ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları bir ayı geride bırakırken, çatışmanın coğrafi sınırları 10’dan fazla ülkeye yayıldı. Uzmanlar uyarıyor: “Tarihteki büyük savaşlar çoğunlukla planlanarak değil, karşılıklı yanlış hesaplamalarla başlar.”
DIŞ HABERLER – ABD ve İsrail’in İran nükleer tesisleri ile enerji hatlarını hedef alan saldırıları, modern tarihin en kritik eşiklerinden birini oluşturuyor. Savaşın etkisi şimdiden BAE, Irak, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Umman, Azerbaycan, Batı Şeria, Kıbrıs, Suriye, Katar ve Lübnan’a sıçramış durumda. Lübnan’da bir milyondan fazla insan yerinden edilirken, dünya kamuoyu tek bir soruya kilitlendi: Üçüncü Dünya Savaşı mı başlıyor?
“Savaşlar Çoğunlukla ‘Kazayla’ Çıkar”
Oxford Üniversitesi’nden tarihçi Prof. Margaret MacMillan, savaşların her zaman titiz bir planlamanın ürünü olmadığını hatırlatıyor. Birinci Dünya Savaşı’nı tetikleyen Arşidük Franz Ferdinand suikastını örnek gösteren MacMillan, “Geçmişe baktığınızda savaşların çoğunlukla bir kaza ya da rakiplerin birbirini yanlış değerlendirmesiyle tetiklendiğini görürsünüz. Tıpkı okul bahçesindeki kavgalar gibi,” diyor.
MacMillan’a göre günümüzde bu tırmanışı tetikleyecek “barut fıçısı” İran ya da Yemen’deki Husiler olabilir. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi bir hamlenin enerji arzını felç ederek büyük güçleri doğrudan çatışmanın içine çekme riski bulunuyor.
Çatışma Bir “Fırsat Penceresi” mi?
Savaşın yayılma riski sadece Ortadoğu ile sınırlı değil. Uzmanlar, küresel odak noktasının kaymasının diğer bölgelerde “fırsatçılık” yaratabileceğine dikkat çekiyor:
Çin ve Tayvan: Batı’nın dikkati Ortadoğu’ya gömülmüşken Pekin’in Tayvan hamlesi yapma ihtimali tartışılıyor.
Rusya ve Ukrayna: Moskova’nın, dünya kamuoyu İran’a odaklanmışken Ukrayna’daki operasyonlarını şiddetlendirmesi bekleniyor.
Ancak King’s College’dan Prof. Joe Maiolo farklı bir perspektif sunuyor. Maiolo, Çin’in Tayvan’a saldıracağı iddialarını “saçmalık” olarak nitelendirerek, “Rakibiniz (ABD) büyük bir stratejik hata yapıp Ortadoğu’ya gömülüyorsa, bırakın yapmaya devam etsin. Çin için bu durum, petrol fiyatlarındaki dalgalanmadan çok daha stratejik bir kazançtır,” değerlendirmesinde bulunuyor.
Liderlerin “Gurur” Sınavı
Haber analizlerinde vurgulanan en büyük risklerden biri de liderlerin kişisel hırsları. Prof. MacMillan, Putin’in Ukrayna işgalini “büyük bir hata” olarak tanımlarken, liderlerin başarısızlığı kabul etmemek adına savaşı körükleyebileceğini belirtiyor.
Dramatik Bilanço: İngiltere Savunma Bakanlığı verilerine göre Rusya’nın Ukrayna’daki zayiatı 1,25 milyona ulaştı. Bu rakam, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki toplam kaybından bile daha yüksek.
Çıkış Yolu: Diplomasi ve “Kırmızı Hat”
Peki, kıyamet senaryosundan kaçınmak mümkün mü? Uzmanlar iki temel çözüm üzerinde duruyor:
Doğrudan Temas: Soğuk Savaş dönemindeki gibi tarafların “bu iş çığırından çıkıyor” diyerek tansiyonu düşürecek diplomatik kanalları açık tutması.
Yeni Bir Bölgesel Düzen: Prof. Maiolo, kalıcı bir ateşkes için İran’ın küresel siyasetteki yerinin netleşmesi ve yaptırımların kaldırılmasını içeren kapsamlı bir güvenlik mimarisinin şart olduğunu savunuyor.
Şu an için Tel Aviv, Washington ve Tahran arasındaki gerilim bıçak sırtında ilerliyor. Tarihin tekerrür edip etmeyeceğini, liderlerin stratejik sağduyusu mu yoksa “gururu” mu belirleyecek?
Editörün notu :
Savaşın Coğrafyası: Bir ayı aşkın süredir devam eden çatışmalar, sadece İran’ı değil; Azerbaycan’dan Katar’a, Kıbrıs’tan Umman’a kadar geniş bir hattı ekonomik ve askeri olarak abluka altına almış durumda.
