Bekir Coşkun: Arkadaşların hassasiyeti…

Bekir Coşkun-1Kurbanlık keçi altıncı kattan çocuğun başına düştü…
Bence dünya tarihinde böyle bir kaza ilktir…
Normalde insanlar yukarıda, keçi aşağıda olur…

*

Uygar hiçbir topluma yakışmayan bu kanlı ve vahşi görüntülere tepki gösterenlere ise “dini hassasiyet” kızıyor…

*

Yeni bir baskı ve saldırı alanıdır aslında:
“Dini hassasiyet…”
Baskının, sansürün, ezmenin, susturmanın yeni adı…

*

Bu “insani hassasiyet” oysa…
Akşam haberleri açıp medeni dünyada olup bitenleri öğrenmek isteyenlerin, traktörün arkasında sürüklenerek öldürülen bir canlıya duydukları hassasiyettir…
Üzülür…
İnsanlığından utanır…
Çocuklarına “bakmayın” der…
Evine kan göllerinin üzerinden atlaya atlaya gidenin, balkonunda pis kokulardan oturamayanın, çay içmeye gittiği Boğaz’ı kızıl akarken görenin hassasiyeti…
İçi kalkar insanın…
“İnsani hassasiyetin” vicdanı sızlar…
Ya da kafasına keçi düşenin hassasiyeti diyelim…

*

Adam evine gelirken yeni açılmış kan çukuruna düşmüş…
Sorsana:
“Hassasiyetinize bir şey oldu mu?..”

*

“Dini hassasiyet” yeni Türkiye’nin yeni ceza yasasıdır…
Sıkıysa ağzına al; türbanı, zorunlu din derslerini, ilkel eğitimi, din adına toplanan paraları, din sömürüsünü, kurban işkencelerini…
“Dini hassasiyetime dokundun” diyor anında…

*

Ama “dini hassasiyet” din adına işlenen suçlara, rezaletlere, bin bir türlü pisliğe kepazeliğe karşı hassas değil…
Hırsızlığa karşı hassas değil…
Çalmaya, çırpmaya hassas değil…
Yalana dolana hassas değil…
İnsanların yüreklerinde tertemiz tutmak istedikleri inançlarını kimilerinin kirletmesine karşı hassasiyeti yok…
Tanrının verdiği vicdan susmayıp da “Hayvanlara eziyet etmeyin” deyince
“dini hassasiyeti” tutuyor…

*

Hassasiyetin var da…
Kazma gibisin…

SÖZCÜ

Leave a Reply

Your email address will not be published.