Utanç verici manzaralarla bir seçime gidiyoruz!..
Demokrasi, hiçbir ülkede hiç bu kadar zavallı bir duruma düşmemişti!..
Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, her türlü ahlaki değerden yoksun olarak yapılan seçim atraksiyonları!..
Ortaya dökülen ses kayıtları, yalan, riya ve utanmazlık!..
Bunların arasında bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!..
* * * *
Bütün bu olanların sorumlusu iktidar ve elbette ki o iktidarın başındaki şahıstır!..
Türkiye, demokrasi tarihinde ikinci defa bu kadar büyük bir gerginlik içinde seçime gidiyor!..
Demokrat Parti devrinde de buna benzer olaylar yaşanmıştı!..
O zamanki iktidarın başı da Menderes idi…
Bugün Tayyip tarafından “demokrasi kahramanı” olarak anılan Menderes, Kurtuluş Savaşı Kahramanı, cumhuriyetimizin kurucularından, 2. Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın başına taş atılmasından, Topkapı’da durdurulmaya çalışılmasından, bindiği trenin gideceği vilayete sokulmamasından sorumluydu!..
“Demokrasi kahramanı” Menderes, demokrasiyi katletmişti!..
* * * *
Onun çok daha aşağılık bir durumunu, demokrasinin ırzına geçilme olayını şimdi de bu iktidar döneminde yaşıyoruz!..
Toplum ikiye değil, dörde beşe bölündü, yalan, iftira, haysiyet cellatlığı korkunç boyutlara ulaştı!..
Ses kayıtları montajmış!..
Değil!..
Her şey apaçık ortada!..
Para kasaları, ayakkabı kutuları, bir türlü sıfırlanamayan milyon dolarlar ve elde kalan 30 milyon Avro!..
Suikast iddiaları, tehdit, şantaj!..
Ülke adına utanıyoruz!..
* * * *
Son Baykal kaseti olayı bir Başbakan’ın düşebileceği en kötü, en berbat bir durumdur!..
Kasetin Tayyip tarafından ayarlandığı iddialarına dair bir ses kaydı çıktı ortaya!..
Tayyip meydanlarda bağırmaya başladı:
“Onu sosyal medyadan ben kaldırttım… Bakanıma talimat verdim, yarım saat içinde ben kaldırttım, ben, ben, ben!”
Oysa kaset ortaya çıktığında, meydanlarda yine bas bas bağırıyordu:
“Bu özel hayat değil, genel, genel… Bu ahlaksızlıktır”
Bu çelişki umurunda bile değildi ama…
Dün Baykal’ın avukatı Muzaffer Yılmaz açıkladı:
“Kasetin sosyal medyadan kaldırılması için TİB’e biz başvurduk. Ve ancak 4 gün sonra kaldırılabildi”
Hani Tayyip yarım saat içinde kaldırtmıştı?..
Ayıptır, ayıp!..
* * * *
Daha önce de yazdık, Tayyip bu seçimde yüzde 70 oy alsa da hava gazıdır!..
Bağıra, bağıra sesi kısıldı, dün Van mitingindeki cırtlak sesiyle sosyal medya yıkıldı!..
Ülkeyi yönetme kabiliyetini artık kaybetmiştir!..
Duvara fena tosladı!..
Kuş kadar aklı olan bile bu ülkenin artık Tayyip tarafından yönetilemeyeceğini anlamış durumda!..
Tayyip kendi kendini bitiriyor, içine düştüğü çaresizlik öfkesine yansıyor!..
Ve bu öfke ülkeyi hak etmediği bir karanlığa sürüklüyor!..
Saltanat kavgası!..
Tayyip Bey, yerel seçimleri genel seçim havasına sokarak 31 Mart günü itibar kazanacağını zannediyor!..
Bu durumu her gün yazıyoruz, havasını alır!..
Ama bu seçimin başka bir cephesi var…
O da yereldeki saltanat kavgası!..
Dürüst, namuslu, gerçekten şehrine, kasabasına hizmet ekmeye çalışanları tenzih ediyorum…
Fakat bunlar istisnadır ve istisnalar kaideyi bozmuyor!..
Birçok belediye başkan ve belediye meclis üyesi adayı bu işe saltanat ve çıkar amaçlı olarak soyunuyor!..
* * * *
Vaatlerde bulunarak paralar toplanıyor, korkunç harcamalar yapılıyor!..
Bu büyük harcamaların çok küçük bir kısmı partilerin bütçesinden çıkıyor!..
Diğer harcamaların kaynağı, seçildikleri takdirde verecekleri avantaların peşin tahsilatı!..
Hepsi seçileceğine garanti gözüyle bakıyor, çevresindekileri de buna inandırıyor!..
Siz bunların vatan, millet, hizmet aşkıyla mı yapıldığını sanıyorsunuz?..
Çoğunluğu seçilip yolunu bulmak için!..
Saltanat sürmek için!..
Bunu asla unutmayın!..
SÖZCÜ