“Ağaçlar biyokütle enerji santrallerinde kullanılmak üzere kesiliyor”

Samsun’un Atakum ilçesindeki, kentin akciğerleri olarak tanımlanan Kocadağ’da yaşanan ağaç kesimleri tepkiyle karşılandı. Taş ocakları, geniş yol açılması ve seyretme çalışması altında Kocadağ’daki ormanın yok edildiğini dile getiren Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) sözcüsü Mehmet Özdağ ise, ağaçların biyokütle enerji santrallerinde kullanılmak üzere kesildiğini iddia etti.

Atakum ilçesinde bulunan ve yaklaşık bin 350 metre rakımlı Kocadağ, özellikle hafta sonları kentin gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenlerin, dağcıların ve doğa tutkunlarının kamp yaptığı, kentin seyir terası konumunda bulunmasıyla dikkat çekiyor. Doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü ve doğa sporları yapanların ilk tercih ettiği yer olan Kocadağ ormanları, son yıllarda taş ocakları, orman içine açılan geniş yollar, bakım ve gençleştirme çalışması adı altında yapılan kesimler ile yok edilmeye başlandı. Ormanın içinde açılan geniş yollar ve kesilen ağaçları gören bölge halkı yapılan kesimlere tepki gösterdi.

“HER ŞEY BİLGİMİZ DAHİLİNDE”

Kocadağ’da bakım çalışması yaptıklarını ifade eden Orman İşletme İl Müdürü Menderes Özkolay, “20 Yıllık bir planımız var. Bakımlarımızı yapıyoruz. Burada kaçak kesim yapılmıyor. Bakım ve gençleştirme işlemlerini yapıyoruz. Burası bizim için çok önemli, gözbebeğimiz. Hatta buraya mesire yeri yapmak için de bir projemiz var. 200 noktada çalışma yapıyoruz. Her şey bilgimiz dahilinde” dedi.

SON 4 YILDA ODUN ÜRETİMİ YÜZDE 100 ARTTI

Ağaç kesimlerinin yapıldığı bölgede inceleme yapan SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, Kocadağ’ın beton yığınına dönen kentin akciğerleri olduğunu ancak bir yandan taş ocakları bir yanda da gençleştirme adı altında dağdaki ormanların yok edildiğini söyledi. Ormanın içerisinde kilometrelerce yeni ve oldukça geniş yollar açıldığını ve çok sayıda ağacın kesildiğini dile getiren Özdağ;

“Gençleştirme ve yol açma gerekçesi ile orman varlığımızın eksildiğine şahit oluyoruz. Ülkemizde orman alanı olan her yerden, bu tip şikayetler artarak devam ediyor. Samsun Valiliği ve ilgili resmi kurumlardan yapılan gençleştirme, sağlıklı hale getirme amacıyla kesim yapıldığı söylemlerinin tam olarak gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Çünkü, Türkiye genelinde 2016 yılından 2020 yılına kadar ormanlarda yapılan dikili damga miktarının 20 milyon metreküpten 30 milyon metreküpe çıktığını, yine aynı dönemde odun üretiminin yüzde 100 artarak iki katına çıktığı resmi kaynaklarda yer almaktadır. 4 yılda mevcut orman varlığımız iki katına mı çıktı ki, odun üretimi de iki katına çıkıyor?” diye konuştu.

ORMANLAR BİYOKÜTLE ENERJİ SANTRALLERİNİN TEHLİKESİ ALTINDA

Özdağ açıklamasında, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre, dünyada korunan karasal ekosistemlerin dünya karasal alanına oranının yüzde 15,6, Avrupa’da yüzde 26 ve Türkiye’de ise 2020 sonu itibarıyla yüzde 9’a kadar düştüğünü dile getirdi. Türkiye’nin ormanlarının son 4 yılda yüzde 100 azaldığına dikkat çeken Mehmet Özdağ,

“Son yıllarda biyokütle santralleri çığ gibi arttı. Çarşamba’daki biyokütle santralinin günde 630 ton, Sinop’taki günde 230 ton orman varlığını azalttığını biliyoruz. Şuanda Türkiye’de 106 tane biyokütle santrali var. Son yıllarda döviz – TL arasındaki kur farkının açılması ile iç piyasaya yönelen orman sanayicilerinin ağaç ihtiyacı ve olağan üstü kamusal destekler verilen biyokütle enerji santrallarının yakacak odun ihtiyacı orman varlığımız üzerinde büyük stres yaratmaktadır. Orman Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatının, orman ürünleri sanayicilerinin ile biyokütle enerji santrallarının baskı altında kaldığı görülmektedir” ifadelerini kullandı.