Rahmi Turan: Sarıgül’ün İstanbul’u

Rahmi Turan-2013-1Mustafa Sarıgül iyi gidiyor…
Meydanlarda toplanan insanların coşkusu, Sarıgül’e gönül verenlerin sayısının büyük boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Başbakan Erdoğan’ı kızdıran, hatta endişeye sürükleyen kalabalıkların Sarıgül heyecanı…
Tayyip Bey, onu AKP iktidarı için tehlikeli görüyor, Kadir Topbaş’ın değil, kendisinin rakibi olarak kabul ediyor ve bu yüzden hücumlarını ona yöneltiyor!
* * *
Sarıgül’ün, çalışmaları hakkında bilgi vermek için geçtiğimiz cumartesi akşamı düzenlediği davete gidemedim. Fakat onu dinleyen gazeteci arkadaşlarımdan, toplantıyı tüm detaylarıyla öğrendim.
Sarıgül’ün İstanbul için hazırladığı projelerinin hepsi gayet iyi… Yıllardır yetim çocuğu gibi ihmal edilen mega kent, kendine gelir…
Neler yapacak Sarıgül?
Metro ve raylı sistemle ulaşıma çözüm getirecek, üç büyük kültür merkezi yapacak, öğretmen ve öğrenciler için ücretsiz ulaşım ve ucuz konut imkânı, her noktada ücretsiz internet imkânı, çocuklar için ücretsiz tiyatro ve sinema
gösterimi sağlayacak, sinema çekim platoları, kentin iki yakasında, iki hayvan yaşam köyü kuracak.
Ve daha birçok yapacağı iş var…
Sarıgül, 200 projeden şimdilik sadece 28’ini açıkladı…
Bunlar, Başbakan’ınki gibi çılgın değil, akıllı projeler!
Çözüm üretecek, insanları rahatlatacak projeler…
* * *
Ben, Mustafa Sarıgül’ün projeleri arasında en çok “İstanbul’a dünya ölçeğinde devasa kent parkları ve 39 ilçeye 39 büyük park yapma projesiyle” ilgilendim.
Bunlar, İstanbulluların çekim alanı, buluşma noktası, cazibe merkezi olacak.
Gerçekleşirse harika!
Şunu söyleyeyim: Mesleğim gereği, Güney Amerika’nın Şili’sinden, Asya’nın Japonya’sına kadar, dünyanın her yanını gezdim. Gitmediğim sadece Antarktika, Sibirya, Alaska gibi birkaç yer kaldı.
İstanbul dünyanın en büyük kentlerinden biri…
Fakat inanır mısınız, park ve meydanlar bakımından bütün uygar dünyada neredeyse en fukara kent!
Halkın soluk alabileceği, gezebileceği parklar ve meydanlar o kadar az ki…
* * *
Ben, bir İstanbullu olarak bu ilkellikten utanıyorum!
Yurt dışına gidip, hemen her ülkenin güzel ve bakımlı parklarını gördükçe, hem onları kıskanıyor, hem de “Bizde neden böyle yerler yok?” diye üzülüyorum.
Bu nedenle, Mustafa Sarıgül’ün İstanbul için yapacaklarını çok olumlu buldum.
Sarıgül “Bunlar, yapacaklarımın sadece bir kısmı… Yakında yeni açıklamalar yapacağım. Beş yıllık plan hazırladım. Trafik dahil İstanbul’un birçok sorununu çözeceğim. İstanbul cennet olacak, cennet.” diyor.
Haydi hayırlısı…
“Yolcusun Recep Ağa!”
Miting meydanlarında “Diktatör” sesleri yükselirken, bu tür eleştirilere sinirlenen Başbakan Erdoğan “Diktatörsem gelin indirin” diye bağırıyor!
Başbakan’ı diktatör gibi görenler elbette ki, ona oy vermeyecekler. Ona tepki gösterenlerin oranı 30 Mart Pazar akşamı sandıkta belli olacak.
Başbakan Erdoğan, yolsuzluk olaylarının üzerine gitmeyip, açıklanan kayıtları “Montaj-şantaj” diye geçiştirmeye çalıştıkça, halkın tereddüdü de artıyor.
Yoğunlaşan tepkiler bu yüzdendir…
* * *
Başbakan’ın “Diktatörsem gelin indirin!” şeklindeki meydan okumasına MHP lideri Devlet Bahçeli’nin cevabı, diktatörlerinin sonlarının hiç de iyi olmadığı şeklindeydi…
Dedi ki:
“Ne demek diktatörsem gelin indirin! Bin Ali, Tunus’tan kaçmak zorunda kaldı, Hüsnü Mübarek, Mısır’da hapse atıldı, Kaddafi, Libya’da linç edildi. Türkiye’de bunların yaşanmaması lâzım. Bu milleti tahrik etme. Toplumsal öfkeyi kullanmak isteyenler çıkabilir, hepimize yazık olur. Aklını başına al. Yolsuzlukların üstünü kanla örtmeye kalkışma!”
Devlet Bahçeli’nin Erdoğan’a şu uyarısı çok önemli:
“Bu milleti tahrik etme, hepimize yazık olur! Sen, geldiğin gibi gideceksin Recep Ağa! Yolcusun, bunu unutma!”
Te­bes­süm
19 yaşında sünnet!
Temel, oğlunu 19 yaşına geldiği halde sünnet ettirmeyince, komşuları merak edip “Neden?” diye sormuşlar?
Temel bilgiç bilgiç başını sallamış:
“Evlenince karısı ne kadar isterse o kadar kestirsun!”

Gü­nün Sö­zü
İslâm’ın farzı beş, biri namaz. İki cambaz bir ipte oynamaz!

Leave a Reply

Your email address will not be published.