17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Transfobi ve Bifobi Karşıtlığı Günü yaklaşırken, Belçika Eşit Haklar ve Ayrımcılıkla Mücadele Merkezi (Unia) ve Kadın Erkek Eşitliği Enstitüsü (IEFH), 2025 yılına ait çarpıcı verileri paylaştı.
İstatistiklerle Şiddet ve Ayrımcılık
2025 yılı verilerine göre, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli saldırılarda ciddi bir yoğunluk gözlemleniyor:
Cinsel Yönelim: Unia, 2025 yılında cinsel yönelimle bağlantılı 311 ihbar kaydetti. Bu, neredeyse günde bir vakaya tekabül ediyor.
Transfobi: Kadın Erkek Eşitliği Enstitüsü (IEFH), transfobik nefret söylemi veya davranışıyla ilgili 454 ihbar aldı.
Dosya Ciddiyeti: Cinsel yönelimle ilgili ihbarların %50’si resmi dosyaya dönüştürüldü. Bu oran, diğer ayrımcılık kriterlerindeki ortalamanın (%24) iki katıdır ve bildirilen ihlallerin ciddiyetini kanıtlamaktadır.
Şiddet Vakaları: Kapatılan dosyaların %40’ı darp, yaralama ve taciz gibi nefret eylemlerini içeriyor. Bu saldırıların hedefinde çoğunlukla gey ve biseksüel erkekler yer alıyor.
Yargı Süreci ve “Ağırlaştırıcı Sebep”
Unia, 2025 yılı ve 2026’nın ilk çeyreğini kapsayan dönemde, müdahil olduğu 10 homofobik şiddet davasını raporladı.
Kararlar: Mahkemeye taşınan 10 davadan 9’unda, “ayrımcı saik” mahkeme tarafından ağırlaştırıcı sebep olarak kabul edildi.
Savunmaların Reddi: Mahkemeler, özellikle eşcinsel erkeklere kurulan “randevu tuzaklarında” (guets-apens) saldırganların sıkça bir savunma argümanı olarak kullandığı “pedofili avı” gibi asılsız iddiaları sistematik olarak reddediyor.
Görünmeyen Buzdağı: Trans ve Non-Binary Bireyler
IEFH, 2025’te trans, non-binary veya interseks bireylere yönelik 94 ayrımcılık vakası kaydetti. Bu vakalar tıbbi/sosyal geçiş süreçleri, cinsiyet kimliği ve dışavurumu gibi konuları kapsıyor.
Ancak kurum, bu rakamların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu konusunda uyarıyor:
“Bu ihbarlar, maruz kalınan ayrımcılığın yaygınlığı yanında çok küçük bir payı temsil ediyor. Yapılan son araştırmalar, trans ve non-binary bireylerin %80’inden fazlasının son iki yıl içinde ayrımcılığa uğradığını gösteriyor.”
Toplumsal Kutuplaşma ve Dijital Tehlike
Kurumlar, toplumdaki artan kutuplaşmadan derin endişe duyuyor:
Artan Hoşgörüsüzlük: Trans bireylerin %70’i toplumdaki hoşgörüsüzlüğün arttığını hissediyor; bu durum kaygı ve depresyon vakalarını tetikliyor.
Medya ve Sosyal Medya: Hoşgörüsüzlükteki bu artışın ana kaynağı olarak (%84,8 oranında) medya ve sosyal medyadaki negatif söylemler gösteriliyor.
Gerici Akımlar: RainbowHouse Brussels ve Prisme gibi dernekler, sosyal medyada yükselen “maskülinizm” gibi gerici akımların, LGBTI+ bireylere yönelik fiziksel ve sözel şiddet riskini artırdığına dikkat çekiyor.
Çözüm Çağrısı: “Mücadele Henüz Kazanılmadı”
Unia ve IEFH, siyasi karar vericilere şu önerilerde bulundu:
Önleyici tedbirlerin ve adli yanıtların güçlendirilmesi.
Mağdurlara yönelik destek mekanizmalarının iyileştirilmesi.
Eğitim sektörü çalışanları için sürekli eğitim programlarının düzenlenmesi.
Unia Direktörü Patrick Charlier: “Homofobi ve bifobiyle mücadelenin kazanıldığını düşünmek büyük bir hata olur. Maalesef ayrımcılık ve şiddet eylemleri varlığını sürdürüyor ve yeni gerici söylemlerle birlikte evrilmeye devam ediyor.” dedi.
