Emin Çölaşan: Bir Mehmetçiğin burnu kanarsa…

Emin Çölaşan-2Sevgili okuyucularım, kelle çoğunluğu AKP’li olan Meclis’te bugün iki tezkere görüşülüp onaylanacak.
Türk Ordusu’na yabancı ülkelere girme yetkisi verilecek, yabancı askerlerin ülkemizde konuşlanması sağlanacak.
Amaç ne?.. Perde arkasındaki amaç IŞİD’le mücadele örtüsü altında PKK’yı güçlendirmek.
Ama gerçek amaç, bu bahanelerle askerimizi Suriye’ye sokup Esad ve Suriye yönetimini devirmek.
Türkiye Cumhuriyeti durup dururken ucu bucağı belli olmayan bir maceraya sürükleniyor.
Oralarda bir Mehmetçik şehit düşse ya da burnu kanasa, sorumlusu Tayyip’in emrinden çıkamayan bu aymaz iktidar olacaktır.

* * * *

Bu yetki şu anda zaten var. Yani yeni bir şey olmayacak. Kuzey Irak’ta üslenen PKK yıllardır anamızı ağlatıyor.
Bugünkü tezkere konusunda Tayyip “Hava harekatı yetmez. Karadan birlikler girmedikçe başarı şansı olmaz” dedi.
Madem öyle, PKK belası yanıbaşımızda dururken Türk askerini Kuzey Irak’a karadan niçin sokamadın?
Gerektiğinde havadan bombalamışlar! Boş dağlar, mağaralar bombalanmış, kim takar! İşte terör örgütü orada duruyor, sonuç sıfır.
Şimdi işin içine Esad’ı sokup askerimizi Suriye topraklarına gönderecek, IŞİD’e karşı vuruşmakta olan PKK’ya bu yolla yardımda bulunacak.
Üzerimizde oynamak istedikleri bu oyuna dikkat edin.

* * * *

İkincisi, aynı tezkere ile yabancı askerlerin ülkemizde konuşlanması kabul edilecek. Aynı doğrultuda bir tezkere 1 Mart 2003 günü, bundan yıllarca önce Meclis tarafından reddedilmişti.
Reddedilmesi için çaba harcayanların başında, bugün 180 derece dönüş yapan ve sadrazamlık koltuğuna oturmayı başaran Davutoğlu Ahmet vardı.
O gün ABD kendi askerlerinin Türkiye’ye girmesini istiyordu. Bugün öyle bir talebi yok.
Talep varken reddettiler, şimdi yokken kabul edecekler, yabancı askerlere “Buyur gel” diyecekler. Onlar emir verecek, karadan giren Mehmetçik vuracak.
Bu çelişkileri bize kim, nasıl açıklayacak?

* * * *

Kürt ordusu güçleniyor. Kürt ordusuna Türkiye üzerinden silah ve cephane yardımı yağıyor. Üstelik Türkiye’de Otokar firması tarafından üretilen yerli malı zırhlı araçların bir bölümünü bile şimdi onlar kullanıyor.
Bu nasıl bir hokus pokustur, nasıl bir rezalettir? O araçlar oraya nasıl gitti?
AKP iktidarı şu geçtiğimiz aylar içerisinde aynı yardımları hem IŞİD’e, hem de IŞİD’e karşı vuruşan PKK güçlerine gönderip kendince ikili oynadı.
Şimdi olan bize olacak, ordumuz Tayyipgillerin hırs ve kaprisleri uğruna Suriye ve Irak’a gönderilip askerimiz kırdırılacak.

* * * *

Hükümetin emrindeki satılık-yandaş-yavşak-liboş medya bu süreci hızlandırmak için inanılmaz yaygara koparıyor:
“IŞİD Suriye’deki toprağımız olan Süleyman Şah türbesini kuşattı. Tehlike büyük. Her an saldırması bekleniyor.”
Orasını bordo bereli özel kuvvetler koruyor. Eğer saldırıp ele geçirirse, ikinci bir Musul olayı yaşayacağız demektir.
Yandaş medya şimdi hükümete “Bir bahane bulup Suriye’ye gir ve Esad’ı devir” çağrısında bulunuyor…
Ve başka haberler:
“Suriye’den atılan havan mermileri Suruç’ta sınırımıza, boş tarlalara düştü…”
O mermileri kimin attığı belli değil. Bir kişinin bile canı yanmadı. Ama Genelkurmay işi ciddiye alıp her seferinde açıklama yapıyor:
“Misliyle karşılık verilmiştir!”
Kime, nasıl, nereye, bilinmiyor.
Bizi tahrik etmek ve Suriye’ye saldırmamıza bahane yaratmak için o mermileri Kürt güçleri atıyor olmasın!

* * * *

Rezaleti görüyorsunuz. Tanık olduğumuz bu rezilliklerin ucu bucağı yok.
Türkiye Cumhuriyeti durup dururken aşağılanıyor, zora sokuluyor, küçük düşürülüyor.
Başımıza gelen bu işlerin tek sorumlusu, sorumsuz AKP iktidarı ve hükümetleridir.
İşe “Esad’ı devirip cuma namazını Şam’da kılacağız” diye başladılar, şimdi çuvalladılar, nerelerden nerelere geldiler.
Artık Esad’la “Müttefik” oldular çünkü o da IŞİD’le savaşıyor!
İşin çığırtkanlığını hükümet ve yalaka medyası yapıyor, şehit cenazelerini kaldırmak yine bize düşecek.

Okuyucu yazıyor

Bazen sizlerden aldığım mesajlar her şeyi anlatır. İşte dün aldıklarımdan ikisi. Ötesini okuyucularım ne güzel anlatmış:
“Ordumuza çuval geçirmekle başlanan aşağılama süreci devam ediyor. Emperyalin işbirlikçi hainleri ile organize ettiği süreçte, sahte belge ve davalarla yönetim kademesi dumura uğratılan ordumuza, yeni bir aşağılama süreci başlatılıyor.
Aslında emperyalin kurduğu “kiralık ordularla”, tarihi şan ve şerefle dolu olan “Ordumuz” aynı düzeye indirgeniyor.
Kiralık terör örgütleri ile beraber omuz omuza aynı cephede (ayrılıkçı kiralık Kürt gruplar ve işbirlikçi peşmerge ile beraber) IŞİD’e karşı savaşmaya zorlanan Türk Ordusu, kiralık güruhlar ve terör örgütleri ile aynı aşağılık seviyeye düşürülmeye çalışılıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne halk olarak sesleniyoruz. İşbirlikçilerin ağırlıklı olduğu TBMM’den tezkere çıksa bile, hem kendinizi hem de temsil ettiğiniz Türk Milleti’ni daha fazla aşağılatmayın.
Bizler T.C. vatandaşı olarak bunu kabul etmiyoruz.
Selam, saygı ve sevgilerimle. Kenan.”

* * * *

“Emin Bey, gazetelerde, yerli ve yabancı tv’lerde Türkiye-Suriye hududunda savaş durumuna geçildiği, tanklarımızın hududa getirildiği bildiriliyor. Nedeni de karşı taraftan, IŞİD tarafından top mermileri atıldığı vurgulanıyor.
Ben bunları okurken şeytan kulağıma fısıldıyor; acaba bu mermiler hakikaten onlar tarafından mı atıldı?
Tayyip ve adamlarının Suriye’ye savaş açmak istediğini, MİT müsteşarının da “Karşı tarafa birkaç adam yollarım, bizim tarafa iki roket attırırım, savaş nedeni olur” dediğini yine şeytan bana hatırlattı!
Durumu anlamak için asker bile olmaya gerek yok. IŞİD aptal değil. Kendisine karşı olmayan bir tek Türkiye var. Ona neden sataşsın? Bu hiçbir mantığa sığmaz.
Bizi Suriye ile savaşa sokmak için bahaneler arıyorlar. Durduk yerde savaşa gireceğiz…
Ve bugünkü asker onların adeta emir eri durumuna girmiş maalesef. Saygılar, Tarık Karslı, Kaliforniya.”

SÖZCÜ

Leave a Reply

Your email address will not be published.