Ülkemizde demokrasi değil, acayip bir baskı rejimi hüküm sürüyor…
“Hırsız var” diye pankart açan vatandaşların yaka paça götürmesi bile hukuk dışılıktır!
Patlak veren yolsuzluk skandalları başka bir ülkede yaşansaydı, sorumlular bir dakika bile yerlerinde kalamazlardı.
Benzeri olaylar Japonya‘da yaşansaydı, sorumlu yöneticiler “harakiri” yaparak intihar ederlerdi…
Bizde ise ne oluyor?
Pişkin pişkin sırıtıyor, yolsuzlukları ortaya çıkaranları suçluyorlar!
* * * *
CHP lideri Kılıçdaroğlu “Bu iddiaların, bu ses kayıtlarının yüzde birine muhatap olsam derhal istifa ederim” diyor, olayları gereği gibi yansıtmayan yandaş, yalaka gazete ve televizyonları eleştirerek medya patronlarını şöyle uyarıyor:
“Ey medya patronları! Sizlere sesleniyorum! Görevinizi tarafsız ve dürüst yapmazsanız, gün gelir hesabını sorarız!”
Bu uyarı, haklı bir tepkidir.
Medya patronları dahil herkesin, İsmet Paşa’nın şu tarihi sözlerini unutmaması gerekir:
“Bir memlekette namuslu insanlar, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memleket kurtulamaz!”
Aylin Kotil, kapı kapı gezerek rekor kırdı
Seçime dört gün kala başkanlık yarışı daha da kızıştı.
Aylin Kotil, bugüne kadar binlerce evi, apartmanı dolaştı…
Yirmi bine yakın… Belki daha fazla… Kapı kapı geziyor.
O kadar çok çalışıyor ki, geceleri ancak birkaç saat uyuyabiliyor.
CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan adayı Aylin Kotil, özellikle ev kadınlarından büyük ilgi görüyor.
Aylin Kotil, kadınlar ve erkekler için yapacağı işleri, kentsel dönüşümdeki haksızlıkları önleyeceğini, Beyoğlu bölgesini Türkiye’nin incisi haline nasıl getireceğini yılmadan, yorulmadan, tekrar tekrar anlatıyor, anlatıyor…
* * * *
Aylin Kotil, kentsel dönüşümde Beyoğlu halkına haksızlık yapıldığını belirterek, desteksizce atılan palavraları da gözler önüne seriyor.
Kentsel dönüşüm nedeniyle evleri ellerinden alınan ve alınacak olan vatandaşlara, havuzlu, helikopter pistli evler yapmayı vaat edenlerin bu projelerinin tam bir hayal olduğunu anlatan
Aylin Kotil:
“Biz kentsel yenileme yapacağız. Parası olan değil, hak eden herkes tapusunu alacak, kimse hakkını müteahhitlere satıp uzak yerlere gitmeyecek, kimse mağdur olmayacak. Tam tersine kazançlı çıkacaklar. Söz veriyorum.” diyor.
* * * *
Aylin Kotil’e göre:
Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, ortaya çıkan kasetler ve ses kayıtları iktidarın kemik tabanı olan yüzde 20’lik bir kesimi etkilemiyor.
Onlar, pirinç, kömür, kuru fasulye ve yağ gibi yardımlara bakıyorlar. Bunların oranı
yüzde 20…
Yüzde 80 halkımız ise, rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık olaylarının farkında… Bu kesim, demokrasi dışı ve hukuksuz uygulamalara büyük tepki gösteriyor.
Aylin Kotil “Kazanacağıma inanıyorum.” diyor.
Çetin mücadelede finale dört gün var! Pazar akşamı düğüm çözülecek!
Tebessüm
Azrail nasıl haber verir?
Ortaya çıkan yolsuzlukların ve rüşvet iddialarının iktidarı sarstığı kesin bir gerçek…
Gelişmeler neyin işareti? Neyi haber veriyor bunlar? Pazar akşamı göreceğiz.
…Ve kıssadan hisse!
Azrail, bir gün ıssız bir dağ başında kalmış… Kim bilir kimin canını almaktan geliyormuş!
Bir fırtına, bir soğuk, bir yağmur… Derken, bir oduncu kulübesi görmüş…
Kapıyı çalıp “Tanrı misafiri” diye içeri girmiş. Oduncuyla karısı onu ocak başına geçirmişler, sıcak çorba vermişler.
Sonra başlamış yarenlik…
“Hemşerim, sen kimsin, kimlerdensin?”
“Ben Azrail’im”
Oduncu fena korkmuş…
Azrail “Korkma, daha senin sıran gelmedi.” deyince rahatlayan oduncu demiş ki:
“Ey Azrail, senden bir ricam var. Benim canımı almak zamanı gelince, daha önceden haber verir misin?”
“Olur, veririm.”
Aradan yıllar geçmiş… Kapı çalınmış, yine Azrail:
“Hazırlan, sıran geldi!”
Oduncu şaşırmış:
“Hani haber verecektin?”
Azrail gülmüş:
“Verdim… Önce romatizma oldun, sonra belin büküldü, nefes darlığı başladı, gözlerin iyi görmedi, kalbin tekledi… Bunların hepsi birer haberdi ama sen anlamadın!”
Günün Sözü
İnsanlığın sonsuz güneşi, doğruluktur, nasıl olsa doğar!
