Yaklaşık 4 bin kişinin verilerini inceleyen bilim insanları, 80 yaşından sonra akranlarından belirgin biçimde hızlı yürüyen kişilerin bilişsel bozulma geliştirme olasılığının yüzde 51 daha düşük olduğunu belirledi. “Süper yürüyenler” olarak tanımlanan bu kişilerin hafızayla ilişkili hipokampus bölgelerinin de daha iyi korunduğu görüldü.
İleri yaşlarda yürüme hızı, yalnızca kas ve eklem sağlığına değil, beynin yaşlanma biçimine ilişkin de önemli bir işaret olabilir. ABD’de yürütülen yeni bir araştırma, 80 yaş ve üzerindeki akranlarından belirgin biçimde hızlı yürüyen kişilerin daha yavaş bilişsel gerileme gösterdiğini ortaya koydu.
Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada, bilim insanlarının “süper yürüyenler” olarak adlandırdığı grubun bilişsel bozulma geliştirme riskinin diğer katılımcılara kıyasla yüzde 51 daha düşük olduğu belirlendi. Beyin görüntülemelerinde ise hafıza ve yön bulmada önemli rol oynayan hipokampusun bazı bölümlerinin bu grupta daha büyük ve daha iyi korunmuş olduğu görüldü.
EN HIZLI YÜRÜYEN YÜZDE 9’LUK GRUP
Araştırmacılar, 80 yaş ve üzerindeki kişilerin yer aldığı beş farklı uzun süreli yaşlanma çalışmasından elde edilen verileri bir araya getirdi. Ana analiz, başlangıçtaki yaş ortalaması yaklaşık 84 olan 3 bin 989 kişiyi kapsadı.
Katılımcıların belirli bir mesafeyi ne kadar sürede yürüdüğü ölçüldü. Kendi yaşı ve cinsiyetindeki kişilerin ortalamasından en az 1,5 standart sapma daha hızlı yürüyenler “süper yürüyen” olarak sınıflandırıldı. Bu ölçüte göre 358 kişi, yani katılımcıların yaklaşık yüzde 9’u bu gruba girdi.
Araştırmanın başlangıcında bilişsel bozukluğu bulunan 274 kişi risk analizinin dışında bırakıldı. Kalan katılımcılar 3,4 ile 5,4 yıl arasında takip edildi.
Sonuçlar, süper yürüyenlerin takip süresince bilişsel bozulma geliştirme olasılığının diğer katılımcılardan yüzde 51 daha düşük olduğunu gösterdi. Bulgular yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra da devam etti.
HAFIZA VE İŞLEM HIZI DAHA YAVAŞ GERİLEDİ
Araştırmacılar, farklı bir uzun süreli yaşlanma çalışmasından yararlanarak katılımcıların bilişsel performanslarının zaman içinde nasıl değiştiğini de inceledi.
Süper yürüyenlerin yalnızca genel bilişsel puanlarının değil; hafıza, bilgiyi işleme hızı ve planlama ile görev değiştirme gibi yürütücü işlevlerinin de daha yavaş gerilediği belirlendi.
Çalışmada kullanılan beyin MR’ları, hızlı yürüyenlerin hafıza oluşumu ve mekânsal yön bulmada rol oynayan hipokampus bölgelerinde daha büyük hacme sahip olduğunu gösterdi. Buna karşılık beynin genel kortikal kalınlığı açısından gruplar arasında belirgin bir farklılık bulunmadı.
BEYİNLERİNDE DAHA AZ ALZHEIMER BULGUSU YOKTU
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de yaşamını kaybeden katılımcıların beyin dokularının incelendiği bölümden geldi.
Süper yürüyenlerin yaşamları boyunca bilişsel performanslarının daha iyi olmasına rağmen, ölüm sonrası incelemelerde Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleriyle ilişkili patolojik değişikliklerin daha az olmadığı görüldü.
Araştırmacılar bu sonucun, süper yürüyenlerin hastalıkla ilişkili değişiklikleri hiç geliştirmediğini değil, beyinlerinin bu değişikliklere karşı daha dirençli olabileceğini düşündürdüğünü belirtti. Başka bir ifadeyle, daha hızlı yürüyenlerin benzer Alzheimer patolojisine rağmen bilişsel işlevlerini daha uzun süre koruyabildiği değerlendirildi.
YÜRÜMEK BİRDEN FAZLA BEYİN BÖLGESİNİ ÇALIŞTIRIYOR
Araştırmanın yazarlarından Stony Brook Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başkanı Joe Verghese, hızlı yürümenin hareket, denge, görme ve dikkatle ilişkili birden fazla beyin bölgesinin birlikte çalışmasını gerektirdiğini belirtti.
Bu nedenle yürüme hızı, yalnızca bacakların gücünü değil, beyin ve vücut sistemlerinin genel durumunu yansıtan bir gösterge olabilir. Ancak kalp-damar sağlığı, kas gücü, eklem sorunları, fiziksel aktivite düzeyi ve genetik özellikler de kişinin ne kadar hızlı yürüyebildiğini etkileyebilir.
“DAHA HIZLI YÜRÜMEK DEMANSI ÖNLER” DENEMEZ
Araştırmacılar, çalışmanın hızlı yürümenin bilişsel gerilemeyi doğrudan önlediğini kanıtlamadığı konusunda uyardı.
Çalışma gözlemsel olduğu için ilişkinin yönü belirlenemedi. Daha sağlıklı beyne sahip kişiler daha hızlı yürüyor olabilir; hızlı yürüyüş ve fiziksel hareketlilik de beyin sağlığının korunmasına katkıda bulunabilir. İki durumun aynı anda etkili olması da mümkün.
Katılımcıların büyük bölümünün yüksek eğitimli, sağlık bilinci yüksek ve genel olarak iyi işlev gösteren kişilerden oluşması, bulguların toplumun tamamına doğrudan uygulanmasını zorlaştırıyor. Araştırmada genetik veriler ile adımlar arasındaki düzenlilik gibi yürümenin diğer özellikleri de bütün katılımcılar için değerlendirilemedi.
Bilim insanları bu nedenle insanların sırf daha hızlı yürümeye çalışmasının bilişsel gerilemeyi önleyeceğinin söylenemeyeceğini vurguladı. Bununla birlikte kişinin alışılmış yürüme hızında zaman içinde belirgin bir yavaşlama görülmesi, fiziksel veya bilişsel sağlıkta meydana gelen bir değişimin işareti olabilir.
