Belçika’nın Batı Flandre bölgesinde musluk suyunda tespit edilen “triazol” maddeleriyle ilgili artan endişeler, sınır bölgelerinde dikkat çekici bir hareketliliğe yol açtı. Özellikle Fransa sınırına yakın yaşayan birçok Belçikalı, daha güvenli olduğunu düşündükleri şişe suları satın almak için topluca Fransız süpermarketlerine yöneliyor.
Fransa’nın Roncq kentindeki büyük Auchan süpermarketi son günlerde adeta bir izdiham görüntüsüne sahne oluyor. Otoparklarda uzun araç kuyrukları oluşurken, market raflarındaki şişe sular hızla tükeniyor. Bölge halkı özellikle ucuz mineral su almak için sınırı geçiyor.
Triazol Nedir ve Neden Endişe Yaratıyor?
Triazoller, tarımda yaygın olarak kullanılan bazı mantar ilaçlarının (fungusitlerin) parçalanmasıyla ortaya çıkan kimyasal maddeler olarak biliniyor. Uzmanlar bu maddelerin uzun süreli maruziyet durumunda insan sağlığı üzerindeki etkilerinin tam olarak netleşmediğini, ancak çevresel ve sağlık açısından dikkatle takip edildiğini belirtiyor.
Batı Flandre’de yapılan son su analizlerinde belirli bölgelerde triazol kalıntılarının yüksek seviyelerde tespit edilmesi, kamuoyunda ciddi kaygı yarattı. Her ne kadar yetkililer musluk suyunun halen resmi sağlık standartlarına uygun olduğunu söylese de, birçok vatandaş açıklamalardan tatmin olmuş değil.
Halkın Güveni Sarsıldı
Özellikle çocuk sahibi aileler ve yaşlılar arasında endişe giderek büyüyor. Bazı vatandaşlar musluk suyunu artık yalnızca temizlik için kullandıklarını, içme ve yemek yapımında tamamen şişe suyuna geçtiklerini söylüyor.
Fransa’daki marketlerde mineral su fiyatlarının Belçika’ya kıyasla daha düşük olması da sınır ötesi alışverişi hızlandırıyor. Roncq, Tourcoing ve Lille çevresindeki süpermarketlerde Belçika plakalı araçların sayısında son günlerde belirgin artış gözleniyor.
Market çalışanları, özellikle büyük paket su satışlarında olağanüstü yoğunluk yaşandığını belirtiyor. Bazı mağazalarda belirli markaların stoklarının gün içinde tamamen tükendiği ifade ediliyor.
Yetkililerden Sakinlik Çağrısı
Belçikalı su dağıtım şirketleri ve yerel yönetimler ise paniğe gerek olmadığını savunuyor. Yapılan açıklamalarda:
suyun düzenli olarak test edildiği, mevcut seviyelerin resmi limitler içinde kaldığı, halk sağlığını tehdit eden acil bir durum bulunmadığı vurgulanıyor.
Ancak uzmanlar, tartışmanın yalnızca mevcut risklerle sınırlı olmadığını belirtiyor. Konu aynı zamanda:
Tarım ilaçlarının çevreye etkisi, yeraltı su kaynaklarının korunması, Avrupa’daki su standartlarının yeterliliği gibi daha geniş çevresel sorunları da yeniden gündeme taşıyor.
Çevre Örgütlerinden Tepki
Bazı çevre örgütleri ise yaşanan durumun yıllardır süren yoğun pestisit kullanımının sonucu olduğunu savunuyor. Özellikle tarım bölgelerinde yeraltı sularının kimyasal kalıntılar nedeniyle giderek daha fazla baskı altında olduğu belirtiliyor.
Çevreciler, hükümetten, daha sıkı denetim, pestisit kullanımının azaltılması, su arıtma yatırımlarının artırılması gibi önlemler talep ediyor.
Sınır Bölgelerinde Yeni Alışkanlık
Yaşanan gelişmeler, Belçika-Fransa sınırında günlük yaşamı da etkilemeye başladı. Birçok Batı Flaman ailesi artık haftalık alışveriş planına Fransa’dan su alma rutinini de ekliyor.
Bazı vatandaşlar sosyal medyada: “Musluk suyuna güvenemiyoruz” ve “Çocuklarımız için risk almak istemiyoruz” gibi yorumlar paylaşırken, konu Belçika kamuoyunda büyüyen bir çevre ve sağlık tartışmasına dönüşmüş durumda.

