<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>seyahat. tatil &#8211; Belgot&uuml;rk Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://belgoturk.tv/tag/seyahat-tatil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://belgoturk.tv</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Feb 2025 06:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Kafkasya Ülkesi Gürcistan 2023 კავკასიის ქვეყანა საქართველო 2023 წ Kutaisi Kaf Dağı</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yazarlar/beste-serim-erbak-kafkasya-ulkesi-gurcistan-2023-%e1%83%99%e1%83%90%e1%83%95%e1%83%99%e1%83%90%e1%83%a1%e1%83%98%e1%83%98%e1%83%a1-%e1%83%a5%e1%83%95%e1%83%94%e1%83%a7%e1%83%90%e1%83%9c%e1%83%90-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 06:52:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat. tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=228236</guid>

					<description><![CDATA[İmereti bölgesinin başkenti olan Kutaisi, Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sovyetler Birliği döneminde, uzun yıllar ülkenin,sanayi merkezi olmasının yanında, kültürel ve politik açıdan da hatırı sayılır bir yeri varmış. VIII. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar Gürcistan’ın başkentiymiş. Ancak ülkenin bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte ekonomisi tamamen sarsılmış, Gürcistan topraklarındaki diğer yerler gibi burada da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İmereti bölgesinin başkenti olan Kutaisi, Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sovyetler Birliği döneminde, uzun yıllar ülkenin,sanayi merkezi olmasının yanında, kültürel ve politik açıdan da hatırı sayılır bir yeri varmış.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228237" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0680-1067x800.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>VIII. yüzyıldan XI. yüzyıla kadar Gürcistan’ın başkentiymiş. Ancak ülkenin bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte ekonomisi tamamen sarsılmış, Gürcistan topraklarındaki diğer yerler gibi burada da fabrikalar kapanmış, halkın çoğu şehri terk etmiş. Ama daha sonrasında Ülke parlamentosunun Tiflis’ten buraya taşınması şehri yeniden hareketlendirmiş. Kutaisi, Rioni nehrinin her iki yakasına yerleşmiş, asırlık ağaçların gölgesinde, tarihi ve bugünü bir arada görebileceğimiz harika bir şehir. İki gün kalmayı planladığımız Kutaisi’de dört gün kaldık. Benim ülkede en beğendiğim, Gürcistan’ın özünü görebildiğim mükemmel bir yerleşim. Newpot caddesindeki otelimizde kahvaltı çatı katında ve terastan yeşillikler içinde, Bagrati Katedrali ile panoramik Kutaisi manzarası muhteşem. Artık hazırız. Gezme, görme vakti. Otelden biraz yürüyünce,ilk müzemizi ziyaret ediyoruz. 1993 yılında kurulmuş, David Mkheidze Fotoğraf-Sinema Tarihi Müzesi. Müze küçük sadece iki odadan oluşuyor.Ama bizim çok ilgimizi çekti. Ünlü fotoğrafçıların çektiği eski fotoğraflar, fotoğraf makineleri ile fotoğraf ve film ekipmanları, küçük parça antika, yöresel eşyalar sergileniyor. Ziyaretçilerin Kutaisi hatırası fotoğraf çektirmeleri için bir köşe yapılmış ama ne yazık ki benim boyum o platforma çıkmak için yeterli olamadı. Eski şehrin kalbi, David Agmashenebeli Meydanı&#8217;na doğru yürüyoruz.Tam köşede, Meskhishvili Tiyatrosuna varmadan, Gürcistan’ın meşhur bronz heykellerinden, yanında küçük bir çocukla bankta oturan bir adam görüyoruz. Çocuğun elinde tuttuğu sinema film bobinindeki negatiften ona bir şeyler anlatıyor. Bu kişi, ülkenin Rusya İmparatorluğuna bağlı olduğu dönemde, Gürcistan doğumlu, ünlü aktör İpolite Khvichia(1910-1985).<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492.jpeg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228238" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0492-1067x800.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Meydanı dün gece görmüştük. Tam ortadaki havuzda, yeşil, kırmızı,mavi, sarı ışık oyunlarıyla fıskiyelerden fışkıran sular muhteşem gözüküyordu. Bu, 2011 yılında yapılmış Colchis Çeşmesi. Şehrin yeni sembolü. Bir zamanlar Kutaisi’nin de içinde bulunduğu Colchis, zengin ve güçlü bir krallıkmış. Mitolojide adı geçen “Altın Post” efsanesinin deanavatanı. Yuvarlak şekilli, beş kademeli, Colchis Çeşmesi, her biri birbirinden farklı yükseklikte, mavi mozaik kaidelerin üzerine yerleşmiş, bölgede yapılan kazılardan çıkartılan, keçi, at, geyik, kaplan ve aslanlardan oluşan antik heykelciklerin büyütülmüş 30 adet altından birebir kopyaları, bizim Gürcistan’da üçüncüsüne rastladığımız gökyüzünü seyreden, minik Tamada heykeli, fıskiyelerden fışkıran sular ile harika bir görüntü<br />
sergiliyor. Ortasında havuzun yer aldığı büyük meydanda trafik çok yoğun. Karşı tarafa geçebilmek için bir hayli çaba sarf etmek gerekiyor.Lado Meskhishvili Devlet Tiyatrosu, opera binası, lüks kafe ve mağazalar, meydanı çevrelemiş. Tiyatro, 1920-1955 yılları arasında inşa edilmiş. Beş katlı yapı Roma ve Yunan mimarisinde yapılmış. 800 kişiden fazla kapasitesi olan bina halen birçok gösteriye ev sahipliği yapıyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498.jpeg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228239" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498.jpeg" alt="" width="2176" height="1445" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498.jpeg 2176w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-300x199.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-1024x680.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-768x510.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-1536x1020.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-2048x1360.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-570x379.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-701x466.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0498-1067x709.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 2176px) 100vw, 2176px" /></a></p>
<p>Ana kapıya yüksek ve geniş merdivenlerden çıkılıyor. Önündeki kaldırımda ünlü Gürcü artistler adına taşlarla çizilmiş yıldız şekiller size bir sanat noktasında bulunduğunuzu anlatıyor. Hemen karşı çaprazda, 1820’lerde İmereti Kralı Solomon’un kızı Prenses Darejan’a düğün hediyesi olarak armağan ettiği bahçe, bugün yerel halkın “Bulvar” dediği, bir park yer alıyor. Girişinde sütunların bulunduğu kare şeklinde, ulu ağaçların gölgesinde küçük, şirin, tertemiz parkta biraz oturup atmosferi solumak hoşumuza gidiyor. Pitoresk süs havuzları, romantik Gürcü şarkıları söyleyen ünlü İşkhneli kız kardeşlerin beyaz heykelleri, şair Akaki Tsereteli, besteci Zakhary Pavliashvili ve savaşta hayatını kaybedenler için yapılmış bir anıtın yer aldığı parkta zaman duruyor sanki. Parktan çıkınca Kraliyet bölgesinde gezinmeye devam ediyoruz. Rustaveli bulvarında Roma figürlerine ait heykellerin bulunduğu Opera ve Bale Binasının kapısı sütunlarıyla dikkat çekiyor. Gürcü operasının kurucusu Meliton Balanchivadze, Kutaisi’ nin bir köyünde doğmuş.Binaya da onun adı verilmiş. Orijinal bina 1946&#8217;da yanmış. Yapı en son olarak 2010 yılında yenilenmiş. Programımıza göre bu günü Kutaisi’de geçirip, ertesi gün Svaneti bölgesi, Mestia’da iki gece kalacaktık ama evdeki hesap çarşıya uymadı.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228240" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0507-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Yer ayırttığımız otel, su sistemlerinde arıza çıktığı için orada kalamayacağımızı bildirince iptal etmek zorunda kaldık. Kutaisi’yi de sevince bir sorun olmadı. Ama Mestia’ya aynı gün gidip dönmenin çok zor olduğunu ancak seyahat edince anlayabildik. Rustaveli caddesinde tur düzenleyen acente Budget Georgia’dan biletlerimizi aldık. Bizim gibi rehber eşliğinde gidecek turistler eşyalarını orada bırakıyorlarmış. Bazıları da bavullarıyla gidip Svaneti’de kalıyorlar. Ertesi sabah 7’de turumuz başlıyor.Caddenin sonuna doğru yaklaşırken bir binanın yan yüzünde demirden yaratıcı çizgilerle yapılmış bir pilot kabartması çok ilgimi çekiyor. Sonradan bu resmi şehrin başka yerlerde de görünce araştırıyorum. Bu, Gürcü sahne sanatına katkısı inanılmaz ölçüde büyük olan Dünya çapında yetenekli<br />
sanatçı, kostüm ve dekor tasarımcısı, Petre Otskheli&#8217;nin eserleri arasında en çok bilineni, “Uçan Ressam” çizimi. Kutaisi doğumlu, Otskheli,1937&#8217;de henüz 30 yaşındayken Bolşevik yetkililer tarafından tutuklanmış ve daha sonra da idam edilmiş. Kariyeri yalnızca dokuz yıl sürmüş ama bu süre, 21&#8217;i sahnelenen 28 gösteri tasarımlarını çizmek için yeterli olmuş.</p>
<p>Sınırsız yaratıcılık ve formun esnekliğiyle bilinen Petre Otskheli&#8217;nin eskizlerinde yer alan insanlar, meta-kişiler. Gürcistan böyle değerli bir sanatçıya sahip olduğu için ne kadar onur duysa yeri var. Biraz daha ilerleyince, etrafı cam levhalarla çevrili bir alt geçitten karşı tarafa geçiyoruz. İçerde sağlı sollu küçük dükkânlarda çeşitli hatıralık eşyalar ve giysiler satılıyor. Artık Rioni kıyısına ulaştık. Yolun karşısındaki mini bir parkta duvar resmi koca bir cepheyi kaplamış. Resim 2008’de Rus-Gürcistan savaşında 26 yaşında yaşamını yitiren asker Tamaz Nikiti’ye adanmış. Mavi rengin üzerinde gri tonlar kullanılmış. Eller çekilen acıyı ifade ediyor. Gökyüzüne Origami sanatında kuşlar çizilmiş. Yan tarafta Gürcüce bir şiir ve bir büst yer alıyor. Bir Türk Restoranı görünce hemen ona doğru yöneliyoruz. “Antalya Restoran ”Henüz yeni açılmış. Sahibi Hasan Bey’in ilk müşterileriyiz. Türk misafirperverliği ile hemen sofrayı donatılıyor. İkramlar başlıyor. Kutaisi’de hayat şartları hakkında konuşuyoruz. Restorana çok yakın, kaldırımda dağ eteğinde yukarıya doğru yükselen bronz heykel ünlü Gürcü şair Galaktion Tabidze’ye ait. (1892-1959) Şair1930’lardaki “Büyük Tasfiye” den sağ kurtulmuş olsa da kendi gibi şanslı olmayan arkadaşlarının acısına daha fazla dayanamamış, depresyon ve alkolizm sonucu intihar etmiş.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-228241" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0552-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Nehir kıyısına inip teleferiğe biniyoruz. Teleferik 1950’li yıllar, Sovyet döneminden kalma. Kırmızı ve sarı kabinleri var. Rioni nehrinin üzerinden geçip Besik Gabashvili Eğlence Parkı&#8217;nın bulunduğu tepeye çıkıyoruz. Sanki pek sağlam değilmiş gibi gözükse de bizi götürüp getiriyor. Dolunca kalkıyor. Yukarıda şehir manzarası harika. Park öyle pek büyük değil ama ağaçlar belli ki yılların ağaçları. Kabinden, aşağıdaki coşkuyla akan nehir içindeki beyaz kayaları ile muhteşem<br />
görünüyor. Tarihte bir yerlerde uçuyor gibiyiz. Bugün Ağustos’un dördü. Akşam eşimin doğum gününü kutlamak için yemeğe çıkacağız. Önce Rustaveli caddesindeki “Tea House”a oturup bir şeyler içelim istedik. Çok güzel, otantik bir mekân. Burada da, Petre Otskheli&#8217;nin çizimleri yer alıyor. Keyifli bir soluklanmadan ardından taksiye atlayıp Gürcü mimarisinin başyapıtlarından “Meryem Ana&#8217;nın Göğe Kabulü Katedrali”  Bagrati’yi görmeye gidiyoruz. Katedral, Ukmerioni dağında bir tepeye yerleştiğinden, turkuaz renkli kiremit çatısı, şehrin herhangi bir yerinden rahatlıkla görülebiliyor.  Gürcistan Kralı III. Bagrat tarafından yaptırılmış. Yapıt 1003 yılında tamamlanmış. Oldukça büyük bir alanın içinde. Çevresinde Ortaçağdan kalma surlar ve kulelerin kalıntıları buranın tarihi hakkında bilgi veriyor. Manzaraya doğru büyük bir Ortaçağ haçı dikilmiş.</p>
<p>İçerde mistik bir hava var. Tavan çok yüksek. Aziz Nicolas’ın kemikleri burada bir camekân içinde sergileniyor. Ayrıca eski katedralin sütun ve duvar parçaları demirlerle çevrilmiş buranın geçmişte nasıl bir dokuya sahip olduğu konusuna ışık tutuyor. Bahçede şehrin harika görüntüsünü seyretmek için gelenler manzara fotoğrafı çekiyorlar. Yapı 1994 yılında UNESCO Dünya Mirası olarak kabul edilmiş. Ancak 2017 yılında, yapılan kötü yenileme nedeniyle listeden çıkartılmış. Otele dönüp biraz dinlenmek istiyoruz. Sokağın köşesinde Kripto Para satın alma ATM’si garip geliyor. Buna ilk kez rastlıyoruz. Akşam 7’ye doğru yeniden meydana yürüyoruz. Nehir kıyısında Argo restoranda yer ayırtmıştık. Bu sefer parkın içinden geçmeyelim yanından dolaşalım dememiz iyi olmuş zira çok güzel bir yapıtla karşılaştık. “Emeğin Görkemi Anıtı” . 1981 yılında Elguja Amashukheli, I. Bastanashvili tarafından Sovyet tarzında yapılmış heykel ve anıtlar topluluğu. Anıtta bir tarım alanı ve bir mevsimi simgeleyen ferforjeden yapılmış heykeller yer alıyor. Bronz ve mermerin de kullanıldığı soyut anıt çok güzel tasarlanmış. Restoran nehir kenarında ve içerde eski Gürcü tarihi figürlerinin çizildiği deri panolar asılı çok şirin bir yer. Keyifli bir yemek yedik.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1.jpeg" alt="" width="1788" height="1759" class="alignnone size-full wp-image-228243" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1.jpeg 1788w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-300x295.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-1024x1007.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-768x756.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-1536x1511.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-570x561.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-701x690.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-1067x1050.jpeg 1067w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/02/IMG_0718-1-30x30.jpeg 30w" sizes="auto, (max-width: 1788px) 100vw, 1788px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Orta Doğu’nun Güzel Ülkesi Fantastik Jeita Grotto</title>
		<link>https://belgoturk.tv/guncel/beste-serim-erbak-orta-dogunun-guzel-ulkesi-fantastik-jeita-grotto/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 11:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat. tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=227415</guid>

					<description><![CDATA[Sabah her zaman olduğu gibi erken saatte yola koyulduk. Önce Urban Market’te durup su ve atıştırmalık bir şeyler aldık. İkinci durağımız “Moulin d’Or” unlu mamul zincirlerinden biri. Yanımıza atıştırmalık bir şeyler alarak güne başladık. Bugün, Beyrut’un 18 km kuzeyinde, üst bölümü 1958’de, alt bölümü ise 1836’da Amerikalı Rahip William Thomson tarafından keşfedilen birbirine bağlı karstik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah her zaman olduğu gibi erken saatte yola koyulduk. Önce Urban Market’te durup su ve atıştırmalık bir şeyler aldık. İkinci durağımız “Moulin d’Or” unlu mamul zincirlerinden biri. Yanımıza atıştırmalık bir şeyler alarak güne başladık.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" class="alignnone size-full wp-image-227416" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_4947-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Bugün, Beyrut’un 18 km kuzeyinde, üst bölümü 1958’de, alt bölümü ise 1836’da Amerikalı Rahip William Thomson tarafından keşfedilen birbirine bağlı karstik mağaralar Jeita’ya göreceğiz. Ağaçlarla kaplı Lübnan dağlarının güzel manzaraları arasında süzülüyoruz. Ülkenin doğa harikası güzelliklerinden birini göreceğimiz için heyecanlıyız.UNESCO dünyanın 7 harikası listesine aday Jeita mağaraları tarih öncesi çağlardan beri yerleşim yeri olarak kullanılmış. Nahr el-Kalb nehri vadisine bakan yol kenarında duruyoruz. Büyüleyici bir manzara. Çok sayıda yapılan keşif gezileri, toplam uzunluğu neredeyse 9 km olan büyük bir yeraltı sistemini ortaya çıkarmış. Ama yalnızca az bir bölümü gezilebiliyor.  Mağaralar 1978&#039;de, Lübnan İç Savaşı sırasında kapatılmış, Alt ve üst galerilere açılan iki tünel mühimmat deposu olarak, askeri amaçlarla kullanılmış. Ancak 1995 yılında yeniden ziyarete açılabilmişler. Girişte büyük bir park alanı yapılmış. Bilet aldıktan sonra rehberimiz ile çıkışta buluşmak üzere sözleştik. Biraz yokuş yukarı tırmanmak gerekiyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" class="alignnone size-full wp-image-227417" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/IMG_5006-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Bunun için turistik mini bir trene atlayıp üstteki mağara kapısına kadar gidiyoruz. Teleferik de varmış ama çalışmadığı için binemedik. Mağaraya girildiğinde hissedilen, derin sakinlik, kireçtaşı kayalara çarpan su damlalarının olağanüstü ritmi, insanı başka diyarlara götürüyor, sanki zaman duruyor. Sıcaklık 16 °C, yani serin. Heykele benzeyen muhteşem kireç taşı oluşumları, sarkıt ve dikitler, sütunlar, damlayan suyun şıpırtıları eşliğinde yürüyüş yolunu izleyerek gidiyoruz. Özellikle üç galeri dikkat çekiyor. Mağaranın en şaşırtıcı oluşumlarını barındıran “Beyaz Oda”, adını demir oksitten alan kırmızımsı renkte<br />
“Kırmızı Oda” ve en büyüğü, 120 metre yüksekliğe sahip son oda. Mağara, yüksekliği 8,2 metreyi bulan dünyanın en büyük sarkıtlarına da sahip. Aydınlatma, buraya daha da gizemli bir atmosfer katıyor, sanki bir film setindeyiz. Mantara benzeyen kayaların 26 metreye ulaşan boyları ayrı bir güzellik. Fotoğraf çekmek yasak ama biz bir görevliden izin istiyoruz. Tekrar mini tren ile aşağıya iniyoruz. Bahçede Yunan mitolojisini temsil eden heykeller var. Bunlardan en büyüğü, Antik Yunan tanrısı “Zaman Bekçisi” Kronos. “Kronometre” sözcüğün onun adından geldiği düşünülüyor. Devasa heykel alt mağaranın girişine yerleşmiş.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57.jpg" alt="" width="1440" height="1800" class="alignnone size-full wp-image-227418" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57.jpg 1440w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-240x300.jpg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-819x1024.jpg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-768x960.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-1229x1536.jpg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-570x713.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-701x876.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/EF023948-8744-4904-9D05-816443BDFF57-1067x1334.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></a></p>
<p>Kronos Yunan Mitolojisinde Gökyüzü tanrısı Uranos ile yeryüzü tanrıçası Gaia’nın en küçük oğlu. Bir Titan (Dev) olan Kronos, Roma mitolojisinde<br />
Satürn adıyla biliniyor. Aşağıdaki mağara beklentimizin çok üstünde. İçindeki yer altı nehrinde tekne ile kısa bir yolculuk yapıyoruz. Devasa pembe taş çiçeklere ve 10.000 yıldan daha eski sarkıtlara hayran kalıyoruz. Suyun maviliği, turkuaz rengi etraftaki oluşumlar, inanılmaz. Sanki cennette bir yolculuk.<br />
“Rüyada mıyız?” acaba diye düşünüyoruz. Tarifi imkânsız güzellik karşısında duyguları ifade etmekte sözcüklerin anlamı yetersiz kalıyor. İzin alıp çektiğimiz fotoğraflar bu büyülü ortamı hafızamıza kazıyor. Nehir kenarındaki parkta biraz dolaştık. Heykeller ve çiçekler arasında.Doğa harika. Eğer burayı görmeden Lübnan’dan ayrılmış olsam çok üzülürdüm. Uzun süre etkisinden kurtulamadım. Artık Lübnan dağının, Harissa’sı bizi bekler. Harissa, Beyrut&#039;un kuzeyinde<br />
bulunan bir dağ köyü. Oraya varmadan önce dağ eteğine kurulu, büyükçe bir koyda, geçmişte küçük bir köy iken iç savaş sırasında Beyrut’tan kaçan Hristiyanların yerleşmesiyle hızla büyüyen, Jounieh bizi karşılıyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3.jpg" alt="" width="1440" height="1080" class="alignnone size-full wp-image-227419" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3.jpg 1440w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-1024x768.jpg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-701x526.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/E38FD789-EE4A-44F1-B86A-3D55A5115BF3-1067x800.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></a></p>
<p>Buradan teleferiğe binerek, tepeye Harissa’ya çıkıyoruz. Burası ,denizden 660 metre yükseklikteki tepede, 15 ton ağırlığı, 8,5 metre uzunluğu ile bronz, beyaz renkte kollarını iki yana açmış Meryem Ana heykeli(Our Lady of Lebanon/Notre Dame du Liban) ile tanınıyor. Teleferik binaların arasından sanki kendine yol açmak istermişçesine tırmanıyor. Odasında oturan çocuk, yemek pişiren Hanım, apartmanların arasından geçiyoruz. Bu durum oldukça şaşırtıcı. Teleferikten indikten sonra biraz daha çıkacağımız için bir Fünikülere daha, biniyoruz. Vardığımız nokta Hıristiyanlar arasında dini önemi büyük bu ibadet alanı, muazzam bir panoramaya sahip. Heykelin etrafına dolanan ağaçlı dairesel meydanda aşağıyı kuşbakışı seyretmek çok hoş. Ziyaretçiler arasında dolaşan rahipler, en ufacık bir gürültü, yüksek sesli bir konuşma duyunca uyarıyorlar. Heykelin alt tarafındaki merdivenli yüksek kaidenin zemininde küçük bir şapel bulunuyor. Şapelin yanından kaidenin üzerine tırmanan sarmal merdivenler güzel bir görüntü oluşturmuş. Yan taraftaki kiliseFenikelilerin gemisine benzer şekilde inşa edilmiş. Bahçede modern tarzda yapılmış bazı küçük kiliseler yer alıyor. Bir zamanlar Lübnan&#039;ın bir ülke değil, bir mesaj olduğunu ilan eden Polonyalı papa John Paul II burayı ziyaret etmiş. Girişte onun adına bir anıt yapılmış.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF.jpeg" alt="" width="1440" height="1800" class="alignnone size-full wp-image-227420" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF.jpeg 1440w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-240x300.jpeg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-819x1024.jpeg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-768x960.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-1229x1536.jpeg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-570x713.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-701x876.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2025/01/62E9A92F-2D52-4737-94AD-25C3992503DF-1067x1334.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></a></p>
<p>Aşağıya inip, Byblos’a doğru yol alıyoruz. Bayrağında da sembolü bulunan, kâğıt yapımında kullanılan en değerli ağaçlardan biri olan Sedir Ağacının vatanı Lübnan. Ben de bir fide almak istedim. Şoförümüz yol kenarında bir çiçekçiye götürdü. Bizimde bu ulu ağaçla ilgili bir anımız oldu. Aldığımız fidan ufak bir macera ile İzmir’e geldi ve Lübnan’ı hatırlatan ağaç bahçedeki yerini aldı. Byblos, Unesco Dünya Kültür Mirasları listesine girmiş eski bir Fenike liman kenti. Aşağı yukarı 7000 yıllık geçmişi barındıran bir sahil şehri. Her dönem önemli bir ticaret merkezi olma görevini üstlenmiş. Byblos’un diğer bir önemli özelliği de bugün kullandığımız Latin alfabesinin temelini oluşturduğuna inanılan Fenike alfabesinin kullandığı yer olması. Bizim minik, şirin sahil kasabalarına benzer bir görünümü var. Hemen girişte Osmanlılar döneminden kalma çarşıyı görüyoruz. İlk gözümüze çarpan BillyBoyz restoranda yemeğimizi yedikten sonra başlıyoruz dolaşmaya. Dar sokaklar taştan kemerlerle birbirine bağlanmış. Sağlı sollu minik dükkânlarda hediyelik eşyalar satılıyor. Çarşının sonunda, denize hâkim tarihi Crusader kalesine varıyoruz. “Dünyanın en eski liman kenti Byblos “yazan bir afiş dikkatimizi çekiyor.</p>
<p>Kale haçlılar döneminden, Tapınak Şövalyelerinden kalma. Oldukça iyi korunmuş. Kalenin asıl özelliği, uzun süreli olarak insanların yerleştiği bir höyük üzerinde kurulmuş olması. Burada kazılar halen devam ediyor ve bulunan eserler  Beyrut Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.  Kaleyi de içine alan bölge sit alanı olarak ilan edilmiş. Bir Roma Amfi tiyatrosuna oturmuş öğrencilere, öğretmenleri etkinlikler yaptırıyor. Sütunlar, dikilitaş tapınağı kalıntıları ve en güzeli de aşağıdaki limanı seyreden harika manzara. Ayrıca tepede tahtalardan Fenike alfabesini gösteren güzel bir düzenek yapılmış. Kalenin içinde Osmanlı Paşasının konağı olarak bilinen 2 katlı bir bina yer alıyor.   Yanında kral mezarları var. Mezarların bazıları yaklaşık 20<br />
metre derinliğe ulaşıyor. Memluk döneminden kalma, Byblos Kalesi&#039;nin hemen yanında konumlanan cami göz alıcı mavi kubbesi ile pek hoş gözüküyor. Byblos’u daha fazla gezmeli, keyfini çıkarmalıyız ama ne yazık ki bu gece dönüş uçağımız var. Trafik felaket. Bir saatten fazla bir zamanda Beyrut’a dönüyoruz. Dönüşte havaalanında İzmir’e turist olarak gelen bir anne ve kızıyla sohbet ediyoruz. Onlar da Byblos’ta oturuyorlarmış. Genç kız Türk dizilerini izleyerek Türkçe öğrenmiş, şaşırıyoruz. Biz de onları ertesi gün İzmir’de Sığacık’a götürüp gezdiriyoruz. Josee çok sevimli cana yakın bir genç. Böylece annesi Gretta ve onunla uzun sürecek bir dostluk başlıyor.Lübnan çok değişik ve güzel bir ülke. Onunla ilgili değerli anılar biriktirdik.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Orta Doğu’nun Güzel Ülkesi Lübnan بلد جميل في الشرق الأوسط ، لبنان مدينة متعبة ، بيروت Bekaa’nın Tanrıları</title>
		<link>https://belgoturk.tv/yazarlar/beste-serim-erbak-orta-dogunun-guzel-ulkesi-lubnan-%d8%a8%d9%84%d8%af-%d8%ac%d9%85%d9%8a%d9%84-%d9%81%d9%8a-%d8%a7%d9%84%d8%b4%d8%b1%d9%82-%d8%a7%d9%84%d8%a3%d9%88%d8%b3%d8%b7-%d8%8c-%d9%84/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 12:58:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat. tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://belgoturk.tv/?p=226634</guid>

					<description><![CDATA[Rehberimiz arabasıyla sabahın erken saatlerinde bizi almaya geldi. Biner binmez de kendi Wİ-Fİ şifresini bizimle paylaştı. Böylece o yanımızda olduğu sürece internete erişiminde bir sorun yaşamayacağız. Bugün, Beyrut’a 85 km mesafede, ülkenin kuzey doğusunda, Suriye sınırına çok yakın, 1984’te UNESCO Dünya mirasları listesine giren, eşsiz, gizemli,paha biçilmez Baalbek (Heliopolis, Güneşin Kenti) Antik Kentini göreceğiz. Lübnan’da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rehberimiz arabasıyla sabahın erken saatlerinde bizi almaya geldi. Biner binmez de kendi Wİ-Fİ şifresini bizimle paylaştı. Böylece o yanımızda olduğu sürece internete erişiminde bir sorun yaşamayacağız.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-226635" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209.jpeg" alt="" width="1536" height="2048" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-225x300.jpeg 225w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-768x1024.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-1152x1536.jpeg 1152w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-570x760.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-701x935.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4209-1067x1423.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></a></p>
<p>Bugün, Beyrut’a 85 km mesafede, ülkenin kuzey doğusunda, Suriye sınırına çok yakın, 1984’te UNESCO Dünya mirasları listesine giren, eşsiz, gizemli,paha biçilmez Baalbek (Heliopolis, Güneşin Kenti) Antik Kentini göreceğiz. Lübnan’da gideceğiniz yer kilometre açısından fazla değilse bile, yolların dar, dolambaçlı, genelde dağ tırmanıyor olması ve yerleşim alanlarının sıklığından doğan yoğun trafik nedeniyle, hız yapılamıyor, hedefe varmak oldukça zorlaşıyor, zaman alıyor. Sonuçta Beyrut’tan ayrılıp yapılacak her gezi için bir tam gün ayırmak gerekiyor.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4308.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-226636" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4308.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" /></a></p>
<p>Yaklaşık bir saat sonra, Al Murayjat yolunu takip ederek, ormanlarla kaplı dağlardan geçip Bekaa vadisine (El Beka) varmadan, “ Jaber &amp; Jaber Sons” (Dairy Farm)adlı bir mandıra ve restoranda kahvaltı molası verdik.1951’den bu yana hizmet veren kuruluşun Beyrut’ta da şubesi bulunuyormuş. Yakınlardaki çiftliklerden gelen süt ürünlerinden yapılmış birçok yiyeceğin satıldığı bu yeri, içine peynir sarılmış, sıcacık ince dürümünün lezizliği ile hatırlayacağım. Rehberimiz Bay Abou 70 yaşın üzerinde iri yarı, yaşına göre çok dinç ve hareketli biri. Derdini anlatır İngilizcesiyle Lübnan halkı ve yaşamı hakkında açıklamalar yapıyor.</p>
<p>Kanada’ya göç eden bir oğlu varmış. Birçok Lübnanlı genç geçimlerini sağlayabilmek için Kanada’ya yerleşmiş. Ancak tatillerde ülkelerini ziyaret ediyorlarmış.<br />
Vadi göründü. Girişine sarı taş döşeli kemer şeklinde üç gözlü büyük bir kapı yapılmış. Sisle kaplı yeşil vadinin büyülü görüntüsü oldukça güzel<br />
ve bir o kadar da gizemli. Asi Nehri&#8217;nin doğduğu  Roma imparatorluğu döneminden bu yana önemli bir tarım ve hayvancılık bölgesi olan vadi, kendine has ekosistemiyle, çeşitli meyve ve sebzelerin bolca yetiştiği verimli topraklara sahip. Baalbek’e varmadan yolun solunda etkileyici renklerin, ince süslemelerin<br />
hâkim olduğu iki minareli bir cami dikkatimi çekiyor. Sayyide Khawla Camii. Etrafı metal duvarlar ve tel örgüler ile kapatılmış. İran mimarisinin<br />
kullanıldığı cami oldukça büyük ve heybetli. Burada İmam Hüseyin’in kızı ve Hz Muhammet’in torununun torunu Seyyide Havle’nin türbesi bulunuyor. Baalbek’e varıyoruz. Antik Kent ile yeni yerleşim alanı yan yana.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4330.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-226637" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4330.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" /></a></p>
<p>Dünyanın en görkemli tapınak şehri olan Baalbek, M.S III. yüzyıl Roma İmparatorluğu zamanında, Roma’dan sonra en kutsal şehir olarak kabul ediliyormuş. Tanrı Jüpiter&#8217;in emanetlerini koruduğuna inanılan şehir, iki yüzyıldan fazla bir sürede inşa edilmiş olan devasa yapıları, tapınakları barındırıyor. Bu güzel eserler sırlarıyla birlikte öylece ayakta duruyor tarihe meydan okuyor. 5 bin yıllık geçmişi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan, eski<br />
bir Fenike şehri olan Baalbek’in antik kenti, tanrılara adanmış üç büyük tapınağı ile olağanüstü bir mimari sergiliyor. Baküs, Jüpiter ve Venüs Tapınakları. Bu yapıların inşası sırasında inanılmaz devasa taş bloklar kullanılmış. Bilim insanları bile eserlerin nasıl yapıldıkları konusunda yaptıkları açıklamalarda yetersiz kalıyorlar. O zamanki tekniklerle bu boyuttaki taşların çıkarılmaları, kesilmeleri, taşınmaları ve kaldırmalarını anlatmak gerçekten çok zor. O dönemlerde insanların hac görevlerini yerine getirilebilmeleri için bu üç tapınağı ziyaret etmeleri gerekirmiş. Şehirde Fenike inançlarının, Greko- Romen tanrılarıyla birleşmesi, özgün ve ihtişamlı bir mimari anlayışın ortaya çıkmasına neden olmuş. Kent depremler ve çeşitli istilalar sonucu epey hasar görmüş..<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-226638" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4047-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Burayı ele geçiren her güç kendi inançları doğrultusunda bir takım değişiklikler yapmış. Örneğin İmparator Theodosius Pagan heykellerin tümünü kırdırmış. İmparator Jüstinyen (527-565) İstanbul’daki Ayasofya’yı süslemek için Jüpiter tapınağının sekiz sütununu söktürmüş ve taşıtmış. 637’de Araplar Baalbek’i ele<br />
geçirdiklerinde tapınaklar kaleye dönüştürülmüş. Bölgede Ras el-Ain ve Ain Lajouj adlı iki su kaynağının bulunması nedeniyle ipek yolu üzerinde yer alan şehirde kervanların konaklaması kaçınılmazmış. Bu durum sonuçta tarihte ticaretin gelişmesine ve şehrin zenginleşmesine yol açmış. Diğer gezi yerlerine göre giriş fiyatı yüksek. Tahta bir yürüyüş yolundan geçerek ana girişe ulaşıyoruz. Bilet kulübesinde Lübnan milli kıyafetlerini içindeki kadın maketi ilginç. Kapıda rehberler bekliyor. Eğer isterseniz sizi gezdiriyorlar. Biz önce geziye Jüpiter Tapınağından başladık. Sütun başlıkları devasa ve inanılmaz bir taş işçiliği görülüyor. Merdivenlerden çıkıyoruz.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-226639" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4258-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Tapınağın her biri 20 m yüksekliğinde olan 84 devasa sütunundan sadece 6 tanesi ayakta kalabilmiş. Sütunlar 300 tonluk ağırlıkları ve büyüklükleri ile insanı hayrete düşürüyor. M.S II. yüzyılda inşa edilen Jüpiter tapınağından biraz daha küçük olan Baküs Tapınağı içlerinde en iyi korunmuş olanı.19m uzunluğunda,13m yüksekliğinde ve 6,5m genişliğinde anıtsal bir girişe sahip. Tapınağın yüksek duvarlarından birinde Alman imparatoru II Wilhelm’in burayı ziyareti anısına, Sultan II Abdülhamit tarafından yerleştirilmiş “Osmanlıca” ve “Almanca” yazıların bulunduğu iki mermer kitabe dikkat çekiyor. Tapınağın bir başka köşesine, XV. yüzyılda Memlûkler döneminde bir kule inşa edilmiş, kale valinin ikametgâhı olarak kullanılmış.<br />
Venüs Tapınağı, dairesel Cella’sı nedeniyle &#8220;yuvarlak tapınak&#8221; olarak da biliniyor. Her köşeyi büyük bir hayranlıkla gezdik. Özellikle o inanılmaz<br />
boyuttaki sütunlar ve taşlar arasında dolaşan insanların minicik kalması bir an için bana “Gulliver Devler Ülkesinde” masalında yaşıyormuş gibi<br />
hissettirdi. Baküs Tapınağının yanında küçük bir müze bulunuyor. Kapıda oturan görevli, elektrik olmadığı için gezemeyeceğimizi söylüyor. Artık bu<br />
konuda tecrübeliyiz. Lübnan’da bu duruma sıklıkla rastlamak mümkün maalesef. Bu antik kent olağanüstü bir yer. Sizi büyülüyor. Uzun süre etkisi altında kaldım.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224.jpeg" alt="" width="2048" height="1536" class="alignnone size-full wp-image-226640" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224.jpeg 2048w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-300x225.jpeg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-1024x768.jpeg 1024w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-768x576.jpeg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-1536x1152.jpeg 1536w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-119x89.jpeg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-570x428.jpeg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-701x526.jpeg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/IMG_4224-1067x800.jpeg 1067w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></a></p>
<p>Çıkışta, hemen karşıda “Taverna Cesar”’a oturup rehberimizin kahve ikramının tadını çıkardık. Her ne kadar “Cesar” yazısının harfleri düşüp eğilmiş olsa da yeşillikler, çiçekler içinde çok şirin bir yer. Karşısındaki manzaraya ise diyecek bir şey yok. Antik şehrin etrafı tellerle çevrilmiş. Tam ortadan ana yol geçiyor. Diğer tarafta da harabeler var ama onu gezemiyorsunuz halen kazılar devam ediyor. Sadece çevresini dolaşıp fotoğraf çekebiliyorsunuz. Harabelere bakan tarihi bir minare dikkatimi çekiyor. Etrafında seyyar satıcılar ve turistleri deveye ya da ata bindirip dolaştırmak üzere bekleyen kişiler var. Ören yeri oldukça büyük bir alanı kapsıyor. Abu bizi ara sokaklarda gezdirdikten sonra yerel takıların,eşyaların satıldığı bir dükkâna götürüyor. Ufak tefek birkaç hatıra<br />
alıyoruz. Hava çok sıcak. Güneş tepemizde. Şimdi sırada tapınakların inşasında kullanılan devasa taşların çıkartıldığı düşünülen tarihi taş ocağını gezmek var. Baalbek’e iki kilometre mesafede, hafif bir tepe üzerinde çukur bir alanda yapılan kazılarda yeryüzünde bulunan en büyük, el ile yontulmuş, kesme, yekpare, Hajjar al- Hibla (Hamile Kadın Taşı)olarak adlandırılan taş bloğu görünce tapınaklardaki dev boyutta taşlar konusunda bir fikir sahibi oluyor insan.</p>
<p>Tam 1.200 ton ağırlığında ve M.Ö 27 yılına ait. Düşünebilmek açısından bu tonaj üç Boeing 747’nin ağırlığından daha fazla. Çevresini dolaşabilmek için epey bir tur attım. Üzerinde minik bir Lübnan bayrağı dalgalanıyor. Yapılan son kazılarda Hajjar al-Hibla’dan bile daha büyük bir yekpare taş blok daha ortaya çıkarılmış. Hala bir kısmı toprak altında bulunan bu taş blok 19,6 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 5,5 metre yüksekliğinde. Ağırlığı ise tam tamına 1650 ton. Antik Dünyada bu taş blokların nasıl taşındığı ve kaldırıldığı hakkındaki gizem halen sırrını saklıyor. Çevredeki kayalara oyulmuş yerler büyük bir olasılıkla işçilerin barınaklarıymış. Artık bir hayli acıktık. Yolda Lakkıs Rest House’da duruyoruz. Büyük bir yer. Kalabalık grupları ağırlamak üzere organize olmuşlar. Humus ve küçük pideler eşliğinde nefis bir turşu yedik. Fiyatlar yüksek. Anlaşılan turistik bir mekân. Yolun sağında naylonlar içinde mülteci kampları görülüyor.</p>
<p>Lübnan’ın kaderi. Şimdi yolumuz UNESCO Dünya mirasları listesinde yer alan başka bir Antik Kente,sadece tek bir medeniyete, Emevilere ev sahipliği yapmış<br />
Anjar’a (Aanjar – Encer) doğru. Bekaa vadisinde yer alan bu Antik şehir, her ne kadar Baalbek ‘in yanında sönük kalsa da oldukça zarif yapıları barındırıyor. 1939 yılında binlerce Ermeni mülteci bu bölgeye yerleştirilmiş. Halen burada oturuyorlar. Anjar, VIII. yüzyılın başında Emevî, Halifesi Al-Walîd için bir Saray-Kent olarak kurulmuş. Zamanının ticari merkezmiş. 744 yılında Halife Walid’in oğlu İbrahim, kuzeni Marwan ile girdiği savaşı kaybetmiş ve şehir yerle bir olmuş. Bu nedenle lanetli ilan edilip terk edilmiş. Antik şehirde Saraylar, cami, hamamlar, alışveriş merkezi ve dükkânlar bulunuyor. Anjar Antik Kenti 1940’lı yılların sonuna doğru keşfedilmiş. Güzel bir planla yapılmış, zarif bir tarihi yer. Anjar’ı çevreleyen surlar fazla yüksek değil. Girişte sizi hemen geniş bir cadde karşılıyor. Kahverengi, kırmızı, sarı tuğlalar ve taşlarla örülmüş kemerli kapılar, ince taş döşeli yollar. Fazla geniş olmayan uzun sütunlar ve sakin doğa size eşlik ediyor. Vadideki bağları güzel şaraplara dönüştüren, ülkenin en eski şarap mahzenini ziyaret edeceğiz. Chateau Ksara “Caves de Ksara”1857’den beri faaliyet gösteren bir yer. Cizvit rahipleri tarafından kurulmuş. Daha sonraları 1973’te Lübnanlı bir iş adamı tarafından işletilmeye başlanmış. Yeşillikler arasında güzel bir terası olan muhteşem bir yer. Kaliteli ve tanınmış şaraplar üretiliyor. İstenilirse bir rehber eşliğinde yapılış şekillerini görebiliyor, satınalabiliyorsunuz. Çeşitli ödüller almışlar. Zemini tahta döşeli terasta peynir tabağı eşliğinde, bağları seyrederek keyif yapmak iyi geldi doğrusu.<br />
<a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F.jpg" alt="" width="1440" height="1800" class="alignnone size-full wp-image-226641" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F.jpg 1440w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-240x300.jpg 240w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-819x1024.jpg 819w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-768x960.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-1229x1536.jpg 1229w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-570x713.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-701x876.jpg 701w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2024/11/5C1410D5-BE99-4CFE-8D55-FBAD32BFA08F-1067x1334.jpg 1067w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beste Serim Erbak: Özkonak-Belha-Hacı Bektaş Veli Müzesi</title>
		<link>https://belgoturk.tv/belgoturk-yazarlari/beste-serim-erbak-ozkonak-genezin-belha-haci-bektas-veli-muzesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[BTMagazin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2021 07:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgotürk Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Beste Serim Erbak]]></category>
		<category><![CDATA[BT|TATİL]]></category>
		<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[hacı bektaşi veli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat. tatil]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://belgoturk.tv/?p=203850</guid>

					<description><![CDATA[ANADOLU’DA 3500 km. Bölüm 6 Özkonak (Genezin)-Belha-Hacı Bektaş Veli Müzesi 29 Ağustos sabahı Hacı Bektaş Veli ziyareti yapmak için hareket ediyoruz. Önce Ortahisar’da Kocabağ Şarap Evi’nden şaraplarımızı alıyoruz. Bir çanak-çömlek atölyesine uğramadan olmaz. Birbirinden güzel seramik tabaklara hayran kalmamak mümkün değil. Kapadokya şarapçılık alanında oldukça tanınmış. Bir yeraltı şehrini gezmek için Özkonak kasabasına gidiyoruz. Özkonak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANADOLU’DA 3500 km. Bölüm 6 Özkonak (Genezin)-Belha-Hacı Bektaş Veli Müzesi</strong></p>
<p>29 Ağustos sabahı Hacı Bektaş Veli ziyareti yapmak için hareket ediyoruz. Önce Ortahisar’da Kocabağ Şarap Evi’nden şaraplarımızı alıyoruz. Bir çanak-çömlek atölyesine uğramadan olmaz. Birbirinden güzel seramik tabaklara hayran kalmamak mümkün değil. Kapadokya şarapçılık alanında oldukça tanınmış.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/01-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-203851" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/01-4.jpg" alt="" width="519" height="366" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/01-4.jpg 519w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/01-4-300x212.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/01-4-80x55.jpg 80w" sizes="auto, (max-width: 519px) 100vw, 519px" /></a></p>
<p>Bir yeraltı şehrini gezmek için Özkonak kasabasına gidiyoruz. Özkonak Yeraltı Şehri Hititler döneminde kullanılmaya başlayan, geniş galerilerin birbirine tüneller ile bağlandığı bir yer. Bizim apartmanlar gibi. Ana kapıyı değirmen taşı gibi yuvarlak bir kaya ile kapatıyorlarmış. Bence insanlar çok da uzun değilmişler. Zira bu tünellerden geçmek için iki büklüm olmak gerekiyor. Tüf kayaların oyulmasıyla yapılmış. Tüf oksijenle birleştiğinde sertleşiyormuş. Yer altı şehrinde mutfak bölümü, odalar, salonlar, erzak bölümü, şarap mahzenleri, ibadet yerleri, ahır bulunuyor. Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak burada haberleşmeyi sağlayan katlar arasında delikler vardır. Diğer yer altı şehirlerinde bir farkı da kapılarda düşmana kızgın yağ dökmek için deliklerin bulunması. Hediyelik eşya satan yerde İmam Latif Acer ile karşılaşıyoruz. Burası onun babadan kalma arazisiymiş. Çocukken bu yeraltı şehrinin girişinde oyun oynarlarmış. Yani burayı bulan kendisiymiş. Daha sonra devlet kendisine burada bir yer bırakarak oturmasına izin vermiş. Özkonak Yeraltı şehrinin çok katlı olduğunu tam olarak bu katların ortaya çıkarılamadığını söylüyor. Yeraltı şehirlerinde akıl almaz bir havalandırma sistemi var. Düşman gelince insanlar geçici olarak burada hayatlarını sürdürürlermiş. Özkonak Yeraltı şehrinin on sekiz katlı olduğu söyleniyor. Latif Bey’le sohbet ederken Özkonak Kasabası hakkında bilgi almak istediğimizi söylüyoruz. O da bu konuda bize bilgi verecek kişi tesadüfen burada diyor. Akrabası Serkan Erden’miş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-203852" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4.jpg" alt="" width="761" height="595" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4.jpg 761w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4-300x235.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4-220x173.jpg 220w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4-570x446.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/02-4-701x548.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 761px) 100vw, 761px" /></a></p>
<p>Güler yüzlü Serkan bizimle birlikte geliyor. Hem kendi hem de buraların hikâyesini anlatıyor. O kadar düzgün bir Türkçe kullanıyor ve o kadar güzel anlatıyor ki bayıldık. Özkonaklıymış. Kasabanın içinden geçerek bir vadiye geliyoruz. Özkonak’ın adı eskiden Genezin’ miş.<br />
Buradaki köprü Yavuz Sultan Selim’in Doğu Seferi sırasında yapılmış. Adı Yavuz Sultan Selim Köprüsü. O zamanlar coşkuyla akan Ceneviz Deresinden geçebilmek amacıyla. Ama şimdilerde derede su yok. Bu vadi sağlı sollu kayalara oyulmuş evler eşliğinde uzayıp gidiyor. Bakımsız ama daha sonraları buranın adının fazlasıyla duyulacağından eminim. Serkan çocukluğunda buralarda oynarmış. Bizi bir de yer altı kaynağının bulunduğu bir yere götürüyor. Bu su birçok hastalığa iyi geliyormuş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/03-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-203853" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/03-4.jpg" alt="" width="683" height="448" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/03-4.jpg 683w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/03-4-300x197.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/03-4-570x374.jpg 570w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></p>
<p>Arabayla yola koyuluyoruz.550 yaşında Sapsız Meşe Ağacı’na varıyoruz. Bu anıt Ağacın gövdesini ancak beş insan el ele tutuştuğunda sarabiliyor. Palamutları da diğer ağaçlara göre daha büyük. Kapadokya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından koruma altına alınmış. Ama tanıtım levhası çok harap. Dikkat edilmemiş.<br />
Buradan Serkan’ı çok heyecanlandıran Belha Tarihi Kilise’ye doğru yol alıyoruz. Yol toprak ve çok bozuk. Belha, Bizanslar döneminden kalma bir kilise. Kilisenin içinde halkın silahlarını sakladıkları bir çukur var. İçerde üzümlerin ezilerek şıranın aktığı yerleri görüyoruz. En ilginç olanı da Serkan’ın bizi elindeki fenerle götürdüğü karanlık bir dehliz. Sonu bir odaya açılıyor. Burası zindanmış. Duvarlarda tutukluların zincirlerinin bağlandığı yerler var. Sanırım buradan kimse sağ çıkmamıştır. En ufak bir ışık bile yok. Kimselerin olmadığına bakılırsa buraları henüz turistler tarafından keşfedilmemiş.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-203854" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4.jpg" alt="" width="747" height="495" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4.jpg 747w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4-300x199.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4-570x378.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/04-4-701x465.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 747px) 100vw, 747px" /></a></p>
<p>Yolumuza Hacıbektaş ilçesine doğru devam ediyoruz. Nevşehir iline bağlı bir ilçe. Küçük bir yer. Hacı Bektaş Veli Müzesine gidiyoruz. Hacı Bektaş Veli’nin doğumu, ölümü, kim tarafından eğitildiği, Anadolu’ya tam olarak hangi tarihte geldiğine dair kesin bilgiler yok. Bektaşi tarikatının piri. Birçok insan ziyaret ediyor. İlk defa başım açık bir ibadethaneye giriyorum. Burada kutsal sayılan sudan içiyorum. Mezarı da burada. Aleviler mezarının etrafında dönüyorlar. Öğretileri duvarda yazıyor. Buranın insana huzur veren mistik bir havası var. Sakin sakin dua ediliyor. Çok etkilendim.</p>
<p><a href="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-203855" src="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4.jpg" alt="" width="960" height="720" srcset="https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4.jpg 960w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4-300x225.jpg 300w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4-768x576.jpg 768w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4-119x89.jpg 119w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4-570x428.jpg 570w, https://belgoturk.tv/wp-content/uploads/2021/07/05-4-701x526.jpg 701w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
