<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Romanya &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/romanya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Dec 2022 09:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: &#8220;Salutare România” Horezu – Polovragi – Peştera Muierilor&#8221;</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-salutare-romania-horezu-polovragi-pesteramuierilor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2022 09:24:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[horezu]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=215453</guid>

					<description><![CDATA[“Salutare România” Horezu – Polovragi – Peştera Muierilor 2017 Bölüm 5 Sibiu&#8217;dan, yılan gibi kıvrılan, dar, muhteşem manzaralı dağ yollarından Horezu&#8217;ya vardık. Buranın benim için ayrı bir özelliği var. Fransa’da bir eğitim sırasında, birlikte çalıştığım Romen arkadaşım Simona ile buluşacağım. 2006 yılında eşi ile Türkiye’ye geldiğinde evimizi ziyaret etmişlerdi. Yıllar sonra şimdi kendi ülkesinde görüşeceğiz. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Salutare România”<br />
Horezu – Polovragi – Peştera Muierilor<br />
2017 Bölüm 5</p>
<p>Sibiu&#8217;dan, yılan gibi kıvrılan, dar, muhteşem manzaralı dağ yollarından Horezu&#8217;ya vardık. Buranın benim için ayrı bir özelliği var. Fransa’da bir eğitim sırasında, birlikte çalıştığım Romen arkadaşım Simona ile buluşacağım. 2006 yılında eşi ile Türkiye’ye geldiğinde evimizi ziyaret etmişlerdi. Yıllar sonra şimdi kendi ülkesinde görüşeceğiz. Horezu küçük bir yer. Seramikleri ile ünlü. Dağın eteğinde çok güzel bir otelde kalıyoruz. Polovragi doğal parkında &#8220;Pensiuna Castania&#8221;.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-scaled.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1726" class="alignnone size-full wp-image-215454" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-300x202.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-1024x690.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-768x518.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-1536x1036.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-2048x1381.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-570x384.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-701x473.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/01-1067x719.jpg 1067w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Romanya&#8217;da devlet halkı desteklemek adına,küçük otel işletmeciliğini teşvik etmiş. Burası gayet temiz bir aile işletmesi. Odaya yerleştikten  sonra, içtiğimiz nefis bir çorba, sıcak sıcak, iyi geldi doğrusu. Güler yüzlü cana yakın insanlar ama hiç yabancı dil bilmiyorlar. Otel müşterisi, İngilizce bilen bir Romen aile aracılığıyla anlaşabildik. Herkes bir şekilde yardım etmeye çalışıyor. Önemli olan iyi niyet. Dışardaki terasta bir kahve içtik. Hava çok soğuk olduğu için fazla dayanamadık. Gece ormandaki ulu ağaçların biraz da ürkütücü şarkılarıyla uyuduk.<br />
Sabah kırmızı sardunyalarla süslü terasta, bol oksijen yüklü havayı soluyarak nefis bir yerel kahvaltı yaptık. Kocaman bir bahçe ve ormanı seyretmenin huzuru bir başka.</p>
<p>Otel Horezu&#8217;nun merkezine çok yakın. Kahvaltıdan sonra hemen yola çıktık. Horezu kelimesi bize Farsçadan, Romenlere de bizden geçen &#8220;Horoz&#8221; kelimesinden geliyor. Her tarafta seramik dükkânları var. En güzeli ve meşhur olanı &#8220;Ceramica Pietraru&#8221;.Çok değişik bir yapı ve birbirinden hoş seramikler. Etrafındaki dükkânları silip süpürmüş. Romen arkadaşlarımızla burada buluşmayı kararlaştırmıştık. Tam gezerken bir el omzuma dokunuyor ve özlemle kucaklaşma anı yaşıyoruz. Sohbet ederek bir seramik atölyesine giriyoruz. Nevşehir misali. Nerede olursa olsun bu çok emekli ve inanılmaz bir sanat. İnce ince işleniyor. Arkadaşlarımız bizi görmek için altı saatlik yoldan geldiler. Romenler de halkımız gibi misafirperver. Sizi iyi ağırlayabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.“Şurayı da gezdirelim burayı da görsünler” diyerek, koşuşturuyorlar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1761" class="alignnone size-full wp-image-215455" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-300x206.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-1024x705.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-768x528.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-1536x1057.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-2048x1409.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-570x392.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-701x482.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/02-1067x734.jpg 1067w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Öğlen yemeği için &#8220;Doi Cocoşi&#8221; adlı yerel lezzetlerin bulunduğu bir restorana gittik. Mükemmel yemekler. Özellikle tatlıları. Restoranın hemen karşısında bahçesinde havuzu bulunan bir oteli var. Romenlerin tercih ettikleri bir yer. Yemekten sonra, buraya yakın (23km) bir mağarayı görmeye gittik.&#8221;Peştera Muierilor&#8221; girişte ev yapımı şuruplar satılıyor.<br />
Burası termal alan, hem de 3,4 milyon yıllık bir mağarayı barındırıyor. Mağara 7 km. uzunluğunda ama sadece 2 kilometreye kadar olan yeri gezilebiliyor.1958 yılında mağaraya elektrik düzeni getirilmiş. Gruplar ve rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Mağaranın girişi ile çıkışı aynı yerden değil. Girişe gelebilmek için biraz tırmanıyorsunuz. Mağaranın bir özelliği de içinde çok sayıda ayı iskeletinin bulunması. Bolca yarasa, sarkıt ve dikitlerin olduğu mağarada “Türk Salonu” diye bir bölümün olması ilgi çekici. &#8220;Galbenul&#8221; nehrinin sularından oluşan mağara gizemli. Karpat dağlarının arasındaki bu mağaranın adı &#8220;Kadınlar Mağarası&#8221; diye geçiyor. Efsaneye göre Geto-Dacien&#8217;in manevi lideri Zamolxe burada yaşıyormuş. Zamolxe her şekle girebiliyormuş. Mağarada onun tahtı olduğu söylenen taşın olağanüstü bir enerjisi olduğu düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-scaled.jpg"><img decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1788" class="alignnone size-full wp-image-215456" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-300x210.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-1024x715.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-768x536.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-1536x1073.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-2048x1430.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-570x398.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-701x490.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/04-1067x745.jpg 1067w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Mağara beni fazlasıyla etkiledi. Görülmeye değer bir yer. Buradan tarihi Polovragi-Gorj Manastırına gittik. İnce ince işlenmiş tahta giriş kapısı tam bir sanat eseri. Polovragi köyündeki bu manastır 500 yıllık bir geçmişe sahip. Girişten, biraz yüründüğünde manastır hemen kendini gösteriyor. Büyük bir bahçenin, çiçeklerin içinde.2005 yılında restorasyon görmüş.</p>
<p>Siyah giysileriyle papazlar dua ediyorlar.İçerde ağır bir hava hâkim. Her noktada bir işleme, bir süs. Rahibeler kutsal olan bazı eşyalar satıyorlar.Manastır bizim otele çok yakın.Biraz çevreyi dolaşıp otelimize dönüyoruz. Arkadaşlarımızla sohbet etmek keyif verici. Romanya’daki hayat şartları hakkında konuşuyoruz. Avrupa Birliğinin desteğiyle Romanya biraz toparlanmış ama çok yoksulluk çekmişler. Hala da geçimin zor olduğunu söylüyorlar.<br />
Tekrar görüşmek dileyerek ayrılıyoruz. Onların oturduğu şehir uzak olduğu için biz gidemedik. Bir dahaki sefere diyoruz. Yarın yolumuz Köstence&#8217;ye.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1743" class="alignnone size-full wp-image-215457" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-300x204.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-1024x697.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-768x523.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-1536x1046.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-2048x1395.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-570x388.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-701x477.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/05-1067x727.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Sabah, Horezu Manastırını ziyaret ediyoruz. Manastırlar ortaçağda okul olarak kullanılmışlar. O devrin okulları. Medreselere benzer teolojinin hâkim olduğu yerler. Çok geniş bir arazi içine yerleşmiş.1690 yılında Prens Constantin Brâncoveanu tarafından yaptırılmış. Manastır UNESCO Dünya Mirasları arasında yer alıyor.<br />
Güzel bir manastır. Din adamlarının kaldığı bölüm oldukça büyük. Bugün yol uzun. Karadeniz kıyısında Mamaia’da kalacağız. Romanya’nın Riviera’sı. Tüm gezilerimizi planlarken internet üzerinden yer ayırtıyoruz. Sadece Katmandu&#8217;daki bir otel bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. Şimdi buna Mamaia&#8217;daki otel de dâhil oldu. Bu Karadeniz kıyısı pek tanınmış.Ama yapılaşma çok kötü. Plansız, içiçe. Yüksek yapılar. Karmakarışık caddeler. Biz deniz kıyısında Caraiman Otelde kalacağız. Genelde çocuklu Romenlerin tercih ettiği bir yer. Temizlik düzen diye bir şey yok. Dökülüyor. Bir havuzu var ama girilecek gibi değil. Bu bölgede yer ayırtırken iyi seçim yapmak gerekiyor. Akşama doğru geldiğimiz otele eşyalarımızı bırakıp yemeğe çıktık. Hemen plajlardan birine giderek ünlü kıyı şeridini görmek istedik.</p>
<p>Doğal olarak bu saatte el ayak çekilmiş. Ama plaj gerçekten güzel gözüküyor. Kilometrelerce süren kumsalda birkaç plaj oldukça ünlü. Burası Alanya&#8217;ya benziyor. Sırasıra dükkânlar, restoranlar, barlar. Her yerden bir ses geliyor… &#8220;Terasa Andreea&#8221; oldukça kalabalık bir restoran. Bazı Türk yemekleri de var. Akşam yemeğini burada yiyoruz. Ne yediğimizi ne de içtiğimizi anlıyoruz. Tam bir eziyet. Masalar arasında geçecek yer bile yok, insan seli.<br />
Yemekten sonra cadde boyunca yürüyoruz. Sağda plaj ve barlar. İğne atsan yere düşmeyecek sözü burası için az kalır. Güzel bir müzik dinleyebilmek ve bir şeyler içmek için Kafe Del Mar&#8217;a oturuyoruz. Kaliteli bir mekân. Ertesi sabah kahvaltımızı otelde yapıyoruz. Denizdeki köpük ilgimi çekiyor. Nedeninin kirlenme olduğunu düşünüyorum.<br />
Artık günümüzü plajda geçirip dinlenmeyi planlıyoruz. Gerçekten güzel bir gün. Deniz kum keyifli. Akşamüstü geç vakte kadar yüzdük. Otele dönüp üstümüzü değiştirdikten sonra Köstence&#8217;yi görme vakti geldi. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1889" class="alignnone size-full wp-image-215458" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-300x221.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-1024x755.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-768x567.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-1536x1133.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-2048x1511.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-570x420.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-701x517.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/06-1067x787.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Karadeniz kıyısında bir liman kenti olan bu şehrin tarihi çok eskilere dayanıyor. M.Ö 600&#8217;lü yıllarda kurulan şehir 2000 &#8216;li yıllarda &#8220;Tomis&#8221;adını almış. Karadeniz’in en büyük limanına sahip. İzmir’e benzettim. Özellikle kordonunu. Köstence 1419&#8217;da Osmanlı egemenliğine girmiş ve 1878&#8217;e kadar devam etmiş.<br />
Binalar eski, bakımsız. Arabayı park ettikten sonra merkeze yürüdük. Bu şehirde Osmanlı&#8217;dan kalma epeyce eser bulunuyor. Şehrin en büyük meydanında, Latin edebiyatının ünlü şairi  Romalı Ovidius Publius Naso&#8217;nun heykeli var. 1887&#8217;de yapılan heykel Ulusal Tarih ve Arkeoloji Müzesinin hemen önünde yer alıyor. Müze binası ve içindeki parçalar görmeye değer.</p>
<p>Müzeden sonra minaresini gördüğümüz camiye doğru gidiyoruz. “Kral Camii&#8221;1823&#8217;te yapılmış. Camii 1910 yılında Romanya Kralı I.Carol tarafından Müslüman nüfusun ibadeti için onarılmış. 102 yıldır hizmet vermekteymiş. En  hoşuma giden şey de Cumaları hutbenin üç dilde okunması. Türkçe, Arapça ve Romence. Bunun adı &#8220;Hoşgörü” Camiinin ilk yapısı Osmanlı Sultanı II. Mahmud tarafından yaptırılmış. Bu nedenle &#8220;Mahmudiye Camii &#8220;olarak da bilinmekte.<br />
Yol üzerindeki &#8220;Zebrano&#8221; restoran, düzgün dekoruyla ilgimizi çekiyor. Tomis bulvarında, kaliteli bir yer. Çeşit çeşit deniz mahsulleri var. Sakin ve düzgün bir yemekten sonra dolaşmaya devam ediyoruz. Yavaş yavaş karanlık çöküyor ve bazı yapılar yıpranmışlıkları ile alacakaranlıkta bir hayalet gibi görünüyorlar.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/07-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/07-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1890" class="alignnone size-full wp-image-215459" /></a></p>
<p>“Casa Cu Lei”  IX. yüzyılın sonlarına doğru yapılmış olan bu evin mimarisi oldukça orijinal. Ön cephesinin oturduğu 4 sütun üzerinde aslan heykelleri bulunuyor.1930&#8217;lu yıllarda muhteşem salonlarıyla ünlü bu ev, Constanta’nın Mason teşkilatı üyelerini ağırlarmış.<br />
Önünden geçtiğimiz Saint Petru ve PavelOrtadoks Katedrali (1883-1885) Katedral 1941&#8217;de bombalı saldırılardan zarar görmüş, sonradan onarılmış.<br />
Constanta&#8217;nın ünlü kordonunda gezmek için sahile gidiyoruz. Çok fazla satılık, kiralık ev tabelasına rastlıyoruz. Burası hoşuma gitti. Çoluk çocuk tüm aileler bir baştan bir başa tur atıyorlar. Hava serin. Elisabeta caddesi ile Remus Opreanu sokağının kesiştiği yerde Constanta&#8217;nın ünlü tarihi deniz feneri 8 metre yüksekliğinde. Ancak ışığı 21m yukarı çıkabiliyor.10 ile 24 km uzaktan görünüyormuş.<br />
Fener Ermeni mühendis Artin Aslan tarafından yapılmış. Cenevizli tüccarlara atfen. Prens I.Carol 1879&#8217;da burayı ziyaret etmiş. Fener 1913&#8217;e kadar hizmet vermiş.</p>
<p>Romenlerin Milli romantik şairi Mihai Eminescu&#8217;nun (1850-1889)heykeline rastlıyoruz. Şair 16 yaşındayken ilk şiir kitabını çıkarmış. “Çoban Yıldızı&#8221; adlı eseri Dünya Rekorlar Akademisi tarafından &#8220;En uzun sevgi şiiri&#8221; seçilmiş. UNESCO, 2000 yılını bu şaire adamış. </p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/08-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/08-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1892" class="alignnone size-full wp-image-215460" /></a></p>
<p>Kordonun kıvrımında 1904-1910 yılları arasında Romen mimar Petre Antonescu tarafından yapılan Köstence Gazinosu yer alıyor. O kadar güzel ve değişik bir yapı ki hayran olmamak elde değil. Ama bir o kadar da üzülüyorsunuz. Zira terk edilmiş. Bir hayalet yapı. Burası bir zamanlar Romanya&#8217;nın en gözde mekânlarından biriymiş. Dünyanın her yerinden gelen varlıklı kişiler burada kumar oynarlarmış. II. Dünya Savaşı sırasında epeyce hasar gören bu şehirde o da nasibini almış. Salonları dekorlarıyla pek ünlüymüş. Özellikle avizeler ihtişamlarıyla biliniyormuş.</p>
<p>Tam önünde, dev sinema ekranıyla bir açık hava sineması kurulmuş. Çok hoş bir görünüm oluşturuyor. Karadeniz kıyısında denizin serinliğinde sandalyelere oturan halk keyifle film izliyor.<br />
Kıyısının  bir üst caddesinde kara tarafında &#8220;Queen Elisabeth&#8221; adlı restoran tarihi bir binada ve oldukça kaliteli. Ertesi gün döneceğimiz için böyle güzel bir yerde oturup Köstence’yi seyretmek istedik.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/09-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/12/09-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1780" class="alignnone size-full wp-image-215461" /></a></p>
<p>Köstence çok güzel bir şehir. Hatırı sayılır bir tarihe sahip ve çok değişik inançların bir arada yaşadığı, Karadeniz’in havasını soluyan bir yer. Burada daha fazla kalabilmeyi isterdim.<br />
Ertesi sabah erkenden Bükreş&#8217;e doğru yola koyulduk. Zira bugün günlerden Temmuz’un 30&#8217;u ve bizim önce İstanbul sonra İzmir uçuşumuz var. Gezilerin en sevdiğim ve en sevmediğim anı: Dönüş. Yol mükemmel. Otobanda rahat ilerliyoruz. Bükreş’e gelince ilk işimiz Ata&#8217;mızın büstünün bulunduğu yere gitmek oluyor. Büstün altında Mustafa Kemal Atatürk “Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu&#8221; 1881-193∞ ve onun güzel sözü &#8220;Yurtta Barış Cihanda Barış&#8221; Türkçe ve Romence yazılmış. Ölüm tarihinde 8 sayısının sonsuz işaretiyle belirtilmesi büste ayrı bir anlam yüklüyor. Calea Victoriei caddesinde Mustafa Kemal Atatürk Meydanında bulunuyor. Büst hemen yan tarafındaki &#8220;Ramada Majestic&#8221; oteli tarafından yaptırılmış. Atatürk&#8217;ün ölüm yıldönümünde büstün etrafı çiçeklerle süsleniyormuş. Dünyanın kabul ettiği liderimiz önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.<br />
Karşısında tiyatro binası bulunuyor. Bu çok güzel geniş bir cadde. Sanırım burası Bükreş&#8217;in iyi bir semti. Bir şeyler atıştırdıktan sonra arabayı teslim ediyor ve havaalanına gidiyoruz.<br />
Romanya, ülkemize çok yakın ve gezerken fazlasıyla zevk aldığımız bir yer. Umarım tüm gezginlerin yolu bir gün bu buraya düşer.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: “Salutare România” Sibiu ( Hermannstadt) – Brukenthal Sarayı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-salutare-romania-sibiu-hermannstadt-brukenthal-sarayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2022 17:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Romania]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=215442</guid>

					<description><![CDATA[“Salutare România” Sibiu ( Hermannstadt) – Brukenthal Sarayı 2017 Bölüm IV 26 Temmuz sabahı Sighişoara&#8217;dan ayrılıp Sibiu&#8217;ya hareket etmeden önce ev sahibimiz Teo ve eşine veda ettik. Teo, Türkiye&#8217;ye birkaç kez gelmiş, gezmiş ve çok beğenmiş. Pansiyondan ayrılırken bize ufak şişeler içinde kendi yaptığı likörlerden hediye etti.Karı koca çok içten insanlar.Bir hatıra fotoğrafı çekmekten geri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Salutare România”<br />
Sibiu ( Hermannstadt) – Brukenthal Sarayı<br />
2017 Bölüm IV </p>
<p>26 Temmuz sabahı Sighişoara&#8217;dan ayrılıp Sibiu&#8217;ya hareket etmeden önce ev sahibimiz Teo ve eşine veda ettik. Teo, Türkiye&#8217;ye birkaç kez gelmiş, gezmiş ve çok beğenmiş. Pansiyondan ayrılırken bize ufak şişeler içinde kendi yaptığı likörlerden hediye etti.Karı koca çok içten insanlar.Bir hatıra fotoğrafı çekmekten geri kalmadık tabii.<br />
Kahvaltı için şehrin içinde bir kafeye gittik.Güzel ve modern bir mekân.Mis gibi kahve yanında taze kruvasanlar. Ayaküstü yapılan kahvaltı ne hoş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1681" class="alignnone size-full wp-image-215446" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-300x197.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-1024x673.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-768x504.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-1536x1009.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-2048x1345.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-570x374.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-701x460.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/04-1-1067x701.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Sibiu, Romanya&#8217;nın Erdel Bölgesinde, Cibin nehrinin iki yakasına kurulmuş.2007 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş. Karpatların eteklerinde, dağlarla çevrili. Romenler tarafından kurulan şehre daha sonra  Saksonlar yerleşmiş.900 yıldan fazla bir tarihe sahip.1366 yılında Hermannstadt olan şehrin adı, 1919&#8217;da Sibiu olarak değiştirilmiş. Sibiu Osmanlılara karşı durabilen bir kale görevini üstlenmiş. Burası bir ilkler şehri. Müze, Tiyatro binası, matbaa, hatta açık hava sineması ve daha birçok yapı ilk olarak Sibiu’da yapılmış. Ne yazık ki biz Sibiu&#8217;da kalmayı planlamadık. Yaptığımız programa göre bu geceyi Horezu&#8217;da geçireceğiz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1802" class="alignnone size-full wp-image-215445" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-300x211.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-1024x721.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-768x541.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-1536x1081.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-2048x1442.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-570x401.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-701x494.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/03-1-1067x751.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Eski şehrin meydanı Brukenthal Meydanı diye anılıyor. Çünkü Brukenthal Sarayı burada. Saray müze haline dönüştürülmüş.1777 ve 1787 yılları arasında Transilvanya valisi olan Baron Samuel von Brukenthal için yapılmış.1817 yılında müze olarak açılmış. Önce burayı gezdik. Müzede Baron&#8217;un çok güzel bir tablo ve para koleksiyonu sergileniyor. </p>
<p>1808&#8217;de Viyana&#8217;da doğan ressam Franz Neuhauser,  Baron Brukenthal ile birlikte Sibiu&#8217;ya gelmiş ve epeyce sanatçı yetiştirmiş. Taş baskının ustası olarak ün salmış.<br />
Müzede en çok ilgimi çeken şey sarayda yapılan davetler ya da diğer kutlamalar için hazırlanmış davetiyeler. Bu kadar mı zarif olur bu kadar mı güzel. Müzenin girişinde modern bir sergi var. “Gölgenin Işıkları&#8221; diye. İlginç çalışmalar dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1791" class="alignnone size-full wp-image-215444" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-300x210.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-1024x716.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-768x537.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-1536x1074.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-2048x1432.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-570x399.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-701x490.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/02-1-1067x746.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Müzeden çıktıktan sonra Arnavut kaldırımlarında yürürken rögar kapaklarının fotoğrafı çekmeyi ihmal etmiyorum. Meydanda Romen dil ustası, bilim adamı GheorgheLazar( 1779-1823)&#8217;ın heykeli yükseliyor. Biraz tuhaf bir heykel.<br />
Hemen hemen her yerden kulesi gözüken Transilvanya&#8217;nın en güzel yapıtlarından biri olan Protestan Katedraline Piata Huet meydanına yürüdük.1520&#8217;de eski bir Roma bazilikası üzerine inşa edilmiş. Sibiu&#8217;nun en güzel eseri. Kulesi 73.34 metre yüksekliği ile Transilvanyanın en yüksek kulesi olma unvanını taşıyor. Kilisede birkaç org var. İçeride Bizans etkisinin görüldüğü rölyef ve mezar taşları bulunuyor. Bahçede Piskopos Georg Daniel Teutsch heykeli yükseliyor.Sibiu&#8217;nun hem dini hem de politik açıdan Sibiu’nun önemli bir kişisi.3,5 metre yüksekliğinde olan heykel kilise gibi heybetli.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1.jpg" alt="" width="2448" height="2418" class="alignnone size-full wp-image-215447" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1.jpg 2448w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-300x296.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-1024x1011.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-768x759.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-1536x1517.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-2048x2023.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-570x563.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-701x692.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-1067x1054.jpg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/06-1-30x30.jpg 30w" sizes="auto, (max-width: 2448px) 100vw, 2448px" /></a></p>
<p>İlk önce ufak bir ücret ödeyerek çanın bulunduğu kuleye çıkıyoruz. Tahta eski ve oldukça kötü bir merdivenden tırmanıyoruz. Tepeye ulaşınca Sibiu&#8217;nun panoramik manzarası buna değiyor ama zor bir çıkış. Her tarafta güvercin dışkıları var. Çanın üzeri o kadar dolmuş ki,benekli bir boyası varmış gibi görünüyor.</p>
<p>Oradayken çan çalar diye çekiniyoruz. Biraz korkunç. Ortaçağ sanki burada canlanmış. Yukarıya her çıkan nefes nefese. Yüksek olan her yere çıkma isteğim burada beni biraz ürkütüyor. İndikten sonra rölyeflerin bulunduğu yeri geziyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1724" class="alignnone size-full wp-image-215443" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-300x202.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-1024x689.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-768x517.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-1536x1034.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-2048x1379.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-570x384.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-80x55.jpg 80w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-701x472.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/01-2-1067x718.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Çok esrarengiz bir katedral. Özellikle içerideki orglardan biri muhteşem. Büyük kutlamalar burada yapılıyormuş. Katedralden çıkınca Ortaçağdaki marangozları temsil eden gençler o zamanın giysileri ile çalışıyorlar. Çok ilginç geldi. Bu arada hafif hafif yağmur çiseliyor. Hava bir kararıp, bir açılıyor.</p>
<p>Caddede gezerken gördüğümüz Bufnita Restoranda yerel yemekler yapıyor. Biraz sıkışık bir mekân ama yemekler fena değil. Çevrede o kadar güzel binalar var ki hayran oluyoruz. Özellikle yeşil boyalı bir yapı çok ilgimi çekti. İster istemez geçmişte kim bilir kimler oturuyordu demekten kendimi alamadım.</p>
<p>Sibiu şehrinin simgesi, Cizvit kilisesinin yanında gözlem kulesinde bir de saat var. Kule XII. yüzyılda yapılmış ve birçok amaçla kullanılmış. Geçici hapishane bile olmuş. Buraya yakın 1859&#8217;da yapılmış eski bir demir köprüden geçtik. Köprü ilk yapıldığında tahtaymış. “Yalan Köprüsü &#8220;diye anılıyor. Anlatılanlara göre birbirine çeşitli sözler veren ve daha sonra bu sözlerini tutmayan âşıklar yüzünden bu ad verilmiş. Kırmızı sardunyalarla süslü köprü pek güzel gözüküyor.<br />
Buradan ayrılmak istemiyoruz. Ama bu gece Horezu&#8217;ya gitmeliyiz.Yine yemyeşil kıvrımlı yollardan muhteşem manzara eşliğinde, akşama doğru Horezu&#8217;ya varıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-scaled.jpg" alt="" width="1920" height="2560" class="alignnone size-full wp-image-215448" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-scaled.jpg 1920w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-225x300.jpg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-768x1024.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-1152x1536.jpg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-1536x2048.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-570x760.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-701x935.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/07-1-1067x1423.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1859" class="alignnone size-full wp-image-215449" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-300x218.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-1024x744.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-768x558.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-1536x1115.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-2048x1487.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-570x414.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-701x509.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/11/08-1-1067x775.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: “Salutare România” Sinaia &#8211; Drakula</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-salutare-romania-sinaia-drakula/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2022 07:33:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[drakula]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[romani]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Sinaia]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=215311</guid>

					<description><![CDATA[“Salutare România” Sinaia / Drakula 2017 Bölüm II Bükreş, Sinaia arası 122 km. Yol dar ama çok düzgün. Transilvanya bölgesine doğru, yeşilin içinde kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz. Aslında yeşil içinde yüzüyoruz desem hiçte abartmış olmam. Yol üstünde küçük köyler, kasabalar, sanki bir masal dünyasındayız. Sinaia eski Romanya Krallığının başkenti. Karpatlar, Bucegi dağlarının eteğinde, Prahova vadisinde. Şimdilerde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Salutare România”<br />
Sinaia / Drakula<br />
2017 Bölüm II</p>
<p>Bükreş, Sinaia arası 122 km. Yol dar ama çok düzgün. Transilvanya bölgesine doğru, yeşilin içinde kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz. Aslında yeşil içinde yüzüyoruz desem hiçte abartmış olmam. Yol üstünde küçük köyler, kasabalar, sanki bir masal dünyasındayız.</p>
<p>Sinaia eski Romanya Krallığının başkenti. Karpatlar, Bucegi dağlarının eteğinde, Prahova vadisinde. Şimdilerde popüler bir kayak merkezi. Bu şehirde uluslararası festivaller fazla özellikle de müzik alanında. 1927&#8217;de Amerikalı keman virtüözü Yehudi Menuhin, burada iki ay boyunca ünlü keman ustası Georges Enescu&#8217;nun öğrencisi olmuş.1900&#8217;lü yıllarda aristokratların tatil merkeziymiş. Şatolar, villalar, manastırlar, kiliseler diyarı… Oteller yaz olmasına rağmen dolu. Herhalde kışın yer bulmak oldukça zor olur. Biz otel Mara&#8217;da kalıyoruz. Tepede ormanın içinde büyük bir otel. Burada üç gün geçirmeyi planladık.24 Temmuz&#8217;da Braşov&#8217;a doğru güzergâhımıza devam edeceğiz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215313" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1834" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-300x215.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-1024x734.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-768x550.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-1536x1100.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-2048x1467.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-570x408.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-701x502.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-3-1067x764.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Otel, tatil yapan Romenlerle dolu. Çoluk çocuk bahçedeki havuzdan çıkmıyorlar. Otele yokuş yolundan tırmanırken oldukça eski evlerin arasından geçiyoruz. Ana kapıda büyük bir müzik festivalinin afişi asılı. Sonradan öğreniyoruz ki bu klasik müzik festivalinin tüm sanatçıları otelde kalıyormuş. Arada sırada bir keman ya da bir piyano sesi duyuluyor. Sanatçılar çalışıyorlar. Europafest (Classic&amp;Jazz) Peleş Kalesindeki nefis müzik dinletisine bilet bulabilseydik gidecektik ama ne yazık ki tükenmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215319" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1868" /></a></p>
<p>Evler birbirinden güzel. Şehir merkezinde turistik minik tren ile dolaşıyoruz. Tren tepeye tırmanıyor. Peleş kalesine çıkmak istiyoruz ama ralli yapıldığından tüm yolları kapatmışlar. Polisler pek İngilizce bilmediği için bir türlü anlaşıp nereden tepeye çıkabileceğimizi öğrenemiyoruz. Hayran hayran etrafımızı seyrederek keyif yapıyoruz. Sinaia çok güzel bir şehir.</p>
<p>Ev yapımı yiyeceklerin satıldığı ara sokakta bir pazara giriyoruz. Hatta bir Türk satıcıya rastlayınca şaşırıyoruz. Uzun zamandır bu şehirde yaşıyormuş. Baklava, kadayıf satıldığını görmek hoşumuza gidiyor. Özellikle &#8220;Kaşkaval&#8221; soruyoruz. Epeyce peynir çeşidi var. Tatlıyı seviyorlar. Hava gündüz günlük güneşlik olmasına rağmen akşamları çok serin.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215316" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg" alt="" width="1920" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg 1920w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-225x300.jpg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-768x1024.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1152x1536.jpg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1536x2048.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-570x760.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-701x935.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1067x1423.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p>Modern evler tarihi evlerin yanında yer alıyor. Eminim buralara kar düştüğünde manzara iki misli daha güzel olur. Şehir merkezinde &#8221; Cabana Schiori&#8221;restoranda yemek yiyoruz. Masalar Romen işi örtülerle süslü ama yemeklerden o kadar memnun kalmıyoruz. Üstelik fiyatlar da çok yüksek. Otele dönüyoruz. Gece otelin bahçesinde oturup ormanın sesini dinliyoruz. Ama hava o kadar soğuk ki fazla dayanamıyoruz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215312" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1948" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-300x228.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-1024x779.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-768x584.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-1536x1169.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-2048x1558.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-570x434.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-701x533.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-2-1067x812.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Ertesi sabah otelde kahvaltı yapıyoruz. Fena değil ama çok kalabalık. Kahvaltı salonunun balkonundan vadiyi seyrediyoruz. Temiz hava muhteşem manzara. Yola koyuluyoruz. Peleş kalesine bugün de çıkamıyoruz. Yarın kesin kararlıyız. Şimdi Prahova vadisi,Busteni&#8217;de &#8220;Cantacuzino&#8221;şatosuna gidiyoruz.<br />
Eskiden burası bir av köşküymüş.XVIII.Cantacuzino ailesine aitmiş.Şato 1911&#8217;de doktor George Grigore Cantacuzino (Nababul) için yapılmış. Cantacuzino Romanya&#8217;nın iki dönem başbakanı olmuş. Ayrıca iki kez de Bükreş belediye reisliği yapmış. Bükreş&#8217;teki Cantacuzino sarayı da onun tarafından yaptırılmış. Zamanında Romanya&#8217;nın en zengin kişisiymiş. Anlatılan bir hikâyeye göre şatonun tüm yollarını altın ile döşemek istemiş. Ama o zaman bu fikre engel olunmuş. Şatonun mimarisi kelebek şeklinde.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215319" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1868" /></a></p>
<p>Bize şatoyu anlatan rehber Bayan, Cantacuzino’nun bu mükemmel yerin keyfini pek süremediğini söylüyor.1913&#8217;te zatürreden ölmüş ve tuhaf bir tesadüf eseri olarak ta daha sonraları, komünizm zamanında, şato sanatoryum olarak kullanılmış.<br />
Giriş salonunda arma ve süs koleksiyonları bulunuyor. Ayrıca vitraylar harika. Ama savaş sırasında epeyce zarar görmüş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215318" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1881" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-300x220.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-1024x752.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-768x564.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-1536x1129.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-2048x1505.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-570x419.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-701x515.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-2-1067x784.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Şatonun bahçesinde bir film seti kurulmuş.Biz de biraz seyrettik. Eğlenceli. Filmin adı &#8220;Noel Prensi&#8221; .&#8221;A Christmas Prince&#8221; Yönetmen Alex Zamm. Film Netflix için çekiliyormuş. Şatonun terasından manzara inanılmaz.</p>
<p>Buradan ayrıldıktan sonra ünlü &#8220;Drakula&#8221;nın şatosuna gitmek için acele ediyoruz. Şato, Bran &#8216;da. O kadar fazla turist var ki adım bile atılamıyor. Dünyanın her yerinden gelen gezginler filmlere konu olan bu şatoyu görmek istiyorlar. Haksız da sayılmazlar. Biz önce karnımızı doyuralım sonra tadını çıkara çıkara şatoyu gezeriz diye düşünüyoruz.<br />
&#8220;Galeria Bran&#8221; restoran, özellikle ikinci katındaki orman dekoru ile çok ilginç. Ormandan gelen hayvan seslerini de yabana atmamak gerek. Yemekler fena değil. Garsonlar pire gibi çalışıyorlar.<br />
Çıktıktan sonra kale yakın. Turistik eşyaların satıldığı dükkânları geçince uzun kuyruk bize kapıyı işaret ediyor.Tahta kapıdan girince büyük bir meydana geliyorsunuz. Yukarıya doğru tırmanan yolu çıkıyoruz. Yolun sonunda bizi bol basamaklı dik bir merdiven bekliyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215321" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1933" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-300x227.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-1024x773.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-768x580.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-1536x1160.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-2048x1546.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-570x430.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-701x529.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/13-1067x806.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Şato 1378 yılında yapılmış.Uzun yıllar Romanya Kraliyet ailesinin yazlık sarayı olarak kullanılmış. Yapı 1957 yılında müze olarak açılmış. Birbirinin içinde yer alan dört kattan oluşuyor.57 minik odayı barındırıyor. İçerde Romen kültürünü yansıtan eşyalar ve giysiler var. Transilvanya o zamanlar Macaristan topraklarına aitmiş. Drakula hikâyesi ise gerçekten ilginç.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215322" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1898" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-300x222.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-1024x759.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-768x569.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-1536x1139.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-2048x1518.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-570x423.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-701x520.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/14-1067x791.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Drakula diye bahsedilen kişi aslında Vlad Tepeş. Namı-değer &#8220;Kazıklı Voyvada&#8221;.Osmanlı padişahı Fatih&#8217;in babası I.Murat, Transilvanya’da Vlad&#8217;ın babasını yenince oğlu Tepeş&#8217;i rehin alarak Edirne sarayına götürüyor. O zaman on iki yaşında olan çocuk, Fatih Sultan Mehmet ile birlikte sarayda büyüyor ve eğitim alıyor. Fatih Sultan Mehmet ile yakın arkadaşlığı sonucunda, Eflak Voyvodası olarak bu topraklara tayin ediliyor. Başta vergisini vererek Osmanlıya sadık gözüküyor. Ama daha sonra başkaldırıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/12-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215323" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/12-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1861" /></a></p>
<p>Ne kadar Osmanlı askeri ele geçirirse kazıklara oturtup karşılarında yemek yer içermiş. Zalimliği her yere yayılmış. Kendisine, yaptıklarından dolayı &#8220;Kazıklı Voyvada&#8221; adı takılmış. Macarlar, ona &#8220;Şeytan&#8221; anlamına gelen &#8220;Drakul&#8221; adını takmışlar. Esirlerine türlü türlü işkenceler yaparmış. Kendisine gelen Osmanlı elçilerinin sarıklarını çivi ile kafalarına çakarmış. Kral Ferdinand ve karısı Marie bu şatoda yaşamış. Aslında Vlad burada fazla kalmamış. Şatoda Vlad Tepeş&#8217;in soy ağacı bulunuyor. Ona ait fazla bir eşya yok. Birkaç işkence aleti dışında.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215315" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-scaled.jpg" alt="" width="1920" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-scaled.jpg 1920w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-225x300.jpg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-768x1024.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-1152x1536.jpg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-1536x2048.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-570x760.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-701x935.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-2-1067x1423.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p>Daha çok Targovişte&#8217;de yaptırdığı şatoda otururmuş. 1462&#8217;de Fatih bu zalimliğe son vermek amacıyla sefere çıkmış. Vlad&#8217;ın başını gövdesinden ayırmış. Baş İstanbul&#8217;a getirilmiş, ibret olsun diye sokaklarda dolaştırılmış. Sonra bir yere gömülmüş ama nereye olduğu bildirilmemiş. Zalimin sonu. Ölümünden 400 yıl sonra bu hikâyeyi öğrenen İrlandalı yazar Bram Stoker, konusu Transilvanya&#8217;da geçen bir kitap yazmış. Romanya&#8217;ya hiç gitmemiş olan yazarın 1897&#8217;de yayınlanan kitabı satış rekorları kırar. Daha sonra bu kitaptan esinlenen &#8220;Drakula&#8221; filmleri devreye girer. Böylece dünya bu şatoyu Drakula&#8217;nın evi olarak tanımış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215316" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg" alt="" width="1920" height="2560" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-scaled.jpg 1920w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-225x300.jpg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-768x1024.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1152x1536.jpg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1536x2048.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-570x760.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-701x935.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-3-1067x1423.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></a></p>
<p>Aslında şato gerçekten çok güzel. Daracık koridorlar, odalara giden gizli dehlizler, alçak tavanlar…Şatoda ne banyo ne de tuvalet var. Su tesisatı bile yok. İlginç. Dar merdivenlerden çıkıyor, dehlizlerden geçiyorsunuz.<br />
Orta yerde küçük bir avlu var. Kuyu suyunun bulunduğu yer.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-3-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215324" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-3-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1833" /></a></p>
<p>Çıktıktan sonra aşağıda bulunan kafede bir şeyler içiyoruz. Şatonun büyüsünü biraz daha üzerimizde hissetmek hoşumuza gidiyor. Ana kapıdan çıkınca hediyelik eşya satan dükkânları geziyoruz. Her tarafta Drakula imgesi. Küçücük dükkânlarda Romenlere has elişi bluzlar, tabaklar, seramikler, el oyması tahta tablolar.<br />
Şatonun etrafında dolaşıp fotoğraf çekmek istiyorum ama ağaçlardan isteğim kareleri bir türlü yakalayamıyorum. Yavaş yavaş hava kararmaya başlıyor. Sinai’ye dönüp “Snow” restoranda yemeğimizi yiyoruz. Otele döndüğümüzde aynı bizdeki gibi bir düğünle karşılaşıyoruz. Müzik çalıyor. Dans var. Eğleniyorlar.</p>
<p>İyi bir uykunun ardından sabah güzel bir kahvaltı.<br />
Bugün Sinai&#8217;de üçüncü ve son günümüz. Artık Peleş Kalesine çıkacağız. Sonunda belli bir yere kadar araba ile gelip turistik bir trene binerek tepeye doğru tırmandık. Sinai tepesine.</p>
<p>Trenden inince kaleye ulaşmak için yine yürümeniz gerekiyor. O kadar güzel gözüküyor ki bir an önce varabilmek için acele ediyoruz. Turist kalabalığı kaleye doğru yürüyor. Peleş kalesi Romanya&#8217;nın en önemli yapıtlarından biri.1873 yılında mimar Doderer ve Schulz tarafından yapılmış. Yapımı 10 yıl sürmüş. Saxon şatosuna benzer bir yapısı var ama her mimariden bir kesit taşıyor. Türk, Alman, Fransız, İtalyan. Uzun yıllar Kraliyet sarayı olarak kullanılmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/11-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215325" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/11-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1967" /></a></p>
<p>1989&#8217;da, Romanya devrim sonrası turizme açılmış. Peleş Sarayında elektrik, su tesisatı ve kalorifer bulunuyor. Romanya Kralı Ferdinand ve karısı Maria bu sarayda yaşamış. Komünist dönemde Romanya&#8217;ya gelen delegeler burada kalırmış. Bahçesi muhteşem. Heykeller süs havuzu ve tabii ki her taraf yemyeşil.<br />
İçerisi, dışarısı her taraf ince ince işlenmiş. Tahta malzeme bol kullanılmış. Duvarlardaki tablolar, mobilyalar çok güzel. Duvarlarda işli olmayan bir karış bile boş alan yok. Aynalar bile işli. Vitraylarda ışık huzmelerinin desteği ile harika bir görüntü ortaya çıkıyor.</p>
<p>Epeyce bir vakit ayırarak doyasıya gezdik. Peleş Sarayından sonra aşağıya doğru yürürseniz Pelişor Şatosuna ulaşıyorsunuz. Şato 1899-1903 yılları arasında Romanya tarihinde oldukça söz sahibi olan kraliçe Maria&#8217;nın oturduğu yer. Kraliçe Peleş Sarayına gitmektense burada dinlenmeyi tercih edermiş.1875&#8217;te doğan Maria&#8217;nın büyükannesi Kraliçe Victoria&#8217;mış.1892&#8217;de Kral I. Ferdinand ile evlenmiş. Daha sonra da direk olmasa da dolaylı olarak Romanya&#8217;yı yönetmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/12-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215323" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/12-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1861" /></a></p>
<p>1938&#8217;de ölmeden önce iki cilt halinde anılarını yazmış. Öldükten sonra kalbi çıkartılarak bir altın kutunun içine konulmuş ve Bükreş&#8217;te Tarih Müzesine götürülmüş. Burada fotoğraf çekebilmek için ayrı bilet almak gerekiyormuş. Biz bilemediğimiz için çok fazla fotoğraf çekemedik.<br />
Çok güzel bir yer. Kraliçe bu sarayı kendi zevkine göre döşemiş. Çocuklarının odaları, tüm detaylar. Bence oldukça ferah ve hoş. Peleş sarayının adı çok duyulmuş ama Pelişor da hiç yabana atılır gibi değil.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/18-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215327" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/18-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1765" /></a></p>
<p>Buradan ayrılıp girişteki kafede bir şeyler içip yiyoruz. Bu sırada ara ara yağmur çiseliyor. Şato daha güzel gözüküyor. Ormanda yürüyerek aşağıya inmeyi düşünüyoruz. Yol üzerinde kendi ürünlerini satan satıcılar ilginç geliyor. Hava nefis. Bol oksijen depolayarak aşağıya doğru yürüyoruz. Ana yola yaklaşınca hızla gelen yarış arabalarının sesi duyuluyor. Yol bizi Sinaia Cantacuzino Manastırına götürüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215319" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/16-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1868" /></a></p>
<p>Manastır 1690 – 1695 yılları arasında Prens Mihail Cantacuzino tarafından yaptırılmış. Prens, Kudüs topraklarından dönünce bu güzel yapıyı Sinaia&#8217;ya armağan etmiş. Bir söylentiye göre Sinaia adını Sinaii yarım adasından almış. Manastırda halen 20’ den fazla sayıda keşiş yaşamlarını sürdürmekte.<br />
Prahova vadisindeki bu manastır o zamanlar ticari merkez olarak kullanılmış. Gelip gidenler, yolu buraya düşenler bu manastırda kalırlarmış. Manastırın içinde iki kilise bulunuyor. Biserica Mare ve Biserica Mica. Ayrıca bu manastırda Romenlerin ünlü politika adamı Take İonescu&#8217;nun mezarı yer alıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/15-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/15-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1890" class="alignnone size-full wp-image-215330" /></a></p>
<p>İşlemeler, resimler, ortancalar ile dolu güzel bir bahçe sakin ve mistik bir hava. Manastırdan çıkınca yine yarış arabalarının seslerini duyuyoruz. Tekrar şehre inip, merkezde gördüğümüz bir parkta oturuyoruz. Çocukların oynadığı bölümde açık hava olmasına rağmen sigara içilmiyor. Çok hoşuma gitti. Ne kadar güzel bir düşünce. Medeniyet.<br />
Çıktıktan sonra yine Snow restorana gidiyoruz. Yarın yola çıkacağız. Braşov&#8217;a doğru. Sinaia&#8217;yı çok beğendim. Mükemmel bir şehir.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215328" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1836" /></a></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/17-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215329" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/17-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1839" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: “SalutareRomânia” Bükreş  &#8211; Bucureşti</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-salutareromania-bukres-bucuresti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2022 12:19:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[bükreş]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=215245</guid>

					<description><![CDATA[“SalutareRomânia” Bükreş &#8211; Bucureşti Bölüm I 2017 Türkiye’ye yakın olduğu için nasıl olsa istediğimiz zaman gidebiliriz düşüncesiyle bu güzel ülkeyi görmekte geciktik. 2017&#8217;nin Temmuz ayında ani bir kararla yaz tatilimizi burada geçirmeğe karar verdik. Birlikte çalıştığım Romen öğretmen arkadaşım Roxana ve Fransa&#8217;daki bir eğitim sırasında dost olduğum Simona bu kararımı duyunca çok sevinip ülkeleri hakkında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“SalutareRomânia”<br />
Bükreş &#8211; Bucureşti<br />
Bölüm I 2017<br />
Türkiye’ye yakın olduğu için nasıl olsa istediğimiz zaman gidebiliriz düşüncesiyle bu güzel ülkeyi görmekte geciktik. 2017&#8217;nin Temmuz ayında ani bir kararla yaz tatilimizi burada geçirmeğe karar verdik. Birlikte çalıştığım Romen öğretmen arkadaşım Roxana ve Fransa&#8217;daki bir eğitim sırasında dost olduğum Simona bu kararımı duyunca çok sevinip ülkeleri hakkında birçok bilgiyi benimle paylaştılar. Romanya&#8217;ya yıllar önce seyahat edenler ülke için pek hoş şeyler söylememiştiler. Ama bana göre ülkeyi tek bir kelime ile ifade etmem gerekirse uygun sözcük &#8220;Mükemmel&#8221; olur.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215246" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1817" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-300x213.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-1024x727.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-768x545.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-1536x1090.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-2048x1454.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-570x405.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-701x498.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/05-1-1067x757.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Romanya topraklarının tarihi çok eskilere dayanıyor. Hatta Dünyadaki en eski insan fosillerine burada rastlandığından bahsediliyor. İlk olarak bu topraklarda yaşayan halk Traklar, Daçya Krallığını kuruyorlar. O zamanlar Traklar bugün Türkiye&#8217;de Trakya denilen bölgede yaşamaktaymışlar. Trakya adı da buradan geliyormuş. Trakların Roma imparatoru Trajan&#8217;a yenilmeleri burayı bir Roma eyaleti yapmış. Altın ve gümüş madenleri açısından çok zengin bir yer olduğu için Romalıların gözdesi haline gelmiş. Romalıların buraya yerleşmesi Latincenin yaygın olarak kullanılmasına neden olmuş. Bugün ülkede konuşulan Romencenin Latinceden fazlasıyla etkilenen bir dil olmasının medeni buymuş. Daha sonra Gotların istilası ile Romalılar bölgeden çekilmişler. Birçok kavim tarafından kuşatılan ülke Hunların egemenliğine girmiş. Macar, Peçenek, Tatar ve Kumanlar tarafından da istilaya uğramışlar. Romenler kendilerine ait devleti ancak XIV. yüzyılda kurmayı başarmışlar.</p>
<p>XV. yüzyılda Osmanlı Devleti buralara hakim olmuş. Bu dönemde Eflak Beyliği Voyvodası, tarihte Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III.VladTepeş zalimliği ile ünlenmiş ve Osmanlı Devletine isyan etmiş. Daha sonra onun zalimliklerini anlatan &#8220;Dracula&#8221;adlı roman BramStoker tarafından 1897&#8217;de yazılmış. Ve Kont Drakula isminde birçok film çevrilmiş. Daha sonra bu hikâye Romanya&#8217;nın en büyük turizm gelirinin nedeni olmuş.93 harbinde Osmanlıların Ruslara yenilmesi sonucu Romenler bağımsızlıklarını elde etmişler. Ancak 1947&#8217;de Kızıl Ordu burayı işgal edince ülkenin yönetimi Ruslara geçmiş ve Komünist Romanya Halk Cumhuriyeti kurulmuş.1967&#8217;de Diktatör Nicolay Çavuşesku Romanya&#8217;nın devlet başkanı olmuş. 1989&#8217;da devrim ile Romanya demokrasiye geçmiş. 25 yıl hüküm süren Çavuşesku döneminde ülkede derin izler bırakan üzücü olaylar gerçekleşmiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215247" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-1536x1152.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-2048x1536.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-570x427.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/04-1-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>O dönem halkın çoğunluğu oturdukları evlerinden çıkartılarak, tek odalı apartman dairelerine yerleştirilmiş. Bükreş’te gezerken bu apartmanlar dikkatinizi çekiyor. En üst katlarına reklam almışlar. Anlaşılan şimdilerde gerçek dünyaya dönmüşler. Ünlü parlamento binasını yapabilmek için kiliseler ve 30.000 civarında ev yıktırılmış. Gece dolaştığınızda acaba evlerde insanlar yaşamıyor mu diye düşünüyorsunuz. Hiçbir ışık görülmüyor. Bunun nedeni hala Komünizmden kalma alışkanlıklarmış. Lamba bir odada yanıyor ve onun etrafında toplanıyorlar. O dönemde halk karne ile yiyecek içecek alırmış. Çavuşesku halkın isyanları sonucunda karısı ile birlikte kurşuna dizilmiş. Ülkenin demokrasiye geçişi oldukça yakın tarihe dayanıyor. Bugün Devlet Başkanı KlausIohannis.</p>
<p>PegasusHavayolları uygun fiyatlarla uçuş yapıyor. İzmir&#8217;den 19 Temmuz sabahı 06.55&#8217;te başlayan yolculuğumuz İstanbul aktarmalı olarak 11.35&#8217;te Romanya&#8217;nın başkenti Bükreş şehri HenriCoandă Uluslararası Havalimanı&#8217;na inmemizle son buluyor. İstanbul&#8217;dan uçuş yaklaşık bir saat. Binmemizle inmemiz bir oluyor.İzmir-İstanbul uçuşu gibi.</p>
<p>1910&#8217;da ilk jet motorlu uçağı yapan Romen kâşif mühendisin adı Havalimanına verilmiş. Çok büyük bir yer değil. Pasaporttan kolayca geçiyoruz. Türkiye&#8217;den kiraladığımız arabaya ulaşmak için bir servise biniyoruz. Bu servis kiralama şirketine ait. Çok düzenli çalışıyorlar. Havaalanına bir kilometre uzaklıkta güzel bir büroda arabayı teslim alıyoruz ve Romanya maceramız başlıyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215248" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1703" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-300x200.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-1024x681.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-768x511.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-1536x1022.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-2048x1363.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-570x379.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-701x466.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/01-1-1067x710.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Trafiğin iyi olduğu söylenemez. Araba kullanmak ilk etapta oldukça zor geliyor. Bazı kurallara uyuluyor ama genelde ani hareket ediyorlar. Dikkatli sürmek gerek.<br />
Havalimanı Bükreş merkeze 18 km.uzaklıkta. Önce para bozduruyoruz. Para birimi Romen Lei.(Ron) Kâğıt paralar şeffaf ve plastik gibi bir maddeden. Tuhaf geliyor. Romenler her ne kadar Avrupa Birliğine üye olsalar da kendi paralarını kullanıyorlar. Sadece otel ödemelerinde € kullandık.Hatta buralarda bile çoğu ödemeyi kendi para birimlerinde yaptık. Ülkede her yerde kredi kartı kullanamıyorsunuz. Parayı peşin istiyorlar. Döviz bürolarının Romence adı&#8221;Amanet&#8221; bizim &#8220;emanet&#8221; sözcüğümüze benziyor. Birçok yerde bulabiliyorsunuz. Ama dikkat etmek gerek pazar günleri açık değiller.</p>
<p>Arabamızla yemyeşil caddelerde ilerliyoruz. Sağlı sollu ulu ağaçlar sıralanmış. Şehir nefes alıyor.&#8221;DrAna Aslan&#8221; (1897-1988 yılları arasında yaşamış Gerontolojide -Yaşlanma sürecini araştıran bilim dalı- dünyada öncü olan bir Romen bilim insanı.) güzellik ürünlerinin reklamını görüyorum. Ayrıca birçok Türk markasının reklamı. Anlaşılan burası Türkler için iyi bir pazar olmuş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215249" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1958" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-300x229.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-1024x783.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-768x587.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-1536x1175.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-2048x1567.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-570x436.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-701x536.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/03-1-1067x816.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Otelimiz Bükreş merkezde Cornelia caddesinde&#8221;CherieBoutique Otel&#8221;. Bahçenin içinde beyaz tonların hâkim olduğu eski bir yapı. Belli ki çok iyi bir restorasyon görmüş. Zaten buradaki evlere bayıldık. Hepsi birbirinden güzel.Ama çoğu hala bakım bekliyor. Hemen önünde park yeri var. Bu önemli çok zira Bükreş&#8217;te park yeri bulmak hiç kolay değil. Odalar ferah.Yerleştikten sonra bahçeye inip karnımızı doyurmak istedik.Yemekler güzel ama su fiyatları çok yüksek.İnanamadık.Burada &#8220;Sudan ucuz.&#8221; lafı geçerli değil. Romanya seyahatimiz boyunca su içebilmek için hatırı sayılır paralar ödedik.</p>
<p>Garson “Türk&#8217;üz” deyince hiç şaşırmadı. Anlaşılan Bükreş&#8217;e gelen Türk turist sayısı çok fazla. Karnımızı doyurduktan sonra ilk olarak görmeyi hedeflediğimiz Parlamento Sarayına gitmek istiyoruz.Bükreş&#8217;e iki gün ayırdığımız için vakti iyi değerlendirmek gerek. Pentagon&#8217;dan sonra Dünyanın ikinci büyük parlamento binası. Diktatör Çavuşesku gücünü göstermek adına bu binayı yaptırmış. Halkına seslendiği devasa balkon dikkat çekiyor. Çavuşesku&#8217;nun halkın sefalet içinde olmasına karşın zenginlik simgesi olan bu sarayı yaptırması herkesin ondan biraz daha fazla nefret etmesine neden olmuş. Ancak bu devasa yapının keyfini sürememiş. Bilindiği gibi yargılanmış ve karısı ile birlikte idam edilmiş. Bina Unirii bulvarında. Bu cadde Paris&#8217;in &#8220;Champs–Élysées&#8221; sine benziyor.Zaten şehre küçük Paris diyorlarmış. Daha sonra zafer takını görünce böyle söylenmesinin nedenini anladım.<br />
Bükreş, Tuna nehrinin bir kolu olan Dambovita ırmağının geçtiği bir şehir. Parlemento binası Bükreş&#8217;in birçok yerinden görülebiliyor. Eyfel misali. Yapımına 1983&#8217;te başlanmış ve 1989&#8217;da bitirilmiş.48m.yüksekliğinde. Asıl ilginç olanı binanın buzdağı gibi yer altında da yapılanması. Aydınlatma için 3500 ton kristal kullanılmış.700 mimar ve 20.000 işçi binanın yapımında çalışmış.1100 odası olan yapının 40 asansörü bulunuyor. Az bir kısmı rehber eşliğinde gezilebiliyor.</p>
<p>Buradan Herăstrău Parkı içinde bir Açıkhava müzesi olan DimitrieGusti Ulusal Köy Müzesine (MuzeulSatului) gidiyoruz. 1936 yılında açılmış. 10 hektarlık bir alana yayılan müze, 17. ve 20. yüzyıl arasında inşa edilmiş otantik köy yapılarını barındırıyor. Ülkenin farklı yörelerinde bulunan evler eşyalarıyla hatta bahçe düzenleriyle birlikte buraya taşınmış.</p>
<p>Romanya&#8217;nın köyevlerini geziyor, girişlerinde bulunan açıklamalardan hangi yöreye ait olduğu, orada oturmuş kişiler hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz.<br />
Çok güzel bir yer. Şimdiye kadar böyle bir yer gezmemiştim. Sadece evler değil tahta kiliseler ve değirmenler… Masal dünyası gibi. Bizim Karadeniz yöresinin evlerine benzer tahta evler. Değişik çatılar.<br />
Birçok yöresel el işlerini de görmek mümkün. Girişte tüm bunların satıldığı bir mağaza bulunuyor. Ağaçların arasında muhteşem bir müze.Tahta kiliseyi gezdiren Romen bayanla bir hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.<br />
Acaba diyorum böyle bir müze bizim ülkede yapılmış olsa kaç hektar arazi gerekirdi. Güzel olan asıl şey bu evlerin sanki içinde hala yaşanıyormuş gibi canlı olması. Bahçelerine ekilmiş çiçekler, sebzeler, inanılmaz. Tüm gününüzü burada geçirebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-215250" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1970" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-300x231.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-1024x788.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-768x591.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-1536x1182.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-2048x1576.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-570x439.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-701x539.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/02-1-1067x821.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Sonuna kadar yürürseniz Herăstrău Parkına geçiyorsunuz. Park,şehrin kalbinde halkın gezip dolaşacağı dinleneceği nefes alacağı bir yer.Herăstrău gölünün çevresine kurulmuş.<br />
İşin içine göl de girince burada gezinti yapan gemiler olması kaçınılmaz.1936&#8217;dan beri açık olan parkta biz de gemiye binip bir göl turu yapıyoruz. Sakin hoş bir tur. Huzur veriyor. Daha sonra yürüyoruz. Çıkışta aslında girişte&#8221; Hard RockCafe&#8221; yi görünce bir kahve içelim diyoruz. Malum tüm ülkelerin başkentlerinde bu kafelerden var.</p>
<p>Hava yavaş yavaş kararmaya başlıyor. Bu akşam yemeği &#8220;Hanu&#8217;luiManuc&#8221; restoranda yiyeceğiz. Restoranın giriş kapısının hemen sağında Garanti bankamatiğinin olması ilginç.<br />
Restoran mükemmel eski bir yapı.1804&#8217;de Ermeni tüccar EmanuelMarzaian &#8216;ın yaptırdığı bir han.1812 yılında Türk-Rus savaşının sona ermesi görüşmeleri ve barış antlaşmaları bu handa yapılmış. Türk, Bulgar ve Yunanlı tüccarlar Transilvanya&#8217;ya giderken burada konaklarlarmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1933" class="alignnone size-full wp-image-215251" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-300x227.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-1024x773.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-768x580.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-1536x1160.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-2048x1546.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-570x430.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-701x529.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/09-1-1067x806.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>1857&#8217;de aydınlatma ilk defa burada yapılmış, lambalar kullanılmış. Bina şimdi restoran ve otel olarak hizmet vermekte. Bükreş’in en popüler mekânlarından biri. Hanın ortasındaki bahçe masalar ile dolu. Rezervasyon yaptırdığımız halde oturabilmek için kapıdaki kuyrukta bir süre beklemek zorunda kaldık.<br />
Ama buna değdi. Çok güzel bir ortam. İyi bir aydınlatma ve dekor. Bir tarafta kızaran etler, diğer tarafta sahnede Romen folkloru. Yemekler enfes. Bir hayli keyif aldık. Eminim burada konaklamak ayrı bir zevk olurdu. Gecenin sonuna doğru yanımıza yaklaşan Romen ekip Türk olduğumuzu anlayınca &#8220;Üsküdar&#8217;a giderken ”şarkısını çalıp söylüyor. Ne hoş.</p>
<p>Menü kartındaki resimlerin altında bulunan yazıları Romen arkadaşım çevirdi ama ben pek yazmak istemiyorum.<br />
Ertesi sabah kahvaltı yapmak için yer aramaya başlıyoruz. Ara sokaklardan ana caddeye ulaşmak isterken Romanya Merkez Bankasının karşı çaprazında &#8220;Antiques&amp;Handmade&#8221; yazısı dikkatimizi çekiyor ve siyah taş binaya giriyoruz. Üst katta şehir kütüphanesi bulunuyor.Binanın giriş katında el örgüsü şapkalar,örtüler ve daha birçok şey, içerdeki kubbeli kısımda ise antika objeler satılıyor. Girişte, yerlerdeki taşlarda iskambil kâğıtları orijinal. Tavandaki eski işlemeler çok yıpranmış ama hala muhteşemler.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1862" class="alignnone size-full wp-image-215252" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-300x218.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-1024x745.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-768x558.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-1536x1117.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-2048x1489.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-570x415.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-701x510.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/08-1-1067x776.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Ertesi gün ReginaElisabeta bulvarında&#8221;La mama&#8221;restoran hoşumuza gidiyor.Kahvaltı çeşitli ve leziz. Yumurtanın yanında kırmızı pancar getirilmesi pek alışık olmadığımız bir tat. İçerisi çok güzel, tarihi ama hava sıcak olduğu için dışarıda oturmayı tercih ettik.Daha sonra cadde boyunca yürüdük. İzmir&#8217;de eskiden binilen troleybüs burada hala işliyor. Oldukça yıpranmış ama hoşuma gitti. Öğrencilik yıllarımı hatırladım.</p>
<p>Ana caddeden dar sokaklara dalındığında, binaların yerleşmiş restoranlar avlu içinde orijinal ve güzel dekorlara sahip. Bir tanesi o kadar ilgimizi çekiyor ki hemen içeriye giriveriyoruz. Çiçekler içinde. Tahta malzemenin bolca kullanıldığı restoran kırmızı, pembe sardunyalar ile harika gözüküyor. Burada da bir sahne var. &#8220;Terasa Doamnei&#8221;.Her noktada bir güzellik, bir ferahlık. Akşam yemeği için burası tercih edilebilir.<br />
Ağaçların arasında Rus Kilisesi&#8221;BisericaSfantuNicolae&#8221;bütün ihtişamıyla yükseliyor. Kilisede yenileme çalışmaları yapılıyor. Eski şehirde bulunan erken Neo-Romen stildeki yapı altın rengi çatısıyla insanı büyülüyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1938" class="alignnone size-full wp-image-215253" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-300x227.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-1024x775.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-768x581.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-1536x1163.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-2048x1550.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-570x431.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-701x531.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/06-2-1067x808.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Üniversite Meydanı ile Unirii Meydanının kesiştiği yerde Bükreş&#8217;in ilk hastanesi &#8220;Coltea&#8221; bulunuyor.Heybetli bir yapı.Binanın dış cephesinde kırmızı beyaz taş süslemeler dikkat çekiyor. Hastane 1704&#8217;te yapılmış.<br />
İlk bakışta buranın bir hastane olabileceğini düşünemiyorsunuz. Yapı o denli değişik.Hastanenin önünde Mihail Cantacuzino&#8217;nun heykeli yükseliyor. Hastanenin kurucusu. Avrupa&#8217;nın en eski ve soylu ailelerinden. Kökü Bizans&#8217;a kadar uzanıyormuş.<br />
Hastane halen hizmet veriyor. Hastanenin yanında da bir kilisesi var.</p>
<p>Yürümeye devam ettiğimizde Cantacuzino Sarayı bizi renkli güzel süslemeleriyle karşılıyor.1833-1835 yılları arasında yapılmış.Yapı ilk başlarda yüksek sosyetenin toplandığı bir yermiş. I.Dünya Savaşında Almanlar tarafından kullanılmış.Şimdi ünlü Romen kemancı George Enescu müzesi.Hakikaten zarif ve iç açıcı renklerin kullanıldığı bir saray.Özellikle girişi çok orijinal.</p>
<p>Eski şehrin caddesi Lipscani&#8217;de ilerliyoruz taş binaların görünüşleri harika. VladTepes&#8217;in nam-ı değer Drakula&#8217;nın saray kalıntılarının yanında Bükreş&#8217;in en eski kilisesi Saint Antoine yer alıyor.1559’da Mircea Ciobanul tarafından yapılmış bir Ortodoks kilisesi. 1847&#8217;deki yangından sonra kilise neo-gotik tarzda onarılmış. Çok güzel bir taş işçiliğine sahip. Demir parmaklıklar ile çevrilmiş bahçe içinde dini yapılar ayrı ayrı gezilebiliyor. Saint-Dumitru Posta kilisesinin kapısının üzerinde buraya ait bilgiler yazıyor.<br />
Nereye gidersem gideyim, rögar kapakları hep dikkatimi çekmiştir. Şehrin tarihini yansıtır… Bükreş&#8217;in Arnavut kaldırımı şeklinde döşenmiş sokaklarındaki kapakları incelemek ayrı bir güzellik.</p>
<p>Tam ortada yerel yemeklerin yapıldığı bir restoran görünce hemen içeri dalıyoruz.&#8221;Taverna Covacı&#8221; Romen el işi örtüleri ile süslenmiş, karanlık bir yer. İçeriye ağır bir koku yayılmış.Çorba fena değil.Romen mutfağı çok zengin değil ama çorbaları ayrı bir yere koymak lazım, nefis lezzetler.&#8221;Ciorba de burta&#8221; İşkembe çorbası. Özellikle ekmek içinde sunulan sebze çorbasını mutlaka tatmalı.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1894" class="alignnone size-full wp-image-215254" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-300x222.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-1024x758.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-768x568.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-1536x1137.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-2048x1516.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-570x422.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-701x519.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/07-1067x790.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Yemekten sonra yine yola koyuluyoruz.Rengârenk bir kilise ilgimi çekiyor.Ulusal Sanat Müzesinin yakınında Stavropoleos Manastırı. Aziz Saint Michel ve Gabriel&#8217; e adanmış.1724&#8217;te yapılmış bir Ortodoks Kilisesi. Barok stilde yapıldığı her köşesinde bulunan süslemelerden anlaşılıyor.<br />
Stavropoleos sokağının sonundaki Bükreş&#8217;in tarihi restoranı &#8220;Caru&#8217;cu bere&#8221;ye ulaşıyoruz.Restoran mimar ZigfridKofczinski tarafından 1879&#8217;da yapılmış.Neo-gotik tarzda bir mekân.Turistler oturmasalar bile içeriye fotoğraf çekmek için giriyorlar.<br />
Gerçekten çok büyülü, güzel bir yapı.Ahşap malzemenin bolca kullanıldığı tarihi bir yer.Her tarafta bir şeyler asılı.Ortada bir bar var. Ayrıca tahta merdivenlerden ikinci kata çıkabiliyorsunuz.<br />
Kahve eşliğinde leziz tatlılardan tadıyoruz.Akşam yemeğine kalmak mümkün değil.Rezervasyon gerekiyor.Böyle tarihin içinde oturmak bana her zaman büyük keyif verir. Özel önlükleriyle hizmet veren garsonlar mekânı renklendiriyor.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1844" class="alignnone size-full wp-image-215255" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-scaled.jpg 2560w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-300x216.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-1024x737.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-768x553.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-1536x1106.jpg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-2048x1475.jpg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-124x90.jpg 124w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-570x410.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-701x505.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2022/10/10-2-1067x768.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></a></p>
<p>Sokaktan çıktığımızda, &#8220;CaleaVictorieri&#8221; caddesindeki devasa bina dikkatimi çekiyor.CEC meydanında 1800 yılında yapımına başlanan ve 1900 yılında bitirilen bina Romanya&#8217;nın en eski bankasıymış. Değişik ve heybetli bir mimariye sahip.<br />
Binanın karşısında, 1894’te yapılan muhteşem bir yapı daha var.Yapı 70 yıl boyunca postane olarak kullanılmış.1972 yılında ise burada Ulusal Tarih Müzesini açılmış.Gezmeğe karar veriyoruz.Giriş merdivenlerinde elinde bir kurt taşıyan bronzdan acayip bir heykel ilgi çekici.İmparator Trajan&#8217;ı elinde bir kurt tutarken simgeliyor. Roma&#8217;nın kurucuları Romus ve Romulus&#8217;u besleyen kurt.Heykeltıraş Vasile Gorduz tarafından yapılmış.Eser Romen halkının orijinini göstermek amacıyla yapılmış ama Bükreş halkının fazla tepkisini almış. Müze adından da anlaşılacağı gibi Romen tarihinin tarih öncesi ve modern eserlerini barındırıyor. Romen kraliyet ailesinin mücevherleri burada sergileniyor.</p>
<p>Müzede benim favori heykellerim yer alıyor.Neolitik sanatın iki yapıtı.&#8221;Düşünen Adam ve Oturan Kadın&#8221; 5000-6000 yıl öncesinden esintiler. Hamamcı kültürüne ait. 1956 yılında Cernova&#8217;daki bir mezar içinde bir arada bulunmuşlar.Çok etkileyici.Onca yıl önce yapılmış ve hala güzeller.<br />
Romen köklerinin Roma&#8217;dan geldiği düşünüldüğü için bu müzede Antik Roma İmparatorluk dönemine ait Trajan Forumundaki eserlerin kopyaları asıllarına çok uygun olarak yapılmış.Roma İmparatoru TrajanDaçya toprakları fatihi olarak elde ettiği tüm ganimetlerle Roma&#8217;da yaptırdığı forumun aynısı.Daçya seferini anlatan rölyeflerin olduğu bir sütun bu alanda yükseliyor.Sütunun en üstüne önce kartal sonra Traianus&#8217;un ve daha sonra da Aziz Pietro&#8217;nın heykeli yerleştirilmiş.Romen yakın tarihini anlatan bölüm gerçekten ilginç.<br />
Müzeden çıktıktan sonra, yol üzerinde rastladığımız ZlatariKilisesi, şehrinyüksek binaları arasına sıkışmış zarif güzel bir yapı. Bir binanın köşesinde Banker Eugeniu Carada (1836-1910) heykeli gözüme çarpıyor. Bükreş&#8217;te düşündüğümden az heykel var.</p>
<p>Akşam yemeği için Pierre de Coubertin bulvarında&#8221;CentrulComercial Mega Mall&#8221; adlı büyük bir alışveriş merkezine gittik. Ünlü markaların mağazaları yerlerini almış. Hatta Türk markalarını da bulabiliyorsunuz. Ama ürün çeşitliliği bakımından çok zengin değiller. Ufak tefek birşeyleratıştırdıktan sonra günün sonunu otelimiz bahçesinde bir çay içerek bitiriyoruz. Çayın yanında şeker niyetine verilen bal bu keyfe ayrı bir güzellik ekliyor.<br />
Ertesi sabah Bükreş&#8217;ten ayrılıp Romanya&#8217;nın diğer şehirlerini de görmeyi planladığımız gezimize devam ediyoruz. Otele geldiğimizdeki sıcak karşılamayı ne yazık ki ayrılırken bulamıyoruz. Çok dar olan tahta merdivenlerden bavullarımızı indirebilmek için yardım istiyoruz ama oralı bile olmuyorlar. Anlaşılan hala eski rejimin kalıntıları devam ediyor.</p>
<p>Ara sokaklarda Bükreş&#8217;in güzel evlerini seyrede seyrede ilerliyoruz. Evler bakım görseler çok daha muhteşem olacaklar. Yapılar harika. Alt yapıları konusunda bilgim yok ama tepelerde dolaşan elektrik ve telefon tellerinin sayısı bir hayli fazla. Ayrıca renkli dış cephe boyaları da dikkat çekici. Dantel gibi işlenmiş taş binaların ince detaylarını hayranlıkla izliyoruz.<br />
Bükreş Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, FelsefeFakültesi. Üniversite semtinde tarihi binaların arasında ilerliyoruz. Yolumuzun üstünde el örgüsü yelekler, şapkalar,meyve, sebze satan satıcılar küçük bir pazar görünümü oluşturuyorlar.<br />
Romen tiyatro yazarı Luca Caragiale&#8217;ninkarakterlerini gösteren heykeller modern ve güzel bir kompozisyon oluşturmuş.</p>
<p>Bükreş Üniversite Meydanındaki saatin üzerindeki tarih 1459&#8217;u gösteriyor. Demir malzemenin bolca kullanıldığı bu saatleri hemen hemen her meydanda görmeniz mümkün. Üzerlerinde bulundukları meydanların adları yazıyor. Hedefli olarak yürüyüp, tarihler boyunca bozulmamış dinozor iskeletinin bulunduğu Doğa Tarihi Ulusal Müzesi Antipa &#8216;ya varıyoruz.<br />
GrigoreAntipa Müzesi (Doğal Tarih Müzesi) 1893-1944( Muzeul de IstorieNaturala &#8220;GrigoreAntipa&#8221;)gördüğüm en güzel müzelerden biri.Hem insanlık tarihi hem de doğa. O kadar güzel sunulmuş ki… Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayanhayvanlar doldurulmuş bir halde vitrinlerde. Hayvanlar hakkında tüm bilgilere önlerinde bulunan levhalara dokunarak ulaşabiliyorsunuz. Birçok öğrenci topluluklarına rastladık. Ne kadar okunursa okunsun bu bilgiler ancak böyle bir sunumda akılda kalır. Canlı türlerini vitrinlerin içinde, üç boyutlu seyrediyor, hayran kalıyoruz.<br />
Müzenin kurucusu ve yöneticisi Doktor GrigoreAntipa bu müzeyi 51 yıl boyunca yönetmiş. GrigoreAntipa ünlü ProfesörErnstHaeckel&#8217;in öğrencisi olmuş hatta doktora tezini ondan almış. Birçok araştırmaya katılan Antipa, müzeyi araştırmalarını yaptığı ev gibi kullanarak yaşamını burada geçirmiş,bilimsel koleksiyonlarını bağışlarla zenginleştirmiş. Veri tabanındaki çeşitlilik açısından dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor.<br />
Girişinte hatıralık eşyalar satan bir bölüm var. Çok güzel bir müze. Uzun uzun gezmek gerekir. Her köşede bir bilgi. Renkli, canlı… Artık Bükreş&#8217;ten çıkarak Sinaia&#8217;ya doğru yol alıyoruz. Dönüşte Bükreş&#8217;te gezmek istediğimiz bir yer daha var.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Renault 15 bin çalışanının işine son veriyor</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/renault-15-bin-calisanini-isine-son-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 15:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AUTOSHOP]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Dominique Senard]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[Renault]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189608</guid>

					<description><![CDATA[Fransız otomobil üreticisi Renault tüm dünyada 15 bin çalışanını işten çıkaracağını duyurdu. Fransız otomobil üretcisi Renault tasarruf amacıyla dünya genelinde 15 bin çalışanını işten çıkaracağını duyurdu. İşten çıkarılacak çalışanların 4 bin 600&#8217;ü Fransa&#8217;dan. Geri kalanların ise şirketin diğer ülkelerindeki üretim merkezlerinde çalışanlardan olacağı belirtildi. Renault&#8217;nun 39 ülkede 180 bine yakın çalışanı bulunuyor. Renault geçici CEO&#8217;su [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransız otomobil üreticisi Renault tüm dünyada 15 bin çalışanını işten çıkaracağını duyurdu.</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1.jpg" alt="" width="702" height="395" class="aligncenter size-full wp-image-189609" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1.jpg 702w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Renault-CEO-Clotilde-Delbos-1-570x320.jpg 570w" sizes="auto, (max-width: 702px) 100vw, 702px" /></a></p>
<p><strong>Fransız otomobil üretcisi Renault tasarruf amacıyla dünya genelinde 15 bin çalışanını işten çıkaracağını duyurdu. İşten çıkarılacak çalışanların 4 bin 600&#8217;ü Fransa&#8217;dan. Geri kalanların ise şirketin diğer ülkelerindeki üretim merkezlerinde çalışanlardan olacağı belirtildi. Renault&#8217;nun 39 ülkede 180 bine yakın çalışanı bulunuyor.</strong></p>
<p>Renault geçici CEO&#8217;su Clotilde Delbos konuyla ilgili açıklamasaında &#8220;Belirsizlik ve karmaşa şartları içerisinde bu proje, sağlam ve sürdürülebilir bir performans açısından yaşamsal öneme sahip&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şirketin yönetim kurulu başkanı Jean-Dominique Senard da &#8220;Planlananan değişiklikler şirketin sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gelişimini güvenceye almak açısından elzem&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Renault bu yıl içinde 141 milyon euroluk net zarar kaydetti. Şirket çalışan çıkartarak gelecek üç yıl içerisinde yaklaşık 2 milyar euroluk bir tasarruf sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>Açıklamada ayrıca Renault&#8217;nun Fransa&#8217;daki dört üretim merkezinin kapanacağı ya da yeniden yapılandırılacağı belirtildi. Paris&#8217;in kuzeybatısındaki Flins&#8217;te bulunan fabrikanın da 2024&#8217;ten itibaren Zoe elektrikli hatchback otomobil üretimini sonlandıracağı kaydedildi.</p>
<p>Renault Fas ve Romanya&#8217;da büyüme planlarını da durdurdu. Renault&#8217;nun yıllık 4 milyon araç olan üretim kapasitesi de plana göre gelecek dört yıl içinde 3 milyon 300 bine indirilecek.</p>
<p>Renault&#8217;nun en büyük ortağı yüzde 15 hisse ile Fransız hükümeti. Hükümet şirkete 5 milyar euro kredi güvencesi vermişti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;dan turist çekme yarışı hız kazandı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/manset/avrupadan-turist-cekme-yarisi-hiz-kazandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[bthaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2020 17:17:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Çekya]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Ecological development]]></category>
		<category><![CDATA[Edacco]]></category>
		<category><![CDATA[Estonya]]></category>
		<category><![CDATA[Finlandiya]]></category>
		<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya]]></category>
		<category><![CDATA[Malta]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Polonya]]></category>
		<category><![CDATA[Romanya]]></category>
		<category><![CDATA[Slovakya]]></category>
		<category><![CDATA[Slovenya]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=189513</guid>

					<description><![CDATA[Kıbrıs 19 ülkeden turistlere karantinayı kaldırıyor Koronavirüs salgını döneminde Avrupa&#8217;dan turist çekme yarışı hız kazanırken Kıbrıs, 19 ülkeden gelecek yolculara karantina uygulanmayacağını açıkladı. Güney Kıbrıs, turizmi yeniden canlandırmaya hazırlanıyor AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti, 19 ülkeden turist ve yolculara 20 Haziran&#8217;dan itibaren karantina muafiyeti getiriyor. Turizmden sorumlu Başbakan Yardımcısı Savvas Perdios, yaptığı açıklamada, 19 ülkeden gelecekler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kıbrıs 19 ülkeden turistlere karantinayı kaldırıyor</strong></p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-189514" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1.jpg" alt="" width="976" height="549" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1.jpg 976w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1-300x169.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1-768x432.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Corona-kıbrıs-1-701x394.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 976px) 100vw, 976px" /></a></p>
<p><strong>Koronavirüs salgını döneminde Avrupa&#8217;dan turist çekme yarışı hız kazanırken Kıbrıs, 19 ülkeden gelecek yolculara karantina uygulanmayacağını açıkladı.</strong></p>
<p>Güney Kıbrıs, turizmi yeniden canlandırmaya hazırlanıyor</p>
<p>AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti, 19 ülkeden turist ve yolculara 20 Haziran&#8217;dan itibaren karantina muafiyeti getiriyor.</p>
<p>Turizmden sorumlu Başbakan Yardımcısı Savvas Perdios, yaptığı açıklamada, 19 ülkeden gelecekler için karantina zorunluluğunun kaldırıldığını bildirerek &#8220;Turizmimizi yeniden başlatıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Söz konusu 19 ülkeden 13&#8217;ünden gelecek yolcu ve turistler karantinanın yanı sıra koronavirüs testinden de muaf olacak. Bu ülkeler; Almanya, Avusturya, Malta, Yunanistan, İsrail, Bulgaristan, Finlandiya, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Norveç, Danimarka ve Macaristan olarak sıralandı.</p>
<p>İsviçre, Çekya, Polonya, Romanya, Hırvatistan ve Estonya&#8217;dan gelecek yolcu ve turistler içinse karantina zorunluluğu kaldırılmakla birlikte test sonucunu ibraz etme yükümlülüğü devam edecek.</p>
<p>Perdios, söz konusu ülkeler ve diğer ülkelerdeki durum ışığında bu listeyi sürekli olarak güncelleyeceklerini belirterek bunun Kıbrıs&#8217;a en çok turist gönderen iki ülke olan Rusya ve İngiltere için de geçerli olduğunu söyledi. Bu iki ülkedem Kıbrıs&#8217;a uçuşlara henüz izin verilmiyor.</p>
<p>Diğer ülkelerde karantinayı kaldırma planları</p>
<p>Avrupa&#8217;da ilk olarak Slovenya 15 Mayıs&#8217;ta koronavirüs kısıtlamalarını sona erdirerek kapılarını AB ülkelerinin vatandaşlarına açmış ve 31 Mayıs&#8217;tan itibaren karantina uygulamasının kaldırılacağını bildirmişti.</p>
<p>Avrupa&#8217;nın en önemli turist destinasyonu olan İspanya da 25 Mayıs&#8217;ta yaptığı açıklamada 1 Temmuz&#8217;dan itibaren yurt dışından gelecek yolculara karantina uygulamasını kaldırmayı planladığını bildirdi.</p>
<p>İtalya da 3 Haziran&#8217;dan itibaren AB vatandaşlarına karantinasız seyahati mümkün kılmayı planlıyor.</p>
<p>Yunanistan ise iki haftalık karantina zorunluluğunu kaldıracağı ülkeleri 31 Mayıs&#8217;a kadar açıklayacağını bildirmişti.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-189515 size-medium" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-300x168.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-123x70.jpg 123w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-254x141.jpg 254w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-570x320.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1-701x392.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2020/05/Savvas-Perdios-1.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Güney Kıbrıs Turizmden sorumlu Başbakan Yardımcısı Savvas Perdios; &#8220;Turizmimizi yeniden başlatıyoruz, sloganıyla yapılan hazırlıklarımızı, Turizm sektöründe yer alan kurum ve kuruluşlarda birlikte yapıyoruz.</p>
<p>Korona virüsüne karşı alınan tedbirleri ve yapılan çalışmaları &#8216;Edacco, Ecological Development&#8217;, kurumuna sunmak için eksiklerimizi tamamlıyoruz.</p>
<p>AB ülkelerinde bulunan tatilcileri corona virüs tehdidine karşı en iyi şekilde koruyup misafir edeceğimizi garanti ederiz.</p>
<p>Bize güvensinler, sağlıklı ve huzur içinde tatillerini bizimle geçirsinler&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
