Birinci Meclis, Kuvayı Milliyecilerden oluşuyordu. Güçler birliği kuramı geçerliydi. Hükümeti oluşturan bakanlar Meclis tarafından seçiliyordu. Meclis başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıydı.
Yaratılan bu model, “meclis hükümeti sistemi”dir. Bu model, Birinci Meclis’in dünya anayasa tarihine önemli bir katkısıdır.
23 Nisan 1920’de toplantılarına başlayan Meclis öncelikle, kendi askeri gücünü kurdu. İnönü savaşları, Sakarya ve Dumlupınar savaşlarıyla başarıya ulaşıldı ve işgalci güçler vatandan kovuldu.
Bağımsızlık Savaşı’ndan sonra yeni bir dönem başlıyordu. Aydınlanma Devrimleri birer birer Meclis kararıyla kabul edildi. 1924 Anayasası ile de parlamenter demokrasiye adım atıldı.
Meclis, demokratik açılımlar yolunda da görevini yaptı. 14 Mayıs 1950 seçimleri öncesi yargıç yönetiminde hukuka bağlı adil seçim yasasını kabul etti.
Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, parlamenter demokrasinin temel ilkelerini kabul eden 1961 Anayasası, Meclis tarafından demokrasi karşıtı 12 Eylül 1980 darbesine kadar titizlikle uygulandı.
Ne yazık ki 1980’den sonra adım adım hukuk devletinden uzaklaşma dönemi başlamıştır.
2017 halkoylaması ile kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle partili devlet başkanı olgusu kabul edilirken demokrasinin temel unsuru kuvvetler ayrılığı sistemi de tahrip ediliyordu.
Meclis, siyasal iktidarın daha açık deyimiyle yürütme gücünün tam etkisi altına girdi. Meclis’in denetleme yetkileri soru, gensoru, Meclis araştırması gibi hukuksal yollar tıkandı.
Bütün bu gelişmeler yaşanmıştır ve yaşanıyor. Ancak TBMM’nin yüz yıllık geçmiş bir tarihi vardır.
Bu tarih aynı zamanda demokratik bir birikimdir. Bir diğer önemli nokta unutulmamalıdır. Türk milleti temelde demokrasiyi benimsemiştir.
Türk toplumu gerçek ve evrensel demokratik sisteme yeniden kavuşacaktır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, bağımsız yargı modeli yeniden kurulacaktır. Türk toplumu tam ve kusursuz demokrasiye er geç kavuşacaktır.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde, bu anlamlı günü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu eşsiz bayram, millet egemenliğinin en güçlü simgelerinden biridir.
Millet iradesinin tecelli ettiği bu özel günde, Türkiye’nin aydınlık yarınları olan çocuklarımızın sevincine ortak oluyoruz. Belgotürk Gazetesi olarak, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar tüm çocuklarımızın hayallerine ulaşmaları için yanlarında olmaya ve onların sesini duyurmaya devam edeceğiz.
Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir!


