIŞARI ÇIKMAMAK<br />
Dünya genelinde uzağı görememe (miyopi) oranlarında yaşanan patlamanın sorumlusu olarak doğrudan telefon ekranları gösterilse de optometri uzmanları meselenin daha farklı bir biyolojik boyutu olduğunu ortaya koydu. Ohio Eyalet Üniversitesi bünyesinde 20 yıl boyunca yürütülen boylamsal bir çalışma, ekrana yakından bakmanın miyopi ilerlemesinde doğrudan birincil etken olmadığını tescilledi.</p>
<p>Asıl tehlike, teknoloji nedeniyle kapalı alanlarda geçirilen zamanın artması. Doğal gün ışığının göz retinasından dopamin salgılanmasını uyardığını belirten Prof. Donald Mutti, bu salgının gözün yapısal gelişimini koruduğunu ifade ediyor. Cihazlar yüzünden evlere kapanmak, çocukların ve gençlerin bu koruyucu ışktan mahrum kalmasına ve dolaylı olarak göz yapılarının bozulmasına neden oluyor. Uzmanların çözümü ise basit: Her gün düzenli olarak açık havada vakit geçirmek.</p>
<p>TOPLUM ZAYIFLIYOR: KAS GÜCÜ VE MOTOR BECERİLER ALARM VERİYOR<br />
Teknolojinin vücutta yarattığı bir diğer sessiz tehlike ise el kavrama gücündeki dramatik düşüş. Tıbbi sosyoloji uzmanları, el kavrama gücünün genel sağlık durumunun ve yaşam süresinin en net habercisi olduğunu, hatta erken ölüm riskini tansiyon ölçümlerinden daha iyi öngördüğünü belirtiyor. Bilgisayar başındaki hareketsiz yaşam, genç nesillerin kas kütlesini eriterek fiziksel zindeliği yok ediyor.</p>
<p>Bununla birlikte, sürekli ekran kaydırmak ve tıklamak, karmaşık el-göz koordinasyonunu ve ince motor becerilerini köreltiyor. Prof. Sebastian Suggate, ekran süresi arttıkça çocukların ve ergenlerin motor becerilerinin zayıfladığını, bunun da bilişsel ve akademik gelişimi baltaladığını kanıtladı. Uzmanlar, nesiller boyu sürecek bir &#8220;fiziksel ve zihinsel gerilemenin&#8221; önüne geçmek için günlük hayatta el yazısı yazmak, yemek hazırlamak, bir enstrüman çalmak veya ahşap işçiliği gibi ellerin dünyayla doğrudan temas kurmasını sağlayacak pratik faaliyetlerin hayati bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arşiv çekmecesinden çıkan tarihi keşif!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/teknobilim/arsiv-cekmecesinden-cikan-tarihi-kesif/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:26:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235532</guid>

					<description><![CDATA[İngiliz Antarktika Araştırması arşivlerinde yaklaşık 40 yıl boyunca incelenmeden bekleyen bir kemik fosilinin, kıtada keşfedilen ilk dinozor kalıntısı olduğu ortaya çıktı. Paleontologların yeniden incelediği kalıntının, Geç Kretase döneminde yaşamış devasa bir titanozor klanına ait olduğu kesinleşti. Yaklaşık 40 yıl önce İngiliz jeolog Michael Thomson ve Alman meslektaşı Reinhard Förster, Antarktika&#8217;daki James Ross Adası&#8217;nda kayaç haritalama [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Antarktika Araştırması arşivlerinde yaklaşık 40 yıl boyunca incelenmeden bekleyen bir kemik fosilinin, kıtada keşfedilen ilk dinozor kalıntısı olduğu ortaya çıktı. Paleontologların yeniden incelediği kalıntının, Geç Kretase döneminde yaşamış devasa bir titanozor klanına ait olduğu kesinleşti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika.jpg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika.jpg" alt="" width="1200" height="674" class="alignnone size-full wp-image-235533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika.jpg 1200w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-1024x575.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-768x431.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-701x394.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/07/antartika-1067x599.jpg 1067w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></a></p>
<p>Yaklaşık 40 yıl önce İngiliz jeolog Michael Thomson ve Alman meslektaşı Reinhard Förster, Antarktika&#8217;daki James Ross Adası&#8217;nda kayaç haritalama çalışmaları yürütürken çeşitli bitki ve omurgasız fosillerinin yanı sıra büyük bir omurga kemiği buldu. O dönem büyük bir sürüngene ait olduğu tahmin edilen ancak detaylıca incelenmeyen bu kemik, İngiltere&#8217;deki arşiv merkezine kaldırıldı ve uzun yıllar bir çekmecede bekletildi. Yıllar sonra koleksiyonu inceleyen paleontolog Mark Evans, kemiğin yapısından şüphelenerek fosili yeniden laboratuvara taşıdı ve tarihe geçecek bir keşfe imza attı.</p>
<p>DEV BİR TÜRÜN NADİR KALINTISI<br />
Yapılan detaylı analizler sonucunda, 40 yıldır sessizce bekleyen bu fosilin, Geç Kretase döneminde Antarktika kıtasında yaşamış devasa bir sauropod dinozorunun kuyruk kemiği olduğu kesinleşti. &#8220;Eutitanosauria&#8221; adı verilen ve dünya tarihinin en büyük canlı gruplarından birini temsil eden bu klanın üyesi, kendi türünün diğer örneklerine göre oldukça küçük boyutlara sahip..</p>
<p>Uzmanlar, kemik yapısındaki ayırt edici içbükey ve dışbükey formları inceleyerek fosili bir titanozor olarak sınıflandırsa da tam türünü belirlemek için henüz yeterli veriye ulaşılamadı. Ancak kemiğin, Arjantin&#8217;de bulunan bir dinozor türüyle çarpıcı benzerlikler gösterdiği belirtiliyor.</p>
<p>KITALAR ARASI GÖÇÜN İPUÇLARI<br />
Buzullarla kaplı olması sebebiyle dinozor fosili bulmanın en zor olduğu kıta olan Antarktika&#8217;da bugüne kadar sadece 12 türe ait kalıntıya ulaşılabildi. Çekmeceden çıkan bu fosil, hem Antarktika&#8217;da şimdiye kadar toplanmış en eski dinozor kalıntısı unvanını aldı hem de kıtada bulunan ikinci sauropod fosili oldu.</p>
<p>Bilim insanları, bu keşfin sadece kıtanın geçmişine değil, güney yarımküredeki eski süper kıta Gondvana&#8217;daki canlı göçlerine de ışık tutacağını düşünüyor. Avustralya ve Yeni Zelanda gibi bölgelerde bu tür dev dinozorlara ait kanıtların oldukça sınırlı olduğunu belirten uzmanlar, Antarktika&#8217;daki bu varlığın, hayvanların geçmişte birbirine bağlı olan bu kara parçaları arasında seyahat ettiğini gösterdiğini vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Venüs’te yaşam varsa kaynağı Dünya olabilir..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/teknobilim/venuste-yasam-varsa-kaynagi-dunya-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:31:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235500</guid>

					<description><![CDATA[Bilim insanları, Güneş Sistemi’nin en zorlu gezegenlerinden biri olarak bilinen Venüs’te yaşam izlerine rastlanması halinde, bunun gezegene özgü değil Dünya kaynaklı olabileceğini değerlendiriyor. Yeni bir araştırmaya göre, Dünya’dan kopan mikroorganizma taşıyan parçalar milyarlarca yıl içinde Venüs’ün bulutlarına ulaşmış olabilir. Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan “panspermia” teorisi, yaşamın ya da yaşamın temel yapı taşlarının asteroitler, kuyruklu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Güneş Sistemi’nin en zorlu gezegenlerinden biri olarak bilinen Venüs’te yaşam izlerine rastlanması halinde, bunun gezegene özgü değil Dünya kaynaklı olabileceğini değerlendiriyor. Yeni bir araştırmaya göre, Dünya’dan kopan mikroorganizma taşıyan parçalar milyarlarca yıl içinde Venüs’ün bulutlarına ulaşmış olabilir.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus.jpg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus.jpg" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-235501" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus.jpg 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-1024x576.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-701x394.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/venus-1067x600.jpg 1067w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan “panspermia” teorisi, yaşamın ya da yaşamın temel yapı taşlarının asteroitler, kuyruklu yıldızlar ve kaya parçaları aracılığıyla gezegenler arasında taşınabileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Bu teoriye göre, bir gezegene çarpan büyük gök cisimleri yüzeyden parçalar koparabilir. Bu parçalar uzaya savrulup başka gezegenlerin atmosferine ulaşarak mikrobiyal yaşamı taşıyabilir.</p>
<p>Venüs’ün yüzeyi, aşırı sıcaklık ve basınç nedeniyle yaşam için elverişsiz kabul ediliyor.</p>
<p>Ancak gezegenin bulut katmanlarının bazı bölgelerinde sıcaklık ve basınç koşullarının daha ılımlı olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Bu nedenle bilim insanları, Venüs’te olası mikrobiyal yaşamın yüzeyde değil, atmosferin belirli bulut katmanlarında aranabileceğini değerlendiriyor.</p>
<p>YENİ MODEL NE GÖSTERDİ?</p>
<p>Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı ve Sandia Ulusal Laboratuvarları’ndan araştırmacıların yer aldığı çalışmada, “Venüs Yaşam Denklemi” olarak bilinen model kullanıldı.</p>
<p>Bu model, Venüs’te mevcut yaşam ihtimalini; yaşamın ortaya çıkışı, dayanıklılığı ve sürekliliği gibi faktörler üzerinden değerlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Araştırmacıların hesaplamalarına göre, Dünya’dan kopan ve mikroorganizma taşıma ihtimali bulunan materyaller Venüs’ün bulut katmanlarına ulaşmış olabilir. </p>
<p>Model, her yıl yaklaşık 100 hücrenin Venüs bulutlarına dağılabileceğini, son 1 milyar yılda ise Dünya’dan Venüs’e yaklaşık 20 milyar hücrenin taşınmış olabileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Araştırma, Venüs’te yaşam bulunduğunu kanıtlamıyor. Ancak gelecekteki astrobiyoloji görevlerinde Venüs’ün atmosferinde yaşam izine rastlanması halinde, bunun doğrudan “yabancı” bir yaşam formu olmayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Bilim insanlarına göre böyle bir keşif, Dünya’dan kopan mikroorganizmaların Venüs’ün bulutlarında kısa süreliğine de olsa varlığını sürdürebilmiş olma ihtimalini gündeme getirebilir.</p>
<p>Araştırmaya göre Venüs’te bir gün yaşam belirtisi bulunursa, bu canlılar tamamen farklı bir gezegende bağımsız biçimde ortaya çıkmış organizmalar olmayabilir. Bunun yerine, milyarlarca yıl önce Dünya’dan taşınmış mikroorganizmaların “uzaktaki akrabaları” ile karşılaşma ihtimali de masada bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nükleerde Yeni Adresler: Sinop ve Trakya</title>
		<link>https://belgoturk.tv/turkiye/nukleerde-yeni-adresler-sinop-ve-trakya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:25:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eco Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=235124</guid>

					<description><![CDATA[Bakan Bayraktar Nükleerde Yeni Adresleri Açıkladı: Sinop ve Trakya Sırada, Kanadalı Devler Geliyor! Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlama ve karbon nötr bir geleceğe ulaşma yolunda nükleer enerji hamlelerini hızlandırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin 20 bin megavatlık devasa nükleer kapasite hedefine ulaşmak için yürütülen stratejik çalışmaları paylaştı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nde (NGS) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Bakan Bayraktar Nükleerde Yeni Adresleri Açıkladı: Sinop ve Trakya Sırada, Kanadalı Devler Geliyor!</h1>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-235125" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar.jpg 864w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Enerji-ve-Tabii-Kaynaklar-Bakani-Alparslan-Bayraktar-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /></a></p>
<p data-path-to-node="4">Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlama ve karbon nötr bir geleceğe ulaşma yolunda nükleer enerji hamlelerini hızlandırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <b data-path-to-node="4" data-index-in-node="158">Alparslan Bayraktar</b>, Türkiye’nin <b data-path-to-node="4" data-index-in-node="191">20 bin megavatlık</b> devasa nükleer kapasite hedefine ulaşmak için yürütülen stratejik çalışmaları paylaştı.</p>
<p data-path-to-node="5">Akkuyu Nükleer Güç Santrali&#8217;nde (NGS) dört reaktörün inşasının eş zamanlı olarak başarıyla sürdüğünü belirten Bakan Bayraktar; <b data-path-to-node="5" data-index-in-node="127">Sinop</b>, <b data-path-to-node="5" data-index-in-node="134">Trakya</b> ve yeni nesil <b data-path-to-node="5" data-index-in-node="155">küçük modüler reaktörler (SMR)</b> için uluslararası diplomasi trafiğinin vites artırdığını açıkladı.</p>
<h3 data-path-to-node="7">Romanya’da Kritik İnceleme: Kanada Menşeli CANDU Teknolojisi Masada</h3>
<p data-path-to-node="8">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Bakan Bayraktar, nükleer iş birliklerini yerinde incelemek üzere Romanya’nın Köstence kentinde bulunan <b data-path-to-node="8" data-index-in-node="139">Cernavoda Nükleer Güç Santrali</b>’ni ziyaret etti. Kanada menşeli gelişmiş <b data-path-to-node="8" data-index-in-node="211">CANDU reaktör teknolojisinin</b> kullanıldığı bu tesiste reaktör işleyişi, güvenlik altyapısı ve nükleer teknoloji hakkında kapsamlı bilgiler alan Bayraktar, Türkiye&#8217;nin ikinci ve üçüncü nükleer santralleri için seçenekleri çeşitlendirdiklerinin sinyalini verdi.</p>
<p data-path-to-node="9,0"><b data-path-to-node="9,0" data-index-in-node="0">&#8220;2053 Net Sıfır Emisyonu İçin Nükleer Olmazsa Olmaz&#8221;</b> Bakan Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye&#8217;nin geleceği için sadece bir alternatif değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: <i data-path-to-node="9,0" data-index-in-node="199">&#8220;Ülkemizin hem enerji arz güvenliğini teminat altına almak hem de Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu &#8216;2053 Net Sıfır Emisyon&#8217; hedefine ulaşmak için nükleer bizim için olmazsa olmaz bir husus. Türkiye; rekabetçi fiyatlarla, en yüksek yerlilik oranıyla ve en güvenli teknolojiyle nükleere sahip olmak istiyor. Nükleer atık yönetimi ve yakıt tedarikini kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ikinci ve üçüncü projeleri hayata geçireceğiz.&#8221;</i></p>
<h3 data-path-to-node="11">Hedef 20 Bin Megavat: Üç Koldan Nükleer Taarruz</h3>
<p data-path-to-node="12">Bakan Bayraktar’ın çizdiği yol haritasına göre, Türkiye&#8217;nin nükleer enerji stratejisi üç ana sütun üzerinde yükseliyor:</p>
<p data-path-to-node="13,0,0"><b data-path-to-node="13,0,0" data-index-in-node="0">Akkuyu NGS (Mersin):</b> Dünyanın en büyük nükleer şantiyelerinden biri olan tesiste 4 reaktörün inşası kesintisiz devam ediyor.</p>
<p data-path-to-node="13,1,0"><b data-path-to-node="13,1,0" data-index-in-node="0">Sinop ve Trakya Projeleri:</b> Büyük ölçekli ikinci ve üçüncü santraller için yer tespit çalışmaları tamamlanırken, uluslararası ortaklarla müzakereler derinleşiyor.</p>
<p data-path-to-node="13,2,0"><b data-path-to-node="13,2,0" data-index-in-node="0">Küçük Modüler Reaktörler (SMR):</b> Büyük santrallerin yanı sıra sanayi bölgelerine esnek ve hızlı enerji sağlaması planlanan yeni nesil küçük reaktör teknolojileri de yakın markajda tutuluyor.</p>
<h3 data-path-to-node="15">Uluslararası Diplomasi Trafiği: Çin, Güney Kore ve Şimdi Kanada!</h3>
<p data-path-to-node="16">Akkuyu sonrasındaki projelerde doğru teknoloji ve doğru ortak seçimi için kritik bir süreçte olunduğunu belirten Bayraktar, küresel aktörlerle yürütülen müzakerelerdeki son durumu aktardı:</p>
<p data-path-to-node="17,0,0"><b data-path-to-node="17,0,0" data-index-in-node="0">Çin Halk Cumhuriyeti:</b> Trakya projesi başta olmak üzere uzun yıllardır yürütülen köklü bir müzakere süreci bulunuyor.</p>
<p data-path-to-node="17,1,0"><b data-path-to-node="17,1,0" data-index-in-node="0">Güney Kore:</b> Son dönemde nükleer iş birliği ve teknoloji transferi konusunda çok daha yoğun ve yakın bir çalışma takvimi devreye alındı.</p>
<p data-path-to-node="17,2,0"><b data-path-to-node="17,2,0" data-index-in-node="0">Kanada:</b> Romanya’da incelenen CANDU teknolojisinin ardından Kanada ile olan ilişkiler yeni bir boyuta taşındı. Son aylarda Kanadalı yetkililerle teknik düzeydeki çalışmalar ciddi şekilde yoğunlaştı.</p>
<h3 data-path-to-node="19">Kanadalı Devler Haziran Sonu Türkiye’ye Geliyor</h3>
<p data-path-to-node="20">Nükleer enerjide yerlilik oranını maksimuma çıkarmayı hedefleyen Türkiye, yerli sanayiciyi de sürece dahil ediyor. Bakan Bayraktar, nükleer tedarik zincirini güçlendirecek çok önemli bir buluşmanın müjdesini verdi:</p>
<p data-path-to-node="21"><b data-path-to-node="21" data-index-in-node="0">Kanada menşeli nükleer teknoloji şirketi, haziran sonu veya temmuz başında Türkiye’deki yerli tedarikçiler ve ekipman sağlayıcıları ile geniş kapsamlı bir sektörel toplantı gerçekleştirecek.</b> Bu hamleyle, Türkiye&#8217;de inşa edilecek yeni santrallerde Türk mühendisliğinin ve yerli sanayinin üretim gücünden en üst düzeyde faydalanılması amaçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASA’nın Süpersonik Uçağı X-59 Ses Hızını Aştı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/nasanin-supersonik-ucagi-x-59-ses-hizini-asti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:46:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|Tekno]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234878</guid>

					<description><![CDATA[NASA’nın havacılıkta yeni bir çağ açması beklenen deneysel uçağı X-59, gerçekleştirdiği son testte ilk kez ses hızını aşarak önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Sessiz süpersonik uçuş teknolojisini kanıtlamak amacıyla geliştirilen uçak, 28 Ekim 2025’teki ilk uçuşundan bu yana geçen 90 günde toplam 16 başarılı uçuşu geride bıraktı. 81 Dakikalık Tarihi Uçuş Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü’nden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="3"><strong>NASA’nın havacılıkta yeni bir çağ açması beklenen deneysel uçağı X-59, gerçekleştirdiği son testte ilk kez ses hızını aşarak önemli bir dönüm noktasına ulaştı.</strong></p>
<p data-path-to-node="3"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-234880" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1.jpeg" alt="" width="1920" height="1200" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1.jpeg 1920w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-300x188.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-1024x640.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-768x480.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-1536x960.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-86x54.jpeg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-570x356.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-120x74.jpeg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-701x438.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-1067x667.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Nato-Supersonik-neti-X-59-1-378x237.jpeg 378w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p data-path-to-node="3">Sessiz süpersonik uçuş teknolojisini kanıtlamak amacıyla geliştirilen uçak, 28 Ekim 2025’teki ilk uçuşundan bu yana geçen 90 günde toplam 16 başarılı uçuşu geride bıraktı.</p>
<p data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">81 Dakikalık Tarihi Uçuş</b> Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü’nden cuma günü yerel saatle 11.08’de havalanan X-59, 81 dakika süren testin ardından aynı üsse güvenli bir iniş yaptı. NASA test pilotu Jim “Clue” Less komutasındaki uçak, test sırasında yaklaşık Mach 1,1 (1.147 km/s) azami hıza ve 13.228 metre irtifaya ulaştı. Mühendislik ekibi, uçuş boyunca uçağın hem sesaltı hem de sesüstü hızlardaki performansına ve uçuş özelliklerine odaklandı.</p>
<p data-path-to-node="5">Başarıya ilişkin açıklama yapan NASA Yöneticisi Jared Isaacman, &#8220;Bizi bu noktaya getiren NASA ekibine ve Lockheed Martin Skunk Works’e minnettarım. NASA’nın X-uçak portföyünü yeniden inşa ettiğimiz bu süreçte, bunun pek çok başarılı iş birliğinin ilki olmasını umuyorum&#8221; dedi.</p>
<p data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">F-15 Eşlik Etti: Sonik Patlama Yerine Hafif Bir Gümbürtü</b> Geleneksel süpersonik uçakların yarattığı şiddetli sonik patlamalar yerine, yer seviyesinde sadece hafif bir gümbürtü çıkaracak şekilde tasarlanan X-59’a test sırasında bir NASA F-15 takip uçağı eşlik etti. Test esnasında, F-15&#8217;in ürettiği geleneksel sonik patlamaların, X-59’un çıkardığı ultra düşük sesi tamamen bastırdığı gözlemlendi.</p>
<p data-path-to-node="7"><b data-path-to-node="7" data-index-in-node="0">Sırada Ne Var?</b> Önümüzdeki birkaç gün içinde X-59&#8217;un, projenin ilk &#8220;görev koşulları&#8221; uçuşunu gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu testte uçağın Mach 1,4 (1.489 km/s) seyir hızına ve yaklaşık 16.764 metre yüksekliğe ulaşması planlanıyor.</p>
<p data-path-to-node="8">Yine bir takip uçağının eşlik edeceği bu uçuşlar, uçağın ilerleyen dönemde ABD’deki çeşitli yerleşim bölgelerinin üzerinde yapacağı test seferleri için temel referans noktası olacak. NASA, bu uçuşlar sırasında halkın &#8220;hafif gümbürtü&#8221; sesini nasıl algıladığına dair veriler toplayacak ve bu bulguları sivil süpersonik uçuş standartlarını yeniden belirlemek üzere ABD&#8217;li ve uluslararası düzenleyici kurumlarla paylaşacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amazon Avrupa’da Robotik Devrim</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/amazon-avrupada-robotik-devrim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:30:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[BT|Tekno]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234874</guid>

					<description><![CDATA[Amazon, robotik teknolojilerin iş güvenliğini artıracağını ve teslimat süreçlerini hızlandıracağını savunuyor. Amazon, Birleşik Krallık’ta düzenlediği Delivering the Future etkinliğinde Avrupa pazarına yönelik büyük hamlelerini duyurdu. Şirket; milyarlarca avroluk yeni yatırım, binlerce istihdam ve lojistik sektörünün geleceğini yeniden şekillendirecek yeni nesil robotlar vadetti. Yüzü aşkın gazeteci ve içerik üreticisi, sipariş anından teslimata kadar uzanan sürecin arka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="4"><strong>Amazon, robotik teknolojilerin iş güvenliğini artıracağını ve teslimat süreçlerini hızlandıracağını savunuyor.</strong></p>
<p data-path-to-node="5"><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-234875" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim.jpeg" alt="" width="1000" height="563" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim.jpeg 1000w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim-300x169.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim-768x432.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim-123x70.jpeg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim-570x320.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/06/Amazon-Avrupa-da-Robotik-Devrim-701x395.jpeg 701w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>Amazon, Birleşik Krallık’ta düzenlediği <em data-path-to-node="5" data-index-in-node="40">Delivering the Future</em> etkinliğinde Avrupa pazarına yönelik büyük hamlelerini duyurdu.</p>
<p data-path-to-node="5">Şirket; milyarlarca avroluk yeni yatırım, binlerce istihdam ve lojistik sektörünün geleceğini yeniden şekillendirecek yeni nesil robotlar vadetti.</p>
<p data-path-to-node="6">Yüzü aşkın gazeteci ve içerik üreticisi, sipariş anından teslimata kadar uzanan sürecin arka planını görmek için LCY3 tesisinde bir araya geldi.</p>
<h3 data-path-to-node="7">Rakamlarla LCY3 Deposu</h3>
<p data-path-to-node="8,0,0"><strong data-path-to-node="8,0,0" data-index-in-node="0">Alan:</strong> 216 bin metrekareyi aşan devasa tesis.</p>
<p data-path-to-node="8,1,0"><strong data-path-to-node="8,1,0" data-index-in-node="0">Kapasite:</strong> Haftada ortalama <strong data-path-to-node="8,1,0" data-index-in-node="27">4 milyon</strong> ürün sevkiyatı.</p>
<p data-path-to-node="8,2,0"><strong data-path-to-node="8,2,0" data-index-in-node="0">Altyapı:</strong> Tesis genelinde jet hızıyla dönen <strong data-path-to-node="8,2,0" data-index-in-node="43">32 kilometrelik</strong> konveyör hattı.</p>
<h2 data-path-to-node="10">Deponun Görünmez İşçileri: Hercules Drive ve Yapay Zekâ</h2>
<p data-path-to-node="11">Tesisin ikinci katı, Amazon’un özel üretimi olan mobil robot <strong data-path-to-node="11" data-index-in-node="61">Hercules Drive</strong>’lara ayrılmış durumda. Güvenlik bariyerlerinin arkasında, adeta koreografisi yapılmış bir dans gibi senkronize hareket eden <strong data-path-to-node="11" data-index-in-node="200">1.660 robot</strong>, &#8220;pod&#8221; adı verilen <strong data-path-to-node="11" data-index-in-node="231">21.700 sarı depolama kulesinin</strong> arasında mekik dokuyor. İnsan çalışanlar ise yapay zekâ yazılımının yönlendirmesiyle bu kulelere ürün yerleştiriyor.</p>
<p data-path-to-node="12">Dev elektrikli süpürgeleri andıran bu mavi robotlar; sensörler, 3D kameralar ve gelişmiş navigasyon yazılımları sayesinde <strong data-path-to-node="12" data-index-in-node="122">567 kilograma kadar</strong> yük taşıyabiliyor.</p>
<p data-path-to-node="13,0"><strong data-path-to-node="13,0" data-index-in-node="0">&#8220;Trafik Işıkları Olmayan Bir Şehir Gibi&#8221;</strong> Amazon Tours Lideri Martin Newton, sistemi şu sözlerle açıklıyor: <em data-path-to-node="13,0" data-index-in-node="107">&#8220;Robotların binada gezinmesini sağlayan &#8216;Deep Fleet&#8217; adlı bir yapay zekâ kullanıyoruz. Bunu, sokaklarında 5.000 aracın olduğu ama hiçbir trafik ışığının bulunmadığı bir şehre benzetebilirsiniz. Deep Fleet, tüm bu trafiği kusursuzca koordine ediyor. Üstelik robotlar, olası teknik sorunları mühendislerin incelemesi için kendi kendilerine raporlayabiliyor.&#8221;</em></p>
<h2 data-path-to-node="15">&#8220;Yürüyen Disko&#8221; Tarayıcılar ve Milisaniyelik Kararlar</h2>
<p data-path-to-node="16">Siparişler insan çalışanlar tarafından paketlendikten sonra, neon ışıklar saçan devasa bir tarayıcıdan geçiyor. Gri ve endüstriyel depo atmosferinde havada asılı bir diskoyu andıran bu <strong data-path-to-node="16" data-index-in-node="185">SICK tarayıcı</strong>, binadaki en akıllı teknolojilerden biri.</p>
<p data-path-to-node="17,0,0">Her paketin <strong data-path-to-node="17,0,0" data-index-in-node="12">3D ölçülerini</strong> alıyor.</p>
<p data-path-to-node="17,1,0">Gönderi etiketlerini okuyor.</p>
<p data-path-to-node="17,2,0">Kolileri ilgili dağıtım istasyonuna giden doğru banta yönlendiriyor.</p>
<p data-path-to-node="18">Amazon yetkilileri, <em data-path-to-node="18" data-index-in-node="20">&#8220;Tüm bu süreç milisaniyeler içinde gerçekleşiyor. Paketler hiç durmuyor ve her saat binlerce koli neredeyse sıfır hata ile işleniyor&#8221;</em> diyerek sistemin hızını vurguluyor. Buradan çıkan paketler, tesis içinde günde <strong data-path-to-node="18" data-index-in-node="233">180 kilometre</strong> yol kateden sevkiyat ayrıştırıcılarına ulaşıyor.</p>
<h2 data-path-to-node="20">Yeni Nesil Asistan: Proteus</h2>
<p data-path-to-node="21">LCY3 gibi devasa depolar hâlâ yoğun şekilde insan emeğine dayanıyor. Dartford’daki tesiste her gün binlerce çalışan; kalite kontrol, sipariş toplama ve paketleme gibi süreçlerde görev alıyor.</p>
<p data-path-to-node="22">Amazon, test aşamasındaki yeni otonom robotu <strong data-path-to-node="22" data-index-in-node="45">Proteus</strong> ile çalışanların fiziksel yükünü hafifletmeyi hedefliyor. <strong data-path-to-node="22" data-index-in-node="111">400 kilograma kadar</strong> ağır yükleri kaldırabilen Proteus, sesli komutlarla da çalışabilecek.</p>
<p data-path-to-node="23">Amazon Robotics Başkan Yardımcısı Scott Dresser, Proteus için şu ifadeleri kullanıyor:</p>
<p data-path-to-node="24,0"><em data-path-to-node="24,0" data-index-in-node="0">&#8220;Ona ne yapılması gerektiğini söylüyorsunuz; önceliği, güzergâhı ve zamanlamayı kendisi belirliyor. Malzeme hareketliliğinde tamamen sizin asistanınız hâline geliyor.&#8221;</em></p>
<p data-path-to-node="25">Şu an ABD’de eski versiyonu kullanılan Proteus&#8217;un, sesli komut destekli yeni neslinin <strong data-path-to-node="25" data-index-in-node="86">2027’nin ilk yarısında</strong> Avrupa’daki depolarda devreye alınması planlanıyor.</p>
<h2 data-path-to-node="27">Otomasyon Baskı mı Getiriyor, Güvenlik mi?</h2>
<p data-path-to-node="28">Emek örgütleri ve uzmanlar, depo otomasyonunun insan çalışanları makinelerin temposuna zorlayarak üzerlerindeki baskıyı artırabileceği konusunda endüstriyi uyarıyor. Ancak Amazon yönetimi bu kaygılara katılmıyor.</p>
<p data-path-to-node="29">Amazon Robotics Baş Teknolog Sorumlusu Tye Brady, sistemin insan merkezli tasarlandığını belirtiyor:</p>
<p data-path-to-node="30,0"><em data-path-to-node="30,0" data-index-in-node="0">&#8220;Makinelerimizi insanların doğal hareket hızına uyum sağlayacak şekilde inşa ediyoruz. Yoğun robot kullanımı, çalışanların kritik düşünmeye odaklanmasını sağlayacak. Örneğin bir işçi, robot onu ayrıştırma alanına götürüp her yeri çikolataya bulamadan önce, sızdıran bir Nutella paletini fark edebilecek. İyi çalışanlar ve iyi makineler birlikte çalıştığında, hem üretkenliği artırıyor hem de daha güvenli bir çalışma ortamı yaratıyoruz.&#8221;</em></p>
<h1></h1>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Norveç kıyılarında 18 bin yıllık sır ortaya çıktı..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/norvec-kiyilarinda-18-bin-yillik-sir-ortaya-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 09:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234498</guid>

					<description><![CDATA[Norveç açıklarında deniz tabanını inceleyen araştırmacılar, yaklaşık 18 bin yıl öncesine dayanan dev bir krater içinde metan ve çamur püskürten bir “çamur volkanı” keşfetti. Uzmanlar, bu yapının Dünya’nın iç katmanlarına açılan doğal bir pencere olabileceğini belirtiyor. Norveç Arktik Üniversitesi (UiT) araştırmacıları, Norveç’in Bear Adası’nın yaklaşık 113 kilometre güneyindeki Barents Denizi’nde dikkat çekici bir jeolojik oluşum [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Norveç açıklarında deniz tabanını inceleyen araştırmacılar, yaklaşık 18 bin yıl öncesine dayanan dev bir krater içinde metan ve çamur püskürten bir “çamur volkanı” keşfetti. Uzmanlar, bu yapının Dünya’nın iç katmanlarına açılan doğal bir pencere olabileceğini belirtiyor.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif.jpg" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234499" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif.jpg 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-1024x576.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-701x394.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/kesif-1067x600.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Norveç Arktik Üniversitesi (UiT) araştırmacıları, Norveç’in Bear Adası’nın yaklaşık 113 kilometre güneyindeki Barents Denizi’nde dikkat çekici bir jeolojik oluşum ortaya çıkardı. Deniz tabanında yürütülen araştırmalar sırasında keşfedilen dev kraterin içinde, yer altından metan ve çamur püskürten bir çamur volkanı tespit edildi. Uzmanlar, bu oluşumu “gizli hazine” olarak tanımlarken, yapının gezegenin iç dinamiklerine dair önemli ipuçları barındırdığını ifade ediyor.</p>
<p>BUZUL ÇAĞINDAN KALAN DEV KRATER<br />
Araştırmacılar, söz konusu kraterin son Buzul Çağı’nın sonunda, yaklaşık 18 bin yıl önce meydana gelen ani bir doğa olayı sonucu oluştuğunu değerlendiriyor. Yaklaşık 300 metre genişliğinde ve 25 metre derinliğindeki bu çöküntü, deniz tabanında adeta doğal bir havza oluşturuyor.</p>
<p>YER ALTINDAN METAN VE ÇAMUR ÇIKIŞI<br />
Kraterin merkezinde yer alan çamur volkanı, yer kabuğunun derinliklerinden gelen çamur ve metan gazını yüzeye taşıyor. Bilim insanlarına göre bu tür yapılar, Dünya’nın iç katmanlarında gerçekleşen süreçleri anlamak için önemli bir “doğal pencere” niteliği taşıyor.</p>
<p>DENİZ YAŞAMI İÇİN ÖZEL BİR EKOSİSTEM<br />
Bölgedeki zorlu koşullara rağmen kraterin çevresinde oldukça zengin bir deniz yaşamı tespit edildi. Mercanlar, süngerler, deniz yıldızları, örümcek benzeri canlılar ve bakteriyel koloniler bu alanda yaşamını sürdürüyor. Araştırmacılar, bu bölgelerin aynı zamanda insan etkisinden uzak nadir yaşam alanları oluşturduğunu belirtiyor.</p>
<p> BİLİM İNSANLARI “GEZEGEN CANLI” VURGUSU YAPTI<br />
Araştırma ekibinde yer alan uzmanlar, aktif bir çamur volkanının gerçek zamanlı gözlemlenmesinin Dünya’nın dinamik yapısını anlamada kritik önem taşıdığını ifade etti. Bilim insanları, bu tür keşiflerin hem gezegenin geçmişine hem de diğer gök cisimlerindeki jeolojik süreçlere ışık tutabileceğini belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekada Yeni Dönem: Anthropic &#8216;OpenAI’ı Geride Bırakıyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/yapay-zekada-yeni-donem-anthropic-openaii-geride-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 08:42:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BT|Tekno]]></category>
		<category><![CDATA[Eco Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234512</guid>

					<description><![CDATA[Claude yapay zeka modelinin yaratıcısı Anthropic, teknoloji dünyasını sarsacak bir yatırım turunun eşiğinde. Şirket, 30 milyar dolarlık yeni yatırım paketiyle toplam piyasa değerini 900 milyar dolara çıkarmaya hazırlanıyor. Bu hamle, Anthropic&#8217;i sadece bir rakip olmaktan çıkarıp, pazarın en değerli oyuncusu konumuna taşıyabilir. Üç Ayda Üç Kat Büyüme: Durdurulamaz Yükseliş Anthropic’in piyasa değerindeki sıçrama, finans çevrelerinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Claude yapay zeka modelinin yaratıcısı Anthropic, teknoloji dünyasını sarsacak bir yatırım turunun eşiğinde. Şirket, 30 milyar dolarlık yeni yatırım paketiyle toplam piyasa değerini 900 milyar dolara çıkarmaya hazırlanıyor. Bu hamle, Anthropic&#8217;i sadece bir rakip olmaktan çıkarıp, pazarın en değerli oyuncusu konumuna taşıyabilir.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-1024x408.jpg" alt="" width="1024" height="408" class="aligncenter size-large wp-image-234513" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-1024x408.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-300x120.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-768x306.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-570x227.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-701x280.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI-1067x426.jpg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/Anthropic-OpenAI.jpg 1434w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>Üç Ayda Üç Kat Büyüme: Durdurulamaz Yükseliş<br />
Anthropic’in piyasa değerindeki sıçrama, finans çevrelerinde &#8220;benzeri görülmemiş bir büyüme&#8221; olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Hızlı Tırmanış: Şirket henüz üç ay önce 350 milyar dolar değerleme üzerinden fon toplamıştı. Yeni turla birlikte bu rakamın yaklaşık üç katına çıkması, yatırımcıların Claude modellerine olan güvenini tescilliyor.</p>
<p>Dev Yatırımcı Konsorsiyumu: Financial Times&#8217;ın raporuna göre bu aya tamamlanması beklenen tura; Dragoneer, Greenoaks, Sequoia Capital ve Altimeter Capital gibi devler liderlik ediyor. Her bir ana yatırımcının masaya en az 2 milyar dolar koyması bekleniyor.</p>
<p>Gelirlerde Patlama: 9 Milyar Dolardan 45 Milyar Dolara<br />
Yatırımcı iştahını kabartan asıl veri, şirketin gelir tablolarındaki radikal değişim oldu.</p>
<p>Yıllıklandırılmış Gelir: Geçtiğimiz yılın sonunda 9 milyar dolar seviyesinde olan yıllık gelir tahmini, son verilere göre 45 milyar doları aşmış durumda.</p>
<p>Bu 5 katlık artış, Anthropic’in kurumsal yapay zeka çözümlerindeki başarısını ve abonelik modellerinin hızla ölçeklendiğini gösteriyor.</p>
<p>OpenAI İlk Kez İkinci Sıraya Geriliyor<br />
Yapay zeka devriminin fitilini ateşleyen ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, uzun süredir liderlik koltuğunda oturuyordu. Ancak son verilere göre:</p>
<p>OpenAI Değerlemesi: Yaklaşık 852 milyar dolar seviyesinde seyrediyor.</p>
<p>Anthropic Farkı: Yeni yatırım turu başarıyla tamamlandığında Anthropic, 900 milyar dolarlık değeriyle rakibini yaklaşık 48 milyar dolar farkla geride bırakacak.</p>
<p>Teknoloji Devlerinin Gücü Arkasında<br />
Anthropic’in bu başarısı tesadüf değil. Şirket, kuruluşundan bu yana Amazon ve Google gibi devlerden aldığı stratejik ve finansal destekle bulut bilişim kapasitesini devasa boyutlara ulaştırdı. Özellikle &#8220;güvenli ve etik yapay zeka&#8221; odaklı yaklaşımı, kurumsal şirketlerin Claude modellerini OpenAI çözümlerine tercih etmesinde kilit rol oynuyor.</p>
<p>Sektörel Analiz: Bu Değişim Ne Anlama Geliyor?<br />
Anthropic’in OpenAI’ı geçmesi, yapay zeka pazarındaki tekel yapısının kırıldığını gösteriyor. Artık sadece &#8220;popülerlik&#8221; değil, &#8220;ticari ölçeklenebilirlik&#8221; ve &#8220;kurumsal güven&#8221; değerlemeyi belirleyen ana unsurlar haline geldi.</p>
<p>Editörün Notu: 15 Mayıs 2026 itibarıyla tamamlanması beklenen bu yatırım turu, Anthropic&#8217;i &#8220;trilyon dolarlık kulübe&#8221; girmeye en yakın yapay zeka girişimi yapıyor.</p>
<p>Bu devasa değerleme farkının, OpenAI tarafında yeni bir yatırım turunu veya ürün atağını tetikleyeceğini düşünüyor olmalı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balinaların genetik sırrı insan ömrünü uzatabilir..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yasam/balinalarin-genetik-sirri-insan-omrunu-uzatabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:58:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234446</guid>

					<description><![CDATA[200 yıldan fazla yaşayabilen Grönland balinaları üzerinde yapılan genetik araştırmalar, insan ömrünü uzatabilecek önemli biyolojik mekanizmaları ortaya çıkardı. Bilim insanları, DNA onarım kapasitesini artıran özel proteinlerin gelecekte yaşlanma karşıtı tedavilerde kullanılabileceğini belirtiyor. Bilim dünyasında ses getiren yeni bir araştırma, insan ömrünün gelecekte çok daha uzun olabileceğine işaret etti. 200 yıldan fazla yaşayabilen Bowhead whale üzerinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>200 yıldan fazla yaşayabilen Grönland balinaları üzerinde yapılan genetik araştırmalar, insan ömrünü uzatabilecek önemli biyolojik mekanizmaları ortaya çıkardı. Bilim insanları, DNA onarım kapasitesini artıran özel proteinlerin gelecekte yaşlanma karşıtı tedavilerde kullanılabileceğini belirtiyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna.webp" alt="" width="1280" height="852" class="alignnone size-full wp-image-234447" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-300x200.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-1024x682.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-768x511.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-570x379.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-701x467.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/balna-1067x710.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>Bilim dünyasında ses getiren yeni bir araştırma, insan ömrünün gelecekte çok daha uzun olabileceğine işaret etti. 200 yıldan fazla yaşayabilen Bowhead whale üzerinde yapılan genetik incelemeler, yaşlanma sürecini yavaşlatabilecek önemli biyolojik mekanizmaları ortaya koydu. Araştırmacılar, balinaların DNA hasarını olağanüstü hızda onarma kapasitesinin insan hücrelerine uyarlanması halinde yaşa bağlı hastalıkların büyük ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor.</p>
<p>DNA ONARIMINDA DİKKAT ÇEKEN PROTEİN<br />
Araştırmayı yürüten ekip, çalışmalarını CIRBP adı verilen bir protein üzerinde yoğunlaştırdı. Bilim insanları, bu proteinin Grönland balinalarında insanlara kıyasla çok daha yüksek seviyede üretildiğini tespit etti. CIRBP proteininin özellikle yaşlanma ve kanserle bağlantılı DNA çift zincir kırıklarını hızlı şekilde onardığı ifade edildi.</p>
<p>Uzmanlara göre bu durum, balinaların hem uzun yaşamalarının hem de kansere karşı yüksek direnç göstermelerinin temel nedenlerinden biri olabilir.</p>
<p>KANSER PARADOKSUNA YENİ AÇIKLAMA<br />
Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan “kanser paradoksu”, büyük canlıların neden daha sık kansere yakalanmadığı sorusuna dayanıyor. Normal şartlarda hücre sayısı arttıkça kanser riskinin de yükselmesi bekleniyor. Ancak balinalar ve filler gibi iri memelilerde bu durum gözlemlenmiyor.<br />
Araştırmacılar, bu canlıların evrimsel süreçte DNA hasarını erken aşamada tespit edip onarabilen gelişmiş biyolojik savunma sistemleri geliştirdiğini düşünüyor.</p>
<p>İNSAN ÖMRÜ UZAYABİLİR Mİ?<br />
Uzmanlar, elde edilen bulguların doğrudan insan ömrünü 200 yıla çıkaracağı anlamına gelmediğini ancak yaşlanma karşıtı tedaviler için önemli bir kapı araladığını vurguluyor. DNA onarım kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların gelecekte kanser, Alzheimer ve diğer yaşa bağlı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump Çin&#8217;e heyetle gidiyor: Meta, Tesla ve Apple var, Nvidia yok..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/dunya/trump-cine-heyetle-gidiyor-meta-tesla-ve-apple-var-nvidia-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 09:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=234291</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın 13-15 Mayıs&#8217;ta Çin&#8217;e yapacağı ziyarete, elektrikli araç üreticisi Tesla&#8217;nın patronu Elon Musk ile teknoloji şirketi Apple&#8217;ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook&#8217;un bulunduğu Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan iş heyetinin katılacağı açıklandı. Çin pazarında yaygın bir ağı olan çip üreticisi Nvidia&#8217;nın kurucusu ve patronu Jensen Huang&#8217;ın listede yer almaması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın 13-15 Mayıs&#8217;ta Çin&#8217;e yapacağı ziyarete, elektrikli araç üreticisi Tesla&#8217;nın patronu Elon Musk ile teknoloji şirketi Apple&#8217;ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook&#8217;un bulunduğu Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan iş heyetinin katılacağı açıklandı. Çin pazarında yaygın bir ağı olan çip üreticisi Nvidia&#8217;nın kurucusu ve patronu Jensen Huang&#8217;ın listede yer almaması ise dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02.webp"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02.webp" alt="" width="1280" height="720" class="alignnone size-full wp-image-234292" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02.webp 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-300x169.webp 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-1024x576.webp 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-768x432.webp 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-123x70.webp 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-570x320.webp 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-701x394.webp 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2026/05/trump02-1067x600.webp 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, Çin&#8217;e, Elon Musk ve Tim Cook&#8217;un yer aldığı iş heyetiyle gidiyor.</p>
<p>Heyette finans, teknoloji, havacılık ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren 16 Amerikan şirketinin temsilcileri yer alacak</p>
<p>Beyaz Saray&#8217;dan yapılan açıklamaya göre, Trump&#8217;a eşlik edecek iş heyetinde finans, teknoloji, havacılık ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren 16 Amerikan şirketinin temsilcileri yer alacak.</p>
<p>Finans sektöründen, varlık yönetim şirketleri Black Rock&#8217;ın kurucusu ve patronu Larry Fink ile Blackstone&#8217;un kurucu ortağı ve patronu Stephen Schwarzman, yatırım bankaları Goldman Sachs&#8217;ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su David Solomon ile Citigroup&#8217;un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Jane Fraser, finansal hizmet sağlayıcıları Mastercard&#8217;ın CEO&#8217;su Michael Miebach ile Visa&#8217;nın CEO&#8217;su Ryan McInerney heyete katılacak.</p>
<p>Teknoloji sektöründen ise Musk ve Cook&#8217;un yanı sıra uçak üreticisi Boeing&#8217;in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Robert Kelly Ortberg, havacılık ve uzay şirketi GE Aerospace&#8217;in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Henry Lawrence Culp, çip üreticileri Micron&#8217;un CEO&#8217;su Sanjay Mehrotra ile Qualcomm&#8217;un CEO&#8217;su Cristiano Amon, çip donanımları ve lazer ekipmanları üreticisi Coherent&#8217;ın CEO&#8217;su Jim Anderson, biyoteknoloji şirketi Illumina&#8217;nın CEO&#8217;su Jacob Thaysen ile sosyal medya ve teknoloji şirketi Meta&#8217;nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dina Powell McCormick, ziyarette Trump&#8217;a eşlik edecek.</p>
<p>NVİDİA&#8217;NIN PATRONU LİSTEDE YOK<br />
Gıda şirketi Cargill&#8217;in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Brian Sikes da heyette yer alacak.</p>
<p>Heyete davet edilen siber güvenlik ve yapay zeka teknoloji altyapısı sağlayıcısı Cisco&#8217;nun Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Chuck Robbins ise bu hafta şirketin mali bilançosu açıklanacağı için geziye katılamayacak.</p>
<p>Heyette, çip üretimi, yapay zeka, bilişim teknolojileri gibi ABD&#8217;nin Çin&#8217;e ihracatını kontrol almak istediği kritik sektörlerdeki şirketlerin temsilcilerine yer verilirken Çin pazarında yaygın bir ağı olan çip üreticisi Nvidia&#8217;nın kurucusu ve patronu Jensen Huang&#8217;ın listede yer almaması dikkati çekti.</p>
<p>Başkan Donald Trump, 13-15 Mayıs tarihlerinde Çin&#8217;i ziyaret edecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
