Saygı Öztürk: Önemli olan, o dairenin vereceği karar

Saygı ÖZTÜRK-126. Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı­’nın he­nüz tu­tuk­lan­ma­dı­ğı gün­ler­de, hü­kü­me­tin ön­de ge­len isim­le­rin­den bi­ri­si, yar­gı men­su­bu­na, “Bu adam dı­şa­rı­da hâ­lâ ne ge­zi­yor. Ni­çin tu­tuk­lan­mı­yor?” di­yor. Bu ko­nuş­ma­dan kı­sa bir sü­re son­ra Baş­buğ tu­tuk­la­nı­yor. “Er­ge­ne­kon Da­va­sı­”y­la il­gi­li mah­ku­mi­yet ka­rar­la­rı­nı ve­ren mah­ke­me, ge­rek­çe­li ka­ra­rı 7 ay­dır yaz­ma­dı­ğı için Baş­buğ, 26 ay­lık tu­tuk­lu­luk­tan son­ra ser­best bı­ra­kıl­dı. Baş­bu­ğ’­u ilk ara­yan isim­ler­den bi­ri­si­nin de “Bu adam dı­şa­rı­da hâ­lâ ne ge­zi­yo­r” di­yen yet­ki­li ol­du­ğu­nu öğ­re­ni­yo­rum.
Baş­bu­ğ’­un ve di­ğer Er­ge­ne­kon tu­tuk­lu­la­rın ser­best bı­ra­kıl­ma­sın­dan son­ra bak­ma­yın siz ba­zı yet­ki­li­le­rin, yıl­lar­dır “Er­ge­ne­kon-Bal­yo­z” düş­man­lı­ğı ya­pan­la­rın “mem­nu­ni­ye­t” açık­la­ma­la­rı­na. Hep­si ya­lan, hep­si düz­me­ce.
Zor gün­ler da­ha bit­me­di
Baş­bu­ğ’­un baş­vu­ru­su­nun tah­li­yey­le so­nuç­lan­ma­sı, tu­tuk­lu­luk­ta 5 yı­lı­nı dol­du­ran ya da ye­rel mah­ke­me­nin mah­ku­mi­yet­le il­gi­li ge­rek­çe­li ka­ra­rı ma­kul bir sü­re­de Yar­gı­ta­y’­a gön­de­ril­me­yen­le­rin sa­lı­ve­ril­me yo­lu­nu aç­tı. Ge­rek­çe­li ka­rar, ge­cik­me­li de ol­sa Yar­gı­ta­y’­a gi­de­cek.
“Bal­yoz Da­va­sı­”n­da 237, İs­tan­bul Ca­sus­luk Da­va­sı­’n­da 43 as­ke­rin mah­ku­mi­ye­ti­ni ona­yan Yar­gı­tay 9. Ce­za Da­ire­si­’nin, “Er­ge­ne­ko­n” için ka­ra­rı­nın na­sıl ola­ca­ğı bü­yük önem ta­şı­yor. Eğer, 13. Ağır Ce­za Mah­ke­me­si­’nin ka­ra­rı, gel­di­ği gi­bi ona­nır­sa tah­li­ye olan­la­rı yi­ne sı­kın­tı­lı bir sü­reç bek­li­yor de­mek­tir.
“Er­ge­ne­ko­n” sa­nık­la­rı­nın baş­la­rı­na ge­ti­ri­len­ler­de san­ki hü­kü­me­tin hiç­bir so­rum­lu­lu­ğu yok­muş gi­bi Baş­ba­kan, her şe­yi ce­ma­atin üze­ri­ne yı­kı­yor. Yıl­lar­dır bir­lik­te ol­du­ğu, her is­te­di­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­di­ği ce­ma­atin ne­re­dey­se dü­ne ka­dar var­lı­ğı­nı bi­le ka­bul et­mi­yor. Ama bir ta­raf­tan da on­la­rın her is­te­di­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­di­ği­ni ka­bul edi­yor. Ne is­te­di­ler, siz ne­ler ver­di­niz?.. Baş­ba­kan asıl bun­la­rı açık­la­ma­lı.
Ok­ya­nus Öte­sin­de­ki Va­iz
Ce­ma­atin ne­ler yap­tı­ğı­nı, dev­le­te ait res­mi bel­ge­ler­le, Fet­hul­lah Gü­le­n’­in AB­D’­de alı­nan ifa­de­siy­le “Ok­ya­nus Öte­sin­de­ki Vai­z” ki­ta­bım­da or­ta­ya koy­dum. Bu­gün, Em­ni­ye­tin te­pe nok­ta­sın­da bu­lu­nan o an­lı-şan­lı mü­dür­le­rin ifa­de­le­ri­ne de ki­tap­ta yer ve­ri­yor “Böy­le bir ya­pı­lan­ma as­la söz ko­nu­su de­ği­l” de­yiş­le­ri­ni hay­ret­le oku­yor­su­nuz.
Ya bu­na ne de­me­li: Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür Yar­dım­cı­sı im­za­sıy­la 22 Ey­lül 2010 ta­ri­hin­de Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı­’na gön­de­ri­len ya­zı­da “Türk Ce­za Ka­nu­nu ve Te­rör­le Mü­ca­de­le Ka­nu­nu kap­sa­mın­da Fet­hul­lah Gü­len ce­ma­ati adı al­tın­da bir ör­gü­te rast­la­nıl­ma­mış­tı­r” de­ni­li­yor.
Pe­ki bu ne? Bir yan­dan Sav­cı­lı­ğa “böy­le bir ör­güt yok­tu­r” di­yor­su­nuz, bir yan­dan da, Baş­ba­kan, ulus­la­ra­ra­sı ya­ka­la­ma ve tu­tuk­la­ma mü­zek­ke­re­si ni­te­li­ğin­de­ki “kır­mı­zı bül­te­n” çı­ka­rı­la­ca­ğı­nı be­lir­ti­yor. Baş­ba­ka­nın “kır­mı­zı bül­ten çı­kar­tı­rı­m” de­mek­le kır­mı­zı bül­te­nin çı­ka­rı­la­ma­ya­ca­ğı­nı bil­me­si ve bu açık­la­ma­la­rı yap­ma­dan ön­ce hu­kuk­çu­lar­dan bil­gi al­ma­sı çok ye­rin­de ola­cak­tır.
Ar­tık yar­gı üze­rin­de müt­hiş bas­kı­lar ol­du­ğu, ses ka­yıt­la­rıy­la or­ta­ya çık­tı. Yar­gı­la­nan­la­ra kum­pas­lar ku­rul­du­ğu­nu en yet­ki­li ağız­lar açık­lı­yor. Ül­ke­de kum­pas­la­ra o ka­dar alı­şıl­mış olu­na­cak ki İs­tan­bul Em­ni­yet Mü­dü­rü ile te­le­fon­da ko­nu­şan ve şim­di ba­kan­lık gö­re­vin­de bu­lu­nan ki­şi­nin, Sav­cı için “çe­te kur­du­” di­ye em­ni­ye­te ge­ti­ri­le­bi­le­ce­ğin­den söz edi­yor…
Bel­ki de o gün çö­züm bu­lun­ma­say­dı, 17 Ara­lık rüş­vet-yol­suz­luk so­ruş­tur­ma­sı­nı yü­rü­ten Cum­hu­ri­yet Sav­cı­sı hak­kın­da “çe­te kur­ma­k” suç­la­ma­sıy­la Em­ni­ye­t’­te iş­lem ya­pı­lı­yor ola­cak­tı. Aca­ba Teğ­men Meh­met Ali Çe­le­bi­’ye ya­pıl­dı­ğı gi­bi te­le­fo­nu­na te­rör ör­gü­tü men­sup­la­rı­nın te­le­fon nu­ma­ra­la­rı da yük­le­ne­cek miy­di? Tür­ki­ye, bun­la­ra alış­tı…
Ül­ke­de, ya­sal ola­rak in­san­la­rın hak­la­rı­nı ara­ma­la­rı da suç ha­li­ne gel­di. AKP hü­kü­me­ti dö­ne­min­de alı­nan, ay­nı hü­kü­met dö­ne­min­de önem­li gö­rev­le­re ge­ti­ri­len­ler, şim­di “ce­ma­at­çi­” ol­duk­la­rı suç­la­ma­sıy­la gö­rev­den alı­nı­yor. On­lar­dan önem­li bir bö­lü­mü ken­di­le­ri­ne hak­sız­lık ya­pıl­dı­ğı­nı öne sü­rüp yü­rüt­me­nin dur­du­rul­ma­sı ve gö­re­ve ia­de­si için da­va açı­yor.
Da­va açan­la­ra ce­za
“Vay da­va açan siz mi­si­niz!” de­ni­li­yor ve şim­di ade­ta sü­rüm sü­rüm sü­rün­dü­rü­lü­yor. Da­va açan­la­rın bir kıs­mı­na 2.5 ay sü­re­cek gö­rev ve­ril­di. Gö­rev­len­di­ril­dik­le­ri il­ler­de per­so­ne­lin du­ru­mu, top­lum des­tek­li po­lis uy­gu­la­ma­la­rıy­la il­gi­li ra­por ha­zır­la­ma­la­rı is­te­ni­yor, is­te­ne­bi­lir. Ama öy­le ça­lış­ma prog­ra­mı ha­zır­la­dı­lar ki da­va açan­la­rın ai­le­le­riy­le yak­la­şık 2.5 ay gö­rüş­me­le­ri ne­re­dey­se müm­kün gö­zük­mü­yor.
Pa­zar­te­sin­den cu­mar­te­si gü­nü­ne ka­dar bir il­de ça­lış­ma yap­ma­sı is­te­ni­yor. An­cak Pa­zar gü­nü o il­den ay­rı­lıp gö­rev ve­ri­len di­ğer ile gi­de­bi­li­yor. Ya­ni, haf­ta için­de ça­lı­şı­yor, pa­zar gü­nü­nü de yol­da ge­çi­ri­yor­lar. An­cak, siz eğer da­va­nız­dan vaz­ge­çer­se­niz, gö­re­vi­niz bi­ti­yor.
Da­va açan­lar üze­rin­de müt­hiş bir bas­kı ku­ru­lu­yor. Da­ha ön­ce yap­tık­la­rı gö­rev­ler­le il­gi­li geç­mi­şe yö­ne­lik so­ruş­tur­ma­lar açı­lı­yor. Mül­ki­ye mü­fet­ti­şi, po­lis mü­fet­ti­şi, Sa­yış­tay de­net­çi­si gön­de­ri­li­yor. Ya­ni, da­va aça­na mü­fet­tiş bas­kı­sıy­la göz da­ğı ve­ri­li­yor. Böy­le bir hu­kuk Dev­le­ti olur mu?

SÖZCÜ

Leave a Reply

Your email address will not be published.