Erhan Yurdayüksel: Üzüntü verici!..

Roma’da yapılan G20 Liderler zirvesi beklentileri karşılamadı.

1-12 Kasım tarihleri arasında İskoçya’nın en büyük şehri Glasgow’da yapılmakta olan 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, (COP26)
Yaşlı küremiz için bir umut olabilir mi?

G7 ülkeleri sıfır sera gazı emisyonuna ulaşmak için 2050’yi son tarih olarak belirlemişti.

Ancak G20 liderleri sera gazı emisyonunu sıfırlamak için “yüzyılın ortaları” gibi belirsiz bir tarih verdi.

Çin, Suudi Arabistan ve Rusya sıfır karbon emisyonu için 2060’ı hedef olarak ortaya koydu.

Liderler, G7 ülkelerinin İngiltere’nin Cornwall kentinde Haziran zirvesinde aldıkları karara uygun olarak yurt dışında kömürle çalışan elektrik üretimi için kamu finansmanını sona erdirme konusunda anlaştı. Bununla birlikte yurt içinde kömür kullanımını aşamalı olarak durdurmaya yönelik herhangi bir karar alınmadı.

Bu, karbon salımı en yüksek ülkeler olan Çin ve Hindistan’a karşı bir jest olarak algılandı.

G20 liderleri, küresel sıcaklıklardaki artış 1,5 derecede tutulabilirse aşırı fırtına ve sel baskınları, deniz seviyesinde yükseliş gibi iklim değişikliğinin etkilerinden daha az etkilenileceği konusunda uzlaştı.

Liderler, çok uluslu şirketler için yüzde 15 oranında küresel asgari kurumlar vergisi anlaşmasını onayladı.

Böylelikle büyük şirketlerin varlıklarını “vergi cenneti” olarak adlandırılan düşük vergili ülkelere aktararak vergi kaçırmasını engellemek amaçlandı.

G20 liderleri, gelişmiş ülkelerin ihtiyaç halindeki ülkelere yılda 100 milyar dolarlık mali destek için çalışmaya devam edecekleri sözünü yineledi.

Yaşlı küremiz, tarım çağından, sanayi çağına, oradan bilgi (bilgi kirliliği)çağına atlarken,

Pandemi ile birlikte ‘çevre çağı’ yaşantımıza hızlıca yerleşti.

Çevre çağında, artık her şeyin çevreye göre şekillenmek zorunda olduğu anlaşıldı.

İnsanoğlu nefes alamayınca ‘‘önce çevre’’ demeye başladı.

Bu çağda, uluslararası anlaşmalar, insanı tüm evrende hak sahibi yapıyor.

Dünya hepimizin!..

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) yaptığı konuşmada,
“Fosil yakıtlara olan bağımlılığımız insanlığı uçurumun kenarına itiyor” ifadelerini kullanarak,

“Kendi mezarımızı kazıyoruz” dedi.

Çevre çağı tüm yaşamımıza yansıyor.

Bazı politikacılar, bürokratlar, müteahhitler, sanayiciler ‘‘çevre’’ sözcüğünden nefret etseler de…
Kimse bu akımın dışında kalamaz…

Siz gidin, ekonomik değeri sıfır olan linyit kömürü çıkartmak için en nadide ormanımızın altını kazın…

Kazdağı’nda, Muğla’da, ülkenin dört bir yanında orman katliamına izin verin…

Ormanları korumak yerine yanmasına göz yumun!..

Sonrada çevre çağı bizim çağımız deyin!..

Kim inanır size!..

Guterres, konuşmasının devamında ; COP26 katılımcılarını iklim değişikliği karşısında “insanlığı kurtarmaya” çağırarak,

“Sirenler çalıyor. Gezegenimiz bizimle konuşuyor ve bize bir şeyler söylüyor.

İklim eylemi, ülkeler, yaş ve cinsiyet ayırmaksızın insanların endişeleri listesinin başında geliyor.

Bu ve gelecek nesiller adına size sesleniyorum, geleceğimizi korumayı ve insanlığı kurtarmayı seçin” ifadelerini kullandı.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, COP26 katılımcılarına yaptığı konuşmada, “İklim değişikliğini bugün ciddiye almazsak yarın çocuklarımız için çok geç olabilir. Başarısız olursak bizi affetmezler.”

“Harekete geçmek ne kadar uzun sürerse o kadar kötü olur. İnsanlık iklim değişikliği konusunda zamanı çoktan doldurdu. Kıyamet saatinde gece yarısına bir dakika kaldı ve şimdi harekete geçmemiz gerekiyor” dedi.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) astronotu Thomas Pesquet, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ile gerçekleştirdiği görüntülü görüşmede, insanların dünyada doğaya verdiği ağır tahribatın, 400 km uzaklıktan bile gözle görünür hale geldiğini aktardı.

Bilim insanları: « İklim krizi 3 milyar insan için yaşanmaz koşullar getirecek » uyarısında bulunuyorlar!

Doğrusunu isterseniz!..

Roma ve Glasgow’daki tarihi iklim görüşmeleri çevre çağında, çevreyi yok sayan, liderlerin, siyasetçilerin, siyasi partilerin yaşama olanağının yok olduğunu açıkça tüm dünyaya gösterdi.

Çevre akımı rant-betonlaşma ikileminde yürüyen siyasetçi ve çıkar çevrelerini yok edecek.

Silip-süpürecek ama geride kalan moloz yığınlarının faturasını insanlık sizce nasıl ödeyecek?

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunan Fransız astronot Pesquet, uzaydan iklim değişikliğinin dünyada yol açtığı tahribatı iki kelimeyle ve buğulu gözlerle açıkladı aslında ;

“Üzüntü verici”

Erhan Yurdayüksel
05.11.2021