Bulgaristan Sandık Kıskacında

Bulgaristan, son beş yıl içinde sekizinci kez genel seçimlere giderek modern demokrasilerde eşine az rastlanır bir siyasi istikrarsızlık rekoruna imza atıyor. Yolsuzluk iddiaları, ekonomik darboğaz ve düşük seçmen güveninin gölgesinde geçecek bu seçimler, sadece bir hükümet belirleme süreci değil; ülkenin Rusya ekseni ile Avrupa rotası arasındaki kaderini tayin etme mücadelesine dönüşmüş durumda.

Gençliğin “Avrupalı” İsyanı
Sofya sokaklarında yankılanan protestoların ardından, genç kuşak artık sadece meydanlarda değil, meclis sıralarında da değişim istiyor. Bu değişimin en somut yüzlerinden biri, 23 yaşındaki Anna Bodakova. Geçen yılki kitlesel eylemlerde ön saflarda yer alan Bodakova, şimdi Avrupa yanlısı “Değişime Devam-Demokratik Bulgaristan” (PP-DB) ittifakından milletvekili adayı.

Bodakova’nın şu sözleri, genç seçmenin ruh halini özetliyor:

“Protestolar bir kıvılcımdı ama yeterli değil. Sokaktaki haklı taleplerimizi yasalara ve somut politikalara dönüştürmek zorundayız; aksi halde sadece yerimizde sayıyoruz.”

Radev ve “Eski Düzen”in Direnişi
Gençlerin reformist taleplerinin karşısında ise anketlerde %30 bandında seyreden eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev figürü yükseliyor. Radev’in politik profili, ülkedeki jeopolitik bölünmenin de bir özeti niteliğinde:

Rusya İlişkileri: Ukrayna’ya askeri desteğe karşı çıkıyor ve Moskova ile daha dengeli bir ilişkiyi savunuyor.

Ekonomi: Bulgaristan’ın Euro’ya geçişine karşı mesafeli duruşuyla biliniyor.

Taban: Desteği daha çok muhafazakar, kırsal kesim ve yaşlı seçmen gruplarından alıyor.

Hukuk öğrencisi Aleksandar Tanev gibi pek çok genç, Radev’i yolsuzlukla mücadele fırsatlarını elinin tersiyle iten “eski siyasi elitin” son kalesi olarak görüyor.

Yolsuzluk ve Dezenformasyon Gölgesinde Seçim
Seçim süreci sadece siyasi rekabetle değil, adli operasyonlarla da gündemde. Oy satın alma iddialarına yönelik düzenlenen baskınlarda yüzlerce kişi gözaltına alınırken, yaklaşık 1 milyon euro nakit paraya el konuldu. Analistler, ülkenin içinde bulunduğu bu kaotik ortamın Rusya kaynaklı dezenformasyon kampanyaları için “mükemmel bir zemin” hazırladığı konusunda uyarıyor.

Seçmen Yorgunluğu ve Sandık Matematiği
2024’teki son seçimde katılımın %39’da kalması, halktaki “sandık yorgunluğunu” gözler önüne sermişti. Sivil toplum kuruluşları, katılım artmadığı sürece marjinal grupların ve statükonun etkisinin kırılamayacağını savunuyor.

Son 5 Yıldaki Seçim Sayısı : 8
Favori Aday (Rumen Radev) : %30 civarı
Son Seçim Katılım Oranı : %39

Bir Koalisyon Mucizesi mi, Yeni Bir Seçim mi?
Anketler, hiçbir partinin tek başına iktidar kuracak sayıya ulaşamayacağını gösteriyor. Analist Dimitar Keranov’a göre, ufukta görünen en iyi ihtimal “kırılgan bir koalisyon”, en kötü ihtimal ise birkaç ay içinde yapılacak dokuzuncu bir seçim. Genç seçmenler ise bu süreci bir sprint değil, bir maraton olarak görüyor. Aleksandar Tanev’in de belirttiği gibi: “Siyasi dönüşüm bir gecede gerçekleşmeyecek; mevcut düzenin köklerini sökmek zaman alacak.”