Brüksel’de İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 14,9 Oldu

Brüksel istihdam kurumu Actiris tarafından Çarşamba günü yayınlanan verilere göre, Brüksel Bölgesi’ndeki işsizlik oranı Nisan ayında %14,9 olarak kaydedildi. Bu oran, Nisan 2025’e göre 0,47 puanlık bir artışa işaret etse de, bir önceki aya (Mart 2026) kıyasla 0,1 puanlık hafif bir düşüş gösterdi.

İş Arayan Sayısında Artış
Nisan sonu itibarıyla Brüksel’de kayıtlı iş arayan sayısı, geçen yıla oranla %5,2 artarak 95.389 kişiye ulaştı. Ancak bu artışın arkasında teknik bir detay yatıyor:

Emeklilik Yaşı Etkisi: Ocak ayından itibaren emeklilik yaşının yükseltilmesiyle birlikte, 65-70 yaş arası bireyler de istatistiklere dahil edilmeye başlandı.

Karşılaştırılabilir Veriler: 65 yaş ve üstü kişiler hariç tutulduğunda, iş arayan sayısı 93.617 olarak gerçekleşiyor. Bu durumda yıllık artış oranı %5,2 yerine %3,3 seviyesinde kalıyor.

Sosyal Yardım (CPAS) Bağımlılığı Artıyor
İşsizlik ödeneklerine getirilen süre kısıtlaması, iş arayanların profillerinde belirgin değişikliklere yol açtı. Actiris verilerine göre göze çarpan eğilimler şunlar:

CPAS Artışı: Kayıtlı her 10 iş arayandan 3’ü (%30,2) artık sosyal yardım kurumu olan CPAS’a bağımlı durumda. Bu, geçen yıla göre %59,2 gibi ciddi bir artışı temsil ediyor.

Ödenek Kaybı: Mart ve Nisan 2026 arasındaki kısa sürede, işsizlik ödeneği alanların sayısı %9,1 azalırken, aynı dönemde CPAS kullanıcılarının sayısı %20,1 arttı.

“İstatistiksel Bir Kırılma Yaşanıyor”
Actiris, ödeneklerin süreyle sınırlandırılmasının verilerde “büyük bir istatistiksel kırılmaya” neden olduğunu vurguluyor. Kurumun analizine göre süreç şöyle işleyecek:

Kısa Vade: Ulusal İstihdam Ofisi (ONEM) verileri idari nedenlerle mekanik olarak düşecek, ancak Actiris’e kayıtlı iş arayan sayısı geçici olarak artacak.

Orta Vade: Kayıtların yenilenmemesi nedeniyle rakamlarda yapısal bir düşüş gözlemlenecek.

Editörün Notu: Brüksel’de işsizlik kağıt üzerinde yüksek görünse de, bu durumun büyük bir kısmı emeklilik yaşı düzenlemesi ve ödenek sistemindeki köklü değişikliklerden kaynaklanıyor. Sosyal yardıma yönelenlerin sayısındaki dramatik artış ise dikkat çekici bir sosyal risk olarak öne çıkıyor.