Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Kiev’e son ziyareti, savaşın seyrindeki değişime işaret etti. Çatışmalar giderek hava sahasına taşınırken, Ukrayna’nın AB’ye katılım sürecinde de somut ilerleme kaydedildi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, şubat ayının sonunda Kiev’e yaptığı son ziyarette Rus saldırılarının yol açtığı elektrik kesintileri ve dondurucu kış koşullarıyla karşılaşmıştı. Aradan geçen beş ayın ardından bu hafta yeniden Ukrayna’yı ziyaret eden von der Leyen, tren garına vardığında “Savaşın gidişatı değişiyor.” mesajını verdi.
Von der Leyen’in açıklaması, cephe hattında yıpratma savaşının sürdüğü ancak Ukrayna’nın çatışmayı giderek Rusya’nın derinliklerine taşıdığı bir döneme denk geldi. Kiev yönetimi, binlerce kilometre uzaklıktaki Rus petrol rafinerilerini uzun menzilli insansız hava araçlarıyla hedef alırken, bu saldırıların Moskova’nın enerji gelirleri ve savaş ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.
Von der Leyen, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Rusya gökyüzünüzü dumanla karartmış olabilir. Ancak hiçbir duman bulutu savaş alanındaki gerçeği gizleyemez. Rusya’nın ivmesi zayıflıyor. Ukrayna ise direnmeye devam ediyor.” dedi.
Von der Leyen’in bir günlük ziyaretinin odağında insansız hava araçları (İHA) yer aldı.
AB ile Ukrayna, insansız hava araçlarının ortak üretimini öngören savunma sanayi ortaklığı anlaşmasına imza attı. İlk kez hayata geçirilen bu iş birliği kapsamında, AB’nin üretim kapasitesi ile Ukrayna’nın İHA teknolojisindeki deneyiminin bir araya getirilmesi hedefleniyor.
Anlaşma ayrıca, Ukrayna’ya sevk edilmeden önce İHA’ların AB ülkelerinde depolanmasına da olanak sağlayacak.
Projenin finansmanının, AB’nin 90 milyar euroluk destek kredisi paketinin askeri bölümünden ve SAFE savunma programında kullanılmayı bekleyen yaklaşık 10 milyar avroluk kaynaktan karşılanması planlanıyor. İlerleyen dönemde iş birliğinin füze teknolojilerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Von der Leyen’in “savaşın gidişatının değiştiği” yönündeki değerlendirmesine karşın, Ukrayna’nın savaştaki zorlukları devam ediyor.
Rusya’nın, Ukrayna’nın ABD yapımı Patriot hava savunma füzelerindeki yetersizliğinden yararlanarak balistik füze saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Son haftalarda konutlar, süpermarketler, depolar, tren istasyonları, okullar ve müzeler hedef alınırken, yüzlerce sivil yaşamını yitirdi.
Von der Leyen de ziyareti sırasında hava saldırısı alarmı verilmesi üzerine kısa süreliğine yer altındaki bir sığınağa indirildi.
Daha sonra Kiev Peçersk Manastırı’nı ziyaret eden Komisyon Başkanı, haziran ayında Rus saldırısında zarar gören tarihi katedralde yangının izlerini yerinde inceledi.
Von der Leyen’in ziyareti sırasında, Zelenskiy’nin kabinede yaptığı ani değişiklikler de gündeme geldi.
Komisyon Başkanı’nın Kiev’den ayrılmasının ertesi günü, Ukrayna’da insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesinde önemli rol oynadığı belirtilen ve kamuoyunda popüler bir isim olan Savunma Bakanı Mihailo Fedorov’un görevden alınmasını protesto etmek için çok sayıda kişi sokaklara çıktı.
Yeniden yakalanan uyum
Von der Leyen’in övdüğü değişen gidişat yalnızca cephede yaşanmıyor. Ukrayna’nın çok arzuladığı AB üyeliği yolu da etkileyici bir dönüşüm geçiriyor.
Şubat ayında Komisyon başkanının sunabileceği pek bir şey yoktu. Katılım süreci, resmî herhangi bir kararın alınmasını engelleyen Macaristan vetosunun sıkı kontrolü altındaydı. Viktor Orbán görevde kaldığı sürece umut neredeyse tükenmiş görünüyordu.
Bu çıkmazın üzerine, von der Leyen’i Zelenskiy’den gelen imkânsız bir talep daha karşıladı: 2027’ye kadar tam üyelik. Bu tarih, ABD öncülüğündeki barış müzakereleri sırasında gündeme gelmiş, üyelik de gelecekteki güvenlik garantilerinin bir parçası olarak ele alınmıştı.
Zelenskiy o dönemde “Üyelik için hızlı bir yol istediğimiz doğru” demişti.
Yanında duran, yüzü taş kesilmiş von der Leyen ise bu talebi geri çevirmek için diplomasinin tüm inceliklerine başvurdu.
Zelenskiy’e “Sizin için net bir tarihin de çok önemli olduğunu çok iyi anlıyorum. Belirlediğiniz tarih, ulaşmak istediğiniz hedef çıtanız” diye seslendi.
“Biliyorsunuz, bizim açımızdan tek başına tarih vermek mümkün değil. Ama hedefinize ulaşmanız için vereceğimiz destek konusunda tavrımızın son derece net olduğundan emin olabilirsiniz.”
Bu hafta ise üyelik hikâyesi bambaşka bir tonda ilerliyordu.
Kiev’e, Ukrayna’nın müzakerelerde bir ay içinde ikinci kez yeni bir fasıl açmasından sadece bir gün sonra geldi. Nisan ayındaki Macaristan seçimlerinin ardından mümkün hâle gelen bu atılım, yaz tatilinden sonra kalan dört faslın da açılabilmesi için makul bir yol haritası ortaya koydu. İlerleme nihayet somut bir hâl aldı.
Von der Leyen’i en çok rahatlatan ise Zelenskiy’nin artık 2027’den hiç söz etmemesi. Liderlerden gelen tepki sonrasında, hedef çıtası hayalden gerçeğe taşındı. Şimdi odağını, denenmiş ve test edilmiş yöntemi olabildiğince verimli kullanmaya çevirmiş durumda.
“Avrupa ile ilişkilerimiz artık tarihimizin herhangi bir dönemine göre en güçlü, en anlamlı ve en kişisel düzeyde” diye konuştu bu kez.
Kapalı kapılar ardında, von der Leyen ve ekibi, Zelenskiy’nin genişlemeyi ancak temel kuralları siyasi açıdan inandırıcı olduğu takdirde siyasi olarak sürdürülebilir olabilecek adım adım ilerleyen bir süreç olarak görmeye başladığını memnuniyetle karşıladı.
“Birliğimizin üye devleti olarak geleceğinize hazırlanıyorsunuz,” dedi. “Ama gerçekte, attığınız adımlar şu anda bile tüm kıtamızın geleceğini şekillendiriyor.”
