Foyer Anderlechtois’da Kriz: Yetersiz çoğunluk nedeniyle yönetim kurulu toplanamadı
Belçika’nın başkenti Brüksel’in Anderlecht belediyesine bağlı sosyal konut şirketi Foyer Anderlechtois, kelimenin tam anlamıyla bir yönetim krizinin eşiğinde.
Cuma günü acil koduyla toplanması beklenen yönetim kurulu, kararların yasal olarak oylanabilmesi için gerekli olan nisap (toplantı yeter sayısı) sağlanamadığı için toplanamadı.
Şirket yönetimi, konuyla ilgili yaptığı resmi basın açıklamasında kurulun geçerli bir müzakere yürütemediğini duyurdu.
Bu acil toplantının ana gündem maddesi; 15 Haziran’da alınan, ancak meşruiyeti ve usule uygunluğu ciddi tartışmalara yol açan bazı kararların resmi olarak onaylanması (ratifikasyon) sürecini incelemekti.
Söz konusu kararlar şu an yargıya ve karşılıklı hukuki itiraz süreçlerine taşınmış durumda.
Siyasi Bölünme: Sosyalistler ile Liberaller Karşı Karşıya
Foyer Anderlechtois içindeki idari kriz, aslında Brüksel yerel siyasetindeki iki büyük partinin güç savaşına dayanıyor:
Pazartesi Günü Yaşanan Görevden Alma: Yönetim kurulu Pazartesi günü yaptığı toplantıda, Sosyalist Parti (PS) üyesi mevcut başkan Lotfi Mostefa’yı geçici olarak görevden uzaklaştırma kararı aldı. Mostefa’nın yerine ise Reformcu Hareket (MR – Liberal Parti) üyesi Başkan Yardımcısı Marcela Gori getirildi.
Boykot ve Meşruiyet Tartışması: Pazartesi günkü bu kritik toplantıya, yönetim kurulunun Sosyalist (PS) kanadı katılmadı. Sosyalist üyeler ve şirketin genel direktörlüğü, başkanın görevden uzaklaştırılması kararının hukuken geçersiz olduğunu, tüzüğe aykırı ve usulsüz adımlarla alındığını savunarak kararı tanımıyor.
“İyi Yönetişim” Vurgusu ve Çıkmaz Sokak
Cuma günü yapılması planlanan acil toplantı, tarafların uzlaşamaması ve boykotların devam etmesi nedeniyle kilitlendi. Yönetim kurulu, gündemdeki hiçbir maddeyi oylayamadan dağılmak zorunda kaldı.
Yaşanan bu idari tıkanıklığın ardından Foyer Anderlechtois tarafından yapılan açıklamada, hukukun üstünlüğü ve şeffaflık vurgusu yapıldı:
“Kurumumuzda yapılacak her türlü yasal düzenleme ve alınacak kararlar; mutlaka hukuki açıdan güvenli bir çerçevede, şirket tüzüğüne, iyi yönetişim (iyi yönetim) ilkelerine ve denetleyici üst makamların (vesayet makamının) uyarılarına tam bir uyum içinde gerçekleştirilmelidir.”
Binlerce sığınmacı ve dar gelirli vatandaşa sosyal konut sağlayan kurumun, bu idari ve siyasi krizi aşmak için önümüzdeki günlerde nasıl bir hukuki yol izleyeceği ise Brüksel kamuoyunda merak konusu.
