Erhan Yurdayüksel: Yeni Ekonomik Bloklaşma

Yeni Nesil Ekonomik Bloklaşma, Savunma Masası ve Türkiye İçin Stratejik Yol Haritası

Küresel Bloklaşma ve Avrupa’nın Yeni Stratejisi

Ekonomik Güvenlik Çağı:

Dünya ekonomisinde artık yalnızca serbest ticaret ve gümrük vergilerinin düşürülmesi konuşulmuyor; enerji, kritik hammaddeler, teknoloji, yapay zekâ, veri güvenliği ve tedarik zinciri dayanıklılığı merkeze yerleşmiş durumda.

Kanada-AB Yakınlaşması “Gelecek İçin İttifak”:

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada’yı AB’nin ilk “ortak üyesi” olmaya davet etti.

Mevcut CETA (Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması) çerçevesinin ötesine geçilerek; kritik mineraller, batarya değer zincirleri, yapay zekâ, kuantum teknolojileri, siber güvenlik ve savunma sanayisini kapsayan yeni bir ekonomik güvenlik ortaklığı hedefleniyor.

ABD’nin Ticaret Şokları ve Ottawa’nın Hamlesi:

ABD’nin Kanada ürünlerine yüzde 50’ye varan tarifeler uygulaması ve Kanada’nın karşı tarifelerle (15, 25 ve 50 oranlarında) yanıt vermesi, Kuzey Amerika ticaretindeki entegrasyonun bir güvenlik riskine dönüştüğünü gösterdi.

Bu durum Kanada’yı alternatif ortaklıklar aramaya itti.

Türkiye’nin Önündeki Ekonomik ve Stratejik Denklem

Gümrük Birliği ve Modernizasyon İhtiyacı:

Türkiye, 1995’ten bu yana Gümrük Birliği içinde yer alıyor ve 2025’te AB ile mal ticareti 217,6 milyar avroyu aşarak tarihi seviyeye ulaştı.

Ancak 1990’ların ürünü olan Gümrük Birliği; dijital ticaret, hizmetler, yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri ve ekonomik güvenlik gibi 21. yüzyıl gerçeklerini kapsamaktan uzak.

Yeni Nesil Entegrasyon Şartı:

Türkiye’nin öncelikli meselesi Kanada gibi sıfırdan bir ortaklık kurmak değil, mevcut Gümrük Birliği’ni hizmetler, kamu alımları, yatırımlar ve sürdürülebilirlik standartlarını kapsayacak şekilde güncellemek ve derinleştirmektir.

Avrupa’nın Üretim Tamamlayıcılığı:

Türkiye, otomotivden savunma sanayisine kadar Avrupa sanayi ekosisteminin zaten içerisindedir.

Yeni dönemde rekabet sadece düşük maliyetle değil; güvenilirlik, hız, teknoloji, enerji arzı ve mevzuat uyumuyla kazanılacaktır.

20 Milyar Avroluk Savunma Penceresi ve Türkiye’nin Rolü

SAFE Programı ve Kullanılmayan Kaynaklar:

AB’nin 150 milyar avroluk SAFE programı çerçevesinde, üye ülkelerin (örneğin İtalya ve Macaristan) kullanmadığı bütçeler nedeniyle 10 ila 20 milyar avro arasında kullanılmamış kredi kapasitesi yıl sonuna kadar yeniden dağıtıma açılıyor.

Türkiye’nin Yetkinlik Kesişimi:

Mühimmat, füze sistemleri, hava ve füze savunması, insansız sistemler, siber güvenlik ve askerî hareketlilik alanlarında dünya çapında kabiliyet geliştiren Türk savunma sanayii, Avrupa’nın acilen ihtiyaç duyduğu üretim ve mühendislik gücüne sahiptir.

Hukuki ve Kurumsal yapı kritik önem taşıyor:

Aday ülkeler ortak savunma tedariklerine katılabilse de, Türk şirketlerinin SAFE kapsamından tam anlamıyla yararlanabilmesi için AB ile Türkiye arasında ikili anlaşmaların ve kurumsal mekanizmaların işletilmesi kritik önem taşıyor.

Tanıtım ve İş Geliştirme İçin Atılması Gereken Adımlar

Türkiye’nin bu yeni ekonomik mimaride ve savunma masasında hak ettiği konumu alabilmesi için atması gereken somut adımlar:

Gümrük Birliği Modernizasyonunu Siyasi Değil Stratejik Bir Zorunluluk Olarak Konumlandırmak:

Ankara-Brüksel hattında yeşil mutabakat, dijital ticaret ve ekonomik güvenlik başlıklarını içeren yeni nesil bir entegrasyon çerçevesi için müzakereleri hızlandırmak.

EU Drone Summit 2026 ve EPA (Avrupa Proje Ajansı) Fırsatını Değerlendirmek:

9-10 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede ve EPA tarafından kurulan özel toplantı masalarında Türk savunma sanayi kurumlarının projelerini, ürünlerini ve konsorsiyum modellerini doğrudan uluslararası paydaşlara tanıtmasını sağlamak.

Proje Odaklı Konsorsiyumlar Kurmak:

Avrupa’daki fon ve kredi mekanizmalarına (SAFE vb.) yalnızca “ürünümüz var” iddiasıyla değil; Avrupalı ortaklarla ortak proje, finansman modeli ve hukuki uyumluluk altyapısı kurarak hazırlıklı girmek.

Teknoloji, Lojistik ve Yeşil Dönüşüm Yatırımlarını Artırmak:

Karbon ayak izini ölçebilen, veri tabanlı gümrük süreçlerine uyum sağlayan ve tedarik zincirinde kesintisiz izlenebilirlik sunabilen bir altyapıyı ülke genelinde yaygınlaştırmak.

Söz Sizde…

Sizce Türkiye, AB ile Gümrük Birliği’ni güncelleyerek ve savunma sanayisindeki kabiliyetlerini Avrupa’nın yeni fon mekanizmalarıyla (SAFE gibi) entegre ederek, küresel bloklaşma sürecinde masada kurucu bir ortak konumuna gelebilir mi?

Erhan Yurdayüksel

30 Eylül 2026