<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARKEOLOJİ &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/arkeoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Dec 2025 14:55:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Başkent Ankara-Ata’ya Saygı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-baskent-ankara-ataya-saygi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 14:55:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Anıtkabir]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231551</guid>

					<description><![CDATA[Başkent Ankara Ata’ya Saygı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara şehri,İç Anadolu’nun kuzey-batısında yer alıyor. Şehrin tarihi çok eski dönemlere dayanmakla birlikte kim tarafından ve ne zaman kurulduğu hakkında tam olarak bir bilgiye ulaşılamıyor. Ancak Arkeolojik bulgulara göre bölgede Hititlerin hüküm sürdüğü zamanlarda yerleşik düzene geçildiği düşünülüyor. O zamanlar Hitit İmparatorluğunun başkenti Ankara’ya 160 km uzaklıktaki Hattuşaş’mış. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Ankara<br />
Ata’ya Saygı</p>
<p>Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara şehri,İç Anadolu’nun kuzey-batısında yer alıyor. Şehrin tarihi çok eski dönemlere dayanmakla birlikte kim tarafından ve ne zaman kurulduğu hakkında tam olarak bir bilgiye ulaşılamıyor. Ancak Arkeolojik bulgulara göre bölgede Hititlerin hüküm sürdüğü zamanlarda yerleşik düzene geçildiği düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4.jpeg" alt="" width="1536" height="1572" class="alignnone size-full wp-image-231553" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-293x300.jpeg 293w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-1001x1024.jpeg 1001w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-768x786.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-1501x1536.jpeg 1501w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-570x583.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-701x717.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-1067x1092.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-4-30x30.jpeg 30w" sizes="(max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>O zamanlar Hitit İmparatorluğunun başkenti Ankara’ya 160 km uzaklıktaki Hattuşaş’mış. (Boğazköy)Osmanlı İmparatorluğundan sonra 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, hükümet merkezini Ankara olarak ilan ediyor.  Ankara, İstiklal Savaşı’nın idare edildiği bir merkez haline geliyor ve 13 Ekim 1923’te çıkarılan kanun ile şehir resmen yeni Türkiye’nin yeni başkenti olarak oluyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6.jpeg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6.jpeg" alt="" width="1776" height="1426" class="alignnone size-full wp-image-231552" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6.jpeg 1776w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-300x241.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-1024x822.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-768x617.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-1536x1233.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-570x458.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-701x563.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-6-1067x857.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 1776px) 100vw, 1776px" /></a></p>
<p>Yemeğimizi otelin yakınlarında Maşa Restoranda yedikten sonra yokuş aşağıya doğru yürüyoruz. Ankara’nın eski parklarından Kuğulu Parkta biraz vakit geçirmek hoş oluyor. Parkın adı, kurulduğu yıllarda Viyana Belediyesi tarafından hediye edilen beyaz kuğulardan geliyor. İçinde Heykeltıraş Ümit Öztürk tarafından yapılan Tunalı Hilmi Bey’in heykeli kendisi ile aynı adı taşıyan caddeye bakıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi aydınlarından olan Hilmi Bey Türkçülük hareketi öncülerinden. </p>
<p>Ertesi sabah şehrin en önemli sembollerinden biri Anıtkabir’i ziyaret etmek üzere Çankaya’ya gidiyoruz. Ankara’ya her gelişimizde yaptığımız bu ritüel içimizi huzur ile dolduruyor. Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk Cumhurbaşkanı, Dünya lideri, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün (19Mayıs 1881- 10 Kasım 1938) İstanbul Mimarlık Fakültesi profesörü Emin Onat ile doçent Orhan Arda&#8217;nın projesinin uygulanarak yapıldığı anıt mezarı.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3.jpeg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3.jpeg" alt="" width="1544" height="1193" class="alignnone size-full wp-image-231554" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3.jpeg 1544w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-300x232.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-1024x791.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-768x593.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-1536x1187.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-570x440.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-701x542.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-3-1067x824.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 1544px) 100vw, 1544px" /></a></p>
<p>Gazi Mustafa Kemal, vefatından sonra nereye gömüleceği konusunda bir vasiyette bulunmamış ama 1932 yılında bir sohbet esnasında “Elbet bir gün öleceğim. Beni Çankaya’ya gömer hatıramı yaşatırsınız” demiş.<br />
1944 yılında yapımına başlanan mezar anıt1953’te tamamlanmış. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938 tarihinde, İstanbul Dolmabahçe Sarayında vefatının ardından naaşı, Ankara Etnografya müzesine taşınmış. Burada 15 yıl kaldıktan sonra 10 Kasım 1953’tebüyük bir devlet töreni ile Anıtkabir’e getirilmiş. Çankaya ilçesinde, eskiden Rasattepe, şimdi ise Anıttepe denilen yerde konumlanan, 15 bin metrekarelik bir alanı kaplayan Anıtkabir, Anıt Blok ve Barış Parkından oluşuyor. Bu tepede, M.Ö 12. yüzyılda Anadolu’da devlet kuran Frig uygarlığına ait Tümülüsler (mezar yapıları) bulunuyormuş. Anıtkabir’in yapılmasına karar verilince Tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar başlatılmış veçıkartılan tüm buluntular, Anadolu Medeniyetleri Müzesi&#8217;nde sergilenmek üzere gönderilmiş.</p>
<p>Barış Parkı, ülkemizin değişik yörelerinden getirilen ve dünyanın çeşitli ülkelerinin, temsil edilmek adına gönderdikleri 48.500 civarında bitki ve ağacın bulunduğu, Atanın “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesinin hayata geçirildiği muhteşem bir alan. Anıtkabir, yabancı hükûmet yetkililerinin Türkiye&#8217;ye düzenlediği resmî ziyaretlerde uğradığı ve resmî törenlerin yapıldığı, milyonlarca kişinin ziyaret ettiği bir anıt olması dolayısıyla her zaman, çok kalabalık.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5.jpeg" alt="" width="1588" height="1293" class="alignnone size-full wp-image-231555" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5.jpeg 1588w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-300x244.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-1024x834.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-768x625.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-1536x1251.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-570x464.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-701x571.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-5-1067x869.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1588px) 100vw, 1588px" /></a></p>
<p>Anıttaki tüm hizmet ve işlerin sorumluluğu Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına ait. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları askerlerinden oluşan saygı nöbetçileri, Anıtkabir bünyesindeki Muhafız ve Merasim Bölüğüne bağlı görev yapıyorlar.</p>
<p>Anıtkabir, semboller, mesajlar, sebepler, sonuçlar ve sayılara dayanan felsefi mimarisi ile Ata’nın kurduğu Cumhuriyetin ve bu kadim toprakların geçmişini anlatıyor. Burayı ziyaret etmek geçmiş, bugün ve gelecekteki yaşamın ta kendisi.</p>
<p>Tandoğan kapısına geldiğimizde sıkı bir güvenlik kontrolünden geçip Barış parkı içinden yürüyoruz. Buraya 26 basamaklı merdivenden çıkarak giriş yapılıyor. 26 sayısı sembolik olarak 26 Ağustos Büyük Taarruz ’un tarihini işaret ediyor.<br />
Anıt mezara giden yolun her iki tarafında 24 Oğuz boyunu(Oğuzlar; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, İran, Irak, Suriye, Mısır, Moldova ve Balkanlarda yaşayan Türklerin atası sayılıyor) temsil eden 24 çift aslan heykeli birlik ve bütünlüğü simgeliyor. Oturur pozisyonda olmaları ise “barışseverliği ”gösteriyor. Aslanlı Yolu’n taşları, Ata’nın huzuruna çıkanların başları önde yürümeleri için5 santimlik çim boşluğu bırakılarak döşenmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4.jpeg" alt="" width="1536" height="1889" class="alignnone size-full wp-image-231556" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-244x300.jpeg 244w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-833x1024.jpeg 833w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-768x945.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-1249x1536.jpeg 1249w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-570x701.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-701x862.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-4-1067x1312.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Aslanlı Yolu’n sonunda 15 bin kapasiteli tören meydanına varıyoruz. Meydanın zeminine döşenmiş sarı, kırmızı, beyaz ve siyah renkli traverten taşlarla tam 373 halı kompozisyonu yapılmış. O sırada üniversiteyi bitiren gençler cübbeleriyle Ata’yı ziyaret ediyorlar.<br />
Anıtkabir içinde her biri değişik konuları işleyen, girişten itibaren simetrik olarak yerleştirilmiş10 adet kule bulunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4.jpeg" alt="" width="1402" height="1199" class="alignnone size-full wp-image-231557" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4.jpeg 1402w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-300x257.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-1024x876.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-768x657.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-570x487.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-701x600.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-4-1067x913.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1402px) 100vw, 1402px" /></a></p>
<p>Mozole ’ye, Tören Meydanından 42 basamaklı bir merdiven ile çıkılıyor. Bu Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ettiği zamanki yaşını gösteren sayı. İki katlı ve dikdörtgen planlı olan Mozolenin yapımında Çankırı’nın açık sarı ve gri traverten taşları kullanılmış. Anıt Mezar dört bir yandan kolonlarla çevrili. Duvarlarında altın yaldızlarla Ata’nın “Türk Gençliğine Hitabesi” ve Cumhuriyetin kuruluşunun 10. yıldönümünde söylemiş olduğu “Nutuk” yer alıyor.<br />
Biz merdivenleri çıktığımızda askerlerin nöbet değişim töreni vardı. Saatte bir değişen askerlerin seremonisi son derece disiplinli. Çakı gibi askerler Ata’yı bekliyor.İnsan milli duygularına hâkim olamıyor.<br />
Mozole ’de Atatürk’ün kabri ve sembolik lahdi bulunuyor.Tek parça kırmızı mermerden yapılan lahit oldukça sade. Mezar Odası ise onun 7 metre altında yer alıyor. Çelenk koyacak yerin belli bir eğim ve yükseklikle tasarlanması gelenlerin çelenklerini bırakırken Ata’mızın huzurunda eğilmelerini sağlıyor.<br />
Buradan müzeye geçiyoruz. Misak-ı Milli kulesinin kapısından girilen müze, 21 Haziran 1960 tarihinde Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi adıyla açılmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2.jpeg" alt="" width="1877" height="1402" class="alignnone size-full wp-image-231558" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2.jpeg 1877w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-300x224.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-1024x765.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-768x574.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-1536x1147.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-570x426.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-701x524.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-2-1067x797.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1877px) 100vw, 1877px" /></a></p>
<p>Dört bölümden oluşan müzenin birinci bölümünde Ata’nın kullandığı eşyalar, kendisine yabancı devlet adamları tarafından verilen hediyeler bulunuyor. İkinci bölümde Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruzu anlatan yağlı boya tablolar ve canlandırmalar, üçüncü bölümde Milli Mücadele ve devrimlerin anlatıldığı galeriler ve son bölümde Mustafa Kemal Atatürk’ün kütüphanesinde yer alan 3.123 kitabın bulunduğu Atatürk Özel Kitaplığı yer alıyor. En son olarak ta Anıtkabir’de yapılan törenlerin gösterildiği filmleri izleyebiliyorsunuz.<br />
Atatürk’ün silah arkadaşı ve Türkiye Cumhuriyetinin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün(1884 -1973) de kabri Anıtkabir’de. Duygu yoğunluğu içinde buradan ayrılıyoruz.</p>
<p>Öğle yemeğini Uludağ Et Lokantasında yedikten sonra Altındağ ilçesinde Paleolitik Çağ’dan itibaren Anadolu topraklarının özgün eserlerinin yer aldığı Anadolu Medeniyetleri müzesine gidiyoruz. Bahçe içindeki, Osmanlı Dönemi yapıları olan Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han müzenin yer aldığı tarihi binalar. 1997’de “Avrupa’da Yılın Müzesi” seçilen ve kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri gerçekten muhteşem. Müzenin paha biçilemez eserleri arasında;  Ana tanrıça Kibele’nin pişmiş topraktan heykeli, Kral Midas’ın üç bin yıllık ahşap çalışma masası, Hitit uygarlığı ve sanatının simgesi sayılan Güneş Kursu, Helenistik dönemden kalma Medusa başlı altın örme kolye, Mısır Kraliçesinden, Hitit Kralına çivi yazısıyla yazılmış tek tunç tablet mektup, Hitit Kralı IV. Tuthaliya ile Tarhuntaşşa Ülkesi Kralı Kurunta arasında M.Ö. 1235’te yapılan antlaşmanın metni, Dünya’nın İlk Haritası,Frig Dönemi Emziren Kadın Heykelciği yer alıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6.jpeg" alt="" width="1760" height="1427" class="alignnone size-full wp-image-231559" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6.jpeg 1760w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-300x243.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-1024x830.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-768x623.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-1536x1245.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-570x462.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-701x568.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-6-1067x865.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1760px) 100vw, 1760px" /></a></p>
<p>Buradan Cumhuriyet Müzesine (II. TBMM) gidiyoruz. Meclis 1924-1960 yılları arasında çalışmalarını burada yürütmüş. Altındağ ilçesindeki tarihi yapı 1923 yılında inşa edilmiş. 1981 yılında müze olarak açılmış. Girişte Atatürk&#8217;ün sözleri ve fotoğrafları ile ilkeleri anlatılıyor. 2.katta II. TBMM döneminde Cumhurbaşkanı Odası, Cumhurbaşkanı Kabul Salonu, Cumhurbaşkanı Özel Kalem Odası, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Odası, Meclis Başkanı Odası, Meclis Başkanı Özel Kalem Odası ve Komisyon Odası bulunuyor.<br />
Ertesi sabah, dün gece rastladığımız arkadaşım Esen bizi otelde ziyaret ediyor, hoş bir kahve sohbetinden sonra ayrılıp, Ankara’nın Polatlı ilçesine yaklaşık 18 kilometre uzaklıkta, Yassıhöyük köyünde, 2023 yılında UNESCO Dünya Miraslarında yerini alan, Gordion Antik Kenti ve müzesini görmek üzere yola çıkıyoruz. 4500 yıllık bir zaman diliminde yerleşimin hala devam ettiği Gordion Dünyanın ender yerlerinden biri. MÖ 1. binyılın başlarında, ünlü kralı Midas&#8217;ın hükümdarlığı sırasında Frigya Krallığına başkentlik yapmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3.jpeg" alt="" width="1681" height="1268" class="alignnone size-full wp-image-231560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3.jpeg 1681w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-300x226.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-1024x772.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-768x579.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-1536x1159.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-570x430.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-701x529.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-3-1067x805.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1681px) 100vw, 1681px" /></a></p>
<p>1963 yılında kurulan Gordion müzesine geniş bir bahçeden geçerek giriyoruz.  Büyük İskender’in, Issus Savaşı sırasında atı Bucephalus&#8217;un üzerinde tasvir edildiği mozaik giriş duvarında yer alıyor.<br />
Müzede Frig dönemi terakota parçalar(pişmiş toprak)çeşitli malzemelerden yapılmış Kibele kabartmaları, figürler, İskender dönemi sikkeleri ve daha birçok buluntular sergileniyor. Tekrar bahçeye çıktığımızda antik kent kazılarında M.Ö 9. yüzyıla tarihlenen ve Megaron 2 adı verilen yapının tabanında dünyanın en eski renkli çakıl taşı mozaiğini, üzeri korumalı olarak görüyoruz. Mozaikte geometrik desenler ve hayvan motifleri bulunuyor. Kıranharmanı Köyü’nde bulunan Galat mezarı da bahçede sergilenen eserler arasında.<br />
Gordion ve çevresi geniş bir alan üzerine kurulmuş çok sayıda Tümülüs barındırıyor. Bunlar soylular ve ileri gelenlerin mezarları.</p>
<p>Müzenin karşısında Kral Midas ya da babası Gordios için yapıldığı düşünülen Tümülüs’ü geziyoruz. İçlerinde en büyüğü olan mezar yapıt 300 metrelik çapı ve 50 metreyi aşan yüksekliği ile tarihi gözler önüne seriyor.Bu Tümülüs’ün altındaki eski ahşap mezar odası günümüze kadar bozulmadan ulaşmış. İnsanı şaşırtıyor.<br />
Yakınlarda Gordion Antik Kentini de geziyoruz. Çok bir şey kalmasa da kale kapıları, saray olduğu düşünülen bir yapı, avlu ve çevresindeki binaların taban kısımları, sur duvarları göze çarpıyor. Hava çok sıcak, geniş alanı gezmek bir hayli zor kazıların tamamlanabilmesi için daha çok zaman gerekiyor.</p>
<p>Bu akşam Eskişehir’de kalacağız. Sivrihisar ilçesine doğru gidiyoruz. Bir buçuk saat sonra vardığımız Sivrihisar’da hemen ilçe merkezinde bir lokantada yediğimiz nefis bir yemek iyi geliyor.<br />
Anadolu’nun ahşap Hipostil Camilerinden biri olan UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiş Ulu Camii geziyoruz. 1231-1232 yıllarında Emir Celaleddin Ali tarafından yapılan bu güzel eserde çatı 67 adet ahşap direk tarafından taşınıyor. </p>
<p>Caminin karşısındaki parkın içinde Selçuklu Alemşah Kümbeti çok ince bir işçilikle ayakta. Melik Şah, şehit edilen kardeşi Sultan Şah adına 1327-1328 yılları arasında yaptırmış. İki katlı kare planlı kesme taştan inşa edilmiş. Türbenin altında mumyalık bölümü bulunuyor.<br />
Öğleden sonra saat dört sularında Eskişehir’e varıyoruz.Park Dedeman otele yerleşip, biraz dinlendikten sonraşehri gezmek üzere Porsuk Nehri kıyısına gidiyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Bir Güzel Yolculuk-Karadeniz Ereğlisi II.Bölüm</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-bir-guzel-yolculuk-karadeniz-ereglisi-ii-bolum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 13:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[KARADENİZ]]></category>
		<category><![CDATA[karadenizereğli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231529</guid>

					<description><![CDATA[Bir Güzel Yolculuk II.Bölüm Karadeniz Ereğlisi (Kdz) Sabah Bursa’da Ereğli’ye doğru yola çıktık. Yunan mitolojisinin yarı tanrı kahramanı Herakles`ten (Herkül) gelen Ereğli adı Ülkemizde; Zonguldak’ın ilçesi Karadeniz Ereğlisi, Tekirdağ’ın ilçesi Marmara Ereğlisi, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinin bir beldesi olan Ereğli ve Konya Ereğli olmak üzere dört farklı yerleşim biriminin ortak ismi. Zonguldak’ın en kalabalık liman kasabası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Güzel Yolculuk II.Bölüm<br />
Karadeniz Ereğlisi (Kdz)</p>
<p>Sabah Bursa’da Ereğli’ye doğru yola çıktık. Yunan mitolojisinin yarı tanrı kahramanı Herakles`ten (Herkül) gelen Ereğli adı Ülkemizde; Zonguldak’ın ilçesi Karadeniz Ereğlisi, Tekirdağ’ın ilçesi Marmara Ereğlisi, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinin bir beldesi olan Ereğli ve Konya Ereğli olmak üzere dört farklı yerleşim biriminin ortak ismi.<br />
Zonguldak’ın en kalabalık liman kasabası olan Karadeniz Ereğlisi “Küçük İstanbul” diye anılıyor. Antik çağlarda adı “Herakleia Pontike” olarak geçen Ereğli M.Ö 2000 yıllarına dayanan bir tarihi barındırıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2.jpeg" alt="" width="1967" height="1527" class="alignnone size-full wp-image-231530" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2.jpeg 1967w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-300x233.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-1024x795.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-768x596.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-1536x1192.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-570x442.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-701x544.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-2-1067x828.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1967px) 100vw, 1967px" /></a></p>
<p>Ereğli, Demir ve Çelik fabrikaları ile ünlü. Ayrıca adına Festivaller düzenlenen Osmanlı Çileğiyle de tanınıyor.Bu nedenle ilçenin adı “Çelik ve Çilek Diyarı ”diye de geçiyor. 2002 yılında 2002 metre uzunluğundaki mangalla Guiness Rekorlar kitabına girmiş. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3.jpeg" alt="" width="1770" height="1383" class="alignnone size-full wp-image-231531" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3.jpeg 1770w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-300x234.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-1024x800.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-768x600.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-1536x1200.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-220x173.jpeg 220w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-570x445.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-701x548.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-3-1067x834.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1770px) 100vw, 1770px" /></a></p>
<p>Ereğli’ye varır varmaz, hemen merkezde bulunan küçücük bir lokanta “Güverte, Çorbacı ”ya oturuyoruz. Salaş bir yer ama yemekler enfes. Yemekten sonra hemen bir takım yokuşlara tırmanarak muhteşem Ereğli manzarasının keyfini çıkarıyoruz. Müzenin bulunduğu sokaktaki çoğu restore edilmiş tarihi evlerin, zarif yapıların arasında dolaştıktan sonra, 19.yüzyıl sonlarında kentin ileri gelenlerinden Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından eski bir kilisenin temelleri üzerine inşa edilen üç katlı kâgir konak şimdinin Karadeniz Ereğlisi Müzesi’ne giriyoruz. İçerde arkeolojik kazılardan elde edilen Grek, Roma, Bizans dönemlerine ait buluntular, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sikke koleksiyonları, amforalar, dokuma aletleri, silahlar, takılar, mühürler&#8230; ve daha birçok objeler sergileniyor. Bahçede; sütun başları, mezar taşları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ve 29 yaşında Ereğli’de ölen ünlü Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un anıt mezarı bulunuyor.Krispos, MS 2. yüzyılda Herakleia Pontikelileri (Zonguldak Ereğli) sanatıyla öyle etkilemiş, öyle bir iz bırakmış ki; bir anıtla onu ölümsüzleştirmek istemişler. Doğrusu bu mezardan çok etkilendim. Şimdiye kadar böyle bir sanatçının mezarına rastlamamıştım. Kaidesi ile birlikte 2.10 metre yükseklikteki anıtın ön yüzüne kazılarak yazılmış ölüm ile ilgili bir kitabe bulunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3.jpeg" alt="" width="1832" height="1428" class="alignnone size-full wp-image-231532" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3.jpeg 1832w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-300x234.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-1024x798.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-768x599.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-1536x1197.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-570x444.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-701x546.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-3-1067x832.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1832px) 100vw, 1832px" /></a></p>
<p>Eski adıyla AchelonVadisinde (Ayazma-kutsal su) bulunan Cehennem ağzı Mağaralarını gezmek üzere tekrar arabaya biniyoruz.<br />
Ulu ağaçlar, şırılşırıl akan sular, yemyeşil vadi, arkeolojik kaynaklarda “kehanet mağaraları” diye adlandırılan gizemli mağaralar…Girişte ağaçtan yapılan, ince ince oyulmuş malzemeler satılıyor. Burada bir yazı çok hoşuma gitti. “Atılacak ve Yakılacak Ağaç yoktur.” </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1.jpeg" alt="" width="1841" height="1437" class="alignnone size-full wp-image-231533" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1.jpeg 1841w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-300x234.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-1024x799.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-768x599.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-1536x1199.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-220x173.jpeg 220w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-570x445.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-701x547.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/04-1-1067x833.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1841px) 100vw, 1841px" /></a></p>
<p>Üç mağaranın bulunduğu yeri gezmek için tertemiz havayı soluyarak yürüyoruz. İki bölüm halindeki birinci mağaranın zemini hala duran orijinal bitki ve geometrik motiflerle süslü mozaik kaplı. İkinci bölümün duvarında küçük bir apsis bulunuyor. Burası Hristiyanlığın ilk yayıldığı ve yasak olduğu Erken-Hıristiyanlık Döneminde gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmış. İkinci mağara, Heracles Mağarası, yol kenarından yaklaşık on metre yükseklikte bir yamaçta yer alıyor. Dar bir girişten geçilerek dikey bir merdiven ile inilen mağara, oldukça büyük ve iki fil ayağı sütun ile destekleniyor. Mitolojiye göre Herakles (Herkül), Kral Eurystheus’un kendisine verdiği on iki görevden en zor olanını bu mağarada gerçekleştirmiş. Mağaraya girip, Cehennem Tanrısı Hades’in ülkesine gitmiş ve cehennemi bekleyen 3 başlı köpek Kerberos’u alıp yeryüzüne çıkarmış. Efsaneye göre civarda bulunan haşhaş bitkisi, yeryüzüne çıktığında mağara önünde havlayan Kerberos’un ağzından çıkan köpüklerden oluşmuş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2.jpeg" alt="" width="1868" height="1482" class="alignnone size-full wp-image-231534" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2.jpeg 1868w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-300x238.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-1024x812.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-768x609.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-1536x1219.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-570x452.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-701x556.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-2-1067x847.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1868px) 100vw, 1868px" /></a></p>
<p>Üçüncü mağara, Ayazma (Kutsal Su) Mağarası diğer iki mağaradan daha büyük ve iki salondan oluşuyor. Salonlardan birini kaplayan zemindeki su kutsal olma özelliğinin yanında, geçmişte sarnıç olarak da kullanılmış. Diğer iki mağaranın ve yörenin su gereksinimini karşılıyormuş. Ayazma Mağarası girişinin sol tarafında bulunan alan, günümüzde özellikle festivallerde klasik müzik dinletileri için kullanılıyormuş. Kim bilir bu dinleti ne kadar keyifli olur. Biraz ilerde kafeler yapılmış. Daha da yürümek isterdik ama zamanımız yok. Hava çok kararmadan Zonguldak’a varmalıyız.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3.jpeg" alt="" width="1877" height="1518" class="alignnone size-full wp-image-231535" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3.jpeg 1877w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-300x243.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-1024x828.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-768x621.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-1536x1242.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-570x461.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-701x567.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-3-1067x863.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1877px) 100vw, 1877px" /></a></p>
<p>En son Türk Kurtuluş Savaşı’nın gizli kahramanı Gazi Alemdar Müzesini gezelim düşüncesiyle sahile iniyoruz. Karada duran Alemdar Gemisi 1898 yılında Danimarka’nın Kopenhag tersanelerinde, kurtarma gemisi olarak yaptırılmış. Ancak 1959 yılında hizmet dışı bırakılan ve 1982 yılında parçalanıp sökülen gemi, 2007’de orijinaliyle aynı ölçülerde yeniden yapılarak, 2008’de müze olarak ziyarete açılmış. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4.jpeg" alt="" width="1850" height="1536" class="alignnone size-full wp-image-231536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4.jpeg 1850w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-300x249.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-1024x850.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-768x638.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-1536x1275.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-570x473.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-701x582.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-4-1067x886.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1850px) 100vw, 1850px" /></a></p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu döneminde Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı çevresinde hizmet veren geminin asıl tarihi önemi ise; Kurtuluş savaşı sırasında ordunun silah ve cephane ihtiyacı olduğunu bilen görevli vatanseverler tarafından gemi Boğaz’dan kaçırılarak 23 Ocak1921- 24 Ocak 1921 tarihinde Ereğli’ ye getirilip Kûva-yi Milliye hareketine katılmış olması. Ancak bir ihbar sonucu, Fransız gambotu gemiye el koymuş. Bununla birlikte, gemide yaşanan mücadele sonucunda Fransız askerleri etkisiz hale getirilerek gemi kurtarılmış. Alemdar bu çatışma sırasında İstiklal savaşının tek deniz şehidini vermiş: Serdümen Recep Kâhya. Fransız botu kaçmak zorunda kalmış. Fransızlar ile yapılan antlaşma Türkiye&#8217;nin Kurtuluş Savaşı&#8217;ndaki ilk uluslararası anlaşması olmuş. Böylece Milli Kurtuluş Hükümeti&#8217;nin ilk ve tek deniz savaşı Karadeniz Ereğli&#8217;de gerçekleşmiş. Alemdar görevini kurtuluş savaşı boyunca sürdürmüş. İnebolu’ya silah ve Cephane sevkinde önemli görevler üstlenmiş.  Kuvâ-yi Milliyecilerin bir tek askeri gemisi dahi yokken, Karadeniz’de asker ve silah sevkiyatı yapan Alemdar, onlarca düşman gemisinin arasından sıyrılarak, Rus limanlarından Türk ordusuna silah taşımış.<br />
Gemide, Kurtuluş Savaşı’na ilişkin bilgilendirme panosu ve objeler, denizcilik malzemeleri gibi materyaller sergileniyor.Duvarlar kahramanların fotoğrafları ile dolu. Çok etkilendik.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3.jpeg" alt="" width="1832" height="1509" class="alignnone size-full wp-image-231537" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3.jpeg 1832w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-300x247.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-1024x843.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-768x633.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-1536x1265.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-570x470.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-701x577.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-3-1067x879.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1832px) 100vw, 1832px" /></a></p>
<p>Yolumuza devam ederek 19.00’da Zonguldak’a varıp Dedeman Otele yerleştik. Hırçın Karadeniz’in kıyısında, dik kayalıklarının üzerinde yükselen otelin karmaşık yapısını çözebilmek için bir gün daha geçirmemiz gerekti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" class="alignnone size-full wp-image-231538" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-2-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: İstanbul’un Sihirli Dünyası &#8211; Arkeoloji Müzesi</title>
		<link>https://belgoturk.tv/kultur-sanat/beste-serim-erbak-istanbulun-sihirli-dunyasi-arkeoloji-muzesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 12:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231480</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un Sihirli Dünyası; Arkeoloji Müzesi Bu sabah öğleye doğru ancak toparlanıp, çıkabildik. Annem ve babamın gençlik yıllarında sık sık gittikleri tarihi Vefa Bozacısını ziyaretle gezimize başlamak istedik.1870’te Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey, Vefa semtine yerleşir. İlk kez evinde denediği farklı bir kıvamda Bozayı önceleri elden satmış. Fakat sonraları çok beğenilince 1876’da İstanbul’un Vefa semtinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Sihirli Dünyası;<br />
Arkeoloji Müzesi</p>
<p>Bu sabah öğleye doğru ancak toparlanıp, çıkabildik. Annem ve babamın gençlik yıllarında sık sık gittikleri tarihi Vefa Bozacısını ziyaretle gezimize başlamak istedik.1870’te Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey, Vefa semtine yerleşir. İlk kez evinde denediği farklı bir kıvamda Bozayı önceleri elden satmış. Fakat sonraları çok beğenilince 1876’da İstanbul’un Vefa semtinde bir Boza dükkânını açmış. 4 nesildir aile fertleriyle devam eden işletmenin eşi benzeri yok. İlk defa Orta Asya ve Balkanlarda ortaya çıkan bu içecek özellikle soğuk kış aylarında tüketiliyor. Buğday arpa, darı, mısır, bulgur, gibi çeşitli tahılların fermente edilmesiyle elde ediliyor. Kendine özgü tatlı-ekşi bir tadı var. Kalorisi yüksek ve mayalanma sonucunda elde edilen bir gıda olduğundan probiyotik değeri fazla bir gıda. Sokaklarda “Booozaa! Booozaaaa!” diye melodik bir ses tonuyla bağıran seyyah satıcılar kışın geldiğinin habercisidir hala.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231481" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-570x428.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Vefa Bozacının ahşap mobilyaları, duvarlardaki devasa aynalar, çiniler mermer tezgâh, yüksek tabureler buram buram tarih kokuyor.  Atatürk’ün 1937’de boza içtiği bardak duvarda bir camekân içinde sergileniyor. Boza, bol tarçın dökerek, sarı leblebi eşliğinde içiliyor. Bu nedenle eğer boza içmek isteniliyorsa, ilk önce, 1922 yılından beri aynı sokakta faaliyet gösteren, Tarihi Vefa Leblebicisine uğrayıp bozanın özel refakatçisi leblebiden almak gerek.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg" alt="" width="640" height="525" class="alignnone size-full wp-image-231482" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2-300x246.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2-570x468.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Buradan Osmanlı padişahlarının yaşadığı, uzun yıllar devletin yönetim merkezi olarak kullanılan Topkapı Sarayının bulunduğu Sarayburnu’na gidip Arkeoloji müzelerini gezmek istiyoruz. Çiseleyen yağmur, Sarayı çevreleyen surların üzerindeki, padişahların resmigeçitleri izleyebilmeleri için yapılan Alay Köşkü’nü tüm güzelliği ve zarafeti ile göz önüne çıkarıyor. Sarayın bahçesi Gülhane Parkı girişini geçerek, Osman Hamdi Bey yokuşunu hafifçe tırmanıyoruz. Bir güvenlik kulübesinde kontrolden sonra Arkeoloji, Eski Şark Eserleri ve Çinili Köşk Müzelerinin yer aldığı alana açılan kocaman siyah, şık, iki kanatlı bir ferforje kapının önüne varıyoruz. Kendisine Türkiye’nin ilk arkeoloji müzesini kurma görevi verilen Osman Hamdi Bey’in inşa ettirdiği ve uzun yıllar müdürlük yaptığı 1891 yılında açılan Arkeoloji müzesi ön cephesindeki devasa sütunlarıyla, adeta bir tapınağı andıran görkemiyle muhteşem gözüküyor. Dünyada müze binası olarak Neo-Klasik mimaride inşa edilmiş ender tarihi yapılardan biri.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg" alt="" width="620" height="594" class="alignnone size-full wp-image-231483" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg 620w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-300x287.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-570x546.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-30x30.jpeg 30w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p>Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, İstanbul’da doğup, yine orada vefat eden, Osman Hamdi Bey (1842  &#8211; 1910),şehrin belediye başkanlığını yapmış, müzeci, kimyager, felsefeci ve ressam. Tanınan en meşhur tablosu “Kaplumbağa Terbiyecisi ”adıyla biliniyor. İlk Türk arkeoloğu olarak kabul ediliyor. En önemli arkeolojik kazısını 1887-1888&#8217;de Lübnan’da Sayda Kral Mezarlığında yapmış. Bu kazılar sırasında bulduğu dünyaca ünlü İskender, Ağlayan Kadınlar ve Likyalahdi müzede sergileniyor. Osman Hamdi Bey, aynı zamanda günümüzün Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin de kurucusu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231484" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-570x428.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Girişte, alınlık üzerinde Osmanlıca &#8216;Asar-ı Atika Müzesi&#8217; (Eski Eserler Müzesi) yazıyor. Yazının üzerinde ise Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid&#8217;e ait tuğra bulunuyor. İçinde bir milyona yakın eserin bulunduğu müze gerçekten insanı büyülüyor.  Birinci katta Mısır mitolojisinde dans, müzik ve savaş (isyan) tanrısı olarak bilinen Cüce Tanrı Bes’in 4,5 – 5 metrelik devasa heykeli bizi karşılıyor. Elinde kafası koparılmış bir hayvanı tutuyor. Tüm Duvarları kaplayan resimler size tarihte yolculuk yaptırıyor.<br />
Troya’dan çıkartılan bulgular, Hititler ve Gordionlardan kalma taş işçiliği örnekleri, Lübnan Baalbek ve Suriye Palmira’dan gelen mezar taşları harika. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg" alt="" width="1123" height="768" class="alignnone size-full wp-image-231485" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg 1123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-300x205.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-1024x700.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-768x525.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-570x390.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-80x55.jpeg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-701x479.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-1067x730.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1123px) 100vw, 1123px" /></a></p>
<p>Bahçe birçok tarihi eserler ile süslenmiş. Çok güzel bir peyzaj yapılmış, huzur dolu bir yer. Ufak şirin bir de kafe var. Bir banka oturup tarihte yaşamanın keyfini çıkarıyoruz.<br />
Gülhane Parkına dönerek Bizans’ın İlk kilisesi Aya İrini’yi geziyoruz. Roma İmparatoru Konstantin 330`larda Hıristiyanlık öncesi bir tapınağın bulunduğu yerin üzerine Aya İrini Kilisesi’ni inşa ettirmiş. İstanbul’da camiye çevrilmeyen tek kilise. Birçok kez onarılmış ve çeşitli amaçlarla kullanılmış. Şimdi içerde hiçbir mobilya yok, boş. Olağanüstü akustiği ve atmosferi nedeniyle klasik müzik performansları için konser salonu olarak hizmet veriyor. İçerideki mistik ve karanlık hava insanı ürkütüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg" alt="" width="1280" height="977" class="alignnone size-full wp-image-231486" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-300x229.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-1024x782.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-768x586.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-570x435.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-701x535.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-1067x814.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>1728 yılında inşa edilmiş İstanbul’un en güzel çeşmelerinden birinin, Sultan III. Ahmet Çeşmesinin önünden geçiyoruz. Rokoko mimarisiyle o kadar güzel işlenmiş ki; Sanki bir masalın içinde ilerliyor gibiyiz.<br />
Bir an karnımızın acıktığını anlayıp, İstanbul’un en tarihi sokaklarından biri Soğukçeşme Sokağına doğru yürüyoruz. Araç trafiğine kapalı sokak, adını girişindeki, 1800’de Osmanlı padişahlarından III. Selim döneminde, yaptırılan mermer çeşmeden alıyor. Arnavut kaldırımlı dar sokakta, evler sokağın tek tarafına sıralanmış ve sırtlarını Topkapı Sarayı surlarına yaslamışlar. Evlerin kapı ve pencereleri ise Ayasofya’ya bakıyor. Tarihte iki ya da üç katlı cumbalı ahşap evlerin daha doğrusu konakların ve bir de Bizans sarnıcının bulunduğu sokak tarihe meydan okuyor. İngiliz sanatçı John FredrikLewis’ın 1836’da Londra’da basılmış olan renkli gravürü bu sokağı gösteriyor. Osmanlı Dönemi’nde saraya yakın kişilerin oturduğu konaklar, zaman içeresinde harap olmuş, yıkılmış, viraneye dönmüş uzun süre bakımsız halde kalmışlar. Ancak 1985-1986 yılları arasında sokakta bulunan tüm yapılar yıkılarak Çelik Gülersoy’un önderliğinde eski evlerin mimarisine sadık kalmak koşuluyla, yeniden yapılan pastel renkli evler 1986 yılında tamamlanmış. Evlerin arasından az da olsa tarihi sur duvarlarını görmek mümkün.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231487" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-570x428.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Sokakta bir dönem oto tamir atölyesi olarak kullanılan sarnıcın içine dolan toprak ve moloz temizlenmiş. Onarımdan geçtikten sonra 7metre derinliği olduğu saptanmış. Restorasyonda yapının orijinal haline sadık kalınmış. Şimdi “The Sarnıç Restaurant” adıyla hizmet veriyor. Aşağıya doğru bir merdiven ile indik. Masif ahşap masa ve sandalyeler, demir avize ve şamdanlar ve bir şömine ilavesiyle tam bir ortaçağ atmosferi oluşturulmuş. Havadaki nem kokusu bize nerede olduğumuzu hatırlatıyor. Burada yediğimiz yemek sırasında farklı duygular yaşıyoruz.<br />
Artık bu güzel gezinin sonuna geldik. Yarın İzmir’e dönüyoruz. Bir başka zamanda bir başka yerini keşfetmek üzere şimdilik “Hoşça kal İstanbul!” diyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg" alt="" width="480" height="629" class="alignnone size-full wp-image-231488" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg 480w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11-229x300.jpeg 229w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg" alt="" width="960" height="871" class="alignnone size-full wp-image-231489" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg 960w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-300x272.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-768x697.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-570x517.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-701x636.jpeg 701w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg" alt="" width="480" height="431" class="alignnone size-full wp-image-231490" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg 480w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1-300x269.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: İstanbul’un Görkemli Sarnıçları</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-istanbulun-gorkemli-sarniclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 10:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezinti]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231469</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un Görkemli Sarnıçları İstanbul, Osmanlı’nın ahşap evleriyle ünlü. Bu karakteristik tarihi evlere hala rastlıyoruz. İşte biraz daha Ayasofya’ya doğru yaklaşınca bunlardan biri önümüze çıkıveriyor. Turşucuzade Konağı geçirdiği yangınlarla yıpransa da şimdi aslına uygun olarak yeniden yapılmış. 1800’lü yıllarda bu güzel konak, Şeyhülislam Turşucuzade Ahmed Muhtar Efendi’ye aitmiş. Bugün İstanbul Belediyesinin Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veriyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Görkemli Sarnıçları</p>
<p>İstanbul, Osmanlı’nın ahşap evleriyle ünlü. Bu karakteristik tarihi evlere hala rastlıyoruz. İşte biraz daha Ayasofya’ya doğru yaklaşınca bunlardan biri önümüze çıkıveriyor. Turşucuzade Konağı geçirdiği yangınlarla yıpransa da şimdi aslına uygun olarak yeniden yapılmış. 1800’lü yıllarda bu güzel konak, Şeyhülislam Turşucuzade Ahmed Muhtar Efendi’ye aitmiş. Bugün İstanbul Belediyesinin Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231476" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg" alt="" width="1814" height="1443" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg 1814w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-300x239.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1024x815.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-768x611.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1536x1222.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-570x453.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-701x558.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1067x849.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1814px) 100vw, 1814px" /></a></p>
<p>Tarih boyunca görkemli şehir İstanbul, ihtiyacını karşılamak üzere suyu, her biri birer sanat eseri niteliğindeki yeraltı sarnıçlarında depolamış. Bu eserlerden en güzeli Sultanahmet’teki Yerebatan Sarnıcı. Hatta o kadar muhteşem ki; Yerebatan Sarayı olarak da adlandırılıyor. Bizans imparatoru I. Justinus tarafından 526-527 senelerinde yaptırılmış. Tuğladan inşa edilen sarnıcın 100.000 ton su depolama kapasitesi bulunuyor.336 sütunu ile inanılmaz bir mimari ve mühendislik örneği. Su yalıtımı harika. 2022 yılında restorasyonu tamamlanmış. Su havuzlarının birinde ters duran Medusa başının sırrı ise; sütunlara bakanların taş kesilmelerini engellemek içinmiş. Girişinde uzun bir kuyruk var. Her taraftan gelen insanlar bu harika eseri görmek istiyor. Taş merdivenden inerken büyüleyici bir aydınlatma ile devasa sütunların arasındaki su havuzları, yürüyüş yollarını görüyoruz. Güzellik karşısında büyülenip, durmadan fotoğraf çekiyoruz. Çeşitli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan bu müze tarihin içinde nefes alma fırsatı sunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231470" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg" alt="" width="972" height="717" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg 972w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-300x221.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-768x567.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-570x420.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-701x517.jpeg 701w" sizes="auto, (max-width: 972px) 100vw, 972px" /></a></p>
<p>Bu güzel eserden sonra meydana doğru yürürken 1957’de açılan hikâyesiyle ünlü Pudding Shop tabelası gözümüze çarpıyor. O zamanlar Nepal ya da Hindistan’a giderken İstanbul’dan geçen Hippilerinin uğrak yeri olan bu mekân, şimdinin Lale Restoran’ı, Çiçek Çocuklarının anılarıyla dolu. Adeta bir müze.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231472" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg" alt="" width="1536" height="1304" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-300x255.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1024x869.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-768x652.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-570x484.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-701x595.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1067x906.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Binbirdirek’teki 1600 yıllık Şerefiye Sarnıcını (Theodosius Sarnıcı) gezmek üzere yola devam ediyoruz. MS.408 ve MS.450 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından inşa ettirildiği düşünülen sarnıç adeta gizli bir cevher. Bahçesinde ve girişte Sanatçılar Bubi, Fırat Engin, Mehmet Sinan Kuran, Haydar Akdağ ve Seydi Murat Koç tarafından tasarlanan heykeller, mitolojik kahraman Şahmeran’ın modern versiyonları. Üstte güzel bir kafe bulunuyor. Gelenler kitaplarını kahve eşliğinde huzur içinde okuyorlar. Huzur diyorum zira hiç gürültü yok. Burası İstanbul’un karmaşasından uzak. Sakin. Sarnıçta sütun sayısı 32. Gösterim saatini kaçırmak istemiyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231473" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg" alt="" width="1536" height="1383" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-300x270.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1024x922.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-768x692.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-570x513.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-701x631.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1067x961.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Dünyanın 360 derece yansıtım tekniğinin uygulandığı en eski yapı olan Şerefiye Sarnıcı, tarihi sanat ve teknoloji ile buluşturuyor. Büyüleyici bir atmosfer. Müzik, ses ve renkler harika. Bu gösteri sizi başka diyarlara götürüyor.<br />
Çıktıktan sonra hemen sol tarafta kapısının önünde bayrak direklerinin bulunduğu tarihi bina dikkatimi çekiyor. Geçmişte farklı kuruluşlarca kullanılan Arif Paşa Konağının yapılış tarihi tam olarak belli değil ama 1800’lü yıllarda inşa edildiği düşünülüyor. Yapı tarih boyunca birçok kez el değiştirerek hizmet vermiş. Zabıta müdürlüğünden, konservatuvara kadar. Şimdi ise Türk devletlerinin oluşturduğu uluslararası bir kuruluş olan Türk Devletleri Teşkilatı Merkez Ofisi olarak kullanılıyor. Su sarnıcının hemen yanında olması belki de onunla bir bağlantısı olduğundandır.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231474" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg" alt="" width="1535" height="1456" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg 1535w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-300x285.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1024x971.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-768x728.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-570x541.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-701x665.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1067x1012.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1535px) 100vw, 1535px" /></a></p>
<p>Çemberlitaş’a doğru yürürken Sultan II. Mahmut’un türbesi ve sebili karşısında, Osmanlı mimarisinin tipik örneklerinden İstanbul’un ilk bağımsız kütüphanesi olmasıyla bilinen Köprülü Kütüphanesi’ni görüyoruz.1661 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından vakıf kitaplığı olarak yaptırılmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231475" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg" alt="" width="1536" height="1460" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-300x285.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1024x973.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-768x730.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-570x542.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-701x666.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1067x1014.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-30x30.jpeg 30w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Tramvay hattını takip ederek Çemberlitaş’a doğru ilerliyoruz. Varmadan caddenin sağındaki tarihi Çemberlitaş Hamamı da birçok tarihi eser gibi bir vakfın parçası olarak yaptırılmış. 1571-1583 yılları arasında Mimar Sinan’ın gözetiminde inşa edilmiş. Semt adını Çemberlitaş olarak bilinen tarihi sütundan almış. XIX. yüzyılda Çemberlitaş popüler bir yerleşim bölgesiymiş. XX. yüzyılda Anadolu’dan yoğun göç almaya başlayınca eski sakinler burayı terk etmiş.</p>
<p>330 yılında İmparator Konstantin Bizans’ı Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan ederek adını Konstantinopolis olarak değiştirmiş. Bu günün anısına da oval şekilli etrafında heykeller dini yapılar olan Forum’un ortasına 35 metre yüksekliğinde dev bir porfir sütun (Bazalt taş)diktirmiş. Sütunun tepesine ise kendisinin heykelini koydurtmuş.416 yılında depremden zarar gören sütunu sağlamlaştırmak için etrafına demir halkalar ilave edilmiş. 1106 yılında çıkan bir fırtınada Konstantin’in heykeli düşüp parçalanınca, İmparator I. Manuel Comnenus yerine dev bir haç koydurmuş. Türklerin Konstantinopolis’i 1453’de fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed haçı indirtmiş. Çevredeki her şeyin yandığı 1779 yangınında sütun isten simsiyah olunca halk ona “Yanık Sütun” demeye başlamış.<br />
Artık akşam oldu. Yorucu gün Etiler Sıralı Kebap’ta son buluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Magnesia Antik Kenti&#8217;nin en büyük meydanı gün ışığına kavuşuyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/magnesia-antik-kentinin-en-buyuk-meydani-gun-isigina-kavusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 16:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[germencik]]></category>
		<category><![CDATA[MAGNESİA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=229762</guid>

					<description><![CDATA[Aydın&#8217;da geçmişi 2400 yıl öncesine dayanan Magnesia Antik Kenti&#8217;nin en büyük meydanı (agora), mermer döşemesi sağlam bir şekilde ortaya çıkartılıyor. Germencik ilçesindeki antik kentteki kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Kökdemir başkanlığında devam ediyor. Antik kentteki kazılar, 2021 yılından bu yana içinde Zeus Tapınağı&#8217;nın bulunduğu, Magnesia&#8217;nin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın&#8217;da geçmişi 2400 yıl öncesine dayanan Magnesia Antik Kenti&#8217;nin en büyük meydanı (agora), mermer döşemesi sağlam bir şekilde ortaya çıkartılıyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6.jpg" alt="" width="750" height="500" class="alignnone size-full wp-image-229763" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6.jpg 750w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/06/316.6-701x467.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<p>Germencik ilçesindeki antik kentteki kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Kökdemir başkanlığında devam ediyor.</p>
<p>Antik kentteki kazılar, 2021 yılından bu yana içinde Zeus Tapınağı&#8217;nın bulunduğu, Magnesia&#8217;nin en büyük agorasında yürütülüyor.</p>
<p>&#8220;Büyük bir arşiv ortaya çıkacak&#8221;<br />
Kazı Başkanı Doç. Dr. Kökdemir,Kültür ve Turizm Bakanlığının &#8220;Geleceğe Miras Projesi&#8221; kapsamında agora yoğunlaştıklarını, geçen sürede heyecanlandıran gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>
<p>Alanın üzerinin depremler ve Büyük Menderes Nehri&#8217;nin taşmasıyla mille kaplandığını, üzerindeki dolgunun yaklaşık 4 metre yükseklikte olduğunu belirten Kökdemir, altındaki neredeyse tüm mimari parçalara sağlam olarak ulaştıklarını, ziyaretçiler için heyecanlı bir rotanın oluşacağını anlattı.<br />
Agoranın tamamının 25 bin metrekare olduğunu kaydeden Kökdemir, &#8220;10 bin metrekareye yakın bir alanı ortaya çıkardık. Buluntu inanılmaz. Bütün mermer döşeme, yaklaşık 10 bin metrekare içinde sağlam olarak ele geçti. Bu çok önemli. Agoranın genişliğini 25 bin metrekare olarak düşünürsek yüzde 50&#8217;lilere yaklaştık. Agoranın bu sefer kısa kenarına, güney stoalara (sütunlu galeriler) doğru genişlemeyi planlıyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kökdemir, mermer döşemeli 25 bin metrekarelik meydanının dört tarafında sütunlar ve mekanlar bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Biz o mekanların bir devlet arşivi olarak kullanıldığını biliyoruz. Bugüne kadar Almanlar döneminde yapılan çalışmalar dahil, Magnesia&#8217;ya ait 200&#8217;e yakın yazıt, onların açtığı sadece iki küçük mekanda ortaya çıkartıldı. Çalışma tamamlandığında 25 bin metrekarelik büyük bir arşiv ortaya çıkmış olacak. Akdeniz Havzası&#8217;ndaki tüm antik kentler içinde belki de en sağlam korunmuş, en büyük agorayı ortaya çıkartıyoruz. Onun için çok önemli. Bu şekilde korunmuşluk bulmanız çok zor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kentin belleği bu yapının içinde&#8221;<br />
Agoranın &#8220;kentin kalbi&#8221; olduğunu, birçok yazıta ulaşmayı beklediklerini vurgulayan Kökdemir, &#8220;Devlet agorası veya kutsal agora dediğimiz alışverişin yapıldığı yer değil, kentin kalbini, ruhunu barındıran ve geçmişe dönük bilgilerin geleceğe aktarıldığı bir anıtsal kompleks olarak düşünün burayı. Yani kentin belleği, bu yapının içindeki bilgilerde. Onun için çok önemli bir agoradayız.&#8221; dedi.</p>
<p>Kökdemir, kazıların tamamlanmasıyla Batı Anadolu için önemli bilgilere ulaşacaklarını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
