Belçika Cezaevleri Merkezi Denetleme Kurulu (CCSP) tarafından yayımlanan yıllık rapor, ülkedeki infaz sisteminin çöktüğünü gözler önüne serdi.
2023-2025 yılları arasında cezaevi nüfusunun yüzde 21 arttığı ülkede, yüzlerce mahkûm yerlerde yatıyor. Yetkililer durumu “insani kriz” ve “insani felaket” olarak nitelendiriyor.
Belçika’da cezaevlerindeki aşırı yoğunluk, gardiyanların ve cezaevi personelinin iş yükünü ve güvenlik endişelerini protesto etmek amacıyla geçtiğimiz hafta düzenlediği genel grevin hemen ardından resmi raporlarla da tescillendi.
Cezaevleri Merkezi Denetleme Kurulu (CCSP) tarafından pazartesi günü yayımlanan yıllık rapora göre, Belçika cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 2023 ile 2025 yılları arasında 11 bin 53’ten 13 bin 363’e yükselerek %21 oranında rekor bir artış gösterdi. 2025 yılının sonu itibarıyla cezaevlerindeki aşırı kapasite oranı %19,27’ye ulaştı.
CCSP Başkan Yardımcısı Pieter Houbey, yaptığı sert açıklamada, “Aşırı yoğunluk artık bir yönetim sorunu olmaktan çıkmış, insani kriz boyutlarına ulaşmıştır” uyarısında bulundu.
Krizin Arkasındaki Temel Neden: Değişen İnfaz Yasası
Raporda, cezaevi nüfusundaki bu ani ve devasa patlamanın arkasındaki hukuki mekanizma da masaya yatırıldı. Kurula göre, bu artışın yarısından fazlası, toplam cezası 3 yıla kadar olan kısa süreli hükümlülerden kaynaklanıyor.
Bu durumun temel sebebi ise Belçika’da yakın dönemde yürürlüğe giren infaz yasası değişiklikleri. Eski sistemde kısa süreli cezalar neredeyse otomatik olarak cezaevi dışı alternatif tedbirlere (elektronik kelepçe, şartlı tahliye vb.) dönüştürülürken, yeni düzenlemeyle birlikte:
Hükümlülerin çok daha büyük bir kısmı cezalarını doğrudan demir parmaklıklar arkasında geçirmek zorunda kalıyor.
Alternatif infaz yöntemlerinden yararlanmak isteyen mahkûmlar, bu kararların onaylanmasını cezaevinde beklemek mecburiyetinde bırakılıyor.
Tahliye ve denetimli serbestlik mekanizmaları artık “otomatik” olarak işlemekten uzak bir yapıya sahip.
Yerde Yatan Mahkûmlar: “Kapasite Artışı Talebe Yetişemiyor”
CCSP, cezaevlerinin fiziksel kapasitesindeki küçük çaplı artışların, mahkûm sayısındaki bu agresif büyümeyle yarışamadığını vurguladı. Bu durum, cezaevlerinde temel insan hakları ihlallerine yol açıyor.
Son aylarda yüzlerce mahkûm, koğuşlarda yer kalmadığı için yere serilen yer yataklarında (matras) uyumak zorunda kaldı.
2025’in Mayıs ve Eylül ayları arasında yerde yatan mahkûm sayısı 200 ila 300 arasında değişirken, bu sayı 2025’in Aralık ayı ortasında iki katından fazla artarak 672’ye ulaştı.
Aprel (Nisan) 2026 itibarıyla ise bu alanda tarihi ve utanç verici bir rekor kırılarak yerde uyumak zorunda kalan mahkûm sayısı 763’e yükseldi.
Kurul, “2025 yılında verilen tüm sözlere ve alınan önlemlere rağmen durum kötüleşmeye devam ediyor” diyerek, her cezaevi için yasal bir maksimum kapasite sınırının belirlenmesini ve mahkûmların yerde yatırılmasının kanunen yasaklanmasını talep etti.
Psikiyatrik Bakım Eksikliği ve Sistematik Çöküş
Rapordaki bir diğer vahim detay ise cezaevlerinin adeta birer psikiyatri kliniği gibi kullanılması. Uygun rehabilitasyon ve bakım merkezlerinde yer bulunamadığı için, ortalama 1.048 psikiyatrik hasta mahkûm normal cezaevlerinde tutuluyor.
CCSP, bu sayının buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu, zira cezaevi nüfusunun yaklaşık %50’sinin farklı derecelerde psikolojik rahatsızlıklardan muzdarip olduğunu belirtti. Bu durum koğuşlardaki gerilimi, kavgaları ve intihar riskini artırırken; zaten yetersiz sayıdaki personelin işini yapmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Tepki İstifası: Avrupa’nın En Modern Cezaevinde Bile Havlu Atıldı
Sistem üzerindeki baskının büyüklüğü, cezaevi yönetimlerinde de çatlaklara yol açıyor. Ülkenin en büyük ve en modern “kampüs cezaevi” olarak lanse edilen Haren Cezaevi’nin Müdürü Jurgen Van Poecke, 11 Mayıs’ta RTBF kanalına yaptığı açıklamada, şartların sürdürülemez olduğunu belirterek Mayıs ayının sonunda görevinden istifa edeceğini duyurdu.
Öte yandan, cezaevlerindeki kötü gidişata paralel olarak mahkûmların hak arayışları da arttı. Mahkûmların cezaevi koşullarına karşı resmi şikayette bulunmalarını sağlayan “şikayet hakkı mekanizması” dosyalarında, 2024-2025 yılları arasında %2,47’lik bir artış kaydedildi.
Belçika Cezaevleri Merkezi Denetleme Kurulu’nun bu son raporu, ülkede acil bir cezaevi reformu yapılmadığı takdirde, hem mahkûmlar hem de cezaevi çalışanları için geri dönülemez bir güvenlik ve insan hakları krizinin kapıda olduğunu gösteriyor.
