<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/istanbul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Dec 2025 12:09:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: İstanbul’un Sihirli Dünyası &#8211; Arkeoloji Müzesi</title>
		<link>https://belgoturk.tv/kultur-sanat/beste-serim-erbak-istanbulun-sihirli-dunyasi-arkeoloji-muzesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 12:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR-SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231480</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un Sihirli Dünyası; Arkeoloji Müzesi Bu sabah öğleye doğru ancak toparlanıp, çıkabildik. Annem ve babamın gençlik yıllarında sık sık gittikleri tarihi Vefa Bozacısını ziyaretle gezimize başlamak istedik.1870’te Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey, Vefa semtine yerleşir. İlk kez evinde denediği farklı bir kıvamda Bozayı önceleri elden satmış. Fakat sonraları çok beğenilince 1876’da İstanbul’un Vefa semtinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Sihirli Dünyası;<br />
Arkeoloji Müzesi</p>
<p>Bu sabah öğleye doğru ancak toparlanıp, çıkabildik. Annem ve babamın gençlik yıllarında sık sık gittikleri tarihi Vefa Bozacısını ziyaretle gezimize başlamak istedik.1870’te Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey, Vefa semtine yerleşir. İlk kez evinde denediği farklı bir kıvamda Bozayı önceleri elden satmış. Fakat sonraları çok beğenilince 1876’da İstanbul’un Vefa semtinde bir Boza dükkânını açmış. 4 nesildir aile fertleriyle devam eden işletmenin eşi benzeri yok. İlk defa Orta Asya ve Balkanlarda ortaya çıkan bu içecek özellikle soğuk kış aylarında tüketiliyor. Buğday arpa, darı, mısır, bulgur, gibi çeşitli tahılların fermente edilmesiyle elde ediliyor. Kendine özgü tatlı-ekşi bir tadı var. Kalorisi yüksek ve mayalanma sonucunda elde edilen bir gıda olduğundan probiyotik değeri fazla bir gıda. Sokaklarda “Booozaa! Booozaaaa!” diye melodik bir ses tonuyla bağıran seyyah satıcılar kışın geldiğinin habercisidir hala.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231481" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-1-570x428.jpeg 570w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Vefa Bozacının ahşap mobilyaları, duvarlardaki devasa aynalar, çiniler mermer tezgâh, yüksek tabureler buram buram tarih kokuyor.  Atatürk’ün 1937’de boza içtiği bardak duvarda bir camekân içinde sergileniyor. Boza, bol tarçın dökerek, sarı leblebi eşliğinde içiliyor. Bu nedenle eğer boza içmek isteniliyorsa, ilk önce, 1922 yılından beri aynı sokakta faaliyet gösteren, Tarihi Vefa Leblebicisine uğrayıp bozanın özel refakatçisi leblebiden almak gerek.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg" alt="" width="640" height="525" class="alignnone size-full wp-image-231482" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2-300x246.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-2-570x468.jpeg 570w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Buradan Osmanlı padişahlarının yaşadığı, uzun yıllar devletin yönetim merkezi olarak kullanılan Topkapı Sarayının bulunduğu Sarayburnu’na gidip Arkeoloji müzelerini gezmek istiyoruz. Çiseleyen yağmur, Sarayı çevreleyen surların üzerindeki, padişahların resmigeçitleri izleyebilmeleri için yapılan Alay Köşkü’nü tüm güzelliği ve zarafeti ile göz önüne çıkarıyor. Sarayın bahçesi Gülhane Parkı girişini geçerek, Osman Hamdi Bey yokuşunu hafifçe tırmanıyoruz. Bir güvenlik kulübesinde kontrolden sonra Arkeoloji, Eski Şark Eserleri ve Çinili Köşk Müzelerinin yer aldığı alana açılan kocaman siyah, şık, iki kanatlı bir ferforje kapının önüne varıyoruz. Kendisine Türkiye’nin ilk arkeoloji müzesini kurma görevi verilen Osman Hamdi Bey’in inşa ettirdiği ve uzun yıllar müdürlük yaptığı 1891 yılında açılan Arkeoloji müzesi ön cephesindeki devasa sütunlarıyla, adeta bir tapınağı andıran görkemiyle muhteşem gözüküyor. Dünyada müze binası olarak Neo-Klasik mimaride inşa edilmiş ender tarihi yapılardan biri.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg" alt="" width="620" height="594" class="alignnone size-full wp-image-231483" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1.jpeg 620w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-300x287.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-570x546.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1-30x30.jpeg 30w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p>Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, İstanbul’da doğup, yine orada vefat eden, Osman Hamdi Bey (1842  &#8211; 1910),şehrin belediye başkanlığını yapmış, müzeci, kimyager, felsefeci ve ressam. Tanınan en meşhur tablosu “Kaplumbağa Terbiyecisi ”adıyla biliniyor. İlk Türk arkeoloğu olarak kabul ediliyor. En önemli arkeolojik kazısını 1887-1888&#8217;de Lübnan’da Sayda Kral Mezarlığında yapmış. Bu kazılar sırasında bulduğu dünyaca ünlü İskender, Ağlayan Kadınlar ve Likyalahdi müzede sergileniyor. Osman Hamdi Bey, aynı zamanda günümüzün Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin de kurucusu.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231484" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/10-1-570x428.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Girişte, alınlık üzerinde Osmanlıca &#8216;Asar-ı Atika Müzesi&#8217; (Eski Eserler Müzesi) yazıyor. Yazının üzerinde ise Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid&#8217;e ait tuğra bulunuyor. İçinde bir milyona yakın eserin bulunduğu müze gerçekten insanı büyülüyor.  Birinci katta Mısır mitolojisinde dans, müzik ve savaş (isyan) tanrısı olarak bilinen Cüce Tanrı Bes’in 4,5 – 5 metrelik devasa heykeli bizi karşılıyor. Elinde kafası koparılmış bir hayvanı tutuyor. Tüm Duvarları kaplayan resimler size tarihte yolculuk yaptırıyor.<br />
Troya’dan çıkartılan bulgular, Hititler ve Gordionlardan kalma taş işçiliği örnekleri, Lübnan Baalbek ve Suriye Palmira’dan gelen mezar taşları harika. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg" alt="" width="1123" height="768" class="alignnone size-full wp-image-231485" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01.jpeg 1123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-300x205.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-1024x700.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-768x525.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-570x390.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-80x55.jpeg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-701x479.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/01-1067x730.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1123px) 100vw, 1123px" /></a></p>
<p>Bahçe birçok tarihi eserler ile süslenmiş. Çok güzel bir peyzaj yapılmış, huzur dolu bir yer. Ufak şirin bir de kafe var. Bir banka oturup tarihte yaşamanın keyfini çıkarıyoruz.<br />
Gülhane Parkına dönerek Bizans’ın İlk kilisesi Aya İrini’yi geziyoruz. Roma İmparatoru Konstantin 330`larda Hıristiyanlık öncesi bir tapınağın bulunduğu yerin üzerine Aya İrini Kilisesi’ni inşa ettirmiş. İstanbul’da camiye çevrilmeyen tek kilise. Birçok kez onarılmış ve çeşitli amaçlarla kullanılmış. Şimdi içerde hiçbir mobilya yok, boş. Olağanüstü akustiği ve atmosferi nedeniyle klasik müzik performansları için konser salonu olarak hizmet veriyor. İçerideki mistik ve karanlık hava insanı ürkütüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg" alt="" width="1280" height="977" class="alignnone size-full wp-image-231486" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08.jpeg 1280w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-300x229.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-1024x782.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-768x586.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-570x435.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-701x535.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/08-1067x814.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p>1728 yılında inşa edilmiş İstanbul’un en güzel çeşmelerinden birinin, Sultan III. Ahmet Çeşmesinin önünden geçiyoruz. Rokoko mimarisiyle o kadar güzel işlenmiş ki; Sanki bir masalın içinde ilerliyor gibiyiz.<br />
Bir an karnımızın acıktığını anlayıp, İstanbul’un en tarihi sokaklarından biri Soğukçeşme Sokağına doğru yürüyoruz. Araç trafiğine kapalı sokak, adını girişindeki, 1800’de Osmanlı padişahlarından III. Selim döneminde, yaptırılan mermer çeşmeden alıyor. Arnavut kaldırımlı dar sokakta, evler sokağın tek tarafına sıralanmış ve sırtlarını Topkapı Sarayı surlarına yaslamışlar. Evlerin kapı ve pencereleri ise Ayasofya’ya bakıyor. Tarihte iki ya da üç katlı cumbalı ahşap evlerin daha doğrusu konakların ve bir de Bizans sarnıcının bulunduğu sokak tarihe meydan okuyor. İngiliz sanatçı John FredrikLewis’ın 1836’da Londra’da basılmış olan renkli gravürü bu sokağı gösteriyor. Osmanlı Dönemi’nde saraya yakın kişilerin oturduğu konaklar, zaman içeresinde harap olmuş, yıkılmış, viraneye dönmüş uzun süre bakımsız halde kalmışlar. Ancak 1985-1986 yılları arasında sokakta bulunan tüm yapılar yıkılarak Çelik Gülersoy’un önderliğinde eski evlerin mimarisine sadık kalmak koşuluyla, yeniden yapılan pastel renkli evler 1986 yılında tamamlanmış. Evlerin arasından az da olsa tarihi sur duvarlarını görmek mümkün.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg" alt="" width="640" height="480" class="alignnone size-full wp-image-231487" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1.jpeg 640w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1-570x428.jpeg 570w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Sokakta bir dönem oto tamir atölyesi olarak kullanılan sarnıcın içine dolan toprak ve moloz temizlenmiş. Onarımdan geçtikten sonra 7metre derinliği olduğu saptanmış. Restorasyonda yapının orijinal haline sadık kalınmış. Şimdi “The Sarnıç Restaurant” adıyla hizmet veriyor. Aşağıya doğru bir merdiven ile indik. Masif ahşap masa ve sandalyeler, demir avize ve şamdanlar ve bir şömine ilavesiyle tam bir ortaçağ atmosferi oluşturulmuş. Havadaki nem kokusu bize nerede olduğumuzu hatırlatıyor. Burada yediğimiz yemek sırasında farklı duygular yaşıyoruz.<br />
Artık bu güzel gezinin sonuna geldik. Yarın İzmir’e dönüyoruz. Bir başka zamanda bir başka yerini keşfetmek üzere şimdilik “Hoşça kal İstanbul!” diyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg" alt="" width="480" height="629" class="alignnone size-full wp-image-231488" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11.jpeg 480w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/11-229x300.jpeg 229w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg" alt="" width="960" height="871" class="alignnone size-full wp-image-231489" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1.jpeg 960w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-300x272.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-768x697.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-570x517.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1-701x636.jpeg 701w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg" alt="" width="480" height="431" class="alignnone size-full wp-image-231490" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1.jpeg 480w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1-300x269.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: İstanbul’un Görkemli Sarnıçları</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-istanbulun-gorkemli-sarniclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 10:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ARKEOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezinti]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=231469</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’un Görkemli Sarnıçları İstanbul, Osmanlı’nın ahşap evleriyle ünlü. Bu karakteristik tarihi evlere hala rastlıyoruz. İşte biraz daha Ayasofya’ya doğru yaklaşınca bunlardan biri önümüze çıkıveriyor. Turşucuzade Konağı geçirdiği yangınlarla yıpransa da şimdi aslına uygun olarak yeniden yapılmış. 1800’lü yıllarda bu güzel konak, Şeyhülislam Turşucuzade Ahmed Muhtar Efendi’ye aitmiş. Bugün İstanbul Belediyesinin Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veriyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Görkemli Sarnıçları</p>
<p>İstanbul, Osmanlı’nın ahşap evleriyle ünlü. Bu karakteristik tarihi evlere hala rastlıyoruz. İşte biraz daha Ayasofya’ya doğru yaklaşınca bunlardan biri önümüze çıkıveriyor. Turşucuzade Konağı geçirdiği yangınlarla yıpransa da şimdi aslına uygun olarak yeniden yapılmış. 1800’lü yıllarda bu güzel konak, Şeyhülislam Turşucuzade Ahmed Muhtar Efendi’ye aitmiş. Bugün İstanbul Belediyesinin Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231476" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg" alt="" width="1814" height="1443" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02.jpeg 1814w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-300x239.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1024x815.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-768x611.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1536x1222.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-570x453.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-701x558.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/02-1067x849.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1814px) 100vw, 1814px" /></a></p>
<p>Tarih boyunca görkemli şehir İstanbul, ihtiyacını karşılamak üzere suyu, her biri birer sanat eseri niteliğindeki yeraltı sarnıçlarında depolamış. Bu eserlerden en güzeli Sultanahmet’teki Yerebatan Sarnıcı. Hatta o kadar muhteşem ki; Yerebatan Sarayı olarak da adlandırılıyor. Bizans imparatoru I. Justinus tarafından 526-527 senelerinde yaptırılmış. Tuğladan inşa edilen sarnıcın 100.000 ton su depolama kapasitesi bulunuyor.336 sütunu ile inanılmaz bir mimari ve mühendislik örneği. Su yalıtımı harika. 2022 yılında restorasyonu tamamlanmış. Su havuzlarının birinde ters duran Medusa başının sırrı ise; sütunlara bakanların taş kesilmelerini engellemek içinmiş. Girişinde uzun bir kuyruk var. Her taraftan gelen insanlar bu harika eseri görmek istiyor. Taş merdivenden inerken büyüleyici bir aydınlatma ile devasa sütunların arasındaki su havuzları, yürüyüş yollarını görüyoruz. Güzellik karşısında büyülenip, durmadan fotoğraf çekiyoruz. Çeşitli sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan bu müze tarihin içinde nefes alma fırsatı sunuyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231470" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg" alt="" width="972" height="717" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07.jpeg 972w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-300x221.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-768x567.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-124x90.jpeg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-570x420.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/07-701x517.jpeg 701w" sizes="auto, (max-width: 972px) 100vw, 972px" /></a></p>
<p>Bu güzel eserden sonra meydana doğru yürürken 1957’de açılan hikâyesiyle ünlü Pudding Shop tabelası gözümüze çarpıyor. O zamanlar Nepal ya da Hindistan’a giderken İstanbul’dan geçen Hippilerinin uğrak yeri olan bu mekân, şimdinin Lale Restoran’ı, Çiçek Çocuklarının anılarıyla dolu. Adeta bir müze.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231472" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg" alt="" width="1536" height="1304" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-300x255.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1024x869.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-768x652.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-570x484.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-701x595.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/06-1067x906.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Binbirdirek’teki 1600 yıllık Şerefiye Sarnıcını (Theodosius Sarnıcı) gezmek üzere yola devam ediyoruz. MS.408 ve MS.450 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından inşa ettirildiği düşünülen sarnıç adeta gizli bir cevher. Bahçesinde ve girişte Sanatçılar Bubi, Fırat Engin, Mehmet Sinan Kuran, Haydar Akdağ ve Seydi Murat Koç tarafından tasarlanan heykeller, mitolojik kahraman Şahmeran’ın modern versiyonları. Üstte güzel bir kafe bulunuyor. Gelenler kitaplarını kahve eşliğinde huzur içinde okuyorlar. Huzur diyorum zira hiç gürültü yok. Burası İstanbul’un karmaşasından uzak. Sakin. Sarnıçta sütun sayısı 32. Gösterim saatini kaçırmak istemiyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231473" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg" alt="" width="1536" height="1383" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-300x270.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1024x922.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-768x692.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-570x513.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-701x631.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/09-1067x961.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Dünyanın 360 derece yansıtım tekniğinin uygulandığı en eski yapı olan Şerefiye Sarnıcı, tarihi sanat ve teknoloji ile buluşturuyor. Büyüleyici bir atmosfer. Müzik, ses ve renkler harika. Bu gösteri sizi başka diyarlara götürüyor.<br />
Çıktıktan sonra hemen sol tarafta kapısının önünde bayrak direklerinin bulunduğu tarihi bina dikkatimi çekiyor. Geçmişte farklı kuruluşlarca kullanılan Arif Paşa Konağının yapılış tarihi tam olarak belli değil ama 1800’lü yıllarda inşa edildiği düşünülüyor. Yapı tarih boyunca birçok kez el değiştirerek hizmet vermiş. Zabıta müdürlüğünden, konservatuvara kadar. Şimdi ise Türk devletlerinin oluşturduğu uluslararası bir kuruluş olan Türk Devletleri Teşkilatı Merkez Ofisi olarak kullanılıyor. Su sarnıcının hemen yanında olması belki de onunla bir bağlantısı olduğundandır.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231474" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg" alt="" width="1535" height="1456" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03.jpeg 1535w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-300x285.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1024x971.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-768x728.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-570x541.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-701x665.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/03-1067x1012.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1535px) 100vw, 1535px" /></a></p>
<p>Çemberlitaş’a doğru yürürken Sultan II. Mahmut’un türbesi ve sebili karşısında, Osmanlı mimarisinin tipik örneklerinden İstanbul’un ilk bağımsız kütüphanesi olmasıyla bilinen Köprülü Kütüphanesi’ni görüyoruz.1661 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından vakıf kitaplığı olarak yaptırılmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-231475" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg" alt="" width="1536" height="1460" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-300x285.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1024x973.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-768x730.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-570x542.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-701x666.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-1067x1014.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/12/05-30x30.jpeg 30w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Tramvay hattını takip ederek Çemberlitaş’a doğru ilerliyoruz. Varmadan caddenin sağındaki tarihi Çemberlitaş Hamamı da birçok tarihi eser gibi bir vakfın parçası olarak yaptırılmış. 1571-1583 yılları arasında Mimar Sinan’ın gözetiminde inşa edilmiş. Semt adını Çemberlitaş olarak bilinen tarihi sütundan almış. XIX. yüzyılda Çemberlitaş popüler bir yerleşim bölgesiymiş. XX. yüzyılda Anadolu’dan yoğun göç almaya başlayınca eski sakinler burayı terk etmiş.</p>
<p>330 yılında İmparator Konstantin Bizans’ı Roma İmparatorluğu’nun başkenti ilan ederek adını Konstantinopolis olarak değiştirmiş. Bu günün anısına da oval şekilli etrafında heykeller dini yapılar olan Forum’un ortasına 35 metre yüksekliğinde dev bir porfir sütun (Bazalt taş)diktirmiş. Sütunun tepesine ise kendisinin heykelini koydurtmuş.416 yılında depremden zarar gören sütunu sağlamlaştırmak için etrafına demir halkalar ilave edilmiş. 1106 yılında çıkan bir fırtınada Konstantin’in heykeli düşüp parçalanınca, İmparator I. Manuel Comnenus yerine dev bir haç koydurmuş. Türklerin Konstantinopolis’i 1453’de fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed haçı indirtmiş. Çevredeki her şeyin yandığı 1779 yangınında sütun isten simsiyah olunca halk ona “Yanık Sütun” demeye başlamış.<br />
Artık akşam oldu. Yorucu gün Etiler Sıralı Kebap’ta son buluyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak :Kamondo Merdivenleri</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/beste-serim-erbak-kamondo-merdivenleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 18:36:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=230660</guid>

					<description><![CDATA[Bugünkü gezimize Karaköy’den başladık. Galata Köprüsünün yakınındaki semtin adının neden Karaköy olduğuna dair iki hikâyesi var;Bir tanesi Bizans zamanında burada Karay Türklerinin yaşaması, bir diğeri ise 19. yüzyılda Karaim Yahudilerin yerleşim yeri olması.Karaköy’ün her sokağında, her caddesinde tarihin muhteşemliğine şahit olmak mümkün. Gelip geçenlerin izlerini bıraktığı bir liman bölgesi burası.İlk gözümüze çarpan, Voyvoda caddesinin Karaköy [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü gezimize Karaköy’den başladık.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230661" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5287-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Galata Köprüsünün yakınındaki semtin adının neden Karaköy olduğuna dair iki hikâyesi var;Bir tanesi Bizans zamanında burada Karay Türklerinin yaşaması, bir diğeri ise 19. yüzyılda Karaim Yahudilerin yerleşim yeri olması.Karaköy’ün her sokağında, her caddesinde tarihin muhteşemliğine şahit olmak mümkün. Gelip geçenlerin izlerini bıraktığı bir liman bölgesi burası.İlk gözümüze çarpan, Voyvoda caddesinin Karaköy meydanıyla kesiştiği köşede bulunan dört katlı Nordstern Han.1889 yılında Karaköy’de diğer birçok yapıyı da inşa ettiren Kamondo ailesi tarafından yaptırılmış. Bazı kaynaklara göre, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önemli temsilcisi,Levanten kökenli Türk vatandaşı Mimar Giulio Mongeri’nin İstanbul’daki ilk eseri. Halen otel olarak hizmet veriyor.Bir kahve içip öyle yürüyelim düşüncesiyle, İstanbul’da fazla sayıda olan“Books &amp; Cafe” lerden birine oturduk. Kafeyi çevreleyen kaldırım dar ama yine de dışarıya masa ve sandalyeler sıkıştırılmış. Semte gelen turistlerin uğrak yeri. Tavana kadar yükselen kitap rafları, kahve çuvalları,minik masalarıyla şirin bir mekân.<br />
Kamondo Merdivenlerine doğru giderken, ailenin ilginç hikâyesini okuyorum. Sefarad Yahudilerinden Abraham Salomon de Kamondo ve ailesi 1798’den sonra İstanbul’a yerleşmiş. Banka ve finans işleriyle meşgul olan aile, 19. yüzyılın sonlarına doğru, işlerini daha da büyütüp,Avrupa içinde ve dışında pek çok şirketin sahibi olmuş. Yaptırdıkları çok sayıda mimari eserle İstanbul&#8217;da, Osmanlı topraklarında büyük bir ün elde etmişler. Daha sonra İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalan Abraham Salomon Kamondo, Paris&#8217;e yerleştikten kısa bir süre içinde 1873 yılında 93 yaşında hayatını kaybetmiş. Naaşı isteği üzerine İstanbul&#8217;a getirilerek,saray bandosu eşliğinde görkemli bir törenle Hasköy&#8217;deki Yahudi Mezarlığında kendisinin inşa ettirdiği anıtmezarda toprağa verilmiş.Aynı zamanda dönemin belli başlı sanatseverleri arasında yer alan Kamondoların bağışladığı birbirinden değerli koleksiyonlar, günümüzde Paris&#8217;in başlıca müzelerini süslüyor. Bunlar arasındaki en ünlü tablo ise, Kamondo ailesinin son ferdi olan Irène Cohen d&#8217;Anvers&#8217;in 1880 yılında Renoir tarafından yapılan portresi. “Mavi Kurdeleli Küçük Kız” tablosu epeyce el değiştirdikten sonra şimdi İsviçre’de bir müzede özel koleksiyonun bir parçası olarak sergileniyor. Irène’in vefatı ise bu köklü ailenin son bulmasına neden olmuş.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" class="alignnone size-full wp-image-230662" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5244-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Ve şimdi Kamondo Han’ın önünden geçiyoruz. Kendi bankaları (Camondo Bank) da bu Han’da bulunuyormuş. Hemen yakınında Ankara Han ise Osmanlı Levanten ailelerinden Lorando ailesi tarafından 1912 yılında yaptırılmış. Lorando ailesi uzun yıllar burada banka ve sigorta faaliyetlerini yürütmüş. Mimar Giulio Mongeri tarafından Art Nouveau tarzının kullanıldığı ilk yapı Lorando Bank Binası.Osmanlı İmparatorluğu döneminde Galata önemli finans merkezlerinden biriymiş. Günümüzde de bu özelliğini koruyor. En büyük caddenin adının Bankalar Caddesi olması da bundan. Cadde üzerinde ihtişamıyla dikkat çeken, 2011’den beri “SALT Galata ”adıyla geçen ikiz binada araştırmacıların kayıt yaptırarak kullanabildiği salon, söyleşi ve konferansların düzenlendiği Oditoryum ile sergi ve etkinlik mekânları yer alıyor. Ayrıca Osmanlı Bankası Müzesi Koleksiyonu sergisi, kafe,Kitabevi ve bir lokanta bulunuyor.Ve nihayet merdivenler… Neo-barok ve erken Art Nouveau tarzında saç örgüsü görünümünde Komando Merdivenleri döner şekilde, iki parça olarak tasarlanmış. Basamaklar kıvrım yaparak arada ve yukarıda birleşiyor. Merdivenlerin bu şekilde olmasının nedeni düşme halinde bir noktada durulabilmek.Halk arasında Âşıklar Merdiveni olarak bilinen, Karaköy Bankalar caddesiyle Galata semtlerini birbirine bağlayan Kamondo Merdivenleri inşaatı 1870’te başlamış ama ancak 1880’de tamamlanabilmiş. O dönemlerde Abraham Kamondo’nun torunları, bir üst caddedeki<br />
okullarına gidebilmek için bayağı uzun bir mesafe yürümek zorunda kalıyorlarmış. İşte sırf onlara kolaylık olsun diye dede Kamondo bu güzel merdivenleri yaptırtmış. Görüntüsüyle herkesin ilgisini çeken merdivenler, oldukça popüler ve halen görevlerini sürdürüyorlar.Bankalar caddesinde, Salt Galata’nın yanında tarihi Türkiye İş Bankası Galata Şube Binası çok güzel bir yapı. 1905’te bu arsada iki han bulunuyormuş. Castro ve Helbig Han.1934’te Mimar Levon Nafilyan<br />
tarafından tek bir bina olarak yeniden yapılmış ve 1953’te İş Bankası burayı satın almış. Bina Birinci Ulusal mimari akımın tüm unsurlarını barındırıyor. Altında bir tünel ve bir kuyu bulunuyor. Ona yakın eskiden Sümerbank Binası şimdi otel olarak hizmet veren yapı 1867’de Mimar Antoine Tedeshi tarafından Neo-Rönesans tarzında iş hanı olarak inşa edilmiş.</p>
<p>Yavaş yavaş Galata Köprüsüne doğru inerken değişik bir otel binasına bitişik tam iki caddenin köşesini kavrayan zarif mimarisiyle ile Karaköy&#8217;ün<br />
bir başka simge yapısını görüyoruz.  Cephesinde melek heykelleri, giriş kapısının üstünde Mitolojik kahraman Minerva büstünün yer aldığı Minerva Han, 1800’lü yıllarda Mimar Vasilios Kouremenos tarafından tasarlanmış.1913’te Atina Bankası ve 1930’da Deutsche Bank’ın İstanbul şubesi burada açılmış. Şimdi Sabancı Üniversitesi’nin İletişim Merkezi olarak kullanılıyor. Yapının banka olduğu zamanlarda kasaların bulunduğu bodrum katı ise sanat galerisi olarak hizmet veriyor. Bir paralel sokağa geçerek tarihi geçmişiyle ünlü Perşembe Pazarının labirenti andıran ara sokaklarına dalıyoruz. Tarihi yapılara yerleşmiş,dükkânların dış duvarlarına asılmış rengârenk minik tabelalarını takip etmek insanın başını döndürüyor. Karaköy ile Azapkapı arasında yer alan adı “Pazar” ama meyve sebze satıcıları yerine her türlü makine,cıvata, plastik, boya, gemi malzemeleri satılığı bir yer. En ucuzundan en pahalısına kadar Hırdavatçılar cenneti. Burası Arap Camii Mahallesi diye geçiyor.1453-81 yılları arasında tamamlanan Fatih ya da Galata bedesteni dev ağaçların bulunduğu yolun yanı başında. İçindeki dükkânlar halen faaliyet gösteriyor. Hemen dibine bitişik bir cıvata dükkânı göze çarpıyor. Fatih Sultan Mehmet vakfı tarafından, Ayasofya Vakfı’na gelir getirmesi amacıyla XV. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmış. Mermer küçük bir yazı bedestenin kapılarından birine yerleştirilmiş. Yapı kırmızı tuğlalı duvarlarının arasından otların fışkırdığı, yeşil sarmaşıkların sardığı, restore edilmeyi bekleyen bir tarih.Biraz daha ilerleyince buralara adını veren, İstanbul’un fetihten önce tek gotik kilisesi, Arap Camii (San Paola Kilisesi),bir ara sokakta kare şeklinde, yüksek sivri külahlı çan kulesi ile karşımıza çıkıyor. 1323-1337 yılları arasında; Dominik keşişler tarafından eski St. Paul Kilisesi’nin olduğu yere yapılmış ve daha sonra Cenevizliler tarafından da kullanılmış. İstanbul’un kiliseden çevrilen ilk ve en büyük camisi. Halen hizmet veriyor. İçinden çıkartılan Ceneviz mezar taşları İstanbul Arkeoloji müzesinde sergileniyor.Fatih Sultan Mehmet, fetihten yirmi yıl sonra, İspanyol engizisyonundan kaçan Endülüs Araplarının bir kısmını, çevredeki mahallelere yerleştirince cami Arap Camii olarak adlandırılmış.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" class="alignnone size-full wp-image-230663" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5222-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>İstanbul deyince, üzerinde seyyar satıcılar, parmaklıklara dayanmış balık tutanlar, yaya ya da arabalarla geçen kalabalık, altındaki kafelerde,lokantalarda keyif sürenler ile hemen gözümüzün önünde canlanıveren Galata Köprüsünden karşı tarafa geçeceğiz. Bu geçiş ancak yürüyerek yapıldığında şahit olunan eşsiz manzaralar akıllarda kalır. Karaköy ile Eminönü arasındaki iki yakayı birleştiren Haliç üzerindeki köprünün oldukça uzun bir serüveni var. İlk köprü, Sultan Abdülmecid tarafından 1845’te ahşap olarak inşa edilmiş ve geçenlerden ücret alınıyormuş. 18 yıl hizmet verdikten sonra eskimiş ve yenilenmiş. İkinci köprü Kaptan-ı<br />
Derya Ateş Mehmed Paşa tarafından Tersane ’de, yine ahşap olarak inşa ettirilmiş ama bu yeni köprü de ancak 14 yıl dayanabilmiş. Üçüncü Galata Köprüsü̈ ise 1877’de demirden yapılmış. Dördüncü petek parmaklıklı köprü 1912’de açılmış.1930’da ücretli geçiş sona ermiş. İstanbul’un en uzun süre kullanılan köprüsü̈ olarak tarihe geçen Galata Köprüsü̈, 1992’de çıkan bir yangından sonra kullanılamaz duruma gelince beşinci köprünün yapılması gündeme gelmiş. Bu son köprünün üzerinden yine yayalar, seyyar satıcılar, araçlar ve tramvay geçmekte.Köprünün tarzında bir değişiklik olmamış. Altında yine balık lokantaları,özellikle balık-ekmek satan yerler, kafeler bulunuyor. Yüksek gemilerin geçebilmesi için belli saatlerde açılıyor.Vapur düdükleri, teknelerin motor sesleri, martıların çığlıkları eşliğinde yürürken bir tarafta Galata kulesi diğer tarafta görkemli Süleymaniye Camisinin görüntüsü karşısında büyülenip bu eşsiz güzelliğin tadını çıkarıyoruz. Manzaraya karşı poz veren turistler, koşuşturan halk, balık tutanlar, bir şeyler satmaya çalışan seyyar satıcılar bu tarihi köprünün vazgeçilmez sesleri.Artık karşı tarafı geçiyoruz. Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafın denetimi “Emin” diye adlandırılan görevliler tarafından yapılırmış. Semt,adını burada bulunan Gümrük Eminliğinden alıyor; Eminönü. Buradan tramvay ile Sultanahmet meydanına gidiyoruz.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" class="alignnone size-full wp-image-230664" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5313-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>İlk rastladığımız eser At Meydanı’ndaki Firuz Ağa Camii. Tek kubbeli cami 1490-91 yılında Sultan II. Bayezid’in baş hazinedarı Fîruz Ağa tarafından inşa ettirilmiş. Özelliği ise İstanbul’un fethinden sonra Türk mimarisine uygun yaptırılan ilk camilerden biri olması.Öğlen yemeğimizi yemek için İstanbul’a her geldiğimizde uğradığımız 1920 yılından beri 4 kuşaktır hizmet veren Sultanahmet Köftecisinin upuzun kuyruğuna giriyoruz. Muhteşem bir sistemle çalışıyorlar. Çıkan her kişinin yerine biri alınıyor. İçeride sizi bir tarih karşılıyor. Duvarlardaki eski fotoğraflar, tahta küçük masalar ve hiç değişmeyen lezzet, köfte,<br />
piyaz ve yoğurt. Şimdi sırada Yerebatan sarayı var. Oraya doğru yönelince yolda sütuna benzer dikili bir taşa rastlıyoruz. Taş pek önemli değil gibi gözükse de çok farklı bir tarihi değere sahip. Milyon Taşı denilen taşın IV. yüzyılda Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından dikildiği düşünülüyor. Burası o zamanlar İstanbul’a ulaşan Antik Roma yollarının başlangıç noktası ve dünyadaki diğer şehirlerin İstanbul’a olan uzaklıklarının hesaplanmasında kullanılan sıfır noktası kabul ediliyormuş. 1884 yılına kadar bu şekilde devam etmiş ancak daha sonra başlangıç meridyeninin konumu İstanbul’dan Greenwich’e taşınmış.Milyon Taşının hemen yakınında Ayasofya su terazisine yaslanmış, Hacı Beşir Ağa Çeşmesi 1744’te yapılmış. Şehirde bu kadar suya ulaşmak için inşa edilen yapılar olması bu sistemin bir parçası olan suyolları üzerindeki, su terazilerinin de varlığına neden olmuş. Zamanında bu terazilerin sayısı oldukça fazlaymış ama şimdi çoğu kalmamış. Bunlar genelde kare kesitli yukarıya doğru incelen baca şeklindeki kuleler.Kulenin en üstünde çatı ile kaplı, sandık denilen bir havuz bulunuyor.<br />
Sandığın içindeki su seviyesi ile künklerdeki su basıncı ayarlanıyor,ölçüm yapılarak su dağıtılıyor, künkler içinde yığılan hava birikimi önleniyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" class="alignnone size-full wp-image-230665" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_5320-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak:İstanbul! Kız Kulesi (2023)</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/beste-serim-erbakistanbul-kiz-kulesi-2023/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[KIZKULESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=230468</guid>

					<description><![CDATA[Günün sabahını Ataşehir’de oturan teyzem Şair Fügen Çakır Erek’i ziyarete ayırdık. Haliyle özlenenler, yaşananlar, da işin içene girince hoşsohbet, keyifli anlar geçirdik. Öğleden sonra Üsküdar’a geçtiğimizde hemen gözümüze ilişiveren, iskeleye çok yakın tarihi Selman Ağa Camii,Osmanlı Döneminde, 1506’da yapılmış. Sahilin doldurulması nedeniyle camii çarşıya doğru, içerlerde kalmış. Sağ tarafta Horhor Çeşmesi ve Selman Ağa’nın kabri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günün sabahını Ataşehir’de oturan teyzem Şair Fügen Çakır Erek’i ziyarete ayırdık. Haliyle özlenenler, yaşananlar, da işin içene girince hoşsohbet, keyifli anlar geçirdik.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230476" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4857-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Öğleden sonra Üsküdar’a geçtiğimizde hemen gözümüze ilişiveren, iskeleye çok yakın tarihi Selman Ağa Camii,Osmanlı Döneminde, 1506’da yapılmış. Sahilin doldurulması nedeniyle camii çarşıya doğru, içerlerde kalmış. Sağ tarafta Horhor Çeşmesi ve Selman Ağa’nın kabri bulunuyor.Buraya gelmemizin asıl nedeni Kız Kulesini gezmek. Sahil boyunca yaptığımız keyifli bir yürüyüşün ardından Salacak açıklarında bir adacığın üzerine yerleşmiş muhteşem görüntüsüyle ziyaretçilerini<br />
bekleyen Kız Kulesini görülüyor. Tarihi kule M.Ö 410’da Sokrates’in öğrencisi Antik Yunanlı general ve devlet adamı Alcibiades tarafından,Boğaz’dan geçen gemileri kontrol etmek amacıyla yaptırılmış. İnşa edildiğinden beri birçok amaca hizmet eden kule; Bizans döneminde Özel istasyon, Osmanlılarda Gözetleme kulesi, deniz feneri, hatta daha sonra radyo istasyonu olarak bile kullanılmış. 1830 kolera salgınında karantina istasyonu ve hastane olmuş. Aradan geçen onca yılda birçok kez restorasyon geçiren kule en son halini Mayıs 2023’te almış.Sahilde teknelerin kalktığı yerden bilet aldıktan sonra uzun bir kuyruğa girip sıramızı bekledik. Yolculuk kısa sürüyor ama bir tekne dönmeden diğeri gelemiyor. Uzaktan küçük gözüken yapı aslında pek öyle değil bayağı büyük. Kulenin birçok efsanesi var. Bunlardan bir tanesi şöyle; Bir kâhinin, kızının bir yılan tarafından ısırılıp öleceğini söylemesi üzerine Kral yılanın ulaşamayacağı denizin ortasında bir kule yaptırır. Ancak günün birinde kızı uzaktan gören genç bir delikanlı ona âşık olur ve her gün bir sepet çiçek yollar. Günün birinde gönderdiği çiçeklerin arasına saklanan zehirli bir yılan kızı öldürür.Boğazın güzel manzaraları eşliğinde ilerliyoruz. İlk yapıldığında ahşap olan kule şimdi taş işçiliğiyle tamamlanmış. Yüksekliği 25 m ve etrafı kale surlarıyla çevrili. Ayrıca dört bir yanına seyir terasları yapılmış.Merdivenlerden yukarı tırmanınca İstanbul’un harika panoraması,görülmeye değer. İçeride şehrin eski pastanelerinden Baylan’ın bir kafesi bulunuyor. Güneş Kız Kulesi üzerinde batarken inanılmaz bir renk<br />
cümbüşü insanı büyülüyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230470" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4905-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Dönüşte, 1580 yılında Mimar Sinan tarafından yapılan Şemsi Ahmet Paşa Camisinin önünden geçiyoruz. Küçük bir külliye ve tamamen yenilenmiş. Akşam, karşı tarafa geçerek, sahilde “Bizim Kanatçı” restoranda çıtır tavuk kanat tattık.Ertesi sabah adını Anadolu’nun en eski halklarından biri olan Etiler’den alan Etiler’de,1890’da İsviçreli Bomonti Kardeşler tarafından kurulan Bomonti Bira Fabrikası nedeniyle adı Bomonti olan semtte oturan teyzelerimi ziyaret ettikten sonra Nişantaşı’nda gezinmeye başladık. Bir zamanlar ormanlarla kaplı bu yerde 1870’lerden sonra köşkler yapılmaya başlanmış. O zamanlar uzun mesafe atışlarında rekor kıran okçuların hatırasını yaşatmak adına okun düştüğü yere Nişan Taşı denilen bir anıt sütun dikilirmiş. Bu taşların birçoğu günümüze kadar ulaşmış ama ne<br />
yazık ki hepsi bakımlı ve iyi durumda değil. Bir tanesi bu semte adını vermiş. Valikonağı Caddesi ile Teşvikiye &#8211; Rumeli Caddesi&#8217;nin kesiştiği kavşakta yer alan anıt taş Sultan Abdülmecit Nişan Taşı olarak geçiyor. Üzerinde eski yazıyla yazılmış bir kitabe göze çarpıyor. Biraz daha ilerleyince Teşvikiye’deki tarihi karakol binası 1855’te Sultan II.Abdülhamit döneminde yaptırılmış. Tarihi bina pek güzel gözüküyor. Harbiye Karakolu olarak biliniyor. Bina ilk yaptırıldığı günden beri tüm tarihi dokusuyla halen karakol olarak hizmet veriyor. Akşam Divine Brasserie &amp; Jazz Club’te keyifli bir aile yemeğine katılıyoruz.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230471" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4891-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak:Bal tadında Balat</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbakbal-tadinda-balat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 20:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[balat]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=230482</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul’u yazmak kolay değil. Koca bir Dünya şehrinden bir metropolden söz ediyoruz. Gez gez bitmiyor. Muhteşem bir tarih, tüm yaşanmışlıklara şahitlik eden olağanüstü yapılar, her gelip geçenin iz bıraktığı, uğruna şiirler, romanlar yazılan, şarkılar bestelenen Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan bir coğrafi konum… O kadar güzel, o kadar harika özellikler barındırıyor ki; doğduğum şehir, Türkiye’nin kalbi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’u yazmak kolay değil. Koca bir Dünya şehrinden bir metropolden söz ediyoruz. Gez gez bitmiyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230484" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4293-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Muhteşem bir tarih, tüm yaşanmışlıklara şahitlik eden olağanüstü yapılar, her gelip geçenin iz bıraktığı, uğruna şiirler, romanlar yazılan, şarkılar bestelenen Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan bir coğrafi konum… O kadar güzel, o kadar harika özellikler barındırıyor ki; doğduğum şehir, Türkiye’nin kalbi, Dünya kültür başkenti İstanbul…Efsaneye göre Yunanistan’ın Attika bölgesindeki Antik bir Kentten gelen Megaralılar yeni bir koloni kurmak için gemilerle yola çıkmışlar. Kâhinleri bu şehri Körler Ülkesinin karşısında kurmaları gerektiğini söylemiş. Uzun süre gezen Megaralılar en sonunda İstanbul’a gelmişler. O dönemde bugünkü Kadıköy’ de (Kalkedon’da) yaşayanları görünce yerleşeceğimiz yer burası değilmiş diye düşünürken gemicilerden biri bu insanların karşı tarafın güzelliğini fark edemedikleri için kör olduklarını söyleyince yeni şehri Kalkedon’un hemen karşısında Sarayburnu civarına kurmaya karar vermişler.Böylece İstanbul’a ilk yerleşim Haliç kıyısında M.Ö 657 yılında Megaralı Byzas önderliğinde gerçekleşmiş. Haliç vadisi bolluk ve bereketin var olduğu topraklara sahip. Megaralıların yaptıkları surlar, MS. 2.yy’da şehri ele geçiren Roma İmparatoru Septimus Severus’un ordusu tarafından yıkılarak yeniden inşa edilmiş.İstanbul’u başkent yapan İmparator I.Konstantin zamanında (MS.4.yy) Sarayburnu’ndan Ayvansaray’a kadar uzanan Haliç Surları, İmparator II.Theodosius zamanında (MS.5.yy) ise Ayvansaray’dan Yedikule’ye kadar olan kara surları inşa edilmiş. 22 km uzunluğundaki surların 15m yüksekliği, 300 kulesi ve 50 giriş kapısı bulunuyormuş. Ayrıca surların duvar diplerine hendekler yapılmış.Ancak şimdilerde bunların çoğu kaybolmuş. Tarih boyunca surlar tam 29 kez kuşatılmış ama sadece iki kez aşılabilmiş. Birincisi 1204’te Latin İşgalinde, ikincisi ve sonuncusu ise 1453’te Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı Ordusu tarafından. İstanbul surları sadece şehri korumak amacıyla yapılmamış aynı zamanda şehrin ticari ve sosyal hayatını belirleyen merkezlere gidebilmek için bir geçiş yeri olarak tasarlanmış. İstanbul’a giren her ticari malın giriş kapısı ayrıymış. Bugün bile hala bu yapının korunmakta olması şaşkınlık uyandırıyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230483" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4329-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Örneğin Eminönü tarafında kırtasiye malzemeleri, Bâb-ı Âli’de ise Bürokrasiye ait yapılar bulunuyor. Un kapanında ise tahıl ile ilgili dükkânlar. Bizans’tan<br />
beri şehri kotlayan bu kapıların hepsinde denetim yapılıyormuş.İnanılmaz bir tasarım mimarisi ile şehir inşa edilmiş. İstanbul kapılarından nefes alıyormuş.İzmir’den her gelişimizde şehri yeniden keşfediyoruz. En son 13 Kasım 2023’te bir uçuşla İstanbul’a vardık. On beş milyondan fazla kişinin<br />
yaşadığı İstanbul Türkiye’nin seksen beş milyon olan nüfusunun yüzde %18’inden fazlasını barındırıyor. Sanayinin kalbi bu devasa kent,sunduğu imkânlarından yararlanabilmek için Anadolu’dan ve Dünyanın çeşitli yerlerinden göç eden insanların yaşamak için savaş verdiği yer.Hatta Anadolu’da, halk arasında şehrin sunduğu imkânları ifade edebilmek için “İstanbul’un taşı toprağı altın!” denilmesi bundandır. Tarihi yüzünün yanında modern bir çehre geliştiren İstanbul aynı zamanda bir gökdelenler şehri. Sarıyer’de, 65 katlı 293 metre yüksekliğinde Skyland İstanbul&#8217;un önünden geçiyoruz. Sayıları yüzden fazla olan gökdelenler<br />
özellikle son yıllarda büyük bir artış göstermekte.Akşam Sarıyer’deki Anzer Sofrasında Karadeniz mutfağının lezzetlerini tattık. Gökdelen sayıları ile yarışan alışveriş merkezlerinden biri olan Vadi İstanbul’da biraz gezindik. Ani yağan yağmur gecemizi erken sonlandırdı.Ertesi günümüzü tarihi surlarla çevrili Fatih’e bağlı Ayvansaray’dan Fener’e kadar uzanan Balat semtini gezmeye ayırdık. Torunumuz Dolunay Suna ile yola koyulduk. Semte sahil yolu tarafından girince<br />
gözümüze ilk çarpan Bulgar kilisesine yakın küçük bir Ortodoks Kilisesi oldu. Adının Aios İoannis olduğu söylenen oldukça yıpranmış tarihi yapının çatısını otlar kaplamış. Öyle muhteşem, gösterişli bir yapı değil ama kesinlikle onarılmayı bekliyor. Hemen dibine yan duvarına bitişik bir kafe açılmış.. Biraz ileride Fatih Sultan Mehmet dönemine ait “Ya Vedüd” (Hatice Sultan Camii) ve tek minareli “Yusuf Şücaeddin” camileri ağaçlar arasında Haliç kıyısında yer almışlar. Yürümeye devam edince 1990 yılında açılanTürkiye’deki ilk ve tek kadın kütüphanesi Kadın Eserleri ve Bilgi Merkezini görüyoruz. Fener’in taş tarihi binalarından birine yerleşmiş kadınlarla ilgili eserleri belgeleri barındırıyor. Balat adı Rumca “Palation” yani saray kelimesinden geliyor. 5.yy’da<br />
Blaherna sarayına yakın olması nedeniyle semte bu adı verilmiş.Geçirdiği deprem özellikle yangın gibi afetlere rağmen tarihsel dokusunu hala koruyan, kültürel açıdan oldukça zengin bir yer.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230485" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4236-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Geçmişi Bizans’akadar uzanıyor. Balat’a ilk yerleşenler Sefarad adı verilen Musevi aileler.15. yüzyılda, İspanya&#8217;daki engizisyon mahkemelerinden kaçıp Osmanlı İmparatorluğuna sığınmışlar ve vatandaşlık almışlar. Daha sonraları Rumlar ve Ermenilerin de buraya yerleşmesiyle semt 17.yy’da en parlak<br />
dönemini yaşamış.Balat’ın tarihi evleri, genelde 30 ya da 50 metrekare tabana oturan 2 ya da 3 katlı, cumbalı, dış duvarları kırmızı tuğladan, küçük bir bahçeye sahip, yığma kâgirden, tavanları ve yerleri ahşap, çoğunda sarnıç ya da kuyusu olan evler. Arnavut kaldırımlı dar sokakların her iki yanında, son<br />
zamanlarda rengârenk boyalı yapılar.Unesco  tarafından koruma altına alındıktan sonra ismi duyulmaya, daha çok tanınmaya, ilgi görmeye başlamış Balat. Yalın ayak gezen çocuklar,kapı önünde örgü elinde komşusuyla sohbet eden kadınlar… İstanbul’un o meşhur koşuşturması burada bitiyor, semte girer girmez hayat aniden<br />
yavaşlıyor, o telaş kayboluyor, rahat bir nefes alıyor insan.Balat’ı gezmeye Cibalikapı’dan başlıyoruz. Bu kapının adına Türk komedi tiyatro oyunu “Cibali Karakolu” undan aşinayız. Rivayete göre kapı ve semtin adı, İstanbul’un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Cebe Ali Bey’in buradaki sur kapısını yıkarak şehre girişinden gelmekteymiş. Karakolun içerisinde Cebeci Ali’nin türbesi ve kapısında hikâyesini anlatan bir yazı bulunuyor.<br />
Ana caddede ilerleyince Rum Ortodoks kilisesi Aya Nikola’nın kapısına varıyoruz ama kapalı olduğu için gezemiyoruz. 1837’de yapılan eser,denizcilerin azizi St. Nicolas’ya adanmış. Bildiğimiz Noel Baba. Belli ki iyi bir restorasyon görmüş.Biraz daha yürüyünce surların bir diğer kapısı Ayakapı bizi karşılıyor. Her<br />
kapının bir karakolu, türbesi, çeşmesi ve bir mescidi bulunuyormuş. Bu kapıda bunlardan hepsi günümüze kadar gelebilmiş. Sadece karakol bir<br />
kafeye dönüşmüş. Kapının yanı başında Fatih’in Sekbanbaşısı Abdurrahman Ağa’nın türbesi 1453 tarihini gösteriyor.Gül Camiine varmadan, VII. yy ’da yaşayan mübarek kişi Halveti tarikatına bağlı Şeyh İsmail Efendinin oturduğu, Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde Yorgani Tekkesi olarak bahsettiği yeri görüyoruz.<br />
Kapıda Sirkeci İsmail Dede’nin türbe ve haziresi yazıyor. Haraççıbaşı sokağından geçerken İstanbul’un gümüş sırtlı devasa martılarının çok alçaktan uçtuklarını görünce alelacele fotoğraf çekmek istiyorum.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230486" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311.jpeg" alt="" width="1778" height="1768" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311.jpeg 1778w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-300x298.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-1024x1018.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-150x150.jpeg 150w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-768x764.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-1536x1527.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-570x567.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-701x697.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-1067x1061.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4311-30x30.jpeg 30w" sizes="auto, (max-width: 1778px) 100vw, 1778px" /></a></p>
<p>Biraz ileride Küçük Mustafa Paşa semtinde, 9 ya da 10.yy&#8217;da yapıldığı düşünülen İstanbul&#8217;un fethinden sonra camiye çevrilmiş Doğu Ortodoks Kilisesi Ayia Theodosia bugünün Gül Camii devasa yapısıyla karşımıza çıkıyor. İstanbul’da kiliseden camiye çevrilmiş 20’nin üzerinde eser bulunuyor. Anlatılanlara göre; 1453 yılında Azize Theodora’nın isim gününde, cemaat güllerle süsledikleri kilisede toplanarak Osmanlı şehri almasın diye dua etmiş. Şehre giren askerler güller içinde kiliseyi görünce buraya Gül Camii adını vermişler. Tam karşısında iki katlı Adile Sultan Mektebi 1869 yılında inşa edilmiş. Kapısının üzerinde bir kitabesi bulunuyor. Gül Caminin yanından inen yokuşun sonunda İstanbul’un en eski hamamlarından Küçük Mustafa Paşa hamamı 1477’de yaptırılmış.Yeniden ana caddeye çıkıyoruz. Oyuncak müzesine vardığımızda bir iki gün önce bir yangın geçirdiğini öğreniyoruz. Çok üzücü. Ama yine de kurtarılan oyuncakları gezdiriyorlar. Balat Oyuncak Müzesi 50 yıllık bir koleksiyona sahip. 3500 parçalık kurşun asker koleksiyonu Türkiye’nin en büyük kurşun asker koleksiyonu ve ayrıca 17.000 parça oyuncağı barındırıyor. Ayakapı karakolunda açılan Nev-i Cafe’ye oturuyoruz.Otantik, çok güzel pembe renkli bir yapı. Eskiden karakol olduğunu hatırlayınca kim bilir neler yaşanmıştır diye düşünüyorum.Az ileride kısmen yıkılmış harap, adeta kaderine terkedilmiş tarihi bina bir Mimar Sinan eseri; Ayakapı Hamamının taş duvarlarının önünden geçiyoruz. Üstünde çalılar, ağaçlar, üzücü… Nerdeyse yarım asırlık bir yapı çürüyor. 1582’de Nurbanu Valide Sultan tarafından yaptırılmış.<br />
Buralarda her yer tarih kokuyor. Yerköylü Ahmet Ağa Çeşmesinin üzerindeki kitabe 1833’te yapıldığını söylüyor.Surları takip edince Haliç kıyısında, yıllarca bakımsız, metruk bırakılan,18.yy mirası Fener Evlerini görüyoruz. Bunlardan üçü restore edilip, Haliç Sanat adıyla çeşitli sergiler ve etkinliklerin yapıldığı birer çağdaş sanat ve kültür merkezine dönüştürülmüş. Şimdilerde Fener-Balat bölgesinin adeta simgesi haline gelen yapılar uzun zaman kötü şekilde kullanılarak<br />
depo, imalathane gibi amaçlara hizmet etmiş. Vaktiyle İstanbul’un en saygın kişileri arasında yer alan Fener Beyleri bu konaklarda yaşarlarmış. Genelde iki katlı, taş ve tuğla karışımı olan yapılar aslında öyle çok büyük değiller ama içlerindeki değerli işlemeler, tuğla saçakları,ince detaylar bir zamanlar yaşanan debdebeli hayatı anlatıyor. Biz Fener Evleri, 2.Haliç Sanatta “Gece Gezenler” isimli, Hilal Can sergisini çok beğendik. Biraz ürkütücü ama çok yaratıcı.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230487" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374.jpeg" alt="" width="1958" height="1606" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374.jpeg 1958w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-300x246.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-1024x840.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-768x630.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-1536x1260.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-570x468.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-701x575.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4374-1067x875.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1958px) 100vw, 1958px" /></a></p>
<p>Yeniden ara sokaklara dalınca halen tadilatı devam eden, görkemli dört devasa sütunun bulunduğu, Yunan tapınaklarına benzer cephesiyle, sütunların arasında 1900 tarihini fark ettiğimiz Özel Maraşlı Rum İlkokuluna varıyoruz. Yapıldıktan sonra bir süre Fener Rum Patrikhanesi okulun giderlerini karşılamış ama yetemeyince Pazar günleri “Okula yardım tepsileri” adı altında bir bağış kampanyası başlatılmış. Birçok kilisede bu gelenek hala devam ediyormuş. Okulun hemen karşısında rengârenk boyalı evler göze çarpıyor. Günümüzde butik otel olarak hizmet veriyorlar ama vaktiyle bir Rum tüccarın 4 kızı için yaptırdığı konaklarmış.Yolumuz üstünde yüksek duvarların çevrelediği, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesinde, Aziz George Kilisesini, ziyaret ediyoruz. Patrikhane günümüzde tüm Dünyadaki Ortodoks Hristiyanların manevi lideri olarak kabul edilen İstanbul Başpiskoposu ve Ekümenik Patriği I.Bartholomeos  tarafından yönetiliyor. Kilisede ceviz ağacından yapılmış,fildişi süslemeli Patrik tahtı ve kutsal emanet olarak kabul edilen, Hz.İsa&#8217;nın zincirlenerek kırbaçlandığı sütundan kalıntı bir taş parçası<br />
görülüyor. Avluda, papaz yardımcıları ve papazların kaldığı kırmızı renk yapılar, Patriklik binası, kütüphane ve Aya Haralambos Ayazması bulunuyor. Buraya ilk kilise 1614’te inşa edilmiş.Artık karnımız acıktı. Primi restoranda İtalyan tatlarını tadıyoruz.Balat’taki duvarlar Grafiti, Sokak sanatının oldukça güzel eserlerini barındırıyor. Nereye gidersem gideyim bu sanatçıların adını bulmakta zorlanıyorum. Kırmızı ve mavi tonlarının hâkim olduğu bir kadın yüzünün<br />
görüldüğü duvarın hemen dibine rengârenk iki kişilik masalar sıralanmış.Sokak kenarına park etmiş pembe nostaljik Barbie arabası ile poz veren verene. Yine iki sokağın kesiştiği yerde değişik mimarisi, tozpembe rengi ile Pederli Palas apartmanı, kırmızı fona çizilmiş, elinde çiçek ve diken tutan iki saç örgüsüyle bir genç kız, üzücü olan ise resmin üzerine büyük harflerle adlarını yazanların ne düşündükleri… İki binanın arasına sıkışmış tarihi sur duvarında bir çeşmenin boş yeri. Vodina caddesinde satılık bina. Yine bir duvar resmi önünde küçük bir masa ve sandalye.Tekrar ana caddeye çıkıp sahil tarafındaki Dünyada tek demirden yapılan Ortodoks kilisesi olarak ünlenmiş bembeyaz Stevi Stefan Bulgar Kilisesine gidiyoruz. Bulgar devleti tarafından, Bulgar Ortodoks cemaate 1898 yılında hediye edilen  Demir Kilise, Ermeni mimar Hovsep Asnavur tarafından tasarlanmış ve kilisenin dökme demir parçaları Viyana&#8217;da yapıldıktan sonra mavnalarla, Tuna Nehri, Karadeniz ve Boğazı geçerek İstanbul&#8217;a kadar taşınmış. 500 ton demirin kullanıldığı kilisenin kubbeleri altınla kaplı. İhtişamlı bir iç mekânı var. Ayrıca bahçe düzenlemesi mükemmel.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230488" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4260-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Buradan Sütlüce’ye geçerek 60.000 metrekare alanda kurulu Miniatürk’ü gezmek istedik. Antik Çağ, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı, bu topraklarda iz bırakan medeniyetlerin kültür miraslarının minik maketleri ve Anadolu’nun küçültülmüş doğa harikalarının yer aldığı park özellikle çocuklu aileler için mükemmel bir öğreti, muhteşem bir sergi alanı. 2003 yılında ‘Büyük Ülkenin Küçük Bir Modeli’ sloganıyla açılan Miniatürk’te, 139 mimari eserin 1 / 25 oranında küçültülmüş minyatür modelleri titiz bir çalışmanın ürünü. Hemen sahilde bir kayıkçı ile anlaşıp Haliç’i geçmeye karar verdik.İstanbul’da yaptığım en keyifli yolculuklardan biriydi. Sandal motorunun sesi eşsiz manzaralar eşliğinde güneşi batırarak Eyüp’e ulaştık. Tramvay ve taksi kullanarak Galataport İstanbul’a gitmeden önce Fasuli Restoranda değişik pişirilen Karadeniz lezzeti Kuru fasulyeyi tattık.Boğazda 1,2 kilometre sahil şeridi boyunca uzanan, Dünyada ilk kez kurgulanan özel kapak sistemi ve yerin altında inşa edilmiş 29 bin metrekarelik terminali ile bir kruvaziyer limanı “Galataport İstanbul” şehrin tarihi limanı üzerine kurulmuş, eski kent dokusuna sadık kalınarak inşa edilmiş muhteşem bir kompleks. Yüksek olmayan yapılarıyla eskiyi hatırlatan mahalle görümünde tasarlanmış. Otel, kafeler, restoranlar,butik mağazalar, ofisler ve iki önemli sanat müzesi; İstanbul Modern ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesini barındırıyor. Ayrıca XIX. yüzyılda Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılan Tophane Saat Kulesi çok özel bir teknikle yerinden kaldırılarak restore edilmiş ve Galataport meydanında yerini almış. İstanbul’un ayakta kalan en eski saat kulelerinden biri. Zenith marka iki saate sahip. 29 Ekim 2021 yılında açılışı yapılan Galataport İstanbul limanı terminal binası, özel mimarisi nedeniyle bu endüstrinin en prestijli ödüllerinden biri olan Alman uluslararası Red Dot tasarım ödülüne layık görülmüş.Sahilde yürüyüp boğazın harika görüntülerini gece manzarasında izledikten sonra liman sahasının ilk yapılarından Tarihi Paket Postanesi binasına girdik. Yapı 1900’lü yıllarda limana gelen yolcular için yolcu salonu olarak hizmet veriyormuş. Daha sonraları paket postanesi olarak kullanılmış. Yapılan çalışmalar sonrası uzman ekiplerce onarılan postanenin Arduvaz renkli ana kubbesi özenle betonarme binaya yerleştirilmiş. İçeride 70’den fazla butik mağaza ve Boğaz manzaralı restoranlar, kafeler bulunuyor. Paket Postanesinin önünde Cumhuriyetin 100.yılı adına Heykeltıraş Alper Çınar tarafından yapılmış 5,5 metre yüksekliğinde bir Atatürk heykeli yükseliyor.Galataport İstanbul’da eski ve yeni bir arada tutulmak istenmiş. Paris’teki Louvre Müzesi ve bahçesindeki cam piramit misali.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230489" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/08/IMG_4344-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Akşamlarına Yeni Bir Soluk JJ Arena Garden Açıldı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/yaz-aksamlarina-yeni-bir-soluk-jj-arena-garden-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 16:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[JJARENA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=230412</guid>

					<description><![CDATA[Ataşehir’in sanat ve eğlence sahnesine damga vuran JJ Arena, yaz akşamlarına yeni bir soluk getirerek JJ Arena Garden’ı 26 Temmuz Cumartesi günü müzikseverlerle buluşturdu. MUTSEL CEYLAN 30.07.2025 Açıldığı ilk günden itibaren İstanbul’un en gözde mekanlarından biri olmayı başaran Jolly Joker Arena, bu kez açık hava konseptiyle Anadolu Yakası’nda yepyeni bir sosyalleşme deneyimi sunuyor.Şehrin ortasında nefes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ataşehir’in sanat ve eğlence sahnesine damga vuran JJ Arena, yaz akşamlarına yeni bir soluk getirerek JJ Arena Garden’ı 26 Temmuz Cumartesi günü müzikseverlerle buluşturdu.<br />
MUTSEL CEYLAN 30.07.2025<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-230413" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751.jpg" alt="" width="1707" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751.jpg 1707w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-200x300.jpg 200w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-683x1024.jpg 683w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-768x1152.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-1024x1536.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-1366x2048.jpg 1366w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-570x855.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-701x1051.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG4751-1067x1600.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1707px) 100vw, 1707px" /></a></p>
<p>Açıldığı ilk günden itibaren İstanbul’un en gözde mekanlarından biri olmayı başaran Jolly Joker Arena, bu kez açık hava konseptiyle Anadolu Yakası’nda yepyeni bir sosyalleşme deneyimi sunuyor.Şehrin ortasında nefes aldıran atmosferiyle dikkat çeken JJ Arena Garden, sadece bir konser mekanı değil; aynı zamanda sokak lezzetleri, buz gibi içecekler ve eğlenceli oyunlarla dolu bir açık hava buluşma noktası. Açılış gecesinde Soft Analog konseriyle müzik dolu anlara ev sahipliği yapan mekan, yaz boyunca şehrin en enerjik buluşma noktası olmaya aday.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073.jpg" alt="" width="2560" height="1707" class="alignnone size-full wp-image-230414" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-1024x683.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-768x512.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-1536x1024.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-2048x1366.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-701x467.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/07/SAG5073-1067x711.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>AĞUSTOS PROGRAMI: MÜZİK VE KAHKAHA DOLU GECELER</p>
<p>JJ Arena Garden, Ağustos ayında da ritmi yüksek ve kahkaha dolu bir takvimle misafirlerini ağırlıyor:</p>
<p>1 Ağustos, Cuma: Deniz Tuzcuoğlu &amp; Bilge Kösebalaban</p>
<p>2 Ağustos, Cumartesi: The Flabbies</p>
<p>8 Ağustos, Cuma: Funk House</p>
<p>9 Ağustos, Cumartesi: Hatice Hamarat</p>
<p>10 Ağustos, Pazar: TuzBiber 6’lı</p>
<p>15 Ağustos, Cuma: Gelişigüzel</p>
<p>16 Ağustos, Cumartesi: Akustik Travma</p>
<p>17 Ağustos, Pazar: TuzBiber 6’lı</p>
<p>22 Ağustos, Cuma: Soda</p>
<p>23 Ağustos, Cumartesi: Denizkızı ve Pulse Band</p>
<p>24 Ağustos, Pazar: TuzBiber 6’lı</p>
<p>29 Ağustos, Cuma: Sahte Rakı</p>
<p>30 Ağustos, Cumartesi: Flat Band</p>
<p>J Arena Garden, yaz gecelerini müzikle, kahkahayla ve eğlenceyle renklendirmek isteyenler için Anadolu Yakası’nın yeni adresi olmaya hazır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efsane BLACK EYED PEAS 11 Temmuz’da İstanbul’da</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/efsane-black-eyed-peas-11-temmuzda-istanbulda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2025 15:22:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[BLACK EYED PEAS]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=228858</guid>

					<description><![CDATA[Dünya&#8217;nın en büyükleri bu yaz Türkiye&#8217;ye geliyor. MUTSEL CEYLAN 01.05.2025 &#8211; Güncelleme : 01.05.2025 Dünyanın en ikonik müzik gruplarından biri olan Black Eyed Peas, Bayhan Müzik organizasyonuyla Türkiye’ye geliyor! Müzik tarihine damgasını vurmuş şarkıları ve sahne şovlarıyla milyonları peşinden sürükleyen grup, 11 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul Yenikapı Festival Park sahnesinde izleyicisi ile buluşuyor. 2000’li yılların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın en büyükleri bu yaz Türkiye&#8217;ye geliyor.<br />
MUTSEL CEYLAN 01.05.2025 &#8211; Güncelleme : 01.05.2025</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228859" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1.jpeg" alt="" width="2560" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1.jpeg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-300x240.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-1024x819.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-768x614.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-1536x1229.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-2048x1638.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-570x456.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-701x561.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.1-1067x854.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Dünyanın en ikonik müzik gruplarından biri olan Black Eyed Peas, Bayhan Müzik organizasyonuyla Türkiye’ye geliyor! Müzik tarihine damgasını vurmuş şarkıları ve sahne şovlarıyla milyonları peşinden sürükleyen grup, 11 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul Yenikapı Festival Park sahnesinde izleyicisi ile buluşuyor.</p>
<p>2000’li yılların başından itibaren hip hop, pop, R&amp;B ve elektronik müziği bir potada eriterek modern müziğin evriminde kilit rol oynayan Black Eyed Peas; will.i.am, apl.de.ap ve Taboo üçlüsüyle hâlâ küresel müzik sahnesinde etkisini sürdürüyor. “Where Is The Love?”, “I Gotta Feeling”, “Boom Boom Pow”, “Meet Me Halfway”, “Pump It” ve “Let’s Get It Started” gibi şarkılarla tüm dünyayı etkileyen grup, sahnedeki enerjisi ve izleyiciyle kurduğu bağ sayesinde milyonların sevgisini kazandı. Bugüne kadar 6 Grammy Ödülü, MTV Müzik Ödülleri ve daha birçok uluslararası ödüle layık görüldü.</p>
<p>Resmi Instagram sayfalarından İstanbul&#8217;u duyurdular.</p>
<p>Son yıllarda Latin ve Afrobeat etkili prodüksiyonlarıyla müzikal çizgisini daha da zenginleştiren Black Eyed Peas, sahneye getirdiği yenilikçi görsel-işitsel performanslarla çağın ilerisinde bir konser deneyimi sunuyor. Grup geçtiğimiz gün resmi Instagram hesabından Dünya turnesi kapsamında Türkiye İstanbul tarihini de açıkladı. Şehrin kalbinde, deniz manzarası eşliğinde binlerce müzikseveri bir araya getirecek bu geceye tanıklık etmek isteyenler için geri sayım başladı.Bayhan Müzik organizasyonuyla gerçekleşecek olan konserin biletleri BUGÜN passo ve Biletix&#8217;de satışta.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228860" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2.jpg" alt="" width="2560" height="1707" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-1024x683.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-768x512.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-1536x1024.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-2048x1366.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-701x467.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/05/197.2-1067x711.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANYMA İstanbul&#8217;da Unutulmaz Bir Geceye İmza Attı.</title>
		<link>https://belgoturk.tv/magazin/anyma-istanbulda-unutulmaz-bir-geceye-imza-atti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2024 06:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ANYMA]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=224988</guid>

					<description><![CDATA[Anyma İstanbul&#8217;da Unutulmaz Bir Geceye İmza Attı. Merakla Beklenen Performans Hafızalara Kazındı.Büyüleyici çağdaş görsellerin ışık ile birleştiği, benzersiz sanat ve ses tasarımıyla tamamlanan özel dünyasını sahneye taşıyan, dünyanın en çok konuşulan prodüktörlerinden Anyma geçtiğimiz akşam ilk kez Türkiye&#8217;deydi. Bayhan Müzik organizasyonuyla İstanbul Ataköy Marina Arena&#8217;da gerçekleşen dev partinin biletleri günler öncesinden tükenirken, Türkiye ve Avrupa&#8217;nın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anyma İstanbul&#8217;da Unutulmaz Bir Geceye İmza Attı.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-224989" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-scaled.jpg" alt="" width="2048" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-scaled.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-240x300.jpg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-819x1024.jpg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-768x960.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-1229x1536.jpg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-1639x2048.jpg 1639w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-570x712.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-701x876.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.1-1067x1334.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Merakla Beklenen Performans Hafızalara Kazındı.Büyüleyici çağdaş görsellerin ışık ile birleştiği, benzersiz sanat ve ses tasarımıyla tamamlanan özel dünyasını sahneye taşıyan, dünyanın en çok konuşulan prodüktörlerinden Anyma geçtiğimiz akşam ilk kez Türkiye&#8217;deydi.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-224990" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-scaled.jpg" alt="" width="2048" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-scaled.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-240x300.jpg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-819x1024.jpg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-768x960.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-1229x1536.jpg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-1638x2048.jpg 1638w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-570x713.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-701x876.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.2-1067x1334.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Bayhan Müzik organizasyonuyla İstanbul Ataköy Marina Arena&#8217;da gerçekleşen dev partinin biletleri günler öncesinden tükenirken, Türkiye ve Avrupa&#8217;nın farklı noktalarından İstanbul&#8217;a gelen 30 bine yakın müziksever dans dolu bir gece yaşadı. Ataköy Marina sahilinde çok boyutlu ve sürükleyici bir show ile seyircisinin karşısına çıkan Anyma, benzersiz bir işe imza attı.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-224991" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-scaled.jpg" alt="" width="2048" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-scaled.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-240x300.jpg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-819x1024.jpg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-768x960.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-1229x1536.jpg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-1639x2048.jpg 1639w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-570x712.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-701x876.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.3-1067x1334.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Etkinlik, Kasia, SCRIPT ve 8Kays&#8217;in gösterimleriyle başlayıp, Innellea ve Kevin de Vries&#8217;in ardından heyecan verici görsel-işitsel prodüksiyon Anyma presents &#8216;Genesys&#8217; ile kapandı. İstanbul, Bayhan Müzik organizasyonuyla eşsiz bir etkinliğe ev sahipliği yaparken dans müziğinin fenomenlerini Türkiye&#8217;de izlemeye devam edeceğiz.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-224992" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4.jpg" alt="" width="2500" height="1667" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4.jpg 2500w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-1024x683.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-768x512.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-1536x1024.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-2048x1366.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-701x467.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/10/59.4-1067x711.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2500px) 100vw, 2500px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un yoksulluk oranı: Yüzde 91’in üzerinde</title>
		<link>https://belgoturk.tv/turkiye/istanbulun-yoksulluk-orani-yuzde-91in-uzerinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2020 11:01:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eco Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[Banka]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[çamaşır makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[Hane]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[Oran]]></category>
		<category><![CDATA[Plazma TV]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189294</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Kent Yoksulluğu Araştırması’na göre hanelerin yüzde 91,8’i haftada en az iki kere et, tavuk ya da balık içeren yemeği karşılayabilecek durumda değil. Yüzde 47,3’ünün düzenli geliri yok. Kredi kart sahiplerinin yüzde 57’sinin birikmiş borcu bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul İstatistik Ofisi, İstanbul&#8217;daki kent yoksulluğunu araştırdı. İBB&#8217;ye Nisan 2020 döneminde sosyal yardım başvurusu yapan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Kent Yoksulluğu Araştırması’na göre hanelerin yüzde 91,8’i haftada en az iki kere et, tavuk ya da balık içeren yemeği karşılayabilecek durumda değil. Yüzde 47,3’ünün düzenli geliri yok. Kredi kart sahiplerinin yüzde 57’sinin birikmiş borcu bulunuyor.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-189295" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1.jpg" alt="" width="840" height="560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1.jpg 840w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1-768x512.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/İstanbul-yoksulluk-1-701x467.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 840px) 100vw, 840px" /></a></p>
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul İstatistik Ofisi, İstanbul&#8217;daki kent yoksulluğunu araştırdı. İBB&#8217;ye Nisan 2020 döneminde sosyal yardım başvurusu yapan ve hane halkı aylık geliri 2 bin 500 TL ve altında olan hanelerden, bin 228 haneyle bilgisayar destekli telefon anketi yöntemiyle, veri toplandı.</strong></p>
<p>Görüşmeler, 33 ilçe, 195 mahallede, 15-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Anket sonuçları Mayıs 2020 İstanbul Kent Yoksulluğu Bülteni&#8217;nde yer aldı. Araştırmanın sonuçlarına göre hanelerin yüzde 89,3&#8217;ünde tek kişi gelir getirici faaliyette bulunuyor. İki kişinin çalıştığı ailelerin oranı yüzde 9,7.</p>
<p>YARISINDAN FAZLASI BORÇLU<br />
Hanelerde, kredi kartı sahipliği oranı yüzde 35,2 iken, bunların yüzde 57&#8217;sinin biriken borcu bulunuyor. Katılımcıların yüzde 5,7&#8217;si ise kredi kartı olmamasına rağmen, borçlarını ödemeye devam ediyor. Borçlanma en fazla bankalardan yapılırken, ikinci sırada esnaf yer alıyor. Hanelerin yüzde 33,7&#8217;si birden fazla yere borçlu. Hanelerin yüzde 70,6’sı kredi kartı ve kredi olarak bankalara, yüzde 20&#8217;si esnafa, yüzde 14,3&#8217;ü ise akrabalarına borçlu.</p>
<p>ET, TAVUK, BALIK GİRMİYOR<br />
Hanelerin yüzde 91,8&#8217;i haftada en az iki kere et, tavuk ya da balık içeren yemeği karşılayabilecek durumda değil. Yüzde 94,3&#8217;ü eskimiş mobilyalarını değiştiremiyor. Yüzde 92,6&#8217;sı ihtiyaç olduğunda her zaman yeni kıyafetler alamıyor. Yüzde 89,6&#8217;sı ise evini istediği kadar ısıtıp soğutamıyor.</p>
<p>BİN LİRA İÇİN BORÇLANIYORLAR<br />
Hanelerin yüzde 92,6&#8217;sı 1.000 TL tutarında beklenmeyen bir harcamayı borçlanmadan kendi imkânlarıyla karşılayabilecek durumda değil. Borçlanmadan karşılayabileceklerin oranı yüzde 7,4 oldu.</p>
<p>YÜZDE 47,3 DÜZENLİ GELİRE SAHİP DEĞİL</p>
<p>Hanelerde yer alan kişilerin yüzde 53,5&#8217;inin sigorta kaydı yok. Yüzde 47,3&#8217;ü ise düzenli bir gelire sahip değil. Katılımcıların yüzde 37,2&#8217;si bir mesleğinin olmadığını belirtirken, mesleğini işçi olarak belirtenler yüzde 23,5, tekstil sektörü olarak belirtenler ise yüzde 11,5 oranında.</p>
<p>YÜZDE 11.6&#8217;SININ ÇAMAŞIR MAKİNESİ YOK<br />
Hanelerin yüzde 40,1&#8217;inde bulaşık makinesi, yüzde 11,6&#8217;sında çamaşır makinesi bulunmuyor. Sadece yüzde 1,1&#8217;inde klima bulunurken, LCD/LED/Plazma TV bulunmayanların oranı ise yüzde 29. İnternete erişim açısından hanelerin yüzde 35,8&#8217;inde sabit hat aboneliği, yüzde 12,6&#8217;sında sadece mobil abonelik, yüzde 2,3&#8217;ünde her iki aboneliğin de mevcut olduğu kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emirates 30 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlanıyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/emirates-30-bin-kisiyi-isten-cikarmaya-hazirlaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 04:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[corona virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai]]></category>
		<category><![CDATA[Emirates]]></category>
		<category><![CDATA[filo]]></category>
		<category><![CDATA[Florya]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[pilot]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189158</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden Dubai merkezli Emirates, 30 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. Salgın nedeniyle tüm dünyada uçuşlar durma noktasına gelirken, sektörde tekrar eski yolcu rakamlarına dönülmesinin yıllar alabileceği tahmin ediliyor. Türk pilotlar da istihdam eden Emirates, geçen yıl 16 bin dolar maaşla çalıştırmak üzere Türkiye&#8217;de pilotlarla görüşmeler yapmıştı. Bloomberg’ün haberine göre, Dubai [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden Dubai merkezli Emirates, 30 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor. Salgın nedeniyle tüm dünyada uçuşlar durma noktasına gelirken, sektörde tekrar eski yolcu rakamlarına dönülmesinin yıllar alabileceği tahmin ediliyor. Türk pilotlar da istihdam eden Emirates, geçen yıl 16 bin dolar maaşla çalıştırmak üzere Türkiye&#8217;de pilotlarla görüşmeler yapmıştı.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-189159" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1.jpg" alt="" width="1600" height="1067" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1.jpg 1600w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-1024x683.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-768x512.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-1536x1024.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-570x380.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-701x467.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-1-1067x712.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a></p>
<p>Bloomberg’ün haberine göre, Dubai merkezli hava yolu şirketi Emirates, yaklaşık 30 bin çalışanını işten çıkarmayı değerlendiriyor. Bu rakam gerçekleşirse, corona virüsü salgını nedeniyle darbe alan havacılık sektöründeki en yüksek sayıda işten çıkarma olarak kayıtlara geçecek.</p>
<p>Dünyanın en büyük uzun uçuş hava yolu şirketinin Mart itibarıyla 105 bin çalışanı bulunuyor. Şirket, salgının havacılık sektöründeki olumsuz etkisinin yıllarca sürebileceği beklentisiyle maliyetleri kısmayı planlıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-189160" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2.jpg" alt="" width="1600" height="1200" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2.jpg 1600w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Emirates-2-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></a></p>
<p>BÜYÜK UÇAKLARA VEDA<br />
Devlete ait şirket, 2020’nin ilk çeyreğinde bulduğu 1,2 milyar dolarlık finansmana ek olarak devletten yeni yardım bekliyor.</p>
<p>Şirket, işten çıkarmaların yanı sıra 500’ü aşkın yolcu kapasitesine sahip A380 filosunu da emekli etmeyi planını hızlandırmayı planlıyor.</p>
<p>Dünyada birçok hava yolu şirketi, corona virüsü salgınından ağır darbe alırken, birçok şirket yığınsal işten çıkarma yoluna gidiyor.</p>
<p>TÜRK PİLOTLAR DA ÇALIŞIYOR<br />
Emirates, Türkiye’den de personel istihdam ediyordu. Şirket, pilot ekibine Türkiye’den başvuran adaylar için 27-28 Mayıs 2019 tarihlerinde Crowne Plaza İstanbul Florya’da görüşme günü düzenlemiş, maaşın 16 bin dolar seviyesinde olduğu basına yansımıştı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
