<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hindistan &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/hindistan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Aug 2021 09:22:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Hindistan- Katmandu &#8211; Kerala/Fort-Cochin 2012</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-hindistan-katmandu-kerala-fort-cochin-2012/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2021 09:21:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turistik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=205197</guid>

					<description><![CDATA[Uçağımız Katmandu Tribhuvan Havalimanından yerel saat ile 15.10 da kalkacak. Bir buçuk saat sürecek olan bir uçuştan sonra Delhi, Indra Gandi Havaalanına ineceğiz. Oradan da 19.00’ da Fort –Cochin’e hareket edeceğiz ve saat ile 22.05’te Cochin’e varacağız. Uzunca bir uçuş. Bu uçuşun birinci etabını Jet Airways ile ikinci etabını ise Air İndia ile yaptık. Manang [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uçağımız Katmandu Tribhuvan Havalimanından yerel saat ile 15.10 da kalkacak. Bir buçuk saat sürecek olan bir uçuştan sonra Delhi, Indra Gandi Havaalanına ineceğiz. Oradan da 19.00’ da Fort –Cochin’e hareket edeceğiz ve saat ile 22.05’te Cochin’e varacağız. Uzunca bir uçuş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205198" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01.jpg" alt="" width="604" height="453" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01.jpg 604w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/01-570x428.jpg 570w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></p>
<p>Bu uçuşun birinci etabını Jet Airways ile ikinci etabını ise Air İndia ile yaptık. Manang otelden ayrılırken, otel müdürü boyunlarımıza ipek birer şal taktı. Bu onların hoşça kal hediyesiymiş. Daha sonra da Havaalanında turistlerin hepsinde gördük. Çok hoş bir davranış. Nepal’e tekrar gelmeyi tabii ki düşünürüm, kısmet. Ne olur ne olmaz diye biraz erken Havalimanına geldik. Felaket bir kuyruk var. Bu ülkede ve Hindistan’da pasaport kontrolleri çok sıkı. Durmadan aranıyorsunuz. Daha önce de söz ettiğim gibi havalimanı küçük ve bakımsız. Ama şunu da söylemeliyim, pilotlar çok iyi. Kalkış ve inişlerde hiç problem yaşamadık.<br />
Katmandu’ya gece gelmiştik, gündüz dönüyoruz. O muhteşem sıradağların arasından tekrar geçiyoruz. Ulu dağlar harika manzaralar. Uçakta çok çocuk var. Biri ağlamayı kesiyor, diğeri başlıyor. Koro yapıyorlar. Anneler geniş. Delhi Havalimanına indikten sonra yeniden kontrol. Uçakta uyuyoruz. Artık sıcağa gidiyoruz. İnişte bizi Victor karşılıyor. İki sene önce yaptığımız Kerala gezisinde kızımla onun pansiyonunda kalmıştık. Sonra arkadaş olduk. Hintli bir Hıristiyan. Bize özlemle sarılıyor. Havalimanı Cochin arası bir saat sürüyor. Bence Hindistan’ın bu Bölgesi görülmezse, Hindistan görülmüş sayılamaz. Gerçekten bu bölge çok farklı. Birçok Hintliden bu cümleyi işitebilirsiniz. Burası hem iklim hem de insanları bakımından Kuzey Hindistan’dan çok farklı. Delhi ve civarını gezerseniz belki de bir daha Hindistan’a gitmek istemezsiniz ama burayı görürseniz de bizim gibi bir daha gelebilmek için çaba harcarsınız. Gerçi Hindistan’ın her yeri ayrı bir güzel ayrı bir kültür.<br />
Victor’un evi de seyahat sitesi Tripadvisor’da yer almış. Yalnız bu sitede yer alan her otele de pek güvenmemek lazım. Bazen şok olabiliyorsunuz. Bu otel ya da pansiyonların nasıl bu siteye üye olduklarını Victor’a soruyorum. Resimlerini gönderiyorlarmış. Bir ücret karşılığı üye olunuyormuş. Yani çok da bir denetim yok gibi. Ben artık bir yer ayırmak için doğrudan oranın müdürlüğüne yazıyorum. Bir defasında ayırttığım yeri iptal ettiğim halde kredi kartımı bir hafta boyunca bloke ettiler. Dikkatli olmak lazım. Sonra oteli beğenmeseniz bile kalmaya mecbur oluyorsunuz. Müdüriyete yazdığınızda kredi kartı vermenize de gerek kalmıyor. Victor’un pansiyonu “The Ark Homme Stay. Gerçekten çok temiz. Giden tüm gezginlere önerebileceğim bir yer. Merkeze de çok yakın. Biz iki yıl önce geldiğimizde burada Hollandalı Bayan Anneka kalıyordu. Bu yıl Victor ve Anneka evlenmişler. Her türlü pasaport bilgilerini İnternet üzerinden gönderiyorlar. Böylece devletin sıkı takibi burada da devam ediyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205199" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03.jpg" alt="" width="960" height="720" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03.jpg 960w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/03-701x526.jpg 701w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
<p>Kerala Bölgesinden Dubai’ye çalışmaya giden birçok Hintli burada villa yaptırıyor ve onları pansiyon olarak işletiyorlar.<br />
Burası İzmir’in Çeşme’si gibi yazlıkların olduğu bir yer. Ve iki yılda bayağı gelişmiş. Hıristiyanların oturduğu bölge. Çok yorulduğumuz için biraz sohbetten sonra yatıyoruz. 31 Ocak bugün benim doğum günüm. Victor sabah kahvaltısı meyve salatamızı, masala çaylarımızı hazırlamış. Enfes. Elinde bir sepet çiçekle içeri giriyor. Çocuklarım telefon ondan bu sürprizi yapmasını rica etmişler. Çok duygulandım. Geçen sefer gidemediğimiz Cherai Beach’e Victor’un çağırdığı Tuk-tuk ile gidiyoruz. Bir hayli uzak. Aslında Feribotla geçiliyormuş ama saat uymadığı için rikşa götürüyor. Alabildiğine uzun bir kumsal. Okyanusa dikkat etmek gerek. Öyle kolay kolay girilemiyor. Dalgalar geniş, ince kum. Deniz ürkütüyor. Biz de Hintliler gibi ayakkabılarımızı elimize alıp yürüyoruz. Bazı turistler güneşleniyorlar. Bir kafe bulup oturuyoruz. Yan masamızda Fransız turistler var. Okyanusu seyretmekten keyif alıyoruz. Yaş günü kutlaması bir harika.<br />
Daha sonra şoför bizi buranın en büyük mağazasına götürüyor. Bu mağazanın birçok şubesi varmış. ”Kalyan” adlı üç katlı mağazada Sari kumaşları göz kamaştırıyor. Ne emek. Ayrıca bu yörenin erkekleri tarafından giyilen tek bir kumaştan oluşan bazen şort bazen etek olan giysi çeşidi çok ilginç. Mağazada kızlar etrafımızı sarıyor. Bana Sari giydiriyorlar. Birlikte fotoğraf çektirip gülüşüyorlar. Ayrıca hemen hepsi Sarileri giyinip poz veriyorlar. Mağazadan çıktıktan sonra pansiyonumuza dönüyoruz. Hava kararıyor. Victor bize işlettiği restoranda bir yemek hazırlayacak. Bizi ailesi ile tanıştıracak. Oğlan kardeşi ve hanımı iki şirin çocuğu şık şık giyinmiş bizi bekliyor. Derken içeri bir pasta ve üzerinde bir lotus çiçeği. Çok şaşırıyorum. Bir göz odada oturan bu insanların yürekleri kocaman. Daha mutlu olamazdım. Sonra da hep birlikte terasa çıkıyoruz. Yemekler hazır. Bu ince insanlarla birlikte karşımızda Santa Cruz Bazilikası bir yaz akşamı. İzmir’in sevdiğim yaz akşamları gibi. Mis gibi bir havada sıcakkanlı, dost insanlar. Gece bol bol sohbet. Şirin çocuklar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205200" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07.jpg" alt="" width="704" height="445" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07.jpg 704w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07-300x190.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07-570x360.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/07-701x443.jpg 701w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></a></p>
<p>Ertesi sabah erkenden, saat 06’da Victor’un ayarladığı tur arabamız geldi. Biz bindikten sonra, Cochi’de dolaşa dolaşa diğer turistleri de kaldıkları yerlerden alarak grubumuzu tamamladık. İlginç bir topluluk. Bir Hintli, iki İngiliz, bir İrlandalı ve iki Türk. Sanırım bu küçük topluluk için özel bir fıkra yok. İngilizlerden biri Yoga öğretmeniymiş ve bu geziden önce bir Aşram’da kalmışlar. Öğretilerin verdiği bir çeşit mutluluk, huşu içindeler.<br />
Programımızda önce Fillerin banyosu görmek var. Arabamız dar yollardan muhteşem bir doğanın içinde ilerliyor. Şoför Hint müziklerinden bir CD yapmış keyifle dinliyor, zaman zaman da eşlik ediyoruz. Yaklaşık 50 km sonra bir yerde duruyoruz. Ormanın içinde dar bir yoldan yürüyerek su kıyısına varıyoruz. Kodanat ( Elephant Training Center).Bu kadar erken çıkmamızın nedeni saat 08’den önce fillerin yıkanmasını görebilmek. Ve muhteşem bir manzara. Filler sulara yatmış, ellerinde kalın bir kabukla onları yıkayan bakıcıları. Çeşitli sesler çıkararak sağa yat ayağa kalk gibi komutlar veren bu kişiler en az filler kadar ilginçler. Ve tabi bir turist yığını. Bol bol fotoğraf çekiyoruz. Filler yıkandıktan sonra sıra bakıcılara geliyor. Onlar da kendilerini suya atıp yıkanıyorlar. Banyoları biten filler, üzerlerinde bakıcıları, ormanın içine doğru ilerliyorlar. Biz de peşlerinden. Tekrar arabamıza biniyoruz. Sıra kahvaltıda. Çok değişik yiyecekler. Özellikle Payam denilen pirinç unundan yapılan krep. Pek leziz. Karnımızı doyurduktan sonra yola koyuluyoruz. Hava çok güzel. Yolda durup Mango suyu içiyoruz. Hindistan meyve ve sebze cenneti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205201" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02.jpg" alt="" width="837" height="480" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02.jpg 837w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02-300x172.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02-768x440.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02-570x327.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/02-701x402.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 837px) 100vw, 837px" /></a></p>
<p>Munnar denilen bölgede çay bahçelerinin bulunduğu tepelerden geçerek kalacağımız yere varıyoruz. Burası 1600 m yükseklikte. Britsh Country diye küçük bir yer. Topu topu üç odası var. Burayı işleten Hintli hiç boş kalmadıklarını söyledi. Tam tepede olduğu için biraz serin. Manzara harika, bin bir renk. Vadiye bakıyor. Yemek hazırlandı. Gelir gelmez genç bir Hintli bize mango suyu ikram etti. Çok güler yüzlü. Hindistan yazılarımda en çok bu sözcüğü kullandım, sanırım. Yemekten sonra çay bahçelerinin bulunduğu tepelerde dolaştık. Bizi bu yörenin çay fabrikasına(Kanan Devan Hills Plantations Company Private Limited) götürdüler. Bütün bu fabrika ve çay bahçeleri Rantan Tata’nınmış. Ve fabrika da onun şirketi tarafından işletiliyormuş. Binada İngilizler zamanından kalma pek çok eşya var. Çayın nasıl elde edildiğini anlatan bir film gösterip, makinaları anlatıyorlar. Oldukça eski makinalarla çalışıyorlar. Çay bitkisi 100 yıl yaşayabiliyormuş. Fabrikaya yakın bir okuldan çıkan çocuklar yanımıza gelip bizimle fotoğraf çektiriyorlar. Bu arada yaşlı bir adam kendi yaptığı çikolataları satıyor. Şaşırıyoruz. Ama daha sonra bu bölgede kakao ağaçlarının olduğunu öğrenince yöre halkının da bunu yapmasının doğal olduğunu düşünüyoruz. Tadı da fena değil. Anlaşılan yaşlı adam bunu okul çocuklarına satıyor. Oradan ayrılıp (Spice Tour) Baharat Ormanına gidiyoruz. En çok ta ensülin bitkisine şaşırdım. Tüm ilaçların yapıldığı bitkiler. Rehberimiz ince detayları ile bitkileri anlatıyor. Çok hoşumuza gitti. Ağaçlarda baharatlar, ilaç hammaddeleri. Geç vakit otelimize döndük. Odalar temiz. Akşam yemeğinden sonra biraz sohbet ettik. İngilizler meditasyon yaptılar. Çok temiz sakin bir hava Aşağıda tek tük evlerin ışıkları var. Akşam İrlandalı bayan ve Hintli işletmeci ile sohbet ettik. Buraları gezmeye oldukça fazla Dubaili ve Suudi Araplar geliyorlarmış. Özellikle de her sene düzenli olarak gelen dört hanımlı ve bol çocuklu bir Suudi aileden söz etti. İlginç. Böyle cümbür cemaat seyahat etmek zor olsa gerek. Erken yattık.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/08.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205204" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/08.jpg" alt="" width="594" height="264" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/08.jpg 594w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/08-300x133.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/08-570x253.jpg 570w" sizes="auto, (max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a></p>
<p>Sabaha karşı bir siren sesiyle uyandık. Hayrola ne oldu diye meraklandık. Sonradan öğrendik ki siren burada sabah, öğlen ve akşam vakti bildirmek için çalınıyormuş. Kahvaltıdan sonra yola çıktık. Kundalay baraj gölü. Hava oldukça soğuk. Bir köprüden karşı kıyıya geçtik. Köprünün her iki tarafında incik boncuk satıcıları var. Göl çok güzel görünüyor. Daha sonra göl kıyısına da gittik. Su bisikletleri ile dolaştırıyorlar. Vodafone’un doğayı koruma sloganlarına her yerde rastlıyorsunuz.<br />
Öğle yemeği için otele döndük. Yemekten sonra Top Station, en yüksek tepeye çıktık. Manzara harika Dönüş yolculuğu çok zor oldu. Trafik çok karışık. Ancak akşam dokuza doğru dönebildik. Biraz çarşıda dolaşıp yemek yedik. Sabah erken kalktık. Artık dönüş başladı. Uçağımız saat 09.30 da. Havalimanına varabilmek için de bir saat gerekiyor.<br />
Bir Hindistan yolculuğu daha bitiyor. Hindistan insanı o kadar cezbediyor ki bir kez daha gitmeyi düşünüyorum. Tüm gezginlere önerim Hindistan’ın mutlaka görmeleri gereken bir Ülke olduğunu hatırlamaları.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-205202" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06.jpg" alt="" width="843" height="510" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06.jpg 843w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-300x181.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-768x465.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-122x74.jpg 122w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-570x345.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/08/06-701x424.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 843px) 100vw, 843px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak-Nepal–Katmandu-Durbar Meydanı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-nepal-katmandu-durbar-meydani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2021 10:09:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[nepal]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=201215</guid>

					<description><![CDATA[NEPAL – (Bölüm 3) KATMANDU &#8211; DURBAR MEYDANI Sabah kahvaltıdan sonra dağ yollarından Katmandu’ya döndük. Vakit öğlen oldu, karnımız acıktı. Katmandu’ya daha önce gelen arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre buranın Pizza Hot’ı çok meşhurmuş. Belki de sürekli Nepal yemeklerinden sonra alışıldık bir tat olduğu içindir.. İki kişi 1500 Nepal rupisi ödüyoruz. Katmandu’nun nispeten modern bir caddesinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NEPAL – (Bölüm 3) KATMANDU &#8211; DURBAR MEYDANI</p>
<p>Sabah kahvaltıdan sonra dağ yollarından Katmandu’ya döndük. Vakit öğlen oldu, karnımız acıktı. Katmandu’ya daha önce gelen arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre buranın Pizza Hot’ı çok meşhurmuş. Belki de sürekli Nepal yemeklerinden sonra alışıldık bir tat olduğu içindir.. İki kişi 1500 Nepal rupisi ödüyoruz. Katmandu’nun nispeten modern bir caddesinde bulunuyor. Türk Hava Yollarının bürosuna da rastladık. Sanıyorum buraya İstanbul’dan direk uçuş var. Gerçekten lezizdi pizza. Ama bu yemeğe kadar özellikle açık su içmemeye gösterdiğimiz özeni bozduk modern görünce. Getirilen buzlu suyu içince mahvolduk. Ne olduysa bundan oldu. Midelerimiz altüst. Bir taksi ile otele döndük.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201216" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/13-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Katmandu’da köpekler dikkatimi çekti. Çok güzeller. Bu arada Nepal çayını almayı da ihmal etmedik. Çarşının içinden yürüyerek Katmandu Durbar Meydanına geldik. Yolda demir ve ağaç işçiliği yapan küçük dükkânları gördük. Daha önce de söz ettiğim gibi Nepal’in özellikle ağaç işçiliğinin kullanıldığı pencereleri, kapıları meşhur. Gerçekten de o kadar güzeller ki insan bir sanat eserini seyreder gibi hayran hayran binalara bakmaktan kendini alamıyor. İşin ilginç tarafı bunların tarihte kaybolmamış olması. Halen yapılmakta. Hani bizde nerdeyse parmakla sayılacak ustalar burada her yerde. Aynı şekilde demir işçiliği… Dökme demirden kapı kolları, küçük heykeller ve daha buna benzer bir yığın eşya… Güzel yapıların üstünden orasından burasından geçen teller, nasıl yaparsanız yapın fotoğraf karelerinde yer alıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201217" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15.jpg" alt="" width="2021" height="1557" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15.jpg 2021w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-300x231.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-1024x789.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-768x592.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-1536x1183.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-570x439.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-701x540.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/15-1067x822.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2021px) 100vw, 2021px" /></a></p>
<p>Tarihî bir yeri gezerken kendinizi orada yaşıyor farz edersiniz ya burada hepsi birbirine karışıyor.1500’lü yıllarda yapılmış bir evde ya da aynısı olan yeni versiyonunda Nepalli bir aile yaşıyor. Rüya gibi. En ilginç olan ise Nepal’i koruduğuna inanılan, saflık ve temizliği temsil eden çocuk tanrıça Kumari’nin yaşadığı saray kare plandaki saray. Ana kapı geniş bir avluya açılıyor. Kırmızı tuğlalar ve el oymalarıyla nefis pencereler. Kumari zaman zaman pencereden bakıyor. Bize de yüzünü gösterdi. Ama fotoğraf çekmek yasak. Tabii kapıda satılan Kumari’nin resminin bulunduğu kartpostalları da söylemek yerinde olur. Girdikten hemen sonra 6 ya da 7 yaşlarında kırmızı tonların hâkim olduğu abartılı makyajıyla Kumari çıkıp halka bakıyor. İki ,üç dakika kadar. Oyuncak bebeğe benziyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201218" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Kumari’nin seçimi şöyle oluyormuş: Ülkedeki 3 ya da 5 yaşlarında kız çocuklar arasından rahipler tarafından seçiliyormuş. Gözleri mavi ya da siyah, dişleri beyaz, küçük ve biçimli dili olan, güzel sesli, düzgün vücutlu, kolları ince uzun, elleri zarif… gibi özelliklere sahip olmalıymış. Ayrıca o güne kadar hiç yaralanmamış, yani kanının bir zerresinin bile akmamış olması gerekiyormuş. Burcu bakımından iyi özellikler taşımalıymış. Ayrıca korku gibi duyguları taşımaması şartmış. Ergenliğe eriştiğinde ise Tanrıçalığı bitiyor ve ailesinin yanına dönüyormuş. Ama onunla kimse evlenmek istemiyormuş. Zira bir adam onunla evlenirse bu, adamın genç öleceğine inanılıyormuş. Bilmem artık Nepal halkı çocuklarının Kumari olması için ne kadar uğraşıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201219" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Her şey inanca bağlı. Avlunun en alt kenar süslemeleri ilgimi çekiyor. Bunlar çeşitli hayvanların çiftleşmesini gösteriyor. Taş oymalarla yapılmış. Güvercinlerden tutun gergedanlara kadar. Meydan UNESCO Dünya Kültür Mirasları korumasında. Girişteki kulübeden biletlerimizi aldık. Kişi başı 750 Nepal rupisi. Ne olur ne olmaz kontrol olabilir diye düşündük. Her yerde olduğu gibi bir rehber yanımıza geldi. Biz de biraz daha fazla bilgi alabiliriz ve bizi durmadan yanımıza gelecek olan seyyar satıcılardan korur düşüncesiyle kabul ettik. İngilizce biraz Almanca ve biraz Fransızca her dilden bir anlatım dinledik. Binaların özellikle çatılarında kırmızı kumaştan fırfırların kullanılması bana çok ilginç geldi.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201220" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/05-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Alanda pek çok tapınak var. Kasthamandap, Siva ve Parvati Tapınakları. Şiva ve Parvati’nin pencereden bakan büstleri bir tiyatro sahnesi. Trailokya Mohan , Maju Devali, Bhagwati Tapınakları, Basantapur Kulesi, meydanın sonuna doğru meyve ve sebze satıcıları. Hanuman’ın örtülü heykeli.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201221" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/14-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Rehberin anlattıklarına göre Hanuman’ın yüzü tam karşıda bulunan tapınaktaki Kamasutra ağaç işlemeleri görmesin diye örtülmüş. Güldük. Çıkışta para karşılığı geleneksel giysileri ile fotoğraf çektiren Hindular var. Ne söylersek söyleyelim, rehber bizi gene de Kaşmir satan bir dükkâna götürüyor.<br />
Rehber cebinden boncuk bir kolye çıkarıyor. Önce 700 avro diyor biraz sonra 50 dolara razı oluyor. Kaşmiri nereden alırsanız alın bir diğer satıcı önce aldığınızın sahte olduğunu söylüyor. Anlamak şart. Çıkışta bir bisiklet taksiye atlayıp otele dönüyoruz. Otel sahibi bizim aracılığımızla Türkiye’den, Nepal Butan ve Tibet turları organize etmek istiyor. Bakalım. Çok sıcakkanlı insanlar. Hindistan’a gidecek uçağımız üçte kalkıyor. Büyülü Nepal bitti. Keşke seyahatimizi biraz daha uzun planlasaydık.<br />
Havaalanına gidiyoruz. Ayrılırken boynumuza bir eşarp bağlıyorlar. Gelenekselmiş. Bir kez daha gelmemizi istiyorlar. Delhi aktarmalı, Hindistan’ın en güney noktasında Fort –Cochin şehrine uçacağız.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-201222" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak-NEPAL – Bhaktapur( भक्तपुर) -Nagargot – Everest</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-nepal-bhaktapur-%e0%a4%ad%e0%a4%95%e0%a5%8d%e0%a4%a4%e0%a4%aa%e0%a5%81%e0%a4%b0-nagargot-everest/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 09:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[nepal]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=200692</guid>

					<description><![CDATA[NEPAL – (Bölüm 2) BHAKTAPUR( भक्तपुर) -NAGARGOT – EVEREST-2012 Nepal’de sık sık elektrik kesiliyor. Bir zamanlar bizde de sıkça kesilirdi hatırlıyorum. Hatta ikinci kata eşyalarımızı merdivenlerden çıkardık. Asansör çalışmadı. Sabah kahvaltıda otelin sahibi ve eşi bize refakat etti. Genç girişimci Nepalliler. Bir turizm acenteleri varmış. Bizi götürdüler. Epeyce sohbet ettik. Çok cana yakın insanlar. Bugün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NEPAL – (Bölüm 2) BHAKTAPUR( भक्तपुर) -NAGARGOT – EVEREST-2012</p>
<p>Nepal’de sık sık elektrik kesiliyor. Bir zamanlar bizde de sıkça kesilirdi hatırlıyorum. Hatta ikinci kata eşyalarımızı merdivenlerden çıkardık. Asansör çalışmadı. Sabah kahvaltıda otelin sahibi ve eşi bize refakat etti. Genç girişimci Nepalliler. Bir turizm acenteleri varmış. Bizi götürdüler. Epeyce sohbet ettik. Çok cana yakın insanlar. Bugün Himalayalar’a gitmek istediğimizi söyleyince kendi arabalarını ve şoförlerini yanımıza verdiler. Katmandu’dan çıkıyoruz. Her zaman merak ettiğim dağları göreceğim için heyecanlıyım.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200693" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/10-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Arabamız rahat ama yollar için aynı şeyi söyleyemem. Önce dün vaktimiz yetmediği için göremediğimiz Dünyanın en ünlü stupası olarak bilinen BOUDDHANATH Tapınağına doğru yol alıyoruz. Kubbeler yarım küre şeklinde ve beyaza boyanmış. Bu kubbelerin üzerinde de bir yükselti ve bunun dört bir yanında da göz resimleri var. Gözler Buda’nın gözlerini simgeliyor. “Buda yeryüzündeki herkesi görebiliyor. Üzerinde de pirinçten yapılma on üç halka var, bunlar NİRVANA’ ya ulaşmayı, yani sonsuz mutluluğa erişmeyi gösteren Buda’nın on üç önemli öğretisinin basamaklarını temsil ediyormuş.<br />
UNESCO dünya mirası listesinde. Büyük kemerli bir kapıdan girer girmez tüm heybetiyle ana kubbe gözüküyor. Giriş ücreti kişi başı 150 NPR. Stupanın her iki tarafında Budist öğrencilerin eğitim gördükleri manastırlar var. Şoför bizi kestirme yollardan götürmek isteyince halkın yaşamını yakından izleme fırsatı doğuyor. Bu stupaya ziyarete Tibet ve Butan’dan gelen kişiler Buda’ya bağlılıklarını göstermek için stupanın etrafında tespih( 108 boncuklu) çekerek dolaşıyorlar. Bu bir hac ziyareti. Müslümanların namaz kılmalarına benzer hareketlerle dua edip secdeye varıyorlar. Tüm vücutlarıyla yere yatıyorlar. Kimileri öğretileri okuyor. Çok değişik kişilerle karşılaştık. Mistik havayı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Diğer taraftan tapınak oldukça büyük. Buda, Nepal’in Lumbini şehrinde doğmuş. Asıl adı SİDHATTA GOTAMA. Ne yazık ki oraya gidecek kadar zamanımız olmadı. Stupanın çok büyük döner dua tekerleği var. Etrafta dinî malzemeler satan dükkânlar, tam bir renk cümbüşü.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200694" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Şimdi rotamız Bagmati Bölgesinde bulunan BHAKTAPUR şehri UNESCO Dünya miras listesinde en çok eser barındıran şehir olarak ta biliniyor. Şehir 12.yüzyılda kurulmuş haliyle aynen duruyor.<br />
Katmandu Vadisinde Katmandu’ya 12 km uzaklıktaki şehrin girişi için ödenen ücret diğer yerlere göre daha pahalı. Kişi başı 1100 NRS. Komşu ülke vatandaşları için ise fiyat düşük. Ama verdiğiniz ücrete katbekat değiyor. Genç bir çocuk rehberlik yapmak isteyince hemen kabul ediyoruz. Liseyi bitirmiş okumak istiyormuş ama çok pahalı diyor. Efendi bir genç. İngilizcesi fena değil. Bu eski şehir neredeyse olduğu gibi korunmuş. Ünlü İtalyan yönetmen Bertolucci’ nin “ Küçük Buda” filminin bazı sahneleri burada çekilmiş.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200695" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/11-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Taşlarla döşenmiş dar sokaklar, tapınaklar, saray. Kendinizi Orta Çağ’da zannediyorsunuz. Çağlar öncesi zamanda yaşıyorsunuz. Nepal’de bu hissi çok yaşadım. Sanki yıllar geçmemiş de insanlar o yılların alışkanlıkları ile yaşantılarına devam ediyorlar.. Burada genelde Hindu’lar yaşıyorlar ama Budistler de var. Birçok festival yapılıyormuş. Biz rastlamadık. O zaman festival hangi tapınak içinse o tapınak açılıyormuş. 55 adet penceresi olan saray ilgimi çekti. Kral YAKSHYA’nın sarayı. Pencereler büyük bir ustalıkla tahtadan yapılmış. Tuğla kullanılmış. Şehir bir ara deprem görünce bazı pencereler zedelenmiş. Bunları yeniden yapmışlar. Sadece biraz ton değişikliğinden anlayabiliyorsunuz. Nasıl bir sanat akıl almıyor. Önce DURBAR SQUARE‘ı merkez meydanı geziyoruz. Muhteşem mimari. Changu Narayan Tapınağı, , NYATAPOLA Tapınağı, (Kral BHUPATİNDRA MALLA tarafından yaptırılmış.Her iki tarafında da büyük fil heykelleri var.), Dattatreya Tapınağı, Taumadhi Meydanı, Pottery Meydanı(Çana,çömlek yapılan yer) Vatsala Durga Tapınağı, Taleju Tapınağı,müze.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200696" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/27-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Meydanda 1978 yılından beri işletilen NYATAPOLA Kafe restoranda oturuyoruz. Rehberimizi davet ediyoruz, ama gelmiyor. Üst kattan meydanı seyrediyoruz. Hacivat ve Karagöz gölge oyununda ahşap bir evin cumbasında oturuyor gibiyim. Tam o sırada aşağıdaki bir tapınağın önüne kalabalık bir grup geliyor. Budist olan küçük çocukların dini töreniymiş. Bir baba iki oğlunu da kucağına almış. Şık giyinmişler. Kalabalık bir erkek grubuyla çalgılar eşliğinde kurban kesiliyor. Ailenin kadınları ve diğer davetliler hep birlikte yemek yiyorlar. Kesilen dana bir kamyonun arkasına atılıp gönderiliyor. Şunu hemen söyleyebilirim ki burada yediğim yemek Nepal’de yediğim en güzel yemekti. Daha sonra rehberimiz bizi bir atölyeye götürüyor. Nefis resimler… O kadar ince o kadar zarif ki… Her taraf Mandala dolu. Bir tane alıyoruz. Burada zaman yetmedi. Bir gün rahatlıkla kalınabilir.<br />
Yeşil tarlaların arasından yavaş yavaş dağlara Nagargot’a doğru yol alıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200697" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/33-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Nagarkot küçük bir dağ köyü ve 2300m ile Katmandu vadisindeki en yüksek nokta. Himalaya sıradağlarını ve Everest&#8217;i görmek için en iyi yer burasının olduğu biliniyor.<br />
Nagarkot çevresi, pek çok yürüyüş parkurunu barındırıyor. Ayrıca bisiklet ile de gezmek mümkün. Tabii sporcu olmalısınız. Zira tırmanmak zor. Dağların temiz havası ve Himalayaların nefes kesici manzaraları eşliğinde ilerliyoruz. Sırtlarında yük taşıyan kadınlar, meyve sebze satıcıları. Hava mis. Dağ eteklerinde teraslı tarlalar. Her tarafta manzaralar. Kartpostal gibi. Küçük köyler ve ormanlarla dolu yerler.<br />
HİMALAYA Sanskritçede “kar barınağı” anlamına geliyormuş. Dünyanın en yüksek tepesi EVEREST de bu sıradağlarda bulunuyor. Everest Tepesi’nin yüksekliği 8850 metre. İlk defa Yeni Zelandalı Edmund Hillary, Everest’in güneyinde doğan usta dağcılar olarak adlandırılan Şerpa Tenzing Norgay ile birlikte 1953 yılında Everest’in doruğuna tırmanmış. 21 kez tırmanma rekorunu ise Nepalli ünlü dağcı Apa Şerpa elinde tutuyormuş. Çabamız Everest’i görebilmek.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200698" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1631" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-300x191.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-1024x652.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-768x489.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-1536x978.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-2048x1304.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-570x363.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-701x447.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/32-1067x680.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Himalayalar için “dünyanın çatısı” deniliyor. Aslında bu çok doğru. O kadar ulular ki… Kırk yüksek tepeden oluşuyorlarmış ve 2500 km boyunca sıralanmış dağ zincirleri. Ve hemen hemen hepsinin yüksekliği Everest’e yakın. İnsanı çok tuhaf duygular sarıyor. Yani şimdi biz üzerinde yaşadığımız dünyanın en yüksek noktasını mı göreceğiz? Sırf bunun için bile Nepal’e gelmeye değer. Dağ yollarından tırmanıyoruz. Muhteşem manzaralar… Bu arada yol oldukça dar. Her dönemeçte yüreğimiz ağzımıza geliyor. Çarptık, çarpacağız! Bugüne kadar pek çok dağ gördüm. Ama bu sıradağlar olağanüstü. Ben bir sıradağa bu kadar hayran olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Gökyüzünde bulutların içinde kaybolan dağlar… Yüce dağlar… Araba tırmanırken küçük köylerden geçiyoruz. Okula giden çocuklar, otobüs bekliyorlar. Bisikletle tırmananları görüyoruz. Zaten Nepal birçok sporcuyu ağırlıyor. Rafting, yamaç paraşütü, dağ bisikleti, bungee jumping, safari dağcılık, yürüyüş gibi sporları yapanlar buraya geliyorlar. Yükseklerde, karlı tepelerde “YETİ” Canavar Kar Adam adlı bir yaratığın varlığından söz ediliyor. Ama biz oralara kadar çıkamadığımız için ona rastlayamadık!!!! Tırmanırken dikkatimi çeken, doğayı koruma ile ilgili birçok yazı olması.</p>
<p>Nepal bu özelliği ile dağcıların cenneti. Katmandu’da çok fazla dağcılık malzemesi satılıyor. Şöyle bir yirmi yıl geriye dönebilsem bu seyahatten sonra dağcılığa başlardım, diye düşünmekten kendimi alamadım. Kim bilir ne hoş bir duygu. Yükseldikçe hava soğuyor. Bir köyde durup kaju alıyoruz. Halk ellerinde süt kapları, sütlerini satmak için kuyruğa girmiş. Buraya çıkmadan önce sorduğumuz her Nepalli “Eğer şansınız varsa Everest kendini gösterir.” dedi. Bu da ancak sabah güneşin doğuşunda olabilirmiş. Ben de bizim seyahat şansımız olduğunu, mutlaka Everest’i göreceğimizi söyledim. Bu nedenle mutlaka bir geceyi burada geçirmemiz gerekiyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200699" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/31-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Akşam karanlığı çökmeden Nagargot’taki otelimize vardık. Otel yeni yapılmış: Bhangeri Durbar Resort Tavsiye edebileceğim bir otel. Çok temiz. Yalnız burada günde üç ya da dört saat elektrik kesintisi olduğu için ısınmada problem yaşadık. Otelin önünde hemen bizim için bir masa hazırladılar. Himalayaları seyrederek kahvemizi yudumladık. Ne keyif! Daha sonra otelden çıkarak dar dağ yollarında yürüyüp bol oksijen dolu havayı soluduk. Manzaranın tadını çıkardık. Yükseklik öyle fazla ki gökyüzü ve dağlar mavi beyaz renklerin yoğunluğuyla birleşmiş. Dağlarda çok da fazla olmayan evlerden konuşma sesleri geliyor. Müthiş bir yankı. Daha yukarılarda Yak’lar (Tibet Sığırları )yaşıyormuş. Halk bunların her şeyinden yararlanıyor. Yününden epey giyim eşyası yapıyorlar. Akşam otele kalabalık bir Çinli grup geldi. Onların yeni yıl tatiliymiş. Çoluk, çocuk… Çinliler yakın olduğu için buraya çok sık geliyorlarmış. Tabii yemekler de onlara göre yapılmış. Fena değildi. Sabah 05’te kalkacağımız için erken yattık. Otelin çalışanları güler yüzlü, konuşkan ve çok nazik. Zaten bu tanım tüm Nepal halkı için geçerli. Saatin ziliyle uyandık. Tabi oteldeki herkes de… Eline dürbünü alan bahçeye koştu. Hava oldukça soğuk. Sabah ayazı. Otel müdürü bize bir harita çıkararak Everest’in tam yerini gösterdi.<br />
Ve beklenen an! Güneşin kızıllığı, yeşil mavi renge döndü. Bulutlar çekildi. İşte karşımızda Everest. Müdür çok şanslısınız, dedi. Epey seyrettik. Bir saat içinde bulutlar tekrar geldi ve Everest kayboldu. Bize yüzünü gösterdi muhteşem manzara. Anlatmak için sözcükler yeterli değil.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200700" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/20-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" class="aligncenter size-full wp-image-200701" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/12-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" class="aligncenter size-full wp-image-200702" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/03-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak-Nepal -Katmandu – Swayambhunath -Patan-Pashupatinath</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-nepal-katmandu-swayambhunath-patan-pashupatinath-ocak-2012/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 08:54:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[nepal]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=200684</guid>

					<description><![CDATA[Delhi İndra Gandhi Uluslararası Havalimanından Nepal’in başkenti Katmandu’ya gidecek olan uçağımızın kalkış saati 19.35 varış saati ise 20.35. Bir saatlik sürecek bir uçuş. Nepal saati Türkiye’den iki saat kırk beş dakika ilerde Yerel hava yolu JET AİRWAYS ile uçuyoruz. Delhi ile Katmandu arasında ise saat bakımından sadece on beş dakikalık bir fark var. 2000 yıllık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Delhi İndra Gandhi Uluslararası Havalimanından Nepal’in başkenti Katmandu’ya gidecek olan uçağımızın kalkış saati 19.35 varış saati ise 20.35. Bir saatlik sürecek bir uçuş. Nepal saati Türkiye’den iki saat kırk beş dakika ilerde Yerel hava yolu JET AİRWAYS ile uçuyoruz. Delhi ile Katmandu arasında ise saat bakımından sadece on beş dakikalık bir fark var.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200688" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/07-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>2000 yıllık bir geçmişe sahip Katmandu’nun deniz seviyesinden yüksekliği 1400m. UNESCO tarafından koruma altına alınmış birçok yapıtı ve yeri barındırıyor. Ayrıca Dünyanın en yüksek tepesi Everest de burada. Uçak, dağların arasından süzülüyor. Sanki yere çok yakın uçuyoruz. Sonradan öğrendiğime göre bu uçuş en tehlikeli uçuşlardan biriymiş. Bir uçak dolusu turist Katmandu’yu görmek için sabırsızlanıyor. Yanımıza oturan Amerikalı kız, sabahtan beri uçuyormuş. Ayrıca uçakta Dubai’ye çalışmaya gidip dönen, çoluk çocuk seyahat eden Nepalliler de var. Birçok televizyon gibi elektronik aleti evlerine taşıyorlarmış. Koca koca paketler, koliler gördük.</p>
<p>Nepal 1951 yılına kadar dış dünyaya kapalıymış. Yıllar önce “Katmandu” diye bir kitap okumuştum. Beni bir hayli etkilemişti. Altmışlı yılların “Çiçek çocukları” hippilerin uğrak yeriydi Katmandu. İlk durak İstanbul, ikinci durak Katmandu. Kafamda bu şehri bir yerlere oturtmuştum ama gördüklerim ve yaşadıklarım tamamen farklı oldu. Büyüleyici. Gece karanlığında indik: Tribhuvan Havaalanı. Nepal halkı kısa boylu. Hintlilere benzemiyorlar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200689" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/08-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>İner inmez kâğıt doldurma işlemleri başladı. Kaç gün, nerede kalacağız, pasaport numarası falan gibi birçok soru. Sonra polise gidip Nepal vizesi aldık.25 dolar kişi başı 15 günlük vize. Bir de fotoğraf gerekiyor. Geleni gideni iyi kontrol ediyorlar. Oldukça kötü ve küçük bir havalimanı. Çok kalabalık. Girer girmez Himalaya Sıradağlarının resmi göze çarpıyor. Hava soğuk. Delhi’den sonra dondurucu. Kapıda bizi daha önceden yer ayırttığımız Katmandu Guest House’tan iki kişi karşıladı. Küçük bir minibüse bindik. Diğer inenleri bekledik. Yolcular tamamlanınca hareket ettik. Şehrin merkezine yarım saatten fazla bir zamanda gittik. Uzak değil ama yol virajlı ve çok kötü. Otele gece karanlığında girdik. Bize sadece küçük bir elektrikli ısıtıcı verdiler. Gürültüsü çok fazla olduğu için kapadık. Oda küçük. Üşümeye devam ettik. Pek beğenmedik ama uyumaktan başka çare yok. Otelin içi ağaç oymalarla dolu. O kadar ki kapı anahtarı bile ağaç işleme. Oteli internetten seçerken fotoğrafları pek güzeldi. Bazen sitelerdeki resimler ile gerçek uyuşmuyor. Hava sıcak olsa idare edilebilir ama ben oteli kimseye önermem. Ertesi sabah kahvaltıyı bahçede yaptık. Fena değil. Aslında almak istediğimiz turlar var ama bunu otelden yapmak istemedik. Biraz soruşturalım dedik. Otel çarşının içinde. O kadar güzel şeyler var ki bakmaktan bir arpa boyu ilerleyemedik. Her şey el emeği göz nuru. Nereye bakacağımı şaşırdım. Burada da pazarlık yapabiliyorsunuz. Özellikle örgü işleri, dokumalar, kaşmir ve yak yününden yapılma kazaklar, bereler. Rengârenk. Renk cümbüşü… Hindistan’dan daha fazla renk… Hayran oldum. Bir tur şirketi ile konuşup fiyat aldık. Gezmek istediğimiz yerlerin listesini yapmıştık. Sonra da yürümeye devam ettik. Güzel bir otel görünce de fiyat almak için içeri girdik: Otel Manang. Bizi yine ufak tefek bir adam karşıladı. Kendisi otelin müdürüymüş. Gösterdiği oda oldukça geniş. Öbür otelle de fiyat farkı olmadığı için buraya geçmeye karar verdik. Öğlen yemeğini otelin restoranında yedik. Nepal kadınlarının önü önlüklü millî giysileri var. Buraya daha önce gelen arkadaşım “ “Momo” dedikleri bir çeşit mantıları var. Sakın yeme! Zira içine yak eti koyuyorlar mideyi bozuyor “demişti. Ama ben ne yedim dersiniz: “Momo” Sonuç korkunç midem altüst oldu. Epeyce sıkıntı çektim.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200685" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/09-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Öğleden sonra tuttuğumuz bir araba ile şehri dolaşmaya başlıyoruz. Tabii Delhi’den sonra buranın trafiği az geliyor, ama o karmaşadan eksilen bir şey yok. Sokaklar dar, yollar kötü ve genelde yokuş.<br />
Katmandu Nepal’in diğer şehirlere göre büyük olanı. Ara yollardan geçtiğimiz için halkın yaşamını görme fırsatımız oldu. Nepal, Hindistan’dan farklı. Çok daha yoksul olduğu da kesin. Ama tüm seyahatlerimde fakirliğin olduğu yerde insanların çok daha güler yüzlü ve içten olduğuna şahit oldum. Nepal halkı da bunların arasında. Evlerin ve yolların her tarafından elektrik kabloları geçiyor<br />
İlk durağımız merdivenlerle tırmandığımız küçük bir tepe üzerinde bulunan Swayambhunath Tapınağı&#8217;nın batı tarafı. Katmandu’yu kuşbakışı seyrediyoruz. Manzara harika. Güzel bir giriş kapısının ardından “Dünya Barış Havuzu” adlı küçük bir havuz. Ortasında Lotus çiçeği üzerinde duran Buda&#8217;nın pirinç heykeli ve çevre duvarlarında İngilizce ve Nepalce yazılmış &#8220;Dünyada Barış Başlasın&#8221; yazısı. Daha sonra başka bir girişten ana tapınağa ulaşıyoruz.<br />
Budist Tapınağı SWAYAMBHUNATH STUPA (Maymunlar Tapınağı) Katmandu vadisini seyrediyor. Bu tapınak UNESCO Dünya Miras Listesinde. Dünyanın en büyük Stupası (Budist Tapınağı). Tapınağın iki bin yıllık olduğu sanılıyor. Budistler tarafından haç yeri olarak kabul ediliyor. 1955 yılında Çin’in Tibet’e saldırması sonucunda kaçan ve tapınağa sığınan Tibetliler yaşamlarına burada devam etmişler. Dükkân açıp, geçimlerini sağlamışlar. Tapınakta yaşayan maymunlar kutsal olarak kabul ediliyor. Tapınak oldukça geniş bir alana yayılmış. Bir hayli merdiven var. Çık çık bitmedi ama her çıkışta yeni bir Katmandu manzarası ile karşılaşıyoruz. Merdivenlerden çıkarken sağlı sollu ısrarcı satıcılar yolunuzu kesiyor. Merdivenin sonu gerçekten güzel, tapınak topluluğu sizi karşılıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200687" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/01-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Nereye bakacağımızı, nerenin fotoğrafını çekeceğimizi şaşırıyoruz. Buda’nın öğretilerinin yazıldığı rengârenk “Dua Bayrakları” denen kumaş parçaları. Mavi, beyaz, kırmızı, yeşil ve sarı. İnanışa göre Mavi renk uzayı, beyaz havayı, kırmızı ateşi, yeşil suyu ve sarı toprağı temsil ediyor. Ve üzerinde yine Buda’nın öğretilerinin yazıldığı dua tekerlekleri her tapınakta olduğu gibi burada da var. Bu kumaş parçaları dalgalandıkça, bu tekerlekler döndükçe dünyanın her tarafına Buda’nın öğretileri yayılıyormuş. Geçen herkes tekerleklere sağ el ile saat yönünde dokunarak onların devamlı dönmesini sağlıyor. Annesine sarılmış, birbirini temizleyen, kıvrılmış uyuyan bir sürü maymun tapınağın her tarafında atlayıp, zıplıyor. Bir Türk turist kafilesine rastladık. Bizim iki kişi seyahat ettiğimizi duyunca şaşırdılar. Sanırım cesaretimiz onlara tuhaf geldi. Dükkânlar çok fazla. Özellikle demirden eşyalar, maskeler, tavus kuşu tüyünden yelpazeler daha neler neler… Büyük bir beyaz kare yapının dört bir tarafında yer alan gözler, tanrının her yeri gördüğünü simgeliyor. Tüm tapınakta olduğu gibi burada da dilek mumlarından yakmayı ihmal etmiyorum. Ayrılmak zor geliyor ama başka yerleri de görebilme çabası ile tekrar yola koyuluyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200686" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/04-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Artık biraz acele etmeli. Hava yavaş yavaş kararıyor. Eski bir kraliyet şehri olan PATAN (LALİTPUR)’a geliyoruz. Bir zamanlar Nepal’in başkentiymiş. Bağımsız bir şehir devleti Lalitpur bir sanat merkezi olarak kabul ediliyor. Patan, MÖ 3. Yüzyılda kurulmuş. Budist ve Hindu kültürünün kalbi .Burası da BHAKTAPUR’a benziyor. Girişte kişi başı 200 Nepal Rupisi (NPR) ödüyorsunuz. Büyük boyutlarda aslan heykelleri var. Bu arada bir süt taşıyan biri ilginç geliyor. Sanki bu işi yüzyıllardır yapıyor. Girişte yakamıza bir kâğıt yapıştırıyorlar, ücreti ödediğimize dair. İlgimi çeken başka bir şey de her yerde turist tuvaletlerinin oluşu. Hem de temiz. Merkezdeki Durbar Meydanında, saraylar, pagodalar, Hindu ve Budist heykeller, bronz oymalar, heykeller, müze muhteşem yapılar. Nepal’in tahta oymalı, kapıları, pencereleri, balkonları inanılmaz güzel. Yıllardır süregelen bir sanat bu. Ve halen sürdürüyorlar. Hayran olmamak mümkün değil.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-200690" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/06/06-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Yolumuz PASHUPATİNATH Tapınağına doğru. Nepal’deki Lord Shiva&#8217;ya adanmış en büyük tapınak kompleksi.Burası Asya’daki en önemli dört dini bölgeden biri.5.yüzyılda inşa edilmiş. Hindular tarafından kutsal kabul edilen Bagmati nehrinin her iki yakasına yayılmış. Bu nehirde ölü yakma ritüelleri yapılıyor. Yaşayan kültürel bir miras bu tapınak. Her gün ,günün her saatinde aktif ritüellerin gerçekleştiği kutsal bir alan.. Giriş kişi başı 500 NPR. UNESCO dünya mirasları listesinde. Alacakaranlıkta yürüyoruz. Bu arada genç bir çocuk yanımıza yanaşıyor. Gelen Türk kafileden biri 250 TL vermiş yardım olsun diye parayı dolara çevirip veriyoruz. Anlaşıncaya kadar epey zaman kaybediyoruz. Ama çocuk çok seviniyor. Şanslıymış. Bu arada keskin bir koku etrafa yayılıyor. Belli ki ölü yakma ritüelleri başlamış. Karanlık olduğu için fazla kalamıyoruz. Zaten eşim bu manzarayı görmekten pek hoşlanmıyor. Dönüş yolunda yine bir bando takımı görüyoruz: bir düğün alayı… Akşam çarşıda yemek yiyip yatıyoruz. Yürürken biri yanımıza yanaşıp marihuana isteyip istemediğimizi soruyor.<br />
Ertesi gün erkenden HİMALAYALAR bizi bekliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak-Hindistan-Delhi-Taj Mahal</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-hindistan-delhi-taj-mahal/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2021 18:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=199401</guid>

					<description><![CDATA[HİNDİSTAN – DELHİ-TAJ MAHAL (22 Ocak- 03 Şubat-2012) 22 Ocak öğle saatlerinde, İzmir’den İstanbul’a uçtuk. Türk Hava Yolları bir hayli rötar yaptı. İstanbul’dan Delhi’ye yolculuğu ise Emirates Havayolları ile gerçekleştirdik. 19.10’da kalkan uçağımızın ilk durağı Dubai, Doha havalimanı oldu. Geçen yıl Hindistan seyahatimizde Emirates Havayollarından oldukça memnun kalmıştık. Bu yıl koltuk aralarını iyice sıkıştırmışlar. Tüm [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HİNDİSTAN – DELHİ-TAJ MAHAL (22 Ocak- 03 Şubat-2012)</p>
<p>22 Ocak öğle saatlerinde, İzmir’den İstanbul’a uçtuk. Türk Hava Yolları bir hayli rötar<br />
yaptı. İstanbul’dan Delhi’ye yolculuğu ise Emirates Havayolları ile gerçekleştirdik.</p>
<p>19.10’da kalkan uçağımızın ilk durağı Dubai, Doha havalimanı oldu.<br />
Geçen yıl Hindistan seyahatimizde Emirates Havayollarından oldukça memnun kalmıştık. Bu yıl koltuk aralarını iyice sıkıştırmışlar. Tüm rahatlığı gitmiş.<br />
Tek iyi olan tarafı hosteslerinin güler yüzlü olmaları. Dört saatlik uçuştan<br />
sonra Doha’daydık. Yerel saat ile 01.15. Dubai’den 04.40 ta kalkan uçağımız, sabah yerel saat ile 09.15’te İndira Gandhi Havalimanına indi.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199402" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/07-4-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a><br />
Yerler Halı ile kaplı. Polis pasaportumuzu epeyce inceledi. Sanırım pasaportumuz hala<br />
elektronik olmadığı için işlem uzun sürdü. Ayrıca vizemize baktılar. Uçakta size doldurmanız için bir form veriyorlar.<br />
Nereye gideceksiniz, nerede kalacaksınız vizenizin süresi gibi birçok bilgileri içeriyor.<br />
En ufak bir eksiklik istemiyorlar. Pasaport kontrolünde polis departmanlarının üzerinde Budizm’de çeşitli duyguların ifade edildiği el heykelleri var. İlginç geldi.<br />
Bavullarımızı İstanbul’dan vermiştik, buradan aldık. Daha önceden yer ayırttığımız Yeni Delhi’de Hotel Aura’dan bir yetkili bizi çıkışta karşıladı. Havaalanı ile şehir merkezi epey uzak. Buna bir de Delhi trafiği eklenince ancak öğleye doğru otelevarabildik. Her taraftan bir motosikletli, bir bisiklet taksi, ya da bir rikşa<br />
(mobiletten bozma üç tekerlekli, taşıma aracı) fırlıyor.<br />
Türkiye’de artık çok fazla duymadığımız korna sesleri burada doğal. Zira arabalar yan aynalarını kullanmıyorlar. Aslında korna olmasa kaza oranı yükselir diye düşünüyorum. Ayrıca trafik de bizimkinin tersi olduğundan bir<br />
anda büyük bir karmaşanın içine düşüveriyorsunuz. Güney Hindistan’a nazaran Delhi’de daha iyi bir İngilizce konuşuluyor. Otel iyi gözüküyor. Yetkililer samimi, güler yüzlü. Hemen her otelde bir turizm acente yetkilisi var. Bize hemen nereleri görmek istediğimizi soruyorlar. Biz önce biraz dinlenmek istiyoruz. Zira uzun zamandır yollardayız. Delhi’nin ağır bir havası var. İzmir’de kıştı. Burası sadece biraz serin. Ben daha sıcak olacağını düşünüyordum. İki saat dinlendikten sonra aşağıya indik. Otel beş katlı. Temiz sayılır. Yatak rahat. Otelin en büyük avantajı gezilecek yerlere yakın olması Delhi büyük bir şehir. Yaklaşık on yedi milyon insan barındırıyor. Ertesi gün oteldeki acenteci bize bir araba ve şoför ayarladı. Delhi’yi gezmeye çıktık. Şehir iki bölümden oluşuyor. Eski ve Yeni Delhi. Önce Jama Mescid’i (Jama Masjid ) görmeye gittik. Babür imparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmış. Oldukça güzel bir camii. Bizim görmeye alışmadığımız bir yapı. Merdivenli kapısına varabilmek için önce Chandni Chowk pazarından geçiyorsunuz. Her çeşit ürün satılıyor. Müthiş bir kalabalık var. Burası oldukça tanınmış. Meena Pazar da burada. Çok ilginç. Jama Mescide girerken poşet içinde terlik veriyorlar. Her şey için para ödüyorsunuz tabii. Çıkışta da alıp tekrar poşete koyuyorlar.<br />
Camiinin avlusunda bir havuz var. Orada aptes alıyorlarmış. Tabi hijyen konusunda pek bir şey söylemek istemiyorum. Bir köşede cüzler içinde yığılı Kuranları gördüm. Herhalde burada Kuran Kursu veriliyor. Caminin minareleri ulu.<br />
Her şey simetrik. Fakirliği her yerde görebiliyorsunuz. İnsan üzüntü duyuyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199403" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Jama Camiinden Delhi’yi seyrediyorsunuz. Yüksekte olduğu için manzara güzel.<br />
Turistler ve burayı ziyaret eden Hintliler merdivenlere oturmuşlar. Hemen karşıda Red Fort (Kızıl Kale)tüm kızıllığıyla gözler önünde.2007 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilmiş. Babür Hükümdarı Şah Cihan tarafından yaptırılmış. Kapalı olduğu için giremedik. Daha sonraki günlerde de maalesef açık değildi. Dışından fotoğraf çekmekle yetindik. Kalenin giriş kapısı karşısında Jain Tapınağını gezdik. Jain dinine ait bir tapınak. M.Ö 500’ lü yıllarda Hindistan’da doğan bir inanç. Ayakkabılarımızı çıkarıp girdik. İbadet şekilleri de bize değişik geldi.<br />
İçerde ağır bir hava var. Burayı gezdikten sonra hemen yanındaki Kuş Hastanesi ilgimizi çekti. İçerdeki yetkili bu hastanenin dünyada tek olduğunu söyledi. Hiç böyle bir şey görmemiştik. Yaralı ya da hasta olan kuşlar buraya getiriliyormuş. Tedavisi tamamlananlar tüneğe çıkıyorlarmış. Buradan da tekrar serbest bırakılıyorlarmış. Üç katlı bir bina. İçerde her cins kuş var. Çoğunluğu güvercin. Burada da ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Duvarlarda da ilginç resimler var. Yetkili bizi gezdirirken bir yandan da hastanenin hikâyesini anlattı.<br />
Daha sonra da kuşlar için bir bağış yaptık.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199404" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11.jpg" alt="" width="2541" height="1380" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11.jpg 2541w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-300x163.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-1024x556.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-768x417.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-1536x834.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-2048x1112.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-570x310.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-701x381.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/11-1067x579.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2541px) 100vw, 2541px" /></a></p>
<p>Kendimiz dolaşmak istediğimiz için tapınağa girerken taksiyi göndermiştik. Hava kararıyor. Kalabalık caddede yürüyoruz. Bir restoran gözümüze hoş geliyor daha ziyade küçük bir lokanta. Kanwarjı Raj Kumar isminde. Dar bir merdivenden yukarıya çıkıp oturuyoruz. Biz aramızda konuşurken yandaki çift İngilizce “Türk<br />
müsünüz?” diye soruyor. Onlarda İranlıymış. Türkiye’yi övüyorlar. Sohbet ediyoruz.<br />
Yemekten sonra geze geze metro istasyonuna ulaşıyoruz. Girişte x-ray var. Ayrıca çantaları arıyorlar.<br />
Bu arada her yerde eli silahlı askerler ile dolu. Hatta ilginç tatbikat yapar gibi kum torbalarıyla donatılmış siperlerin arkasında duruyorlar. Her an savaş çıkacakmış gibi hazırlar. Metro oldukça modern Delhi’yi bir baştan bir başa dolaşıyor. Bir jeton alıp geçişte okutuyorsunuz. Çıkışta yeniden bir jeton atarak dışarı çıkabiliyorsunuz. Modern Delhi’de indik. Çok güzel mağazalar var.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" class="aligncenter size-full wp-image-199417" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/12-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Eski ile Yeni Delhi arasında dağlar kadar fark var. Ertesi gün sabahtan akşama kadar tüm Delhi’yi gezeceğimiz için otele dönüyoruz. Tabi bu arada bindiğimiz rikşa ile pazarlık yapmayı da ihmal etmiyoruz. Hindistan’da pazarlık esas ama o kadar düşük ücretler isteniliyor ki; yapılmasa daha iyi olur.<br />
Ertesi sabah otelimizde kahvaltıdan sonra Jantar Mantar’a gittik. Burası 18.Yüzyıldan kalma bir bahçe. Açık hava gözlemevi. Gök cisimlerinin hareketleri izleniyormuş. Astroloji ile ilgili yapılar. Dünyadaki çeşitli merkezlerdeki yerel saatleri gösteren devasa yapılar. 1724’te Jaipur ‘lu Maharaja Jai Singh II tarafından yaptırılmış. Çok ilgimizi çekti. Daha o zamanlarda bunları yapabilmek oldukça düşündürücü. Tam bir laboratuvar. Buna benzer bir rasathane de Jaipur şehrinde bulunuyor ve Dünya Mirasları listesine girmiş. Girişte bir yerel rehber yakalayınca onunla birlikte gezmek zorunda kaldık. Hintliler için astrolojinin önemi büyük. Doğum saatleri çok önemli. Tanıştığımız genç bir Hintli bize şöyle bir bilgi verdi. Bir evlilik yapılacağı zaman oğlanın annesi gelini seçiyormuş ve bunu yaparken de mutlaka onun burcuna bakıyormuş eğer oğlununkiyle uyuşmuyorsa vazgeçiyormuş.</p>
<p>İkinci durağımız Sör Edwin Lutyens tarafından tasarlanmış Hindistan Kapısı “İndian Gate” oldu.26 Ocak Hindistan’ınCumhuriyet Bayramı olduğu için kapının yanına kadar gidemedik. Daha sonra izlediğimiz kadarıyla bizim çocukluğumuzdaki gibi resmi geçit törenlerinin yapıldığı alan. Bayram hazırlıkları vardı. Bu arada aklıma gelmişken belirteyim Hindistan’da Cumhuriyet Bayramında hiçbir yer açık değil ve kimse çalışmıyor. Bu kapının tam karşı caddesinde Rashtrapati Bhavan denilen bölgede Bakanlıklar ve Cumhurbaşkanı Sarayı bulunuyor. Çok uzun duramadık ama fotoğraf çekmemize izin verdiler.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199406" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/05-3-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a><br />
Üçüncü durağımız İndra Gandhi’nin evi. Kendisi aynı zamanda evini ofis olarak da kullanmış. Şimdi müze. Çok uzun bir kuyruğa girdik. Girişte arama yapılıyor. O kadar çok Hintlinin ziyareti ilgimi çekti. Hintliler kendi tarihlerine oldukça meraklılar. Beyaz sade bir ev. Kendisi bu evin bahçesinde suikasta uğramış. Öldürüldüğü yere kristal bir yol yapılmış ve bir nöbetçi asker bekliyor. Suikast sırasında üzerinde bulunan giysilerini de burada sergiliyorlar. Ayrıca oğlu Rajiv Gandhi de kendisi ile aynı kaderi paylaşmış. Onun da çok fazla fotoğrafı var. Kütüphanesi oldukça zengin. Bahçede kendisine hediye edilmiş bir panter heykeli sergileniyor. Karnı şeffaf ve içinde yavruları gözüküyor. İlginç geldi. Yol üzerinde Lodhi bahçelerine uğradık. Çok büyük bir park. Sabah koşularını yapan Hintlilere rastladık. Burada yürüyen, dolaşan insanların Eski Delhi’dekilerle hiç bir alakası yok. Parkın içinde Muhammed Şah ve İskender Lodi’nin türbeleri Bara ve Sheesh Kümbetleri çok güzel. Bahçe adını Agra’nın kurucusu Sikander Lodhi’den almış. Yeşillikler içinde. Sonraki durağımız Mahatma Gandi Ulusal Müzesi. Bugün Gandi ailesinin fertlerini ziyaret ediyoruz. Tabi baba Gandi tüm dünyanın kabul ettiği bir lider.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199407" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/21-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Yaşamının çeşitli evrelerini gösteren resimler, fotoğraflar, kitaplar özel eşyaları burada sergileniyor. Dokuma tezgâhı, yazdığı mektuplar ve külleri. Hayran olmamak elde değil. Çok büyük bir lider. Ayrıca o dönemlerden kalma tüm dokuma tezgâhları da burada sergileniyor. Hintliler akın akın ziyaret edip liderlerine saygılarını sunuyorlar. Halkı ile bütünleşmiş. Onlar gibi yaşamış. Budizm felsefesinin tüm gereklerini yerine getirmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199408" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1563" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-300x183.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-1024x625.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-768x469.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-1536x938.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-2048x1250.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-86x54.jpg 86w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-122x74.jpg 122w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-570x348.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-120x74.jpg 120w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-701x428.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/03-10-1067x651.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a><br />
Buradan çıkınca Red Onion isimli bir restorana gidiyoruz. Yemekler fena değil ama fiyatlar diğer yerlere göre biraz yüksek. Karnımızı doyurduktan sonra, çok merak ettiğim 13.yüzyılda inşa edilmiş minare, Qutup Minar’ı görmeye gittik. Girişte x-ray ve arama var. UNESCO Dünya Mirası olarak kabul edilmiş ve koruma altına alınmış. 73 Metre yüksekliğinde. Pisa Kulesi’nin 56 metre, Eiffel Kulesinin de 300 metre yüksekliğinde olduğu düşünülürse ikisinin arasında bir yüksekliğe sahip. Kırmızı taş ve mermer kullanılmış. Hint –İslam mimarisinin en eski örneklerinden biri. Burada ilgi çeken demir bir sütun var. Denilene göre bu kadar yıl geçmiş, ama bu sütunda en ufak bir paslanma olmamış. Bin yıldan daha fazla bir zamandır burada olduğu düşünülüyor. İnanışa göre kollarınla bu sütunu sarmalarsan tüm dileklerin kabul olurmuş. Minarenin tepesine çıkmak zor.350 den fazla basamak var. Ama biz gittiğimizde kapalıydı. Açık olsa çıkar mıydık, bilmem.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199409" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1711" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-1024x684.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-768x513.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-1536x1026.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-2048x1369.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-570x381.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-701x468.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/02-11-1067x713.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Delhi’yi bir de buradan seyrederdik. Minarenin işlemeleri değişik ve çok güzel. Ulu bir minare. Cumhuriyet bayramı yakın olduğu için avluda bir resim sergisi vardı. Aslında bu bir karmaşık yapılar topluluğu. İçerde ibadet yerleri var. Sütunlarda özenle işlenmiş Kamasutra Sanatı örneklerini görünce çok şaşırdım. Her şey birbirine karışmış. Yerlerde ise küçük bir sincap türü dolaşıyor. Çok sevimliler. Hava kararmak üzere Lotus Tapınağı’nı görmeliyiz. Acele ediyoruz. Aslında şoför de acele ediyor. Zira bizi alışverişe götürecek. Burası Bahai Tapınağı. Nilüfer<br />
çiçeğinden esinlenerek yapılmış.. Mabedi dokuz büyük havuz çevrelemekte. Bahaî dini Hindistan’a 1800 lü yıllarda gelmiş. Dağıtılan broşürler içinde Türkçe de olması dikkatimizi çekti. İstanbul’da da adresleri var. İnanışa göre hangi dinden olursan ol, mabet sizi burayı ziyaret etmeye çağırıyor.1986 yılında bitirilen bina, hizmete açılmış. Pazartesi günleri kapalıymış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199410" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2.jpg" alt="" width="2544" height="1383" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2.jpg 2544w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-300x163.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-1024x557.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-768x418.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-1536x835.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-2048x1113.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-570x310.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-701x381.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/06-2-1067x580.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2544px) 100vw, 2544px" /></a></p>
<p>Panama, Samoa, Amerika, Uganda, Avustralya, Almanya’da da bu inanış için yapılmış mabetler varmış. İnanışın lideri Hz Bahaullah’ mış.<br />
Dönüşte yeni Delhi’de Zen Restorana gittik. Çok hoş bir yer. Ama ben biraz rahatsızlanınca otele dönmek zorunda kaldık. Meşhur migrenim ağır havaya dayanamadı. Biraz dinleneyim dedim.<br />
Dışarıdan bando sesleri gelince fırladık. Fener alayı zannettik ama değilmiş. Önde falan bandosu yazılı bir pankart taşıyan çocuklar, arkada kırmızı giyinmiş bando takımı. Bir düğün alayıymış. Arkadaki atların üstünde çocuklar. Şık giyinmiş sürekli dans eden bir grup. Onların arkasında kırmızı tonların hâkim olduğu sâriler içinde kadınlar. En ilginç olanı ise alayın her iki tarafında kocaman ışıklı fenerleri taşıyan bir grup. En arkada ise bu fenerlere ışık sağlayan, bir at arabasında taşınan jeneratör. Başım çok ağrıdığı için fotoğraf çekemedim. Turistler alayın<br />
içine dalıp bol bol fotoğraf çektiler. Ertesi gün sabah yolculuk Agra’ya Erken yattık.<br />
Sabah erkenden yola koyulduk. Trenle giderseniz Delhi Agra arası dört saat sürüyor. Aslında 200 kilometre ama bu yolculukta trafik düşünülmesi gereken en önemli nokta. Cumhuriyet Bayramı olması dolayısıyla tren bileti kalmamıştı. Yollar fena değil. Aslında daha önceden bir gün Agra’da kalırız diye düşünmüştük ama sonradan aynı gün Delhi’ye dönmeye karar verdik.<br />
Yollardaki kalabalık, curcuna, bir facia. Her taraftan birileri fırlıyor. Güya iki şehir arasındaki bir yol var ama Delhi trafiği aynen devam ediyor. Çok fazla polis ya da görevli her yolun başını tutmuş. Sen dur sen geç diye kalabalığı idare ediyor. Nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Tabii en ilginç olanı da bu trafikte neden bu kadar az kaza var. Sağ salim varabilmeyi diliyoruz. Yolda mola veriyoruz. Kahvaltı gibi bir şey yapıyoruz.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199411" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/15-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Durduğumuz yer Gangaur Motel. Bir adam maymunu ile geliyor. Maymun çok hoş. Çeşitli atraksiyonlar yapıyor. Aslında kara yolu ile gitmenin çok da avantajları var. Çevreyi inceleme fırsatınız oluyor. Şoför bir yöne doğru akın akın giden insanlar hakkında bize açıklama yapıyor. Bir Guru gelmiş büyük bir meydanda toplantı yapıyormuş. Hintliler pikniğe gider gibi elleri kolları dolu yol alıyorlar. Guru sağlık hakkında konuşacakmış. Yolda çocuklarını yıkayan annelerden tutun da müşterisini önüne oturtmuş traş yapan berberler kadar her türlü manzara ile karşılaşıyorsunuz. Hintliler yaşamlarını dışarıda sürdürüyorlar. Yolda Jaigurudey Tapınağı’nı görüyoruz. Dört saat diye düşündüğümüz yol tam altı saat sürdü.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199412" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/13-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Agra’ya gitmek için karayolunu tercih edenlere bu bilginin yararlı olur düşüncesindeyim.<br />
Yamuna Nehri kıyısında yer alan Agra’ya varmadan, Babür İmparatoru Ekber’in<br />
Anıt Mezarı, SİKANDERA–FORT’a geliyoruz. Muhteşem bir yapı. Böyle bir yere gelince hemen bir rehber yanınıza yanaşıyor. Biz artık teslim olduk. Hemen olur diyoruz. Aslında fena da olmuyor.<br />
Bayağı bilgi alıyoruz. Bahçesinde ceylanlar dolaşıyor. Rehber kulağımızı duvara dayamamızı istiyor. Akustik muhteşem. Yapının bir girişinde Kuran-ı Kerim’den bir alıntı var;<br />
“Burası cennet bahçeleridir. İçeri girin ve ebediyen yaşayın”<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199413" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/26-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Yamuna nehri oldukça büyük. Agra’ya giriş, yolunda nehrin öbür yakasında TAJ MAHAL tüm heybetiyle gözüktü. Biz trafiğin içinde sanki düğüm olduk. Yollarda gördüğümüz polislerden eser yok. Bayağı işe yarıyorlarmış. Taj Mahal’in en az üç saatte gezileceği düşüncesiyle önce karnımızı doyurmak gerekir diye düşündük. Şoför bizi bir rehberle tanıştırdı. Bundan sonra onunla gezeceğiz.” Namaste İNDİA” Restoran. Yemekte iki bayana rastladık. Aralarında Türkçe konuşuyorlardı. “Merhaba” deyince şaşırdılar. Avustralya’da yaşıyorlarmış. Taj Mahal’i görmeye gelmişler. Sohbet ettik. Daha sonra,<br />
rehberimizle yola koyulduk.<br />
Taj Mahal bir anıt mezar ve UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alıyor. Egzoz gazlarından yapıyı korumak adına iki kilometre kala arabadan iniyorsunuz. Elektrik ile çalışan arabalara ya da atların çektiği arabalara biniyorsunuz. Girişte arama var. Hiçbir kesici alet almıyorlar. Hatta benim keçeli kalemimi bile sonra vermek üzere aldılar. Fotoğrafçılar klasik pozları çekebilmek için peşinizden koşturuyor. Tabii ki olur diyoruz. Yapı Babür imparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmış. O zamanlar Agra Hindistan’ın başkentiymiş.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199414" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/2-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Şah Cihan’ın eşi Ercüment Banu Begüm, 14.çocuklarını doğururken vefat etmiş. Şah Cihan eşinin ölümünden sonra iki yıl yas tutmuş ve 1632 de, büyük bir aşkla sevdiği eşinin anısına Taj Mahal’in temellerini attırmış. Yapımı yirmi yıl sürmüş. Eşi ve Şah Cihan burada yatıyor. Duvarlarında çeşitli değerli taşlar gömülmüş. Benim hoşuma giden önündeki havuza düşen gölgesi. Beyaz mermerden yapılmış. Ayrıca üzerindeki işlemeler de renkli mermerlerden. Adeta bir nakış gibi işlenmiş. Hayran olmamak elde değil. Yapı olarak diğer yapılara benziyor. Ama burası bir başka güzel. Bahçe içindeki yapılar simetrik olarak yapılmış. Aslında gün batımı ya da gün doğumunda görmek gerekir diyorlardı ama bizim için mümkün olamadı. Bahçeler içinde huzurlu bir yapı. Mimar Sinan’ın öğrencilerinden biri tarafından çizilmiş. Bu mezarların içinde hazineler de varmış ama yağmalanmış. Mozolenin iki tarafında birbirinin aynı iki cami var. Bir tanesi ibadete açık. Öbürü ise sadece yapıyı simetrik hale getirebilmek için yapılmış. Cuma günleri Müslümanlar burada namaz kılabiliyorlarmış. Orada saatlerce kalabilirdim. Muhteşem sözcüğü hafif kalır. TAJ MAHAL görülmeye değer bir yapıt. Delhi’ye dönme vakti. Çıkışta rehber bizi bir mermer atölyesine götürüyor. İlginç işlemeler var. Dönüş yolculuğumuz başladı.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199416" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/09-3-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Akşam ancak 11.00 doğru otelimize vardık. Otel lobisinde bir grup Türk’le karşılaştık. NEPAL’den geliyorlarmış. Biz de ertesi sabah Nepal’e gidiyoruz. Sohbet edip, bilgi aldık. İki kişi yolculuğa çıktık deyince şaşırdılar. Ertesi gün Cumhuriyet Bayramı 26 Ocak. Sabah kahvaltıdan sonra, televizyondan Cumhuriyet Bayramı şenliklerini izledik. Aynı Çocukluğumuzdaki gibi. Ne hoş. Hayat durmuş herkes bayramı kutluyor. Otelin dışında bir gürültüler duyuyoruz. Bir anne baba teneke kapakları birbirine vurarak dikkat çekiyor. Sonra da toplanan halka çocukları ip üzerinde cambazlık yapıyor. Hindistan’da böyle gösterilere birçok kez rastladım.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-199415" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/28-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>KATMANDU’ya kalkacak uçağımız öğleden sonra olduğu için sabah da ünlü Moğol Hükümdarı HÜMAYUN’un Türbesi’ni görmek istedik. Otele bayağı uzakmış. Önce ünlü Hanuman (Maymun Tanrı) tapınağına gittik. Çok ilginçti. Her yerde maymunlar dolaşıyordu. Hanuman yaşamın sürdürülebilmesinde birçok katkılarda bulunan bir<br />
tanrı olarak tanınıyor. Aynı zamanda insanlara bereket sağladığına inanılan bir<br />
tanrı. Buradan yemeğe gittik. Güzel bir restoran. Sonra da HÜMAYUN’UN TÜRBESİ’ni gezdik. En sakin yerlerden biri. Mantar şeklinde kubbeleri var. Bahçesi çok güzel. Bahçede AFKAN krallarından İSA KHAN’ın türbesi yer alıyor. Büyük bir kemerli kapı bahçeye açılıyor.<br />
Aynı Taj Mahal gibi burada da türbeye gelmeden bir havuz var. Yukarıdaki<br />
terasta manzara muhteşem. Sorduğumuz her Hintli buranın Taj Mahal’e benzediğini<br />
söyledi. Doğru. Dönüşte şoför yolları şaşırınca biraz telaşlanıyoruz. Uçağımız<br />
kaçmasın diye. Neyse yetiştik. Havaalanına giderken MAHATMA GANDİ’nin tuz aramaya gitmesini temsil eden heykelleri görüyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" class="aligncenter size-full wp-image-199418" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/14-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" class="aligncenter size-full wp-image-199419" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/05/18-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: İnanılmaz Hindistan!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/inanilmaz-hindistan-thiruvananthapuram-cochin-mumbai/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 11:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=196213</guid>

					<description><![CDATA[“Çok pis, aman dikkat!” “Hasta olmamak işten değil.” “Gereken aşıları yaptırdın mı?”. “Organ mafyasına dikkat et!” “Sakın sokaktan bir şey yeme!” “Asla kapalı olmayan suyu içme! Dişlerini kesinlikle aldığın kapalı suyu kullanarak fırçala!” “Pek bir şey yiyemezsin, yanına bisküvi, konserve gibi şeyler al!” “Parana dikkat et, çalınabilir.” Evet, Hindistan’a gitmeden önce hemen herkesten bu tip [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Çok pis, aman dikkat!” “Hasta olmamak işten değil.” “Gereken aşıları yaptırdın mı?”. “Organ mafyasına dikkat et!” “Sakın sokaktan bir şey yeme!” “Asla kapalı olmayan suyu içme! Dişlerini kesinlikle aldığın kapalı suyu kullanarak fırçala!” “Pek bir şey yiyemezsin, yanına bisküvi, konserve gibi şeyler al!” “Parana dikkat et, çalınabilir.”</p>
<p>Evet, Hindistan’a gitmeden önce hemen herkesten bu tip cümleleri çok işittim. Gittikten sonra ise bunların çok azında gerçek payı olduğunu anladım. Belki de bizim gittiğimiz bölgeden, bilemem. Ama “Hindistan” deyince benim için şimdiye kadar gezdiğim en güzel yer ve gördüğüm en güzel insanlar diyebilirim. Attıkları her adımda, yaptıkları her işte bir felsefeleri var Hintlilerin. Bunu yaşam biçimine dönüştürmüş güzel insanlar. Birçok yerde kaybolmuş erdemleri onlarda gördüm. Orada geçirdiğim zaman kafamı dinleyebildiğim, huzur bulduğum anlardan oluştu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196214" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6.jpg" alt="" width="720" height="540" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto6-701x526.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Öncelikle Hindistan herkesten vize istiyor ve bir hayli de titizleniyor. 40$ karşılığında Ankara ve İstanbul’dan vizenizi alabiliyorsunuz ya da biraz komisyon ekleyerek tur şirketlerine aldırabiliyorsunuz.</p>
<p>Biz üç bayan; kızım ve can arkadaşımız yaptığımız rotanın ilk etabına İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan hareketle başladık. 23 Ocak 2010 gecesi saat 01.05’te kalkan uçağımız sabah yerel saat ile 07.05’te Dubai Sharjah Havalimanına vardı. Uçuşumuzu Air Arabia Havayolları ile gerçekleştirdik. Uçağın kalkışında ve inişinde okunan Arapça dua oldukça ilginçti.</p>
<p>Aynı gün 13:30’da Dubai’den kalkan uçağımız 19:00’da Thiruvananthapuram Havalimanı’na indi. Vardığımız şehir Hindistan’ın en büyük eyaletlerinden Kerela’nın bir şehri. Bu şehir aynı zamanda Güney Hindistan’ın en uç noktası olarak da biliniyor.</p>
<p>Kerala, Hindistan’ın okuma oranının en yüksek olduğu eyalet. Aynı zamanda en güzel şehirlerinden birkaçını birden içinde barındıran bu nedenle de turistlerin en çok rağbet ettiği eyaletlerden biri.</p>
<p>Thiruvananthapuram’da indiğimiz küçük bir havalimanı. Hemen dikkatimi tavandaki vantilatörler çekti. Hatta tepede bunlardan bir demet oluşmuş diyebilirim. Dışarıdaki nemli sıcak havayı hissedince bunların ne kadar da gerekli olduğunu anlıyoruz. Görevlilerin giysileri de çok ilginç. Kadınlar aynı renkte milli giysileri Sari’yi taşıyorlar.<br />
Bavullarımızı Dubai Sharjah’ta yapılan aktarma yüzünden heyecanla bekledik. Nitekim korktuğumuz başımıza geldi. Arkadaşımızın bavulu bavullar arasından çıkmadı. Görevliler bizimle hemen ilgilendiler. Bavulun Dubai’de kaldığı anlaşıldı. Bizler hem panikten hem de yapımızda taşıdığımız heyecandan dolayı biraz sesimizi yükselterek derdimizi anlatmaya çalıştık. Bu kadar paniklememize rağmen görevlilerin sakin tutumları ve güler yüzlülüğü görülmeye değerdi. Sanırım Hintlilere özgü başlarını sağa sola yaylanarak sallama hareketiyle ilk burada karşılaştık. Önce ne yaptıklarına anlam veremesek de daha sonra bunun bütün Hintlilere özgü, iletişim sırasında karşısındakini onaylarken ya da dinlerken kullandıkları bir hoşgörü hareketi olduğunu anlıyoruz.<br />
Ertesi gün gelip bavullarımızı almamızı söylüyorlar. Kabul etmekten başka bir çaremiz olmadığı için havaalanından çıkıyoruz.<br />
Paramızı, çıkmadan oradaki bir döviz bürosunda bozduruyoruz. Burası paramızın değerli olduğu bir ülke. 1 dolar yaklaşık 43-44 rupi yapıyor. 100 rupi 3 Liraya karşılık geliyor ve epey iş görüyor. Hindistan çok ucuz bir ülke. Sadece uçak için harcanan yol parası pahalı diyebiliriz. Biletinizi daha önceden ayırtırsanız ucuza geliyor. En uygun havayolları Air Arabia. İstanbul’da bilet bulmanız kolay. İnternetten de alabilirsiniz.<br />
Ocak sonu şubat başı, muson yağmurlarına denk gelmediği için “High Season” yani en güzel sezon. Emirates Havayolları da uçuyor ama çok pahalı. Ancak şunu da belirtmekte yarar var; Air Arabia’da yemek servisi yok 🙂 Her şey ekstra ücrete tabi.</p>
<p>Havaalanından çıkınca, kalabalık bir toplulukla karşılaşıyoruz. Yolcu karşılamaya gelenler, bavul taşıyıcılar, taksi şoförleri …. Taksiler eski model beyaz İngiliz arabaları. Hemen Hint filmleri aklımıza geliyor. Pre-paid taksi uygulamasının yapıldığı ofise doğru gidiyoruz. Bu ofisler devlet denetiminde çalışan ofisler. Buradaki görevliye gideceğiniz yeri söyleyip, klimalı ya da klimasız olarak araçların fiyatına göre paranızı ödüyor, fişinizi alıyorsunuz. Şoföre para ödemiyorsunuz. Bu sistem oldukça iyi, vereceğiniz fiyatı önceden bilmeniz açısından.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196226" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1.jpg" alt="" width="720" height="478" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1-300x199.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1-570x378.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto10-1-701x465.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Trafik kuralları İngilizlerin miraslarından; direksiyon sağda, yollar ters. Şoförümüze daha önceden internetten araştırdığımız otelin adresini veriyoruz. Şoförümüz çok kibar, nereden geldiğimizi söyleyince “İstanbul” diyor. Kötü bir aksanla İngilizce konuşuyorlar. Anlamakta zorlanıyoruz. Yine de çok güler yüzlü ve yardımseverler.</p>
<p>Trafikte bol bol korna sesleri duyuyoruz. Yollarda motosiklet, otobüs triportörden bozma, arka tarafına üç kişinin binebileceği “rikşa” denen taksilerden görüyoruz. Ortalık her zaman kalabalık. Gece gündüz fark etmiyor.</p>
<p>Daha önceden ismini aldığımız otelin dolu olduğunu öğreniyoruz. Bir iki otele daha bakıyoruz. Hepsi dolu. Bu arada dikkatimizi çeken, hiç Türk turist olmaması. Daha doğrusu bu şehirde turiste rastlamak biraz zor. Karanlık olmasına rağmen fakirliği fark edebiliyoruz. Şoförümüz istersek bizi düzgün ve uygun bir otele götürebileceğini söylüyor. Arap ülkelerinde karşılaştığımız olaylardan dolayı ilk başta bu teklifi korkarak ve çekinerek kabul etsek de ilerleyen günlerde Hindistan’ın ve insanlarının, ne kadar farklı olduğunu anlıyoruz..</p>
<p>“Venus International” otel, üç yıldızlı düzgün bir yer. 20 dolar ödeyerek bir oda tutuyoruz. Odada banyo tuvalet var.Yine de çok temiz olduğunu söyleyemeyiz. Şoförümüzle, bizi ertesi gün doğal yaşam parkının bulunduğu bölgeye götürmesi için anlaşıyoruz.</p>
<p>Akşam yemeğini değişik mimarisi olan bir restoranda yedik.”İndian House” Garsonların kıyafetleri geleneksel. Oturur oturmaz su, geliyor. Yemekler baharatlı, nefis. Çok güzel omlet yapıyorlar. Restoran yukarıya doğru yükselen bir boru biçiminde ,tırmanarak yürüyorsunuz, geometrik desenli pencereleri var. Üç bayan sokaklarda rahat rahat yürüyoruz. Hiç kimse bizi rahatsız etmiyor. Daha sonra dolaştığımız yerlerde de bu kadar rahattık. Bazı gezgin arkadaşlardan, tek bayan seyahat edenler olmuştu. Onların izlenimi de aynıydı. Ne hoş bir ülke.</p>
<p>Her köşe başında meyve sıkan dükkânlar var. Muzun bilmediğim çeşitleri. Hiç görmediğimiz meyveler. Sularımızı alıp otele dönüyoruz. Otelde internet kafe var. Gezince her yerde internet kafeye rastladık. Bu alanda çok gelişmişler. Her türlü donanıma sahipler. Çektiğimiz filmleri boşaltıp CD’ye almaktan tutun da, bilgisayar ile ilgili her türlü işlemi, en ücra köşede bulunan bir internet kafeden yapabiliyorsunuz. Teknolojiyi kendi yararları için kullanan bir millet. Örneğin internette oyun oynayan çocuk görmedim. Genelde bir şey araştırıyorlar. Ne güzel.</p>
<p>Ertesi gün şoför tam dediği vakitte geliyor. Arabasının içi, dışı pek süslü. Zaten burada arabalar hep süslü . Direksiyonun yanında taze çiçeklerle süslenmiş Tanrı Şiva’nın küçük bir heykeli var. Hemen alnındaki işareti soruyoruz. Bize bunun gittikleri ayini gösteren bir simge olduğunu söylüyor. Hint müzikleri eşliğinde bizim trafiğin tam tersi yönde ilerliyoruz. Anlaşılan bu da İngilizlerin bir hatırası. Trafik kuralları diye bir şey yok. Arabalar yılanlar gibi kıvrıla kıvrıla birbirlerinin arasından süzülüyorlar. Hatta bir keresinde bizim taksi bir araba ile çarpıştı. Özür dileyip yollarına devam ettiler. Sinirlenme diye bir şey yok .Yüksek sesle konuşmuyorlar. Binlerce insanın gürültüsü çıkmıyor. Sağda solda gördüğüm reklamlar ilginç .Sanskrit yazı, Arapça yazıya benziyor ,ama harfleri biraz daha köşeli. Hintçeyi müziklerde duymuştuk ama böyle konuşulduğunu işitmek ayrı bir haz. Ahenkli, kulağa hoş gelen bir dil. Rengarenk Sarilerle dolaşan Hintli kadınlar. Alınlarının tam orta yerinde “bindi” denilen yuvarlak boyalı bir nokta var. Gerçi bu büyük küçük herkeste görülüyor. Hindu inanışına göre alnın tam ortası ruhun insan vücudundaki yerini gösteriyormuş. İnsanlar bir gün bu gözün açılacağını ve her şeyi görebileceklerini umuyorlarmış. Küpelerden tutun hızmalara kadar her türlü takıyı taşıyor kadınlar. Sari dedikleri kumaş parçaları vücudu sarıyor. Göbek bölgelerini daha doğrusu göbeğin biraz üstü açıkta kalıyor. Hatta bitki tohumlarından bile takıları var. Yeni evli kadınlar saçlarını yasemin çiçekleriyle süslüyorlar. Çiçeğin her türlüsü takı olarak kullanılıyor. Yanınızdan geçerken mis gibi bir koku alıyorsunuz. Ayaklar hem erkeklerde hem de kadınlarda çıplak. Nedeni ise ayak ile doğaya yapılan temas. Böylece doğayı hissediyorlar. Ayak bileklerinde bazen tek bazen de birkaç tana “hal hal” görebiliyorsunuz. Her takının bir anlam taşıdığı söyleniyor. Aslında sanayinin olmadığı bu bölgede doğa insanlar tarafından korunuyor. Ağaç kesmiyor, doğaya zarar vermiyorlar. Hatta Mumbai’de girdiğimiz bir markette “Lütfen bez torbalarla alışveriş yapın “yazısı beni çok şaşırttı.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196217" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14.jpg" alt="" width="577" height="399" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14.jpg 577w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14-300x207.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14-570x394.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto14-80x55.jpg 80w" sizes="auto, (max-width: 577px) 100vw, 577px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196216" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3.jpg" alt="" width="714" height="504" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3.jpg 714w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3-300x212.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3-570x402.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto3-701x495.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 714px) 100vw, 714px" /></a></p>
<p>Yolun iki yanında küçük dükkânlar var. Yola çıkmadan bir otelin- Turizm ve Otelcilik Okulunun-restoranına uğruyoruz. Burada sabah kahvaltısı yapacağız. Her masada bizim bir hayli para vererek satın aldığımız, taze kesilmiş orkideler bulunuyor. Hintliler, yemeği elle yiyorlar. Ama turistler düşünülerek çatal bıçak konulmuş. Yalınayak yürümek gibi yemeğin elle yenmesi de onu daha iyi hissetmenizi sağlarmış. İnançları böyle. Sabah ve her zaman “Masala Dosa” denen krep gibi bir ekmek yiyorlar. Bizim gibi çaya “çay” diyorlar. Ama bu bizim bildiğimiz çay değil. İngiliz usulü bir çay içinde çeşitli aromalı otlar var. Sütle servis ediliyor. Anlaşılan Hindistan’da çaya hasret kalınacak.2 ya da 3 dolara kahvaltı yapıyorsunuz. Şoför bizi bekliyor. Asla bu beklemeler için bahşiş istemedi. Anlaştığımız parayı aldı. Bizi bu bölgeye yakın Doğal Yaşam Parkına götürdü. Ormanda bizim saksıda yetiştirdiğimiz devasa bitkiler. Kırmızı, turuncu her renk, yeşille karışmış.”Kerala Forest &amp;Wildlife”</p>
<p>( Neyyar Eco- Tourism).Biletlerimizi alıp önce timsahların bunduğu bölümü geziyoruz. Bilet 10 rupi. Timsahlar çok ağır hayvanlar. Bir o kadar da kıvrak. Hiç bu kadar inceleme olanağı bulamamıştım. Sonra tur arabasıyla Doğal yaşam parkında dolaşıyoruz. Demir kafesli arabalara biniyoruz. Bir nevi safari ama buna minik safari de diyebiliriz. Zira çok fazla hayvan göremedik. Rehberimiz anlatıyor. Su kenarında dişlerini fırçalayan bir Hintli bayan görüyoruz. Mutlaka diş fırçalanıyor. Buna çok özen gösteriyorlar. Yanıma oturan Hintli Bayan ile sohbet ediyoruz. Bir aslan çifti izliyoruz. Maymunlar koşuşturuyorlar. Geyikler su içiyor. Ünlü Avustralyalı timsah avcısı, hayvan dostu Steve Irwin’i gösteren kabartmayı görüyoruz. Bir köşede kazanda kaynayan mango sütü. Dönüşte şoför bizi kendi evinde ağırlıyor. Çocukları ve eşi bizi kapıda karşılıyor. Namaste (selam) diyoruz. Güler yüzlü insanlar. Hintliler geç evleniyorlar ama eşleri ve çocukları ile övünüyorlar. Evlilik kurumu inançlarına göre çok kutsal. Arap ülkelerinde erkeklerin kadınları süzmesi Hint erkeklerinde görülmüyor. Bu nedenle de rahat dolaşıyorsunuz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196218" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5.jpg" alt="" width="700" height="404" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5.jpg 700w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5-300x173.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto5-570x329.jpg 570w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p>Hemen çay ve nefis soslu balık ikram ediyorlar. Evini yeni yapmış. Yıllardır uğraşıyormuş. Bisiklete binmiş ormanda dolaşan çocuklar, suların içinde nilüferler muhteşem doğa. Bizlerle resim çekiliyorlar sonra da bakıp mutlu oluyorlar. Şoföre bir düğün görmek istiyoruz deyince “Çok şanslısınız bugün yeğenim evleniyor.” deyip bizi düğüne davet ediyor. Her zamanki gibi dört ayaküstüne düştük, diyorum. “Çok yoksuluz ama gelmek isterseniz bizi mutlu edersiniz.” diyor. Kendi ülkemden sonra burada misafirperverliğin sıcaklığını hissediyorum. İnsanlar sizlere bir şey sunabilmek, yardım edebilmek için çırpınıyorlar. Yanlış anlaşılmasın sakın bunu para almak için yaptıkları düşünülmesin. Sadece misafirperverlik bu. Ülkemize gelen Avrupalı turiste sadece misafirperverlik olsun diye yardım edilir bir şeyler ısmarlanır, onlar da şaşırırlar. Mutlaka karşılık vermek isterler ya da anlamaz bir şekilde suratınıza bakarlar. Ne çıkarları var diye. Ama biz Hintlileri anladık.</p>
<p>Doğal Yaşam Parkından sonra fillerin bulunduğu yere gidiyoruz. Tahtadan merdivenli bir düzenek kurmuşlar. Bunun üzerinden file biniyorsunuz. Hindu felsefesine göre filler kutsal hayvanlar. Aslında tüm hayvanlar kutsal ama filin ayrı bir önemi var. Üç bayan bir filin üzerine biniyoruz. Bakıcısıyla geziyoruz. Çok tuhaf biraz da ürkütücü bir duygu. Yerden bir hayli yüksek. İnsan hemen alışamıyor , ama sonra da inmek istemiyor. İndikten sonra fili seviyoruz. Etrafta bir saat kadar gezip diğer yavru filleri de görüyoruz. Yavrular dans ediyorlar. Her hayvanın küçüğü sempatik olur. Fillerin yavrusu da mükemmel. Bebek fil kendini sevdiriyor. Oradan ayrılıp düğünün yolunu tutuyoruz. Bu arada erkekler bir etek giyiyorlar. Aslında bu bir tek kumaşın sarmasıyla giyilen bir etek. İstenildiğinde kısaltılıyor. Hatta bazen şorta dönüşüyor. Çok ilginç. Buranın sıcağına da uygun. Muson yağmurları dışında kış olmuyor. O zaman bile soğuk değilmiş. Hintliler “kış” ne demek bilmiyorlar. Isınma sorunları yok. Düğün evi hanımları bizi kapıda karşıladı. Burası kayınvalidenin evi. Gelin buraya gelecek. Önce tapınağa gitmiş. Bize pirinç unundan yapılan kurabiyeler ve limonata ikram ettiler. Herkes pek şık .Erkekler gelin damat arabasını kapıda bekliyorlar. Biz ilgi çekiyoruz. O kadar ki düğünü videoya çeken fotoğrafçı önce bizleri çekiyor. Gelin epeyce bir takı takmış. Mor renkli parlak simlerle süslenmiş Sari giymiş. Damat da pek şık. Eve girmeden muz yedirip mango sütü içiriyorlar. Ayrıca kayınvalide bir buhurdanlık ile gelini ve damadı kutsuyor. İçeri giren çift oturduktan sonra dua ediliyor. Ayrıca duvarda resimleri bulunan tanrılar da canlı çiçeklerle süslenmiş. Gelin ve damadı tebrik ettikten sonra ayrılıyoruz. Bir tapınak görmek istiyoruz. Muhteşem bir Hindu tapınağı ama biz bu dinden olmadığımız için içeri giremiyoruz. Şoför şöyle bir açıklama yapıyor. Aynı dinden olmadığımız için tapınma bize farklı gelebilir, farklı yorum getirebilirmişiz bu yüzden izin verilmiyormuş. Tapınağın yüzü Hindu Tanrılarını gösteren figürler ile dolu. Sadece resim çekiyoruz. Ama daha sonra Mumbai’de kapıdan izleme şansını yakalayabildik.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196219" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11.jpg" alt="" width="720" height="540" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto11-701x526.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Daha önceden planladığımız gibi şu filmlerde gördüğümüz ikinci sınıf trenlerle Fort Cochin’e gideceğiz. Saat 18:00 deki trende bilet bulabiliyoruz. Bulabiliyoruz diyorum zira çok kalabalık. Tren istasyonu İngilizlerden kalma bir yapı. Çok düzgün. Üç taşıyıcı valizlerimizi hemen kapıyor, başlarına alıyorlar. Onlar önde biz arkada koşturuyoruz. Bu arada oradaki büfeden yiyecek bir şeyler ve su almayı da ihmal etmiyoruz. Zira önümüzde dört saat sürecek bir tren yolculuğu var. Trenin karşı perona geldiği anons edilince herkes gibi biz de bir trenden geçip öbürüne koşturuyoruz. İnsan kalabalık psikolojisiyle güruhta hareket ediyor. Apar topar trene biniyoruz. Bavulları oturduğumuz yerin üstüne adeta atarcasına yerleştiriyoruz. Ne olup bittiğini pek anlamadan bir yığın çıplak ayaklı Hintli kendilerini trene atıyor ve maymun çevikliğiyle bizim bavulların üzerine yerleşiyorlar. Hatta başımızın üstünden sallanan ayaklarını umursamadan, bir yer bulmanın sevincini gösterir biçimde bize zafer işareti yapıyorlar. Eğer bu trene binmeseydim Hindistan’ı tam yaşamış olur muydum diye düşünüyorum. Tavanda, yanlarda yine vantilatörler var. Biz hemen yiyeceklerimizi çıkarıyor, atıştırmaya başlıyoruz. Bir anda kimsenin bir şey yiyip içmediğini fark ediyorum. Yanımdaki Hintli beye bunun nedenini soruyorum O da bana dışarıda yiyip içmenin ayıp olduğunu, halkının fakir olduğunu alabilecek biri olsa bile şu anda almadığı için canının isteyebileceğini söylüyor. Çok utanıyoruz. Hemen aklıma çocukluğum geliyor. Bize de annemiz bunun ayıp olduğunu söylerdi. Demek geleneklerimizi böyle kaybediyoruz. Bu halk ondan sağlam duruyor. Karşımda Müslüman olduğunu düşündüğüm bir kız kitap okuyor. Bu arada Hindistan’da pek çok din var tabii ki bir o kadar da farklı ibadet yeri. Hepsi yan yana .Kilisenin yanında cami gibi. Ama hepsi Hintli. Bu farklı bir şey. Genç kız yanında oturan Hintli delikanlıdan rahatsız oluyor. Çocuk hem biraz yüksek sesle konuşuyor hem de pek yayılarak oturuyor. Hintçe mimiklerinden anladığım kadarıyla sert birtakım sözler söyler söylemez delikanlı yerini değiştiriyor. Daha sonra bunun nedenini duvarda okuduğumuz yazıdan anlıyoruz. Herhangi bir bayanı sözle ya da davranışla rahatsız eden biri iki yıldan başlamak üzere hapis cezası alabiliyor. Hava iyice kararıyor. Trenden inmek ayrı bir hüner istiyor. Zira tren durur durmaz korkunç bir kalabalık trene binmeye çalışıyor. Arkadaşım Türkçe “Çekilin!” diye bağırınca hepsi duruyor biz de iniyoruz. Halkta yıllarca yaşanmış bir eziklik var. Korkuyorlar.Kendimizi ve bavulları aşağıya atıyor rahat bir nefes alıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196215" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13.jpg" alt="" width="720" height="540" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto13-701x526.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Gece oldu. Hemen bir taksiye bindik daha önceden adreslerini aldığımız otelleri dolaşmaya başladık. Oteller butik oteller. Fort Cochin zengin bir yer anlaşılan .Oteller harika ama dolu. Kızım ve arkadaşım bir otele giriyorlar. Ben arabada yalnızım. Motosikletli siyah kasklı bir Hintli yanıma gelip pansiyonu olduğunu söylüyor. Orada da yer olmadığını öğrenince motosikletlinin arkasına takılıyoruz. Güzel bir villa. Bir Kuveytlinin eviymiş. Pansiyon olarak işletiliyor. Beğeniyoruz.Bizi Hollandalı bir bayan karşılıyor. Kendisi dört ay burada kalıyor. Masaj öğreniyor ve meditasyon yapıyormuş. Pansiyona para ödemiyor ama buna karşılık olarak pansiyonun işletmesini yapıyormuş. Gecenin o saatinde bize omlet pişirdi ve bundan ücret almadı. Bu pansiyonda ilk kez kalan Türkler biziz. Daha sonra yazdığımız anı defterinden de bunu anladık. Victor pansiyonu işleten Hintli de Hiristiyan. Evde bulunan resimlerden anlıyoruz. Bizi o kadar iyi ağırladı ki. Para bozdurmamızdan tutun her şeyimizle ilgilendi. Ev çok güzel. Herkese önerebilirim. Sivrisinek çok olacağı düşüncesiyle aldığımız tabletleri takıyoruz. Ayrıca fotoğraf makineleri ve telefon şarjları için üçlü iki piriz aldık. Odamız bir anda kablo doluyor. Burada nasıl resim çekmez insan. Renkler o kadar canlı ki. Her şeyi ölümsüzleştirmek için üç kanaldan çalışıyoruz. Sonuç bolca kablo. Gece geç vakte kadar sohbet ediyoruz. Ertesi gün bizim için bir hayli yorucu olacak. Rahat yatakta rahat bir uykudan sonra sabah Victor’un özene bezene hazırladığı kahvaltıyı yapıyoruz. Tropikal meyvelerden oluşan bir meyve salatası ve omlet. Çok leziz. Onunla sohbet edip bilgi alıyoruz. Rikşamız bizi kapıda bekliyor. Kerala backwaters. Hint okyanusunun kıyısındayız. Bunu hissetmek bile içimi coşkuyla dolduruyor. Giderken binaların üstünde orak çekiç resimlerinin nedenini öğrendik Bu bölgede komünist parti iktidardaymış. Tabi ki ilginç olan başka bir şey de hiç kabristana rastlamıyor olmamız. Hindu inancına göre ölülerin yakıldığı düşünülürse. Ama bu bölgede Müslüman ve Hıristiyan da var. Bizim şoförümüz de Hristiyan&#8217;dı. Daha sonra evine gittik. Koloni halinde yaşıyorlar. Kilise onlara tek odalı evler yapmış. Bahçede ibadet edilen yerleri var. Ormanın içinden ilerliyoruz. Ulu ağaçlar. Özellikle de kökler ilgimi çekiyor. Sağa sola yayılmışlar belli ki yağmurlar ve seneler bu ağaçları geliştirmiş olağanüstü bir güzelliğe bürümüş. Belli bir yere gelince tur otobüsüne daha doğrusu minibüsüne biniyoruz. Artık rehberimiz var. Hollandalı,İngiliz,Amerikalı turistler ile uzun kayıklara bineceğimiz yere geliyoruz. Kayıklarda motor yok .Su çok derin değil. Başta ayakta duran bir Hintli sopayı suyun dibine dayayarak kayığı itiyor.İlerliyoruz. Bambaşka bir dünya. Suda nilüferler, çeşitli çiçekler. Kanallara giriyoruz. Her iki kıyıda da evler var. Bazı yerlerde suda çamaşır yıkanıyor, bazı yerlerde yıkanıyorlar. Derin bir sessizlik. Bu sessizliği bozmamak adına fısıldayarak konuşuyoruz. Duyulan sadece deklanşörün sesi. Her şeyi görüntülemek istiyoruz. Kayık suda kayarcasına ilerlerken, hiç görmediğimiz kuşlar, bin bir çeşit çiçek, yeşilin her tonu. Büyülü bir atmosfer. Hiç bitmesin istiyorum. Uzun zamandır böylesine huzur dolmamıştı içim.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196220" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4.jpg" alt="" width="711" height="306" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4.jpg 711w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4-300x129.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4-570x245.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto4-701x302.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<p>Nasıl bir yer burası rüya gibi. Bir yerde duruyor. baharat ağaçlarının bulunduğu yollarda ilerliyoruz. Rehberimiz baharatları anlatıyor. Hindistan cevizleri kurutuluyor. Zaten bu meyvenin her türlü ürünü kullanılıyor. Yine meşhur Hint kenevirinden sicimin çok ilkel bir düzenekle yapılışını izliyoruz. Özellikle gemicilikte kullanılıyormuş. Bir başka kıyıda bambudan yapılmış, teknelere biniyoruz. Artık kanallardan çıkıyoruz. Ama bu sefer de kartpostallarda gördüğümüz palmiye ağaçlarının süslediği sahillerden geçiyoruz. Öğle yemeği vakti geldi. Kıyıya yanaşıyoruz. U şeklinde bir masa kurmuşlar. Masaya geçiyoruz. İşte hiç görmediğim bir servis. Muz ağaçlarının yaprakları tabak olarak geliyor. Daha sonra pilav ve acı soslar. İki üç tabak pardon yaprak yemek yiyorum. Sonra tabaklar suya atılıyor. Doğadan al doğaya ver. Nasıl bir çevrecilik. Yemekten sonra dolaşa dolaşa ne yazık ki bu muhteşem geziyi bitiriyoruz. Dönüşte bir kumaşçıya giriyoruz. Burası için çok pahalı 50$a tüm el işi ipek bir kumaş alıyorum. Akşam Chario Beach Restoranda nefis bir balık ziyafeti çekiyoruz. Üç kişi 650 Rupi. Burası sahilde olduğu için deniz ürünleri hem çok ucuz hem de çok bol. Balık cenneti. Ertesi gün meşhur Ayurveda Masajı için randevu aldık. Burada iki gün kalırız diye düşünmüştük ama bir gün daha uzatmaya karar verdik. Bileti değiştirdik. Buradan Mumbai’ye uçacağız. Çok şanslıyız. Bugün Fil Festivali var.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196222" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12.jpg" alt="" width="720" height="540" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto12-701x526.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Rikşamıza binip yola çıktık. Filler tapınakta süsleniyorlar. Uğur saydıkları bir işaretleri var. Filin üzerine oturanlar bunu yükseğe doğru kaldırıyorlar. Çalınan müzik tempolu. Filler yürüyorlar. Bacaklarında halhallar. Bol bol süsler. Bizim zurnaya benzer bir alet çalıyorlar. Okul çocukları da seyretmeye gelmişler. Forma giymişler. Tertemiz.Kızlar saçlarını örmüş. Bu bölgede okuma yazma oranı yüzde doksan. Şaşkın hayran bakışlarla izliyoruz. Ayrılıp plaja gitmek istiyoruz. Okyanusun kıyısındayız. Kumsalda atlayıp zıplıyoruz. Hintliler denize girmiyorlar. Sonradan nedenini anlıyoruz. Korkuyorlar.Gelgit olayı çok fazla. Hintli balıkçılar kayıklarını itiyorlar. Balık avlama zamanı besbelli. Biz Çin Balık Ağlarını göreceğiz. Bunun için güneşin batışı bekleniyor. Muhteşem bir manzara. Çinliler zamanından kalma ağlar halen kullanılıyor. Büyük bir düzenek. Ağlar da öyle. Buradan istediğiniz kadar balık alabiliyorsunuz. Biz de alıyoruz. Akşam Victor’un restoranında pişirtip yiyoruz.. Nefis bir ziyafet. Kızım Victor’a buralarda Mac Donald’ın olup olmadığını soruyor. Bunun ne olduğu hakkında bir fikri yok. Şaşırıyoruz. Anlaşılan buralarda tanınmıyor. Hintliler pek içki de içmiyorlar. Sigara da kullanmıyorlar. Mumbai’da gördüğümüz kadarıyla erkekler tütün çiğneyip tükürüyorlar. Ertesi gün gittiğimiz Ayurveda masajı enteresan. Oldukça virane bir yer. Uzanılan sert bir yatak var. Kullandıkları yağlar insanı rahatlatıyor. Daha ziyade zindelik veriyor. Hindistan’da alternatif tıp çok gelişmiş. Bu alanda çalışan doktorlar var. Ben de muayene olmak istedim ama doktor uzak bir yere gitmiş. Artık ne yapayım bir dahaki sefere dedim. Çıktıktan sonra dolaşıyoruz. Toplu çamaşır yıkanan yeri görüyoruz. Bu çamaşırhane, tüm şehrin temizleme ve çamaşır yıkama dükkanlarından gelen çamaşırların; topluca yıkandığı yer. Tüm çamaşırlar aynı yerde elde yıkanıp temizleniyor ve sahiplerine iletiliyor. Yüksek kamışların arasına ipler gerilmiş, çamaşırlar buralara mandalsız asılmış. Bu manzarayı Hindistan’ın her şehrinde görebiliyormuşsunuz. Bir de hemen her yerde bayan terzisi var. Aldığınız kumaşı size yarım günde dikiyorlar. Yaka modeli seçiyorsunuz. Bizim parayla 30 TL ye elbiseniz hazır.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196221" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2.jpg" alt="" width="720" height="478" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2.jpg 720w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2-300x199.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2-570x378.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto2-701x465.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></p>
<p>Burada oldukça lüks oteller var. İki katlı veya tek katlı. Butik otelleri Hintliler işletiyor. Evlerin mimarisi değişik. Boyalar ise harika. İnsanların ince zevki evlerinde de görülüyor. Ufak bir çarşısı var. Küçük dükkanlar. Hayran olduğumuz Hint elbiseleri, takıları satılıyor. Tabi kendimizi alamıyoruz. İnsan iki üç gün kalınca ,yüzler tanıdık geliyor. Bu arada ünlü Katakali Dansını seyretmeye gidiyoruz. Hindistan’da yıllardan beri oynanan, tiyatro-dans. Oyun öncesi makyaj ritüeli oyundan fazla sürüyor. Seyirciler bunu seyrediyorlar. Oyunun konusu biri tarafından anlatılıyor. Müzik ve şarkı söyleyen biri var. Eller, ayaklar, gözler özellikle de hareket ediyor. Bunun için oyuncular küçük yaştan eğitim alıyorlar. Dokuz mimiğin ifade edilmesi önemli. Cesaret, aşk, sakinlik, alay, korku, itilmek, merak, üzüntü, öfke. Oyunda iyi olanlar kazanıyor. Kostümler çok şatafatlı ve giyimi zor. Maskeler de öyle. Bir ya da bir buçuk saat sürüyor. Küçük bir sahnede oynanıyor. Hatta oyuncunun göz aklarını büyütücü bir madde dökülüyor. Oyuncular her şeyi göz hareketleri ve mimiklerle ifade ediyorlar. Oyun başlamadan pirinç tozu ile yerlere şekiller yapılıyor. ”Hoş geldiniz, sefa getirdiniz.” anlamında. Ben hayran kaldım.</p>
<p>28 Ocak artık Mumbai’ye uçuş zamanı. Jet Airways ile. Cochin Havaalanı çok modern, düzenli. İstanbul’dan direk buraya uçulabilir. İçerde yöre ürünlerini satan mağazalar var. Geçişte sırt çantalarımıza bir numara yapıştırıyorlar. Telaşta biri düşüyor. Onu arayıp buluyoruz. Zira onsuz geçirmiyorlar. Victor Mumbai’de bir arkadaşına telefon edip bizimle ilgilenmesini söylüyor ama ne yazık ki bu pek gerçekleşemiyor, Mumbai karmaşasında. Bir buçuk saat uçuş.</p>
<p>Mumbai Havaalanı da çok büyük ve lüks. Eski adıyla Bombay Hindistan’ın en büyük şehri. Ayrıca Film Endüstrisi Bollywood ve Oskar Ödüllü ,Mumbai’nin gecekondularında geçen “Slumdog Millionaire” aklıma geliyor. Uçak inerken havalimanını çevreleyen Kartonlardan oluşmuş gecekonduları görüyoruz. Havaalanında büyük puntolarla yazılmış.”Namaste Mumbai “yazısı göze çarpıyor. İnsan seli. Biz hemen bir prepaid taksi bileti alıyoruz. Kapılar açılıp dışarı çıktığımızda bir taksici ,taşıyıcı sürüsü üzerimize hücum ediyor. İşte büyük şehir. Her yerde aynı. Kendimi bir an Türk filmlerinde bavuluyla Anadolu’dan gelip Sirkeci Garında trenden inen tiplere benzetiyorum. Birden duruma hakim olup bir taksiye atlıyoruz. Korna sesleri, dip dibe giden arabalar, iki katlı otobüsler, pencerelerinde perde olan ya da cam olmayan otobüsler, çok lüks arabalar…..Korkunç bir karmaşa. Viktor’un bize verdiği otele gidiyoruz. Ama beğenmiyoruz. Oldukça kötü. Taksi şoförü Cochi’dekine benzemiyor. Suratsız. Pek emniyet telkin etmiyor. Sahili görünce iniyoruz.Hava yavaş yavaş kararmaya başladığı için tedirginiz.Bir an önce otele yerleşmek istiyoruz. Sahilde bulduğumuz polise otel soruyoruz. Halk toplanıp merakla bizi izliyor. Bu arada solumuzda yüksek restorasyon yapılan bir bina görüyorum. Bunun otel olabileceğini düşünüp gidiyoruz. Kapıya geldiğimizde uçaktan bile daha fazla bir güvenlik zinciri ile karşılaşıyoruz. Kapıda otelin ismini okuyunca neden böyle olduğunu anlıyoruz.”Taj Mahal Inter Continental Otel”. Gazete kupürleri gözümün önüne geliyor.. Daha sonra da aldığımız bilgilere göre Mumbai’de aynı anda yedi yerde patlama oluyor. Teröristler Taj Mahal’de bulunanları rehin alıyorlar. Yüzden fazla ölü. Tabi otelde yangın çıkmış. Bina çok eski ve mükemmel bir yapı. Restore ediliyor. Kapıdaki güvenlik görevlileri bize yardım ediyor. Otel dolu ama o kadar güzel ki daha sonra buraya gelip. Colaba’da ünlü Gateway of India (Hindistan’ın Giriş Kapısı)nı seyrederek kahvelerimizi içiyoruz. İngiltere Kralının buraya ziyaretini ölümsüzleştirmek için yapılmış bir anıtmış. Otel görevlisi hemen otelin karşısındaki klimalı lüks taksilerden birine bindiriyor. Başlıyoruz,otel aramaya dönüp dolaşıp Taj Mahal’in bir arka sokağında Apollo Otel’i buluyoruz. Temiz ve fiyatı uygun. Merkeze de çok yakın. Akşam dışarı çıkıp dolaştık. Neriman Point’e yürüdük. Deniz kenarında halk gezintiye çıkmış. Kordon boyu, şenlikli.Hatta bir köpek fuarına bile rastlıyoruz. Faytonlar ilginç. Çok yüksek ve süslü. Beyaz metal kullanarak süs yapılmış. Ertesi sabah erken kalkıp Elephanta Adası’na gitmeyi planlıyoruz. Burası Unesco tarafından dünya mirası ilan edilmiş. Otelde kahvaltımızı yapıyoruz.ve on dakikalık bir yürüyüşle gemilerin kalktığı Gateway of India’ya geliyoruz. İki saatlik bir yolculuk yapacağız. Biletlerimizi alıyoruz. Gidiş – dönüş kişi başı 100 rupi. Tekneler dip dibe yanaşıyorlar. Çok büyük olmayan bu tekneler fazla kişi almıyorlar. Görevliler bir tekneden öbürüne atlıyorlar. Bizim teknede neşeli bir üniversiteli grupla ,hocaları var. Hintlilerin bir başka özellikleri de yüksek sesle konuşmamaları. Kimse rahatsız olmuyor. Gemide bizim Hint fakiri dediğimiz türden bir adam dikkatimi çekiyor. Daha sonra onun devletin görevlendirdiği rehber olduğunu anlayıp peşine takılıyoruz. Adaya vardığınızda bir trene biniyorsunuz.10 Rupi.15 -20 dakika yürüyüş mesafesi. Girişte &#8220;İncredible India&#8221; yazıyor. Çok doğru. Trenden indikten sora dik bir yokuştan çıkarak mağaraların bulunduğu bölgeye geliyorsunuz. Burada da bir giriş ücreti ödüyorsunuz. Yokuş olduğu için tahtırevan gibi düzenekler yapmışlar. Yaşlılar ya da çıkamayacak durumda olanlar buna biniyorlar. Her iki ucunda uzanan tahta kolları arkada ve önde tutan iki Hintli tarafından taşınıyorsunuz. Sağlı sollu değişik heykeller, taşlar, el işlemesi kumaşlar ve turistik objelerin toplandığı bir yolda tırmanıyorsunuz. Çok fazla pazarlık yapılmıyor. Zaten Hindistan fazla pazarlığın yapılmadığı bir ülke. Fiyatlar aşağı yukarı her yerde aynı.. Bu adada ms 450 yıllarından kalma mağaraların içine oyulmuş devasa heykeller var. Eskiden burada büyük bir fil heykeli varmış. Adanın adı buradan geliyor. Bu heykel daha sonra parçalar halinde taşınarak Mumbai’de Victoria Gardens müzesinde birleştirilmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196224" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8.jpg" alt="" width="718" height="418" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8.jpg 718w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8-300x175.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8-570x332.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto8-701x408.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 718px) 100vw, 718px" /></a></p>
<p>Mağaraların ilkinde anlatılanları dinliyoruz. Tanrı Brahma, Tanrı Şiva’nın heykelleri var. Kadın ve erkek aynı bedende gösterilmiş. Nedeni de ikisinin bir bütün olduğuna dair inançları. Rehberimiz her heykelin hikayesini uzun uzun anlatıyor. Bu arada kendisi ile sohbet etme fırsatını yakalar yakalamaz sorularımı peş peşe sıralıyorum. Mesleği neymiş, neye inanıyormuş gibi. Kendisi ilkokul tarım öğretmeniymiş. Dersinde ne yaptığını sorunca bana anlatıyor. Okulun bahçesinde çocuklarla birlikte pirinç yetiştiriyorlarmış. Sene sonunda da elde ettikleri üründen pilav yapıp velilere sunuyorlarmış. Böylece bir çocuk, bir pirinç tanesinden beslenebileceğini, ama bir pirinç tanesinin ne kadar zor yetiştiğine kendisi şahit oluyormuş. Hindu öğretmen benim de öğretmen olduğumu anlayınca hemen internet adresini veriyor. Bana çalışmalarını anlatan bir yazıyı daha sonra yolladı. Hayat felsefelerine hayran olmamak elde değil. Adada her yerde maymunlar cirit atıyorlar. Ama kızdırmamak lazım. Saldırabiliyorlar.Ayrıca tavus kuşları ve adını bilmediğim ,hindi cinsi değişik hayvanlar görüyorum. Bu ada insanı çok etkiliyor. Sanki tarih öncesinden. Geldiğimiz tekne ile değil başka bir tekne ile dönüyoruz. Akşam dolaşmaya çıktık. Bazı kadınlar tavus kuşlarının tüylerinden yaptıkları yelpazeleri satıyorlar. Gece Mumbai canlı. Akşam Delfi Darbor restorana gidip Hint yemeklerinden yedik. Restoran Müslümanların. Yemekten sonra bir tasta limonlu su geliyor. Ellerinizi yıkıyorsunuz. Herhalde bu yemeğini elle yiyenler için. Otele dönüyoruz. Odamızda Hint filmi seyrediyoruz. Ertesi gün erkenden Dabawallah’ları görmeye gideceğiz. Mumbai’de çalışan binlerce işçinin öğle yemeklerini taşıyan kişiler. Çeşitli banliyölerden çalışmak için Mumbai’ye gelen işçilerin hanımları onlara yemek pişirip sefertasları içine koyuyorlar. Dabawallahlar da bunları alıp üzerine bir işaret koyarak el arabaları ile trene bindirip soğumadan sahiplerine ulaştırmak için koşturuyorlar. Her gün saat on birden sonra Churchgate Tren istasyonu civarında bir koşturma başlıyormuş. Bu kadar çok yemeği nasıl şaşırmadan sahiplerine ilettikleri ayrı bir şaşkınlık konusu. Herhâlde dünyanın en gelişmiş hızlı posta servisi. Hata yapma olasılıklarının çok düşük olması da cabası. Başlarından üçgen biçiminde şapkaları var .Giysileri beyaz. Mumbai’nin kordonundan geçiyor, Chowpatty Beach’i görüyoruz. Deniz temiz olmadığı için artık bu plajda denize girilmiyormuş. Sıra Malabar bahçelerini görmede. Epeyce yukarı çıkıyoruz .Ağaçlar muhteşem. Burada evler bir hayli lüks. Bahçelerde ağaçlar çeşitli hayvan figürleri şeklinde budanmış. Ayrıca çocukların oynaması için ayakkabı şeklinde bir oyun alanı yapılmış. Buradan Mumbai’yi seyrettik. Manzara çok güzel. Aşağıya indiğimizde bir tapınağa giriyoruz. Kapıda tanrılara sunulmak üzere hazırlanmış hakiki çiçeklerden kolyeler var. İbadete gelenler bunlardan alıyorlar. Burada kumaşları işleyen Hintli hanımlara rastlıyoruz. Tapınak yukarıda ,tırmanmak gerekiyor.Sağda solda eskiden bizim aile evi dediğimiz türden evler var. Pencerelerden sarkan çamaşırlar, boyaları dökülmüş binaların arasından bir merdiveni çıkıyor, tapınağa varıyoruz. Bir Hindu tapınağı. Sadece kapıdan bakmamıza izin var. İçerinin resmini çekemiyoruz. Bir Hintli elindeki kaptan döktüğü süt ile bir heykele tapıyor bir yandan da mırıldanıyor Sesi yüksek olan tavanda yankılanıyor.Çok etkilendim. Buradan sonra üniversite binasını görüyoruz. Hint mimarisi ile yapılmış.Gotik tarzda. Mahatma Gandhi’nin yaşadığı eve gidiyoruz. Ev August Kranti meydanında. Ev müze haline dönüştürülmüş. Ayrıca küçük maketlerle Gandi’nin yaşamı ve devrimi anlatılıyor.Sade yaşamı,onun halkıyla ne kadar bütünleştiğini anlatıyor.<br />
. Bu arada kriket oynayanları görebiliyorsunuz. İngilizlerden kalma bir spor. Sokaklarda antika eşyalar çok fazla. Musevi mahallesine gidiyoruz. Antikacıların merkezi. Akşam Mumbai’nin lüks semtlerinden birinde yemek yedik.”Ruby Tuesday”restoran. Son gecenin keyfini çıkarmak istedik. Gece sabaha karşı uçağımız kalkıyor. Gece başlayan yolculuk 31 Ocak günü Dubai Havaalanında süren on altı saatlik bir bekleyişle sürüyor. Oradan bir şubat günü İstanbul’a varıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-196225" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9.jpg" alt="" width="718" height="363" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9.jpg 718w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9-300x152.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9-570x288.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/04/foto9-701x354.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 718px) 100vw, 718px" /></a></p>
<p>Hindistan kesinlikle birçok kez gitmeyi düşündüğüm bir ülke. Etkisinden kurtulmak zor. Gezginlerin görmesi gereken bir yer.</p>
<p>Bombay’da Bhindhi Bazar’a gitmeyi unutmayın. Biraz tehlikeli ama..</p>
<p>Fort Cochin CHAROT BEACH RESTORAN’ da yiyebilirsiniz.</p>
<p>Pancer Tikka Masala. Murivienna’dan tatmalısınız.</p>
<p>Thiruvananthapuram&#8217;da SURYA tekstile uğrayın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürüyor!..</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/corona-virusu-dunya-genelinde-can-almayi-surduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 12:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[corona virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189698</guid>

					<description><![CDATA[Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürürken, üç ülkeden aynı gün rekor haberleri geldi. Hindistan ve Meksika vaka sayılarında zirveyi görürken, Brezilya ise en çok can kaybının yaşandığı günü geride bıraktı. Corona virüsü salgınında hastalığa yakalananların sayısı 6 milyonu aşarken, dünya genelinde pek çok bölgeden rekor haberleri gelmeye devam ediyor. Avrupa’da normalleşme adımları atılsa da, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Corona virüsü dünya genelinde can almayı sürdürürken, üç ülkeden aynı gün rekor haberleri geldi. Hindistan ve Meksika vaka sayılarında zirveyi görürken, Brezilya ise en çok can kaybının yaşandığı günü geride bıraktı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189699" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg" alt="" width="865" height="486" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1.jpg 865w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/06/Corona-virüsü-Rusya-1-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 865px) 100vw, 865px" /></a></p>
<p>Corona virüsü salgınında hastalığa yakalananların sayısı 6 milyonu aşarken, dünya genelinde pek çok bölgeden rekor haberleri gelmeye devam ediyor. Avrupa’da normalleşme adımları atılsa da, Amerika kıtası ve Asya’da tablo giderek ağırlaşıyor.</p>
<p>BREZİLYA’DA EN YÜKSEK CAN KAYBI</p>
<p>Dünya genelinde en çok vaka görülen ikinci ülke konumuna gelen Brezilya’da can kayıplarında da acı bir rekor kırıldı. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ülkede bir gün içindeki en yüksek ölü sayısı kayıtlara geçti.</p>
<p>Buna göre Brezilya’da son 24 saat içinde 1262 kişi hayatını kaybetti. Toplam ölü sayısı 31 bin 199’a yükseldi. Bu süreçte 28 bin 936 yeni tanı koyulurken, toplam vaka sayısı da 555 bin 383’e ulaştı.</p>
<p>MEKSİKA VAKALARDA ZİRVEYİ GÖRDÜ</p>
<p>Brezilya’nın ardından Amerika kıtasından bir rekor haberi de Meksika’dan geldi. Bir günde 3 bin 891 kişiye yeni tanı koyulan ülkede, bu alanda salgın başından bu yana en yüksek seviye görüldü. Bir önceki rekor geçtiğimiz hafta salı günü kırılırken, üst üste gelen veriler salgının yavaşlama belirtisi göstermediğine işaret ediyor.</p>
<p>Toplam vaka sayısı 100 bine yaklaşırken, 97 bin 326’ya yükseldi. Ülkede son 24 saatte 470 kişinin de hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Toplam can kaybı ise 10 bin 637.</p>
<p>HİNDİSTAN 200 BİNİ GEÇEN 7. ÜLKE</p>
<p>Hindistan’da kritik bir eşik rekor kırılarak aşıldı. Ülkede 200 bin vaka sınırı geçilirken, 8 bin 909 yeni vakayla da salgın başından bu yana en yüksek günlük artış gerçekleşti. Toplam vaka sayısı 207 bin 615’e yükselen Hindistan, 200 bin vakayı aşan yedinci ülke oldu.</p>
<p>Hindistan’da corona nedeniyle işsiz kalanlar evlerine dönebilmek için sıra beklerken.</p>
<p>Ülkede corona virüsü nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı ise 5 bin 833 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>RUSYA’DA YAVAŞLAMA YOK</p>
<p>Corona virüsü salgınının en sıcak merkezlerinden Rusya’da son veriler kamuoyuyla paylaşıldı. En çok vakanın görüldüğü üçüncü ülke olan Rusya’da dünden bu yana 8 bin 536 yeni tanı koyuldu. Virüse yakalanan kişi sayısı böylelikle 432 bin 277’ye ulaştı.</p>
<p>Yetkililer 178 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam ölü sayısının 5 bin 215’e yükseldiğini açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
