Ne zaman birilerinin yazıp çizdikleri hoşuna gitmese “Ey…” diye başlayan sözlerle ağzına geleni söylüyor, kendisi gibi düşünmeyenleri, öfkeli kalabalıklara hedef göstermekten çekinmiyor.
Biz de yazımıza “Ey…” diye başlayalım ve muktedire -onun üslubunu kullanmadan- bazı sorular yöneltelim:
* * * *
Ey muktedir, IŞİD denilen canavar ortaya çıkarken, sonra da palazlanarak dünyanın başına bela olurken, sen ve senin işbirlikçilerin ona en büyük katkıyı vermediniz mi?
Ey muktedir, Alevi ve laik Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı bir an önce devirebilmek için başta El Nusra ve IŞİD denilen terör örgütlerine sınırlarımızı sonuna kadar açıp, yol geçen hanına çeviren, sen ve senin hükümetin değil miydi?
Ey Muktedir, Amerika’dan ve dünyanın başka gelişmiş ülkelerinden, cebine 10-20 dolar koyup cihat için Suriye’ye koşanları ve onları İstanbul’da el bebek gül bebek ağırlayarak ilk eğitimi verenleri yakalayıp, yargıya teslim etmeleri gerekirken göz yumanlar senin bürokratların değil miydi?
Ey muktedir, bu kişilerin İstanbul’daki yerli IŞİD’çilerle birlikte Güneydoğu kentlerimizden Suriye’ye ellerini kollarını sallayarak geçmelerine sen ve senin bakanların seyirci kalmadınız mı?
Ey muktedir, Suriye’de devlet güçlerine karşı çarpışırken yaralanan teröristlere ülkemizdeki hastanelerde öncelikli tedavi imkanını senin Sağlık Bakanlığın sağlamadı mı?
Ey muktedir, Apaydın başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler denetimine kapalı tutulan bazı sığınmacı kamplarını, terörist eğitim merkezi haline senin elemanların getirmediler mi?
* * * *
Ey muktedir, IŞİD’in bazı kentlerimizin göbeğinde eğitim merkezleri kurduğunu… Binlerce genci oralardaki beyin yıkama seansları sonrasında terör örgütü saflarına kattığını… Türkiye’nin birçok bölgesinde silah depoları olduğunu, senin polisin, senin MİT’in, senin savcıların bilmiyor muydu?
Ey muktedir, çocukları kandırılan yüreği yanık babalara “Biz bir şey yapamayız, elimiz kolumuz bağlı” cevabını yine aynı emniyetçiler ve savcılar vermiyor muydu?
Ey muktedir, IŞİD’in kaçak petrol sattığını askerin birçok kez rapor etmesine rağmen, bu belgeleri işleme koymayıp sümen altı edenler senin yetkililerin değil miydi?
Ey muktedir, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve eski Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardione, Türkiye’nin IŞİD petrolü aldığını ve dinci terör örgütlerine yardım ettiğini söylemediler mi?
* * * *
Ey muktedir Türkmenler’e insani yardım adı altında füze dolu TIR’ları götürürken kendi ülkesinin topraklarından bile kazasız belasız geçişi sağlayamayanlar, senin en büyük yetkiyle donattığın, baş tacı yaptığın adamların değil miydi?
Ey muktedir, yine aynı adamlar silahları Türkmenler’e ulaştıramadan, bunun ticaretini yapan karanlık güçlere ve terör örgütlerine kaptırmadılar mı?
Ey muktedir, “Türkmenler’e yardım yaptık” söylemi kocaman bir yalandan ibaret değil miydi?
* * * *
Ey muktedir, şimdi elinde tezkere, sıra geldi Mehmetçiği, canavarlaşmasına katkı yaptığın IŞİD’in üzerine sürmeye…
Yani yeni senaryo; “Kahraman Mehmetçik IŞİD canavarına karşı.”
O halde son sözü söyleyip, noktayı koyalım:
Vicdan sahibi herkes, senin ve başbakanlıkla görevlendirdiğin kişinin maceraperest politikaları uğruna, hele hele Beşar Esad’ı devirmek için, bırakın şehit olmayı, bir tek Mehmetçiğin burnunun kanamasına bile tahammül edemez.
Ey muktedir, bu böyle biline…
SÖZCÜ