<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>büyük &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/buyuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Aug 2012 08:14:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Uğur Dündar: İzmir büyüktür, büyük kalacaktır!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-izmir-buyuktur-buyuk-kalacaktir/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-izmir-buyuktur-buyuk-kalacaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Aug 2012 08:14:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Başçavuş]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Foça]]></category>
		<category><![CDATA[Gavur]]></category>
		<category><![CDATA[hain]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlık]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=32584</guid>

					<description><![CDATA[BT YAZARLAR-Foça’daki hain saldırının ardından, Mehmetçiğe kan vermek için hastane önlerine koşan İzmirliler yine tarih yazdılar. Terör karşısında eşsiz bir vatanseverlik ve kenetlenme örneği sergileyerek, İzmir’in büyüklüğünü bir kez daha kanıtladılar. Kendilerine “Gavur İzmir” diyerek aşağılamaya çalışanlara, unutamayacakları bir insanlık ve Müslümanlık dersi verdiler. İşte dün güzel İzmir’de yaşananlar: *** Foça’daki hain saldırı duyulur duyulmaz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2012/05/Ugur-Dündar-2-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" class="alignleft size-medium wp-image-20059" /><strong>BT YAZARLAR-</strong>Foça’daki hain saldırının ardından, Mehmetçiğe kan vermek için hastane önlerine koşan İzmirliler yine tarih yazdılar.<br />
Terör karşısında eşsiz bir vatanseverlik ve kenetlenme örneği sergileyerek, İzmir’in büyüklüğünü bir kez daha kanıtladılar.<br />
Kendilerine “Gavur İzmir” diyerek aşağılamaya çalışanlara, unutamayacakları bir insanlık ve Müslümanlık dersi verdiler.<br />
İşte dün güzel İzmir’de yaşananlar:<br />
***<br />
Foça’daki hain saldırı duyulur duyulmaz Vali Cahit Kıraç başta olmak üzere, tüm güvenlik ve sağlık yetkilileri hemen olay yerine gittiler. Gidenlerden biri de Kızılay Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök’tü.<br />
Hafif yaralılar Foça, Menemen ve Karşıyaka devlet hastanelerine sevk edildiler. Uzman Başçavuş Hasan Furkan Özmen ve 5 asker de, bir hava ambulansıyla, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldılar.<br />
Beyin Cerrahisi Bölümü’nde ameliyata alınan ağır yaralı Başçavuş Özmen, kan kaybediyordu. Üstelik kanı, zor bulunan “O Rh Negatif” grubundandı. Ancak hastanenin bu gruptaki kan stoku yeterli değildi. Oysa bölge olarak İzmir’in yanı sıra, Aydın, Manisa, Denizli, Muğla ve Uşak’taki 155 hastanenin kan ihtiyacını karşılayan Kızılay’da, yeterli düzeyde “O Rh Negatif” kan mevcuttu. Ege Üniversitesi Kan Merkezi görevlileri sosyal medya aracılığıyla kan bağışı çağrısında bulununca, İzmir ayağa kalktı. Artık bir benzerine ancak savaş günlerinde rastlanabilecek bir bağış seferberliği başlamıştı.<br />
***<br />
Esnaf dükkanını kapatıyor, işçi patronundan izin alıyor, kamu kuruluşlarında çalışanlar, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne koşuyordu. Kısa süre içinde hastane önünde toplananların sayısı bine ulaştı. Gelenler arasında kucağında bebeğiyle anneler, “onlara kanım da canım da feda olsun!” diyen ak sakallı yaşlılar bile vardı. İzmir, genci yaşlısı, her yaştan kadını ve erkeğiyle oradaydı… Bazıları kendisini tutamayıp “Terör kahrolsun, vatan sağ olsun” diye bağırıyordu.<br />
Ancak üniversitedeki merkezin kapasitesi böylesine büyük bir kitleden kan alabilecek düzeyde değildi. Bunun üzerine Kızılay, 3 adet mobil kan merkezini Ege Üniversitesi’ne gönderdi. Hastane, birkaç saat içinde ihtiyacının çok üzerindeki bir kan stokuna kavuşmuştu. O saatten sonra Dr. Gökay Gök, bağışçıları Avrupa’nın en modern kan merkezlerinden biri olan Bayraklı’daki Kızılay Bölge Müdürlüğü’ne yönlendirmeye başladı.<br />
***<br />
İzmir niçin “Büyük İzmir” olduğunu gösteren, tarihi günlerinden birini yaşıyordu.<br />
Bayraklı ve Bornova Belediyeleri de harekete geçmiş, bağışçıları taşımak için otobüs seferleri koymuşlardı.<br />
Taksiler kan vermeye koşanları, para almadan taşıyordu.<br />
Akşama doğru Bayraklı’daki Kızılay Merkezi’ne başvuranların sayısı 6 bini bulmuş, olağanüstü bir tempoyla çalışan personel, 750 ünite kan toplamıştı. Bu rakam ancak 3-4 bin kişinin kan vermesiyle sağlanabiliyordu.<br />
Çalışmalar sahura kadar sürdü. Bayraklı’nın yanı sıra, 11 ayrı noktada kan alındı. Buna rağmen bağışçılar evlerine gitmiyor, sıra kendilerine gelinceye kadar bekleyeceklerini söylüyorlardı. Bu arada Manisa ve Uşak’tan bile gelenlerin olduğu gözleniyordu. Merkezin önünde park eden araç sayısı 3 yüzü geçmişti.<br />
Ancak alınan kanlar belirli bir süre saklandıktan sonra bozulduğu için, bir yerde durulması gerekiyordu. Bağışçılara teşekkür edildi. Daha sonraki günler için randevular verildi.<br />
***<br />
İzmirliler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte görevlerini yapmış olmanın iç huzuruyla evlerinin yolunu tutarken, Kızılay görevlileri de, uykusuz gözlerle sayıma geçtiler.<br />
Çok yorgundular ama, çok da mutluydular. Çünkü bu olaydan önce Ege bölgesindeki 155 hastanenin 6 bin ünite olması gereken kan stokları 2 bin üniteye inmişti. Bayram öncesi tehlike sinyalleri gelmeye başlamıştı. Ama artık tehlike söz konusu değildi. Çünkü randevu verilenlerle birlikte ihtiyaç duyulan kan stokları, bayram gelmeden karşılanmış olacaktı.<br />
Gün ağarmış, kendisinden kan alınmasını bekleyen ak sakallı bir ihtiyar, başını bastonuna yaslayarak uykuya dalmıştı.<br />
***<br />
İşte İzmir budur…<br />
Ona “Gavur” diyenler, bu insanlık ve Allah inancı dersi karşısında utanmalıdır.<br />
Not: Bugün bir başka güzel kentimizde, Çanakkale’deyim. Saat 19.00′dan itibaren Halk Bahçesi’nde ”İyi Uykular Sayın Seyirciler”i imzalayacağım. Aslında imza bahane, tarihin akışını değiştiren destanın yazıldığı Çanakkale’de olmak şahane…<br />
<strong>Sözcü</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-izmir-buyuktur-buyuk-kalacaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pussy Riot üyesi tutuklu üç kadın için üçer yıl hapis cezası isteniyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/global/pussy-riot-uyesi-tutuklu-uc-kadin-icin-ucer-yil-hapis-cezasi-isteniyor/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/global/pussy-riot-uyesi-tutuklu-uc-kadin-icin-ucer-yil-hapis-cezasi-isteniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Aug 2012 13:38:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[GLOBAL]]></category>
		<category><![CDATA[anket]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[hapis]]></category>
		<category><![CDATA[kilise]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Pussy]]></category>
		<category><![CDATA[Riot]]></category>
		<category><![CDATA[Savcı]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[üyeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=32159</guid>

					<description><![CDATA[Pussy Riot üyeleri için üçer yıl hapis cezası isteniyor BT GLOBAL-Moskova’nın en büyük kilisesinde Rusya Devlet Başkanı Putin karşıtı protesto gösterisi düzenleyen Pussy Riot adlı grubunun yargılandığı davada, savcı tutuklu üç kadın için üçer yıl hapis cezası talep etti. Kilisede yaptıkları ayinde taşkınlık yaparak toplumda dini nefreti teşvik etmek suçlamasıyla yargılanan grubun avukatları, adil yargılanma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2012/08/Pussy-Riot-üyeleri-dava-3-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-32160" /><strong>Pussy Riot üyeleri için üçer yıl hapis cezası isteniyor</strong><br />
<strong>BT GLOBAL-</strong>Moskova’nın en büyük kilisesinde Rusya Devlet Başkanı Putin karşıtı protesto gösterisi düzenleyen Pussy Riot adlı grubunun yargılandığı davada, savcı tutuklu üç kadın için üçer yıl hapis cezası talep etti. Kilisede yaptıkları ayinde taşkınlık yaparak toplumda dini nefreti teşvik etmek suçlamasıyla yargılanan grubun avukatları, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini öne sürüyor.<br />
Rusya’da muhalefetin sembolü haline gelen grubun yargılanması, yapılan anketlere göre halkın yüzde 50’si tarafından olumsuz olarak değerlendiriliyor. Dünyaca ünlü Rock grubu Red Hot Chili Peppers ve Sting gibi isimlerin ardından, Madonna da beş aydır tutuklu bulunan punkçı kızlara desteğini açıklayarak gruba haksızlık yapıldığını dile getirmişti.<br />
Pussy Riot, geçen Mart ayında Moskova’daki Kurtarıcı İsa Katedrali’nde Putin’i ve seçimlerde onu destekleyeceğini açıklayan Rus Ortodoks Kilisesi’ni  hedef alan “punk ayini” adlı argo ve küfürlü sözler içeren bir şarkı söylemişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/global/pussy-riot-uyesi-tutuklu-uc-kadin-icin-ucer-yil-hapis-cezasi-isteniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Facebook duygusal davranışı etkiliyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/kadin/facebook-duygusal-davranisi-etkiliyor/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/kadin/facebook-duygusal-davranisi-etkiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2012 21:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tesbit]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=31674</guid>

					<description><![CDATA[Facebook’ta geçirilen zaman duygusal davranışı etkiliyor BT KADIN-400 kişi üzerinde yapılan ve &#8220;Duygular, Facebook iletişimimizi nasıl etkiliyor?&#8221; sorusuna cevap aranan ankette, Facebook’ta geçirilen zamanın duygusal davranışı etkilediği tespit edildi. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Haluk Birsen’in, 400 kişi üzerinde yaptığı ve ”Duygular Facebook iletişimimizi nasıl etkiliyor?” sorusuna cevap aranan ankette, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2012/08/Facebook-kadın-1-300x145.jpg" alt="" width="300" height="145" class="alignleft size-medium wp-image-31676" /><strong>Facebook’ta geçirilen zaman duygusal davranışı etkiliyor</strong><br />
<strong>BT KADIN-</strong>400 kişi üzerinde yapılan ve &#8220;Duygular, Facebook iletişimimizi nasıl etkiliyor?&#8221; sorusuna cevap aranan ankette, Facebook’ta geçirilen zamanın duygusal davranışı etkilediği tespit edildi.<br />
Anadolu Üniversitesi İletişim  Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Haluk Birsen’in, 400 kişi  üzerinde yaptığı ve ”Duygular Facebook iletişimimizi nasıl etkiliyor?” sorusuna  cevap aranan ankette, Facebook’ta geçirilen zamanın duygusal davranışı etkilediği  tespit edildi.<br />
Yrd. Doç. Dr. Birsen,  internetin insan  hayatında çok büyük bir yer kaplanığını belirterek, Facebook’un da internette  özel bir yer aldığını kaydetti.<br />
Facebook’un ciddi bir iletişim kanalına dönüştüğünü ifade eden Yrd. Doç.  Dr. Birsen, şöyle konuştu: ”Böylece bunun üzerinden kurduğumuz ilişkiler de iletişimde yeniden  biçimlenmeye başladı. Sosyal ağ siteleri, günlük hayatımız içinde var olan  ilişkilerimizi sürekli açık bir kanala dönüştürerek düzenli bir iletişim olanağı  sağlıyor. Karşımdaki kişiye yüz yüze seslenmesem bile onun ne yaptığı, nereye  gittiği, ne yeyip, içtiği hakkında bilgi sahibi olabiliyorum. Bu da yeni bir  iletişim düzeni ve alışkanlıkları ortaya çıkartıyor.”<br />
400 kişi üzerinde inceleme<br />
Yrd. Doç. Dr. Birsen, bunun üzerine ”duygular Facebook iletişimimizi  nasıl etkiliyor?” adlı bir araştırma yaptığını anlatarak, şöyle devam etti:<br />
”Facebook üzerinden duygularımızla ne kadar hareket ediyoruz ve bu  iletişime ne kadar yön veriyoruz? sorusu ortaya çıktı. Bunu yaparken bir takım  yargılar belirdi. Kadın ya da erkek olmak duygusal davranmak üzerine bir etken  midir? Merak bizi ne kadar yönlendiriyor? Bu iletişim ağını ne kadar sıklıkla  kullandığımız önemli mi? Meşguliyetimiz etkili midir? gibi sorular belirdi.  Yaptığımız çalışmada kar topu yöntemini seçtik. Anketi, kendi Facebook  hesabımdaki arkadaşlarıma, onlar da kendi listesindeki arkadaşlarına gönderdi.  İnternet üzerinden cevaplar geldi. Gelen ankette sağlıklı veri elde ettiğimiz ilk  400 kişi üzerinde inceleme yaptık. Ankete katılanların yüzde 41’i kadın, yüzde  59’u erkekti. Ankete katılanların yüzde 80’i 25-45 yaş arasında bir gruptu.”<br />
Ankete katılanların büyük çoğunluğunun üniversite öğrencisi ve meslek  sahibi olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Birsen, ”Ankete katılanların yüzde 13’ü  kamu sektörde, yüzde 39’u özel sektörde çalışıyordu, yüzde 10’u kendi işini  yapıyordu, yüzde 28’i öğrenciydi, yüzde 10’u da öğretim üyesiydi. Katılımcıların  yüzde 75’i de 6-10 yıldır internet kullanıyordu. Ankete katılanlardan 241’i her  gün internet kullandığını, 74’ü haftada 1-2 kere, 21’i ayda bir kere, 64’ü de  duruma bağlı internet kullandığını söyledi” dedi.<br />
”Kıskandığınız kişilerin sayfaların kontrol ediyoruz”<br />
Yrd. Doç. Dr. Birsen, ankete katılanlara ”Hiç sevmediğiniz insanların  sayfasına bakar mısınız?” yargı cümlesini ilettiklerini ifade ederek, şunları  bildirdi:<br />
”Ankete cevap veren 164 kadının 70’i ’evet bakarım’, 75’i ’hayır bakmam’ derken, 19’u ’kararsızım’ dedi. 236 erkek katılanın 135’i ’hayır bakmam’ derken,  63’ü ’evet bakarım’, 38’i de ’kararsızım’ cevabını verdi. İnsanların, hiç  sevmediği insanların sayfasına bakma gibi bir eğilimin olduğunu tespit ettik.  Katılımcılara ’eski kız ya da erkek arkadaşınızın sayfasına bakıyor musunuz?’  sorusunu ilettik. Buna baktığımızdan öğrencilerde ve özel sektör çalışanlarında  bu eğilimin daha fazla olduğunu belirledik. Çoğu baktığını söyledi. İnsanlar,  eski ve kopuk ilişkileri kontrol etmekten geri durmuyor. Evlilere de ’eşinizin  sayfasını kontrol eder misiniz?’ diye sorduk. Düzenli ilişkisi olanların ’hayır’  eğiliminde olduğunu tespit ettik. ’Eski kız ya da erkek arkadaşınızı, Facebook’ta  ekler misiniz?’ diye sorduk. Kadınların büyük bir bölümü ’eklememe’ yönünde  eğilimleri olduğunu bildirdi. Erkeklerin 115’i ’hayır’, 78’i ’evet’, 43’ü de  ’kararsızım’ dedi. ’Arkadaş listenizde olmasa bile kıskandığınız, nefret  ettiğiniz kişilerin sayfalarını kontrol eder misiniz?’ diye sorduk. Her gün  kullananların 118’i ’evet ederim’, 84’ü ’hayır etmem’, 39’u ’kararsızım’ diye  cevap verdi.”<br />
”Facebook’ta geçirilen zaman duygusal davranışı etkiliyor”<br />
Yrd. Doç. Dr. Birsen, Facebook’un, insanlara doğrudan bir iletişim ağı  açtığından kişilerin sürekli olarak birini eklediğine işaret etti.<br />
İnsanların Facebook’un iletişimi kolaylaştırdığını düşündüğünü vurgulayan  Yrd. Doç. Dr. Birsen, şunları ifade etti: ”Kadın veya erkek olmak duygusal davranış göstermek için bir gerekçe  değil. Kadın da erkek de duygusal davranabilir. Facebook’ta geçirilen zaman  duygusal davranışı etkiliyor. Her gün Facebook kullananlarda duygusallığın  davranışlarını yönledirdiğini görüyoruz. Eski kız ya da erkek arkadaşımızı merak  edip onun sayfasını inceliyoruz. Erkekler, eski kız arkadaşlarını arkadaş olarak  ekliyor. Sevmediğimiz ya da merak ettiğimiz kişilerin arkadaş listesini ve  fotoğraflarını inceliyoruz. Facebook’ta ne kadar çok zaman harcanırsa, duygusal  motivasyonlar insanı yönlediriyor.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/kadin/facebook-duygusal-davranisi-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uğur Dündar: İki büyük tehlike, Müjdat Gezen ve Levent Kırca!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-iki-buyuk-tehlike-mujdat-gezen-ve-levent-kirca/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-iki-buyuk-tehlike-mujdat-gezen-ve-levent-kirca/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2012 12:56:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Dündar]]></category>
		<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gezen]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[Kırca]]></category>
		<category><![CDATA[Levent]]></category>
		<category><![CDATA[Müjdat]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=31609</guid>

					<description><![CDATA[BT YAZARLAR-Polis her yerde Levent Kırca’yı arıyor. Hakkında suç duyurusu var. Suç duyurusunu yapanlar Marmarisli AKP‘liler. AKP ilçe Başkanı Kadem Mete‘ye göre, güldürü ustası Kırca, büyük suçlar işlemiş. Mutlaka yakalanmalı ve hesap sorulmalı! Üşte o suçlar: 1- Cumhurbaşkanına, Başbakana ve AKP Hükümetlerine hakarette bulunmak, küfür etmek! 2- Müstehçen içerikli oyun sahnelemek! Üstelik bu oyunda +18 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2012/05/Ugur-Dündar-2-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" class="alignleft size-medium wp-image-20059" /><strong>BT YAZARLAR-</strong>Polis her yerde Levent Kırca’yı arıyor. Hakkında suç duyurusu var.<br />
Suç duyurusunu yapanlar Marmarisli AKP‘liler.<br />
AKP ilçe Başkanı Kadem Mete‘ye göre, güldürü ustası Kırca, büyük suçlar işlemiş.<br />
Mutlaka yakalanmalı ve hesap sorulmalı! Üşte o suçlar:<br />
1- Cumhurbaşkanına, Başbakana ve AKP Hükümetlerine hakarette bulunmak, küfür etmek!<br />
2- Müstehçen içerikli oyun sahnelemek! Üstelik bu oyunda +18 yaş uyarısı yapmamak!<br />
Başkan Mete, bunları gerekçe göstererek yargının Kırca‘yı cezalandırmasını istiyor.<br />
“Eskiden onu beğenerek izlerdim, ama artık sevmiyorum!” dediği Levent Kırca‘nın hapse atılmasını talep ediyor.<br />
ihbar niteliğindeki suç duyurusunun altına gururla imzasını koyuyor.<br />
Gelelim madalyonun diğer yüzüne… AKP‘li başkanın hedef gösterdiği Levent Kırca, suç duyurusuna konu olan “Azınlık” adlı oyunu, yaklaşık 6 aydır, 50 değişik kentte, hıncahınç dolu salonlarda, ayakta alkışlanarak oynuyor.<br />
Oyun adını, artık azınlıkta kalan Atatürkçüler ve Cumhuriyetçilerden alıyor.<br />
Atatürk‘ün adının geçtiği sahnelerin coşkuyla alkışlandığını söyleyen Sevgili Kırca, hakaret ve küfür iddialarına şu cevabı veriyor:<br />
“Oyunda müstehcenlik de, küfür de yok. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a asla hakaret edilmiyor. Kaldı ki oyun, Aydınlık Gazetesi’ndeki yazılarımdan oluşuyor. Suç unsuru olsaydı bu yazı lara dava açılırdı. “Azınlık”ta, Demokrat Parti döneminden başlanarak, bir ikisi hariç, gelmiş geçmiş tüm iktidarlar ve askeri darbe dönemleri mizahi bir dille eleştiriliyor. Korkak medya patronları ve dönek köşe yazarları hicvediliyor. Silivri’de ve diğer cezaevlerinde yatan subaylar, yurtseverler, işinden kovulan gazetecilerden sıklıkla söz edi liyor. Elbette Erdoğan Hükümetleri de eleştiriliyor. Ama asla küfür ve hakaret etmeden…”<br />
Levent‘in “Onu geçmişte beğenerek izlerdik. Ama artık sevmiyoruz!” diyenlere de cevabı hazır:<br />
“Beni eskiden beğeniyorlardı, çünkü iktidarda değillerdi. Dolayısıyla başka partilerin eleştirilmesi hoşlarına gidiyordu! Ama artık iktidardalar. Kendileri dünyayı eleştirecek, ama asla eleştirilmeyecekler. Var mı böyle bir demokrasi?”<br />
Mizah ustası Kırca, suç duyurusunun ardındaki gerçek niyetin de herkesçe bilinmesi gerektiğinin altını çiziyor:<br />
“Elbette günün birinde sıranın bana da geleceğini biliyordum. Sürekli peşimizdeler ve bir açığımı zı arıyorlar. Bu ihbarın gerçek nedeni, Atatürkçü olmam ve Cumhuriyeti sahiplenmemdir. Ama bilmeliler ki, Türkiye artık patlama noktasındadır. Buradaki saldırı bana değil, benim üzerimden Atatürk’e, Cumhuriyete ve laikliğedir. Bunlardan korkmuyorum.”<br />
Muhbirlik günümüz Türkiye’sinin şerefli (!) mesleklerinden biri haline geldi.<br />
Ya AKP yağdanlığı olacaksın, ya da muhbir!<br />
Aksi takdirde kaderin, muhbirin iki dudağı arasında demektir.<br />
Tıpkı 50’li yılların Amerika’sındaki gibi.<br />
O yıllarda Faşist Senatör Joseph (Joe) Mc Carthy, korkunç bir cadı avı başlatmıştı. Ona göre her muhalif, azılı birer komünistti! Komünist avından kurtulmanın tek yolu, komünistleri ihbar etmekti!<br />
Çünkü muhaliflerin (komünistlerin) hedefi, hükümeti devirmekti.<br />
10 komünist ihbar eden köşeyi dönmekteydi!<br />
Levent bu ihbar furyasında yine de şanslı sayılır!<br />
Çünkü onunla ilgili ihbarda “mizah yaparak hükümeti devirmeye teşebbüs” gibi bir suçlama yok.<br />
Sevgili Müjdat Gezen’i ise daha zor günler bekliyor.<br />
Çünkü Müjdat, aylardır üzerinde çalıştığı “1881-” adlı yeni oyununda sadece Büyük Önder Atatürk’ü anlatmaya hazırlanıyor.<br />
Ölüm tarihini koymayarak, içimizde yaşadığı mesajını veriyor.<br />
Levent Kırca’nın “Azınlık” oyununa suç duyurusunda bulunanlar, Müjdat’ın “1881-”ine acaba ne yaparlar? Doğrudan içeri bile atarlar!.. Memlekette düşünce özgürlüğü ve ileri demokrasi ne güne duruyor?<br />
<strong>SÖZCÜ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/yazarlar/ugur-dundar-iki-buyuk-tehlike-mujdat-gezen-ve-levent-kirca/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sharp, 5000 kişiyi işten çıkarmayı düşünüyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/ekonomi/sharp-5000-kisiyi-isten-cikarmayi-dusunuyor/</link>
					<comments>https://belgoturk.tv/ekonomi/sharp-5000-kisiyi-isten-cikarmayi-dusunuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2012 10:56:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eco Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[işten]]></category>
		<category><![CDATA[Sharp]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/anasayfa/?p=31443</guid>

					<description><![CDATA[Japon televizyon üreticisi Sharp, 5000 kişiyi işten çıkarmayı düşünüyor. BT EKONOMİ-Japon televizyon üreticisi Sharp, global işgücünün yüzde 10&#8217;unu oluşturan 5.000 kişiyi işten çıkarmayı düşünüyor. Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre Sharp, işten çıkarmaları büyük bölümünü erken emeklilik yoluyla gerçekleştirmeyi planlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/anasayfa/wp-content/uploads/2012/08/Sharp-1-300x179.jpg" alt="" width="300" height="179" class="alignleft size-medium wp-image-31444" /><strong>Japon televizyon üreticisi Sharp, 5000 kişiyi işten çıkarmayı düşünüyor.</strong><br />
<strong>BT EKONOMİ-</strong>Japon televizyon üreticisi Sharp, global işgücünün yüzde 10&#8217;unu oluşturan 5.000 kişiyi işten çıkarmayı düşünüyor.<br />
Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre Sharp, işten çıkarmaları büyük bölümünü erken emeklilik yoluyla gerçekleştirmeyi  planlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://belgoturk.tv/ekonomi/sharp-5000-kisiyi-isten-cikarmayi-dusunuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
