Marksistlikten dönme arkadaşlar vaktiyle “2. Cumhuriyeti” ilan etmişlerdi!..
Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet yetmemişti!..
2. Cumhuriyet’e ne oldu bilmiyorum ama şimdi AKP zihniyetinin yarattığı “Yeni Türkiye” var!..
Eski Türkiye’yi beğenmedi arkadaşlar!..
Cami avlusunda toplanıp çöktüler, Yeni Türkiye’yi yaratmaya koyuldular!..
Rüşvet, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak, resmi belgede sahtecilik, yalan dolan, talan Yeni Türkiye’nin çimentosu oldu!..
* * * *
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!..
Yeni Türkiye’nin gelişi de öyle oldu:
“Hem laik hem Müslüman olunmaz”
“Elhamdülillah şeriatçıyım”
“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir koskoca bir yalan… Hakimiyet kayıtsız şartsız
Allah’ındır”
“Demokrasi amaç değil araçtır. Tramvaya binersin, durağa gelince inersin”
Yeni Türkiye’ye giden yolun taşları böyle döşendi!..
* * * *
Sonra ellerine aldılar macun gibi yoğurup şekillendirmeye başladılar:
“Ananı da al git”
“Askerlik yan gelip yatma yeri değildir”
“Böbrek istiyorsun, burası sakatatçı dükkanı değil”
“Başbakansın ister asar ister kesersin”
“En az üç çocuk, doğurun doğurabildiğiniz kadar Allah ne verdiyse”
“Kürtaj cinayettir”
“Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz”
* * * *
Sonra ellerindeki macuna kaş göz, burun yapmaya geçtiler:
“Kadıköy vapurundan çıkan kadınları kızları görüyorum da, kıyafetlerini normal bulmuyorum”
“Parkta bir kız bir erkek oturmuşlar sohbet ediyorlar, uygun görmüyorum”
“Üniversiteli öğrenciler kızlı erkekli kalıyorlar, buna müsaade etmeyeceğiz”
“Şarap içmek yerine üzüm yiyin”
“Milli içki ayrandır”
* * * *
Ellerindeki macun hamuru şekilleniyordu:
“Analar ağlamasın”
“Çözüm süreci ilerliyor”
“Türklüğü ayaklar altına alıyorum”
“Türk-Kürt-Çerkez-Boşnak-Arnavut-Laz-Gürcü”
“Kürtçe seçim propagandası serbest, W, X, Q artık özgür”
“Devlet (teröristlerle) elbette görüşür. (Pazarlık yapar)
“Ergenekon’un savcısıyım”
* * * *
Sıktılar, ovaladılar, yaratıcılıkta üzerlerine yoktu:
“Ayakkabı kutularından fışkıran 4.5 milyon dolar”
“Bakan oğlunun rezidansında üç-beş kuruş değerindeki 1.5 milyon dolar”
“Elbise torbaları, çikolata kutuları, altı dolar üstü çikolata gümüş tepsi”
“Paraları sıfırla”-”Peki babacım”
“Alo Fatih”
“Bu gazeteleri okumayın”
“Bu mağazalardan alışveriş etmeyin”
“Bu yurtlardan çocuklarınızı alın”
“Berkin’in cebinden patlayıcılar çıktı”
“Yasağı yasaklarım”
“Yapacağım da içine girip oturacağım da, sıkıysa gelip yıksınlar”
“Tivıtır mivıtırın kökünü kazıyacağız, dünya karşıma dikilse dinlemiyorum”
* * * *
Yeni Türkiye’yi böyle inşa ettiler!..
Rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, havada uçuşan milyon dolarlar, yalan dolan talan!..
Selamünaleyküm, aleykümselam…
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum!..
Bir gazetecinin çöküşü!
Bizden iki nesil sonraki genç meslektaşlarım arasında beğendiğim gazetecilerdendi…
Düştüğü durum hazindir!..
Ankara temsilciliği gibi önemli bir göreve gelmek, TV yorumculuğu vesaire…
Ama Türkiye’nin birbirine girdiği bir dönemde verdiği açık, mesleğinde kırılma noktası oldu!..
“Bakara-makara”
“Bir ayet salladım”
Ankara gazeteciliği deneyimine rağmen böyle bir duruma düşmek, ancak akıl tutulması olarak izah edilebilir!..
İkisi de dinlendiklerini biliyor olmalı…
Buna rağmen telefondaki pervasızlıkları hangi özgüvenin eseridir, anlamak mümkün değil!..
Fakat daha da hayret ettiğim, bende ciddi bir gazeteci izlenimi yaratan Metehan Demir’in, Egemen Bağış adlı şahısla olan laubaliliği, samimiyet düzeyidir!..
Genç meslektaşlarımın ders çıkarması gereken bir olaydır bu!..
Ve bir gazetecinin başına gelebilecek en berbat durumdur!..
SÖZCÜ