Sevgili okuyucularım, PKK bu iktidar sayesinde özgürlüğe kavuştu, bağımsızlık ilanına doğru hızla yol alıyor.
PKK, Güneydoğu’yu her yönden haraca bağlamış durumda.
Devletin gözlerinin önünde bölgedeki irili ufaklı bütün işyerlerinden “Vergi” adı altında “Haraç” alıyor.
Turgay Ciner Habertürk gazetesinin ve Habertürk televizyonunun sahibi olan bir medya patronu. Türkiye’nin başka yerlerinde de bir sürü büyük yatırımları var.
Şimdi size bir ibret belgesi daha sunuyorum.
PKK Şırnak-Silopi’deki yatırımları nedeniyle Ciner’den “Vergi” istemiş.
Bu durum Habertürk’ün tepe adamı, kamuoyunda Alo Fatih diye bilinen Mehmet Fatih Saraç tarafından Enerji Bakanı Taner Yıldız’a bildiriliyor, çare bulması isteniyor.
Olanları dönemin başbakanı Tayyip de biliyor.
Aşağıdaki metni sadece ve sadece bir tek amaçla yayınlıyorum:
Ülkemizin ne durumlara düşürüldüğü bilinsin diye…
İstanbul’da 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarını gerçekleştiren polislerin tutuklanmasına neden olan soruşturmaya delil olarak giren tapeler arasında işte bu skandal da yer alıyor.
Mehmet Fatih Saraç ile Enerji Bakanı Taner Yıldız arasındaki görüşmede, PKK’lıların, Silopi’de yatırım yapan Turgay Ciner’e “Yazılı ihtarda” bulunarak vergi istedikleri, bölgede iş yapan herkesten vergi aldıkları konuşuluyor.
Saraç, PKK’ya vergi vermek istemeyen Ciner için Yıldız’dan yardım istiyor. İşte o konuşma:
* * * * *
“Mehmet Fatih Saraç: Sayın Bakanım merhaba
Taner Yıldız: Merhabalar ne var ne yok
M.F.S: Nasılsınız iyisiniz inşallah
T.Y: Hamdolsun, gümrükte toplantıdan çıktım da
M.F.S: Ya şöyle bir konumuz var sayın bakanım, acil olmasaydı Başbakanımıza… Abi görüşelim acil diye…
T.Y: Hım
M.F.S: Şimdi Silopi’de Turgay Ciner’in yatırımı var ya, 850 Milyon dolarlık
T.Y: Evet abi
M.F.S: Abicim oraya PKK’lılar gelmişler demişler ki size ihtar ettik anlamadınız. Yazılı ve bizimle çok acil temasa geçin yoksa bu tesisi yakarız yok ederiz, senin de canına okuruz. Bize vergi vereceksin diyorlar
T.Y: Hım
M.F.S: Bu bölgede diyorlar senden başka, yazı da benim elimde var, bu bölgede diyorlar senden başka hiç kimse bize vergi vermeden iş yapmıyor, sen ise anlamadın. Bu şekilde yazı yani…
T.Y: Abi sen onu bana fakslar mısın. Şimdi şöyle, ben şimdi bi yarım saate yukarı çıkıyorum
M.F.S: Başbakana
T.Y: Yanına çağırdı beni bi başka konudan dolayı
M.F.S: Şimdi abi o zaman bana bir faks numarası vereceksin özel. Çünkü dedik yani şimdi Turgay Bey’in derdi şu an ben kimle temas edicem, valiyi mi arayım, milli istihbaratı mı (MİT’i mi) arayım, nereye gidicem bilmiyor işte
T.Y: Yo yo beni arasın, beni arasın
M.F.S: Abi şimdi ben sana Başbakanlığa iletildi derim. Sen bana bi faks numarası ver abi
T.Y: Tamam ben şimdi sana abicim sen çıktın mı başbakanlığa (bu konuda)
M.F.S: Yok yok Başbakanımıza mesaj attım dedim ki çok çok acil görüşmemiz lazım dedim
T.Y: Tamam
M.F.S: Adam şimdi ne yapacağını (bilemiyor.) Ben diyo ben bunlara taviz vermem ama yanlış bir tavır alıp başka bir sıkıntı çıkarmayayım diyor
T.Y: Yok yok şimdi tam anladım bi yol haritası çizeriz
M.F.S: Burdaki en büyük problem ne biliyor musunuz, bu iş yapılırken orada askeriyenin bir karakolu varmış
T.Y: Hım
M.F.S: Askeriye karakolu oradan çekmiş, çekince bunlar orayı yol geçen hanına çevirmişler
T.Y: Hım
M.F.S: Yani mesela Şırnak Valiliğine 400 tane öğrenciye burs veriyor o bölgenin çocuğuna yani… İki tane okul yapmış Silopi’ye falan ama buna rağmen diyorlar ki hayır o devletin işi, biz senden vergi istiyoruz yani çok net
T.Y: Ya… Bana bu yapılanları da (anlat)
M.F.S: Söyle abicim (özel faks numaran) kaç
T.Y: 400 tane şeyi de abi, ben şimdi seni şöyle 10 dakika sonra arayıp faksın başında bulunucam da ondan dolayı şimdi sana vermiyorum
M.F.S: Çünkü (Ciner) dedi (ki) bu bir yerde patlarsa dedi birisinin eline geçer patlarsa çözemeyiz işi
T.Y: Yok yok şimdi ben 10 dakika sonra seni arıyorum tekrar şeyin başında bulunucam ondan sonra bana çekeceksin abi
M.F.S: Tamam ben de o zaman
T.Y: Yalnız bu arada bu 10 dakikada
M.F.S: Hım
T.Y: Biz orda 400 tane öğrenciye ne verdik, işte o yapılan işin
M.F.S: Bir problemimiz de şu, orada 150 tane Çinli var. Diyor ki bir tane Çinli iki tane Çinli’ye bir şey olursa orada
T.Y: Evet
M.F.S: O zaman orada o işin daha başka bi boyutuna götürür diyor
T.Y: Abi bana bunları da birer satır yazar mısın
M.F.S: Tamam
T.Y: Şimdi burda ne yapıyor işi ne yapıyor, şu ana kadar kaç para harcadı, kaç işçi çalışıyor, kaç kişiye burs verdi birer satır abi tek satırlık bir şey yaz abi
M.F.S: Şu ana kadar yapılan
T.Y: İş ne kadar, kaç para harcadı yatırımına, şu anda kaç işçi çalışıyor, orda kaç okul yaptı, kaç kişiye burs verdi, sosyal hadiselerde nasıl bir olumlu etki yaptı, bunları sen bana kısaca bir yazıver abi
M.F.S: Tamam peki oldu peki tamam
T.Y: Tamam abi ben seni 10 dakikada arıyorum şimdi inşallah
M.F.S: Tamam peki oldu sağol
T.Y: Haydi sağolasın”
* * * * *
PKK’nın yazılı tebligatında ne vardı, kaç para isteniyordu, Turgay Ciner bu parayı ödemek zorunda kaldı mı, doğrusunu isterseniz bilemiyorum.
Ama önemli olan bunlar değil, Güneydoğu’da devletin gözlerinin önünde neler olduğudur.
Ülkemizin önemli işadamlarından birinin başına bunlar geliyor, Başbakan ve Enerji Bakanı bu durumu biliyorsa, çaresiz kalan Ciner, onlara yakınlığını bildiği bir adamını devreye sokup yardım istemek zorunda kalıyorsa, iş vahim demektir.
Haraca bağlanan on binlerce çaresiz vatandaşın durumunu ve devletin acizliğini siz düşünün!
SÖZCÜ