Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, G20, IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları için bulunduğu Washington’da, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile bir araya geldi. Küresel düzendeki parçalanma risklerinin ele alındığı görüşmede, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bağların derinleştirilmesi noktasında tam mutabakat sağlandı.
“Türkiye, Avrupa’nın Doğal Ortağıdır”
Bakan Şimşek, Marta Kos’un sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımı alıntılayarak görüşmenin stratejik önemine dikkat çekti. Küresel ekonomideki belirsizliklere vurgu yapan Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Parçalanmakta olan bir dünyada, AB ile Türkiye arasında daha derin ekonomik entegrasyon ile enerji ve ticarette daha fazla bağlantı vazgeçilmezdir. Türkiye, risklerin azaltılması ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi açısından Avrupa’nın en doğal ortağıdır.”
Şimşek ayrıca, Temmuz ayı başında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısının, bu hedeflere ulaşma yolunda kritik bir durak olacağını belirtti.
AB Cephesi: İstikrarsızlığa Karşı Ortaklık
AB Komisyonu Üyesi Marta Kos ise Türkiye ile yürütülen çalışmaların hem Avrupa hem de Asya arasındaki bağlantı hatlarını güçlendirmek adına hayati olduğunu ifade etti. Kos, paylaşımında şu noktalara değindi:
Bağlantı Hatlarının Çeşitlendirilmesi: Avrupa ile Asya arasındaki enerji ve ticaret koridorlarında Türkiye’nin merkezi rolü ele alındı.
Kamu Alımlarında Karşılıklılık: AB ile Türkiye arasında kamu alımları süreçlerinde karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesi ve bürokratik engellerin azaltılması konusunda hızlanma kararı alındı.
Öngörülebilirlik: Küresel istikrarsızlığın arttığı bir dönemde, AB-Türkiye ilişkilerinin sağlam bir zemine oturtulmasının her iki taraf için de “güvenli liman” teşkil edeceği vurgulandı.
Ekonomik Diyalogda Yeni Dönem
Görüşme, Türkiye’nin ekonomi yönetiminin uluslararası yatırımcılar ve müttefik bloklarla yürüttüğü “güven tazeleme” sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi gibi kronikleşen başlıkların yanı sıra, yeşil enerji dönüşümü ve dijital ticaret konularında da Türkiye’nin AB ile daha senkronize hareket etme arzusu bu görüşmeyle bir kez daha tescillenmiş oldu.
Şimdi gözler, Temmuz ayında İstanbul’da yapılacak olan ve somut adımların atılmasının beklendiği Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısına çevrilmiş durumda.
Editörün Notu: Bu temaslar, Türkiye’nin “Orta Vadeli Program” çerçevesinde yürüttüğü rasyonel ekonomi politikalarının dış dünyada bulduğu karşılığı göstermesi açısından kritik önem taşımaktadır.
