<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerika &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/amerika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 22:40:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Erhan Yurdayüksel: Amerika ve İsrail’e Dur Demeli!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/erhan-yurdayuksel-amerika-ve-israile-dur-demeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 02:30:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Eco Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Yurdayüksel]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=232268</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda, Amerika ve İsrail&#8217;in Ortadoğu’daki müdahaleleri sadece bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmamış, aynı zamanda küresel güvenlik ve barış için de ciddi tehditler oluşturmuştur. Bu müdahaleler, daha geniş bir coğrafyada sadece İran&#8217;ı değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyen kaotik bir yapıyı beslemektedir. Özellikle İran’a yönelik ekonomik yaptırımlar ve askeri tehditler, bölgedeki gerginliği tırmandırmakla kalmıyor, aynı zamanda tüm dünyayı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-193933 size-medium" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-300x188.jpg" alt="" width="300" height="188" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-300x188.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-570x357.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-378x237.jpg 378w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel.jpg 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p data-start="212" data-end="939"><strong>Son yıllarda, Amerika ve İsrail&#8217;in Ortadoğu’daki müdahaleleri sadece bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmamış, aynı zamanda küresel güvenlik ve barış için de ciddi tehditler oluşturmuştur. Bu müdahaleler, daha geniş bir coğrafyada sadece İran&#8217;ı değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyen kaotik bir yapıyı beslemektedir. Özellikle İran’a yönelik ekonomik yaptırımlar ve askeri tehditler, bölgedeki gerginliği tırmandırmakla kalmıyor, aynı zamanda tüm dünyayı daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu dış müdahaleler, özellikle Amerika&#8217;nın küresel hegemonik çıkarları doğrultusunda, barışçıl çözüm yollarını göz ardı ederken, bölgedeki halkları derin bir güvensizlik ve korku içinde bırakmaktadır.</strong></p>
<p data-start="941" data-end="1709">Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik izlediği politika, aslında sadece bir ülkeyi değil, tüm Ortadoğu’yu daha büyük bir güvensizlik içine çekmektedir. Amerika, İran’a karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlarla, sadece İran’ın ekonomik yapısını çökertmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkeleri de olumsuz yönde etkileyerek daha büyük bir ekonomik ve toplumsal kriz yaratıyor. Bu yaptırımlar, İran halkını doğrudan etkileyerek, sağlık hizmetlerinden eğitim sistemine kadar tüm kamu hizmetlerini zorluyor. Bu da sadece İran halkı için değil, bölgedeki diğer ülkelerdeki halklar için de büyük bir tehdit oluşturuyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor, işsizlik oranları artıyor, çocuklar eğitim alamıyor ve toplum, bir yıkım sürecine giriyor.</p>
<p data-start="1711" data-end="2240">Amerika’nın yanı sıra, İsrail’in İran’a yönelik askeri tehditleri ve provokasyonları da bölgedeki tansiyonu sürekli olarak yükseltiyor. Bu tür müdahaleler, savaşın eşiğine gelmiş olan bir bölgeyi, daha da büyük bir çatışmanın içine sürüklüyor. Özellikle nükleer silahların devreye girebileceği bir ortamda, bu tür askeri tehditlerin devam etmesi, küresel güvenliği daha da riske atıyor. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası aktörlerin yeterince etkili bir duruş sergilememesi, dünya çapında büyük bir felakete yol açabilir.</p>
<p data-start="2242" data-end="2996">Amerika’nın İran üzerindeki ekonomik baskısı, dünya çapında enerji fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Özellikle İran, Orta Doğu&#8217;nun önemli enerji üreticilerinden biri olduğu için, bu ülkeye uygulanan yaptırımlar dünya enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açmakta ve enerji fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Bu yükselme, sadece bölge ülkelerini değil, gelişmiş ekonomiler dahil dünya genelindeki tüm halkları etkiliyor. Aileler, artan enerji maliyetleri nedeniyle temel yaşam giderlerini karşılamakta zorlanırken, dünya genelindeki yoksulluk oranları giderek yükseliyor. Bu ekonomik dengesizlikler, yerel hükümetleri daha fazla borçlanmaya, toplumsal huzursuzlukları arttırmaya ve hatta yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>
<p data-start="2998" data-end="3577">Üstelik, bu müdahalelerin ardında yalnızca ekonomik ve askeri tehditler yoktur; aynı zamanda insan hakları ihlalleri de ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle İran’a uygulanan yaptırımlar, halkın yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki sağlık sistemlerinin çökmesine de yol açmaktadır. Tıbbi malzeme ve ilaç tedariği ciddi şekilde zorlaşırken, sağlık altyapısının yok olması, hastalıkların yayılmasına ve ölümlerin artmasına sebep oluyor. Her geçen gün daha fazla insan sağlık hizmetlerinden mahrum kalıyor, halkın temel sağlık hakları hiçe sayılıyor.</p>
<p data-start="3579" data-end="4106">Bir diğer önemli konu ise, bu müdahalelerin mülteci krizini daha da derinleştiriyor olmasıdır. İran’daki ekonomik ve askeri krizler, milyonlarca insanın evini terk etmesine, bölgedeki diğer ülkelerde mülteci nüfusunun artmasına yol açmaktadır. Bu mülteciler, genellikle zorlu koşullarda, sağlık hizmetlerinden yoksun ve temel yaşam haklarından mahrum bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyor. Mülteci kamplarındaki aşırı kalabalık, hijyen sorunları ve sağlık krizleri, dünya genelinde yeni insani felaketlerin habercisi olabilir.</p>
<p data-start="4108" data-end="4725">Bütün bunlar gösteriyor ki, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik müdahaleleri, yalnızca İran’ı değil, tüm Ortadoğu’yu, hatta küresel barışı tehdit etmektedir. Bu müdahalelere dur demek, yalnızca bu iki ülkenin savaşçı politikalarına karşı bir tepki değil, aynı zamanda küresel barış ve istikrar adına verilen bir mücadele olmalıdır. Küresel toplum, bu tür müdahalelere karşı daha güçlü bir duruş sergilemeli, diplomatik çözüm yollarını ön planda tutarak, savaşın yol açacağı yıkımı engellemelidir. Zira, savaşın yıkıcı etkilerinin yalnızca İran’la sınırlı kalmayacağı, tüm insanlık için derin yaralar açacağı açıktır.</p>
<p data-start="4108" data-end="4725"><strong>Erhan Yurdayüksel</strong></p>
<p data-start="4108" data-end="4725">10. Ocak.2026</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Farklı Dünya Küba- Trinidad</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-farkli-dunya-kuba-trinidad/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2024 18:56:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Antik]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=220551</guid>

					<description><![CDATA[Farklı Dünya Küba- Trinidad 2020 MundoDiferenteCuba Trinidad Karayipler’de yer alan ve iki farklı isimli adadan oluşan başka bir ülkenin adında geçiyor. Trinidad ve Tobago Cumhuriyeti. Hatta ben Trinidad’a gidiyorum deyince, Türkiye’den arkadaşlar bu ada ülkesine gidiyorum sanmışlar. Trinidad şehri Küba’nın güney kıyısında yer alıyor. 1514 yılında Küba’yı kuşatan İspanyollar tarafından kurulmuş bir koloni şehri. İspanyol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı Dünya Küba- Trinidad 2020<br />
MundoDiferenteCuba</p>
<p>Trinidad Karayipler’de yer alan ve iki farklı isimli adadan oluşan başka bir ülkenin adında geçiyor. Trinidad ve Tobago Cumhuriyeti. Hatta ben Trinidad’a gidiyorum deyince, Türkiye’den arkadaşlar bu ada ülkesine gidiyorum sanmışlar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-scaled.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220552" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1875" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-300x220.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-1024x750.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-768x562.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-1536x1125.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-2048x1500.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-570x417.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-701x513.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/07-1067x781.jpg 1067w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Trinidad şehri Küba’nın güney kıyısında yer alıyor. 1514 yılında Küba’yı kuşatan İspanyollar tarafından kurulmuş bir koloni şehri. İspanyol Diego Velázquez de Cuéllar tarafından kurulan şehir tarihte şeker ticareti ve ne yazık ki köle ticareti ile tanınıyor. Şehirde eskiden kalan binalar restore edilmiş. Sömürge evleri halen muhteşem mimarileriyle ayakta durmaya direniyorlar. Trinidad, 1988&#8217;den beri UNESCO Dünya Mirasları Listesi&#8217;nde yer alıyor. Bence Küba’da gördüğüm en güzel, en masalsı yer. Bir hafta bile kalabilirdim. Keşke daha çok vaktim olsaydı diye üzüldüğüm şehir. Her yer sanki bir kartpostal görünümünde. İnsan seyretmeye doyamıyor.</p>
<p>Varadero’dan 7 saat sürecek yolculuğumuz başladı. Yolda okula giden çocuklar, komşularıyla sohbet edenler, tek katlı, verandalarında sallanan koltuklarıyla bahçeli evler, çeşit çeşit ağaçlar, tütün tarlaları… Otobüs içinde gözümü bile kırpmadan çevreyi izliyorum. En ufak bir detayı bile kaçırmak istemiyorum.</p>
<p>Yolda mola verdiğimiz yerde bir Açıkhava müzesine rastlıyoruz. Museo Girón. Nisan 1961&#8217;de, Soğuk Savaş sırasında Amerika’da yaşayan sayıları yaklaşık 1.400’ü bulan sürgün Kübalı, Fidel Castro&#8217;yu devirmek amacıyla Domuzlar Körfezinden Küba&#8217;ya çıkmışlar. Ama bekledikleri gibi olmamış büyük bir yenilgi yaşamışlar. İstila başarısız olmuş. Müze bu savaş sırasında kullanılan silahları ve Küba devrim birliklerinin nasıl eğitildiğini anlatılıyor.</p>
<p>Akşam karanlığı çökünce tütün tarlaları artık görünmez oluyor. Yolculuk yorucu ama eğlenceli geçti. Trinidad otobüs garına vardığımızda ev sahibimiz bizi karşılıyor. O kadar güler yüzlü ve konuşkan biri ki eve ulaşmak için yürüdüğümüz yol boyunca bize buraları anlatıyor. Bay Rosquete evini övüyor ama gerçekten de sonuna kadar haklı. Şirin bir hanımı var. Bayan Made bize hemen yemek ikram ediyor. Odamız tertemiz ve rahat. Huzurla uyuyoruz. Odanın önündeki manzaralı minik balkonu begonviller süslüyor.</p>
<p>28 Ocak, Salı sabahı odamızın açıldığı minik balkonda Kolibri kuşunun (Sinek Kuşu)melodik ötüşü eşliğinde kahvaltı yapmaktan büyük keyif aldık. Ev sahibimiz bize nereleri gezmemiz gerektiği konusunda detaylı bilgi verdi. Bugün Trinidad’ı göreceğiz. Bol bol yürüyeceğimiz için çok mutluyuz. Kahvaltıdan sonra Rosquete ve hanımı evlerini gezdirdiler. Bina eskiden kalma değil. Yeni yapılmış. Bay Rosquete’nin annesi de onlarla birlikte yaşıyor ve her işe yardım ediyor. Çok candan insanlar. İlk Türk müşterileri bizmişiz. Bu konuda çok heyecanlılar. Gece dönünce ertesi günün programını birlikte yapacağız. Trinidad sokaklarında, eski zamanlarda gezinmeye başladık. Sanki zaman tünelindeyiz. Yıllar evveline döndük. Rengârenk boyalı, devasa kapılı, binaların pencerelerindeki demir parmaklıklar değişik bir işçilikle yapılmış. Pencereler cumba gibi. Camları yok. Geniş ve oturulacak yerleri var. Buralarda oturup işleriyle meşgul olanlar, komşularıyla sohbet edenler… Küba’da kadınlar son derece özgür. İstedikleri gibi giyiniyorlar, istedikleri zaman istedikleri yere gidiyorlar. Muhteşem bir özgüven hemen fark ediliyor. Ayrıca hiçbir şeyden korkmuyorlar. Gecenin bir yarısı sokağa çıkıp rahatlıkla yürüyorlar.</p>
<p>1500’lü yıllardan kalma, vaktiyle zengin şeker tüccarlarının yaşadığı şehrin ana meydanına Plaza Mayor’a doğru giderken sağlı sollu sıralanmış evlerin her birini dikkatle inceliyoruz. 50’li yılların arabaları, atla gezenler, taksiye çevrilmiş bisikletler, meyve satan seyyar satıcılar… Ev kapılarının yan duvarlarında bulunan ve binanın ilk ev sahiplerinin adlarının yazıldığı levhalarda binanın yapım tarihini de okuyabiliyorsunuz. O zaman geçmiş gözlerinizde canlanıyor. Çoğu evde ters çapa işareti var. Yani pansiyon olarak işletiyorlar. Pansiyon kavramına uymayan tek şey aynı evde ev sahibinin ailesiyle birlikte oturması ve günlük yaşamını sürdürmesi. Caddeler, sokaklar her yer Arnavut kaldırımı. Zamanında zengin tüccarların, asilzadelerin yaşadığı şehirde geziyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-scaled.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220555" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1790" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-300x210.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-1024x716.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-768x537.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-1536x1074.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-2048x1432.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-570x399.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-701x490.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/03-2-1067x746.jpg 1067w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Gezilerimde yürüyerek gezme prensibimi hiç bozmadım. İnsan ancak bu şekilde o yerin yaşamı hakkında tam bir bilgi edinebiliyor. Özgürce sokaklarda kaybolmalı aniden karşınıza çıkıveren yerleri keşfetmenin keyfini yaşamalı insan.<br />
Dar sokaklarda yuvarlak gergeflerinde beyaz kumaşları işleyen kadınlar Küba’nın meşhur elişi örtülerini ve gömleklerini satıyorlar. Buralarda ilginç bir alışveriş tarzına rastladık. Benim kırmızı elbisemi çok beğendiler. Onu kendi ürünleriyle değiş tokuş yapmak istediler. Para yerine takas usulü.</p>
<p>Plaza Major’a doğru ilerliyoruz. Şehrin en güzel meydanı. Bir zamanlar son derece zengin olan Trinidad’a Dünyanın her yerinden yapı malzemeleri taşınırmış. Binalar, caddeler bunlarla inşa edilmiş. Major Meydanında en güzel evleri görmek mümkün. Artık müze ya da sanat evi olarak ziyaretçilere gülümsüyorlar. Meydan kolonyal döneme ait konaklar, saraylar ile çevrilmiş. İlk ziyaretimiz 1800 ile 1809 yılları arasında inşa edilmiş eskiden şehrin belediye meclis üyesi olan Don Rafael Benito Ortiz ‘in kolonyal konağı 1983 yılında Evrensel Sanat Galerisi olarak açılmış.<br />
(Galeria De Arte Universal BenitoOrtiz) Nakış, seramik, takı sergileri var. Sanat konuşmaların da yapıldığı bir yer. Çok güzel bir resim sergisi geziyoruz. Üst kata çıktığımızda balkondan meydanı seyrediyoruz. Aşağıda gitarıyla Küba ezgileri çalan müzisyen bu sihirli atmosfere katkıda bulunuyor. Deniz kabuklarından yapılmış eşyalar ve özellikle tahta kepenkler, pencere çerçeveleri. Rüya gibi. Binanın tam ortasında ağaçlar içinde bir avlu sarıya boyanmış duvarlarla muhteşem bir uyum içinde. Binanın dış duvarında Trinidad şehrinin Unesco Dünya Miras Listesinde yer aldığını bildiren bir yazı var. Meydanın tam ortasında küçük bir park ve uzun, şekilli gövdesi olan palmiye ağaçları ve beyaz demir işlemeli banklar harika.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220556" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/04-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>1800’lü yıllarda uzun elbiseleriyle parkta gezinen bayanlar, şık beyler hayali her an gözlerinizin önüne geliveriyor. Şaşalı bir yaşam sürülmüş bir zamanlar. Buradan çıkıp yürümeye devam edince Casa Templo de Santeria Yemaya’ya varıyoruz. Afrika’dan Küba’ya köle olarak getirilenler çok tanrılı bir din olan Yoruba’ya inanıyorlarmış. İspanyolların baskısına maruz kalan bu köleler Hristiyanlıktan etkilenmişler. Ve Santeria Dini ortaya çıkmış. Burası bir ibadethane. Afrika’dan getirtilen köleler kendi inançlarında kutsal olan Orisha’lara (Ruhlar) rahatlıkla ibadet edebilmek için Katoliklerin aziz adlarını vererek gizlemeye çalışmışlar. Halen bir milyondan fazla Amerikalının bu dine inandığı tahmin ediliyormuş.</p>
<p>Küçük izbe bir mekân. Duvardaki resim ilgimi çekti. Deniz güneş ay. Hepsi mavi. Denizlerin hâkimi. Bu bebek su ruhu Yemaya’yı temsil ediyormuş. Etkileyici bir yer. Görevliler aşırı ilgisiz. Hatta hiç kıpırdamıyorlar.</p>
<p>Tekrar merkeze dönüp, Sánchez&amp;Sánchez adlı kolonyal bir evde bulunan Mimarlık Müzesini geziyoruz. Ev SánchezÍznaga ve Sánchez Cantero ailelerine aitmiş. Ayrı iki ev bir küçük avlu ile birleştirilmiş. Avize dikkatimi çekiyor. Çok güzel. Kolonyal mimarinin tüm özelliklerini görebiliyorsunuz. Meydana doğru ilerleyince Trinidad eğlence merkezi Casa de la Musica ile karşılaşıyoruz. Begonvillerle çevrili geniş merdivenlere masalar yerleştirilmiş.<br />
Yukarıda bir orkestra Küba ezgilerini çalıyor. Öğlen aşırı güneş olduğu için gölge bir yer arıyoruz. Geceleri müzik eşliğinde dans edebiliyorsunuz. Güzel bir yer. Açık havada eğlence. Buranın başka bir özelliği de internet erişim noktası olması. Herkes merdivenlere oturup telefonla konuşmaya çalışıyor. Tam karşı köşede Esquerra Restoran öğle yemeği için güzel bir seçim. İspanyol Esquerra ailesinin evi restorana dönüştürülmüş. Antika mobilyalar, kristal eşyalar, canlı müzik ve nefis Küba yemekleri.</p>
<p>Güzel bir yemeğin ardından Arnavut Kaldırımlı sokaklarda yürüyoruz. Kapılar genelde bir restoran ya da Casa’lara açılıyor. Bir menünün üzerinde tripadvisor logosu görünce durup fotoğraf çekiyoruz. Cohiba Bar-Restoran. Krep de yapıyor. Yeni yemekten çıkmamış olsak denerdik.</p>
<p>Yüksek demir parmaklıklı pencereleriyle yeşil mavi kırmızı kolonyal evler. Bazılarının kapısı açık ve turistlere el işi ürünler ve Küba’nın eski arabalarını gösteren yağlıboya tablolar satıyorlar. İçerisi antika mobilyalarla dolu. Hanımlar pencere içine oturmuşlar beyaz örtüler işliyorlar. Bir çocuk bisikleti dikkatimi çekiyor. Yaratıcı. Kendi imalatları belli. Ayrıca yer karoları görmeye değer. Trinidad bu konuda oldukça çeşitlilik gösteriyor. Sohbet ediyoruz. Halkın insanı rahatlatan bir tavrı var. Hem güler yüzlüler hem de sakin.</p>
<p>Centro Cultural Trova Trinidad yazısı görünce içeri giriyoruz. Aslında her giriş sizi eski devirlere götürüyor. Hazeran sandalyeler, sallanan koltuklar, konsollar, masalar ve özellikle de avizeler.</p>
<p>Küçük bir meydanda, ağaçların gölgesinde oturmuş sohbet eden Trinidadlılar ve Küba şarkıları çalıp söyleyen bir topluluk.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/06-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220558" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/06-2.jpg" alt="" width="1615" height="1311" /></a></p>
<p>Sıra kulesi Trinidad’ın sembolü olan Convento de San Francisco de Asis Manastır ve Kilisesini ziyarette. Yapı Unesco Miras listesinde. Yapının 19.yy da kapatılan Manastır kısmından kalan tek parçası bu çan kulesi. Burası şehrin en yüksek noktası. Sömürge döneminden kalma Fransisken rahipleri tarafından 1813 yılında yaptırılmış. Şimdi müze olarak “Museo de la Lucha kontra Bandidos” olarak hizmet veriyor.1960-1965 yılları arasında devrim karşıtlarına karşı verilen mücadeleyi anlatan bir müze. Bu müzenin bizim için bir başka özelliği daha var. Kuleye çıkmak için bilet aldığımız bayan sakın çana dokunmayın diye tembih ediyor. Küba’da çanlar çalmıyor. Dar bir merdivenden kocaman bir çanın bulunduğu terasa çıkıyoruz. Trinidad şehri buradan muhteşem gözüküyor. Aşağıya indiğimizde görevliler arasında bir koşuşturma bir telaş görünce soruyoruz. Küba ile Jamaika arasında 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş. Bu deprem 1946 yılından beri Karayiplerde gerçekleşen en büyük depremmiş. Biz hissetmedik ama Havana’da hissedilmiş. Bu arada telefonlar çalmaya mesajlar gelmeye başlıyor. Türkiye’deki ailelerimiz dostlarımız bizi çok merak etmişler.</p>
<p>Sokakta dama oynayan erkekler dikkatimizi çekiyor. Küba’da bu görüntüyü sık sık görebilirsiniz. Satranç da oynanıyor. Yeniden ara sokaklardan Plaza Mayor’a yürüyoruz. Artık akşam oluyor. Ay, Palmiye ağaçlarının arasından yüzünü gösteriyor. Sanki bir rüya bir hayal bu güzellikler. Akşam yemeğini JazzCafe’de yiyoruz. Kadınlardan oluşan müzik topluluğunun ezgileri eşliğinde nefis tatlar. Yemek sonunda Trinidad’ın içkisini seramikten yapılmış özel bardaklarda içiyoruz. Chancancara bal, Rom, Misket limonu ve bol buz ile yapılan bir kokteyl.</p>
<p>Gece eve biraz geç gidince ev sahibimizin kapılarda bekliyor. Yarın atlı araba ile tura çıkacağız. Onun planını yaptık. Erkenden yollar bizi bekler.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220557" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="2045" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-300x240.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-1024x818.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-768x613.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-1536x1227.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-2048x1636.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-570x455.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-701x560.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/11-1-1067x852.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>29 Ocak, Çarşamba sabahı güzel bir kahvaltının ardından at arabamıza bindik. 1988 yılında Unesco Dünya Mirasları listesine alınan Trinidad şehri ve (El Valle de Los İngenios) şeker kamışı vadisi Küba’nın mutlaka görülmesi gereken yerleri. 250 km²’lik bir araziden fazla birbirine bağlı üç vadinin San Luis, SantaRosa ve Meyer, birleştiği yer olan alan 18. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın sonuna kadar şeker üretimi merkeziymiş. Burada zamanının zengin şeker tüccarlarının evleri, değirmenleri, çiftlikleri varmış ve yanlarında 11 binden fazla köle çalışıyormuş. 16.yy başlarında kurulmuş Sancri Spritus Eyaletinde bulunan Trinidad şehri zenginliğini bu vadide gelişen şeker endüstrisine borçluymuş. Bu üç vadinin bulunduğu yer Doğal Koruma Alanı, Ulusal Park olarak kabul edilmiş. Topes de Collantes buranın bir diğer adı.</p>
<p>Vadinin tümünü gezmek zor ama çeşitli parkurlardan birini takip edebilirsiniz. Çoğu turist atlarla geziyor. Ama Rosquete’nin bizim için ayarladığı bu at arabası ve sürücüsü ile mükemmel bir tur yaptık. Çok eğlenceli. Trinidad’ın sokaklarından hoplaya zıplaya ilerliyoruz. Merkezden dağlara doğru gidiyoruz. Çamurlu yollardan çukurlardan geçiyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220554" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1719" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-300x201.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-1024x688.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-768x516.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-1536x1032.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-2048x1376.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-570x383.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-701x471.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/01-1067x717.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Lacivert, pembe, beyaz boyalı evleriyle şehrin arka sokaklarında hedefe doğru gidiyoruz. Daha önce Vinales vadisinde gördüğümüz gibi at sürücüleri kovboy şapkaları giyiyorlar.<br />
Öğretmenleriyle bahçede ders yapan öğrenciler, bisikletiyle ürünlerini satan biri, sohbet ederek yürüyen hanımlar, ata binmiş gidenler, atın çektiği arabalar ve sonunda vadilerin girişi. Burada iniyoruz. Biraz yürümemiz gerekecek. Sanırım ağırlıkla bu yoldan geçmek zor. At turu yapmak isteyenlerin buluştuğu bu yerde biz de diğer turistler gibi akışa kapılıp sağa sola bakarak ilerliyoruz.</p>
<p>Artık yollar toprak. Yeşil bir denizde yüzüyoruz. Bir zamanlar sayıları 70’i geçen şeker kamışı çiftliklerinden geriye kalanlar sadece bazı kalıntılar. Escambray Dağlarının çevrelediği bu doğal rezerv alanında mağaralar, nehirler, şelaleler kanyonlar var. Pitoresk güzellikler. Verimli bir bölge.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/05-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220559" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/05-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1901" /></a></p>
<p>Vadide ilerleyen eski bir tren dumanını tüttüre tüttüre ilerliyor. İstenilirse böyle bir tur da yapılabilir. Geçmesini bekledikten sonra harabeye dönüşmüş bir zamanlar zengin bir şeker tüccarına ait bir çiftlik evini geziyoruz.</p>
<p>Demir bir köprünün bulunduğu ve bir su birikintisinin olduğu yerde sürücümüz yüzebilirsiniz deyince berrak suya atlıyoruz. O kadar güzel bir yer ki. Sakin tertemiz. İlk kez böyle bir suya giriyoruz. Doğa neler sunuyor. Çıktıktan sonra kendimizi oldukça zinde hissediyoruz.</p>
<p>Bu arada araba suların içinde çukurlardan taşlardan geçiyor. Zaman zaman diğer guruplara rastlıyoruz. Eski değirmenler, muz ağaçları, rengârenk çiçek açmış ağaçların arasından ilerliyoruz. Doğa muhteşem.<br />
Biraz mola zamanı. Şeker kamışı suyu içmek ve nasıl elde edildiğini görmek için tahtalardan yapılmış bir kafeye geldik. Ağaçların altında. Gitarıyla şarkı söyleyen bir Kübalı masamıza gelip bizim için söylüyor. Çok neşeli. İki kişi şeker kamışı suyunun nasıl elde edildiğini anlatıyor. Tabii içiyoruz. Pek leziz.<br />
Küba ’da dev kobaylara benzeyen tüylü sıçan Hutia türlerine rastlanıyor. Bunlar yaşayan en büyük kara memelileri. Vinales’te de görmüştük. Kümesteler ve yeniliyorlarmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220560" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08.jpg" alt="" width="897" height="662" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08.jpg 897w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08-300x221.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08-768x567.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08-570x421.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/08-701x517.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 897px) 100vw, 897px" /></a></p>
<p>Ağaçların arasından ilerliyoruz. İnanılmaz manzaralar eşliğinde tıkıdıktıkıdık gidiyoruz.<br />
Sürücümüz tüm atların toplandığı bir alana gelince artık bundan sonra yürüyerek gideceğimizi söylüyor. Bir şelaleye doğru gideceğiz.<br />
Ormanın içinden derelerden geçiyoruz. Uzunca bir parkur. Dapdaracık yerlerden geçtikten sonra kahve içeceğimiz bir yere geliyoruz. Tane kahveleri döven bayan işini pek ciddi yapıyor. Bir yandan müzik çalıyor. Kahve fincanları bizimkilere benziyor. Kahvenin yanında kendi sardıkları puroları ikram ediyorlar.<br />
En sonunda şelaleye varıyoruz ama girmek ne mümkün. Korkunç bir kalabalık. Kayalar kaygan. Bazıları oradan suya atlıyor ama işin açıkçası biz cesaret edemiyoruz. Artık öğle yemeği vakti. Yine yol üzerinde tahtalardan yapılmış olan bir yerde Küba tatlarını tadıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220561" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/09-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Artık dönüş yolundayız. En son asfaltta ilerliyoruz. Bu iyi geldi. Artık sallanmadan gidiyoruz. Trinidad’a geri dönüyoruz. Yolda sürücümüz bize bir kremden bahsetti. Pek anlamadık ama AloeVera’dan söz ediyormuş. Eve döndükten sonra kesip getirmiş. Sütünden cildinize sürün çok faydalı dedi. Onlar hep sürüyorlarmış. Epeyce yorulmuşuz. Bir duş aldıktan sonra akşam yemeğini yemek üzere şehrin merkezine doğru yürüdük.<br />
1514 Museum Restoran. Hakikaten müze gibi bir restoran. Kapının girişinde bizi karşılayan garson bir hoş geldin içkisi sunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/10-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220562" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/10-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="2042" /></a></p>
<p>Önceden yer ayırtmadığımız halde içerde yer bulabilmemiz büyük şans. Yemek takımları, masa örtüleri, çiçekler, kristal bardaklar şişeler, her yer 1500’lü yıllardan. Bahçede mükemmel bir masaya oturduk. Bir masalda yaşıyoruz. Sanki saraydayız. Küçük bir orkestra salsa çalıyor. Sonradan balet olduğunu öğrendiğimiz bir genç dans ediyor. Büyülü bir ortam. İnanılmaz. Burada Türk gruplara da rastladık. Muhteşem bir gece. Yemekler de nefis. Müziğin ritmiyle dans ediyoruz. Rüya geç bir vakit bitiyor.</p>
<p>Bugün günlerden 30 Ocak, Perşembe, yarın doğum günüm. Doğum günümü Che’nin şehri SantaClara’da kutlamayı planladım. Otobüsümüz 14.30’da kalkıyor. Fırsattan istifade kahvaltıdan sonra Trinidad’da görmediğimiz yerleri ziyaret edeceğiz. Kahvaltı esnasında daha önce de sesini duyduğumuz Sinek kuşu, kolibri begonvillerin arasında şakıyor. O kadar hızlı kanat çırpıyor ki takip etmesi çok zor. Bu kuşlar hızlı kanat çırpmaları sayesinde havada durabiliyorlar. Sokaklar bizi bekliyor. Her fotoğraf karesi yeni bir güzellik yakalıyor.<br />
Önce otobüs biletlerimizi onaylatmak için Viazul garına gidiyoruz. Ana caddede yer alıyor. Trinidad’a geldiğimiz vakit gece olduğu için tam yerini anlayamamıştık. Cadde boyunca kapısı açık restoran, dolmuş olarak kullanılan kamyon, manav, parmaklıkların arasından sohbet eden kişiler, Devletin bakkal dükkânı, binbir çeşit manzara arasından süzülerek Plaza Mayor’da bulunan Romantik Müzeye (Museo Romántico) gitmeyi hedefliyoruz.</p>
<p>Yolumuz üzerinde Trinidadlı avukat Rafael Rodríguez Altunaga’nın eski evi olan ve bugün Trinidad Şehri Belediye Arşivi olarak kullanılan ( Archivo Historico Municipal)binayı ziyaret ediyoruz. Raflarda birçok belge görüyoruz. En son olarak İsviçreli bir koleksiyoncu Trinidad’a ait orijinal belgeleri buraya bağışlamış. Müze 1975 yılında açılmış. Trinidad şehrine ait belgeler ve raporların hepsi burada. Trinidad’ın belgesel tarihini bize sunuyor.<br />
Romantik Müze, Plaza Mayor’da bulunan bir saray.1808 yılında yapılmış ve İspanyol kontu Nicolás de la CruzBrunet’ye aitmiş. Binanın adı Brunet Sarayı olarak da geçiyor. Küba’nın en zengin ve en güzel saraylarından biriymiş. Girişteki veranda Endülüs mimarisi ile yapılmış.<br />
İçerde 19.yy ‘la ait eşya ve nesne koleksiyonu bulunuyor. Sèvres porselenleri, Çin heykelcikleri, Fransız opalin objeler, gümüş eşyalar, özellikle benim çok ilgimi çeken biblolar, antika maun mobilyalar, giyim eşyaları, zamanının lüks dekoratif nesneleri olduğu gibi duruyor ve sergileniyor. Evin mutfak, yatak ve yemek odası bölümü çok iyi korunmuş. Belli ki uzak diyarlardan getirtilmiş eşyalar her biri ayrı bir değer. Tam bir saray. On dört odada eşyalar sergileniyor. Burası Trinidad şehrinde ilk açılan saray müzeymiş. Yemek odasında sofra kurulu. Gümüş çatal bıçak takımlar, porselen tabaklar, kristal bardaklar, avize, işlemeli örtü.<br />
Duvarlardaki yağlıboya tablolar herhalde sahiplerinin portreleri. Bir zamanlar nasıl şaşalı, debdebeli bir hayat sürülmüş. Herhalde ev halkının bir gün evlerinin gezginlerin ziyaretine açılabileceği hiç akıllarına gelmemiştir. Balkondan Trinidad manzarası o kadar güzel ki. Masal evi.Dikiş kutusu bile harika.Deniz kabuklarından yapılmış bir süs eşyası, bayıldım.</p>
<p>Buradan sonra Guamuhaya Arkeoloji Müzesi (Museo de ArqueologíaGuamuhaya)’ni görmeye gidiyoruz. Müze Colomb öncesi dönemden başlayarak Küba’nın Arkeolojik tarihini anlatıyor.18.yüzyılda yapılan bina Don JuanAndrésPadrón ve ailesinin oturduğuevmiş. Guamuhaya adı, Küba ‘da yaşayan Aborjinlerin dilinden geliyormuş.<br />
Plaza Mayor’un biraz dışında SimonBolivar caddesinde muhteşem bir saray “PalaciaCantero”ElMuseoMunicipal de Trinidad. Yapı 1827-1830 yıllarına kadar zengin şeker tüccarı Borell ailesinin eviymiş. Neoklasik tarzda yapılmış bir şaheser. Yer karolarına bayıldım. Güzel bir bahçeye açılan avlu mükemmel.<br />
Meydandaki 1892 yılından kalma kilise IglesiaParroquial de la Santísima Trinidad ‘ı geziyoruz. Kilise bir kasırga sonucu yıkılmış ve daha sonra yeniden yapılmış. İçinde bol miktarda ahşap malzeme kullanılmış.<br />
Kilisenin girişinde Mesih’in doğumunu canlandıran bir sahne yapmışlar.<br />
Casa de la Música’da biraz soluklanıp keyif yapıyoruz. Hemen yanda iki katlı çiçekler içinde, tabii ki eski mobilyalar çatal bıçak takımlarının bulunduğu Los Conspiradores restoranda öğle yemeğimizi yerken güzel Trinidad’ın nefis havasını soluyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/12-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220563" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/06/12-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="2054" /></a></p>
<p>Yavaş yavaş pek de istemeden eve dönüş yoluna doğru yöneliyoruz. Bavulumuzu toplayıp otobüs garına gideceğiz. Eve geldiğimizde bizi bir sürpriz bekliyor. Sabah kahvaltıdayken başka Türk misafirlerin de geldiğini haber almıştık. İçeri girer girmez Mate bana bir yaş günü pastası getiriyor. Hep birlikte neşe içinde yiyoruz. Çok güzel bir yaş günü. Kübalı arkadaşlarımızla inanılmaz bir anı. Türk misafirlerle birlikte kutlanan doğum günü.Mate’nin annesi bizi uğurlamak istiyor.<br />
Rosquete’nin anlaştığı bisikletli kapıya geliyor. Bavullarımızı itina ile yerleştiriyor. Giderken zaman zaman aşağıya iniyoruz. Rosquete’de bisikleti iterek yardımcı oluyor. Estek köstek varıyoruz ama burada Küba’da bir diğerine rastlamadığımız bir şey başımıza geliyor. Otobüs iki saate yakın rötar yapıyor.17.30’da varmayı planladığımız SantaClara’ya hava iyice karardığında giriyoruz. Otobüs yolcularıyla sohbet ediyoruz.<br />
Yolda manzaralar harika. Otobüsün camından anları yakalamaya çalışıyorum. Ne güzel bir ülke.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erhan Yurdayüksel: &#8216;Şef Seattle&#8217;</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/erhan-yurdayuksel-sef-seattle/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2021 00:01:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Yurdayüksel]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[doğa aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[doğa sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Seattle]]></category>
		<category><![CDATA[Şef Seattle]]></category>
		<category><![CDATA[Squamish Müzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=210900</guid>

					<description><![CDATA[Bazen bir sevgilinin hikayesi anlatılır. Sevgiler yüreklerimizde saklı dinleriz anlatılanları heyecanla. İçimizdeki sevginin filizlenmesi için hikayeyi dinlemek mi gerekir? Zarfın içinde gelmişti mektup elime diye başlar hikaye. Doğrusunu isterseniz en güzel iletişim aracıdır mektuplar. Postacının yolunu gözlemek, posta kutusuna bakınca özlemle beklediğini görmek. Mutluluğun zarfın içinde gizlendiği hissi… Ne bileyim tarifi zor olan duygulardı geçmişte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-193933 size-medium" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-300x188.jpg" alt="" width="300" height="188" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-300x188.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-570x357.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel-378x237.jpg 378w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/11/erhan-yurdayuksel.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Bazen bir sevgilinin hikayesi anlatılır.</p>
<p>Sevgiler yüreklerimizde saklı dinleriz anlatılanları heyecanla.</p>
<p>İçimizdeki sevginin filizlenmesi için hikayeyi dinlemek mi gerekir?</p>
<p>Zarfın içinde gelmişti mektup elime diye başlar hikaye.</p>
<p>Doğrusunu isterseniz en güzel iletişim aracıdır mektuplar.</p>
<p>Postacının yolunu gözlemek, posta kutusuna bakınca özlemle beklediğini görmek.</p>
<p>Mutluluğun zarfın içinde gizlendiği hissi…</p>
<p>Ne bileyim tarifi zor olan duygulardı geçmişte kalan o duygular.</p>
<p>Ve o mektup anlamlı aşk hikayelerinin içinde hep olmuştur.</p>
<p>Geçmişten günümüze iletişim araçları çok değişti ama elektronik ortamda bile mektubun yeri değişmedi.</p>
<p>Ben bu yazımda bir doğa aşığının çaresizce kaleme aldığı mektuptan bahsetmek istiyorum.</p>
<p>1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce&#8217;a yazılan bir mektup bu.</p>
<p>Tam 167 yıl önce bu günleri görerek kaleme alınmış.</p>
<p>‘Buza yazı yazmak’ deyiminin ne demek olduğunu bu mektubu okuduğum zaman anlamıştım.</p>
<p>Tarihe not düşmenin, yazmanın anlamını.</p>
<p>Pırıl pırıl akıp giden bir dereye, çeşmelerden akan sulara, tertemiz göllere, pınarlara,<br />
ırmaklara, denizlere, ormanlara, bağlara, bahçelere olan özlemimi düşündükçe bu mektup gelir aklıma.</p>
<p>Topraklarının büyük bir bölümü beyaz adamlar tarafından zorla ellerinden alınmış olan Duwarmish Kızılderilileri&#8217;nin Reisi Seattle’ın, Washington’daki Başkan, Franklin’e 1854’te yazdığı mektuptur bu.</p>
<p>Mektubun aslı Amerika, Seattle, Squamish Müzesi’nde korunmaktadır.</p>
<p>İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılan bu mektup UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Teşkilatı) tarafından da yayınlanmış ve çevre üzerine şimdiye dek bilinen en güzel ve en içten anlatım olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Gelin biraz uzun olsa da bu anlamlı mektubu günümüze uyarlayarak yorumlayalım.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>« Yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü bir gün değişebilir.</p>
<p>Bugün açık gözüken gökyüzü yarın bulutlarla kaplanabilir.</p>
<p>Sözlerim, asla yer değiştirmeyen yıldızlar gibidir.</p>
<p>Şef Seattle her ne söylerse Washington&#8217;daki büyük Şef ona, güneşin ya da mevsimlerin dönüşüne inandığı ölçüde inanabilir.</p>
<p>Washington’daki Büyük Şef bize dostluk ve iyilik dilekleriyle birlikte bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildirmiş.</p>
<p>Onun, bizim arkadaşlığımıza çok fazla ihtiyacı olmadığının farkındayız.</p>
<p>Merak ediyoruz ki gökyüzünü ve toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilir ya da satabilirsiniz?</p>
<p>Bunu anlamak bizler için çok güç.</p>
<p>Bir zamanlar insanlarımız bu topraklara tıpkı rüzgarda kıvrımlanan deniz dalgalarının kabuklu kum yüzeyleri kapladığı gibi yayılmışlardı.</p>
<p>Çok uzun zaman geçti ve o büyük kabileler artık hüzünlü bir anı oldu.</p>
<p>Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır.</p>
<p>Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu;</p>
<p>Halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır.</p>
<p>Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; Biz buna inanırız.</p>
<p>Beyaz adamın ölüleri yıldızlar arasında yürümeye gittiklerinde, doğdukları ülkeyi unuturlar.</p>
<p>Bizim ölülerimiz bu güzel dünyayı asla unutmazlar.</p>
<p>Çünkü o Kızılderili’nin anasıdır.</p>
<p>Biz dünyanın parçasıyız ve o da bizim parçamız.</p>
<p>Güzel kokan çiçekler bizim kız kardeşlerimizdir;</p>
<p>Geyik, at, büyük kartal, bunlarsa bizim erkek kardeşlerimiz,</p>
<p>kayalık tepeler, çayırlardaki ıslaklık, tayın vücud ısısı ve adam, hepsi aynı aileye aittir.</p>
<p>Büyük Beyaz Reis bize rahat yaşayacağımız bir yerin ayrılacağını,</p>
<p>bize babalık edeceğini, biz Kızılderililerin ise onun çocukları olacağımızı söylüyor.</p>
<p>Toprağımızı alma teklifini düşüneceğiz ama bu kolay olmayacak.</p>
<p>Çünkü bu toprak bizim için kutsaldır. Dereler ve nehirlerden akan, parıldayan sular,</p>
<p>sadece su değil atalarımızın kanlarıdır.</p>
<p>Eğer size toprak satarsak, onun kutsal olduğunu hatırlamalısınız ve çocuklarınıza da onun kutsal olduğunu öğretmelisiniz.</p>
<p>Göllerin berrak suyundaki her hayali yansıma, halkımın yaşamından anılar ve olaylar anlatır.</p>
<p>Suyun mırıltısı babamın babasının sesidir.</p>
<p>Nehirler erkek kardeşlerimizdir, susuzluğumuzu giderirler.</p>
<p>Nehirler kanolarımızı taşırlar ve çocuklarımızı beslerler.</p>
<p>Eğer size toprağımızı satarsak hatırlamalısınız ve çocuklarınıza öğretmelisiniz ki nehirler<br />
bizim kardeşlerimizdir ve sizin de bundan dolayı nehirlere herhangi bir kardeşe göstereceğiniz sevgiyi göstermelisiniz.</p>
<p>Biliyorum, beyaz adam bizim gibi düşünmez. Beyazlar için bir parça toprağın diğerinden farkı yoktur.</p>
<p>Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder.</p>
<p>Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır.</p>
<p>Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır.</p>
<p>Beyaz adam annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak,</p>
<p>işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.</p>
<p>O&#8217;nun bu ihtirasıdır ki toprakları çölleştirecek ve her şeyi yok edecektir.</p>
<p>Beyaz adamın kurduğu kentleri de anlayamayız biz Kızılderililer.</p>
<p>Bu kentlerde huzur ve barış yoktur.</p>
<p>Baharda yaprakların açılışını ya da böceklerin kanat vuruşlarını duyacak yer yoktur.</p>
<p>Belki bir vahşi olduğum için anlayamıyorum ama benim ve halkım için önemli olan şeyler oldukça başka.</p>
<p>İnsan bir su birikintisinin etrafına toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların ve doğanın seslerini duymadıkça yaşamın ne değeri olur?</p>
<p>Bir kızılderiliyim ve anlamıyorum.</p>
<p>Biz kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz.</p>
<p>Hava önemlidir bizim için.</p>
<p>Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar.</p>
<p>Beyaz adam için bunun da önemi yoktur.</p>
<p>Ancak size bu toprakları satacak olursak havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir.</p>
<p>Çocuklarınıza havanın kutsal olduğunu öğretmeniz gerekir.</p>
<p>Hem nasıl kutsal olmasın ki hava?</p>
<p>Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini onun sayesinde almışlardır.</p>
<p>Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı?</p>
<p>Toprak satmamız için yaptığınız öneriyi inceleyeceğiz.</p>
<p>Eğer önerinizi kabul edecek olursak, bizim de bir koşulumuz var;</p>
<p>Beyaz adam bu topraklar üzerinde yaşayan bütün canlılara saygı gösterecek.</p>
<p>Ben bir vahşiyim ve başka türlü düşünemiyorum.</p>
<p>Yaylalarda cesetleri kokan binlerce buffalo gördüm.</p>
<p>Beyaz adam trenle geçerken vurup öldürüyor bu hayvanları sadece eğlenmek için.</p>
<p>Dumanlar püskürten bu demir atın bir buffalodan daha değerli olduğuna aklım ermiyor.</p>
<p>Biz sadece yaşayabilmek için avlarız buffaloları.</p>
<p>Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz?</p>
<p>Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölmez mi?</p>
<p>Unutmayın bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir.</p>
<p>Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır.</p>
<p>Şu gerçeği iyi biliyoruz:</p>
<p>Toprak insana değil, insan toprağa aittir ve bu dünyadaki her şey,</p>
<p>bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır.</p>
<p>Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır.</p>
<p>Bildiğimiz bir gerçek daha var; Sizin Tanrınız bizimkinden başka bir Tanrı değil.</p>
<p>Aynı Tanrının yarattıklarıyız.</p>
<p>Beyaz adam bir gün bu gerçeği de anlayacak ve kardeş olduğumuzu fark edecektir.</p>
<p>Siz Tanrınızın başka olduğunu düşünmekte serbestsiniz.</p>
<p>Ama hepimizi yaratan Tanrı için kızılderili ile beyazın farkı yoktur.</p>
<p>Ve kızılderililer gibi Tanrı da toprağa değer verir.</p>
<p>Bu toprağa saygısızlık, Tanrının kendisine saygısızlıktır.</p>
<p>Beyaz adamı bu topraklara getiren ve kızılderiliyi boyunduruk altına alma gücünü veren Tanrının adaletini anlayamıyoruz.</p>
<p>Tıpkı buffaloların öldürülüşü, ormanların yakılışı, toprağın kirletilişini anlamadığımız gibi.</p>
<p>Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş,</p>
<p>yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş.</p>
<p>İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak.</p>
<p>Gündüz ve gece bir arada olamaz.</p>
<p>Kızılderililer her zaman beyazlardan tıpkı sabah sislerinin güneşten kaçtığı gibi kaçmışlardır.</p>
<p>Bütün bunlara rağmen, teklifinizi tartışacağız.</p>
<p>Ve umuyorum ki, halkım bunu kabul edecek ve Büyük Beyaz Şef&#8217;in vadettiği üzere beraber barış içinde yaşayacağız.</p>
<p>Böylece Ay birkaç kez daha doğacak, birkaç kış daha geçecek.</p>
<p>Geri kalan günlerimizi nerede geçirdiğimiz önemli değil.</p>
<p>Çocuklarımız babalarının yenilgiyle aşağılandığını gördüler.</p>
<p>Savaşçılarımız utanç duydu ve yenilgiden sonra günlerini aylaklık etmek ve vücutlarını tatlı yiyecekler ve sert içkilerle kirletmekle harcıyorlar.</p>
<p>Birkaç saat, birkaç kış ve bu dünyada bir zamanlar yaşamış büyük kavimlerin veya şimdi ufak topluluklar halinde ormanda dolaşanların çocukları da kalmayacak;</p>
<p>Bir zamanlar sizinkiler gibi güçlü ve umutlu olanların mezarlarında yas tutmak için.</p>
<p>Ama, niye insanlarımın kaderi için yas tutayım ki?</p>
<p>Tıpkı deniz dalgaları gibi kabileler kabileleri, uluslar ulusları takip ediyor.</p>
<p>Bu doğanın düzenidir ve teessüf gerekmez.</p>
<p>Yok oluşumuz çok uzak olabilir ama kesinlikle bir gün gerçekleşecek;</p>
<p>Son kızılderili yok olup kabilemin hatıraları beyazlar için bir tarih olduğunda,<br />
bu kıyılar kabilemin görünmez cesetleriyle kaynaşacak.</p>
<p>Çocuklarınızın çocukları kendilerini bir dükkanda, bir yolda, boş bir yerde yalnız olarak düşündüğünde aslında yalnız olmayacaklar.</p>
<p>Dünyanın hiçbir yerinde tamamen ıssız bir yer yoktur.</p>
<p>Geceleri, şehir ve kasabalarınızın caddeleri boşalmış gibi görünse de, aslında, bir zamanlar oralarda yaşamış ve bu güzel toprakları gerçekten seven ruhlarla dolu olacaktır.</p>
<p>Beyaz adam asla yalnız kalamayacaktır.</p>
<p>Beyaz adamın, benim insanlarıma saygı göstermesini sağlamalısınız,</p>
<p>çünkü; Ölüler güçsüz değildir.</p>
<p>Ölü mü dedim?</p>
<p>Ölüm diye bir şey yoktur ki sadece dünya değiştirir insan.</p>
<p>Şef Seattle »</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>1854 yılında yazdığı mektup da doğa aşkını, doğa sevgisini ve bugün yaşadıklarımızı dile getirmiş büyük &#8216;Şef Seattle&#8217;</p>
<p>Yorum sizin!..</p>
<p><strong>Erhan Yurdayüksel</strong></p>
<p><strong>13.12.2021</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürüyor!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/corona-virusu-dunya-genelinde-can-almayi-surduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 12:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[corona virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189698</guid>

					<description><![CDATA[Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürürken, üç ülkeden aynı gün rekor haberleri geldi. Hindistan ve Meksika vaka sayılarında zirveyi görürken, Brezilya ise en çok can kaybının yaşandığı günü geride bıraktı. Corona virüsü salgınında hastalığa yakalananların sayısı 6 milyonu aşarken, dünya genelinde pek çok bölgeden rekor haberleri gelmeye devam ediyor. Avrupa’da normalleşme adımları atılsa da, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürürken, üç ülkeden aynı gün rekor haberleri geldi. Hindistan ve Meksika vaka sayılarında zirveyi görürken, Brezilya ise en çok can kaybının yaşandığı günü geride bıraktı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189699" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg" alt="" width="865" height="486" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg 865w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 865px) 100vw, 865px" /></a></p>
<p>Corona virüsü salgınında hastalığa yakalananların sayısı 6 milyonu aşarken, dünya genelinde pek çok bölgeden rekor haberleri gelmeye devam ediyor. Avrupa’da normalleşme adımları atılsa da, Amerika kıtası ve Asya’da tablo giderek ağırlaşıyor.</p>
<p>BREZİLYA’DA EN YÜKSEK CAN KAYBI</p>
<p>Dünya genelinde en çok vaka görülen ikinci ülke konumuna gelen Brezilya’da can kayıplarında da acı bir rekor kırıldı. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ülkede bir gün içindeki en yüksek ölü sayısı kayıtlara geçti.</p>
<p>Buna göre Brezilya’da son 24 saat içinde 1262 kişi hayatını kaybetti. Toplam ölü sayısı 31 bin 199’a yükseldi. Bu süreçte 28 bin 936 yeni tanı koyulurken, toplam vaka sayısı da 555 bin 383’e ulaştı.</p>
<p>MEKSİKA VAKALARDA ZİRVEYİ GÖRDÜ</p>
<p>Brezilya’nın ardından Amerika kıtasından bir rekor haberi de Meksika’dan geldi. Bir günde 3 bin 891 kişiye yeni tanı koyulan ülkede, bu alanda salgın başından bu yana en yüksek seviye görüldü. Bir önceki rekor geçtiğimiz hafta salı günü kırılırken, üst üste gelen veriler salgının yavaşlama belirtisi göstermediğine işaret ediyor.</p>
<p>Toplam vaka sayısı 100 bine yaklaşırken, 97 bin 326’ya yükseldi. Ülkede son 24 saatte 470 kişinin de hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Toplam can kaybı ise 10 bin 637.</p>
<p>HİNDİSTAN 200 BİNİ GEÇEN 7. ÜLKE</p>
<p>Hindistan’da kritik bir eşik rekor kırılarak aşıldı. Ülkede 200 bin vaka sınırı geçilirken, 8 bin 909 yeni vakayla da salgın başından bu yana en yüksek günlük artış gerçekleşti. Toplam vaka sayısı 207 bin 615’e yükselen Hindistan, 200 bin vakayı aşan yedinci ülke oldu.</p>
<p>Hindistan’da corona nedeniyle işsiz kalanlar evlerine dönebilmek için sıra beklerken.</p>
<p>Ülkede corona virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı ise 5 bin 833 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>RUSYA’DA YAVAŞLAMA YOK</p>
<p>Corona virüsü salgınının en sıcak merkezlerinden Rusya’da son veriler kamuoyuyla paylaşıldı. En çok vakanın görüldüğü üçüncü ülke olan Rusya’da dünden bu yana 8 bin 536 yeni tanı koyuldu. Virüse yakalanan kişi sayısı böylelikle 432 bin 277’ye ulaştı.</p>
<p>Yetkililer 178 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam ölü sayısının 5 bin 215’e yükseldiğini açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Covid-19: Dünyada vaka sayısı 6 milyonu aştı!</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/covid-19-dunyada-vaka-sayisi-6-milyonu-asti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2020 13:33:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[corona virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[vaka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189638</guid>

					<description><![CDATA[Corona virüsünün bulaştığı insan sayısı dünya genelinde 6 milyonu aşarken, Brezilya günlük vakada rekor kırdığı günde ölü sayısında İspanya&#8217;yı geçti. Meksika&#8217;da ise iki haftada ölü sayısı ikiye katlandı. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan corona virüsü salgını Asya ve Avrupa’da kontrol altına alınmış gibi görünse de, Amerika kıtasındaki durum tam zıt yönde ilerliyor. Worldometers’ın verilerine göre [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Corona virüsünün bulaştığı insan sayısı dünya genelinde 6 milyonu aşarken, Brezilya günlük vakada rekor kırdığı günde ölü sayısında İspanya&#8217;yı geçti. Meksika&#8217;da ise iki haftada ölü sayısı ikiye katlandı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" class="aligncenter size-large wp-image-189639" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-1024x576.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-1536x864.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-701x394.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1-1067x600.jpg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Covid-19-Dünya-1.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan corona virüsü salgını Asya ve Avrupa’da kontrol altına alınmış gibi görünse de, Amerika kıtasındaki durum tam zıt yönde ilerliyor. Worldometers’ın verilerine göre hızla artan vakalardan sonra dünya genelinde hastalığa yakalananların sayısı 6 milyonu geçti. Hayatını kaybedenlerin sayısı ise 366 bin seviyesinde.</p>
<p>İSPANYA’YI GERİDE BIRAKTILAR</p>
<p>Corona virüsünün halihazırda en hızlı ilerlediği yer Güney Amerika ülkesi Brezilya. Yeni vaka sayısında dünden sonra bugün de rekor kırıldı. Yetkililerin verdiği bilgiye göre son 24 saatte 26 bin 928 yeni tanı koyuldu. Ülke genelindeki rakam 465 bin 166’ya yükseldi.</p>
<p>Rio de Janeiro’da görevliler corona virüsünden hayatını kaybeden bir kadını evinden çıkarıyor.</p>
<p>Üst üste dördüncü günde de 1000 ve üzerinde ölüm kayıtlara geçerken, dünden bu yana 1124 kişi hayatını kaybetti. Bu alanda İspanya’yı geride bırakan ülkede toplam can kaybı 27 bin 878’e ulaştı.</p>
<p>ABD’DE VAKALAR DÜNE GÖRE ARTTI</p>
<p>Corona virüsü krizinde vaka ve can kaybında birinci sıradaki yerini koruyan ABD’de son verileri Johns Hopkins Üniversitesi paylaştı.</p>
<p>Yeni vaka sayıları düne göre artış gösterirken, 24 saatte 24 bin 266 kişiye corona virüsü teşhisi koyuldu.</p>
<p>1193 kişinin de hayatını kaybettiği açıklanırken, ülke genelindeki toplam vaka sayısı 1 milyon 746 bin, ölü sayısı ise 102 bin 809 olarak duyuruldu.</p>
<p>İKİ HAFTADA İKİYE KATLANDI</p>
<p>Güney Amerika’da Brezilya’dan sonra virüsün en çok etkisini gösterdiği ülke olan Meksika’da tablo giderek ağırlaşıyor. İki hafta içinde ölü sayısı ikiye katlanan ülkede, son 24 saatte 3 bin 227 yeni vaka ve 371 can kaybı meydana geldi.</p>
<p>Ölü sayısı 9 bin 415’e yükselirken, toplam vaka ise 84 bin 627’ye ulaştı. Ülkede ölü sayısının bu hafta sonu itibarıyla 10 bini geçmesi bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pekin &#8216;Hong Kong&#8217;daki demokrasiyi gömecek!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/pekin-hong-kongdaki-demokrasiyi-gomecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 10:07:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Hong Kong]]></category>
		<category><![CDATA[Korona]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Pekin]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sistematik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189586</guid>

					<description><![CDATA[ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi, Trump ile Twitter arasındaki gerilim ve Çin’in Hong Kong politikası ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi, Trump ile Twitter arasındaki gerilim ve Çin&#8217;in Hong Kong politikası, okurlarımız için seçtiğimiz yorum konuları&#8230; Hessische Niedersächsisische Allgemeine gazetesi ABD Başkanı Donald Trump ile Twitter arasındaki krizi şöyle yorumluyor: &#8220;ABD&#8217;de kasım ayında yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi, Trump ile Twitter arasındaki gerilim ve Çin’in Hong Kong politikası</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189589" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1.jpg" alt="" width="1189" height="669" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1.jpg 1189w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-1024x576.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-701x394.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Donald-Trump-corona-1-1067x600.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1189px) 100vw, 1189px" /></a></p>
<p><strong>ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi, Trump ile Twitter arasındaki gerilim ve Çin&#8217;in Hong Kong politikası, okurlarımız için seçtiğimiz yorum konuları&#8230;</strong></p>
<p>Hessische Niedersächsisische Allgemeine gazetesi ABD Başkanı Donald Trump ile Twitter arasındaki krizi şöyle yorumluyor:</p>
<p>&#8220;ABD&#8217;de kasım ayında yeni başkan seçilecek ve makam sahibi de seçim mücadelesi modunda. 100 binden fazla insan koronadan mı ölmüş? Çin&#8217;in kabahati! Selefi Barack Obama mı? Bir suçlu! Ve sonunda Twitter Trump’ın mektup yoluyla verilecek oyların seçim hilesine neden olacağı yönündeki tweetlerine uyarı işareti koydu.</p>
<p>Başkanın dikkati kendi hatalarından başka yöne çevirme stratejisi güttüğü anlaşılıyor. Yine de hakikat arayan muhaliflerinin mücadelesi ümitsiz gözüküyor. Twitter&#8217;ın tweetlerine gerçeklerle karşılaştırma uyarısı koyması, Trump&#8217;ın taraftarları açısından büyük bir değişiklik yaratmayacak. Zira söz konusu medya da onun dostu değil düşmanı.&#8221;</p>
<p>ABD&#8217;nin Minneapolis kentinde beyaz bir polis memurunun George Floyd adlı siyah vatandaşı öldürmesi sonrası protestolar sürüyor. Mitteldeutsche Zeitung&#8217;un konuyla ilgili yorumu şöyle:</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189587" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1.jpg" alt="" width="1200" height="600" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1.jpg 1200w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-300x150.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-1024x512.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-768x384.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-570x285.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-701x351.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-1-1067x534.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-189588" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-300x300.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-1024x1024.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-150x150.jpg 150w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-768x768.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-570x570.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-701x701.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-1067x1067.jpg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2-30x30.jpg 30w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/George-Floyd-2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>&#8220;Vatandaşlık hareketi gerçi ayrımcı yasalara karşı sahaya çıktı ve eğitim, seçimler ve mülkiyet hakkı konusunda sık sık da başarı kaydetti. Ancak siyah başkan Barack Obama&#8217;nın iki görev dönemi sırasında dahi ırkçılığı günlük yaşamdan söküp atmak mümkün olmadı. Koyu renkli insanların sistematik olarak dezavantajlı konumda olması hayatın tüm alanlarına yayılıyor: Acı sona dair istatistikler hep bunu kanıtlıyor. Aynı şekilde ülkedeki refah düzeyine, eğitime, cezaevlerinde bulunma ya da hayat beklentisine dair istatistikler de&#8230;&#8221;</p>
<p>Hannoversche Allgemeine Zeitung da koronavirüs salgınının en çok can aldığı ABD’de ölümün de adil dağılmadığı yorumunu yapıyor:</p>
<p>&#8220;Korona salgını Amerika&#8217;da hayatta kalma şansının ne kadar eşitsiz dağıtıldığını ortaya koyuyor. COVID-19&#8217;dan hayatını kaybedenlerin sayısı resmi olarak 100 bini geçti. Ölenlerin yaklaşık dörtte biri Afroamerikan, her ne kadar toplumun yüzde 13&#8217;ünü oluşturuyor olsalar da. Sık sık virüsün ayrıcalıklara bakmaksızın herkesi eşit şekilde vurduğu söyleniyor. Ancak bu doğru değil. Her ne kadar herkes virüse yakalanabiliyor olsa da beyaz ve refah düzeyi yüksek olmak hayatta kalma şansını yükseltiyor.&#8221;</p>
<p>Magdeburg&#8217;da yayımlanan Volksstimme gazetesi Çin&#8217;in parlamentoda kabul ettiği yeni ulusal güvenlik yasasını sayfalarına taşıyor.</p>
<p>&#8220;Çin&#8217;in kabul ettiği yeni güvenlik yasası sadece kaybedenleri ön plana çıkartacak. En başta da 2047 yılına kadar güvence altına alınmış özgürlüklerin bir kısmının kaybedilme tehlikesinin bulunduğu Hong Kong var. Merkezi hükümetle protesto hareketi arasında yeni bir çatışma da programlanmış durumda. Ancak Hong Kong açısından ekonomik bir zarar da oluşacağı öngörülebilir. Özel idare bölgesinin bir finans merkezi olarak önemi kaybolabilir. Çin yasa ile eski Britanya kolonisini bütünüyle kendisine katma hedefine biraz daha yaklaşmış oldu. Ülkenin bir anlaşmayı ihlal etmesi halk cumhuriyetinin uluslararası itibarına zarar veriyor. Batı dünyası öfkeleniyor ama pek bir değişiklik de yaratamıyor. ABD yaptırımlarla Çin ile yeni bir soğuk savaşı zorluyor. Almanya ise Çin ile ticarete çok fazla bağımlı. Pekin nihayetinde Hong Kong&#8217;daki demokrasiyi gömecek.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Brussels Airlines 59 varış noktasına uçacak</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/brussels-airlines-59-varis-noktasina-ucacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 16:49:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Brussels Airlines]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Portekiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189428</guid>

					<description><![CDATA[Brussels Airlines, bugün (Pazartesi günü) yaptığı açıklamada, bu yaz aylarına uyarlanmış ve indirimli yeni bir program sunacağını duyurdu. &#8220;15 Haziran ve 31 Ağustos tarihleri arasında havayolu şirketimiz, Avrupa, Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde 33 ülkede 59 varış noktasını açılacak. Kademeli olarak hedefler ekleyeceğini ve bunun da Avrupa içi ve yaz için yaklaşık yüzde 30&#8217;u kıtalararası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Brussels Airlines, bugün (Pazartesi günü) yaptığı açıklamada, bu yaz aylarına uyarlanmış ve indirimli yeni bir program sunacağını duyurdu.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189430" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7.jpg" alt="" width="888" height="500" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7.jpg 888w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-7-701x395.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 888px) 100vw, 888px" /></a></p>
<p><strong>&#8220;15 Haziran ve 31 Ağustos tarihleri arasında havayolu şirketimiz, Avrupa, Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde 33 ülkede 59 varış noktasını açılacak.</strong></p>
<p>Kademeli olarak hedefler ekleyeceğini ve bunun da Avrupa içi ve yaz için yaklaşık yüzde 30&#8217;u kıtalararası olacak.</p>
<p>Avrupa&#8217;da İspanya, Portekiz, Yunanistan, İtalya, Fransa ve Danimarka dahil 20 ülkede 45 varış noktasına hizmet verilecek.</p>
<p>Afrika&#8217;da 13 varış noktasına(yerel makamların onayına bağlı olarak) ve New York&#8217;un JFK havaalanına uçacak.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189429" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6.jpg" alt="" width="780" height="405" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6.jpg 780w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6-300x156.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6-768x399.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6-570x296.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/brussels-airlines-covid-19-6-701x364.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 780px) 100vw, 780px" /></a></p>
<p>Brussels Airlines şu anda rezervasyon sistemlerini güncelliyor ve bu sürecin hafta sonuna kadar tamamlanmasını bekliyoruz.</p>
<p>Yaz döneminin ötesindeki uçuşların zaman çizelgesi Haziran başında ilan edilecektir.</p>
<p>Havayolu şirketi, şimdiden yıl sonuna kadar başlangıçta planlanan uçuşlarının yüzde 50&#8217;sini gerçekleştirmeyi umuyoruz.&#8221; Dedi.</p>
<p>Şirket ayrıca uçuşlarda yüz maskesi takmanın zorunlu olacağını da yineledi.</p>
<p>Brussels Airlines CEO&#8217;su Dieter Vranckx;</p>
<p>“Faaliyetlerimizi yeniden başlatmayı ve konuklarımızı ve personelimizin bir kısmını karşılamayı dört gözle bekliyoruz.<br />
Bizimle olan yolculukları sırasında onları korumak için her türlü önlemi alıyoruz ”dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ: Corona virüsü çok aldatıcı bir virüs!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/dso-corona-virusu-cok-aldatici-bir-virus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 21:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Margaret Harris]]></category>
		<category><![CDATA[Virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=188969</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, corona virüsü ile ilgili bir açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, &#8220;Corona virüsü çok aldatıcı bir virüs. Bu virüse karşı aşı geliştirmek çok zor&#8221; ifadesi kullanıldı. Birleşmiş Milletler çatısı altında çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, corona virüsü ile ilgili güncel verileri kamuoyu ile paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü’nün Sözcüsü Margaret Harris tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü, corona virüsü ile ilgili bir açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, &#8220;Corona virüsü çok aldatıcı bir virüs. Bu virüse karşı aşı geliştirmek çok zor&#8221; ifadesi kullanıldı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1.jpg" alt="" width="1024" height="576" class="aligncenter size-full wp-image-188970" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Margaret-Harris-1-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>Birleşmiş Milletler çatısı altında çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, corona virüsü ile ilgili güncel verileri kamuoyu ile paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü’nün Sözcüsü Margaret Harris tarafından internet ortamında yapılan basın toplantısında, corona virüsü ile ilgili detaylar açıklandı.</p>
<p>Harris, bazı tedavi yöntemlerinin Covid-19’un zararlarını kısalttığı veya azalttığını söylerken, “Bu tedavi yöntemlerinden dört ya da beşi ile ilgili daha çok bilgi almak için odaklandık. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Potansiyel olarak pozitif veriler geliyor fakat yüzde yüz emin olmamız için daha fazla veriyi görmemiz gerekiyor” dedi.</p>
<p>Fakat Harris, buna karşılık corona virüsünün “çok aldatıcı bir virüs” olduğunu söyleyerek, “Bu durum virüse karşı aşı geliştirilip üretilmesini zorlaştırıyor” dedi.</p>
<p>UYARILARIMIZ CİDDİYE ALINMADI<br />
Son dönemde Brezilya ve ABD’de corona virüsü vaka sayısındaki artış hakkında ise, “Bu ülkelerde salgının ilk çıktığı günden beri yapılan uyarılarımızın ciddiye alınmadığını gördük” dedi.</p>
<p>Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında yaşamı felç eden corona virüsünün Afrika’ya da zarar vermeye başladığını söyleyen Harris, “Afrika’daki vaka sayıları da artışta. O bölgede artış eğrisi görüyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Covid-19 aşısı için ABD&#8217;de testlere başlandı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/covid-19-asisi-icin-abdde-testlere-baslandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2020 13:39:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNO-BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[BioNtech]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Fosun Pharma]]></category>
		<category><![CDATA[Pfizer]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr Uğur Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=188797</guid>

					<description><![CDATA[Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in ortağı olduğu BioNTech ile Pfizer, Covid-19 aşısı için ABD&#8217;de testlere başladı Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in ortağı olduğu BioNTech firmasının ürettiği aşının denemelerine başlandı. Almanya&#8217;da Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in kurucu ortağı olduğu biyoteknoloji firması BioNTech, Amerikan Pfizer ilaç şirketi ile geliştirdiği koronavirüs (Covid-19) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in ortağı olduğu BioNTech ile Pfizer, Covid-19 aşısı için ABD&#8217;de testlere başladı</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-188798" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1.jpg" alt="" width="999" height="665" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1.jpg 999w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1-768x511.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1-570x379.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/biontech-Prof-Dr-Uğur-Şahin-1-701x467.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 999px) 100vw, 999px" /></a></p>
<p>Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in ortağı olduğu BioNTech firmasının ürettiği aşının denemelerine başlandı.</p>
<p>Almanya&#8217;da Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin&#8217;in kurucu ortağı olduğu biyoteknoloji firması BioNTech, Amerikan Pfizer ilaç şirketi ile geliştirdiği koronavirüs (Covid-19) aşı adayını ABD&#8217;de insanlar üzerinde test etmeye başladı.</p>
<p>Pfizer&#8217;den yapılan açıklamada, &#8220;BNT162&#8221; adlı potansiyel aşının klinik denemelerinin Almanya&#8217;nın ardından ABD&#8217;de insanlar üzerinde test edilmeye başladığı duyuruldu.</p>
<p>Testlerde aşı adayının bağışıklık sağlayıcılığı, devam eden çalışmalarda kullanılan 4 &#8220;mesajcı RNA&#8221; için uygun dozajın tespit edileceği belirtilen açıklamada, aşıların Maryland ve New York Üniversitelerinin tıp fakültelerindeki deneklere uygulandığı kaydedildi.</p>
<p>Aşı, ABD&#8217;de ilk aşamada 18-55 yaşları ile 65-85 yaşları olmak üzere iki kategoride 360 sağlıklı insana uygulanacak. Testler 18-55 yaşlarındaki deneklerde etkili ve güvenli olduğu tespit edilmesi halinde 65-85 yaşlarındaki deneklere uygulanacak.</p>
<p>Firmanın açıklamasında denemelerde aşının güvenli ve etkili olduğunun anlaşılması halinde ise yıl sonuna kadar ABD’de geniş ölçekli dağıtımına başlanacağı vurgulandı.</p>
<p>Almanya&#8217;nın aşı ve ilaçlara onay vermede yetkili Paul-Ehrlich Enstitüsü, 22 Nisan&#8217;da BionTech&#8217;e potansiyel aşının testi için onay vermişti.</p>
<p>Amerikan ilaç devi Pfizer, geçen ay, BioNTech&#8217;i Covid-19&#8217;a karşı aşı geliştirilmek üzere potansiyel bir ortak olarak gördüğünü açıklamıştı.</p>
<p>BioNTech, Covid-19 aşısı için Çin merkezli Shanghai Fosun Pharmaceutical (Fosun Pharma) ile de iş birliği anlaşması yapmıştı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erhan Yurdayüksel: Ak Kaşık…</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/erhan-yurdayuksel-ak-kasik/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/erhan-yurdayuksel-ak-kasik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2013 10:40:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Yurdayüksel]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Ak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Ricciardone]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=82653</guid>

					<description><![CDATA[YAZARLAR-Yolsuzluk iddialarına karşın, milletvekillerin dokunulmazlık sınırlarının çok geniş olduğu, Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi’nin etkili uygulanabilmesi için kuvvetli siyasi iradeye ihtiyaç duyulduğu, Siyasi partilerin finansmanları konusunda sorunların bulunduğu, Siyasilerin ve kamu görevlilerinin mal varlıklarının tespitine yönelik düzenlemelerin kuvvetlendirilmesi, Yolsuzlukla mücadele davalarında tarafsızlık ilkesine ilişkin endişeler, “Deniz Feneri Davası”, Kamu ihalelerinde devlet memurlarına verilen cezaların neden 5-12 yıldan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2011/11/erhanyurdayuksel.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-444 alignleft" alt="erhanyurdayuksel" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2011/11/erhanyurdayuksel.jpg" width="150" height="150" /></a><strong>YAZARLAR-</strong>Yolsuzluk iddialarına karşın, milletvekillerin dokunulmazlık sınırlarının çok geniş olduğu,<br />
Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi’nin etkili uygulanabilmesi için kuvvetli siyasi iradeye ihtiyaç duyulduğu,<br />
Siyasi partilerin finansmanları konusunda sorunların bulunduğu,<br />
Siyasilerin ve kamu görevlilerinin mal varlıklarının tespitine yönelik düzenlemelerin kuvvetlendirilmesi,<br />
Yolsuzlukla mücadele davalarında tarafsızlık ilkesine ilişkin endişeler,<br />
“Deniz Feneri Davası”,<br />
Kamu ihalelerinde devlet memurlarına verilen cezaların neden 5-12 yıldan 3-7 yıl aralığına düşürüldüğü,<br />
AB Komisyonunun Ekim’de açıkladığı yolsuzlukla mücadeleye geniş yer ayırdığı Türkiye raporunda yer almıştı.<br />
Türkiye’de bu güne dek olan yolsuzlukları,<br />
Gözleri olanlar görmedi,<br />
Kulakları olanlar duymadı.<br />
<strong>« Bal tutan parmağını yalar »</strong> anlayışıyla yandaş, sırdaş, paydaşlarla birlikte ak koyun sürüsü oluşturuldu.</p>
<p>Ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlar,<br />
Türkiye genelinde görevlerinden el çektirilen Emniyet yetkilileri, Savcılar,<br />
iktidarın başı ve yardımcıları tarafından mazlum edebiyatına sığınılarak yapılan açıklamalar&#8230;<br />
Ateş bacayı sarmış,<br />
Oğlu gözaltına alınmış,<br />
İstifa edeceğine,<br />
<strong>‘Bundan birşey çıkmaz’</strong> açıklaması yapan bir bakan !<br />
Rezalet diz boyu…</p>
<p>AB Komisyonundan Türkiye hakkında yeni bir açıklama daha yapılıyor.<br />
Bu açıklamada :<br />
*Hükümetin “soruşturmaya müdahale etmeyeceği ve soruşturmada yargıyı destekleyeceğine” dair teminatının da not edildiğine dikkat çekiliyor.<br />
*Gelişmelerin yakından takip edildiği,<br />
*Yargı sürecinin tarafsızlığı ve bağımsızlığının teminat altına alınması ihtiyacının altının çizildiği,<br />
*Hükümetin soruşturmaya müdahale etmeme ve bu konuda yargıyı destekleyeceği taahhüdü,<br />
*Ayrıca, suç iddialarının tarafsız şekilde soruşturulmasının ilgili yetkililerin sorumluluğunda olduğu,<br />
bir kez daha hatırlatılıyor.</p>
<p>AB bu olayda ‘Deniz Feneri’nde yaşananların bir daha yaşanmamasına vurgu yaparken,<br />
ABD Büyükelçisi Ricciardone, “‘Gezi olayları’nda olduğu gibi sorumluların dışarıda aranması gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyecek bir yaklaşım olur” şeklinde endişelerini dile getiriyor.<br />
Bu yaşanan yolsuzluklar, bunca pislik, bunca rezalet&#8230;<br />
Pişkince sırıtarak kendilerinin <strong>ak kaşık </strong>olduğunu söyleyenlerin palavra demeçleri.<br />
<strong>Dik durmayı, yolsuzluk, soygun,vurgun sananlar,</strong><br />
Hak etmedikleri makamları doldurup ülkesini arkadan vuranlar&#8230;<br />
<strong>Türkiye’ye yakışmıyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/erhan-yurdayuksel-ak-kasik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
