Belçika’nın, ülkede görülmesi gereken başlıca yerleri ve tadılması gereken yiyecek ve içecekleri içeren seyahat önerileri.
Brüksel’in daha fazla ziyaretçiyi hak edip etmediği tartışmalı olabilir ancak Belçika başkentinin sakinleri bu soruya net bir “evet” yanıtı veriyor.
Bu yaz Avrupa’nın popüler turizm merkezleri uluslararası ziyaretçi akınına hazırlanırken, iVOX’un Ovide-Airbnb için gerçekleştirdiği araştırma Brüksellilerin kentlerine dair dikkat çekici bir görüşe sahip olduğunu ortaya koydu. Brüksel’in 19 belediyesinde yaşayan bin kişiyle yapılan ankette katılımcıların yüzde 74,6’sı, şehirlerini “hak ettiği değeri görmeyen” bir destinasyon olarak tanımladı.
2025 yılında Brüksel’i ziyaret edenlerin sayısı 3,7 milyon olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024’teki 3,71 milyon ziyaretçinin biraz altında kaldı. Buna rağmen ankete katılanların yüzde 79’u, turizmin yerel işletmeleri ve genel ekonomiyi desteklediği için kent açısından “hayati önem” taşıdığını düşünüyor.
“Brüksel’de turist eksikliği olduğunu düşünmüyorum.
Ancak şehrin bir destinasyon olarak hak ettiği ilgiyi görmediğine inanıyorum. Bugüne kadar ağırladığım ve sayı gerçekten çok fazla tüm misafirlerim şehirden hoş bir şaşkınlıkla ayrıldı ve sonunda benimle aynı fikirde oldu.”
Belçika’da görülmesi gereken şehirleri, en iyi yeme-içme duraklarını, yerel sanat ve kültür deneyimlerini ve turistlerin çoğunlukla gözden kaçırdığı bölgeler…
Dünyanın dört bir yanından insanlarla tanışın
Fiili olarak Avrupa’nın kalbi kabul edilen Belçika, yaklaşık 11,9 milyon kişilik nüfusuyla aynı zamanda son derece kozmopolit bir ülke. Ülkede yaklaşık 180 farklı milliyet temsil ediliyor. Belçika’ya seyahat edeceklere verilebilecek ilk tavsiye oldukça net: “Özellikle Brüksel’de, dünyanın dört bir yanından insanlarla tanışın.”
Peki bu “dünya vatandaşlarıyla” en iyi nerede karşılaşabilirsiniz?
İşe şatoları keşfederek başlamak gerekiyor.
Parlamenter monarşiyle yönetilen Belçika’da, masallardan çıkmış gibi görünen şato ve kalelerle karşılaşmak hiç de zor değil.
“Belçika, kilometrekare başına en fazla şatoya sahip ülke,” diyen yazar, ülke genelinde yaklaşık 3 bin şato bulunduğunu belirterek, özellikle Bouillon, Beloeil ve Veves şatolarını öne çıkarıyor: “Onları keşfetmeye bayılıyorum. Gerçekten büyüleyiciler.”
Önrilen üç şato da, ülkenin güneyindeki Fransızca konuşulan Valon bölgesinde yer alıyor. Bölge, tarihi şato ve kalelerini büyük ölçüde korumayı başarmış durumda. Her yıl yaklaşık 135 bin ziyaretçi ağırlayan Bouillon Şatosu’nda ise ziyaretçiler, ortaçağ kasabasını 360 derecelik panoramik bir manzarayla izleme fırsatı buluyor.
Ancak Belçika’nın sundukları yalnızca tarihi yapılarla sınırlı değil.
Sanat, kültür ve miras açısından ülkenin neredeyse her köşesi keşfedilmeyi hak ediyor.
Yine de eve gerçekten benzersiz bir hikâyeyle dönmek isteyenlere özel bir önerisi var: Kuzey Denizi kıyısındaki Oostduinkerke kasabasına gidip at sırtında çalışan karides avcılarını görmek.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu gelenekte, balıkçılar güçlü Brabançon atlarıyla denize girerek ağlarla karides avlıyor. Yaklaşık 500 yıldır sürdürülen bu yöntem, bugün hâlâ yılda yaklaşık 40 kez uygulanıyor ve Belçika’nın en sıra dışı kültürel deneyimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Belçika’nın en lezzetli adresleri
Belçika’da yapılacak en keyifli şeylerden biri yemek yemek.
Ülke, Michelin Rehberi’ne giren yüzlerce restoranı ve 100’ün üzerinde yıldızlı mekânıyla Avrupa’nın en güçlü gastronomi duraklarından biri olarak öne çıkıyor.
Belçika’nın Michelin yıldızlı restoran yoğunluğunda “dünyada üçüncü sırada”.
Yemek deneyimi için biraz daha yüksek bütçe ayırmaya hazır gezginlere ise Brüksel, Anvers, Brugge ve Knokke-Heist’i öneriyor. Ona göre bu şehirler, Belçika’nın modern gastronomi sahnesini deneyimlemek için en iyi adresler arasında yer alıyor.
Ancak ülkenin mutfak kültürü yalnızca fine dining restoranlardan ibaret değil. Doğudaki Eupen kentinin Alman mutfağından etkilenen lezzetleri tatmak için ideal. Özellikle marine edilerek ağır ağır pişirilen klasik rosto yemeği sauerbraten ile kuru üzümlü, oval biçimli bir brioche türü olan ve iri şeker taneleriyle süslenen Eupener Platz’ı tavsiye ediliyor.
Kahve, köfte ve waffle denildiğinde ise rotayı Liège’e çevirmek gerektiğini belirten Dansby’ye göre, kremalı tavuk ve sebzelerle hazırlanan geleneksel waterzooi çorbası için Gent’e, taze deniz ürünleri içinse Ostend’e gitmek gerekiyor.
Belçika mutfağına dair en şaşırtıcı detaylardan biri ise salyangoz kültürü olabilir. Salyangoz tüketiminin yalnızca Fransa’ya özgü olduğunu düşünenler için, Valon bölgesindeki Namur ilinden çıkan Petit-Gris de Namur salyangozları dikkat çekici bir örnek sunuyor. Genellikle sarımsaklı tereyağı, otlar ve mantarla hazırlanan bu yerel lezzet, alışılmadık görünümüne rağmen ülkenin sevilen gastronomik tatları arasında gösteriliyor.
Belçika’da, ziyaretçilerin ülkenin toplu taşımadan yararlanmasını ya da kenti yürüyerek keşfetmesini öneriyor
Brüksel’in ötesine geçin
Belçika’nın sunduğu en iyi deneyimlerin bir kısmı, alışıldık turistik rotaların epey dışında kalıyor.
Brüksel gibi bir şehir yerel gastronomiyle özdeşleşmiş olsa da, ülkenin Flaman bölgesindeki Hasselt’in de son derece canlı bir yeme-içme sahnesi olduğunu söyleniyor..
Şehrin Tripadvisor’da öne çıkan ilk 3 restoranı arasında, Michelin tarafından listelenen iki mekân bulunuyor: Belçika ve Hollanda mutfağı sunan Ross ile İtalyan ve Fransız yemekleriyle tanınan La Fontella.
“De Haan da güzel bir sahil kasabası, burada birkaç ayını geçiren Albert Einstein’ın adını taşıyan villalar bile var,” diye ekliyor.
Tarihle yoğrulmuş bir diğer yer ise Ploegsteert. Ülkenin Valon bölgesinde bulunan köy, I. Dünya Savaşı sırasında düşman askerlerin silah bırakıp futbol maçı yaptığı 1914 Noel Ateşkesi’ne sahne olmasıyla da biliniyor.
Kartpostallık Ardennes ve Hallebos ormanları gibi yerler, yürüyüş yapmayı seven ziyaretçiler için uygun.
Yapılacaklar ve kaçınılacaklar
Patates kızartısından söz ederken gülerek, atıştırmalığın kökeni üzerindeki tartışmalar nedeniyle “French fries” ifadesini kullanmamanızı önerilir. “Onun yerine onlara sadece frîtes! Ve ketçap yerine mayonezle yemeyi deneyin; Belçikalılar böyle yapar”
Belçika’ya dair diğer seyahat ipuçları arasında, ülkeyi keşfetmek için toplu taşıma ağından yararlanmak da var. Belçika’daki otobüs hatları üçe ayrılıyor: Flaman bölgesinde De Lijn, Valonya’da TEC ağdan sorumlu; Brüksel’de ise STIB hem otobüs hem metro ulaşımını işletiyor.
Ülke, yürüyerek keşfetmek için de son derece elverişli. Belçika’nın çeşitlilik gösteren topoğrafyasında yürüyüşe çıkmak, gezginlerin en sevdiği aktivitelerden biri. “Özellikle Ardennes Ormanı, Almanca konuşulan Ostbelgien bölgesi ya da her ilkbahar Hallebos ormanını kaplayan çan çiçeklerinin mor ‘halıları’ arasında yürümek gezginler tarafından tercih ediliyor.
