Rahmi Turan: Nasıl bir kadın modeli istiyorlar?

Rahmi Turan-2013-1Bu adamların zihniyeti böyle işte…
9-10 yaşındaki kız çocuklarını bile türbana sokuyorlar!
Beşinci sınıftan itibaren devlet okullarında türban serbest bırakıldı. Özgürlükmüş!
Ne özgürlüğü bu? 9-10 yaşındaki küçük çocuklar kendi iradeleriyle seçim yapabilirler mi?
Bunların kafasına göre, bir kadının veya kızın (küçük yaşta olsa bile) her yanı kapalı olacak…
Zavallılar, kadının omzu göründü diye tahrik oluyorlar!
Kadın teni onları fena yapıyor!
Dekolte giyinen bir kadın sunucuyu bu yüzden televizyondaki işinden attırmadılar mı?
* * * *
Bir de ne diyorlar?
“Biz kimsenin kılığına kıyafetine, nasıl giyindiğine karışmayız!”
Sevsinler sizi…
İyi ki karışmıyorsunuz… Ya karışsaydınız kim bilir neler olacaktı?
Açıkta kadın eti görünce, ayranları kabarıyor, içleri bir tuhaf oluyor, mahvoluyorlar!
Peki, nasıl kadın istiyorlar?
* * * *
İstedikleri kadın modeli şöyle:
Sıkmabaş türbanlı…
Yerlere kadar uzanan kapalı giysili veya çarşaflı…
Erkeğinin birer adım arkalarından giden…
Evde saksı gibi duran, sokakta çanta gibi taşınan…
Kocasının kimliğini kabullenen, kendi kimliğini unutan…
Ayrı bir kişiliği olmayan, çalışmayan, kendi ayakları üzerinde duramayan…
Evde oturup kocasını bekleyen, evi temizleyen, kocasına sevdiği yemekleri yapan…
Erkeği eve kuma getirirse sesini çıkartmayan, sessiz, sakin, ezilmiş bir kadın tipi…
* * * *
Modelleri böyle… Ülkemizdeki kadınlarının yarısı da, ne yazık ki, modele uyuyor!
Fakat bu da onlara yetmiyor. Türk kadınlarının tamamını kapatmak istiyorlar!
İstiyorlar ama… Bakalım tüm kadınlarımızı o hale getirebilecekler mi?
Bu mümkün değil tabii ki…
Aydın Türk kadınlarının, onların ilkel dayatmasına boyun eğeceklerini hiç sanmıyorum!
Zorbalığın temel ilkesi korkudur!
Bir­çok en­te­lek­tü­el oku­rum­dan me­saj­lar gel­di:
“Kuv­vet­ler ay­rı­lı­ğın­dan şi­kâ­yet eden bu ik­ti­da­rın, Mon­tes­qu­ie­u’­den ha­be­ri yok mu?” di­ye so­ru­yor­lar.
De­mok­ra­si­nin te­me­li olan “Kuv­vet­ler ay­rı­lı­ğı­” il­ke­si, 1689-1755 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­yan bü­yük Fran­sız dü­şü­nü­rü Mon­tes­qu­ie­u’­nun fel­se­fe­si­dir.
Tüm dün­ya­yı et­ki­le­yen Mon­tes­qu­ie­u şöy­le di­yor:
* * * *
“Zor­ba­lık, ken­di­ni her şe­yin sa­hi­bi sa­nan bir ki­şi­nin ya­sa­la­ra uy­ma­dan key­fî yö­ne­ti­mi­dir.
Zor­ba­lı­ğın te­mel il­ke­si kor­ku­dur. Bu kor­ku, ce­sa­re­ti kı­ran ve gi­ri­şi­mi en­gel­le­yen bir kor­ku olup, şan ve şe­re­fe yö­ne­lir­se, is­yan­la­ra se­bep ola­bi­lir.
Bo­zu­lan her kral­lık, is­ter is­te­mez zor­ba­lı­ğa yö­ne­lir.
Zor­ba yö­ne­tim­ler­de tar­tış­ma­sız, özür­süz ve mut­lak bir ita­at zo­run­lu­lu­ğu var­dır. Bu­ra­da­ki mut­lak ita­at bi­rey­le­rin bil­gi­siz­li­ğin­den doğ­muş­tur.”
* * * *
Mon­tes­qu­ie­u de­mek is­ti­yor ki, bir ül­ke­de bi­rey­le­rin hak ve öz­gür­lü­ğü­nü ko­ru­mak, an­cak kuv­vet­ler ay­rı­lı­ğı pren­si­bi­ne uyu­la­rak sağ­la­na­bi­lir.
Ya­sa­ma, yü­rüt­me ve yar­gı gü­cü bir el­de top­lan­mış­sa ora­da öz­gür­lük de yok­tur!
De­mok­ra­si­de, yar­gı ba­ğım­sız ve si­ya­se­tin dı­şın­da ola­cak, Baş­ba­kan ve Ba­kan­lar­dan olu­şan yü­rüt­me gü­cüy­le mec­li­sin yet­ki­sin­de bu­lu­nan ya­sa­ma gü­cü ve yar­gıç­la­ra ta­nı­nan yar­gı­la­ma yet­ki­si bir­bir­le­rin­den mut­la­ka ay­rı­la­cak.
Bu güç­le­rin her bi­ri ken­di yet­ki­le­ri­ni kul­la­na­rak bir­bir­le­ri­ni de­net­le­ye­cek.
De­mok­ra­si, hak ve ada­let, an­cak böy­le sağ­la­nır!
Te­bes­süm
Haksız yere ölüm cezası!
Günümüzden 2500 yıl önce yaşayan ve tarihin en büyük filozoflarından biri kabul edilen Sokrates, hayatını geçirdiği Atina’da, tanrılara karşı geldiği iddiasıyla ölüm cezasına çarptırılmıştı.
Filozof “Baldıran zehiri” içirilerek idam edilecekti…
Atinalı yargıçların kararını çok haksız bulan karısı:
“Alçaklar, zalimler, seni nasıl da acımasızca ölüme mahkûm ettiler?” diye isyan etti.
Sokrates ölüm kararına rağmen sakin ve soğukkanlıydı. Tebessüm ederek:
“Tabiat da onları ölüme mahkûm etti!” dedi.
Karısı “İyi ama seni haksız yere ölüme mahkûm ettiler!” diye haykırınca cesur filozof yine bilgece gülümseyerek:
“İyi ya sevgili karıcığım” dedi “Ya haklı yere ölüme mahkûm etseler daha mı iyiydi?”
Gü­nün Sö­zü
Hırsız bile işini on yılda öğrenir!

zam-2014-1

SÖZCÜ

Leave a Reply

Your email address will not be published.