Dünya Mülteciler Günü: “Yasaların arkasında insan yüzleri var”
Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle Cumartesi sabahı Brüksel’deki tarihi sığınma merkezi Petit-Château (Küçük Şato) önünde anlamlı bir eylem gerçekleştirildi. Yaklaşık 300 ila 400 kişi, sığınmacıların yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve dayanışma göstermek amacıyla bina çevresinde el ele tutuşarak dev bir insan zinciri oluşturdu.
Bu barışçıl protesto; House of Compassion ve BelRefugees platformunun da aralarında bulunduğu beş sivil toplum kuruluşu tarafından ortaklaşa organize edildi. Etkinliğe katılan tüm derneklerin dünyaya ve siyasetçilere verdiği ortak mesaj netti: “Mülteci kabul politikalarının merkezine yeniden insanı ve vicdanı koyun.”
Yalnızlık, Minnet ve Sertleşen Göç Politikaları
İnsan zincirine katılanlar arasında, henüz bir buçuk ay önce Kongo’dan Belçika’ya gelen Kongo kökenli mülteci Mikubu da vardı. Sürgün hayatını ve yaşadıklarını anlatan Mikubu, ülkeye geliş sürecinin derin bir yalnızlıkla damgalandığını ancak gördüğü yardımlar için büyük bir minnet duyduğunu ifade etti. Mikubu, bugün Avrupa genelinde ve Belçika’da giderek daha da sertleşen, kısıtlayıcı göç politikalarıyla mücadele etmek zorunda kalan binlerce sığınmacıdan sadece biri.
Eyleme destek veren Brüksel-Mechelen Başpiskoposu Rahipler Meclisi Başkanı Luc Terlinden de alandaydı. Devletlerin bir göç politikasına sahip olmasının yasal ve meşru bir hak olduğunu belirten Terlinden, bunun sınırlarını çizerken vicdani sorumluluğu hatırlattı:
“Bir göç politikası yürütmek elbette meşrudur, ancak bu politikalar her zaman ‘insan onurunu’ tam merkeze almak zorundadır. Unutmamalıyız ki meclislerde onaylanan o soğuk yasaların arkasında gerçek insan yüzleri, darmadağın olmuş aileler ve masum çocuklar var.”
40 Yıllık Afiş: “Tehlikedeyiz, Tehlikeli Değiliz!”
Katılımcıların oluşturduğu insan zinciri, devasa bir eski askeri kışla olan Petit-Château binasının yaklaşık üçte ikisini çevreledi. Eylemin en dikkat çekici detaylarından biri ise birçok göstericinin elinde taşıdığı 40 yıllık bir afişti.
Eski askeri kışlanın ilk kez bir sığınmacı kabul merkezine dönüştürüldüğü dönemden kalan bu tarihi afişte, yan yana duran beş çocuğun fotoğrafı ve altında şu tarihi mesaj yer alıyordu: “Biz tehlikedeyiz, tehlikeli değiliz.”
Organizatörler, aradan geçen kırk yıla rağmen sığınmacılara bakış açısının değişmediğini, aksine ön yargıların arttığını belirterek bu afişi özellikle yeniden bastıklarını ifade ettiler. Dernek temsilcileri, “Bu mesaj bugün, kırk yıl öncesine kıyasla çok daha güncel ve hayati bir önem taşıyor” diyerek mültecilerin birer suçlu veya tehdit gibi görülmesine tepki gösterdi.
