Hürmüz’de Yeni Dönem: 40 Ülkeden İran’a Karşı “Küresel Enerji Kalkanı”

ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel ekonomiyi felç etmesinin ardından, dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı için dev bir adım atıldı. 40’tan fazla ülke, “enerji rehineliğine” son vermek amacıyla çok uluslu bir koalisyon kurdu.

LONDRA / WASHINGTON – Orta Doğu’da suların durulmaya başladığı bir dönemde, dünya ekonomisinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın geleceği için tarihi bir zirve gerçekleştirildi. İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen sanal toplantıda, aralarında AB, BAE ve Körfez ülkelerinin de bulunduğu 40’ı aşkın devlet, Tahran’ın kontrolüne geçen su yolunu “sürdürülebilir ve güvenli” bir şekilde trafiğe açmak için ittifak kurduklarını açıkladı.

Küresel Ekonomi Rehin mi Alındı?
Toplantının açılış konuşmasını yapan İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, sert ifadeler kullanarak İran’ı “küresel ekonomiyi rehin almakla” suçladı. Boğazın kapalı kalmasının sadece petrol fiyatlarını değil; jet yakıtı, gübre ve temel gıda maddeleri üzerinden dünya genelindeki yaşam maliyetini “felç edici” düzeyde etkilediğini vurguladı.

Cooper, koalisyonun stratejisini şu sözlerle özetledi:

“Tüm diplomatik ve ekonomik araçlarımızı kolektif olarak harekete geçireceğiz. Çatışma hafiflediğinde ise askeri planlamacılarımız; mayın temizleme ve gemi eskortluğu gibi savunma kabiliyetlerini birleştirmek için sahaya inecek.”

Trump’ın Sert Ültimatomu: “Gidin ve Boğazı Alın”
Koalisyonun kurulması, ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklerine yönelik artan baskısının hemen ardından geldi. Trump, Çarşamba günü yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Hürmüz’ün güvenliğini sağlama yükümlülüğünün artık ABD’de değil, bu yoldan petrol alan ülkelerde olduğunu yineledi.

Trump’ın müttefiklerine yönelik “gecikmiş cesaretlerini toplama” çağrısı, Washington’un bölgedeki askeri angajmanını azaltma ve sorumluluğu NATO müttefikleri ile bölgesel partnerlere devretme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Trump, “İşin zor kısmı bitti, İran esasen yok edildi. Şimdi gidip boğazı korumak sizin işiniz” diyerek müttefiklerini doğrudan müdahaleye teşvik etti.

Gıda Krizi Kapıda: “İnsani Koridor” Çağrısı
Toplantıda sadece enerji değil, yaklaşan gıda krizi de masadaydı. İtalya, Hollanda ve BAE, özellikle gübre sevkiyatının durması nedeniyle küresel tarım üretiminin tehdit altında olduğunu belirterek, Hürmüz üzerinden acil bir “insani koridor” açılması çağrısında bulundu. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da bu çağrıya destek vererek, seyrüsefer özgürlüğünün Deniz Hukuku çerçevesinde yeniden tesis edilmesinin “acil öncelik” olduğunu ifade etti.

Stratejik Zorluklar ve Macron’un Uyarısı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve gaz trafiğinin beşte birini sırtlayan, ancak coğrafi olarak savunması oldukça zor bir nokta. Sığ sular ve İran’ın kıyı şeridindeki balistik füze kapasitesi, geçiş yapmaya çalışan ticari gemiler için ölümcül riskler barındırıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’ın “kolay” olarak nitelendirdiği müdahale planına şüpheyle yaklaşıyor. Macron, boğazı askeri güçle güvence altına almanın “gerçekçi olmadığını” ve gemileri Devrim Muhafızları’nın füzelerine açık hedef haline getireceğini savunarak, “Bu bir şov değil, savaş ve barışı konuşuyoruz, ciddi olalım” uyarısında bulundu.

Sırada Ne Var?
BM Güvenlik Konseyi: Bahreyn, ticari gemilerin korunması için “tüm gerekli araçların” kullanılmasını yetkilendiren bir karar tasarısını BM’ye sunmaya hazırlanıyor.

Operasyonel Hazırlık: Koalisyonun ilk etapta ekonomik yaptırımları sıkılaştırması, ardından çatışma sonrası dönemde bölgeye mayın tarama gemileri ve fırkateynler sevk etmesi bekleniyor.

Analiz: Bu koalisyon, küresel ticaretin tek bir aktörün (İran) ve tek bir su yolunun (Hürmüz) insafına bırakılamayacağının ilanıdır. Ancak Trump’ın “Amerikan yardımı olmadan kendiniz savaşın” yaklaşımı ile Avrupa’nın “güvenlik endişeleri” arasındaki makas, koalisyonun operasyonel başarısını belirleyecek temel unsur olacaktır.