Von der Leyen: “Enerji Bağımsızlığı ve Güçlü Savunma Şart”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Berlin’de düzenlenen Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) çalıştayında yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’nin karşı karşıya olduğu enerji ve güvenlik risklerine dikkat çekerek “stratejik bağımsızlık” vurgusu yaptı. Von der Leyen, Avrupa’nın dış baskılara karşı hem ekonomik hem de askeri anlamda kendi kendine yetebilecek kapasiteye ulaşması gerektiğini belirtti.

“Fosil Yakıt Bağımlılığı Avrupa’yı Savunmasız Kılıyor”
Konuşmasının merkezine enerji güvenliğini koyan von der Leyen, Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara olan yüksek bağımlılığının yarattığı ekonomik yükü çarpıcı verilerle açıkladı. 2022 yılında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gaz akışını kesmesiyle başlayan enerji krizinin ardından, şimdi de Orta Doğu’daki gelişmelerin yarattığı risklere dikkat çeken von der Leyen, şu ifadeleri kullandı:

“Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana, fazladan tek bir molekül enerji bile elde etmeden, gaz ve petrol ithalatı için 27 milyar euro daha fazla ödeme yaptık. Orta vadede ithal fosil yakıtlara olan bu büyük bağımlılığımız bizi savunmasız hale getiriyor.”

Von der Leyen, bu tabloyu tersine çevirmek için “Avrupa’da üretilen her kilovatsaat enerjinin” hayati önem taşıdığını; bunun sadece ekonomik istikrarı değil, aynı zamanda Avrupa’nın bağımsızlığını da güçlendireceğini vurguladı.

Ekonomik Güç ve Ticaretin Önemi
Avrupa’nın son 4 yıl içinde yaşadığı ikinci büyük enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Komisyon Başkanı, kısa vadede çözüm üretmek için koordineli bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. Desteklerin en çok ihtiyaç duyan kesimlere “hedefli şekilde” ulaştırılmasının ve AB genelinde bir uyum içinde hareket edilmesinin altını çizdi.

Ticaret stratejisine de değinen von der Leyen, AB’nin dünya genelindeki en geniş serbest ticaret ağına sahip olduğunu hatırlattı. Bu ağın sadece ekonomik bir büyüme aracı olmadığını, aynı zamanda Avrupa’nın küresel pazarlardaki gücünü koruması ve kendi kendine rakip oluşturmasının önüne geçilmesi için stratejik bir zırh olduğunu ifade etti.

“Savunmada Kapasite Eksiklikleri Giderilmeli”
Von der Leyen, konuşmasının savunma bölümünde oldukça sert ve kararlı bir ton kullandı. Avrupa’nın dış tehditlere ve hibrit saldırılara karşı kendini koruyabilecek bir “askeri kapasiteye” ulaşmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirtti.

Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şunlar oldu:

Güçlü Savunma İttifakı: Artan askeri tehditler ve hibrit saldırılar karşısında “güçlü bir Avrupa savunmasının” şart olduğunu vurgulayan von der Leyen, AB Antlaşması’nın 42. maddesinin 7. fıkrasındaki karşılıklı yardım yükümlülüğünün teoride var olduğunu, ancak meselenin bunu hangi kapasiteyle hayata geçirecekleri olduğunu belirtti.

Kritik Kapasite Eksiklikleri: Özellikle modern savaşın gereklilikleri olan;

Hava savunma sistemleri,

İnsansız Hava Araçları (İHA),

Siber güvenlik alanlarında ciddi yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Von der Leyen’in bu açıklamaları, Avrupa Birliği’nin yakın gelecekte hem enerji arz güvenliğini hem de askeri caydırıcılığını artırmak için daha merkeziyetçi ve savunma odaklı bir politika izleyeceğinin sinyallerini veriyor. Avrupa’nın “savunmasızlık” dönemini geride bırakıp, küresel aktör olarak kendi güvenliğini tahkim etme iradesi, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek.